*

  • 752
    cumartesi aniden gelen belirtilerin akabinde bugün pozitif olduğumu öğrendiğim illet. baştan ayağa kadar garip bir ağrı, ilk başta sadece üşüme, bir gün sonrasında gelen ateş, göz kızarıklığı, yanma ve ağrı, halsizlik, yorgunluk ve ara ara ciğere saplanan bıçak gibi bir ağrı belirtilerim. kendime iyi bakmaya çalışıyorum, ilk iki güne nazaran daha iyi hissediyorum ama bir yandan da daha fazla ne yapabilirim diye arayışlar içerisine girdim. bilen, geçiren sözlük yazarları mesaj kutumu yesillendirebilirse sevinirim.
  • 753
    bir iş arkadaşımın gece vakti arayarak pozitif olduğunu haber verdiği virüs. bu elemanla ne yazık ki az çok temasımız var ve cumartesiden beri nefes alırken ciğerlerde toz varmış gibi bir his mevcut. dün akşam evde spor yaptıktan sonra bir halsizlik ve bel ağrısı çökmüştü. ama uyuyup dinlenince bu sabah vücut ağrısı falan kalmamış.

    sadece ciğerlerde hala nefes alırken toz çekiyormuş gibi orta şiddetli bir his ve çok nadiren tek bir öksürük oluyor gıcık varmış gibi. devlet hastanesinde bu testi nasıl yaptırırız bilen varsa haber bekliyorum. özel hastanelerde 250tl imiş, şu dönemde bile para peşinde olanlar var. allah’a havale ediyorum hepsini.
  • 755
    iş yerindeki bir arkadaşımızın haftasonu testinin pozitif gelmesi ile benimde artan şikayetlerim(halsizlik, öksürük, yer yer baş ağrısı ve bugün hafif mide bulantısı) üzere az önce testini yapmış bulunduğum salgın. sonuçlar yarına kadar belli olur sanırım.

    vücut ağrısı ve hararetten 2 gündür uyuyamıyorum doğru düzgün. o değil ağrılar için ilaç dahi alamadım korkudan, kafanıza göre ilaç kullanmayın tehlikeli dedikleri için.

    hastalığı şu an geçiren arkadaşların tavsiyelerine açığım. inşallah sağlıklı olduğumu yazmayı da allah nasip eder. dua edin dostlar.
  • 758
    2020 yi bize zehir eden virüs.
    hakkında ufak bir güzel haber verip başlığın havasını değiştireyim.
    21 ekim itibariyle başlayan covid sürecimi 21 kasım da yaptırdığım test sonucuna göre tamamlamış bulunuyorum. çok şükür sonunda negatif sonucumu gördük.

    bir şekilde eşime ve bana bulaştıktan sonraki sürecin gelişimini özetlemek isterim.

    ilk belirtiler bende çıktı. test yaptırdım bir laboratuvarda ve pozitif çıkınca benimle iletişime geçildi. detay istediler kimlerle temasınız oldu diye. eşim ve kardeşim bir de 2 çocuğumuz diye bilgi verdim. eve gelip ilaçları verdiklerinde eşime ve kardeşime de test yapıldı. eşim pozitif çıktı ve bana göre kolay atlattı. takriben 1 haftada iyi durumdaydı ki benimle karşılaştırınca öyle aman aman kötü de olmadı. belli başlı belirtilerden halsizlik, bulantı ve tat, koku kaybı mevcuttu ama kısa sürdü. nitekim ilk karantina süreci sonunda negatif sonucunu gördük.

