• miles başkanın şoparlık yaptığı serinin yeni oyunu.

    evet, bağımlısıyım bu olayın. 9 yaşımdan beri menajerlik oynuyorum. o zamanlar "kontinyu... kontinyu... aa 2-1 kazandım... kontinyu" şeklindeydi tabii, ancak bilinçli bir şekilde yaklaşık 10 senedir oynuyorum bu tip oyunları.

    fifa manager da oynadım, premier manager da, cm de... hepi ayrı bi güzel evet. şimdi tek tek hangisinde ne güzeldir, pek girmeyeyim, bilen biliyor. lakin 2007'den bu yana bu oyunda ne değişti, miles bana bir açıklasın. yıllardır aynı taktik ekranı (okları da piç ettiler), yıllardır aynı anlamsız kontratlar, kifayetsiz oyuncu menajerleri eklentisi, sürekli aynı adamları aynı sene transfer eden takımlar, wonderkidlerden kurulu bir takımın hiç alakasız bir şekilde şampiyon olması, sezonu 7.87 ortalama, 35 maçta 24 gol 17 asistle bitiren adamın sezonun sonunda sezon başı fiyatının üçte birine düşmesi (?!), oyuncuları 2 katına satın alabilme, ancak kendi değerine, hatta bazen altına "ancak" satabilme... "yıllık 2.5 milyon veriyor milan, gitsem mi?" diye düşünüyorsun 2-3 başarılı sezonun ardından... o 2.5 milyon götüme mi sokacağım ben? ne yapılıyor o parayla? onu geç, menajer özelliklerinin ne gibi bir değeri var oyuna? basın toplantısına asistanı yolluyorsun, media handling 1 oluyor. ee? neye yarıyor o boktan media handling? yapmış olmak için yapmak işte.

    2007 miydi en son güzel oyun, 2006 mı hatırlamıyorum da, onda 25 yıl falan oynamıştım. gidiyordu çünkü, akıyordu oyun. son 4-5 senedir maksimum 6-7 sene gördüm, o da alt ligden takım aldığım ve ilk iki senemde kıl payı üst ligi kaçırdığım için, başka bir şeyden değil yani. gitgide yarrak gibi olan bir oyuna mı 50 lira vereceğim ben?

    not: 2001-2007 arası aldığı bütün oyunları orijinal almış bir oyun manyağı... eyyorlamam bu kadar. demosuna bakarım, yine aynı boksa indiririm torrent'ten. çıkıp "örüjünel elin" demekle olmuyor.
  • demosunu yaklaşık 2 saattir oynadığım arkadaş.

    öncelikle menüdeki kırmızı hiç olmamış, baştan bir diyeyim. cemil ipekçi misali burun kıvırdım, bir haller oldu kırmızıyı görünce. neyse. ingiltere ligi'ni yükleyip, arsenal'ı açtım her zaman olduğu gibi. menüye taktiğe falan girmeden, önce benayoun'un kiralık kontratını iptal ettim. gerek yok adama çünkü. konu o değil.

    tüm ekranlar değişmiş. oyuncu profilinde artık tek ekranda her şeyi bulmak mümkün. özelliklerden scout raporlarına, mutluluğuna kadar her şey tek ekranda. biraz göz yorucu ama alışılır. takıma girildiğinde iki sekme olmuş. bir kulüp özellikleri, diğeri de kadro özellikleri. kulüp sekmesinde rezerv takımı kimin yöneteceğinden kulüp görevlilerine kadar her şey var. orası daha da karışık. ona alışmak daha uzun zaman alacak.

    taktik ekranına geleyim. öncelikle allah seni bildiği gibi yapsın sigames. ya da miles. ne boksa. ezogelin çorbası gibi taktik ekranı yapmışlar. karmakarışık. başka bir yere sağ tıklayarak ulaşabileceğiniz bir şey, onun hemen yanında falan duruyor, resmen klostrofobik bir ekran.

    öte yandan taktiklerde bir değişiklik yok, antrenmanlarda bir değişiklik yok, menajer profilinde bir değişiklik yok. kısacası geçen seneki oyunu biraz makyajlayıp kadroları yenilemişler.

    "örüjünel elin, o kadar çalışıyoruz" diyen miles 5 senedir aynı şeyin ekmeğini yiyor, o n'olacak?

    yaaaaaaaaa raaaa mı ye miles.
  • #809747
    öncelikle fakirsek suçumuz nedir yani?**

    bir şekilde oyunu edindik. hemen oyuncu araştırmalarına başlayıp genç, takıma yararlı olacak, potansiyelli yerli ve yabancı oyuncuları radarıma almış bulunuyorum. oyun başında ünal aysal neredeyse hiç transfer bütçesi vermiyor. kendim transfer bütçesi yarattım. bu sorunumu hallettikten sonra transfer edeceğim 3 oyuncu ile lige başlayıp ortalığın tozunu attırmayı hedefledim. şimdilik tek sıkıntı sol bek oyuncusu olarak gözüküyor. dünya'da hakikaten sol bek sıkıntısı var.

    gelelim dikkatimi çeken oyunculara...

    tolga ciğerci - kaçırmayın derim. yerli olması büyük avantaj. oyundaki profili yaşına rağmen iyi ve hızlı gelişiyor. kiralık ve satın alma opsiyonuyla kadroma kattım. alırsam eğer 16,5m tl ödemek zorundayım. biraz fazla ama ünal başkan sene sonu bir şeyler yapar artık.*
    http://i.imgur.com/vi09F.jpg

    kara - senegalli 21 yaşındaki defansif orta saha oyuncusu. antrenman ile stoper bölgesine de alıştırabiliriz. benim gibi oyun başında bütçe sıkıntısı çekenlerin ilk tercihleri olabilir. yorumlara göre ileride gerard pique ile aynı profile sahip oluyormuş. tromso takımından cüzi miktara transferi gerçekleşebilir. 2,5m tl bedelle kadromdadır.
    http://i.imgur.com/967tW.jpg

    erick torres, carlos fierro - meksikalı genç yetenekler. torres ofansif orta saha mevkisinde, fierro forvet'te oynuyor. zamanında sanogo ve babacar ikilisi nasıl potansiyelliyse, onların yerini almışa benziyorlar. en azından bana öyle geldi. sınırsız yabancı oyuncu alma hakkı varken, ama şimdi ama sonra, muhakkak kadroma katacağım ikilidir.
    torres: http://i.imgur.com/2OQgZ.jpg
    fierro: http://i.imgur.com/Gj5bV.jpg

