• 8526
    lig tv'de katılmış olduğu 21 programının 100. bölümünü baştan sona izledim. bilen bilir fatih terim'e yönelik düşüncelerimi ama dürüstçe söylemek isterim ki öyle kötü hiçbir şey çıkmadı ağzından galatasaray'a dair, tam tersine bir sürü güzel şey söyledi, haliyle duygulandım ve de özledim kendisini.

    şanslıyız ki günahıyla sevabıyla fatih terim gibi bir figürümüz var. programda da ara ara pörtledi tabi egoist falan yani sevmiyorum o yönlerini açıkçası ama toplamda kendisini sevmemek sayamamak imkansız.
  • 8527
    sözlükteki fan boyları azalarak bitmektedir.

    ayrıca egoist, popülist ve yaptığı her işten bir karşılık bekleyen, gelmiş geçmiş en iyi türk teknik direktördür.

    ah fatih hocam, senin bu kendine özgü tavırlarının da, oynattığın futbolun da havası, civası 90'lı yıllarda kaldı.

    ünal aysal eline drogba ve sneijder'i verdi de çeyrek final oynadık şampiyonlar liginde, yine de teşekkür ederim sana.

    şimdi sinyor mancini'ye ve yapmak istediklerine, oynatmak istediği futbola bakıyorum da, teknik-taktik bilgin sinyor mancini'nin üçte biri bile değil.

    tavırların, karakterin, hal ve tutumların zaten zayıf noktan.

    ah be fatih hocam, senin ve senin kalite olarak yarın bile etmeyecek diğer türk teknik direktörlerin, ülkemizdeki çakma futbol duayenlerinin nasıl da düştü maskesi, sinyor mancini'den sonra.

    ünal aysal'dan sonra..

    kendi içimizde eğleniyor muşuz meğersem yıllarca. oynanan, oynatılmak istenen, kurgulanan şey futbolun f'si bile değilmiş.

    ''gerçek'' italyan bir bir yüzüne vurdu ''gerçek'' futbolu, 70 milyonun yüzüne..

    ah be fatih hocam,

    90'lı yıllarda kaldın hocam...

    edit: ya nasıl oynatabildi ? zaten rahat rahat çıkmamız gereken kek bir gruptan aydın yılmaz'ın son dakika golüyle çıktık. drogba ve sneijder geldi de takım bir hava, bir hüviyet kazandı. schalke'yi de kazanılan bu hava ile eledik.

    ayrıca drogba ve sneijder alınmasaydı 9 nisan 2013 galatasaray real madrid maçındaki 3-2'lik galibiyeti de nah görürdük.
  • 8530
    keşke lig tv'deki 21 programının kendisinin konuk olduğu 100. bölümünü herkes izleseydi. teknik direktör olduğu andan itibaren kulüp düzeyinde, fakat özellikle de milli takımlar düzeyinde öyle özverili, müthiş ve detaylı çalışmalar yapmış ki, 1993 akdeniz oyunları için aylar öncesinden tüm ülkeyi arayıp tarayıp kurmuş olduğu kadro abartısız 10 yıl ülke futbolunu da, galatasaray'ı da kalkındırmıştır. tüm bunları tek tek hatırlattı işte bu program. yani fatih terim gerçekten üst düzey bir futbol zekası ve bu konuda hırslı olduğu kadar çalışkan ve gayretli de ki bunu 3. döneminin sonlanmasına ilişkin gayet sert eleştiriler yönelten ben diyorum bakın objektif olmak lazım.

    başarıların gelmesiyle birlikte fatih terim bu araştırıcı kimliğini yavaş yavaş kaybetti ve sistem kuran teknik direktör olmaktan çıkıp sistem yöneten teknik direktör olma yoluna gitti. bunda egosunun da biraz etkisi var, yani şu an ego dediğimiz potansiyel bundan önce hırs, azim ve gayret idi, başarıya ulaştıkça da egoya dönüştü ama elbette teknik direktörlük becerileri baki kaldığı gibi deneyim ve uzmanlık ile daha da harmanlandı.

    kendisini sadece gaz veriyor, kıro, hocalıktan anlamıyor falan diye görmüşsem eğer önceden bana yazıklar olsun. elbette insan her şeyi her zaman oturup araştıramıyor ama bazen bir şekilde daha iyi ve daha doğru şekilde öğrenebiliyoruz.

