resim
Néstor Fernando Muslera Micol
Takım:Estudiantes LP
Mevki:Kaleci
Yaş:39
Boy:1.90
Uyruk:Uruguay
  • 17855
    bir futbolcu bir kulüpte 14 sene kalmamalı. nasıl alışacağız şimdi bunca yılın ardından.

    muslera'nın gelişi orta çağ'ı kapatıp, yeni çağ'ı açmıştı. tabi biz o zaman bunun farkında değildik. şampiyonluk sayılarımız rakiple benzerdi. sürekli tokatlanıyorduk derbilerde. geldi ve 14 yılda şampiyonluk ve kupa sayılarında farkı çok açtık. o geldikten sonra gs-fb derbilerinde en çok görülen skor galatasaray galibiyeti oldu. avrupa'da 2 kez şampiyonlar ligi gruplarından çıktık. ve sayısız kez "son anda muslera" izletti. ve dile kolay toplam 19 kupa kazanıp, rekor kırdı.

    yolun açık olsun nando. fatih'in istanbulu fethettiği yağmurlu bir istanbul gününde, sen de bizim kalplerimizi fethederek gözyaşları ile ayrılıyorsun.

    senin gibi cimbomluyu unutmaz bu taraftar.
  • 17856
    çocukluğum kaotik bir galatasaray izleyerek geçti. zaman zaman 5-1'lik kupa maçı, 2006 şampiyonluğu gibi başarılar görsek de ekseriyetle üzgün çocuklardık. çocukluk travmam 6-0'lık maçtır mesela. nasıl ağladığımı hala hatırlarım. zaman bu şekilde ilerlerken galatasaray da tekrarlanamayan sönük başarılar elde ediyordu. derken bir seçim oldu ünal aysal geldi. ilk iş olarak fatih terim'i getirdi. agresif şekilde transfer pazarına girildi. ujfa-reyes-forlan üçlüsünden bir tek ujfa geldi. eboue'si melo'su, selçuk'u, elmander'i derken baya baya bir takım olduk. starımız arda'ya veda etmek zorunda kalsak da baya baya yakışıklı bir takım olduk. o zamanlarda kale hepimizin kabusuydu. kimleri görmedi ki bu gözler. ıstavroz çeken orkun'u mu lensini unutup 150 metreden gol yiyen franco'yu mu de santis'i mi? hele hele bir zapata gerçeği var ki ne siz sorun ne ben söyleyeyim. işte bu ahvalde italya'dan bir haber geldi. yakışıklı, güler yüzlü bir çocuk. ilk antreman görüntüleri ve sürekli gülerek neşe saçması hala gözlerimde. dedik heralde baya baya bir kalecimiz var. dedik ama hiçbirimiz bu kadarını beklemiyordu. o güler yüzlü çocuk geldi dünyaları kurtardı. hepimizin kalbini fethetti. satılamaz, satılması teklif edilemez seviyesine bizi getirdi. derken zaman su gibi akıp geçtı. aralıklı sönük geçen başarılarımıza, çocukluk travması olan fener derbilerine bir sünger çekti ki bugün hala çektiği o süngerin izleri duruyor. kendisiyle madrid'e manu'ya sahayı dar ettiğimiz de oldu kadıköy'de kupa kaldırdığımız da oldu. bugün 19 kupayı güler yüzüyle kaldıran o genç çocuk buradan kocaman bir ailesi ve kendisini gözü yaşlı izleyen milyonlarca taraftar bıraktı. seni çok seviyoruz. dünyanın neresine gidersen git hangi kupa için mücadele edersen et arkanda milyonlarca büyük galatasaray taraftarı bulacaksın. bu kulübe kattıkların için, biz galatasaraylılara yaşattıkların için sana ne kadar teşekkür etsek az. iyi ki varsın nando. iyi ki bizimle oldun. iyi ki kalbimize girdin!
  • 17858
    --- alıntı ---

    telâşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
    gittikçe genişleyen
    yakılmış ot kokusu
    yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
    yansımalar tutmuş bütün sâhili
    çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
    öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
    çünkü ayrılık da sevdâya dahil
    çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili

    --- alıntı ---

    canım yanıyor, ellerim gitmiyor bir şeyler yazmaya çok sevdiğim bir şiiri ezberden yazdım, o bile zulüm gibiydi. bugüne dair söyleyebileceğim tek şey canım çok fena acıyor. bir daha o kaleye geçip yeşil kazağıyla arz-ı endam etmeyeceğini bilmek inanılmaz koyuyor, mutluluğun daim olsun güzel adam.
  • 17860
    işe dalmışım.

    telefona baktım. sonra yanıma bir arkadaş geldi. "ne oldu, bir şey mi oldu?" diye sordu. gözlerimde yaş birikmiş, burnumu çekiyorum.

    gözyaşı delikanlının apoletidir. bunu herkes bilir.