    wilfried - bu arkadaşın fiziği mükemmel. tam türkiye ligine oturan topçulardan. ağır, pozisyon bilgisi zayıf olan defans oyuncularını madara eder. teknik ve mental özellikleri ortalama sayılır. profili gelişime açık. 6.75m tl serbest kalma maddesi de varmış.
    http://i.imgur.com/Knf0T.jpg

    walter montillo - orta sahada ki yaratıcı oyuncu eksikliğini giderecek isimdir. oyun kurar, asist yapar, gol atar... oyunun hemen başında milan ve liverpool izlemeye alıyor kendisini. bütçem olsa havada kaparım. maalesef elde avuçta bir şey kalmadı.* seneye kapılmazsa ve genç yetenek bulamazsam tekrar talip olacağım.
    http://i.imgur.com/TYpn0.jpg

    iker muniain - aslında hayvani olduğu için yazmayacaktım. potansiyeli 'whatever the price' olarak geçiyor. gücü yetenler kaçırmasın.
    http://i.imgur.com/bxsqw.jpg

    hasan ali kaldırım, sezgin coşkun, kemal tokak gibi isimler de rotasyona 'cuk' diye oturacak yerli oyunculardır.

    ayrıca wonderkid listesi çıkmış. bu alıntıdır.
    http://666kb.com/i/by2oze1ce3d1aiw4g.gif *
    http://666kb.com/i/by2ozsrztuhsbhlb4.jpg *
    http://666kb.com/i/by2p1h6qdu15xpvkw.gif *
    http://666kb.com/i/by2p20ihj61fy3cps.jpg *
    http://666kb.com/i/by2p2mapkn3jxml28.gif *
    http://666kb.com/i/by2p38wavcz8v5t0g.jpg *
    http://666kb.com/i/by2p4gojzox7k5d0g.jpg *
    http://666kb.com/i/by2p4y41s1s3vvmzk.gif *
    http://666kb.com/i/by2p5g90ht1naq4v4.gif *
    http://666kb.com/i/by2p63y5ecor9ye5c.jpg *

    her fm oyununda olduğu gibi başlangıçta yine sakatlık sıkıntısı yaşanıyor. yıllardır şu probleme bir çözüm getiremediler. illa patch ile halledecekler. lige başlayacakken ujfalusi 5 hafta sakatlandı. neyse ki kara denen oyuncuyu almıştım. onu oynatırım muhtemelen.

    riera takımın yıldızı neredeyse. çok iyi yapmışlar kendisini. 3 sezon sol kanadı çok rahat götürür.
    aynı şekilde muslera da öyle. fm11'e göre profili biraz daha geliştirilmiş. takımdaki kilit isimdir.
    baros ilk hazırlık maçında* 4 gol attı, ama transfer bütçesi yaratmak adına satmam gerekiyordu. atletico madrid'e verdim. 16m tl bonservis bedeli kendisi için gayet güzeldi. böylece elim biraz açılmış oldu. 2 oyuncu daha alıp transferi şimdilik noktalamak istiyorum.
    http://i.imgur.com/UAew3.jpg

    oyunu genel olarak beğendim. 3d maç kamerası iyi düşünülmüş. zaman zaman kamera açısı değişiyor. oyuncuları daha yakından görebiliyoruz. tek sıkıntı oyuncuların profil kısımlarının değişmesi. henüz alışamadım.

    ilerleyen zamanlarda daha geniş analizlerle görüşmek üzere dostlar.
  • galatasaray ile oynadığım kariyerimde ünal başkanın büyük bir reislik yaptığı oyun. şöyle ki; oyuna yeni başladım, ilk sezondayım. takımı kurdum ve ofansif orta saha bölgesindeki eksiklik için oyuncu aramaya başladım. transfer bütçem ise sadece 250.000 euro, ferrari araba almaya bile yetmez yani. unrealistic targetları kapadıktan sonra listenin en başında walter montillo duruyordu. 5 milyon euroluk bir teklif yaptım oyuncunun klubüne. teklifim reddedildi. new offer ve board request tarzında 2 seçenek vardı teklifimin reddedildiği haberinin altında. yönetimle konuşma seçeneğini seçtim ve "bu oyuncu bu seneki hedeflerim için çok önemli lütfen yardım et başkan" seçeneğini ilettim yönetime. gelen cevap ise neşemi yerine getirdi çünkü ünal başkan "tamamdır sen görüşmeleri bize bırak gerisine karışma" demişti. nasıl gerçek hayatta özel uçağıyla madride transfer seferi yaptı ise oyunda da walter montillo transferine el koyup 14 milyon euroya liverpool ve milan'ın elinden kapıp galatasaray'a kazandırdı. sonuç olarak montillo ligde yardırmakta, resmen 2. hagiyi buldum. seviyoruz seni football manager, seviyoruz seni ünal aysal.
  • iki sezondur fenerbahçe, trabzonspor ve beşiktaş maçlarımı allem edip kallem edip 1 haftaya sıkıştıran anasını s.ktiğimin oyunudur. 2011-2012 sezonunda tutup haftaiçine sıkıştırılmış olan haftayı da katmak suretiyle bu üç maçı sıkıştırdı ananı s.keyim dedim sineye çektim. geldik 2012-2013 sezonuna fikstürü açtım baktım trabzonspor ve fenerbahçe maçları tabii ki gene peş peşe ama beşiktaş maçım sezonun ilk maçı olduğu için kafam rahat bu sefer peş peşe değiller... diyordum ki bu yapay zekasına soktuğumun oyunu tuttu avrupa liginde beni beşiktaşla eşleştirip hangi haftaya maç koydu dersiniz? evet evet doğru bildiniz. fikstürümün yeni hali beşiktaş deplasmanı, kadıköy deplasmanı, tt arenada beşiktaş maçı ve trabzonspor deplasmanı olarak şekillenmişti.

    sezonun 15. haftası 1 aylığına afrika kupasına gidip son final maçında sakatlanan wilfried'in 34. hafta light traininglere başlamamış olmasından falan hiç bahsetmiyorum bak.

