• 327
    mevcut hükümetten öğrendiklerini uygulamaktadırlar "istifa etme, ne olursa olsun bu millet bir şekilde sineye çeker"

    durum aynen bu, yöneticiler, sorumlular istifa etmeye gerek duymuyorlar, utanmaya gerek duymuyorlar çünkü sonunda bir yaptırım olmadığının, olmayacağının farkındalar...

    şuan yönetici olanlar ne diyor biliyor musunuz biz "istifa, yönetim istifa" diye bağırdıkça?

    -"eee? istifa istifa... ne istifa? etmiyorum lan? ne yapacaksın? gelip masamdan mı kaldıracaksın?"

    düşünce aynen bu...
    sadece galatasaray'da değil her yerde... türkiye'de yöneticilik kavramının bulunduğu, unvanın, masanın, menfaatin bulunduğu her ortamda bu... utanmak diye bir kavram kalmamış.

    başarısızlık, basiretsizlik, beceriksizlik cezasız ve tepkisiz kaldıkça utanmaz yöneticiler yüz buluyor ve sonu malum.
    herkes hak ettiği gibi yönetilir.

    bakın ta ne zaman yazımışız?

    (bkz: galatasaray sözlük yeni yönetimi protesto organizasyonu)
    (bkz: #1738985) - 18 haziran 2015...

    nerdeydiniz abi o zaman?
    gidecektik florya'nın önüne, başlayacaktık bağırmaya, hakkımızı aramaya... 1,5 sene olmuş... kayıp 1,5 sene...
  • 328
    kişisel olarak dursun özbek hakkında pek bişey demek istemiyorum ortada gözükmeyen konuşmayan bi başkan ama işte bu kısım önemli seçtiği yönetim (3 kişi külüp yönetiyor)tek kelime ile berbat:
    1- levent nazifoğlu: yalancı, düzenbaz, kişiliksiz, galatasaray değerlerini ayak altına alan, vasıfsız, iyi bişey olunca sahiplenen kötü olunca suçu başkaşına atan adam.

    2- mehmet özbek: ne işe yaradığı ve görev tanımı belli olmayan, sen nasıl kardeşini yönetime alırsın sözde önemli bir konuma getiriyorsun, bu kadar kolay mı ne tecrübesi var bu nasıl profesyonellik.

    profesyonellik dışına çıkılacaksa yönetime alınacak tek isim abdurrahim albayraktır.
  • 338
    jan olde riekerink'in görevine son verilmesi ve igor tudor'un göreve gelmesi ile ilgili dün ve bir önceki gün hayli yoğun mesai yapmışlardır.

    öncelikle jan olde riekerink'in gönderilmesi hususunda pazartesi akşamı yapılan toplantıda karar alındı. levent nazifoğlu dışında herkes bu kararı onadı. dünkü toplantıda ise olası isimler konuşuldu. ancak burada şöyle bir durum var. neredeyse her yönetici kendi adayını getirdi. bülent korkmaz, hasan şaş, cihat arslan ve raşit çetiner ismi net olarak zikredildi. sonrasında igor tudor, bülent korkmaz ve hasan şaş isimleri üzerinde karar kılındı. (bu arada roberto mancini arandı da açmadı vs.tipi haberler doğru değil.)

    uzun sayılabilecek bir tartışma ardından igor tudor'u taraftarın çok istediği ve yerli hoca istenmediği görüşüne varıldı. (sosyal medyanın gücünün ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya çıktı. yazılanlar cidden takip edilmiş.)

    isim konusunda fikir birliği olunca cenk ergün tudor'a ulaştı. igor tudor görevi seve seve kabul edeceğini ancak şartları konuşmak için ergün'ü anthony seric'e yönlendirdi. sonrasında kısa bir telefon görüşmesi ardından taraflar sözlü anlaşmaya vardı.

