6536
mustafa cengiz, galatasaray tarihine yalnızca kazandığı kupalarla değil, kulübün en zor dönemlerinden birinde aldığı sorumlulukla da geçmiş bir başkandır.
göreve geldiği ocak 2018’de galatasaray’ın durumu dışarıdan göründüğü kadar parlak değildi. kulüp ciddi bir mali baskı altındaydı. uefa’nın finansal fair play süreci vardı, borçlar büyümüştü, nakit sıkıntısı yaşanıyordu. taraftar doğal olarak transfer istiyor, başarı bekliyordu ama yönetimin önünde çok dar bir hareket alanı bulunuyordu.
mustafa cengiz’in bence en önemli özelliği de burada ortaya çıktı. popüler olanı yapmak yerine gerekli olanı yapmaya çalıştı.
daha fazla borçlanıp birkaç yıldız oyuncu getirerek günü kurtarmak elbette daha kolaydı. taraftardan alkış almak da mümkündü. fakat o, kulübün geleceğini daha fazla riske atmamayı tercih etti. uefa ile yapılan anlaşmanın şartlarına uyuldu, harcamalar kontrol altına alındı, transferlerde satmadan alma dönemi büyük ölçüde sona erdi.
o yıllarda birçok kişi “neden transfer yapılmıyor?” diye tepki gösteriyordu. bugün geriye dönüp baktığımızda bunun keyfî bir tercih olmadığını daha iyi anlayabiliyoruz. galatasaray, futbolcu satışlarından elde ettiği gelirin altında transfer harcaması yaptı. yani kulübün gelecekteki gelirlerini tüketmek yerine, elindeki imkânlarla hareket etmeye çalıştı.
bütün bunlara rağmen sportif başarı da geldi.
mustafa cengiz döneminde galatasaray iki kez süper lig şampiyonu oldu. türkiye kupası ve süper kupa kazanıldı. 2018-2019 sezonunda üç kupa birden müzeye götürüldü. kadın basketbol takımı da avrupa kupası kazandı. dolayısıyla bu dönem yalnızca tasarruf yapılan, kemer sıkılan bir dönem değildi. bir taraftan mali yapı düzeltilmeye çalışılırken diğer taraftan saha içinde de başarı elde edildi.
bence bu dönemin en önemli başarılarından biri uefa sürecidir.
galatasaray, finansal fair play anlaşmasının yükümlülüklerini yerine getirerek kısıtlamalardan bir yıl erken çıktı. bunu bugün söylemek kolay ama o yıllarda bu süreci yönetmek hiç kolay değildi. transfer sınırları vardı, oyuncu listelerinde kısıtlamalar vardı, gelir-gider dengesi sürekli kontrol ediliyordu. yönetim bütün bu baskıya rağmen kulübü yeni bir cezadan korudu.
florya konusunda yapılanlar da unutulmamalı.
önceki dönemde emlak konut projesine dâhil edilen florya arazisinin tapusu yeniden galatasaray’a kazandırıldı. bugün florya’nın kulüp açısından ne kadar değerli olduğu çok daha iyi görülüyor. belki o gün kamuoyunda yeterince konuşulmadı ama galatasaray’ın en önemli varlıklarından birinin geri alınması başlı başına büyük bir hizmetti.
bankalar birliği anlaşması da çok eleştirildi. elbette bu anlaşma borçları ortadan kaldırmadı. zaten böyle bir şey mümkün değildi. fakat kulübün kısa vadede karşı karşıya olduğu ödeme baskısını azalttı ve borçların daha uzun vadede yönetilebilmesine imkân sağladı. galatasaray’a zaman kazandırdı.
mustafa cengiz kusursuz bir başkan değildi. iletişim konusunda hataları oldu. fatih terim ile yaşanan süreç, genel kuruldaki tartışmalar ve bazı açıklamaları camiada kırgınlık yarattı. bazı transferler de beklenen katkıyı vermedi.
ama bir başkanı değerlendirirken yalnızca yaptığı açıklamalara veya yaşadığı tartışmalara bakmak doğru olmaz. kulübü hangi şartlarda devraldığına ve hangi şartlarda bıraktığına da bakmak gerekir.
mustafa cengiz, galatasaray’ın ekonomik olarak çok zorlandığı bir dönemde sorumluluk aldı. kulübün malını korumaya, borçlarını yönetilebilir hâle getirmeye ve uefa yaptırımlarından çıkarmaya çalıştı. bunu yaparken de şampiyonluklar yaşadı.
üstelik bütün bunları ağır sağlık sorunlarıyla mücadele ederken yaptı. tedavi gördüğü, operasyonlar geçirdiği dönemlerde bile görevine devam etti. başkanlığı bıraktıktan yalnızca birkaç ay sonra, 28 kasım 2021’de hayatını kaybetti.
bazı başkanlar yaptıkları büyük transferlerle hatırlanır. bazıları kazandıkları kupalarla. bazıları ise kulübün geleceğini korumak için aldıkları zor ve çoğu zaman sevilmeyen kararlarla.
mustafa cengiz bunların hepsinden bir parça taşıyordu.
kupalar kazandı ama yalnızca kupaları düşünmedi. kulübün geleceğini de düşündü. galatasaray’ın parasını, arazisini ve avrupa’daki geleceğini korumaya çalıştı.
yaşarken çok eleştirildi. belki de yaptığı işlerin değeri tam olarak anlaşılmadı. bugün aradan geçen zamana baktığımızda, aldığı birçok kararın ne kadar doğru ve gerekli olduğu daha net görülüyor.
