• 4877
    çok güçsüz bir yönetim kadrosuna sahipler, sürekli 3 yönetici ile muhattabız ve gizli başkan albayrak kendi becerebileceği iş dışında her işin başında. bu şartlarda şampiyonluk da sonraki oluşturulacak yapı da fatih terim’in becerisine kalıyor. bugünden sonra 3 forvet alsa da bu durum değişmeyecek. siz satacağınız oyuncunun yerini anında doldurmaya başladığınız gün sürdürülebilir bir sistem kurarsınız, ben 25 yaşındayım ve türkiye’de böyle bir ortamın oluşamayacağına ikna oldum.
  • 4878
    transferin bu denli gecikmesinin sebebi olarak yüksek ihtimalle yalnızca bir forvet ile anlaşıldığı için birden fazla oyuncu transfer edemeyince oluşabilecek olası tepkileri minimize etmek için son günü bekliyorlar. son gün bir forvet açıklanıp herkes şükredecek ikinciyi düşünmeyecek şeklinde planlanmış olabilir. ya da forvetsizlikten ben ruh hastası oldum komplo teorileri yazıyorum kafamda.
  • 4880
    genel anlamda ortada çok büyük kapsamlı ve karanlık işlerin döndüğünü düşündüğüm yönetimdir.

    görünenden çok daha büyük, genel bir problem var. zira isimler değişiyor, dursunlar, ahmetler, mehmetler gidip geliyor ama gene mevcut rezalet ve kokuşmuşluk devam ediyor. buradan anlıyoruz ki sorun tikel kişilerde ya da isimlerde değil, çok daha derin..

    mesela mevcut yönetim olan mustafa cengiz ismini ele alalım. beceriksizlik, iş bilmezlik ve hatta art niyetli oldukları üzerinde bir takım söylentiler işitiyoruz. bütün bunları var kabul edip ötesine geçmeyi öneriyorum ben. (dünya üzerinde hiç bir yönetim bu kadar beceriksiz olamaz ve olsa bile her gelen yönetimdeki kişiler hepsi birden aynı anda olamaz bu kadar. bu nedenle bu beceriksizlik dediğimiz işi geçelim ve art niyet komplosunu da.. esas olaya gelelim diyorum)

    mustafa cengiz'in de dediği gibi "hiç bir şey göründüğü gibi değil" arkadaşlar.. bunu söylerken ki haline dikkat edin ve konuşmalarındaki getirdiği konulara dikkat edin.

    mustafa cengiz açıkça konuşamıyor. istemez mi forvetler alsın etsin deli mi bu adam. beceriksizlikten çok daha öte durumlar var onu da geçiniz. olayın perde arkası daha farklı. hata öyle ki bizlere açıklanamayacak kadar ya da haberlere konu olamayacak kadar güçlü kişilerle ilgili bunlar.

    peki ne bu buz dağının görünmeyen kısmı? yani bizlere gösterilmeyen ve saklanan esas olay ne? (bizlere gösterilenler ve gerçekte olanlar farklıdır..) gelelelim fikir alıştırmasına başlayıp ihitmalleri gözden geçilerim. ihtimaller;

    1) yönetimin içinde bir ajan mı var?

    şahsi görüşüm gene bu kadar basit değil ve daha farklı durumlar var. (zaten öyle olsa şimdiye kadarki tüm yönetimlerde bu aynı ajanın olması gerekirdi)

    2) yönetimi beceriksiz mi?

    şimdiye kadar ki hepsi birden olamaz der geçerim gene.

    3) yönetim art niyetli mi? veya fatih terim'den kurtulmaya mı çalışıyor?

    cevabım gene hayır ve gene aynı nedenden, her biri böyle mi? sorusunu sorarım. ayrıca hiç bi galatasaraylı nın böyle bi ihanet ya da kendi bacağına sıkma durumunda olacağına da inanmıyorum, geçiniz..

    4) değişen devlet yapısı ve iktidar ile birlikte sporla siyasetin iç içe girmesinden dolayı mı yönetimler başarısız oluyor ya da ayağı kaydırılıyor?

    cevabım bunların büyük bir etkisinin olduğu ve elbette başakşehir, kasımpaşa gibi klüplerin futbol üzerinde tahakküm kurduğu yönünde. fakat hepsi bu mu dersen gene hayır derim. yoksa bugün kasımpaşanın tavşan atlet gibi koşup, finish çizgisinde birinciliği başakşehire vermek istediği malum.. o nedenle bu soruyu bi kenara bırakıp ilerlemeye devam edelim diyorum.