    ulan bir kadıköy deplasmanım var ki başlıca hikaye. türlü türlü cenabetlikler sayesinde 30 kişilik kadromdan 16 kişiyi toparlayıp s.ktiroldum gittim kodumun yerine ilk yarı 10 ikinci yarı 9 kişi kaldım yan toptan gol yedim 1-0 yenildim maç sonu ne göreyim? "fans are devastated*" diye bir mail. g.toğlanlarına bak takımın haline oyuna bakmayıp bi de yıkılıyorlar sözlük ya.

    yemin ederim kendimi siktirtecek oyun bana sonunda bak diyorum sana.
  • oyuna federasyon başkanı olarak başladım nasıl mı? türkiye ligini kafama göre editledim.play-off saçmalığını yok ettim, çalışma izni koydum vs vs.ekonomik duruma dokunmadım.türkiye kupasını fa cup gibi yaptım.lig acayip sarmaya başladı.takımlar artık iyi yabancılar getiriyo filan güzel oldu güzel.

    federasyon başkanı olacak adamım valla fenerinde anasını sikerdim şu şike olayından sonra.*
  • 11 senelik menajerlik oyunları geçmişimde beni en çok şaşırtan olayın gerçekleştiği oyun. ligde bir galatasaray-fenerbahçe derbisi oynanıyor. maçın başlamasıyla forvetim wilfried'in gol atması bir oluyor, 1-0. her şey normal giderken 43.dakikada fenerbahçe'nin stoperi raşad sadiqov gole giden wilfried'i arkadan indiriyor ve hakem cebinden kırmızı kartı çıkarıp gösteriyor. kartı çıkardığı anda hakemin etrafına 5 fenerbahçeli futbolcu toplanıyor. aralarından ikisi daha önceden sarı kartı olan emre belözoğlu ve orhan şam... hangi şerefsizliği yapıyorlarsa ya da hangi küfrü ediyorlarsa bilmiyorum ama hakem ikisine de sarı kartı çıkarıp oyundan atılmalarına sebep oluyor. 1 dakika içinde fenerbahçeli 3 oyuncu kırmızı kart görerek takımlarını 8 kişi bırakmış oluyorlar. 1.devre bu sonuçla gergin bir şekilde kapanıyor. 47.dakikada sol açığım olcan adın geleneği bozmayıp yine devrenin başında golü buluyor, 2-0. 51. dakikada fenerbahçe'nin köşe vuruşunda defans topu uzaklaştırıyor ve topu alan walter montillo kontra atağı başlatıcakken luis ibanez adlı fenerbahçeli futbolcu arkadan kayarak atağı kesiyor, sonucunda ise kırmızı kartı görüp takımını 7 kişi bırakıyor. efendim sonrasını ne siz sorun ne ben söyleyim. artık tecavüz mü dersiniz ne dersiniz bilmiyorum. maçın keyfinden olsa gerek geri kalan büyün maçı aralıksız hızlı bir şekilde izledim. çok zevkli oluyor 7 kişi kalan ezeli rakibine karşı oynamak. sonuç mu? 7-0...
  • antrenmanın çok ama çok önemli olduğu oyun. bir takımın başına geçtiğinizde ilk işiniz iyi koçlar işe almak ve antrenman programlarını düzgün bir şekilde ayarlamak olsun. antrenmanda her kategoride sadece birer antrenör işe alınması en yararlısıdır. öncelikle kategorileri tanıyalım: strength*, aerobic*, shot stopping*, handling*, tactics*, ball control*, defending*, attacking* ve shooting*. staff* kadronuzda 2 kaleci antrenörü *, 2 fizik kondisyon antrenörü*, ve diğer her kategori için birer antrenör olmasını tavsiye ederim.

    herkes en kategoride 5 yıldız olmasını ister tabiki ve 5 yıldız verim verebilecek antrenör arayışlarına girilir. peki bir antrenörün kaç yıldız verim verebileceği nereden anlaşılabilir? küçük bir rehberle sizlere bunu hesaplamanızı sağlayacağım.*

    öncelikle belirtmek isterim ki her antrenör için değişilmez 3 özellik vardır: motivating*, level of discipline*, determination*. bu 3 özelliğin toplamına kısaca kişisel diyeceğim.* kişisel özelliklerin değerlerinin toplamının her kategoride ayrı bir katsayısı vardır.

    fizik-kondisyon* antrenörü ararken fitness ve kişisel özellikleri göz önüne alınmalıdır. yıldız hesaplaması: fitnessx9 + kişiselx2. antrenör, bulduğumuz değer 210-240 arasındaysa 4, 240-270 arasındaysa 4,5, 270'ten büyükse 5 yıldızlık verim verir.

    kaleci antrenörü ararken goalkeepers* ve kişisel özellikleri dikkate alınmalıdır. yıldız hesaplaması: goalkeepersx2 + kişisel. antrenör, bulduğumuz değer 70-80 arasındaysa 4, 80-90 arasındaysa 4,5, 90'dan büyükse 5 yıldızlık verim verir.

    tactics kategorisi için antrenör ararken tactical* ve kişisel özellikleri göz önüne alınmalıdır. yıldız hesaplaması: tacticalx2 + kişisel. antrenör, bulduğumuz değer 70-80 arasındaysa 4, 80-90 arasındaysa 4,5, 90'dan büyükse 5 yıldızlık verim verir.

    ball control kategorisi için antrenör ararken technical*, mental* ve kişisel özellikleri dikkate alınmalıdır. yıldız hesaplaması: technicalx6 + mentalx3 + kişiselx2. antrenör, bulduğumuz değer 210-240 arasındaysa 4, 240-270 arasındaysa 4,5, 270'ten büyükse 5 yıldızlık verim verir.

    defending kategorisi için antrenör ararken defending*, tactical* ve kişisel özellikleri göz önüne alınmalıdır. yıldız hesaplaması: defendingx8 + tacticalx3 + kişiselx3. antrenör, bulduğumuz değer 280-320 arasındaysa 4, 320-360 arasındaysa 4,5, 360'tan büyükse 5 yıldızlık verim verir.

