• 452
    kulüp içerisinde çok büyük otoriteymis gibi açıklamalar yapan şahıs. 20 sene önce yaptığı başkanlığın ekmeğini yiyip hala gündemde olmaya çalışıyor.

    medya organları da kendini ciddiye alıp sürekli röportaj kovalıyor. iyi ya da kötü bir duruşu vardır. seçimli genel kurullarda gidip demokratik haklarını kullanıp oyunu kullansın. sürekli ulusa sesleniş yapıp fikrini beyan etmesin. insanlarda biraz saygınlığı vardı son senelerde yerini çok başka şeylere bıraktı.
  • 453
    (bkz: #2804700)

    kendisinin söylemlerinden anladığımız da camia galatasarayî düşünmüyor. 2 kaşık fazla pilav nasıl yerim, mamam azalmasın gibi düşünceler var sanırsam. benim anlamadığım bir husus da mustafa cengiz yönetimi ne yapmış da camia sahiplenmiyor kendisini. bunu hiç anlamadım, yeteri kadar delil de görmedim bunun için. dursun özbek sevginiz kadar keşke mustafa cengiz sevginiz de olsaydı.
  • 454
    hicbir oyuncuyla sahai sorun yasamamis. terimin arkasinda daha kariyerinin basinda 4-0 fenervahce yenilgisi olmasina ragmen kapi gibi durmustur. terim ligin son maci olan istanbulspor ile sahamizda oynanan macta,”kal bu sene kazanilacak cok kupa var” tezaruhatina bile bakmamistir.

    finansal olarak kotu bir baskandi ama politika ve iliskiler bazinda cok kuvvetli idi. o zamanin dunku cocugu emre b. ile abisi okan galatasaray’i satmislardir. hem sahada hem de kontrat bazinda. hakan sukur’un yine avrupasi gelmis. popescu gotunu kaldiramadigi icin cansun yonetimi tarafindan gonderilmistir.

    atarken,sallarken kanitli atilim yapmak onemlidir.
  • 455
    fatih terim' i kesinlikle göndermemiş yönetimdir, yaşı yetmeyenler bilmezler tabi ama uefa kupasını kazandığımız sezonun mart ayında fatih terim italyanca kursu almaya başlamış, büyük zaferlerin geldiği sezon sonunda ise italya' nın yolunu tutmuştur. hatta fatih terim' in fiorentina' ya gidiş sürecinin nasıl başladığı ile ilgili detayları o zamanın fiorentina başkanı cecchi gori gerine gerine anlatmıştı. sonrasında yanılmıyorsam sezon sonu görevinden ayrılacağını açıklayan terim, brescia maçı sonrasında gori ile görüşüp ayrılmıştı. hatta öncesinde gori, terim benden özür dilemezse onu kovarım bile demişti.
    bu olay silsilesini anlatma nedenim faruk süren' i savunmak değil ki kendisi galatasaray' ın başına en büyük belalardan biri olan aig belasını açmış adamdır, uefa kupasının getireceği tüm kazanımları özhan canaydın ile birlikte önceden ipotekliyerek bitiren başkandır gözümde.
    fatih terim' i savunacaksınız diye olmamış şeyleri, olmuş gibi yazmayın. yoksa yaşı yeten ve bilinci yerinde olan her taraftar fatih terim' in takımımızdan her gidiş sürecini gayet iyi hatırlıyor.
    gelelim hakan şükür olayına; şükür, büyük zaferler kazandığımız sezonun ardından yapılan görüşmelerde büyük bir zam ve bonus silsilesi talep etmiş, yönetimin her adımı karşısında yeni isteklerde bulunmuştur. hatta o dönemde yönetimde olan ali dürüst basının sorularına " yeni anlaşma ile ilgili detaylar yetişmedi, formalite olarak hakan satış listesinde " demiştir ki sonrasında yok pahasına inter' e gitmiş, inter' de olsun blackburn' de olsun parma' da olsun aşırı (!) başarılı performanslar göstermiştir.
    okan ve emre konusuna da gelirsek, kendileri hakan şükür' den bir sezon sonra takımdan ayrılmışlardır. zaten ilgili sezonun ortasında galatasaray' dan gitmeyi kafasına koymuş olan bu ikili tüm sezon boyunca özellikle jardel' e sahada yok muamelesi yapmışlardır, okan' ın yaptığını yaşı yeten herkes hatırladığı için tekrar etmeye gerek yok, kardeşi emre de, ben zaten hep fenerbahçeliydim diyerek suyun karşısına bayrak adam olmuştur.
    sözün özü, faruk süren bir çok konuda hata yapmış, hatalı söylevlerde bulunmuş olabilir ama fatih terim, hakan şükür, okan buruk ve emre belezoğlu ayrılıklarında hatalı taraf değildir.
  • 460
    başkanlığı dönenimde fatih terim çok kere oyuncuların maaşını cebinden ödeyerek takımı ayakta tutmuştur. hatta bir bjk maçı öncesi oyuncular aylardır paralarını alamadıkları gerekçesiyle kampı terk etmişti, hoca da oyuncu maaşlarını cebinden ödeyerek takımı tekrar toplamıştı. fatih terim’le 4 yıl çalışarak tarihin en başarılı başkanı olarak tarihe geçti. terim ayrıldıktan sonra haliyle kendisi de 1 yıl sonra başkanlığı bırakmak zorunda kaldı.
  • 461
    "uefa kupasını nasıl kazandınız? başarının sırrı neydi? sorusuna;
    "para vermemek" diye cevaplayarak, o dönem primler ile idare eden koca bir takımın emeği ile alay eden bir başkandır. kendisi monşer olabilmek için çok uğraşmış liseli olmamasına rağmen herkes onu galatasaray liseli bilmiştir...

