• 1
    bu konu hakkındaki görüşlerim birkaç futbolcu nazarında ya da yakın geçmişe dayalı değil. öncelikle bunu söylemeliyim. şöyle jenerasyon geliyor, böyle futbolcular geliyor diye duyduğumuz, öğrendiğimiz, bildiğimiz, izlediğimiz oyuncular as takımla antrenmanlara çıkıyor hatta bazıları forma giyiyor. ama hep mi cılız olur kardeşim hepsi? boy 1.67-1.73 arası, kilolar maksimum 60. tamam bu adamlar gelişecek falan da boy dediğin zaten 18 yaşında duran bir şey. birileri çıkacak, "ama messi, aguero da kısa diyecek." e değil. onlar özel oyuncular istisna örnek vermeyin. çok yetenekli, bangır bangır geliyor dediğiniz - dediğimiz adamlar kusura bakmayın ama kilo ve boy anlamında çok cılızlar ve olmaları en azından olmaya başlamaları gereken yaşlarda bile çok cılızlar. türkiye ligi nice oyuncuları yutan sertliğe dayalı bir lig. bu konuda bence büyük bir eksiklik var. ben hiç göremedim şöyle altyapıdan geliyor yenetenekli dediğimiz adamların ciddi fiziksel sağlam olduklarını. benim gördüğüm mahalledeki cılız, bakkala sigara almaya gelen tıfıl çocuklar gibi hepsi. he savunmaya da kalkmayın bu durumu. bana son zamanlarda, son senelerde çıkan sağlam bir genç oyuncu söyleyin. mesela ingiltere ligi'ne bakın? ben hiç göremiyorum şirin 1.68 boyunda gelecek vaadeden oyuncular. hepsi takır takır 16 yaşında olmuşlar. bizimkilere metrobuse girerken omuz vur 2 ay sakat kalırlar. öyle geliyor bu jenerasyon şöyle geliyor, gelen adamlar en iyileri iki sene sonra anadolu takımlarına, çoğu da alt lige. bu durum beni rahatsız ediyor. bence ciddi bir eğitim problemi var fiziksel olarak. mental olarak zaten var. haliyle altyapı alyapı diyorsun, maaş veriyorsun, umut bağlıyorsun. sonuç? arda turan ve semih kaya dışında bir kişi yok. arda dışında en iyisi semih kaya işte. övündüğümüz galatasaray altyapısı bu mu? sezon başı birkaç çocuğu as takımla çalıştır, bazıları bir iki maç oyuna girsin, bitti. devamı? yok.
  • 3
    ekseriyetle torpilden kaynaklanır... eski altyapımızdan tugaylar, bülentler çıktı... kaptanın lise çağında pala bıyıkları vardı... hikayeye gerek yok :) ama sorun yok artık ali yavaş hoca var çok daha kalıplı, kemikli çocuklar çıkacaktır altyapımızdan... artık ferhat gibisarı pipi nişantaşı, dar omuzlu arda gibi bayrampaşa çocuklarına yer yok...
  • 5
    bunun sebebi aslında biraz türkiye gerçekleriyle alakalı maalesef. türkiye'deki zengin aileden çıkan yetenekli çocuklar ailevi sebeplerden dolayı futbolcu olmuyor. türkiye'de genel olarak futbolcu olan çocukla sosyoekonomik olarak kötü şartlarda büyüyen çocuklar. temel besin öğelerinin bu kadar pahalı olduğu bir ülkede fakir çocuklar haliyle yeterince iyi beslenmediği yetmezmiş gibi bilinçsizce büyüyor. nasıl spor yapması gerektiğini bilmiyor falan en basitinden. tamamen sebebi budur yeni nesildeki zengin aile çocukları hayvan gibi iyi fizikli. yani olay genetik falan değil.

