• 1
    aralık 2019'da çin'in wuhan kentinden dünyaya yayılmaya başlayan koronavirus isimli bir virusun sebep olduğu hastalık. şimdilik çin, iran ve italya problemin çok büyük olduğu ülkeler. ben virusun şu anda ülkemizde olduğunu, haberlerin iran gibi ölümlere yakın zamanda yapılacağını düşünüyorum. bunun söyleme sebebimin yetkililer saklıyor motivasyonu ile değil, sosyo-kültürel yapımızın iran'a benzemesi sebebiyle olduğunu belirtmeliyim. hastalığın kuluçka döneminde tespitinin mümkün olmaması ve dünyanın globalleşmesi virusun ülkeler arasında yayılmasını hızlandırıyor. allah korusun ülkemize gelirse, ki bence bu sorumsuzlukla gelmeme ihtimali çok az, toplumun genel hijyen ve sosyal ilişki alışkanlıkları hastalığın ülkemizde korkutucu seviyelere ulaşacağını düşündürüyor.
    hastalığın italya ağırlıklı avrupa'ya giriş yapması, hızla yayılması önümüzdeki günlerde tüm spor faaliyetlerini etkileyecek gibi görünüyor. ligler, şampiyonlar ligi maçları, euro 2020 eğer hastalık bu hızla devam ederse muhtemelen yapılmayacak, yapılsa bile beklenen ilgiyi görmeyecek. bu konuda uefa'dan resmi bir açıklama da muhtemelen yakında yapılacaktır.
    umarım kötü senaryolar gerçekleşmez ve sorun daha fazla insan ölmeden çözülür.
  • 2
    ilk olarak serie a'yı etkileyen, dünya sağlık örgütünce "küresel salgın" ilan edilmesine ramak kaldığı söylenen hastalık.
    22-24 şubat 2020 maç haftasında 4 maç ertelendi. sezonun maçı konumunda olan juventus-inter maçının ve inter'in bu hafta içi oynayacağı avrupa ligi maçının seyircisiz oynanacağı söyleniyor...

    (bkz: 1 mart 2020 juventus inter maçı)
    (bkz: 27 şubat 2020 inter ludogorets maçı)
  • 3
    sağlık ocağına bile gitmekten beni alıkoyan virüstür. eğer bu virüs sessiz sedasız bulaşıyorsa hastaneler, dişçiler ve sağlık ocakları bunun için en uygun yerlerden biri. avm'ler ve stadyumlar gibi yerler de keza böyle.

    benim bu virüsle ilgili asıl korkum göçebe hayvanların bu virüsü evrimleştirip dünyaya yayması.

    beni epey ürkütüyor bu durum ve evden mecbur kalmadıkça çıkmıyorum dışarı.

    kar mikrobu öldürür derler ya hani. bol bol kar yağsa bu virüsü de temizler mi acaba gibi kafamda deli sorular dönüyor.
  • 4
    bir an önce önlem alınmazsa euro 2020 finallerinin oynanmasını tehlikeye atacak, salgın hastalık. tedavisi bulunmadan oynatılırsa daha büyük bir problem çıkabilir. insanların etkileşimi nedeniyle hastalık bütün dünyaya yayılabilir.

    bugün iran' dan türkiye' ye gelen bir uçağın içinde bulunan yolcuların bir kısmında da yüksek ateş tespit edilmiş. hastalık ülkemize giriş yapmış durumda.
  • 5
    spor müsabakalarının etkilenmesi, ertelenmesi son derece normaldir ki italya'da yaşayan tanıdıklarımdan aldığım haberler özellikle milano'da çok büyük bir paniğe sebep olduğu yönünde. öyle ki şehirdeki tüm yabancılar evden çalışmaya başlamış, iş yerleri boşalmış durumdaymış. hatta stokçuluğu abartan italyanların günlük süt ve yumurtaları bile -evet günlük ürünleri- talan ettiğine, rafları boşalttığını söyleyebilirim. juventus'un konumlandığı torino'da ise henüz o kadar panik olmasa dahi politecnico di torino üniversitesi okulun 1 haftalığına kapatıldığını duyurmuş. torino'daki polito ve milano'daki polimi üniversiteleri ülkemizdeki itü - odtü gibi başarı düzeyi yüksek ve alabildiğine uluslararası bir okul, italya'da sömestr tatilinin sonuna yaklaştığımız bu günlerde korkunun daha da artma sebebi birçok yabancı öğrencinin italya'ya bugünlerde dönüyor oluşu. ayrıca torino'nun içinde bulunduğu bölge olan piomonte, italya ile fransa'nın sınırını oluşturan bölge. fransa'da da çok yoğun vakaların olduğu günler görülebilir.

