• --- alinti ---
    reha muhtar'ın cnn türk'te sunduğu 'çok farklı' programında son yılların 'en düzeyli ve en zekice futbol atışması', galatasaray'ın eski başkanlarından faruk süren ile fenerbahçe kulübü futbol şubesi'nin eski sorumlularından hakan bilal kutlualp arasında yaşandı.
    reha muhtar: (kutlualp'e) sizin için bir avrupa kupa maçında yabancı bir takımımı, yoksa ligde galatasaray'ı yenmek mi daha önemli ve değerli?
    hakan bilal kutlualp: tabii ki yabancı bir takımı yenmek daha önemli. çünkü, başkanımız alınmasın ama biz her yıl ligde galatasaray'ı yeniyoruz zaten...
    reha muhtar: vaaay, çok fena bir açıklama oldu. sayın süren, buna bir cevabınız olacak mı?
    faruk süren: kendi açılarından haklılar, zira yenebildikleri tek avrupa takımı galatasaray...

    --- alinti ---
  • ali sami yen 1905 derneği'nin açılışında kendisine el uzatan galatasaray başkanının elini sıkmamıştır. hadsiz biri. zamanında oturduğu makamın maneviyatını kavrayamamış. kavramış da çıkar hırsı gözlerini kör etmiş. ama daha kötüsü var.

    bu adam galatasaray'ı karıştıran baş haindir.
    benim gözümde galatasaray düşmanıdır.

    evet önemli başkanlarımızdandır. ama zaten bu öfkeyi toplamak, hain olmak için önemli olmak gerekiyor. kanaat önderi rolünü üstlenebilirdi. yerine galatasaray'a zarar vermek isteyenlerin bayrak sallayanı oldu.
  • 2001 yılı... emre belözoğlu yeni mukavele için faruk başkan ile görüşmeye gider. konuşma başlar, emre başkana istediği rakamı söyler. başkan yanındakilere dönüp "ne diyor ya bu" der. üstüne bişey söylemez, emre çıkar gider. sonrasında okan ile beraber inter'e transfer olurlar. alp yalman, tanju çolak olayını da biliyorsunuz zaten. diyeceğim şu ki; galatasaray kulübü 18 yaşında futbolcu için bu kadar tatava yapmamalı. verebileceğimiz rakamı verelim, ozan imza atarsa atar. atmıyorsa serbest kalma bedelini getirip gider. he onu da getiremiyor mu? 1,5 sene sonra gider. tabii oynamadan! benim için olay bu kadar net... yönetimler ne kadar hatalı olursa olsun, ozan bu mevzuyu hiç buralara getirmeyebilirdi.

    (bkz: 2018 - 2019 sezonu ara transfer dönemi)
  • yaşı yetmeyenler için efsane başkan, yaşı yetenler için galatasaray'ın bugünkü maddi sorunlarının temelini atan aig fatihi. sportif başarı başka yönecilik başka.

    https://tr.beinsports.com/...rayin-aig-gercekleri
    http://www.hurriyet.com.tr/...olara-uzlasti-203150

    ünal aysal:
    "2002 yılında başkan özhan canaydın ve iki arkadaş bana geldi. aig ile anlaşma yaptıklarını, bir hafta içinde 23 milyon dolar ödemedikleri takdirde aig'ye 60 milyon dolarlık cezai ödeme yapmaları gerektiğini, bunu yapamayacaklarını, bu şekilde kulübün kontrolünün tamamen aig'ye geçeceğini söylediler. bana tuhaf geldi. neden kulübün hisselerini aig'ye vermişlerdi? burada önemli olan para değildi. galatasaray'ın kurtarmak istediği şey c grubu hissesiydi. önemli olan oydu. o zamanki yönetimin bence yanlış bir idari tasarrufuyla, faruk süren dönemidir hatırlatayım, bu c hissesi üretilmiş ve şirkete verilmiş. aig'nin galatasaray'daki bütün kararlarda veto hakkı vardı. yönetimi birebir denetleyen, kontrol eden ve yönlendiren bir konumdaydı. önemli olan bu c hissesini almaktı."

    o kadar durum yönetimine hakimdir ki iki kez seçilmiş mustafa cengiz'in her fırsatta istifasını istemektedir. lisecinin önde gidenidir.
  • 8 mayıs 2019 divan kurulunda kendisi bir konuşma yaparak ibra oylaması sırasında bir öneri ile gittiğini söyledi.