    5) fenerbahçe camiasının rakibini bozmaya yönelik planlama ve çalışma alışkanlığında olması mı bunda etken?

    cevabım bunu gene kabul etmekle beraber gene asıl olayın bununla yeterli olmadığı yönünde, geçelim.

    6) inan kıraç meselesi? derin galatasarayın başındaki görünmez kişi ve büyük servetin başındaki kişi olduğu bilinen koç ailesinin damadı mıdır bizim bu yönetimleri bozup madara eden?

    cevabım yukarıdaki soruda saklı.. zira kendisinin hakkında gs logosu için senede bizden 1 milyon dolar haraç kesen ve bu patenti yıllar evvel aldığından dolayı kimsenin laf edemediği birinden söz ediyoruz. sadece bunun parayla sınırlı olmadığını her gelen yönetimin düştüğü durumlara bakıp anlayabiliriz. liseliler dediğimiz bu tayfanın galatasaray bizim, hayır bizim falan gibi bi tartışmanın içine bizleri sürüklediğini görmezden gelip susalım mı biz de? tıpkı herkes gibi?

    burada bir münazara edip bunu tartışmayı ve çözmeye çalışmayı öneriyorum..
  • 4882
    fatih terim'i ve taraftarı çok büyük bir tufaya getirdiğini düşündüğüm yönetimdir. terim'in dünkü* açıklamayı yaparken güvendiği dağlara kar yağmış olabilir. bu tamamen hissiyat. ancak ben 1 şubat cuma günü galatasaray'da çok büyük olayların yaşanabileceğini düşünüyorum.

    ekleme:

    ibrahim seten fitili yakmış bile.

    https://twitter.com/...568392287895552?s=19
  • 4884
    geçen sene yellow friday'de mağaza çalışanları bir deftere yönetime mesajımı yazmamı istemişlerdi. daha yeniydiler ve umutluydum kendilerinden. oraya yazdıklarımı buraya da yazacağım: maç biletleri çok pahalı!

    geçmiş yönetimlerde anlam veremediğim bir uygulama vardı. takım kötü giderken bilet fiyatları düşük oluyordu. takım toparlanmaya başladığı ve camia kenetlenmeye başladığı zaman aniden zam yapıyorlardı. mesela 17-18 sezonunun başında bilet fiyatları gayet makuldu. baktılar takım iyiye gidiyor, rakibi içeride dışarıda boğuyor, galibiyet serileri alıyor hemen durumdan faydalanarak fiyatlara zamı geçirmişlerdi. bunun adı taraftarı kullanmaktır. umudum, yeni yönetimdeydi ama bir gelişme yok maalesef. şampiyonlar ligi nedeniyle kombineye zam yaptınız anladık da lig için biraz düşürün bari. tamam, avrupa maçları ve derbiler diğer maçlara göre biraz daha pahalı olsun ama normal lig maçları için belli bir standartınızın olması lazım. sene başında bütün bilet fiyatlarını belirle. derbiler şu kadar, avrupa maçları şu kadar, lig maçları şu kadar, kupa maçları şu kadar diye açıkla ki taraftar hangi maça ne ödeyeceğini bilsin. sırf kendimi enayi gibi hissettiğim için maçları evden izliyorum.

    buradan yönetime sesleniyorum; bilet fiyatlarını revize edin. taraftar kitlenizin çoğu öğrenci ve çok geliri olmayan insanlar. böylelikle hem stad her daim dolu olur hem de ali sami yen'deki diğer maçlarda da bambaşka atmosfer yaratılabilir.
  • 4886
    kısasa kısas demesi gereken yönetimimiz.

    3 mart 2019 bb erzurumspor galatasaray maçı ile ilgili saatin erkene alınması talebimiz kesin bir dille kabul edilmedi bildiğimiz üzere.