    serie a'da ise sezonun kalanı için futbol maçlarının seyircisiz oynanma ihtimali de söz konusu.

    edit: konuya daha hakim kişilerin paylaştığı bilgilerin ardından yanlışlanmış bilgi ve yorumlar entariden çıkarıldı.
  • 7
    sıcak havalarda yok olacağı söylenen illet. tabii bu hurafe de olabilir. virüs havalar soğukken daha çabuk yayılıyormuş. çin’den tüm dünyaya sıçraması çok zor değil. ciddi önlemler alınması gerekiyor dünya genelinde. italya’da bir çok maç iptal oldu bu virüs yüzünden. işin kötü yanı henüz panzehirini bulan yok. yakalandığın an 15 gün içinde gittin amk şaka gibi.
  • 8
    coronavirusun sars ve mers kadar ölümcül olmayan formunun yaptığı hastalık. 70 yaş üstü değilseniz, bebek değilseniz bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanmiyorsaniz üstüne el hijyenine de önem gösteriyorsaniz çok da korkulmaması gereken virüstür.
    dunya sağlık örgütü nun önerileri ; https://www.who.int/...19/advice-for-public
    (translate in gücü adına!)
  • 9
    bugün bana gelen ve çevirdiğim bir tekstin konusu olan hastalık. bazı kısımları saçma gelmesine rağmen paylaşmak istedim. belki bir işe yarar.

    --- alıntı ---

    yeni ncp korona virüsü günlerce enfeksiyon belirtisi göstermeyebilir, peki kişi enfekte olup olmadığını nasıl bilecek? ateş ve/veya öksürük olduğu ve hastaneye gittikleri zaman, akciğerler genellikle %50 etkilenmiş ve çok geç kalınmıştır!

    tayvanlı uzmanlar, her sabah yapabileceğimiz basit bir kontrol öneriyorlar:

    derin bir nefes alın ve nefesinizi 10 saniyeden fazla tutun. bunu öksürük, rahatsızlık, tıkanıklık veya gerginlik olmadan başarılı bir şekilde tamamlarsanız, akciğerlerde enfeksiyon yoktur.

    lütfen her sabah temiz hava bulunan bir ortamda bunu bunu yapın!

    covid-19 vakalarını tedavi eden japon doktorlar tarafından mükemmel bir tavsiye daha. herkes ağzını ve boğazını nemli tutmalı, asla kuru olmamalı. en az 15 dakikada bir birkaç yudum su alın. neden? virüs ağzınıza girse bile ... içme suyu veya diğer sıvılar onları yemek borunuzdan ve mideye götürecektir. mide içinde girince... mide asidi tüm virüsü öldürecektir. daha düzenli olarak yeterince su içmezseniz ... virüs nefes borunuza girebilir ve akciğer içine girebilir. bu çok tehlikelidir.
    lütfen bunu aileniz, arkadaşlarınız ve herkes ile paylaşın ve gönderin!

