• 13
    (bkz: #1441503)

    samimiyet eleştirisi dahil hepsine az-çok katılırım, ama bir konuyu atlamış yazardır.

    lütfen şu, 'peki bu olaylar olurken neredeydiniz' anlayışı bitsin. bir gün namaz kılmayınca ertesi gün namaz kılma hakkınızı elinizden alsalar, 'samimi olsan her gün kılardın deyyus' deseler o dinin hakkaniyeti kalır mı? bu da aynı hesap.

    ben de çoğu tepkiyi samimi bulmuyorum, ama samimiyet eleştirisi yapmaya daha var gibime geliyor. eleştirinin elbette önceliği olmaz, lakin hesap vermesi gerekenleri bir sıraya koysak; anlık tepki verip unutan ve berkin'in ölümü üzerinden vicdan mastürbasyonu yapan, bir çocuğun ölümünü de 'ucuz edebiyat' malzemesi yapan insanlar bu döngünün en masumları kalırlar.

    hatta o insanlar direk masumlar. hepimizin bildiği bir hikaye vardır :

    nasreddin hoca'nın eşeği çalınmış, komşuları sormuş hoca nasıl oldu bu olay diye. 'kapıyı açık bıraktım' deyince komşular tabi hocaya veryansın etmişler. hoca da bunun üzerine 'hırsızın hiç mi suçu yok?' demiş.

    sahi; hırsızın hiç mi suçu yok?