    2018-2019 sezonunun ikinci yarısında galatasaray beşiktaş maçı için fikret orman japonyadan talep geldi diye, keyfi olarak maçın erkene alınmasını talep edeceğiz demişti ya hani.

    yönetimimiz bunu kesin bir dille kabul etmemeli! sağlık gibi ciddi bir meselede erkene alınmayacak da japonlar izleyecek diye sahamızdaki prime time zamanındaki maçı öğlene çekecekler öyle mi?
  • 4887
    yaptıkları birçok iyi iş olmasına rağmen yaz transfer dönemindeki plansızlıkları kış döneminde de başlarına iş açtı. yaz dönemindeki 2 aylık modeste bekleme sürecinin mini versiyonunu bu defa alan için yaşadık. bu plansızlığın sonucu olarak 2 tane (biri garanti golcü gibi görünse de) ya tutarsa forvet alındı. bunun en büyük sebebi her seferinde bir menajerin eline bakmaları. komisyon mu kovalıyorlar diye düşünüyorum bazen artık. bu sene sezonu en iyi yerde bitirip elimizdeki ederi olan oyuncuları bir an önce satarak yeni bir takım kurmamız gerekiyor. bunu yeni kurulan bir transfer ekibiyle değil de abdürrahim albayrak ve menajer dostlarıyla yapmaya kalkarsak yine hüsrana uğrayacağız. o yüzden bu durum böyle devam ettikçe hep gözümde eksik yönleriyle kalacak bu yönetim.
  • 4889
    ilk transfer sezonlarında badou ndiaye'yi satıp yerine kimseyi almamaları, yaz transfer sezonunda bafetimbi gomis'i gönderip yerine kimseyi alamama, kış transfer sezonunda da santrforu kampa yetiştiremeyip, son gün kaliteli ama fatih terim'in aklındaki oyuna santforlar almaları dolayısıyla, tüm transfer sezonları için hunharca eleştirilmeyi hak etmiştir yönetim ve belki de bu sezonki başarısız tablonun birinci sorumlusu da görülebilir ama...

    işin "ama"sına geldiğimiz vakit, geçen sezon bafetimbi gomis varken deplasmanlarda ne oynuyorduk, bu sezon ne oynadık? bu sorunun cevabı benzerse bilin ki sorun sadece oyuncu bazlı değil. bir takım 3 aylık yaz kampı, 1 aylık kış kampı yapıp hala net bir deplasman oyunu oynayamayıp, bir adım ileri gitmemişse sıkıntıyı sadece yönetime ve santrforsuzluğa bağlamak biraz haksızlık olur. sabit, sürekli bir oyun oynamak istiyoruz ama o oyun o kadar defoya sahip ve dominantlıktan uzak ki başarıya ulaşmıyor.

    mesela, porto şampiyonlar ligi maçlarına başladığında vincent aboubakar'ı sakatlık nedeniyle kaybetti ama bu sezona kadar çok da sivrilmeyen mariga ile gruptan lider çıkmayı başardı. çok mu iyi oynadılar? hayır ama 6 maçta da oynadıkları belli bir oyun ve şablon vardı. keza, bir önceki şampiyonlar ligi gruplarında aynı porto'nun olduğu gruptan beşiktaş, cenk tosun ve negredo santrfor karmaşası içinde namağlup lider çıkmayı başardı. hem de 2015-2016 sezonu beşiktaş'ı gibi oynayarak değil de 2013-2014 fenerbahçe'si gibi oynayarak. yani, şenol güneş avrupa için ayrı bir oyun planı ve şablon çıkardı ortaya.

    biz ise elimizdeki kadroya bakmadan, manchester city futbolunu örnek alarak fernando(fernandinho)-belhanda(de bruyne)-emre akbaba(david silva) üçlüsüyle ligi domine ederiz hayaliyle sezona başladık. sonuç, bu futbolu isteyen kondisyona da sahip olmamak ile beraber hüsran oldu tabii ki.

    teknik heyetimiz yine de bu hayalinden ve hülyasından vazgçmedi ve kış ile yaz transfer dönemi sonunda bu futbolu oynatabileceğini düşünüyor ve bu katı düşünceden vazgeçmiyor. fatih hocam, inatla ve ısrarla bir düşünceden vazgeçmiyorsa, neler başardığını bildiğim için o karara sonuna kadar saygı duymak istiyorum ama durum ve gidişat pek umut verici değil açıkçası.
  • 4890
    iki stoper iki forvet istenildiği için iki stoper iki forvet alan yönetim. dört oyuncu da teknik ekibin istediği oyuncular. dördüne de çok bilen(!) taraftar fitti. bizim gibi azınlık diagne yıl istemedi o kadar. hala daha sorunu transfer sanan taraftarlarca elestiriliyorlar. ben de transfer döneminde eleştirdim de kimseyi de almamış olsalar bizim takım akhisardan kötü mü yani? fatih hocayı eleştirmeden nasıl yaşarım diye kıvranıp durmayin bu kadar. hoca formsuz işte. boşuna yönetimi iğne deliğinden eleştirmeye çalışmanın da bi esprisi kalmadı. yapmayın etmeyin.
  • 4892
    bundan sonraki kulüpler birliği ve benzeri toplantılara çaycıyla bile olsa katılması gereken yönetim.