    fatih terim uzun zamandır transferler üzerinden eleştiriliyor ise bunun en büyük sebebi de sözünü etmiş olduğum tarz değişimi. eskiye nazaran daha doymuş, daha tembel fakat hala hırslı. bu yüzden yaşlı bir takım kurdu ve başarıya ulaşmasına rağmen takımı gençleştirmekte sorun yaşadı, hamlelerinde yüksek oranda başarı sağlayamadı. üst düzey oyunculardan kurulu bir ekibi yönetmek de ayrı bir ustalık ister ve kendisinde bu var, lakin yeni bir sistem kurmak için doğru adam değil sanki artık fatih terim, her ne kadar fatih terim olmasını sağlayan ve 90'lar boyunca en başarılı şekilde yapmış olduğu şey bu olsa da...

    şimdi öyle bir makama geldi ki, sanki cidden eski, o ilk fatih terim olma yolunda... "türkiye futbol direktörü"

    ptt 1. lig karmaları seçildi maçlar yapıldı falan. allah allah adam çalışıyor! yani eskisi gibi geldi bana adeta turneye çıkar, 3. lig düzeyinden milli takıma adam seçer gibi... uzun zamandır böyle değildi, inşallah başarılı olur yani bunu yürekten isterim. kendini bu açıdan kanıtlamasını da ayrıca isterim. sistem kuran değil sistem yöneten hoca olarak son 10 yılda kendisini yeterince kanıtladı, bir kez daha sağlam bir milli takım sistemi kurarsa bence kendisine yapıştırılan transferci, hazırcı, yıldızlarla başarıya yürüyen teknik adam kimliğini ebediyen tarihe gömer.

    çok zor anlatmak hepsini ya of, keşke herkes izleseydi... o kadar çok ve önemli şeyler yapmış ki...
  • 8531
    tff'nin önerdiği 7 yıllık kontratı, galatasaray'ın önerdiği 2 yıllık kontrata tercih etmiştir. hani biz bazı şeyleri çok büyütüyoruz, üzerinden kutuplaşma noktasına varıyoruz ya, aslında gerçekten değmez. fatih terim 6-1 yenildiğimiz real madrid maçının ardından kendine olan güvenini kaybetti ve büyük ihtimalle ailesinin de baskısıyla emekliliğini garanti altına aldı. galatasaray'da başarısız olup bizim bile istifasını isteyeceğimiz bir noktaya geldikten sonra, etrafındakilerin "biz sana demiştik" deme ihtimallerini düşündü. bu kesinlikle eleştirilebilecek bir durum değil. eleştirilebilecek durum fatih terim'in işi çirkinleştirmesiydi. eğer "ben bu takımı belli bir seviyeye getirdim, ancak artık yoruldum. milli takımdan cazip bir teklif aldım, galatasaray'ın da yükselişinin süreceğine inanıyorum ve görevimi bırakıyorum." deseydi efsane olurdu. evet parayı seçtiği, galatasaray'ı umursamadığı söylenecekti, ancak galatasaray futbol takımı juventus ve real madrid'in bulunduğu gruptan çıktığında "bu takım fatih terim'in takımı" denecekti. bunu yapmadı ve o günün kahramanı olmayı seçti, çünkü kendi kurduğu takıma ilk kez güvenmedi. "fatih terim yoksa umut da yok!" dedirtmek istedi, beceremedi. yolu açık olsun.
  • 8532
    bilen bilir fatih terim'i günahım kadar sevmem. sanılmasın ki mesnetsizce sallayanlardan da değilim. uefa kupasını aldıktan sonra italya yollarına düşmesinden beri çocukluğumun kahramanı adam artık çocuklarını bırakıp giden baba olmuştu nazarımda ve o zamandan beri bir gönül kırgınlığı vardı. ikinci döneminde ne olduğunu anlayamadığım bir şekilde gitti. üçüncü döneminde ise gelmesine karşı olsam da beni yanılttığını düşündüm. bir çocuğu kırmak, üzmek, hayallerini yıkmak benim gözümde günahların en büyüğüdür. ama aynı insan üzdüğü çocuğa kendisini affettirmişti. yine fatih terimliğini göstererek hayal edemeyeceğimiz güzellikleri sığdırdı son iki yıla. inkar edeni allah çarpar... beni de öyle.
    lakin o lanet eylül ayında olan oldu yine. "bu defa oldu bir daha öldürseler gitmez bizi bırakmaz" dediğim insan, hepimizin malumu olaylar neticesinde yine arkasında bıraktıklarını düşünmeden çıkıp gitmişti. gittiğini duyduğumda ağzımdan çıkan tek cümle "yine beni kandırdı" oldu.