    8 yaşında bir oğlumuz, 3 yaşında da bir kızımız var. test yapılmadı onlara. çocuklarda yüksek ateş ile kendini gösteriyor deniliyor malum. aldık kağıt kalem belirli periyotlarda ateşlerini ölçtük ve not ettik. yükseldiğinde çocukların doktorundan da teyit ettirdiğimiz üzere calpol verdik 4 saatte bir. çok şükür çocuklarda pek sıkıntı olmadı. ateşleri yükseldi zaman zaman ama belirttiğim şekilde üstesinden geldik diyelim.

    bana gelince...
    öncelikle şunu belirteyim. her sene 2-3 kez grip falan olurum ve öyle kolay atlatamam. her defasında antibiyotik tedavisine kadar varır desem yalan olmaz.

    test yaptırmadan önce kendimi kötü hissetmeye başladığımda kendimce ilaç takviyesine başlamıştım. kafama göre aldığım ilaçları yazmamın doğru olmayacağını düşünüyorum fakat şunu belirteyim doktor tavsiyesiyle ağrılara karşı nimes, parol aldım. eve gelip verdikleri ilaçları kullandım, bir de aile hekiminin tavsiyesiyle pıhtılaşmaya karşın kan sulandırıcı ecopirin. bir garip bir hastalık kesinlikle. bir gün dedim ki, yemişim covid i beni indiremez. ben bundan ağır grip yaşadım. işte o lafları ettiğim günlerin sabahı olmadı. (:

    bir ara evde maske ve siperlikle yaşamaya çalıştım. bu halim çocuklara durumun ciddiyetini anlatmakta ve benden uzak durmalarını sağlamakta faydalı olsa da çok zordu çok... maske hayat kurtarır kesinlikle, fakat arada balkona çıkın, cam açın hava alın.

    ilk karantina sürecinde özellikle halsizlik yedi bitirdi beni. bir de tat ve koku kaybı. karantina sürecimin sonunda ciğerlerimde bir sıkıntı olduğunu derin nefes aldığımda hissediyordum. burada anlamadığım bir konu var. herkese 14 gün verildiğini sanıyordum ama bana 10 günlük karantina süresi verildi. üstüne 3-4 gün bekleyip göğüs hastalıkları bölümüne muayeneye gittim ve bir test daha yaptırdım. doktor ciğerlerimde tutulma olduğunu söyledi ve tomografi çekildi. buzlanma, kristallenme gözlemlendi. kan testi yapıldı ne yazık ki onda da değerlerim iyi çıkmadı. doktor ciğerlere indiğini söyledi ve antibiyotik ile direk ciğerlere çekilecek toz halinde 60 kullanımlık forpack diye bir ilaç verdi.

    burada şunu belirteyim. ciğerlere indiğinde bulaşıcılığı azalıyor diye bir yorum var. bunu doktor, eşimin muayenesinde söylemiş. en baştan beri alınabilecek tüm önlemleri en üst seviyede almaya çalıştığım için bunu dikkate almadım ve bu yüzden aslında göğüs hastalıklarına muayeneye gittim ve yine herkes ten uzak kaldım, kimse ile görüşmedim. herkese de tavsiye ederim. süreci tamamlayınca mutlaka elbette test yaptıracaksınız ama doktora da görünün.

    ertesi gün eşimin negatif, benimse yine pozitif olduğumu gösteren sonuçlar geldi. yine birileri arayacak ya da ilaç getirecek diye bekledim. kimseye ulaşamadım. ilaç da gelmedi. belki yoğunluktan, belki işleyiş bu şekildedir bilemiyorum. kimseyi de eleştirmiyorum. odaya kapanarak, mecbur kalmadıkça dışarı çıkmayarak, kimse ile görüşmeyerek ikinci süreci de tamamladım. bu ikinci karantina sürecimde uygulama üzerinden takip edebileceğim bir düzenleme olmadı ya da ilk süreçteki gibi evden çıkmadığımı kontrol etmek için görevli kimse gelmedi.

    her geçen gün daha iyiye gittim ve 21 kasım cumartesi yine doktor kontrolüne gittim. ciğerlerde problem olmadığını teyit ettik ve sonrasında yapılan covid testi sonucum da çok şükür negatif çıktı.