    takımın kazandığı uefa kupasının mimarı bir adamı göndererek kendisi tüm payı almak istemiş hiç bir zaman hayata geçmeyecek bir stat projesinin maketi için 2 milyon dolar ödemiş biridir. palazlanmak derken ne kast edildi bilmiyorum ama kendisinin bugün efsane olarak anılmasının yegane nedeni "fatih terim"dir...
  • 462
    kendisi fatih terim gittikten sonra 1 yıl kalabilmiştir. sonrasında gelen cansun ise maddi zorluklardan küçülmeye gitmiş, takım şampiyon olsa bile kuşa dönmüştür.

    fatih terim o sezon devre arasına kadar sözleşme beklemiş ama yönetim imzalamamıştır. onlar da göremediler her uefa kupası gelecek ya da beklemiyordu herhalde. fatih hoca da sonra kendisi imzalamak istemedi avrupa'ya gitmek için.

    bi sene önce cem uzan'ın sadaka gibi galatasaray'a oyuncu vermesi ile transfer yapmış takıma 28 milyon dolara jardel, 8 milyona bülent akın, 6 milyon dolara serkan aykutu almıştır. hatta 16 milyona da alen boksic'i alacaktı da anlaşamadılar sonra.
  • 463
    efsane başkan'ın röportajından bir alıntı, madem fatih terim ve mustafa cengiz bu kadar kutuplaştırdı bizi. bir okuyalım eski başkanımız ne demiş.

    hürriyet gazetesi (20 aralık 2003)

    faruk süren: dışarısı önemli değil. biz içeride ona gerekeni zaten yapıyorduk mehmet. fatih terim, çalışkan, iyi niyetli, g.saray'lı ama yanına mutlaka birilerini vermek lazım. çünkü o atanmış biri. mesela, benim dönemimde basketbolcuların alacaklarını kendi cebinden vermiş. ve bunu da basına sızdırmış. bu iyi niyetle, haddini aşmış bir hareket. sen atanmışsın, seçilmiş değil. bırak da onu seçilmişler yapsın. hırsın, kabiliyetini geçerse bu aptallık olur. haddini bileceksin. popescu'yu ben aldım, sen oynat. g.saray'da transferleri başkanlar yapar. hagi'yi galatasaray'a ben transfer ettim. fatih, onu aldığımıza inanamadı. bir gün yemekte terim'e sordum:- popescu nasıl bir futbolcu?- iyi futbolcu ama gelse de olur gelmese de.- biz popescu'yu aldık. hayırlı olsun sen onu oynat. taffarel'e gelince... fatih terim, stingacu'yu istiyordu. ama ben onu istemedim ve taffarel'i aldım. hagi'ye ise hiç itiraz etmedi. hatta geleceğine inanamadı.
  • 465
    yaşı yetmeyenler için efsane başkan, yaşı yetenler için galatasaray'ın bugünkü maddi sorunlarının temelini atan aig fatihi. sportif başarı başka yönecilik başka.

