• 15403
    1 şubat 2018 konyaspor galatasaray maçındaki eray işçan tercihini bende yadırgadım. sonradan hocanın niye böyle bir şey yapmış olabileceğini düşündüm ve aklıma iki seçenek geldi:

    - bildiğiniz üzere maç kadrolarında 12 -13 yabancı sınırı var. donk'un da rotasyona dahil olmasıyla carraso kulübenin dışında kalacak. maç içinde muslera'ya bir şey olursa * kulübede eray var demek oluyor. bunu göz önüne bulundurarak eray'ın maç oynamasını daha mantıklı bulmuş olabilir.

    - ikinci ihtimal ise cedric carraso ile kulübün bağlarının kopmuş olması ihtimali. çünkü kontenjanı açmak için gönderileceği kesin gibiydi. badou'nun beklenmeyen şekilde ayrılması ve bizim de tek transfer yapabilmemiz dolayısıyla ek kontenjan açmaya gerek kalmadı ve carraso kalmış oldu. son gün bir hamle daha olsa sanırım dışarda kalacaktı. böyle bir konumdaki, süreç yaşamış bir oyuncuyu pat diye kaleye koyma yüzsüzlüğünü yapmak istememiş olabilir. bu konumda kalmış bir oyuncu takımdan zihnen kopuş yaşamış da olabilir. içeriyi bilemiyoruz.

    bunların haricinde eray'a son bir şans vermek istemiş de olabilir. evet, şans vermek istediyse şayet; bu eleştirilebilecek bir şey lakin;

    yapılan eleştirilerin arkasında farklı motivasyonlar ve farklı niyetler sezilmesi, sırf bir tercihten yola çıkarak genellemeler yapılması karşı çıkılacak bir şey.

    türkiye kupası maçlarını yıllardır rotasyona kimi sokabiliriz/sokamayız diye kullanıyoruz zaten. türkiye kupası bizim için olmazsa olmaz değil * trabzonspor, bursaspor, konyaspor gibi bir takım değiliz. kazanırsak kazanırız, kazanamazsak çok ah vah edilecek bir durum yok. hoca da doğal olarak rotasyona kimi sokabilirim diye bir çok oyuncuya bu maçlarda bakıyor işte. ne gariplik var ben anlamadım.

    konyaspor maçındaki oyun hızımızdan, hücum ediş şeklimizden memnunum. hem badou'nun gidişi hem fernando'nun sakatlığı sebebiyle rakibi karşılama konusunda eksiğiz. yeterli bir transfer dönemi de geçirmedik. ligin ilk 8 haftasında seri yakalarken fernando - badou - tolga 3'ü beraber oynuyordu. şu anda 1'i var. biri de umarım hızlı ve iyi döner. hoca bu defoları giderebilecek yamayı en iyi şekilde yapmaya çalışıyor. yapabilecek en iyi kişi de kendisidir zaten.

    tanım: tekrar galatasaray'ın başında olduğu için mutlu ve memnum olduğum teknik direktörümüz.
  • 15404
    1 şubat 2018 konyaspor galatasaray maçı'nda gördük ki hoca faktörü futbolda düşündüğümüzden çok daha fazla etkili. bu kimi yazarlara göre çöp olan kadroyla (bence de kalitesiz), konya deplasmanında rakibi ezdik. sadece sol bek ve kalecimiz farklı olsa maç 0-3, 0-4 bitebilirdi çok rahat bir şekilde ve bunu ortasahada selçuk ve donk ile yaptık.

    hocam, gerçekten bu ligin üstündesin, iyi ki galatasaraylısın, iyi ki galatasarayın başındasın. umarım bu sefer emekli olana kadar kulübümüzde kalırsın hocam.
  • 15405
    öncelikle neden eray diyerek başlamak istiyorum ancak kadro derinliğinin olmaması ve 21 kişilik kadroda 1 türk kaleci bulundurma zorunluluğunun olması eray'ı bir deneyeyim düşüncesine itmiş olabilir. hem alt yapıdan çıkmış olması hem de göreyim bi şu eray'ı dediğini düşünüyorum. carrasso'yu yazabilmesi için eray'ı da yazması gerekiyor. bunun için de 2 yabancının kesik yemesi gerekiyor sanırım. bu konuda latoyu keserek çözüm bulacağını düşünüyorum.

    asıl konuya geleceğim. fatih hocam sen nasıl bir hocasın? bizim hepsine çöp dediğimiz yedek kulübesine dün futbol oynattırdın? bildiğin topun kontrolü kendisinde olan futbol oynadı takım. kendi sahalarında belli zamanlar dışında rakibi ezdik. sol bek ve kaleci faktörü daha iyi olsaydı 4-5 atmış, turu geçmiştik.