    telefonu gösterdim. has galatasaraylı arkadaş. beraber ağlamaya başladık. o ağlıyor, ben ağlıyorum, ağlaşıyoruz. koca koca ağlak iki adam...

    apar topar temiz havaya çıktık. öğle bir boşluk oturdu ki bağrıma. oturduk bir banka. o boşluğun icabına bakılması gerekirdi. hiçbir şey doldurmadı da efkar bastı bağrımı.

    birer cigara yaktık.

    meret iyi gelmedi. gelmez zaten. hiçbir şey iyi gelmez.

    eyvallah kaptan.
  • 17863
    şimdiki nesil pek bilmez ama 2010'lu yıllarda galatasaray maç kaybettiğinde en çok muslera üzüldüğü için üzülürdük. şu an osimhen sizin için neyse, 2010'lu yıllarda muslera da bizim için aynen oydu. galatasaray'a geldiğinde kaleci listelerinde dünyanın en iyi 7. kalecisi olarak gösteriliyordu. ve bu adam avrupa'nın en iyi kulüplerine gidebilecekken sadakati seçip galatasaray'da kaldı.

    tam 14 yılını bize verdi, 8 lig şampiyonluğu aldı, en çok kupa kazanan oyuncu rekorunu kırdı ve öyle gidiyor. hiçbir zaman idmana fazla kilolarıyla gelmedi, her zaman fitti ve profesyonel bir sporcuydu. takım içinde kavga, huzursuzluk çıkarmadı. yeri geldi maaşını alamadığı için huzursuzluk çıkaran oyunculara "gerekirse ben cebimden veririm burda paranız kalmaz" dedi. büyük efsane, yolun bahtın açık, hayatın uzun ve sağlıklı olsun. bir daha senin gibisini göremeyiz.
  • 17865
    --- alıntı ---

    "kalemize geçtiğinden beri birtek zamanı tutamadın!"

    --- alıntı ---

    demiş birisi ınstagram'da, önüme düştü. güzel demiş. herşey için teşekkürler nando.

    sportif başarılar hep dendiği gibi geliyor geçiyor. senden özellikle genç nesillere armağan bence bir insanın yaşayabileceği çoğu duyguyu ve gösterebileceği çoğu erdemi kulübümüzde geçirdiğin sürede bizlere göstermen oldu. almasını bilene insan ilişkileri açısından oldukça öğretici oldu.

    sana ve ailene hayatlarınızın geri kalanında sağlık ve mutluluk dilerim. istanbul'u unutmamaya çalış.

    not: müdavimi olduğun berbere ben baya baya kazara girip ücretine rağmen pat diye yan koltuğuna oturduğumda ve sana üyelik kartımı gösterdiğimde hiç sıkılmadan benimle biraz ispanyolca biraz ingilizce muhabbet ettiğin için teşekkürler. çok eğlenmiştim. harbi mütevazi adamsın.
  • 17867
    koskoca 14 sene...

    o geldiğinde, üniversite yıllarını yaşayan bir gençtim. uefa'yı, süper kupa'yı çocukluğunda görmüş, sarı-kırmızıyı hayatının her anında yaşamış, çöküş dönemine de şahit olmuş milyonlarca galatasaraylıdan biriydim.

    sonra bu adam geldi. başta elleri küçük dendi, çok eleştirildi, yenilen her golde o kabahatli gösterildi ama o 'son anda muslera'ydı işte. kaç maçta ipten aldı takımı, kaç akıl almaz kurtarış yaptı, kaç kere gitti denen maçı çevirdi, saysak bitiremeyiz.

    bugün o adam, yani bizim nando'muz bize veda edeceğini söyledi. konuşurken duraksadı, yutkundu, gözleri doldu, ağladı, biz de ağladık. 14 sene, 19 kupa. sayısız güzel hatıra, birlikte kazanılan onca zafer ve bir efsanenin her anına şahit olmanın gururu...

    ama yine de çok zor be hocam... gençlikle vedalaştık, bütün o güzel hatıraların üzerinden bi geçtik şöyle, sonrası yine hüzün. yarın akşam çok zor geçecek. hem sana, hem mertens'e, belki osimhen'e yani üçünüze birden veda etmesi çok zor olacak ama giden her sevgilinin ardından biz olduk sonuçta el sallayan... he, ne diyordum. yarın akşamı iki duble eşliğinde izlemeli. belli ki bu hüzün, onca sevinçten sonra sağlam hissettirecek kendisini.

    hoşçakal nando. iyi ki bu kulübün formasını giydin, iyi ki bizim kalecimiz oldun. gelecek yıllar sana hep başarı ve güzellikler getirsin, biz hep buralarda seni desteklemeye ve gurur duymaya devam edeceğiz.
  • 17868
    14 senede hayatımdaki “her şey” değişti. sadece muslera değişmemişti. şimdi artık o da yok. bu kadar mıydı gerçekten demek bir nebze nankörlük belki. ama insan yine de biraz daha tadını çıkarmak istiyor. karşısına geçip bir kez bile elini sıkmadığım bir insanı bu kadar sevebilmek mantık sınırlarımı zorluyor. ama bu aşk da zaten mantıklı bir şey değil. her şey için teşekkürler. iyi ki varsın.
  • 17869
    sözlük yaş skalası düşünüldüğünde çoğumuzun* çocukluğu, gençliği, yetişkinliği bu adam.