    attacking kategorisi için antrenör ararken attacking*, tactical* ve kişisel özellikleri dikkate alınmalıdır. yıldız hesaplaması: attackingx6 + tacticalx3 + kişiselx2. antrenör, bulduğumuz değer 210-240 arasındaysa 4, 240-270 arasındaysa 4,5, 270'ten büyükse 5 yıldızlık verim verir.

    shooting kategorisi için antrenör ararken technical*, attacking* ve kişisel özellikleri göz önüne alınmalıdır. yıldız hesaplaması: technicalx6 + attackingx3 + kişiselx2. antrenör, bulduğumuz değer 210-240 arasındaysa 4, 240-270 arasındaysa 4,5, 270'ten büyükse 5 yıldızlık verim verir.

    bu yolu kullanarak hesaplama yapıp çok iyi bir antrenör kadrosuna sahip olabilir ve antrenmandan maksimum verimi alabilirsiniz. şimdi diyebilirsiniz ki bana 3,5 yıldız yetiyor, neden vaktimi buna harcayayım? yarım yıldızın bile gözle görülür bir fark yarattığını deneyince anlayacağınıza garanti verebilirim. hele benim gibi matematiği çok seviyorsanız*, bu arayışın zevkli olacağını söyleyebilirim.

    antrenörleri ve kategorileri ayarladıktan sonra yapılacak son iş olarak antrenman programları ayarlamak kalıyor. kendiniz yeni programlar deneyebilirsiniz tabiiki ama eğer bana denenmiş, onaylanmış bir şeyler söyle diyorsanız, size 3 antrenman programı kullanmanızı öneririm: kaleci, defans, hücum. kendiniz yaratın oyunda verilen forwards,defenders gibi programları kullanmayın. workload*u en çok heavy* yapmanızı öneririm. oyuncularım daha çok gelişir mantığıyla very heavy* yaparsanız, zaten çok gerçekleşen sakatlıkların artmasına sebebiyet vermiş olursunuz. sabri sarıoğlu gibi iki yönlü futbolcuları hangi programa yerleştirmeye karar vermekte zorlanıyorsanız, aradakiler diye başka bir program ayarlayıp oraya koyun derim.

    renktaşlarım, bir de backroom** advice* denen bir olay var bu oyunda. orda antrenörler size hangi oyuncunun hangi özelliği üzerinde çalışmasını gerektiği söylüyor ve sizde sağ alttaki start training*e tıklıyorsunuz. 3 günde bir bakmanızı tavsiye ederim, 14 günde bir otomatik hatırlatıyorlar bu olayı zaten siz de farkındasınızdır.

    umarım az da olsa yardımcı olmuşumdur. sakın antrenmanın önemini hafife almayın.* eğer anlamadığınız bir nokta varsa, bir mesaj uzağınızdayım.
  • beş kuruşu haketmeyen oyundur. her sene aynı oyunu transferlere göre uyarlayıp dur. ne maç motorunu geliştir, ne türkçesini yayınla. sonrada çok alırsanız türkçesini de yaparız de şımarık çocuklar gibi. ilk yayımda çıkan bir sürü hatalarda cabası. cm 02-03'ten beri oynuyorum. 04-05'ten beride fm'ye geçtim. tek pişmanlığım 03-04'ü parasıyla almamaktı. onun haricinde her çıkan sürümünü oynarım beş kuruşta para vermem. zira benim bildiğim kadarıyla para o kadar da kolay kazanılmıyor.

    not: bunun futbolcu verileri var o nasıl olacak kardeş diyen olursa bilmeyenlere baştan söyleyeyim. o işi amatör scout'lar yapıyor. zevk için yapıyorlar bir şey kazandıkları da yok.
  • bu sezon hayatımdan kemiksiz 1 ayı almış oyundur.

    iki tane kariyerimden bahsedeceğim. öncelikle adanaspor'u alarak başladım kariyerime. boşta olan türk oyuncularla dengeli bir takım kurdum. alt liglerden çıkmak için öncelikli olan şeyin gol yememek olduğunu takıma kabullenmeye ve disiplini en üst düzeyde tutmaya çalıştım. ikili görüşmelerde genellikle çuvalladım. sezon ortasında liderle aramda 8 puan fark vardı. 2 önliberolu sistemden vazgeçip yedekte beklettiğim 3-5-2 ye döndüm. böyle olunca takım daha tempolu oynamak zorunda kaldı ve sakatlıkların sayısı arttı. herşeye rağmen adanaspor'u süperlige şampiyon olarak taşıdım. 1 haftalık düşünme periyodumun ardından istifa ettim. aykut kocaman'ı kovan fenerbahçe hemen teklifle geldi. reddettikten sonra 6 aylık bekleme sürecinin ardından ilk cezbedici teklif geldi. twente!

    ilk gittiğimde şaşırmıştım. takımda forvet oyuncuları çok yeteneksizdi, sakatlardı ve sadece sayısı 2 taneydi. takım ligde tutunmaya çalışıyordu. bir forvet ve bir kaleci alarak işe başladım. silviu lung jr ve guido marilungo beni daha fazla kıramayıp takıma katıldılar. sistemim 4-2-3-1 oldu. allah leroy fer'den razı olsun ben 2 istediysem 3 verdi takıma. her şeyi oldu takımın. sezonu 5. bitirirken hollanda kupasını alarak veda ediyordum güzel ülkeye. diğer rotamız bu kez ingiltere takımımız newcastle idi.

    takıma göz gezdirirken heyecandan dizlerim titredi. harika oyunculardan kurulu bi kadrosu vardı. fakat herkes kendi çöplüğünün ağası gibiydi. şımarık futbolcularla oynamayı sevmediğimden dolayı ne kadar yıldızlarla bezeli kadrosu bulunsa da 2 ay sonra istifa ettim. yeni görev için sadece 6 gün bekledim bu kez rotamız italya takımımız juventus idi. italya'nın futbolunu izlemek de onu yönetmek de beni 3 ay içerisinde yordu. yönetimle anlaşmazlıklarımız da bunun üstüne eklenince sezon bitmeden takımı yalnız bıraktım. bu sefer kararlıydım. gelen teklifleri ince eleyip sık dokuma konusunda kararlıydım. kadro yapısının azimli olduğu bir takım bulacaktım ve öyle de devam edecektim. 9 ay kadar bekledim yeni işim için ve tekrardan ingiltere oldu rotamız ve bu kez seviye iyice yükselmişti. chelsea..

