4889
ilk transfer sezonlarında badou ndiaye'yi satıp yerine kimseyi almamaları, yaz transfer sezonunda bafetimbi gomis'i gönderip yerine kimseyi alamama, kış transfer sezonunda da santrforu kampa yetiştiremeyip, son gün kaliteli ama fatih terim'in aklındaki oyuna santforlar almaları dolayısıyla, tüm transfer sezonları için hunharca eleştirilmeyi hak etmiştir yönetim ve belki de bu sezonki başarısız tablonun birinci sorumlusu da görülebilir ama...
işin "ama"sına geldiğimiz vakit, geçen sezon bafetimbi gomis varken deplasmanlarda ne oynuyorduk, bu sezon ne oynadık? bu sorunun cevabı benzerse bilin ki sorun sadece oyuncu bazlı değil. bir takım 3 aylık yaz kampı, 1 aylık kış kampı yapıp hala net bir deplasman oyunu oynayamayıp, bir adım ileri gitmemişse sıkıntıyı sadece yönetime ve santrforsuzluğa bağlamak biraz haksızlık olur. sabit, sürekli bir oyun oynamak istiyoruz ama o oyun o kadar defoya sahip ve dominantlıktan uzak ki başarıya ulaşmıyor.
mesela, porto şampiyonlar ligi maçlarına başladığında vincent aboubakar'ı sakatlık nedeniyle kaybetti ama bu sezona kadar çok da sivrilmeyen mariga ile gruptan lider çıkmayı başardı. çok mu iyi oynadılar? hayır ama 6 maçta da oynadıkları belli bir oyun ve şablon vardı. keza, bir önceki şampiyonlar ligi gruplarında aynı porto'nun olduğu gruptan beşiktaş, cenk tosun ve negredo santrfor karmaşası içinde namağlup lider çıkmayı başardı. hem de 2015-2016 sezonu beşiktaş'ı gibi oynayarak değil de 2013-2014 fenerbahçe'si gibi oynayarak. yani, şenol güneş avrupa için ayrı bir oyun planı ve şablon çıkardı ortaya.
biz ise elimizdeki kadroya bakmadan, manchester city futbolunu örnek alarak fernando(fernandinho)-belhanda(de bruyne)-emre akbaba(david silva) üçlüsüyle ligi domine ederiz hayaliyle sezona başladık. sonuç, bu futbolu isteyen kondisyona da sahip olmamak ile beraber hüsran oldu tabii ki.
teknik heyetimiz yine de bu hayalinden ve hülyasından vazgçmedi ve kış ile yaz transfer dönemi sonunda bu futbolu oynatabileceğini düşünüyor ve bu katı düşünceden vazgeçmiyor. fatih hocam, inatla ve ısrarla bir düşünceden vazgeçmiyorsa, neler başardığını bildiğim için o karara sonuna kadar saygı duymak istiyorum ama durum ve gidişat pek umut verici değil açıkçası.
işin "ama"sına geldiğimiz vakit, geçen sezon bafetimbi gomis varken deplasmanlarda ne oynuyorduk, bu sezon ne oynadık? bu sorunun cevabı benzerse bilin ki sorun sadece oyuncu bazlı değil. bir takım 3 aylık yaz kampı, 1 aylık kış kampı yapıp hala net bir deplasman oyunu oynayamayıp, bir adım ileri gitmemişse sıkıntıyı sadece yönetime ve santrforsuzluğa bağlamak biraz haksızlık olur. sabit, sürekli bir oyun oynamak istiyoruz ama o oyun o kadar defoya sahip ve dominantlıktan uzak ki başarıya ulaşmıyor.
mesela, porto şampiyonlar ligi maçlarına başladığında vincent aboubakar'ı sakatlık nedeniyle kaybetti ama bu sezona kadar çok da sivrilmeyen mariga ile gruptan lider çıkmayı başardı. çok mu iyi oynadılar? hayır ama 6 maçta da oynadıkları belli bir oyun ve şablon vardı. keza, bir önceki şampiyonlar ligi gruplarında aynı porto'nun olduğu gruptan beşiktaş, cenk tosun ve negredo santrfor karmaşası içinde namağlup lider çıkmayı başardı. hem de 2015-2016 sezonu beşiktaş'ı gibi oynayarak değil de 2013-2014 fenerbahçe'si gibi oynayarak. yani, şenol güneş avrupa için ayrı bir oyun planı ve şablon çıkardı ortaya.
biz ise elimizdeki kadroya bakmadan, manchester city futbolunu örnek alarak fernando(fernandinho)-belhanda(de bruyne)-emre akbaba(david silva) üçlüsüyle ligi domine ederiz hayaliyle sezona başladık. sonuç, bu futbolu isteyen kondisyona da sahip olmamak ile beraber hüsran oldu tabii ki.
teknik heyetimiz yine de bu hayalinden ve hülyasından vazgçmedi ve kış ile yaz transfer dönemi sonunda bu futbolu oynatabileceğini düşünüyor ve bu katı düşünceden vazgeçmiyor. fatih hocam, inatla ve ısrarla bir düşünceden vazgeçmiyorsa, neler başardığını bildiğim için o karara sonuna kadar saygı duymak istiyorum ama durum ve gidişat pek umut verici değil açıkçası.