    https://tr.beinsports.com/...rayin-aig-gercekleri
    http://www.hurriyet.com.tr/...olara-uzlasti-203150

    ünal aysal:
    "2002 yılında başkan özhan canaydın ve iki arkadaş bana geldi. aig ile anlaşma yaptıklarını, bir hafta içinde 23 milyon dolar ödemedikleri takdirde aig'ye 60 milyon dolarlık cezai ödeme yapmaları gerektiğini, bunu yapamayacaklarını, bu şekilde kulübün kontrolünün tamamen aig'ye geçeceğini söylediler. bana tuhaf geldi. neden kulübün hisselerini aig'ye vermişlerdi? burada önemli olan para değildi. galatasaray'ın kurtarmak istediği şey c grubu hissesiydi. önemli olan oydu. o zamanki yönetimin bence yanlış bir idari tasarrufuyla, faruk süren dönemidir hatırlatayım, bu c hissesi üretilmiş ve şirkete verilmiş. aig'nin galatasaray'daki bütün kararlarda veto hakkı vardı. yönetimi birebir denetleyen, kontrol eden ve yönlendiren bir konumdaydı. önemli olan bu c hissesini almaktı."

    o kadar durum yönetimine hakimdir ki iki kez seçilmiş mustafa cengiz'in her fırsatta istifasını istemektedir. lisecinin önde gidenidir.
  • 467
    https://www.cnnturk.com/...ve-arda-turan-yorumu

    falcao transferin gereksiz olduğunu söylemiş. bunu falcao'nun geldiği gün neden söylemedi? falcao sakatlanmayıp 15 gol atsa bugün bunu söyler miydi? sanmıyorum.

    arda turan transferinin medya önünde tartışılması gereksizdi demiş. doğru fatih hocanın bunu hiç gündeme getirmemesi gerekirdi. ya da başkan gündemimizde yok dedikten sonra konuyu uzatmamalıydı. burada kabahati fatih hocada araması gerekirken yine yönetime sallıyor.

    en önemlisi fatih terim olmasa yönetim ibra edilmedikten sonra seçime gitmeyerek kulübü kaosa sokabilirdi demiş. konuşmanın en can alıcı noktası bu. çok haklı fatih hoca olmasa o dönem şampiyon olamazdık. peki arkadaş siz kulübü kaosa sokacağını bile bile sırf liseli değil diye yönetimi devirmek için operasyon yapmaya utanmadınız mı? toplantı salonlarında, restoranlarda adamlarını beklet oylama yapılırken 200 kişiyi içeri sok yönetimi ibra etme. binlerce kişinin seçtiği yönetimi 150-200 tane adamla operasyon yapıp devir sonra tüzük böyle. yemişim öyle tüzüğü.

    uefa'yı değil isterse şampiyonlar ligini alan başkan olsun önceliği lise değil galatasaray olmadığı sürece dursun özbek'ten farksızdır benim için. önce hak yememeyi öğrensin.
  • 468
    eski başkan. keşke röportajında uefa kupası'nın kazanıldığı dönemde, son dere mühim şampiyonlar ligi ve uefa kupası maçlarından önce alacaklarını tahsil edemediği için idmanlara çıkmayan futbolculardan bahsetseydi. elleri kolları bağlı olduğu için o futbolculara ses çıkaramayan yönetiminden bahsetseydi. maddi imkansızlıklar içerisinde, tamamen teknik ekip ve futbolcuların özverisiyle kazanılan önemli maçlara değinseydi. aig skandalına, maketle gezdiği genel kurullara değinseydi.
  • 469
    yönetimi fatih terim sayesinde kurtardılar diye eleştiren eski galatasaray başkanı. kişi kendinden bilir işi misali yıllarca terim üzerinden başarıya dahil olmuş, hisse satışı, stat projesi diye milyonları çöpe atan harcamaya imza atmıştır. fatih terim ile çalışmayı sürdürememiştir ama şimdilerde bunu başarmış gibi pazarlamaktadır. yaşı yeten biri olarak 96-2000 döneminde sürekli galatasaray'lı oyuncuların maaşlarını zamanında alamadığı, terim'in ikna ve kendi cebinden ödemesi yoluyla işleri rayında götürdüğü yazılır, çizilirdi. geçmişte yaptığı hataları görmezden gelip "liseli" olmadığı için mustafa cengiz'e sallamayı kolay görmüş.
  • 470
    efsane olmayan eski baskan. mr.bricolage vardi bi ara, hatirlayanlar olacaktir.

