6551
galatasaray'ı uçurumun kenarından kurtaracak kadar yürekli, kamuoyunun gazlamasına rağmen fatih terim ile dalaşmayacak kadar akıllı ve ölüm döşeğinde çıktığı televizyon programlarında bile galatasaray'ın geleceğini ziyan edemem diyecek kadar galatasaraylı güzel insan.
milletin "feda" diye güzelleyip başarısızlığın önünü peşinen aldığı türden bir dönemde iki lig şampiyonluğu çıkarmayı başarmıştır. üçüncü sezonun ortasında yine geriden gelip bir şekilde gaza basmışken gelen pandemi arası ve sonrasındaki şanssız açılış maçı ile sezon bambaşka bir yere evrilmiş, kendisi ölüm ile mücadele ederken nice kaypak beyefendilerin arkasından ellerini ovuşturduğu ortamda şampiyonluk son maçın son yarım saatine kadar ihtimal dahilinde olmuştu.
2018'deki baskın seçimde yarışı kazanmıştır. uefa ile sürdürülen çetin müzakerelerden minimum zararla çıkmıştır. takip eden sezonlarda yoğun kamuoyu baskısına rağmen uefa'ya verilen sözleri tutmuş ve galatasaray'ın geleceğini kurtarmıştır.
mükafatını da 23 mart 2019 mustafa cengiz'in idari yönden ibra edilmemesi olayı ile almıştır. bu işi, aktüel gerçeklerden uzak şekilde planlayıp uygulayan şımarık cemiyet çocuklarının akşam mekanlardan poz verip yaptığı paylaşımlar hala akıllardadır.
kendisi uyanıp uyanmayacağının bile belli olmadığı ameilyatlara girip çıkarken, yönetim kurulu kendi içinde güç kavgasına tutuşmuştur. kulübün her zerresine başıbozukluk ve düzensizlik hakim olmuştur. bunun vebali de kamuoyunda o akbabalara değil, mustafa cengiz'e yüklenmiştir.
ölüp gittikten sonra güzelleyenlerin önemli bir kısmı o günlerde bu algıları kurmak ve yönetmekle uğraşıyordu.
oysa ölüm döşeğinden kalkıp çıktığı veda hutbesi tadında programda bile hala galatasaray'ın geleceğini korumalıyız diye haykırıyordu. mert hakan yandaş ve irfan can kahveci transferiyle ilgili soru üzerine "yazarım çekleri, 2 yıl sonrasına. kim gelip bana hesap soracak?" lafıyla başladığı o unutulmaz konuşma hala arşivlerde mevcuttur.
galatasaray "bürokrasisi" ve "delegasyonu" böyle bir adamı bile harcamakta beis görmemiştir.
"galatasaray", o akşam 32 diş sırıtıp 358 diye poz veren şımarık cemiyet çocuklarınındır.
mustafa cengizlere kaldığı gün de bizim bayramımızdır...
milletin "feda" diye güzelleyip başarısızlığın önünü peşinen aldığı türden bir dönemde iki lig şampiyonluğu çıkarmayı başarmıştır. üçüncü sezonun ortasında yine geriden gelip bir şekilde gaza basmışken gelen pandemi arası ve sonrasındaki şanssız açılış maçı ile sezon bambaşka bir yere evrilmiş, kendisi ölüm ile mücadele ederken nice kaypak beyefendilerin arkasından ellerini ovuşturduğu ortamda şampiyonluk son maçın son yarım saatine kadar ihtimal dahilinde olmuştu.
2018'deki baskın seçimde yarışı kazanmıştır. uefa ile sürdürülen çetin müzakerelerden minimum zararla çıkmıştır. takip eden sezonlarda yoğun kamuoyu baskısına rağmen uefa'ya verilen sözleri tutmuş ve galatasaray'ın geleceğini kurtarmıştır.
mükafatını da 23 mart 2019 mustafa cengiz'in idari yönden ibra edilmemesi olayı ile almıştır. bu işi, aktüel gerçeklerden uzak şekilde planlayıp uygulayan şımarık cemiyet çocuklarının akşam mekanlardan poz verip yaptığı paylaşımlar hala akıllardadır.
kendisi uyanıp uyanmayacağının bile belli olmadığı ameilyatlara girip çıkarken, yönetim kurulu kendi içinde güç kavgasına tutuşmuştur. kulübün her zerresine başıbozukluk ve düzensizlik hakim olmuştur. bunun vebali de kamuoyunda o akbabalara değil, mustafa cengiz'e yüklenmiştir.
ölüp gittikten sonra güzelleyenlerin önemli bir kısmı o günlerde bu algıları kurmak ve yönetmekle uğraşıyordu.
oysa ölüm döşeğinden kalkıp çıktığı veda hutbesi tadında programda bile hala galatasaray'ın geleceğini korumalıyız diye haykırıyordu. mert hakan yandaş ve irfan can kahveci transferiyle ilgili soru üzerine "yazarım çekleri, 2 yıl sonrasına. kim gelip bana hesap soracak?" lafıyla başladığı o unutulmaz konuşma hala arşivlerde mevcuttur.
galatasaray "bürokrasisi" ve "delegasyonu" böyle bir adamı bile harcamakta beis görmemiştir.
"galatasaray", o akşam 32 diş sırıtıp 358 diye poz veren şımarık cemiyet çocuklarınındır.
mustafa cengizlere kaldığı gün de bizim bayramımızdır...



