• 327
    championship manager serisini ilk oyunundan beri delicesine oynadım, kritikler yaptım. championship manager 03-04 oyunu ile benim için son bulmuşken, football manager ise 2012 de son bulmuştur. 2005 ve 2008 oyunları serideki en sağlam versiyonlarından diğerleri olduğunu düşünmekteyim. tüm sadeliği düzeni kaosa çevrilmiş ve saçma şeyler olan bir oyun bu football manager 2014. kaç kere yükleyip kurdum, kaç kere şans verdim bilmiyorum. başarılı oldum başarısız oldum ama kendini hiç bağlayamadı. bir yapaylık var. oyunun ruhu yok gibi. oyun içi konuşmalar arttırılmasına rağmen diğer versiyonlar gibi içine çekmiyor. championship manager serisinin 03-04 versiyonuna kadar olan tüm oyunları ile oyuncular arasında bir bağ hissedilirdi. football manager 2014 ise bu bağı sağlamayıp yapay bir simulasyon tadı veriyor diye düşünüyorum.
  • 328
    yeni bir kariyere başlamak istediğim oyun ama yine aynı sorunla karşı karşıya kalmak istemediğim için bir danışmak istedim. sorun şu oyunu çok seviyorum ama beni oyundan soğutan en büyük etken regen futbolcuların o yapay yüzleri, o yüzleri gördükten sonra sanki flash oyun oynuyormuşum gibi hissediyorum. bu yüzlerden kurtulmanın bir yolu var mıdır ''no picture'' yazsın ne bileyim ''resim mesim yok sonra aşık oluyosunuz'' yazsın ama o yüzleri görmeyeyim istiyorum bilgisi olan arkadaşlar mesaj kutumu yeşillendirirse çok mutlu olurum.
  • 330
    gerçekçi olduğuna inanmadığım oyundur. şöyle ki efendim, newcastle united ile 4.sezonumdayım ve kadroma transfer ettiğim fubolcular şunlardır.
    victor wanyama
    alen halilovic
    eder alvarez balanta
    goretzka
    luke shaw
    mateo kovacic
    aleksandar mitrovic
    lorenzo insigne
    bruma

    ve bir kaç tane daha küçük transfer.

    demek istediğim odur ki. bu oyunu bilenler ne dediğimi anlarlar. bu transferler, bu oyun için pahalı transferler ve gerçek hayata vurunca newcastle united şampiyonluk yaşasa bile böyle pahalı transferler yapabileceğine inanmıyorum. dolayısıyla pek gerçekçi gelmiyorlar bana.
  • 332
    4 yıllık galatasaray kariyerimi 1 şampiyonlar ligi kupası, 1 tane yarı final, 4'er türkiye ligi şampiyonluğu ve türkiye kupası ile tamamladım. artından bir sezon boşta geçirdim. 6.sezondan evvel türkive ve fransa a milli takımlarından teklif geldi. bu da mı tesadüf! tabiki de paçamdan akan asaletle fransa milli takımını seçtim. bakalım neler yapacağız.
  • 333
    yeni bir heyecan aradığım oyun. koca bir yaz internetsiz kalacağım, sözlükten de uzak geçecek zaman. elimde avucum da bir tek fm kalıyor ama galatasarayla oynamaktan sıkıldım. başarılabilecek herşeyi yaptım bu takımla. şöyle farklı bir takım önerisi olan varsa mesaj kutumu yeşillendirsin. fakat öneriler kalburüstü takımlar olmasın mümkünse öyle tadı çıkmıyor.

    (edit: sky bet league 1'da crewe ile başladım. saldır şanlı crewe..! )
  • 334
    galatasaray ile başladığım fm kariyerime totthenam ve inter'in ardından man city ile devam ediyorum. sene 2027 ve kadromdaki muazzam oyuncuları paylaşmak istediğim oyun.