    kadroda düşünebiliyor musunuz, hulk var, lukaku var, hazard var. bu üçünü ileri 3lü olarak oraya öylesine serpiştirsem bile ilk 4 garanti olarak düşündüm haliyle fakat öyle olmadı. 9. sırada bulunan takımımda hulk artık ben daha büyük kulüpte oynamak istiyorum dedi daha geleli 1 hafta olmadan. hemen işlemlerini başlattım ve gönderdim. bunun yanı sıra shaqiri de liverpool'a gitti 20 milyon avroya. elime hatrı sayılır miktarda para kalmıştı. öncelikle marvin martin'i aldım. koçlarımı tek tek seçtim. bunun yanında regen olarak çıkan ve hulk'un bir seviye altında olan forvet ve sağ kanat oynayabilen bi cengaverle transferi kapattım. hala elimde olan kupa sayısı 2 idi. bunun yanına fa cup'ı koymak istiyordum. ligde aldığımız sonuçlar gayet güzeldi. fakat fa cup olmadı. finalde manchester city'e yenildik. ligi 4. bitirirken daha uzun vadeli planlar yapmak istediğimin fark ettim. ayrılıp ayrılmama konusunda kararsızlıklar yaşıyordum. her oyuncum neredeyse kapıma gelip daha büyük kulüplere gitmek istiyorum diyordu. bana güvenin olmadığını hissedince onların güvenini kırmayarak istifa ettim.

    bu andan sonra film koptu. yaklaşık 1 sene boyunca boşta bekledim. roma'nın teklifini nazikçe reddettim. gözüm galatasaray'daydı fakat villas boas* harika gidiyordu 2016'nın ortalarında. ardından lyon'dan gelen teklif üzerine de gururum okşanmadı değil ama gönlüm ingiltere'den yanaydı. fakat olanlar oldu. manchester city mourinho'yu madrid'in elinden aldı. real madrid ilk olarak bana öyle bir transfer teklifi getirdi ki..

    http://postimage.org/image/yyy16pt1h/

    xabi alonso, di maria, kaka, callejon, hamit, carvalho haricinde neredeyse herkes takımdaydı. varane inanılmaz bir stoper olmuş fakat real sezonu 6. bitirmişlerdi. elimde 5 tane ayrı takım dizmeye yetecek kadar para vardı fakat ben prensiplerimden taviz vermeden nokta transferlerle sadece 30 milyon harcayarak lige başladım. aldığım oyuncular tahmin ettiğiniz gibi regenlerdi. ilk sene barcelonayla kıyasıya mücadele içerisinde ligi 1 puan önde bitirdik. bunun yanında uefa kupamız ve kral kupamız da olmuştu. hayalimdeki sistemim 3-1-4-2 idi. ronaldo'nun sağ beklere kadar gelip mücadele etmesini izlemek büyük bir keyifti. çok hırçın bir takımdık. en fazla kartı biz görmüştük. her maçımızı savaşarak kazanıyorduk. esnemek için ağzımı açsam casillas, ramos, ronaldo motive oluyorlardı. artık şampiyonlar liginde eski günlere dönmek için hazırdık ve başardık da. finalde marsilya'ya yenildik.. o sezonu da süper kupa kral kupası ve lig kupasını alarak gidiyorduk ama şampiyonlar ligini alamadık. bu kadar harika bir takımı çalıştırmaktan ve bana duydukları saygıdan dolayı hepsinin gözlerinden öperek aralarından ayrıldım.

    ispanya, arjantin, fransa ve ingiltere aynı anda teklif getirdiler.ingiltere milli takımının başına geçtim. avrupa şampiyonasına giriş gruplarını namağlup olarak geçtik. sadece 4 gol yiyerek. wilshere orkestra şefi gibi yönlendiriyordu takımı ve rooney açlığını sahaya yansıtıyordu. defansımız çok sağlamdı. arsenal sağolsun bir tane de hızlı ve yetenekli forveti bana hediye etmişti. avrupa şampiyonasında gruplardan çıktıktan sonra ispanya ile eşleşince moralimiz bozulsa da maçta inanılmaz şeyler oldu. son dakikada kırmızı yedikten sonra kontra atakla beraberlik golünü attık ve uzatmalar da beraberlikle bitince penaltılarda gülen taraf biz olduk. yarı finalde hırvatistan nispeten daha kolay bir rakipti. fakat zorlanarak da olsa 1-0 kazandık maçı. finalde italya anamızı ağlattı. tarihi farkı kaçırdılar. ne yapsam olmadı. 2-0 yenilerek bir finali daha kupasız, madalyalarımızla tamamlıyorduk. ingiltere'de misyonumu tamamlamışken, oynamaktan keyif aldığım, hayallerimin ikinci takımı beni çağırdı. manchester united..

    daha sonra gelsin şampiyonlar ligi, fa cup, lig kupası, lig şampiyonlukları. harika bir 5 sezonun ardından 2 şampiyonlar ligi 2 fa cup 2 lig kupası 3 lig şampiyonluğu 1 süper kupa ve 1 dünya kupasıyla emekli oluyordum.

    anlatırken tekrar o heyecanı yaşadım. 2. kariyeri anlatmaya gücüm kalmadı. artık başka bir boş vaktimde burayı uzun uzun ve herkesin okumaya üşeneceği uzunlukta ve gereksizlikte entryi dolduracağım.

    not: regen oyunun kendi çıkardığı genç oyunculara verilen isimdir. emekli olanların yerine random bir isimle altyapıya gelen oyunculardır.
    notiki : 3-1-4-2* hakkında sorularınız varsa özel mesajla ulaşabilirsiniz. elimden geldiği kadar yardımcı olurum.
    notüç : bu oyun hakkında ne anlıyorsunuz noktalardan diyen varsa merak edip de bulaşmasın. ciddiyim bulaşmasın. sigaranın zararları bunun yanında hiçbi şey.
  • aşağıda kısa(!) özeti bulunan 12 sezonluk kariyerime son vermiş bulunmaktayım.