    diğer başkanlar, medya, tff ve hatta derin galatasaray'ın bile kendilerini bu kadar istemediği açıkken orada ne dönüyor birinin gözlemleyip, nabızlarını ölçmesi lazım. yoksa yine korsan bildiri gibi bir sahtekarlıkla karşı karşıya kalabiliriz.
  • 4894
    tff'nin verilerine göre 2018-2019 sezonunda menajerlere en az ödeme yapmış olan yönetim.
    fenerbahçe 2.6 milyon euro, beşiktaş 375 bin euro ödeme yapmışken galatasaray'ın menajerlere ödediği toplam ücret: 10 bin euro.

    galatasaray tarihinin en rezil yönetimlerinden birini (bence en rezilini) sergilemiş olan dursun özbek yönetimi 3.5 milyon euro ile bu listenin tepesinde yer almıştı.

    bu listenin tepesinde yer alan özbek yönetimini ibra edip bu listenin son sırasında yer alan cengiz yönetimini ibra etmeyenleri ne tarih affedecek ne de gerçek galatasaray taraftarları.
  • 4895
    haklarında 1 adet bile kötü düşüncem olmadı bundan önce. ama acilen palabıyık denen adamın maçlara verildiği hafta kendi maçımıza çıkmayacağız falan gibi atarın dibine vuracak bir açıklama yapmaları lazım. artık suyu çıktı işin. ne yapıp ne edip karşılarında bostan korkuluğu değil 30 milyonluk koca bir çınarın olduğunu belli etsinler artık.
  • 4896
    federasyonu gereginden fazla elestirip ceza alirlarsa uyeler tarafindan elestirilecek olan yonetimdir. icerideki fenerliler, besiktaslilar ve kendi cikarinin pesindekilerle kavgaya tutusmusken disari karsi galatasarayin haklarini savunabilmeleri zaten mumkun degil.

    galatasaray, galatasaray’a acilan savasin farkinda olmayan, ya da belki de daha fenasi bunu firsat bilip bu vesileyle galatasaray uzerindeki tahakkum ruyasini gerceklestirme pesine dusen gafil yahut hainlerin sabotajiyla ugrasirken yonetim disari karsi sesini yukseltemeyecek ne yazik ki. yukseltse de ise yaramayacak zaten.
  • 4897
    çoğu konuda hata yapan yönetim. yapılan veya yapılmayan forvet transferleri falan bir kenara bırakarak söylüyorum, ki çok önemli konular bunlar, eğer aşağıda yazdığım şeyleri yapmazlarsa liselilerin ne kadar haklı olduğunu anlayacağım ve kabul edeceğim.

    1. semih özsoy konusu: 14 nisan fenerbahçe galatasaray maçından sonra sahalarında kaldırdığımız kupayı fetö sayesinde olduğunu ima etmesinden dolayı şikayetçi olmazsa, kendisinin tapelerini yayınlayıp fenerbahçe bünyesinde yönetici olup fetöcülerin isimlerini sıralamazsa ve bizim bünyemizde bir tane bile fetöcü idareci olmadığını tekrarla ifade etmezlerse,

    2. 14 nisan fenerbahçe galatasaray maçında olan var konuşmalarını yayınlatamazlarsa,

    3. abdürrahim albayrak'ın bilip de söylemediği şeyleri söylemezse,

    4. fatih terim'i ve takımı koruyacak kollayacak bir açıklama yapılmazsa,

    liselilerin dediği içeride aslan dışarıda kedi sözlerine harfiyen katılacağım. liselilerin bir bildiği varmış diyeceğim.

    tanım: pasif ve takımını korumayan daha da kötüsü korumaya yeltenmeyen yönetim.
App Store'dan indirin Google Play'den alın