    nuccio, uzun ve hızlı bir defans oyuncusu. uçanı, kaçanı affetmez http://www.hizliresimyukle.com/...07-0622-41-24-07.png
    raggi, inter'de altyapıdan çıkardım formayı bir giydi bir daha çıkarmadı, man city'e geçişimle beraber 60m € serbest kalma maddesi ile yanımda getirdim, asist krallığı konusunda aşağıda yer alan arkhengelsky ile kapışıyorlar. http://www.hizliresimyukle.com/...07-0622-41-58-03.png
    tommy marr, tam bir komple forvet 4 yıl üst üste ingiltere gol kralı 40 golün altına düşmez 2 kere dünya da en golcü futbolcu oldu, çılgın forvet diyorum ona http://www.hizliresimyukle.com/...07-0622-42-23-61.png
    david hicks, chelsea'den yüksek kiralama bedeli ile zorla kiraladım, satın alma bedeli konusunda mourinho ile yoğun pazarlıklar sonucu 55 m €da karar kıldık ve bir yıl sonra değerini 50 m € yaptı sudan ucuz bir bedel ile asla alamayacağım bir adamı 55 m € a transfer ettim. değdi mi? caps anlatsın!
    http://www.hizliresimyukle.com/...07-0622-42-19-86.png
    ve en kral 2 adamımı sona sakladım,

    aitor hernandez ve vladimir arkhengelsky hakkında pek konuşulacak söz yok capsler konuşsun.

    http://www.hizliresimyukle.com/...07-0622-42-37-16.png
    http://www.hizliresimyukle.com/...07-0622-42-06-49.png
  • 337
    leamington diye bir takım var ingiltere'nin en alt liginde ve en zayıf takımı,alıyorum, alıyorum her maç 5-6 yiyorum. ulan bize eski fm'ciyiz 15 yıllık kariyerimiz var.maaş bütçesi 500 euro transfer bütçesi yok. bu işin içinden çıkamıyoruz. 7-8 kere başladım. oyuna hatta ne biçim oyun diye bok atıp vazgeçme aşamasına geldim. ancak çözümü şimdi buldum. sözleşmesi sona erenlerle yolumu ayırdıktan sonra, kötüleri transfer listesine ekliyoruz.sonra en fazla 17 yaşındaki oyuncuları aratıyoruz. hepsinden scout raporu alıyoruz. görüyoruz ki 10-15 tanesi takımda oynayacak kapasitede.3-4 tanesi yıldız adayı. ne yapıp edip onları kapıyoruz. böylece maaş bütçesi aşılmadan başarılı bir takım yaratılıyor. gelen oyunculara göre taktik belirleniyor. bir de eski fmlerin can alıcı noktası maç kondisyonudur(normal kondisyon değil maç kondisyonu). bunda görünmüyor. bundan dolayı kadroyu gördüğümüz sayfada özelliklere maç kondisyonu eklemeden oynamayın. yeni aldığınız adamlar neden oynamıyor diye düşünüp durursunuz benim gibi. maç kondisyonu da öyle hızlı artmıyor.bir başka konu da, her maç rakibi analiz edip, önemli oyuncularına önlem almak zorundasınız, öyle benim taktiğim oturdu önüme gelene tıklatırım yok.

    bu takımım leamington'ın twitter sayfası. kulüp başkanı stad inşaatında bizzat çalışıyor. güzel iş.
    https://twitter.com/LeamingtonFC
    http://www.youtube.com/...amp;feature=youtu.be
  • 339
    cardiff city ile 3 sene bitirdiğim ligi sırasıyla 17. 11. ve 9. bitirdiğim oyundur.*

    daha önce fm 2012'de benzer bir kariyeri norwich city ile yapmıştım. 4. sezonumda ingiltere'de lig dahil bütün kupaları alıp, avrupa liginde final oynamıştım.

    ama bu sefer kolay olmayacak gibi. çünkü farklı bir şey deniyorum. amacım ingiltere liginin porto'sunu oluşturmak.

    mesela az önce 10 milyon euroya jason holt isimli arkadaşı yolcu ettim. 2 sene önce serbest transferle aramıza katılmıştı. geçen sene steven caulker'ı 23 milyona manchester'a pasladım. kim-bo kyung'ı 9 milyona sattım.

    bunun gibi 10-15 oyuncu satışım var. başarıyı carlos fierro, yaya sanogo gibi ezber fm transferleri yapmadan yakalamak amacındayım. daha gerçekçi olmaya çalışıyorum, bakalım neler olacak.
  • 342
    schalke ile 5. sezonumu oynadığım oyun.