    diyor ki kendisi;

    kendisine (yani sayın mustafa cengiz'e) , 'iş kötü gidiyor, yumuşatmak lazım. belki seçim tarihi koyarsanız ya da seçime giderseniz etraf yumuşar, ibrasızlık olmaz' demiş.

    bakın 2007'den sonra az ama 2010'dan sonra çokça yapılan bir şey var.
    insanları salak yerine koymaya çalıma bunun adı. bunu yapan genelde bir kısım zümre. ismi lazım değil.. kendilerine ak diyen ama kesif bir siyahtan ibaret olanlar.

    o taktik kullanılır durumda.
    bir başkana kalkıp "abi seçim kararı almazsan ibra etmeyecekler" dersen bunun adı açıkça aracı yolu ile tehdittir. kimse aklımızla alay etmesin artık... dursun özbek yönetiminin yaptığı milyarlarca hata varken ibra edilmesini hazmedip tek kelime etmeyenlerin mustafa cengiz'i ibra etmek için seçim istemeleri net olarak şantajdır.

    buna aracı olanlar, eski başkan sıfatı ile kongrenin nabzını tutuyorum ayağına çanak tutanlar bugün gelip bir zahmet konuşmasın. vakti zamanında uefa kupasını alan bir kulübe tek kuruşu kazandıramayan, bir yıl boyunca parasını alamamış oyuncuların başardığı muhteşem olayın ardından dalga geçerek başarının sırrını "para vermemek" olarak açıklayan, sahne arkasından kukla başkan ile kulübü yönetmek için planlar yapan birinin efsane başkan diye anılmasını ben hazmedemiyorum.

    tüm başkanlığı döneminde yaptığı tek doğru şeyin belkide 1996'da ali sami yen'de kaybedeilen fenerbahçe maçı sonrası fatih terim'in istifasını kabul etmemek olan birini daha fazla dinlemek istemiyorum.

    zihniyetiniz batsın!!
  • bilmeyen varsa yeninden yazayım.

    fatih terim'e 4 yılın sonunda zamlı sözleşme önermeyerek "gidişinin" bir numaralı sebebidir.
    çünkü, terim sizden büyüktü ve altında eziliyordunuz...

    yine unutan vardır.
    bir röportaj sırasında "uefa kupasını nasıl kazandınız? sırrınız neydi?" sorusuna, pişkin pişkin "valla para vermedim" diyebilen bir adam.. para almadan tarihin en büyük başarısını elde etmiş ekip için daha aşağılayıcı bir şey açıklama olamaz.

    galatasaray lisesi mezunu değildir.
  • "uefa kupasını nasıl kazandınız? başarının sırrı neydi? sorusuna;
    "para vermemek" diye cevaplayarak, o dönem primler ile idare eden koca bir takımın emeği ile alay eden bir başkandır. kendisi monşer olabilmek için çok uğraşmış liseli olmamasına rağmen herkes onu galatasaray liseli bilmiştir...

    takımın kazandığı uefa kupasının mimarı bir adamı göndererek kendisi tüm payı almak istemiş hiç bir zaman hayata geçmeyecek bir stat projesinin maketi için 2 milyon dolar ödemiş biridir. palazlanmak derken ne kast edildi bilmiyorum ama kendisinin bugün efsane olarak anılmasının yegane nedeni "fatih terim"dir...
  • mustafa cengiz'e neye istinaden seçime gitmesini tavsiye ettiğini anlamadığım eski başkan. çok biliyordun da ne diye ocak veya mayıs 2018 seçimlerinde aday olmadın arkadaş? yemedi mi? kulüp ceza filan alırdı diye korktun değil mi? zaten batıyorduk, şampiyonluk da zordu... öyle mi?