    sporting lizbon / 2011-2014

    manchester, chelsea, barcelona gibi büyük takımları almayı genelde tercih etmem. çünkü o takımların mevcut kadroları zaten 'olmuş' durumda. bir söz var ya "şu takımın formasını koysanız, şampiyonluğa oynar." diye; o misal. o takımları çıkarabileceğiniz nokta yok, çünkü zaten en tepedeler. bu yüzden gelişmeye daha müsait, rekabetin daha yoğun ve heyecanlı geçeceğini düşündüğüm takımlara yöneliyorum. aslında galatasaray ile başlayabilirdim fakat maa'nın getirmiş olduğu play-off beniim rotamı türkiye'nin çok uzaklarına yöneltmek zorunda bıraktı; portekiz ve jose alvalade.

    ilk sezonda porto'yu çok zorlasak da 3 puan geride girdiğimiz 29. hafta maçında deplasmanda 2-0 öne geçsek de üstünlüğümüzü koruyamadık ve elimize kadar gelen fırsatı geri teptik. sezon sonunda ise averaj ile porto'nun arkasında 2. sırada yer aldık.
    http://img844.imageshack.us/...6/porligi29hafta.jpg
    http://img689.imageshack.us/...75/portosporting.jpg

    diğer sezonumuzda ise yine kıran kırana geçen şampiyonluk yarışını bu sefer averaj ile önde tamamladık ve kariyerimizdeki ilk şampiyonluğu yakaladık. aynı sezon uefa avrupa ligi yarı finaline kadar çıkmış olsak da twente'ye 0-1 ve 1-1'lik skorlar ile boyun eğmiştik. son sezonumuzda ise gerek ligde gerekse avrupa'da umduğumuzu bulamayınca istifamızı vermiştik. böylece 3 senelik sporting lizbon kariyerimizi 1 lig şampiyonluğu ile tamamlamıştık.

    aston villa / 2014 - 2019

    portekiz'den ayrıldıktan sonra kafamıza uygun bir kulübü bulmak biraz zamanımızı almıştı. gelen teklifler genelde brezilya ve arjantin ligi takımlarındandı. bu yüzden 2014 aralık ayına kadar lizbon'da kazandıklarımızı yemekle meşgul olduk. çünkü doğru teklifin gelmesini bekliyorduk ve düşüncemizin aksine kendi liginde yukarılara çıkmak için yarış halinde olan bir takımlardan teklif gelmedi. nihayet aralık ayında ada takımlarından aston villa kapımızı çalmıştı. gerek ligde 12. sırada bulunması sebebi ile yardım eline ihtiyaç duyması, gerekse nispeten sağlam ve dengeli kadrosu sebebi ile bizleri ikna etmişlerdi. başkan uçak biletimizi de karşıladı ve birmingham'a inmiştik.

    ilk sezonumuzda pek bir şey yapma fırsatımız olmadı. 12. sırada aldığımız takımı, sezon sonunda yalnızca 2 basamak yukarıya taşıyabilmiş ve 10. sırada bitirmiştik. transfer sezonunda kadroda yaptığımız bazı değişiklikler ile önümüzdeki sezon çıtayı biraz daha yükseğe koymuştuk. fakat chelsea, liverpool, manchester united, manchester city, arsenal, tottenham ve west brom'un arkasında 8. sırada yer almıştık lig sonunda. bir sonraki sezon yakaladığımız sıra dışı başarıda arjantin'den bedavaya getirdiğimiz adrian fernandez'in payı büyük olmuştu. nitekim ligde 3. olarak tüm ada'nın dikkatini çekiyor ve şampiyonlar ligi'ne de merhaba diyorduk.

    http://img856.imageshack.us/...856/7953/cldeyiz.jpg

    2017-18 sezonunda şampiyonlar ligi'nde lyon, benfica ve vitesse ile birlikte yer aldığımız grubu 15 puanla lider bitiriyor ve üst tura çıkıyorduk. grupta en çarpıcı galibiyetimizi ise estadio da luz'da benfica'ya karşı 8-0'lık skor ile alıyor ve benfica taraftarını, beşiktaş taraftarının yaşadığı rezalete ve hüsrana ortak ediyorduk.
    http://img850.imageshack.us/...50/5910/62082762.jpg

    üst turda ise bu sefer amacımız fenerbahçe taraftarını hüsrana uğratmaktı. son 16 turunda ilk durağımız kadıköy oluyordu. kadıköy'de 1-1'lik beraberlik sonrası kendi sahamızdaki maç 0-0 sona eriyor ve adımızı son 8 takım arasına yazdırıyorduk. üst tur bileti almamız rağmen beni tatmin etmeyen durum fenerbahçe'yi skor olarak rencide edememiz olmuştu. sanırım rakibimizi biraz küçümsemiştik.
    http://img145.imageshack.us/...5/7357/sikeciler.jpg

    çeyrek finalde ise rakibimiz valencia olmuştu. nuevo mestella'da aldığımız 2-2lik beraberlik sonrası turu villa park'a bırakmıştık. tribünleri dolduran 40.000'i aşkın taraftarımıza yarı final biletini ise 5-1'lik skor ile hediye ediyorduk. yarı finalde ise bu sefer alman panzerleri bayern münih rakibimiz olmuştu. carlos fierro'nun çılgın attığı bayern münih'e allianz arena'da 3-1 mağlup olduktan sonra villa park'ta turu 89. dakikada bulduğumuz golle alıyorduk. peri masalı şeklinde geçen sezonda şampiyonlar ligi'nde finale çıkmayı başarmıştık.
    http://img690.imageshack.us/.../3306/finaldeyiz.jpg

    finalde ise rakibimiz yakından tanıdığımız arsenal oluyordu. o zamana kadar geçen sezonlarda fa cup finali ve ingiltere lig kupası yarı finalinde diş geçiremediğimiz arsenal, bu sefer şampiyonlar ligi finali'nde rakibimiz oluyordu. fakat topçular, bilenmiş aston villa oyuncularına karşı koyamıyor ve sahadan 3-0'lık galibiyet ve kupa ile ayrılıyorduk.

    sonraki sezonumuzda ise ligde 6. olmuş, avrupa'da ise aradığımızı bulamamıştık. böylelikle aston villa'da koyduğumuz hedeflere ulaşmış ve istifa dilekçemizi başkan'a sunmuştuk. ayrılırken içimizde kalan tek ukde aston villa ile premier lig şampiyonluğu yaşayamamak olmuştu.