    artık klasikleşmiş olarak ilk sezon takımı tanımak ve teknik kadroyu güçlendirmek adına hiç transfer yapmadım. zaten elimde şampiyonlar ligi'ne oynayacak bir kadro vardı. huntelaar, draxler, farfan, boateng, höwedes, matip, papadopulos (gerçi kendisi oyuna sakat başlıyor ve sezonu neredeyse sakat tamamlıyor), neustatter, fuchs... sezon boyunca çok sağlam scouting çalışması da yaptım. beklentileri şampiyonlar ligi ve politikası genç oyuncular üzerine olan bir takımda çalışmanın rahatlığı hazır transfer peşinde koşmama neredeyse hiç gerek kalmadı. 13/14 sezonunda yaptığım tek transfer; sezon sonuna doğru, bir sonraki sezon oynatabilmek için eder balanta'ydı. takımında yaşadığı huzursuzlukları fırsat bilip kadroya kattım kendisini. schalke kariyerimin ilk senesinde sonuç olarak almanya kupasındaki hedefi tutturamayıp elendim. şampiyonlar ligi'nde gruptan çık dediler, çeyrek finale yükselttim takımı. ligde ise benden şampiyonlar ligi bekliyorlardı. 3. olup bunu başardım. hatta 2. bayern münih ile 2 puan farkımız vardı. fakat dordmund'la 12 puandı yanılmıyorsam, fena ezdi bizi şampiyon olurken.

    2. sezona takıma balanta'nın katılmasının yanısıra sağ beke kaan ayhan isimli bir türk oyuncuyu adapte ettim ki o gün bu gündür kimseler kesemedi kendisini. bunun dışında yine alt yapıdan gelen adjijaj (düşük bütçeli takımlara ve hatta galatasaray'a tavsiye ederim) sorumluluk alabilecek hale geldi. ve tabi bu arada goretzka muhteşem bir orta saha haline dönüştü. yine maximilian meyer ofansın her bölgesi için çok iyi bir yedek oldu. bir de sezon başında bana verilen 50 küsür milyon dolarlık transfer bütçesini iyi değerlendirip 16-17 yaş katagorisine bol bol transfer yaptım. sezon performansına gelirsek, almanya kupası tam bir hayal kırıklığıydı. daha ilk maçta 2. lig takımına elendim. şampiyonlar ligi'nde hedef çeyrek finaldi. onu da tutturdum. bir anda acaba derken, çünkü takım çok iyi oynuyordu, manu geldi ilk maçta 6, ikinci maçta 4 atıp bir araba dolusu golle beni uğurladı. ama olsun. çeyrek final çeyrek finaldir. bundesliga ise benim için hayal kırıklığıydı. hedefim ikincilikken son haftalarda dordmund ve bayern'in müthiş bir form düşüşü yaşamasından sonra 3. sıradan gelip şampiyon oldum. fm'lerin bu yanını gerçekten sevmiyorum. bir şekilde zorla şampiyon yapıyor oyun sizi. 5., 6. sezonda hedeflediğim sonucu 2. sezonda alınca insan hayal kırıklığına uğruyor. ancak bu sonuç bana schalke ile yeni bir sözleşme imzalama fırsatı verdi.