    gelmiş geçmiş en büyük galatasaray efsanelerinden biridir ve zamanı geldiğinde kulübe ait alanların en muntazamlarından birine heykeli dikilmelidir.

    birçoğumuzun mutluluğu, birçoğumuzun huzru, birçoğumuzun galatasaray'ı.

    seni çok seviyoruz!
  • 17870
    gençliğimden bir parça kopuyor. ilk aşık olduğumda kalede sen vardın. orta okuldan mezun olduğumda kalede sen vardın, liseden mezun olduğumda kalede sen vardın, üniversiteden mezun olduğumda kalede sen vardın. galatasaray'ın bizi sayısız kez mutlu ettiğinde kalede sen vardın, zaman zaman kahrettiğinde de kalede sen vardın. mutluluğumuzda da üzüntümüzde de kalede sen vardın. tam 14 yıl kalede seni izledik, her sene düşünmeden tahtaya ilk seni yazdık. şimdi gözümüz nasıl alışacak senin olmayışına bilmiyorum. yolun açık olsun kaptan, bir gün tekrar buluşmak üzere.
  • 17871
    gerçekten yok musun artık kaptan? her sezon sonu gittiğin yerden döneceğini biliyorduk, yine bize, ailene döneceğini. yıllarımızı birlikte geçirdik, hep burada bizimleydin. artık gittiğin yerden dönmeyeceksin, bü ülkede yaşamayacaksın artık ve ben buna uzun süre alışamayacağım. keşke 1 sene daha oynayıp klüpte görev alsaydın da sonsuza kadar bizimle kalsaydın. efsanemsin.
  • 17872
    floryanın son kaptanı.
    o kadar zor ki "son" denen şeyi kabullenmek. ben kabullenemiyorum. saçmalamayın muslerasız galatasaray mı olur ya? 14 senedir aile sofrasının baş sandalyesinde oturan baba gibi bizimleydi. hep oradaydı. bizim musleramız. kaptanımız. galatasaray dominasyonunu başlatan o kadronun en önemli parçası. yıldız skorer topçu dışında forma alıp giymeyen çocuklara yeşil kaleci kazağı giydiren büyük efsane. seni o kadar çok seviyorum ki. gurur duyuyorum bizim efsanemiz olduğun için. birgün olağanüstü şeyler yaşansa ve evrendeki tüm galatasaray flamaları kaybolsa galatasaray diye senin fotoğrafını koyardım her yere. yolun hep açık olsun. evlatlarına, eşine, sana, hala seninle olan sevdiğin herkese sağlık ve mutluluk dilerim. hoşça kal efsane.
  • 17873
    kaptanım. güle güle. dile kolay, 14 yıl. kaç yaşımıza geldik, çocuk gibi duygusalız senin yüzünden.

    başakşehir’le başladın başakşehir’le bitiriyorsun,
    golle başladın golle bitiriyorsun,
    kupayla başladın kupayla bitiriyorsun,
    3 yıldızla başladın 5 yıldızla bitiriyorsun,
    25 numaralı formayla başladın 25. şampiyonlukla bitiriyorsun.

    var ol.
  • 17875
    galatasaray’a geldiğinde hayatımız başka bir yerdeydi. zaman aktı, biz büyüdük, değiştik. ama o hep aynıydı: kalede dimdik duran bir güven, karakteriyle bütünleşmiş bir lider, gözyaşlarıyla bile bize umut veren bir galatasaraylı.

    o sadece bir kaleci olmadı. her kurtarışta bir şehrin yükünü aldı omuzlarına. derbi sabahlarında içimize su serpen, avrupa akşamlarında bizleri yeniden inandıran, şampiyonluk gecelerinde ağlayarak sarıldığımız o adam oldu. florya’nın sıcak yüzü, kupalara uzanan bir ailenin sembolüydü. o tribünlerin çocuğu gibi oldu, biz de onu bir evlat gibi bağrımıza bastık.

    19 kupa, sayısız kurtarış, bir ömürlük anı... ama en çok da sadakatiyle, duruşuyla kazandı. her veda zor olur, ama bazı vedalar göğsümüzde bir ağırlıkla kalır. muslera, sen galatasaray’ın tarihine adını altın harflerle yazdırdın. bizim kalbimizeyse hiç silinmeyecek bir yerle…

    iyi ki geldin. iyi ki bizim kaptanımız oldun.
    hoşça kal değil, hep bizimle kal nando.
App Store'dan indirin Google Play'den alın