    birçok aksilikler yaşadığımız bu süreç şimdilik(!) bitti. umarım özellikle büyüklerimizi koruyabiliriz.
  • 762
    eskişehir’deyiz kız arkadaşım ile beraber ahbabımız olan bir çift ile sürekli görüşüyorduk. 11 kasımda arkadaşım halsizlik hissettiğini ve titrediğini fakat 13 kasımda sadece halsizlik yaşadığını söyledi. ardından kız arkadaşımda halsiz olduğunu belirtti. 14 kasım günü projelerle boğuştuğumdan mütevellit ben gitmedim ama onlar üç kişi gidip test yaptırdılar. sonuçların pozitif çıkması ile beraber akşam filyasyon ekibi gelip bana test yaptı. sabahına negatif olduğumu öğrendim ve hala iyiyim. ne bir koku ne de tat kaybı yaşadım ve evet kız arkadaşım ile aynı evde yaşıyorum. genel olarak yaşanılan en büyük problem tat ve koku kaybı. işin garip kısmı sigara içmeyen arkadaşımız hepimizden daha ağır geçirdi. kız arkadaşım ve arkadaşlarımızin 24, benim ise 28 kasımda karantinam bitiyor.

    geçtiğimiz yıl ekim gibi hayatımın en şiddetli hastalığını geçirmiştim. 41,5 derece ile hastaneye gittim ve ilk kez sıra beklemeden acile giriş yapmıştım. 3 şişe serum ve 1 aylık astım spreyi kullanımından sonra kendime gelebildim.

    hasta olanlara allah şifa versin, umarım çabuk ve yıkıcı olmayan bir süreçle atlatırsınız.
  • 764
    benzer süreçleri yaşayıp kendisine "favira" isimli ilaç verilmiş ve tereddütte kalan varsa içtiğimizi, kısa vadede olumlu etki ettiğini söyleyebilirim, uzun vadede ne yaşarız bilmiyorum. şimdilik sıkıntımız yok.

    tedavimize aylardır tv'lerde konuşulan belirtilerin büyük bir kısmını yaşayarak devam ettiğimiz hastalık. yakalanan herkese geçmiş olsun.
  • 770
    28.351 rakamı istanbul ve birkaç büyükşehirin toplamı olduğunu düşünüyorum. aynı okulda çalıştığım bir öğretmenin eşi filyasyon ekibinde ve her ilçede ortalama 500 ile 1000 arası vaka çıktığını söyledi. kaba tabirle 15 - 20 bin arası sadece istanbul' da covidli var.

    edit: ayriyetten sayın ekrem imamoğlu' na da teşekkür etmemiz gerekiyor. eğer bu konuya göz yummuş olsaydı muhtemelen 2000 - 3000 bin arası vaka duyuyor olacaktık. önce 7 bine ardından "nispeten" gerçek vaka sayısını duymuş olduk.
  • 773
    vaka sayıları 25 kasım 2020'de tekrar açıklanmaya başlanan hastalık.

    doktor falan değilim, ancak çevremdeki hekimlerle çok sık hasbihal ettiğimiz için kafama takılanları paylaşmak isterim. yanlışım varsa da lütfen hekim yazarlarımız düzeltsin.

    bakanın da belirttiği üzere "pcr testi pozitif çıkanlar" bu açıklanan sayıya tabi. yani test sonucu negatif olmasına rağmen tomografi ile covid teşhisi konanlar bu sayıya tabi değiller.

    bir başka husus, bakan sayıları açıklarken "hastaların vaka sayısının %20si olduğunu, %80'in semptomsuz ya da çok hafif geçirdiğini söylemiştim" dedi. basit matematik ile 6814 olan hasta sayısı şayet vaka sayısının %20si ise, açıklanan vaka sayısı olan 28351 sayısı tutarlı değil. 6814 eğer %20 civarında ise vaka sayısının 34 bin bandında olması gerekli. bu da iki sayının toplamı olan 35165'e daha yakın.