    3. sezona radikal değişikliklerle gittim. altyapıya aldığım gençlerden firmpong a takıma yükseldi. sezon başında verratti'yi transfer ettim monaco'dan. ki ilk yüksek bütçeli oyuncu transferim oldu. 20 milyon dolar civarı bir para harcadım kendisini takıma katmak için. balanta bu ararada çok klas bir adam haline geldi. ligde genelde 18'e bile giremeyen papadapoulos ilk geldiğim günden bu yana uğraştığım pozisyon alması gelişince dehşet bir kesici oldu. tam bir terminatöre dönüştü adam. şampiyonluğum esnasında şahane maçlar çıkaran matip'e barcelona 24 milyon eu verince bir saniye düşünmedim. şişkin stoper kadromu törpülemek amacıyla sattım oyuncuyu. yine huntelaar 9,5 milyon dolar yıllık maaşı vardı, sözleşmesi sona erince, yaşı da 31 olmuştu yeni sözleşme önermedim. böylece 2 sezondur takımı taşıyan forvet kadrodan eksildi ve hücum hattında ciddi bir boşluk oluştu. ve şampiyon olduğumuz sezonun son maçlarında takım konuşmaları nedeniyle huzursuzluk yaşadığım boateng'i de 34 milyon dolar'a okuttum. ayrıca yaşlanmaya başlayan ve sözleşmesinin son sezonuna girmiş jefferson farfan'ı da sattım. benden 12 milyon dolar yıllık ücret istedi hayvan. bu kayıplar sonrasında elimde ciddi bir transfer bütçesi oluştu ve maaş bütçesi de rahatladı. sonunda kulübün ekonomisini kontrol altına almıştım. ancak tahminlerinizin aksine bu bütçeyle müthiş transferler yapmadım. sadece hücum hattına vietto'yu aldım. arjantin'li forvetin karnesindeki rakamlar oldukça iyiydi. gençlerden umut bağladığım tounkara takıma adapte olana kadar tahminen 2 sezon boyunca, adjijaj ile birlikte beni idare edebilirdi. bir de ter stegen'i aldım kaleye. daha iyi bir kaleciyi hakediyordu takım. geçen sezonun şampiyonu olarak lige umutlu girdim. fakat süper kupada bayern beni 5-1 ile ezdi geçti. almanya kupası'nda ise yine ilk turda kıçıma teneke bağladı bir 2. lig takımı. lige ise 3 seri galibiyet ile başladım. fakat wolfsburg deplasmanında yediğim fark kötü gidişin habercisi oldu. üst üste gelen beraberlik ve malubiyetler beni canımdan bezdirdi. takımın iskeletini satmam pahalıya patlamıştı. yerine gelen yabancıların uyum sorunu yaşaması ve kadrodaki köklü değişim beni şampiyon olduktan sonraki bursaspor'a çevirdi. bu arada bir önceki sezon nasıl şampiyon olduysam, aynı algoritmayla wolfsburg da 3.lükten gelerek son haftalarda dehşet puan kayıpları yaşayan bayern ve dordmund'un önüne geçip ligi zirvede bitirdi. kadrosuna baksan ilk 3'e oynamaz dersin adamlar. ama takım olmayı becerdiler herhalde. bense zirve hattından ciddi puan farkı yiyerek 4. oldum. o da leverkusen'in hediyesi. son haftaya 1 puan önlerinde girmeme rağmen evimde küme düşmüş takıma kaybettim. fakat onlar da evinde kaybedince ön elemelerle de olsa şampiyonlar ligi vizesini kaptım. şampiyonlar ligi'nde ise zar zor gruptan çıkıp barcelona ile eşleştim. şanslı 2 maç sonunda evimde 1-0 kazandım, deplasmanda da 2-1 mağlup oldum ve turu geçtim. ancak çeyrek finalde psg benden kan aldı. skorları ne ben söyliyim ne siz sorun. zaten sakatlık kabusu ile boğuşuyordum. üzerine adamlar tam formda gelince olanlar oldu...

    4. sezona girerken yönetim bende ısrar etti. zaten şampiyonlar ligi vizesini de almıştım. ancak ligdeki sonuçtan hiç memnun olmadılar. çünkü şampiyonluk mücadelesi olarak belirlediğim hedefte fena sıçmıştım. almanya kupasında da elenince işler benim için kötü gidiyordu. ayrıca artık gelişimlerinin zirvesinde olan papadapoulos ve draxler'e çok ciddi teklifler vardı ve onları kadroda tutmak mevcut bütçe ile gerçekten zordu. barcelona da ter stegen'e göz dikince sezona transfer huzursuzluklarıyla başladım. özellikle ter stegen tam bir kaypak çıktı. kendisine çok düşük bir ücret önermeleri yüzünden barcelona'yı reddedince görülmemiş çirkeflikler yaptı. ben de oyuncuyu kadro dışı bıraktım. dedim senin yerin 19 yaşındaki çocukların yanı. şımarıklık yapmamayı onlarla kumda oynarken öğrenirsin. 10 milyon dolar kadar bir parayı krul'a bayıldım. iyi ki de bayılmışım. sezon içerisinde kalesinde devleşti. draxler sezona mutsuz başladı. o da barcelona'ya gitmek istiyormuş. papadapoulos ile ise uzun pazarlıklar sonucunda yeni bir sözleşme imzaladım. transferde ise bir önceki sezon kanatsız oyuna dönerek sistemini 4-1-2-1-2 yapan bayern münih'in hediyesi mülleri kaptım. 40 milyon küsür dolar'a gerçekleşti bu transfer. sezona bu şekilde girdim. ayrıca alt takımdan a takıma her iki kanatta oynayabilen hector moreira'yı çıkardım. bir de 7 milyon eu'ya forvet arkasına halilovic'i transfer ettim. bu oyuncuyu tavsiye ederim. yaratıcılığı, pas ve tekniği dışında finishing'i de 15 olduğu için çok ciddi bir silah. ayrıca sağ kanatta da oynayabiliyor. sistemi ise 4-1-2-3'ten 4-2-3-1'e çevirdim. almanya kupasında hedef finaldi. çeyrek finalde bayern yoluma taş koydu. şampiyonlar ligi'nde hedef çeyrek finaldi. yarı finalde yine psg duvarına tosladım. ligde ise tarih ya da algoritma diyebilirsiniz tekerrür etti. 3.'lükten gelerek son haftalarda büyük puan kayıpları yaşayan dordmund ve bayern'in önüne geçerek 1 puan farkla şampiyon oldum. şampiyonlukta müller, fuchs ve bir önceki sezon yokları oynayan vietto müthiş katkı yaptılar.