    not: senelerdir halı saha yapan 100'lerce yetenekli kişiye karşı top oynayıp yeteneklerinin nasıl söndüğüne bizzat şahit olmuş biriyim.
  • 7
    sosyo ekonomik şartlarla izha edilmesi hakkaten mesnetsiz olan hakikattır. nijeryada, ginede, ganada filan çocuklar biftekle mi besleniyor? bilakis türkiyede bile ekonomik durumu kötü olan sokak çocuğu diye tabir ettiğiniz gençler daha kalıplı... altyapımızdan narin çocuklarının çıkmasının nedeni 1 genetikse 2 torpildir...
  • 8
    başlığı açan kişi olarak devam ederek yazma isteği duyuyorum. çünkü dikkat çekmemiz gerekiyor bence belli bir eksikliğe. ülkede et pahalı, zırt pahalı, her şey pahalı. bunu biliyoruz. ben sadece kendi harçlığımla x lira paramla hem spor salonuna gidip hem beslenmemi yarım yamalak da olsa amatörce karşılayan birisiyim çok eskiden beri. zengin değilim, profesyonel futbolcu da olamadım. referans da vereyim çoğumuzun bildiği bir yazar arkadaşımız kaideyi taciz eden istisna benim arkadaşımdır. o da profesyonel bir futbolcu değildir ve olamadık :) ama kendi çapımızla, kendi ekonomimizle gerçekten futbolcu fiziğimiz var. 12 yaşında altyapıya giren, tesislerde yemek yiyen, profesyonel insanlarca öğünleri hazırlanan, yemekleri verilen, benim harçlıklarımla zar zor spor salonlarına parayla yazıldığım şu hayatta o spor salonlarında bedava çalışabilecek imkanları olan bu gençlerimiz kendilerini yetiştirmiyor! belki de yetiştirecek kalifiye elemanlarımız yok! sıkıntı burada işte.

    altyapımızın iyi olduğunu savunabilecek arkadaşlara tekrardan sorayım: bu kadar yetenekli genç sürekli geliyorken, neden hepsi sürekli sönüyor? neden hepsi çelimsiz? bu gençlerimiz tesislerde yemek yiyor, beslenme hocaları artı spor hocaları var. sorun kesinlikle parasızlık değil. aynı kişiler clublar'a gidebiliyor, bir kilo et parasına nargile içebiliyor da beslenmeye gelince mi paraları yetmeyip çok zayıf kalıyorlar? tesislerde yemek yiyorlar zaten bu çocuklar.

    büyük bir sıkıntı var ve benim canımı sıkıyor açıkçası. bu sene de umut bağladığınız birkaç genç futbolcuyu bu başlığa yazın. ben her sene başlığı canlandırıp alt liglerde hangi takımlara bedava verildiklerini yazacağım :)
  • 9
    bir toplumdaki insanların iklim gibi çevresel koşullar nedeniyle genel fiziki profili az çok bellidir. bunu değiştiremeyiz. ancak hiçbir toplum futbol oynamak için evrimleşmediğine göre futbol yeteneği sonradan kazanılan bir şey. ispanya, almanya çok iyi altyapıları sayesinde bunu yapıyordur, brezilya ve arjantin gibi ülkeler kültürel olarak futbola verdiği önem sayesinde. bu kadar büyük bir genç nüfusumuz varken ve futbola da az çok ilgili bir ülkeyken uzun boylu, kalıplı futbolcu yetiştirmek yerine çok yetenekli futbolcu yetiştirmeye çalışsak daha kolay olur gibi. evet messi, agüero gibileri istisna ama bu istisnalar neden hep arjantin'den, ispanya'dan çıkıyor? yetenekli gençlerin boylarını uzatamayacağımıza göre ya da altyapıya uzun boyluları toplayamayacağımıza göre mevcut olanları her yönden geliştirmek gerekiyor. bu da gençlerin hem çok çalışmasıyla hem de çok çalıştırılmasıyla olur ancak.
  • 11
    kalıplı futbolcu zaten dünya üzerinde kolay yetişen bir şey değildir. hem fiziği olup hem yetenekli olan az sayıda topçu hatta sporcu vardır.

    kas kütlesi ne kadar artarsa çocuklar o kadar çabuk yorulacak. yoksa altlarında her türlü imkan var (a takıma çıkanlar için söylüyorum). ama profesyonel futbolda belli bir yağ oranında kalmak zorundalar. ha üstüne kas ekleyerek kilo alabilir ama o kadar kardiyo yaptıktan sonra o kas kütlesini korumak bile gerçekten zor olacaktır.