    baskan oldugu donemdeki sportif basarilardan oturu bu kadar ovgu almasini yersiz buluyorum.
    her sportif basarida yonetimin de payi vardir ama 95-2002 yillarindaki jenerasyonu ve tabi ki mimari olan fatih terim'i ayri bir yere koymak lazim.
    o donem turkiye a milli takimi dunya siralamasinda cok ust noktalara yukselmis, galatasaray ise kulupler bazinda birincilige kadar cikmisti. muthis bir avrupa gelirimiz de mevcuttu, hani bugun sampiyonlar ligine sadece katilim ve yayin gelirleri ile donduruyoruz ya ekonomiyi, dogru duzgun galibiyet bile alamadan, o donemler para akiyordu.
    fakat ne hikmetse oyuncularin parasi odenmezdi, ustelik kulup borca batmisti...
    aig ile olan anlasmayi falan saymiyorum.

    asy stadinda her yerde mr.bricolage reklami olurdu, bu markanin turkiye distribitoru faruk suren'di. aldiklari urunu taksitle alip, tuketiciye pesin satmalarina ve aylik cirolarinin yuksek olmasina ragmen batmisti. bildigin tez konusu yani.

    neyse, genelde yeni nesil tarafindan efsane olarak gorulebilir, fakat benim mr.bricolage ile, aig anlasmasi ile, para alamayan oyuncular ile ve biraktigi tonla borc ile hatirlayacagim baskandir.
    ha, bir de liseciligiyle tabi.