    sonrasında nereye gittiği neden gittiği de ortaya çıktı. bu saatten sonra tekrar gelir mi, gelirse ne kadar başarılı olur hangi hayalleri gerçekleştirir bilmem. ama artık gözümde pul kadar değeri kalmadı hiç birinin. bundan 13 yıl önce hayallerini yıktığı çocuğun büyüyüp kocaman bir taraftar olan, kısıtlı imkanlarıyla takımına elinden gelen desteği veren, yağmur kar kış demeden yetişebildiği bütün maçları kovalayan, 10 aralık 2013 galatasaray juventus maçı ve 11 aralık 2013 galatasaray juventus maçı'nda bıkmadan yılmadan tribünde destek veren ve sonunda hastalanıp günlerce yüksek ateş ile kıvranan, hastalıktan hallüsinasyonlar gören "we are the best galatasaray" diye sayıklayan, bundan hiç bir zaman pişman olmayan aksine mutluluk duyan, başarı dışında takımından hiç bir beklentisi olmayan bir galatasaray aşığını ikinci defa kandırdı.

    bu söylediklerim onun için ne kadar umursanır bilinmez. ben sonuçta bazı taraftarın gözünde ondan daha az galatasaraylıyım. o benden daha çok emek verdi gece gündüz çalıştı takımı için. hem o olmasa galatasaraylı da olmazmışım.

    ancak şunu da belirtmek isterim; kendisine olan kırgınlığım, nefretim bir yana. bilmemkaçıncı ligde oynayan bir takıma karşı alınan bir galibiyette de futbol bilmiyorsun diye itin götüne sokmak en başta tuttuğun takıma ihanettir. fatih terim futbolu çok iyi bilir, futbolcuyu da çok iyi tanır. o başarıların hiç birisi tesadüf değildir. ismi yeter rakiplerini korkudan altına sıçırtması için.

    o yüzden yeni oyuncağı gelince eskisinin yüzüne bakmayan şımarık çocuklar gibi olmayın. yapmayın abilerim ablalarım. kendisinin de söylediği ancak sözünü tutmadığı gibi aslolan galatasaray'dır aslolan her zaman galatasaray'ın menfaatleridir.
  • 8537
    sözlükten soğumama sebep olan.
    ulan adam gitti bitti işte bırakın artık gideli 4 ay olmuş hala aynı muhabbet. yok haklı yok haksız. gitti ulan gitti ve 4 aydır tartışıyoruz ortak nokta bulamadık vazgeçin işte.
    gerçi kime söylüyorum. fatih terim 2 hafta sonra bir programa çağrılır biri yazar ' bizi sattı. ' öteki ' efsanemiz. ' .
    şurada iki güzel futbol izliyoruz gelelim konuşalım diyoruz. sol framede hala fatih terim yazıyor. bir bitmediniz be.
  • 8544
    burdan fatih terim i savunan adamlara soruyorum; hanginiz fatih terim gibi sürekli adalet, aidiyet, galatasaraylılık gibi sıfatlar üzerinden kendinizi savunurken, gidip y.d. ile ortak olursunuz? şayet olursanız bu sıfatlarla insanlara gösterdiğiniz samimiyetiniz yerle bir olmaz mı? allah aşkına çıkarın şu at gözlüklerini artık, koca galatasaray'ın değiştiremeyeceği kuralı tek başına nasıl değiştirsin diyorsunuz. komik oluyorsunuz. adam milli takım direktörü ülkede resmi olarak vurulan her toptan sorumlu. amatörden tutun süper lige tüm kademelerden sorumlu. bu adam federasyonun kurallarına etki etmeyecek de biz mi etki edeceğiz. hele ki günümüz koşullarında tüm federasyon kuralları bizim aleyhimize iken? bakın dostlar nefret etmeyin elbette. bu adam öyle yada böyle bizim tarihimizde yer etmiş, ismi uzun yıllar hatırlanacak bir kişi. ama bu biat etmeyi de gerektirmez. metin oktay ı efsane yapan insanların duygularına verebildiği güzide cevaplardı, aynı durum fatih terimi de efsane yaptı. ama onu efsane yapan bu özelliği ne yazık ki azalarak bitti. yahu ben maç önceleri kamera fatih terimi göstersin de mutlu mu değil mi görelim diye yırtınan bir adamdım. az tebessüm edince keyfim yerine gelir maçı daha rahat izlerdim. bu derece bağlıydım fatih terime. ama şimdi bakınca bu duygunun hiçbir önemi kalmadığını görüyorum. o zaman da bilirdim fatih terim in gücü sevdiğini ama bencilce de olsa o güç bizimle çoğalan, bizim için kullanılan bir güçtü ve duyguyla harmanlanmıştı. şimdi ise duygudan yoksun ve karşı taraf için kullanılıyor. özetle fatih terim i yerin dibine sokmayın ama tanrı katına da almayın.