    evet fizik olarak bir norveç değiliz bir izlanda değiliz. bunda biraz genetik de etkili. insanların yaşam biçimi, dengesiz beslenmesi de etkili. ama yaptıkları sporun da payı olduğunu düşünüyorum çünkü hem profesyonel futbol oynayıp hem fiziğini geliştirmek öyle kolay bir iş değil.
  • 12
    alt yapıya oyuncu alırken kriter getirilmeli. nasıl ki kalburüstü basketbol takımları belli yaş gruplarına boy kriteri koyuyor, futbolda da aynı şekilde olması gerekiyor. boyunuz 1.70'se ve çok acayip bir yeteneğiniz yoksa üst düzey topçu olma olasılığınız 1000'de 1 falan. boyu 1.70 kaç tane üst düzey ortasaha oyuncusu tanıyoruz? sayalım; kante, makelele, diarra. başka aklıma bile gelmiyor. hadi zorlasanız son 30 yılda en fazla 10 tane çıkacak. olmaz kardeşim. eşyanın tabiatına aykırı. şimdi celil yüksel 1.70 bile olmayan boyuyla ne olacak? hangi seviyeye gelebilecek?

    bizim alt yapılarda torpili falan geçiyorum; biraz yetenekli adamı hemen alma gibi bi durum var. ya kardeşim hepsinin yıldız olmasına gerek yok. seç şöyle 1.85 boyunda adamları, yükle fiziği, ver kondisyonu, köpek gibi koşsun bassın ortasahada. böyle bir tane oyuncu çıkmaz mı ya? ama yok hepsi yunus gibi, celil gibi kısa olmalı. neden? çünkü 15 yaşında çok güzel çalım atıyorlar. sonra noluyo? 20 yaşında 1.90lık stoperlere, 1.85lik ortasahalara meze oluyorlar.

    boy sınırı koymadan bu iş çözülmez. bu sorun sadece bizde yok. rakiplerde de durum aynı. dikkat edin cüsseli adamlar sadece stoper mevkilerinde var. çok net "lan bunun boyu biraz uzun bunu stoper yapalım bari" diyolar. uzun dediğin de 1.80 civarı. ya kardeşim uzunsa uzun, bir de ortasaha için yetiştirin şu adamları. şimdi ozan'ı düşünün. bu oyun karakteriyle ortasaha oyuncusu olsa neler olurdu? ben söyliyim, ilerde bir matic'imiz olurdu, carrick'imiz olurdu.

    basketbolda amatörce yönetilen takımlarda da bu sorunun başka bir modeli var. misal 14 yaş grubu. 1.95 bir adam var takımda. takımın da en uzun oyuncusu. hemen pivot yaparlar bunu. ama adam uzamış lan, 3 sene daha uzasa en fazla 2 metre oluyor boyu, sonra a takım kategorisinde 2.10 pivotlara meze oluyor. halbu ki adamı 14 yaşında yap kısa forvet, ver eğitimini yardırsın gitsin. yarın a takıma çıktığında da yok olup gitmesin.

    neyse konu dağılmasın ama basketbolda yaşananlar hatta bunu düzeltmek için yapılan değişiklikler futbola örnek olmalı.

    alt yapıdan bu kadae cılız topçu çıkması büyük bir sorun ama yaş-boy sınırıyla bu sorunun üstesinden gelinebilinir.
  • 13
    mevcut alt yapı hakkında yeterli bilgi sahibi olunmadan varılan kanıdır.
    alt yapımızdan örnek vereyim :

    boran güngör : 1,87 boyunda kapı gibi fiziği olan kalecimiz. boyunu kenara koy kalıp gayet iyi.
    süleyman luş : 1,78 boyunda fiziği gayet iyi bir sol bek.
    r. emirhan civelerk : 1,70 boyunda sağ bekimiz. atletizmi gayet iyi durumda.
    sefa özdemir: boyunu tam bilmiyorum ama ortalamanın üzerinde olan sol ayaklı sol stoperimiz. fiziki problemi yok.
    gökay güney : tahminen 1,80 boyunda taş gibi fiziği var. oldukça güçlü bir oyuncu. an itibariyle süper ligde oynayacak fiziki yeterliliği var.
    abdussamed karnucu : 1,84 boyunda fiziği yerinde ön liberomuz. bu çocuktan umutluyum olacak.
    celil yüksel : 1.65 boyunda ama güçlü bir oyuncu, mücadeleden kaçmaz ve tekniği güzel.
    çekdar orhan: boyunu bilmiyorum ama tahminen 1,75 dolaylarında, boyundan ziyade güçlü bir oyuncu. alman alt yapısı ürünü, oyunda devamlılığı olsa iyi oyuncu.
    atalay babacan: 1,75 boylarında olan 10 numaramız. bir 10 numaraya göre fizik yerinde. olacak bu çocuk da.
    recep gül: boyunu bilmiyorum ama 1,70 civarıdır. zayıf değil, çelimsiz hiç değil. son zamanlarda ismi gündeme gelmiyor olabilir ama bu çocuk da yetenek var beyler. sivas maçında harika bir şut attı.
    yunus akgün: 1,73 boyunda. bakın bu arkadaş biraz çelimsiz ve de güçsüz. bu kardeşimizin güçlenmesini çok istiyorum zira ciddi bir potansiyeli var.
    ali yavuz kol: boyu 1,78 galiba ama emin değilim. sadece fiziği için şunu diyorum türk hulk'u. bu arkadaştan da umutluyum.
    malik karaahmet: 1,80 boyunda güçlü bir oyuncu. potansiyel var biraz ama klasik alman alt yapısı ürünü oyundan kopuk bir çocuk. bu alman alt yapısı ürünleri sinan gümüş'e çok benziyorlar. yetenek var fizik var ama oyuna adaptasyon sorunu da var.