    bu noktadan sonra konuyu görüşmek için dursun özbek bizzat feridun tankut'u aradı. ancak çalan telefonu açılmadı. bir süre sonra da tamamen kapandı telefon. varılan son karar zaman kaybetme lüksü olmadığından hocanın bir an önce takıma kazandırılması olduğundan igor tudor florya'ya davet edildi. transfer süreci kısaca böyle. (arada eksik yazdığım olduysa affola.) haberci arkadaşlar burayı takip ettiğinden yarınki haberlerini bu doğrultuda hazırlayabilir.
  • 341
    galatasaray spor kulübü yönetimleri ve perde arkasında yaşananlar ile ilgili herhalde yüzlerce fikir beyan edilmiştir. bilgin gökberk bizangs diye yazar, bir inan kıraç demokles'in kılıcı gibi her şeyin üstündedir, hatasıyla sevabıyla döneminde uefa kupası kazanan faruk süren bile yaptırtmazlar, ettirtmezler diye bilinemeyen kişilerden bahseder vb. böyle örnekleyebiliriz. baba iii'teki vatikan'ın immobiliare'sine sahip olma savaşı gibi bir mücadeleye ait haber akışı hiç kesilmez.

    dursun aydın özbek yönetimini değerlendirmek için nasıl veya nereden başlamam gerektiğini düşünürken aklıma şaşırtıcı şekilde sportif konular neredeyse hiç gelmedi. sonra niye diye düşündüm, bu adamların olayı spor değil, galatasaray'ın kuruluş amaçları, saygınlığı hiç değil. o yüzdendir ki bazı renktaşlarım gibi bu kümeyi sportif konular üzerinden değerlendirmenin bu karanlık maşa tipi oluşuma meşruiyet kazandırmaya yarayacağını düşünüyorum.

    benim hep savunduğum bir görüşüm var. ülkedeki mevcut avamlık, şark kurnazı küçük esnaflık ve omurgasızlık havası, fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür galatasaray camiası'na sirayet etmeye başlamıştır. bu, fikrimce, iyi ve detaylıca planlanmış bir durumdur. bu durumun temelleri, çoğumuzun göğsünde bir madalya olarak saklayacağı bir olayın , belki de birilerinin altında kaldığını, cevabını veremediğini düşündüğü tek mağlubiyetinin (bkz: 15 ocak 2011 galatasaray ajax maçı) intikamının alınması isteği ile başlamıştır. belirttiğim gibi, bu benim şahsi fikrimdir. galatasaray o zamandan beri yaptığı her hamleden zarar ettirilerek döndürülmüştür. toki arena bilmem ne diye konuşan vitamin ve protein yoksunlarına bunları anlatmaya çalışmamak lazım.

    bu yönetim de bunun son halkasıdır. riva ve florya konusunun çözümü için, galatasaray'ın varlıklarını ve manevi değerlerini eritmek ve nihai hedef olarak ülkenin batıya bakan yüzü olan mücevherini değersizleştirmek için yerleştirilmiş bir ekipmandır. bu sebepten dolayı sportif olarak yapılan eleştiriler yetersiz kalmaktadır. bu adamların ipleri bambaşka bir yerde, mevcudiyetlerini kongreden almıyorlar. bu duruma yol veren, payı olan camianın içindeki herkesin bunun hesabını vermesi lazım.

    istifaya çağıran güzel insanları, filmlerdeki kötü adamların gülüşleri ile izliyorlar. görevlerini tamamlayınca da sessizce gidecekler. galatasaray taraftarına ve kongreye düşen, tehlikenin farkında olmak ve birilerinin galatasaray'ın genlerinde bulunan değerlere düşman olmasından ötürü, yerleştirdiği bağırsak kurtlarından kurtulmaktır.
  • 346
    daha geçen gün derbi günü hakkında yaptığı açıklamalar için şunları (bkz: dursun aydın özbek/#2121178) yazmıştım.

    yine yanıltmadılar.

    nitekim nazifoğlu bugün çıkıp pazartesi de güzel maç olacaktır minvalinde açıklama yaptı. tabi kendi işlerine de geliyor. ne kadar az taraftar o kadar az protesto.

    velhasıl haftaya beşiktaş maçı sonrası kurtuluruz gibi geliyor bu iş bilmez heriflerden.