    son olarak, uefa donemindeki sportif basariyi "oyunculara paralarini vermedim" diye aciklayan ve gevrek gevrek gulen bir baskandir efenim. hocayi ve oyunculari takimda tutamamalari konusuna da girmeyeyim hadi.
    edit:harf
  • 471
    bir ara işleri iyi değildi, önce galatasaray' ı ciddi zarara sokup sonra kendi işlerini mahvetmişti.
    değerli renktaşlarım; bugün galatasatayımız, 2000' deki sükseli başarısından sonra daimi avrupa klübü olamadıysa bunun 2 temel yapıcısından biri faruk süren diğeri de özhan canaydın' dır.
    biz 2000 senesinde uefa kupasını ve avrupa süper kupasını alıp dünya klüpler sıralamasında birinci sıraya yükselmiş olsak da idari yönden o kadar hatalı kararlar verildi ki o zamanlarda döşenen dinamitler maalesef bizi iflas noktasına sürükledi.
    yaşı yetmeyenler doğal olarak geçmişe bakınca başkan kimmiş aa faruk süren, efsane başkan diyorlar ama tam öyle değildi kazın ayağı.
    2000' li yılların başında futbol şimdiki kadar endüstri haline gelmemişti, doğru yönetim ve kadro planlaması ile her takım avrupada başarıya oynayabiliyordu ama esas olan şey devamlılıktı. o süreçte tıpkı galatasarayımız gibi avrupa kendisinden söz ettirip sonra devamlılık sağlayamayan leeds united, deportivo, alaves, parma ( yatırımcı desteği çekildi ), nantes ( şampiyon olup bir sonraki sezon küme düştüler yanlış hatırlamıyorsam ) gibi bir çok takım vardı ama devamlı olamama nedeni ile avrupada da kendi liglerinde de silindiler, içlerinden sadece biz kendi ligimizde en büyük olmaya devam ederken, avrupa adeta bitme noktasına geldik.
    burada 2 büyük etmen var; birincisi, 20 senedir bir futbol aklı, sistemi, ekolü ortaya koyamamış olmamız, romantikler eskiden şöyle oynardık ali sami yen'i cehennem yapardık diyorlar ama adı üzerinde eskiden, şu an elde bir şey yok. ikinci etmen ise idari başarısızlık ve devamlı hale gelen stratejik hatalar, yaşı geçmiş posası çıkmış futbolcuların daimi transfer önceliği haline getirilmesi.
    işte faruk süren, tarihimizin en büyük başarısını kullanamayıp mazide hoş bir anı olarak kalmasına neden olan sürecin başlatıcılarındandır. her zaman şov yapar, biz nasıl yakaladık başarıyı diye ama başarıyı nasıl kaybettik diye söylemez.
    aslında bu toprakların özüdür, geçmiş başarılar ile gurur duyup çöküşleri ve başarısızlıkları sahiplenmemek.
  • 472
    efsane başkandır. mali sorunların nedeni tek başına kendisi değildir. o yıllarda şampiyonlar liginde bile kayda değer bir gelir söz konusu değildi. futbol bu kadar endüstri haline gelmemişti. kombine, forma, gs store, yayın gelirleri gibi terimler kendisinden yaklaşık 5 6 yıl sonra falan telaffuz edilmeye başlanmıştır. şu zaman başkan olsaydı mali durumumuz da bu kadar kötü olmazdı zira kendisinin döneminde sürekli şampiyonlar liginde boy gösteriyor ve dandik prosedürü nedeniyle üst tura çıkamıyorduk bir türlü. o seneler şampiyonlar ligi üst turuna sadece 1 takımın çıkması tamamen şanssızlığıdır. kendisinin 4 sene üst üste şampiyonluğu, uefa kupası ve süper kupası vardır. bu adam da efsane değilse kim efsane beyler, yoksa şampiyonlar ligi kupasını aldık da benim mi haberim yok ):
  • 473
    (bkz: #2863008)
    (bkz: #2868065)

    bir şey biliyoruz ki söylüyoruz. kabahati sadece lisecilerde aramayın. mustafa cengiz yönetimi ile sorunlu olan esasen kendisidir. bunun nedeni de damadının, mustafa cengiz tarafından florya'ya yönetici olarak atanmamış olmasıdır. mustafa cengiz ikinci kez seçildiğinden beridir tek kuyruk acısı bu. yanına ali dürüst ve adnan öztürk'ü de alıp iş çeviriyorlar.

    ekleme:

    kendisine de sormak istiyorum: "sayın süren, sizin futbol başarısı dışında bu kulübe kattığınız neydi?".
  • 474
    ali sami yen 1905 derneği'nin açılışında kendisine el uzatan galatasaray başkanının elini sıkmamıştır. hadsiz biri. zamanında oturduğu makamın maneviyatını kavrayamamış. kavramış da çıkar hırsı gözlerini kör etmiş. ama daha kötüsü var.

    bu adam galatasaray'ı karıştıran baş haindir.
    benim gözümde galatasaray düşmanıdır.

    evet önemli başkanlarımızdandır. ama zaten bu öfkeyi toplamak, hain olmak için önemli olmak gerekiyor. kanaat önderi rolünü üstlenebilirdi. yerine galatasaray'a zarar vermek isteyenlerin bayrak sallayanı oldu.
  • 475
    https://twitter.com/.../1230100655349620737

    --- alıntı ---
    ali sami yen 1905 derneği'nin açılışında başkan mustafa cengiz'in uzattığı eli sıkmayan eski başkan faruk süren, skorer'e konuştu.

    süren, "aslında kendisine de söylemiştim. omzumda kireçlenme var ve öğleden sonra iğne yaptırmıştım. bu nedenle sabit kalması gerekiyordu. elini sıktı, sıkmadı. yorumlar aptalca. aslında eli sıkılacak adam değil! insan küfür edeceği adamla da el sıkışmaz herhalde" ifadelerini kullandı.
    --- alıntı ---

    yorumsuz.