    edit: bir şuna bakın: https://www.youtube.com/watch?v=SfMWbvyA0lI

    bir de şuna: https://pbs.twimg.com/media/BfzFajjCcAEfNZK.jpg
  • 8545
    bazı taraftarlarda kendini o kadar zorluyor ki savunmak için, terim'in kardeşi olsa pes derdi. size de yazık yahu , hala galatasaray peşinden koşmak varken kişilerin peşinden koşuyorsunuz. ama azsınız, allahtan mantık çerçevesinde yönetiliyoruz size kalsa hakan şükür ve hasan şaş hala futbol oyunuyor, terim 90 yaşında hocalık yapıyor olacaktı.
  • 8546
    siktiğimin tüpçüsü ile aynı masaya oturuyorsa onu sadece kader ortağı kelimesi ile vuruyor (bu ne demekse artık) olmamız kendisinin hayrınadır. yaptığı hamle karşılığında hak ettiğinden çok daha edepli şekilde eleştiriliyorsa, bu kendisinin galatasaray kulübüne yaptığı hizmetlere duyulan vefadan dolayıdır.

    bak birader; ben de bu ülkede bürokraside söz sahibi bir konuma gelmek, gelir dağılımında adaletin sağlanmasını ve insanların daha iyi eğitim-öğretim almasını sağlamak istiyorum. fakat; bu arzu beni bugün hırsız dediklerime yanaşıp makam sahibi olmaya itmiyor. çünkü adam olan, hırsızlığını, arsızlığını, kokuşmuşluğunu bildiği insanlarla çalışmaz. yeterince basit değil mi bu? anlaması çok mu zor? dün yerden yere vurduğun ve ne bok olduğunu bildiğin insanlarla değil milli takım falan gibi içi boş milliyetçi zırvaları için, sevdiklerinin canı pahasına dahi yan yana gelmezsin. bu kadar basit.
  • 8548
    bizim efsanemiz olabilir evet öyledir de. bu değişmeyecek.
    ama yaşadıklarını unutup, düşüncelerini bir çırpıda değiştirmesi insanı gerçekten hayrete düşürüyor.
    yıldırım demirören'le çalışabilir, ben buna karşı çıkmıyorum kesinlikle. ama bir zamanlar adeta düşman olduğu mevcut federasyon başkanıyla ahbap olmuş durumda ve yapılan yanlışlara yanlış diyemiyor. haksızlıklara, çifte standartlara göz yumuyor.
    eleştiri bile getirmemesi düşündürücü.
    fatih terim'in türk futbolunda bir ağırlığı var düşüncesi ne kadar boşmuş meğer.

    milli takım için kurduğu ''devrim yapmaya geldik'' sözü de en az ''aslolan galatasaray'dır'' sözü kadar sahte.
    sahte...
  • 8550
    fatih terim herkes için başka bir ışığı temsil eden bir isim. güç ve egodan kurulu kişilikleri tek doğru gibi algılamak büyük yanlış. herkesin eleştirilebilir olmasını kabul etmek gerekiyor. bunların en başında da türk futbolunun en başarılı ve en çok hata yapan ismi fatih terim'dir.