    sezon 5'teyim. sol bekte gaytan fuchs'u kesmeye başladı. sağ bekte hala kaan ayhan var. stoper'de höwedes, balanta ve papadopoulos ile taş gibiyim. ayrıca sakatlıklarda neustatter de o bölge için sağlam yedek. halilovic'i başarılı performansına rağmen attığı her golden sonra yeni sözleşme isteyen menejeri yüzünden sattım. zaten yine alt yapıdan gelen alexi ve öz evladım, schalke çocuğu meyer o bölgede yeterince iyi iş çıkarıyorlar. tounkara sonunda a takıma yükseldi. ligde oynadığında formanın ağırlığını taşıyor. önümüzdeki sezon tozu dumana katacak. sezon ortasındayım an itibarıyla. almanya kupasında da, ligde de, şampiyonlar ligi'nde de hedefim zirve. sanırım bunu başarabilirim. eldeki kadro ile başarsam iyi olacak çünkü 6. sezonumda yeni bir köklü değişim yapıcam. kiradaki gençler formanın ağırlığını taşıyacak hale geldiler. ancak bu jenerasyon zirvedeyken, şampiyonlar ligini kazanıp da dağılmayı hakediyor. draxler, müller, goretzka, vietto, verratti, meyer, neustattler gibi isimleri elden çıkarmayı düşünüyorum. gerçi goretzka konusunda emin değilim. 3 milyon dolar yıllık ücret ile oynuyor. almadığı transfer teklifi kalmadı. bir defa bile huzursuzlanmadı. belki şu sıralar ona yeni bir sözleşme verip takım kaptanı da yapabilirim. fuchs konusunda da kararsızım. sözleşmesi bitiyor. yaşı geldi 32'ye. önümüzdeki sezon oynayamaz. yeni sözleşme önereyim diyorum, takımın abisi olsun diyorum, hayvan gibi maaş istiyor. sezon sonu yola gelirse takımda tutucam kendisini. zira büyük katkısı oldu kariyerime. orta saha ve hücumda yapacağım değişikliklere rağmen defans kadrosunu ise aynen koruyacam. küme falan düşmeyelim :)

    bir de merak ediyorsanız menejerine yaptığı terbiyesizliklerden sonra ter stegen hala 19 yaş altı takımımın kalesini koruyor. 5 sezonu orada tamamlatmayı planlıyorum yavşağa. ibreti alem olsun diye...
  • 343
    göztepe'yi spor toto ikinci lig'den alıp, 4. senemin sonunda spor toto süper lig şampiyonu yaptığım oyun. son 5 haftaya 5. sırada girmişken, önce içeride fenerbahçe'yi son dakikada sol bek emre özkan'ın golüyle 2-1 yendim ardından dörtte dört yaptım. bu sırada üstümde yer alan aykut kocaman'lı gaziantepspor, bilic'li beşiktaş ve mancini'li galatasaray'ın birbirleriyle berabere kalmaları ve beklenmedik mağlubiyetleri beni bir anda son hafta öncesi liderliğe taşıdı. tabi bunda fikstür avantajım büyük rol oynadı. son hafta kapasitesi 22700'e yükseltilmiş* alsancak stadı'nda adanaspor'u 2-0 mağlup ederek 2016-2017 sezonunu şampiyon tamamladım. en son gece 2 civarı evde tur atıyordum. cidden bütün sezon teknik ekibimle çok çalıştık ve bu karakterli oyuncularla şampiyonluğa ulaştık. nasıl sevinmesin insan*

    öncelikle ilk yılımda kadroya sadece bonservisi elinde olan hayrettin yerlikaya ve cihan haspolatlı ikilisiyle altınordu'dan ozan sol takviyesi yaptım. 4 hafta kala şampiyonluğu garantiledim. bu arada ozan sol'un dört sene sonunda gösterdiği gelişim görülmeye değer.