    palermo / 2019 - 2023

    aston villa ile adımızı avrupa'ya duyurmamıza ve şampiyonlar ligi kupası'nı kazanmamıza rağmen yine beklediğimiz teklifler doğru zamanda gelmemiş ve aralık dönemine kadar boşta kalmıştık. aralık 2019'da ise palermo'nun sunduğu teklifi kabul etmiş ve çizme'ye doğru yol almıştık. burada da kendisini yukarılara çıkarmamızı bekleyen bir takım ve kulüp vardı. geldiğimizde 11. sırada bulunan palermo'yu lig sonunda 6. basamağa taşıyor ve uefa avrupa ligi bileti alıyorduk. 2020-21 sezonunda ise basel, espanyol ve anorthosis ile birlikte yer aldığımız gruptan 16 puanla lider çıkıyorduk. daha sonra sırasıyla az alkmaar ve sociedad'ı kupa dışına itip çeyrek finale ulaşıyorduk. çeyrek finalde standard liege'i -sanırım- küçümsemiş olmamızdan dolayı kendi sahamızda 1-0 yeniliyor ve turu belçika'daki rövanş maçına bırakıyorduk. burada karakterimizi sahaya yansıtıp normal süre sonunda 1-0 üstün durumda olmamızdan dolayı maçı uzatmalara taşıyorduk. bize yarı finali ise penaltı atışları getiriyordu. yarı finalde valencia'yı 2-0 ve 0-1'lik skorlar ile geçip finalde bayern münih'in rakibi oluyorduk. carlos fierro yine golünü bize yazmasına rağmen 90 dakika sonunda tabela 2-1 üstünlüğümüzü ve şampiyonluğumuzu gösteriyordu. sonraki sezon başında ise şampiyonlar ligi şampiyonu fiorentina'yı gol düellosu şeklinde geçen maçta 3-2 yenip süper kupa'ya uzanıyorduk.

    http://img822.imageshack.us/...52/bayernekoyduk.jpg
    http://img837.imageshack.us/...837/9840/fioyada.jpg

    2021-22 sezonunda italya'da şampiyonluğu ikili averaj ile kaçırıyorduk (kendi sahamızda 0-0, deplasmanda 3-0). son haftalarda kendi sahamızda aldığımız cagliari ve sampdoria beraberlikleri daha sonra canımızı çok yakıyordu. aynı sezon udinese'yi, sonraki sezon sampdoria'yı finalde mağlup ederek italya kupası'na uzanıyor ve koleksiyonumuza 2 yeni daha kupa ekleyerek kariyerimizde toplamda 6 kupaya ulaşıyorduk.
    http://img515.imageshack.us/...515/302/averajla.jpg

    12 sezonda bazı ilginç haberlere de rast geldik elbette:

    aziz yıldırım: "sikerim böyle osasuna'yı."
    http://img201.imageshack.us/...01/8469/ibneaziz.jpg
    2018 şampiyonlar ligi finali ali sami yen'de!!!
    http://img255.imageshack.us/...255/9918/samiyen.jpg
    2018 ara transfer dönemi'nde arda turan fenerbahçe'ye gidiyor.
    http://img12.imageshack.us/.../6213/transferld.jpg

    paranın satın alamayacağı bazı şeyler vardır:
    http://img248.imageshack.us/...g248/3375/milank.jpg
    http://img41.imageshack.us/img41/5002/manuq.jpg

    fm 2013'te görüşmek üzere...
  • keşke wonderkid falan veren arkadaşlar spoiler türü bi uyarı koysa daha güzel olur. kendim düştüm kalkabilirim modunda oynayanlar için pek hoş olmuyor birilerini görmek. ayrıca bilmiyorum türümün son örneği ben miyim ama işe duygularımı karıştırarak serveti direk satıyorum olmadı kiraya veriyorum.

    ayrıca girip kariyeri açtıktan sonra büyük bir irade gösterisiyle çıktığım oyundur. daha fazla dayanamıyorum :(

    edit: oyunun buglarından şikayetçi olan arkadaşlar updateleri yapsınlar. an itibariyle v12.0.3 update cracklı düşmüş bulunmakta. isteyene yardımcı olabilirim.
  • disaridan bakinca anlamayan biri ''adamlar bir ekranda yazilari okuyor,iki adam yerlestiriyor ve bu aktiviteyi 4-5 saat araliksiz yapiyorlar.'' diyor.ama bize yasattiklari cok farkli,iki gun sadece yemek ve uyku icin aile zoruyla kalkma disinda devam ettigimi bilirim eski versiyonlarinda.ilginc oyun vesselam,bir cesit hastalik.aramizda sarkida gecen ''infect me with your love and fill me with your poison'' tadinda bir iliski var bu seriyle.ciksa da oynasak.
  • kendisine olan saygımdan ötürü orijinal cd sini almaktan asla gocunmayacağım efsane oyun serisinin son ürünü.

    fm 2011'e nazaran daha oynanabilir olmuş. en azından daha çok şeye hakim olabiliyormuş gibi gözüküyor ilk izlenimlerime göre. maçları hep 'only commentary' modunda oynayan biri olarak grafikler hakkında yorum yapamayacağım ancak tekniksel ve taktiksel mevzuların biraz daha basitleştirilmesi çok iyi olmuş. ayrıca match talk'larda oyuncuların söylenenlere reaksiyonları çok daha star bi hava katmış oyuna.

    bu yola adım attığımızda championship manager vardı, hiç ingilizce bilmeden, only commentary seçeneğinde sadece 'goal for xxxxxx' yazısının yanıp sönmesini beklerdik heyecanla, hey gidi günler. o zamanlar ne oyuncu mutsuzluk tanırdı, ne de biz training bilirdik.

    sonra şirketler ayrıldı, biz sigames ile kaldık. ismimiz değişti belki ama aslolan hep bizdik. yeni konsept, yeni görünüm, adeta bildiğimiz her şey yıkılıyor, yerine yeni bir takım şeyler inşa ediliyordu. bunu da atlatmasını bildik. gün batınca oturduk karşısına, güneş doğarken kazandık tüm kupaları. addictness rating'imizi hep daha ileriye taşıdık.