    her şey onun yüzünden mi, hep o mu çözecek romantikliği?

    fatih terim mi çözecek her şeyi. haklı. hatırlayalım, sayın terim maç sonu röportajını ülke gündemi karışık diye üzgün olduğunu söyleyip yapmadı..hafta sonları başbakanlık konutlarında, ilgili devlet resepsiyonlarında yemeklere katıldı. avrupa futbol konseyi elit teknik direktörler toplantısına katılıp fikir alışverişinde bulundu. ülkedeki, dünyadaki her şey hakkında konuştu, yorum yaptı. hatta bazen "gider" yaptı. cep telefonuyla başbakana ulaşabilirken, galatasaray başkanı geldiği günden beri başbakandan randevu alamadı. yani baktığımızda gayet güçlü bir figür bu topraklar için. dün mesut yılmaz, mehmet ağar övüyordu kendisini, şimdi dönemin iktidarı övüyor. yani fatih terim hep güçlü... bu figür neden şimdi susar? neden "devrim yapacağız" derken dünya futbol tarihinin en büyük şikesini kapatan adamla karşı karşıya değil de yanyana olur? neden dünyanın en adaletsiz liginin yöneticisini patron olarak değil de kader birliği yaptığı önemli bir dostu gibi lanse edilmesini eleştirmez? her şeye konuşan fatih hoca bunlara mı gücü yetmiyor?... hepimiz biliyoruz efendim, geçiniz bu fatih terim naapsın savunmasını. fatih hoca'nın kendi yolu hep vardı. kendi markasını yarattı. fatih terim, galatasaray'ı kullanmış, galatasaray'da fatih terim'i kullanmıştır. ikisi de birbirini büyütmüştür. son 6-7 ayda olanlarsa fatih terim'in galatasaray'dan büyüğüm davranışlarının tezahürüdür. ego ve kompleksleri onu bu hale getirmiştir.

    terim gücü

    öyle fatih terim gibi dönemin iktidarına yanaşıp, güç sağlayarak o anki sorunlarını hızlı çözüme kavuşturabilecek bir yapı değil galatasaray. o yüzden zaten dönem dönem iktidar yanlıları veya iktidar sahipleri kulüp içinde yer edinir. yani isimler gelir, camia o yöne dönmez. zaten camiaların bu yönde durması kadar saçma bir şey olamaz, taraftarları bu kadar karışık kimliğe sahipken... bu isimlerden birisi de dolaylı olarak fatih terim'di. kendisine düşen görevi galatasaray adına yapmadı, yapmıyor fatih terim. tek yaptığı şey adaletsizliğe alkış tutarak kendi egosunu tatmin etmek. bakıın beni bıraksanız da ben ne kadar güçlüyüm demek... elbet devran dönecek, fatih terim'de dönecek. yaşım itibarıyla çok şahit oldum döndüğüne de anlaşılan bağzı arkadaşlar pek tanık olamadığı için sayın terim'i tutarlı idealist bir örnek olarak alıyorsunuz kendinize.

    bu kadar körü körüne isim fanatikliği "vefa" kelimesi ile açıklanamaz. galatasaray kulübü arisatokrat ve zaman zaman elitizm ile hareket eden bir kulüptür. bunun da sebebini liseye bağlayabilirsiniz. drogba'yı sahiplenişi bile bülent korkmaz'dan fazla olmasının sebebi de uluslararası itibar ve saygınlık kriteriyle doğru orantılı. fatih terim'de bu derin galatasaray davranışından etik olmayan şekilde mecbur kalınarak ötekilendirilmiştir. yanlış mı? bana sorarsanız geç kalınmış bir hareketti.

    çok net soru soruyorum tüm galatasaraylılara, fatih terim ismi fenerbahçe camiasında olsa sırıtır mıydı, yoksa heh tam olmuş mu derdiniz? bu cevaba göre galatasaraylılığınızla fatihterimciliğinizi ayırabilirsiniz.

    kendimizi tekrar etsek de: (bkz: #1385687)

    not: bu girdi içeriğinin bir bölümü terimsporlu bir arkadaşın takma ismi altına girilmiştir.