• 286
    hakkında baya bir kavram kargaşası yaşanan taraftar türüdür.

    bir taraftar takımını destekler ve başarılı olmasını ister. işler yolunda gitmiyorsa ise eleştiri getirir. eleştirmenin ayıp sayıldığı bir ülkede yaşıyoruz. aynı zamanda birini eleştiriyorsan onun düşmanı sanıldığın bir ülke.

    taraftar futbolun temel taşıdır, taraftar olmazsa futbol biter.net. futbol endüstriyelleşti artık, çok büyük paralar dönüyor. yayın geliri falan diyoruz ya, hah işte adı üstünde "yayın"... izleyecek kimse olmazsa yayın da olmaz, geliri de olmaz, turnuva da olmaz, şampiyonlar ligi de olmaz.

    hal ne kadar böyle olsa da özellikle türkiye genelinde taraftar da takıma muhtaç çünkü birçok insanın kaçış noktası,mutluluğu,belki de o haftaki ruh hali bir 90 dakikadan geçiyor. şimdi bu insanların işler istedikleri gibi gitmeyince eleştiri getirmeleri çok ama çok normal ayrıca doğru olan da bu bence. şimdi bu noktada galatasaray taraftarı diğer takım taraftarlarından ayrılıyor. en basit örnek ali koç-fenerbahçe ilişkisidir. ali koç'un geçen sezon yaşadığını galatasaray başında bir başkanın yaşadığını düşünün, hali ne olurdu acaba?. ancak hala fenerbahçeliler galatasaray'a sallamakla meşgul bu sıralar. biz de mi öyle olalım? ya da kendimizi öyle yaptıralım ?

    eleştiri çok faydalı eğer doğru anlarsan hayat kurtarır. ha eleştiriden kastım kesinlikle saçma sapan sallayan tipler değil, onlar bir tüketim hastası topluluk. geçen sene gomis satıldı, yerine transfer yapılmadı ve olanları hepimiz gördük. şampiyonlar liginde düştüğümüz durum ortadaydı. en az 9.5 milyon euro'luk bir gelirden mahrum kaldık ama sıfır çeksek bile bu kadar para alacağız doneleriyle savunuldu bu iş. bunun üzerine hepimiz eleştirdik. hah şimdi gelelim ikinci konuya, evet eleştirdik ama mustafa cengiz yönetimi karşıtı insanlar değildi kimse. kendi adıma da konuşayım, mustafa cengiz'e çok büyük destek veren biri olarak eleştirdim ama destek vermeye devam ettim çünkü iyi niyetlerinden şüphem yok ve hala da destekliyorum.

    gelelim günümüze, aynı senaryoları bir daha yaşıyoruz. fernando satıldı yerine kimseyi alamadık, üstüne alan-pato mevzusuna dönmüş bir falcao durumu var ortada. ligin başlangıcına 3 gün, en yakın şampiyonlar ligi maçımıza yaklaşık 5 hafta ve transfer döneminin kapanmasına 18 gün var. bu durumda eleştiri herkesin hakkıdır ve yapmalıdır da. çünkü geçen seneki hatalardan asla ders alınmamış. plan-programımız yok bu o kadar net görülüyor ki. ha ben hala destekliyorum ama eleştiriyorum da çünkü beğenmediğim işler de yapıyorlar. bu insanların en doğal hakkıdır. böyle yapan insanlara tepki göstermek de anlamsız çünkü herkesin ortak derdi galatasaray.

    son olarak da kimse firmino-salah transferi beklemiyor yönetimden. eminim ki burdaki insanların %90'ı fransa 2.liginden 500 bin euro'ya gelecek orta sahaya bile tamam olacak, geleceğe umutla bakacak. ancak belirsizlik ve ortada dolaşan isimler geçen senenin bir kopyası gibi olmaya devam ediyor.

    ffp ise dün ortaya çıkmadı, bu transfer dönemi başlamadan da biliyorduk. en kötü bonservisi oyuncuya ödetip, ona imza parası olarak ödemeni yaparsın. bu işler bir şekilde halledilir.