    ve şimdi, efsane yine kendini güncelledi. bu sefer daha güçlü, daha dinamik, her zamankinden daha sağlam. alınacak onlarca kupa, keşfedilmeyi bekleyen yüzlerce yetenek var. önümüzde uykusuz geceler, bol gollü maçlar var.
  • oyunu almamaya yemin edip sonra alan ben* oyunda galatasaray'ı merak eden kardeşlerime gereken güzelliği yapmazmıyım?

    tabii ki yaparım!

    aha size galatasaraylı futbolcuların profilleri:*

    albert riera:
    oyunda soldan soldan yardır riera mevzusu gerçeğe dönüşmüş. 4-4-2'nin solunda gayet verimli oynuyor.

    http://img39.imageshack.us/...ieraoverviewattr.png

    aydın yılmaz:
    bildiğiniz aydın yılmaz, patlamasını bekliyoruz...

    http://img40.imageshack.us/...lmazoverviewattr.png

    ayhan akman:
    benim oyunumda felipe melo daha oyunun başında ayağını kırdığından kendisine zaman zaman ilk 18'de yer bulabiliyor.

    http://img535.imageshack.us/...manoverviewattri.png

    aykut erçetin:
    muslera'm varken dönüp yüzüne bakmıyorum. reflekslerinin 18, teke tek özelliğinin 17 olması da garip tabii...

    http://img259.imageshack.us/...etinoverviewattr.png

    ceyhun gülselam:
    melo'suz günlerimde orta sahada zaman zaman kendine yer buluyor.

    http://img825.imageshack.us/...lselamoverviewat.png

    kazım richards:
    baros'un yokluğunda* kimi zaman sercan'ı keser gibi oluyor ama sercan varken kendisinin forvette banko olması zor. sağ açık deseniz orda da sabri reyiz çok formda... biraz kulubede takılacak gibi.

    http://img696.imageshack.us/...zimrichardsoverv.png

    çağlar birinci:
    oyunu oynayacak kardeşlerim, kesinlikle ilk 11'de oynatın. hakan balta'dan çok daha verimli.

    http://img217.imageshack.us/...rincioverviewatt.png

    emmanuel eboue:
    galatasaray'da sağ bek oynamak için doğmuş.

    http://img836.imageshack.us/...lebouoverviewatt.png

    emre çolak:
    selçuk inan ile bi ufak sorun yaşadım. birkaç maç selçuk yerine oynattım ama malumunuz kondisyon sorunu var. bunun dışında iyiydi. inanmazsınız ligde 40 metreden frikik golü var.

    http://img98.imageshack.us/...koverviewattribu.png

    engin baytar:
    pek bi numarası yok. riera'nın yedeği olur ancak.

    http://img507.imageshack.us/...ytaroverviewattr.png

    felipe melo:
    oyunda sezon başlamadan hazırlık maçlarından birinde ayağı kırıldı ve 8 ay boyunca sahalara dönemeyeceğini öğrendim. ağlayacaktım lan üzüntüden. yerine iyi birini bulurum, yabancı kontenjanı falan derken yolladım juve'ye tekrar. önümüzdeki sezon kiralamak için uğraşıcam.

    http://img171.imageshack.us/...elooverviewattri.png

    fernando muslera:
    mükemmel! inanılmaz bir güven veriyor takıma. penaltılarda da çok iyi. şimdiye kadar 3 penaltı çalındı aleyhime 2sini kurtardı.

    http://img607.imageshack.us/...omusleraoverview.png

    gökhan zan:
    oyunda servet-ufja ikilisi o kadar formda ki kendisini hiç düşünmedim takımda.

    http://img689.imageshack.us/...noverviewattribu.png

    hakan balta:
    ancak çağlar birinci'nin yedeği olur.

    http://img696.imageshack.us/...ltaoverviewattri.png

    johan elmander:
    4-4-2 taktiğinde fırsatçı golcü olarak oynuyor.

    http://img840.imageshack.us/...manderoverviewat.png

    milan baros:
    kendisini takımda düşünmediğim için sezon başlarken 7.5 m dolara porto'ya sattım.

    http://img402.imageshack.us/...rosoverviewattri.png

    (bkz: sabri sarıoğlu):
    adamın kralı. sağ açıkta eboue ile ortalığın bi yerine koyuyorlar.

    http://img59.imageshack.us/...riogluoverviewat.png

    selçuk inan:
    oyunu yapanlar kesinlikle bu adamı tanımıyor. "fm diyorsa doğrudur" lafını inkar edecek şekilde özensiz davranılmış kendisine.

    http://img714.imageshack.us/...anoverviewattrib.png

    semih kaya:
    şimdilik a takım için düşünüyorum. fiziğini geliştirmeli.

    http://img821.imageshack.us/...yaoverviewattrib.png

    sercan yıldırım:
    elmander ile iyi anlaşıyorlar.

    http://img703.imageshack.us/...ildirimoverviewa.png

    servet çetin:
    takımın en iyisi. mükemmel oynuyor. korner kazandığım zaman penaltı kazanmış sayıyorum kendimi.

    http://img26.imageshack.us/...tinoverviewattri.png

    tomas ujfalusi:
    servet ile çok iyi bir ikili oldular. son maçta "biraz dikkatli ol" dedim kendisine morali dibe vurdu. öyle de narin bi arkadaş...

    http://img7.imageshack.us/...falusioverviewat.png

    ufuk ceylan:
    ancak 3. kaleci olarak düşünülebilir.

    http://img266.imageshack.us/...lanoverviewattri.png

    yekta kurutuluş: ceyhun gülselam ile rotasyonda kullanıyorum.

    http://img266.imageshack.us/...lanoverviewattri.png
  • oyun oldukça gerçekçi olmuş her zamanki gibi. öyle 2 sene şampiyon olunca robben'i, lahm'ı felan alamıyosunuz kolayca. ayrıca türk kulüplerinin altyapılarından 3 senede 1 üst düzey adam çıkıyor. scout'larınızı yollayın, almancı veletleri toplayın, transfere ihtiyacınız kalmaz 2-3 sene içinde. koray günter ve samed yeşil'i asla kaçırmayın. çoğacayip gelişti piçler. selçuk takımın her şeyi. 4. senemde kulüp efsaneleri arasında yerini aldı. atletico ısrarla arda'yı öneriyor, tavır koydum almıyorum. son olarak vaclav kadlec>sahte ronaldo :(.