    bir başka husus da, ibb başkanı imamoğlu'nun bahsini ettiği vefat sayısı. bulaşıcı hastalık verisine alanım olmadığı için girmek istememekle beraber, toplam ölüm sayısı üzerinden yine basit bir matematik hesabı yapmak isterim. normalde geçen yıllarda bu aylarda günlük ölüm sayıları istanbulda 180-190 civarında iken şu anda 450'ye yakın dedi. covid olmayan zamanlarda ortalamayı 200 olarak alalım. diyelim ki bu sene hem nüfus arttı hem başka sebeplerle ölümler arttı (ki bunu bilmiyoruz ama covid sebepli ölümleri minimize ettiğimiz bir tablo çizelim) %50 pay verelim ve ortalama ölümü 300 olarak alalım. kalan 150 için böylelikle covid sebepli diyebiliriz. bütün ülkede açıklanan ölüm sayısı ise 168. çok üstünkörü ve pembe gözlükle yapılan bu hesaba rağmen sayıların gerçek olması için kalan 80 ilde ölümlerin 18 kişiden ibaret olması gerekiyor.

    sözün özü, bu virüse karşı hiçbir zaman "fazla" ihtiyatlı olamayız. ne kadar tedbir o kadar iyi.

    işin bir diğer boyutu ise yüzyüze tanışmasak da hemen her gün birbirimizin yazıklarını okuyoruz, bir diğerimiz okusun diye yazıyoruz. tedbirleri alırken de düşüneceğimiz, her birimizi hayata bağlayan bambaşka şeyler var. önem sırası en sonda dahi olsa, burada her gün okuduğunuz biz yazar dostlarınızı üzmemek için de önlemlerinizi alınız.

    sağlıcakla kalınız.
  • 774
    28000 üzeri vakaya karşılık 168 vefat ile ölüm oranını 0.006'ya (binde 6) indirdiğimiz virüs. verileri düzgün vermediğinden veya tutamadığından emin olduğumuz hindistan, rusya ve brezilya gibi örneklerden bile 2 kat, 3 kat iyi durumdayız. avrupa'da ise ölüm oranının %4 civarında olduğunu hesap edersek zaten o gerizekalılardan 7-8 kat daha yiyiz.

    bu entryi yazarken arkada dombıra ve mehteri loopa aldım. ankara ayazı olmasa camı açıp türkiye diye bağıracağım. işte bu kadar gururluyum, işte bu kadar başarılıyız, en başarılı biziz. yerseniz tabi...

    geçtiğimiz 4 ayı sayılarla oynayarak "bakmayın o kadar da bulaşıcı değil çok iyi durumdayız" algısı ile garibi rehavete sokarak hayatıyla oynayarak harcadık, anlaşılan önümüzdeki 4 ayı da "ya tamam bulaşıcı kabul, ama inan bak hiç öldürmüyor binde bir be kardeşim" algısıyla yine garibanı rehavete sokup hayatıyla oynayarak geçireceğiz.
  • 775
    evelsi gün bir yakınını kaybeden bir arkadaşım , izmir'deki bir mezarlığa gitti. öğlen 13:00 itibariyle bir günde corona'dan ölüp gömülen 39 kişi olduğu söylenmiş. saat 13:00'e kadar olan rakam bu. muhtemelen akşama kadar 30 kişi daha hayatını kaybettiği varsayılırsa sadece izmir'de günlük ölüm sayısı 60-70 kişi dolaylarındadır. bunun daha istanbul'u ankara'sı yok. ve diğer şehirlerimiz...

    gelgelelim günlük ölüm sayısı 150 açıklanıyor. sonra biz bunları söyleyince muhalif devlet düşmanı vatan haini ilan ediliyoruz. keşke bir vatan hainliği testi yapılsa da kim kimden daha çok vatanını seviyor ortaya çıksa.
App Store'dan indirin Google Play'den alın