    --- alıntı ---
  • 10
    internette ve medyada çin'den uçak gelmiyor, çinli turist gelmiyor haberleri dolaşsa da bizzat kendim her gün çinli turist görmekteyim. daha 2 gün önce çinli bir karı koca ile tanıştım ve bir haftalık tatillerini bitirmiş çin'e dönüyorlardı. son çıkan haberlerden sonra sanırım gerçekten seferler dondurulacak çin ile ancak çok geç kaldık.bu haberler ilk çıktığında kapadokya'ya hala akın akın kafile gelmekteydi. kuluçka sürelerini ve hastalığın tespit sürecini göz önünde bulundurursak şu an ülkemizde ciddi oranda risk var. iran ve italya seferlerine hiç değinmiyorum bile. yakında acı haberler başlar diye düşünüyorum.
  • 11
    trump'a göre nisan ayının ilk haftası bitecek virüs.
    ama neye göre ve nasıl?
    abd en gec mart ayı basında bu virüsün aşısını bulmus olacakmış. alınacak önlemler sonucunda çok ta korkulacak bi virüs olmadığı söyleniyor. umarım bi an önce bu virüs sonuçlanır ve insanlar normal yaşantılarına geri dönerler.
  • 12
    pek komplo teorisyeni düşünce yapısına sahip bir insan değilim fakat; yaklaşık 2-3 hafta önce, hızla yayılıp çin ve komşu ülkeleri iyiden iyiye etkisi altına almışken aşısının bulunmasının yaklaşık 10 - 12 ay süreceği şeklinde birçok ülkeden ağız birliği etmişçesine açıklamalar gelmişti. geldiğimiz noktada, virüsün avrupa'ya sıçraması ve italya başta olmak üzere hayatı olumsuz etkilemeye başlamasıyla; yine gerek amerika gerekse çin-japonya kanatlarından aşısının bir iki hafta içinde bulunacağına dair açıklamalar sıralanıyor. sağlık biliminde eğitim almış veya bu konular üzerinde çokça araştırma yapmış değilim, fakat bilimsel bir çalışmanın projeksiyonundaki planlanan tamamlanma tarihi ile gerçek tamamlanma tarihinin bu denli farklı olması çok normal bir durum değil. çıktığı şehirdeki biyogüvenlik laboratuvarı ile ilgili vs. hikayeleri aşırı uçuk bulmakla birlikte bu tarz çelişkilerle de kafamı kurcalamakta olan virüs. aşı çalışmaları ile ilgili daha detaylı bir bilgisi olan arkadaşlarım var ise kendilerini keyifle dinlemek isterim. dilerim çalışmalar en yakın zamanda tehdidi en aza indirmeyi başarabilir.
  • 13
    belirli periyotlarda ortaya çıkan corona virüsünün son mutasyonudur. bundan önceki ölümcül salgınlar yanlış hatırlamıyorsam 2012'de ki mers-cov ve 2003'teki sars-cov virüsleri de covid-19 gibi hayvanlardan mutasyon sonucu insana geçmiş bir mrna türü.

    sars-cov çin'de yarasadan kediye, kediden insanlara, mers-cov ise arabistan'da deveden bulaştığı düşünülüyor.

    covid-19 için de yarasa, yılan, timsah gibi bir çok söylenti var. hangi hayvandan bulaştığı, bulaşan hayvandan göçmen hayvanlara bulaşma ihtimali bilinmediğinden tüm vakalar insandan insana diyemeyiz.

    corona adı altında toplanan tür, aslında evinizde beslediğiniz hayvanda bile olabilir fakat mutasyonlu hali covid-19'dur.

    örneğin kedilerde sık görülen ve tedavisi bulunmayan fip* de ölümcül bir corona virüsüdür ancak insana bulaşan formu henüz görülmemiştir, kediler arasında ise dışkı, mama kabı vb şekilde kolaylıkla bulaşabiliyor.

    keza kış aylarında corona'nın farklı türleri insanlara bulaşıp soğukalgınlığı vsden sonra geçiyor.

    covid-19 ise solunum yoluyla bulaşan yeni bir tür. fakat temas ettiğiniz yüzeyden elinize, burdan da ağız-burun yoluyla vücuda geçmesi yüksek olasılık.

    bu sebeple eller düzenli olarak alkol veya alkollü sabun vb temizleyici ile yıkanmalı, yıkanmadan ağız,burun,göz ile temas edilmemeli.

    solunum yolunu kapatmak için maske kullanılmalı.

    hapşuran, öksüren kişilerle belirli* mesafede kalınmalı.

    kendi fikrim, ülkemizde de aktif vakaların olduğu ancak hem net teşhis konmak, hem panik yaratmamak hem de farklı sebeplerden ötürü açıklanmadığı yönünde.

    bu sebeple dikkatli olmakta fayda var.