    ikinci yılıma yani ptt birinci lig'e kadrodan 2. lig seviyesi pek çok ismi yollayarak başladım. en başta hayrettin kazması. adamı kulüpte bir süre daha tutsam taraftar tesisleri basacaktı * daha sonra transfer döneminde bucaspor'dan taylan antalyalı ve ömer kahveci, bonservisi elinde olan -sezonun yarısını sakat geçirdi, sezon sonu gitti- uğur boral, ankaragücü'nün orta sahasından dinamik ikili kaan kanak ve aytaç öden, cm 03 serisinin wonderkid'i irfan başaran isimlerini kadroma kattım. ama asıl büyük transfer beşiktaş'tan kiraladığım ve sezon sonu bonservisini aldığım atınç nukan oldu. kendisi tam bir kaptan ve defansın en kilit ismi oldu. zaten son sezonumda ömer kahveci ile birlikte milli takıma kadar yükseldiler. ptt birinci lig'e yükselmenin şerefine yabancı transferi gerekiyordu gittim zambiya milli takım kaptanı chris katongo ve sloven forvet klemen lavric'i renklerime bağladım. adamlar efsane sezon geçirdi ben bile şaşırdım * neyse sezon sonu rize'nin ardından ikinci sırada süper lig'e yükseldim.

    süpre lig'e gelince kadroyu sil baştan yaptım tabi. para da birikince kulüpte, yardırdım transfer sezonunda. yabancılar dahil 2. ligden kalan bütün elemanları yolladım. yoluma sadece ömer kahveci, atınç, hasan türk, ozan sol ile devam ettim. kiralık olarak muhammed demirci, ali adnan, schalke'den erdal öztürk, gençlerden emre kılınç'ı aldım. daha sonra buca'dan can velioğlu*, rize'den cenk güvenç, fenix'den bizim ontivero* transferlerini yaptım. bonservisi elinde olanlardan yekta kurtuluş, halil altıntop, atabey çiçek üstüne yabancı olarak uruguay'dan sasha aneff*, rodrigo tassara, makedon aleksandr trajkovski, norveç'den ole kristian selnaes, rusya liginden ihar shytau hamlelerini yaptım pek hoş oldu takım. ilk yarı 17. tamamladım. ikinci yarı 27 puan toplayıp sezonu 11. tamamladım. küme düşmemi bekleyen basının göt oluşu büyük keyif tabi.

    ve geldik şampiyonluk sezonuna. artık iskeleti kurmuş olduğumdan ufak birkaç hamleyle sezona başladım. veysel sarı, atila turan, emre özkan, koray altınay dörtlüsüyle defans hattını bir kademe yukarı yükselttim. orta sahaya werder bremen'den levent ayçiçek ve japon sol açık ryo miyaichi'yi alarak sezona başladım. bu sefer geçen sezona oranla sistem daha oturduğu için istikrarlı ilerledim. ilk yarı içeride beşiktaş'ı yenip, kadıköy'de fenerbahçe ile berabere kaldım. devre arası geldiğinde fırsat transferi olarak erkan zengin'i kadroma kattım. ikinci yarının ilk maçında santraforum sasha aneff sezonu kapatınca transferin son günü beşiktaş'ın kadro dışı bıraktığı mustafa pektemek'i kiralık olarak aldım. işte herşey orada başladı sözlük. basının bitti dediği pektemek 15 maçta 9 gol 3 asistle oynayarak -ki bu gollerden biri son dk. beşiktaş'a karşı- beni şampiyonluğa taşıyan en kilit isimlerden biri oldu. sonrasını biliyorsunuz mucizevi bir şampiyonluk.

    dört sezon boyunca hep gencecik kadrolarla mücadele ettim. bu konu her maç öncesi basın toplantılarında soruldu durdu:) birde alsancak stadı'nın zemini rezaletti. o yüzden içerde yenilmedim diyebilirim. sir aykut kocaman mesela bunu hep bahane olarak kullanırdı; "bu patates tarlasında nasıl top oynayalım?"

    şimdi kontratım bitmek üzere ve galatasaray mancini'yi kovdu. teklif gelmesini beklerken avram grant* dallaması piyasaya çıkıp işi kaptı. parçalıyı bi giyemedik anasını satayım. herhalde sözleşmemi bir yıl daha uzatıp bu gençlerle şampiyonlar ligi heyecanını yaşamak en mantıklısı...