    yani en azından umudum o yönde.
  • 347
    (bkz: 18 şubat 2017 çaykur rizespor galatasaray maçı) nın asıl sorumlusu olan bu şahıs ve avanelerine hesap ne zaman sorulacak? kim soracak? kulübün akrabaya oyuncak edilmesine kim dur diyecek?

    her fırsatta "galatasaray sahipsiz kalmaz." ve "galatasaray zar atmaz." diye aforizma kasanların sesi niye çıkmıyor? üye olduğunuz kulübü her hafta doğruyorlar beyler! elinden malını mülkünü arsasını aldılar beyler! yok mu içinizde bir delikanlı?

    asıl şimdi galatasaray'a sahip çıkma zamanı değil mi? o eller sadece çaylar için mı kalkıp iniyor? sadece galatasaray'ın malını mülkünü birilerine peşkeş çekmek için?

    benzer şeyler burada da (bkz: igor tudor/#2122892) yazılmıştır.
  • 348
    taraftar tepkisiyle bile en ufak bir istifa, özür, utanma göremediğimiz insan topluluğu. yani yönetimde yaptıkları hatalar bir yana, galiba hepimizi en çok sinirlendiren ve üzen bu. gerçi ülkede hatasını kabul eden, özür dileyen, utanıp istifa eden insan bulmak zor genel olarak, haliyle biz istediğimiz kadar yırtınalım, pişkinlik görünce karşı tarafta, en çıldırtan şey bu oluyor. öte yandan, dikkatimi çeken başka bir durum daha var. dünyanın en kötü kalpli, en şeytani kişisi olsan bile destekçin oluyor, bunu tarihte de görüyoruz, günümüzde de, insan doğasıyla alakalı bir şey. en saçma insanı bile destekleyenler hep olur, hiç bir zaman %100 sevgi veya %100 nefret görülemez o yüzden. ama bu yönetici kardeşlerimizi seven, destekleyen veya güvenen tek allah'ın kulu galatasaray taraftarı görmüyorum duymuyorum(sucukçu tayfayı ayırıyorum). bu iş nasıl oluyor, hala nasıl deviremedik bu herifleri, daha fazla hayret ediyorum, daha fazla sinirleniyorum. hakikaten kötü olaylar yaşanması gerekiyor galiba, başka türlü başımıza musallat olmaları son bulmayacak. veya tamamen kendi hesaplaşmaları yüzünden bir gün çekip gidecekler, ama yine hesap sorulmayacak..
  • 350
    öncelikli işlerden biri olarak medyadakı pozisyonumuz ve gücümüzle ilgilenmesi gereken yönetim. tivibuspor tamamen fbjk kanalı olmuş durumda beşiktaşlı ali ece, fenerbahçeli uğur meleke ve fbjk-nin önde gelen isimlerinden zeki önder özen ve uğur boral. galatasarayı temsil eden kimse yok. trt spor-da yayımlanan stadyum programından hakan ünsalı çıkartdıklarında yerine bjkli kaya çilingiroğlunu yerleştirdi f. orman. fenerli oğuz, bjkli ali gültiken ve kaya, hatta trabzonsporlu giray vural var ama yine bizim hakkımızı savunan yok. ntvspor-da bülent korkmaz ve hasan şaşın gidişinden sonra galatasaraylı kalmadı. ki kanalın nasıl anti-galatasaray çizgisinde olduğunu anlatmama gerek yok. bir a sporda galatasaraylı yorumcular var ancaq onlardan da hıncal uluç gibileri bize fenerli yorumculardan daha fazla kin besleyip zarar veriyorlar. evren turhan, kerem inan ve necati ateş hariç medyada galatasarayı seven ve hakkını az çok savunan kimse yok. türkiyenin lokal olarak en çok kupa ve şampiyonluk kazanan ve ondan da önemlisi avrupada türkiyeye 2 kupa getirmiş kulüp olduğumuzu varsaydığımızda bu kesinlikle halledilmesi gereken çok ciddi bir sorun.
App Store'dan indirin Google Play'den alın