    şimdi şampiyonluk gelmiş, 22.si yolda, borç da azaldı falan. tam sizlik ortam öyle değil mi?
  • eski başkan. keşke röportajında uefa kupası'nın kazanıldığı dönemde, son dere mühim şampiyonlar ligi ve uefa kupası maçlarından önce alacaklarını tahsil edemediği için idmanlara çıkmayan futbolculardan bahsetseydi. elleri kolları bağlı olduğu için o futbolculara ses çıkaramayan yönetiminden bahsetseydi. maddi imkansızlıklar içerisinde, tamamen teknik ekip ve futbolcuların özverisiyle kazanılan önemli maçlara değinseydi. aig skandalına, maketle gezdiği genel kurullara değinseydi.
  • ünal aysal bıraktığı dönem bizzat kendisiyle gidip görüşen ve galatasaray'ı bu durumda bırakmamasını telkin eden eski başkanımız. akabinde ikna edemeyince basın yoluyla aysal'ı şiddetli bir biçimde eleştirdi ve bu yaptığının galatasaray'a büyük zarar verdiğini söyledi. kendisi objektif bir biçimde aysal'ın başarılarını övmüş, fakat kulübü yüz üstü bırakarak verdiği zararı da üstüne basa basa vurgulamıştır çünkü sözlükteki kişi fanatizmi kendisinde yoktur.
  • kendisini zeki bir adam sanırdım.
    ama ne türkiye sosyolojisinin ne de taraftar profilinin 20 senede ne kadar değiştiğini fark edememiş.
    acaba 20 yıl önce stada giden insanların yüzde kaçı üniversite mezunuydu şimdi bu oran kaç bir fikri var mı?
    eskiden türkiye'nin üzerinde insan kaynağına sahip kulüp dar bir çevreden üye alarak bu gün türkiye'nin gerisine düşmüş müdür acaba?
    yani eskinin büyük başkanları bu günün iş göremez insanları haline gelmiş olabilirler mi?
  • (bkz: #2804700)

    kendisinin söylemlerinden anladığımız da camia galatasarayî düşünmüyor. 2 kaşık fazla pilav nasıl yerim, mamam azalmasın gibi düşünceler var sanırsam. benim anlamadığım bir husus da mustafa cengiz yönetimi ne yapmış da camia sahiplenmiyor kendisini. bunu hiç anlamadım, yeteri kadar delil de görmedim bunun için. dursun özbek sevginiz kadar keşke mustafa cengiz sevginiz de olsaydı.
  • fatih terim' i kesinlikle göndermemiş yönetimdir, yaşı yetmeyenler bilmezler tabi ama uefa kupasını kazandığımız sezonun mart ayında fatih terim italyanca kursu almaya başlamış, büyük zaferlerin geldiği sezon sonunda ise italya' nın yolunu tutmuştur. hatta fatih terim' in fiorentina' ya gidiş sürecinin nasıl başladığı ile ilgili detayları o zamanın fiorentina başkanı cecchi gori gerine gerine anlatmıştı. sonrasında yanılmıyorsam sezon sonu görevinden ayrılacağını açıklayan terim, brescia maçı sonrasında gori ile görüşüp ayrılmıştı. hatta öncesinde gori, terim benden özür dilemezse onu kovarım bile demişti.
    bu olay silsilesini anlatma nedenim faruk süren' i savunmak değil ki kendisi galatasaray' ın başına en büyük belalardan biri olan aig belasını açmış adamdır, uefa kupasının getireceği tüm kazanımları özhan canaydın ile birlikte önceden ipotekliyerek bitiren başkandır gözümde.
    fatih terim' i savunacaksınız diye olmamış şeyleri, olmuş gibi yazmayın. yoksa yaşı yeten ve bilinci yerinde olan her taraftar fatih terim' in takımımızdan her gidiş sürecini gayet iyi hatırlıyor.
    gelelim hakan şükür olayına; şükür, büyük zaferler kazandığımız sezonun ardından yapılan görüşmelerde büyük bir zam ve bonus silsilesi talep etmiş, yönetimin her adımı karşısında yeni isteklerde bulunmuştur. hatta o dönemde yönetimde olan ali dürüst basının sorularına " yeni anlaşma ile ilgili detaylar yetişmedi, formalite olarak hakan satış listesinde " demiştir ki sonrasında yok pahasına inter' e gitmiş, inter' de olsun blackburn' de olsun parma' da olsun aşırı (!) başarılı performanslar göstermiştir.
    okan ve emre konusuna da gelirsek, kendileri hakan şükür' den bir sezon sonra takımdan ayrılmışlardır. zaten ilgili sezonun ortasında galatasaray' dan gitmeyi kafasına koymuş olan bu ikili tüm sezon boyunca özellikle jardel' e sahada yok muamelesi yapmışlardır, okan' ın yaptığını yaşı yeten herkes hatırladığı için tekrar etmeye gerek yok, kardeşi emre de, ben zaten hep fenerbahçeliydim diyerek suyun karşısına bayrak adam olmuştur.
    sözün özü, faruk süren bir çok konuda hata yapmış, hatalı söylevlerde bulunmuş olabilir ama fatih terim, hakan şükür, okan buruk ve emre belezoğlu ayrılıklarında hatalı taraf değildir.
  • efsane başkan'ın röportajından bir alıntı, madem fatih terim ve mustafa cengiz bu kadar kutuplaştırdı bizi. bir okuyalım eski başkanımız ne demiş.