mekânın cennet olsun büyük başkan.
galatasaray seni unutmayacak.
göreve geldiği ocak 2018’de galatasaray’ın durumu dışarıdan göründüğü kadar parlak değildi. kulüp ciddi bir mali baskı altındaydı. uefa’nın finansal fair play süreci vardı, borçlar büyümüştü, nakit sıkıntısı yaşanıyordu. taraftar doğal olarak transfer istiyor, başarı bekliyordu ama yönetimin önünde çok dar bir hareket alanı bulunuyordu.
mustafa cengiz’in bence en önemli özelliği de burada ortaya çıktı. popüler olanı yapmak yerine gerekli olanı yapmaya çalıştı.
daha fazla borçlanıp birkaç yıldız oyuncu getirerek günü kurtarmak elbette daha kolaydı. taraftardan alkış almak da mümkündü. fakat o, kulübün geleceğini daha fazla riske atmamayı tercih etti. uefa ile yapılan anlaşmanın şartlarına uyuldu, harcamalar kontrol altına alındı, transferlerde satmadan alma dönemi büyük ölçüde sona erdi.
o yıllarda birçok kişi “neden transfer yapılmıyor?” diye tepki gösteriyordu. bugün geriye dönüp baktığımızda bunun keyfî bir tercih olmadığını daha iyi anlayabiliyoruz. galatasaray, futbolcu satışlarından elde ettiği gelirin altında transfer harcaması yaptı. yani kulübün gelecekteki gelirlerini tüketmek yerine, elindeki imkânlarla hareket etmeye çalıştı.
bütün bunlara rağmen sportif başarı da geldi.
mustafa cengiz döneminde galatasaray iki kez süper lig şampiyonu oldu. türkiye kupası ve süper kupa kazanıldı. 2018-2019 sezonunda üç kupa birden müzeye götürüldü. kadın basketbol takımı da avrupa kupası kazandı. dolayısıyla bu dönem yalnızca tasarruf yapılan, kemer sıkılan bir dönem değildi. bir taraftan mali yapı düzeltilmeye çalışılırken diğer taraftan saha içinde de başarı elde edildi.
bence bu dönemin en önemli başarılarından biri uefa sürecidir.
galatasaray, finansal fair play anlaşmasının yükümlülüklerini yerine getirerek kısıtlamalardan bir yıl erken çıktı. bunu bugün söylemek kolay ama o yıllarda bu süreci yönetmek hiç kolay değildi. transfer sınırları vardı, oyuncu listelerinde kısıtlamalar vardı, gelir-gider dengesi sürekli kontrol ediliyordu. yönetim bütün bu baskıya rağmen kulübü yeni bir cezadan korudu.
florya konusunda yapılanlar da unutulmamalı.
önceki dönemde emlak konut projesine dâhil edilen florya arazisinin tapusu yeniden galatasaray’a kazandırıldı. bugün florya’nın kulüp açısından ne kadar değerli olduğu çok daha iyi görülüyor. belki o gün kamuoyunda yeterince konuşulmadı ama galatasaray’ın en önemli varlıklarından birinin geri alınması başlı başına büyük bir hizmetti.
bankalar birliği anlaşması da çok eleştirildi. elbette bu anlaşma borçları ortadan kaldırmadı. zaten böyle bir şey mümkün değildi. fakat kulübün kısa vadede karşı karşıya olduğu ödeme baskısını azalttı ve borçların daha uzun vadede yönetilebilmesine imkân sağladı. galatasaray’a zaman kazandırdı.
mustafa cengiz kusursuz bir başkan değildi. iletişim konusunda hataları oldu. fatih terim ile yaşanan süreç, genel kuruldaki tartışmalar ve bazı açıklamaları camiada kırgınlık yarattı. bazı transferler de beklenen katkıyı vermedi.
ama bir başkanı değerlendirirken yalnızca yaptığı açıklamalara veya yaşadığı tartışmalara bakmak doğru olmaz. kulübü hangi şartlarda devraldığına ve hangi şartlarda bıraktığına da bakmak gerekir.
mustafa cengiz, galatasaray’ın ekonomik olarak çok zorlandığı bir dönemde sorumluluk aldı. kulübün malını korumaya, borçlarını yönetilebilir hâle getirmeye ve uefa yaptırımlarından çıkarmaya çalıştı. bunu yaparken de şampiyonluklar yaşadı.
üstelik bütün bunları ağır sağlık sorunlarıyla mücadele ederken yaptı. tedavi gördüğü, operasyonlar geçirdiği dönemlerde bile görevine devam etti. başkanlığı bıraktıktan yalnızca birkaç ay sonra, 28 kasım 2021’de hayatını kaybetti.
bazı başkanlar yaptıkları büyük transferlerle hatırlanır. bazıları kazandıkları kupalarla. bazıları ise kulübün geleceğini korumak için aldıkları zor ve çoğu zaman sevilmeyen kararlarla.
mustafa cengiz bunların hepsinden bir parça taşıyordu.
kupalar kazandı ama yalnızca kupaları düşünmedi. kulübün geleceğini de düşündü. galatasaray’ın parasını, arazisini ve avrupa’daki geleceğini korumaya çalıştı.
yaşarken çok eleştirildi. belki de yaptığı işlerin değeri tam olarak anlaşılmadı. bugün aradan geçen zamana baktığımızda, aldığı birçok kararın ne kadar doğru ve gerekli olduğu daha net görülüyor.
mekânın cennet olsun büyük başkan.
galatasaray seni unutmayacak.