    sen nasıl üst düzey bir teknik direktörsün bir kere daha gördük. galatasaray ruhunu bilen, galatasaray'ın içinden gelen bir teknik direktör olunca işler ne de güzel oluyor ama. galatasaray değerlerine sahip çıkan hoca olunca nasıl da oyunculardan verim alıyor görüyoruz.

    hocam sen hep bizimle ol olur mu?
  • 15406
    http://tr.beinsports.com/...in-sivas-plani-hazir
    haber de şöyle bir bölüm var

    --- alıntı ---
    terim'in, forvette de tercihini gomis'in yerine bir kez daha eren derdiyok'tan yana kullanabileceği belirtildi.
    --- alıntı ---
    bu durumda yedekleri kazanıyım derken as’ları küstürecek.
    bide gazetelerde gomis terim arası soğuk diye haber okumuştum inanmamıştım hala da inanmıyorum ama gazeteler bunu affetmez.
  • 15407
    çok değil 18 kasım 2017 başakşehir galatasaray maçı'ndan sonra takımın başına getirilmiş olsaydı şuan muhtemelen lider olarak devam ediyor olabilirdik ve yarın ki maçımız ile beraber belki bjk'ya 10 puan civarı fark atabilirdik.

    en kötü yeni malatya maçını kazansa zaten lider durumdaydık şuan. vodafone'daki bjk maçında fatih terim olsaydı lehimizde daha iyi bir sonuçla ayrılacağımızdan da şüphem yok.
  • 15408
    yıldızlara değil hocaya güvenmenin ne kadar güzel bir his olduğunu iliklerimize kadar hissettiren hoca. tudor olsa 1 puanı kar sayacağımız bir deplasmanda hiçbirimize 3 puan dışında başka bir şey düşündürtmüyor.

    fener ve beşiktaş'ın 2'şer puan bıraktığı haftada sen o sivas'ta puan falan kaybettirmezsin hocam. hatta bizim bildiğimiz terim şu sonuçlardan sonra sivas'tan 5 puanla döner.
    (bkz: allah yardımcınız olsun)

    (bkz: 4 şubat 2018 sivasspor galatasaray maçı)
  • 15410
    rakip takım teknik direktörleri ve medya üzerinde psikolojik bir baskı oluşturduğu net bir şekilde belli olan teknik direktörümüz.

    kadro tercihleri tartışılabilir, oyuncu değişiklikleri de.. oynattığı futbol vs. de...

    fakat terim'in gelişi ile ne götünü kaldırmayan futbolcu görebiliyoruz ne de takıma karşı götü kalkabilen.

    bunun için bile ahımız var'cıların bile biraz daha sakinleşmesi ve sonuna kadar desteklemesi gereken teknik direktörümüz.
  • 15412
    4 şubat sivas maçından önce oluşan havanın sebebi kendisidir, başka bir şey değil. ''biz bu maçı alırsak rakipler saf dışı kalabilir'' diyorsak sebebi kendisidir.

    çünkü rakipler biliyor ki puan farkı artarsa, fatih terim'in yönettiği bir galatasaray'ı geçmeye çalışacaklar. bu psikolojik açıdan çok sıkıntılı bir şey rakipler için. dolayısıyla onlar için her puan kaybı stres, her puan kaybı bir sonraki puan kaybına açılan kapı.

    biz biliyoruz ki farkı açarsak, fatih terim önderliğinde şampiyonluğa yürüyeceğiz. daha önce defalarca yaptığımız ve zafere ulaştığımız gibi. sıkıntı mı oldu? fatih terim halleder. kaos? kaos yok.

    göztepe ve kayseri maçları, fatih terim'in zaferidir. osmanlı maçını ise zaten kazanabilirdik. işte bugün oynayacağımız sivasspor maçı ise allah'ın izniyle fatih terim önderliğinde şampiyonluk yürüyüşünün gerçekten başladığı maç olacak.
  • 15413
    takımımıza 4.kez gelmiştir. hakkında şöyle bir istatistik paylaşayım: ilk dönemindeki 4 sezonda toplamda 12 kupa kazandırmıştır. yani sezon başına 3 kupa düşüyor. bu dönemde kazandığı ve hala erişilemeyen hatta hala da kıskanılan bir kupayı da eklemişti müzemize. (bkz: uefa kupası) ikinci döneminde ise yaklaşık 1.5 sezon görev almış ve bu sürede kupa kazanamamıştı. gel gelelim bizi en fazla ilgilendiren döneme. yani fatih terim'in üçüncü dönemine:

    geldiği üçüncü dönemde, hemen hemen 2.5 sezon kalmış ve bu süre de takımımıza toplamda 4 kupa kazandırmıştır. ( özel etkinlikler hariç) işin işte en can alıcı kısmı bundan sonra başlıyor. çünkü takımımız şah'a kalkmış ve bu durum başkalarını ciddi şekilde endişeye sokmuştu. (bkz: fenerbahçe) (bkz: beşiktaş) bu endişe nitekim geniş kitlelere yayıldı ve milli takım projesi ortaya atıldı. şimdi birçok kişi, fatih terim'in gitmesinin nedeni olarak ünal aysal ı görüyor. işte bu çok yanlış. çünkü "eleman" tartışması ortaya atılmadan önce, fatih terim'e milli takımı 4 maçlık çalıştırması için teklif gitti. hem galatasaray'ı, hem de 4 maçlık milli takımı çalıştırma fikri güzel görününce, ilk etapta fatih terim bunu kabul etti. tabi bu teklif ünal aysal tarafından da kabul edildi. ama sonrasında malum şahıs (bkz: yıldırım demirören) teklifi yükseltti ve 2 veya 3 yıllık olarak teklif götürdü. ama basına yansıyan kısım ise 4 maçlık çalıştırma teklifiydi. yıllık olarak giden teklif yönetim tarafından kabul edilmeyince medya da "vatan haini" yakıştırması yapıldı. sosyal medyada da herkes bilip bilmeden aynı benzetmeyi yaptı, halbuki bizim reddettiğimiz kısmın 3 yıllık anlaşma olduğunu bilmeden... fatih terim ve ünal aysal 4 maçlık teklifi kabul edeceklerini söylemek için yıldırım demirören'i ararlar. ünal aysal teklifi kabul ettiklerini söyler söylemez, yıldırım demirören biz hocayla 4 maçlık değil, yıllık olarak anlaşmıştık ama madem 4 maçlık diyorsunuz o zaman bizde başka hocalara bakalım der ve ilk kıvılcım'ı çıkartır. bu konuşma bazı medya kesimlerine 4 maçlık teklifi reddediyoruz şeklinde yansıtılınca, artık iyice kulübü vatan haini yaptılar! sonrası zaten malumunuz. fatih terim gitmek zorunda kaldı! bakın zorunda kaldı diyorum çünkü bu süre zarfında ünal aysal talihsiz açıklamalar yapmış, medya ise hain(!) yakıştırmasını artık abartmıştı.

    milli takıma gitti ve milli takımı avrupa şampiyonasına götürdü (bkz: euro 2016) ama gruplarda elenmiştik. sonrasında prim olayları ve arda turan krizi patlak verince medya bu sefer tekrardan fatih terim'in üzerine gitti. tabi bu süreçte fatih terim de mekan basma vs. gibi hatalar yaptı ve nitekim fatih terim artık dayanamadı ve istifa etti. bu süreçte medya yine ikiyüzlülüğünü göstermişti. çünkü beşiktaş kulübüne şenol güneş için milli takımı birkaç maç çalıştırması için teklif gitti ama teklif direkt reddedildi. medya ise "vatan haini" yakıştırmasını yapmayıp, beşiktaş kulübünü haklı görmüştü. beşiktaş şampiyonlar liginde olduğu için kalmak zorunda vs. gibi laflar edilmişti. vay be...

    şimdi yine fatih terim takımımıza geldi. şimdilik iyi gidiyor. iyi gitmesinden dolayı medya şu an suspus ama en ufak bir kıvılcımda medya tekrardan açar ağzını. söz konusu kıvılcımı asla medyaya vermemeliyiz. şimdi bile taraftarlarca mırıldanmalar başlıyor, işte "o oyuncu orda oynatılır mı ? "selçuk inan ölmüş bitmiş ama hoca hala oynatıyor" "terim ısrarla kendi bildiğini yapıyor" gibi sözler ufaktan duyuluyor. hah işte duyulmasın. yanlış anlamayın fatih terim'in bir bildiği var eleştirmeyin de demiyorum ama en azından şimdilik eleştirmeyin. herkes herkesi sevmek zorunda değil. sözlükte de mutlaka fatih terimi sevmeyenler vardır, ama bu duygu kulüp sevdasının önüne geçmemeli. bu sezon ne yaparsa yapsın desteklemeliyiz, koz vermemeliyiz başkalarına. %70-75 gibi yüksek bir oranda lig kupası kazanan birisini bağrımıza basmalıyız, en azından başkalarına inat. emin olun saflarımız aynı. süngüyü dostlarımıza vurmayalım...
  • 15425
    donk'u bu kadar seviyorsa ilk transferde kendisi ile birlikte gider. benim için ne kadar özel bir yeri olsa da kimse galatasaray ile "biz yaptık oldu"culuk oynayamaz.

    belhanda'yı oynatacaksın hoca, bu kadar. sosyal medyayı takip edeceğim diyordu, sosyal medyadaki avelleri dinliyorsa işimiz iş.

    donk, tolga seni de bizi de yakar.