    hürriyet gazetesi (20 aralık 2003)

    faruk süren: dışarısı önemli değil. biz içeride ona gerekeni zaten yapıyorduk mehmet. fatih terim, çalışkan, iyi niyetli, g.saray'lı ama yanına mutlaka birilerini vermek lazım. çünkü o atanmış biri. mesela, benim dönemimde basketbolcuların alacaklarını kendi cebinden vermiş. ve bunu da basına sızdırmış. bu iyi niyetle, haddini aşmış bir hareket. sen atanmışsın, seçilmiş değil. bırak da onu seçilmişler yapsın. hırsın, kabiliyetini geçerse bu aptallık olur. haddini bileceksin. popescu'yu ben aldım, sen oynat. g.saray'da transferleri başkanlar yapar. hagi'yi galatasaray'a ben transfer ettim. fatih, onu aldığımıza inanamadı. bir gün yemekte terim'e sordum:- popescu nasıl bir futbolcu?- iyi futbolcu ama gelse de olur gelmese de.- biz popescu'yu aldık. hayırlı olsun sen onu oynat. taffarel'e gelince... fatih terim, stingacu'yu istiyordu. ama ben onu istemedim ve taffarel'i aldım. hagi'ye ise hiç itiraz etmedi. hatta geleceğine inanamadı.
  • --- alıntı ---
    ali sami yen 1905 derneği'nin açılışında başkan mustafa cengiz'in uzattığı eli sıkmayan eski başkan faruk süren, skorer'e konuştu.

    süren, "aslında kendisine de söylemiştim. omzumda kireçlenme var ve öğleden sonra iğne yaptırmıştım. bu nedenle sabit kalması gerekiyordu. elini sıktı, sıkmadı. yorumlar aptalca. aslında eli sıkılacak adam değil! insan küfür edeceği adamla da el sıkışmaz herhalde" ifadelerini kullandı.

    --- alıntı ---

    yukarıdaki olayda bahseden kişi, eski galatasaray kulübü başkanı ve galatasaray lisesi mezunu, bahsedilen kişi ise galatasaray kulübünün mevcut başkanı. mevcut başkan ise lise mezunu değil, alaylı.

    birileri lobiden falan mı bahsediyordu? galatasaray'da lobi galatasaray menfaatleri için değil, galatasaray lisesi teamülleri ve lise erbabı için çalışır, bu durum galatasaray kulübünün aleyhine olacak olsa bile.
    medyadaki gerizekalı amigolara anlatmak lazım; "galatasaray'ın lobisinden galatasaray bile faydalanamıyor, sen ne anlatıyorsun ulan teres?" diye.

    faruk süren'e gelince, davranışı ve sözleri hiç hoş olmamıştır.

    edit: faruk süren galatasaray lisesi mezunu değil, alman lisesi mezunuymuş. benim nickim yok'a teşekkür ederim. yalnız anlamadığım, bu adam madem liseli değil, niye bir liselinin sahip olduğu özgüven ve rehavet ile böyle açıklamalar yapabiliyor? gs lisesinin kalemini çoktan kırması gerekiyordu. tuhaf olan, bu tarz açıklaması ilk de değil, daha önce de pot kırmışlığı vardı.
  • mustafa cengiz'e yaptığı hareket ve sonrasında yaptığı skandal açıklaması ile artık benim için yok hükmündedir. faruk süren'i türkiye'nin tanımasının tek nedeni 4 sene galatasaray başkanlığı yapmasıdır. yoksa kim takar yalova kaymakamını deyimindeki kaymakam kendisidir. hiçbir şeye saygın yoksa bari bir zamanlar kendi oturduğun makama saygın olsun be adam. inşallah tekrar mustafa cengiz seçilir de üyelikten şutlar bu adamı. bu tür saygısızlıklara hiç ama hiç tahammülüm yok. galatasaray spor kulübünün hele hiç olmaması lazım.

    gerçi bunun kuyruk acısı damadı burak elmas'ın yönetimden bir şekilde uzaklaştırılması sanırım. yapanlar ne kadar doğru bir iş yapmış şimdi daha iyi anladık.