    gelelim
    mustafa kapı : boyu kısa ve çelimsiz ama siz onu bir de sahada görün. son derece kıvrak bir oyuncu, sola giderken bir anda sağından geçiyor adamı. daha 16 yaşında boyu da uzayacaktır, kilo da alacaktır. ha öyle çok fizikli olmayacak ama gerek de olmayabilir.

    genel olarak çok ciddi fizik yok alt yapıda ama öyle dikkat çekilecek bir durum da yok. iyiler efendim gayet iyiler. ben bu 2000-2001 ve 2002 jenerasyonundan çok umutluyum.
  • 14
    http://gss.gs/TGr.jpg

    mustafa kapidan 1 yaş büyük ozan'in fiziği.

    http://gss.gs/l5w.jpg

    mustafa kapidan 2 yaş büyük ozan'in fiziği.

    fizik dediğimiz olayi geliştirmek sanki bir ömür sürüyor amk. bir yaz kampinda adami öküz gibi yaparlar valla. sinan gümüş bile 2018-2019 sezonu hazirlik maçlarinda taninmaz haldeydi. tek derdimiz fizik olsun o halledilir.

    galatasaray altyapisindan futbolcu çikmamasi diye başliklardan allah korusun bizi.
  • 15
    pardon da derdinizi sökeyim. ne fizikmiş arkadaş. öhh artık gına geldi. futbolcu olmanın tek ölçüsü fizikmiş gibi bi de başlık açılmış. bunlar basit şeyler. teknik, çabukluk, zeka ve karakter.bunlar varsa zaten topçusun. sanki bodybuilding şampiyonasına adam göndericez. fazla değil 1 yıl üzerinde durulsa çözülecek şeyler. ayrıca futbolcu fiziği denen bi şey var. haa siz sahada 11 tane adebayo akınfenwa istiyorsanız o başka. fantezi dünyanıza kalmış. ayrıca şunu da belirtmek isterim ki dünyaca ünlü herkesin gıpta ile baktığı ajax'ın meşhur alt yapısı de toekomst'ta altyapı oyuncularına yok denecek kadar az salon çalışması yaptırılmakta. bilginize.

    + başka ne var?
    - lazar angelov, jeff seid, marc fitt
    + arnold schwarzenegger var mı?
    - var
    + arnold koy ya!
  • 16
    gregory house kardeşimize özelden belirttim fakat burada da bir bilgi olarak aktarmak istiyorum. kas kütlesi ne kadar artarsa hantallık o kadar artar olayı doğru değil. sen profesyonel bir şekilde aerobik ve anaerobik kapasitesini arttırırsan oyuncunun hantallık olayı ortadan kalkacaktır. hiit'lerden özellikle yararlanıyorlar bu durumda. özel bir diyetle kas kütlesi kaybının da önüne geçilir. haa diyeceksiniz ki o maça var mı sporcularda, olan alıp başını yürüyor zaten. diğerleri de çeşme'de seri köz getir karşiiim diyor.

    ayrıca gelişim çağındaki çocuklarla doğru egzersizlerle mevkisine göre çalışılabilir. örneğin kanat oyuncuna plyometrik egzersizler (patlama gücü), stoperlere ağırlık egzersizleri (omurgaya bası ve yük bindirmeyecek egzersizler), orta saha oyuncularına ise core (denge ve stabilizasyon) egzersizleri çalıştırılabilir. forvet içinse gora filmindeki gibi hepsinden yüklenmesi lazım :d