    şuana kadar ki ölümler ağırlıklı bağışıklık sistemi zayıf, belirli yaşın üzerindeki ve kronik kalp,böbrek, akciğer rahatsızlıkları olan kişiler.

    şuan moderna'nın geliştirdiği bir aşı var ve onay için fda'ya gönderildi. sonrasında da testler başlayacak. bunun da birkaç hafta sürmesi bekleniyor.

    fakat dün wall street journal'da da "tedavi için ilaçlar yakında üretilebilir fakat aşılar beklenildiği kadar çabuk gelmeyebilir" gibi bir haber vardı.

    komplo teorisi üretmek istemiyorum ancak ilaç sektöründeki kirlilik, virüsün çin'den çıkıp son 2 aydır çin'e yapılan muamele vs gibi bir çok neden akıllarda soru işareti.

    herkese sağlık sıhhat diliyorum.
  • 15
    artik almanya'da yasadigim sehirdeki hastanede bir hastada bulunan virüs. sehir düsseldorf.

    normal bir grip bile daha tehlikeli diyorlardi bu virüs hakkinda.

    "peki o zaman nedem almanya'da 18 kisiden bir tanesinin durumu kritik?" diye soruyorum kendi kendime. tabii ki tesadüf de olabilir, durumu kritik olan kisinin baska türlü hastaliklari da varmis diyorlar.

    normal bir gripte 18 kisiden bir tanesinin durumu kritik olamaz.

    italya'da 322 kisi arasinda 10 ölüm gerceklesmis. pek de endiselenmeyecek bir durum degil sanki.
  • 16
    bu nanenin aşısını tasarlayacak olan firmanın türkiye ayağında çalışıyorum. hatta yine bu nane sebebiyle oluşturulan ar-ge ekibinin geçici üyelerinden biriyim. yazacaklarımı deneyimlediklerime dayalı olarak klavyeye alıyorum yani, o gözle okuyun pls. :(

    daha önce galatasaray sözlük bilim sanat ve kültür kulübüne covid-19'la ilgili iki entari yazmıştım ve bu iki entaride de covid-19'un "çok yüksek öldürücülüğü olan bir virüs olmadığını" ifade etmiştim. bu tezimde ısrarcıyım ve bu ısrarımı gerek yürüttüğümüz ar-ge'lere dayalı olarak yineliyorum, gerekse de istatistiki verilerle destekliyorum. farmasötikte, mikrobiyolojide fakat her şeyden önce viroloji disiplininde %2-5 aralığındaki kümülatif oran "çok yüksek" olarak kabul edilmez. teorik olarak pandemilerde (dünya sağlık örgütü henüz bunu resmi olarak dillendirmedi, tamamen benim öngörüye dayalı saptamam) olayın doğal akışına uygun olarak kırmızı alarm verilir ama bu, pandemiye neden olan kökün müthiş öldürücü olduğu manasını taşımaz. covid-19 da şu an için bu noktada. karşılaştırma yapmak isteyenler için belirteyim; korona tipi virüsler içerisinde mers'in %~34'lük, sars'ın ise %~10'luk bir öldürme yüzdesi var. özellikle mers-cov'un oranı korkunç derecede yüksek. peki ne oldu da bu virüsler (korona tipliler) sahneden çekildi? aslında sahneden çekildikleri falan yok, sadece uyku modundalar. an itibarıyla sahne sırası covid-19'un. öldürücülük bakış açısıyla değerlendirdiğimizde bu bir anlamda şans da insanlık için, neden? covid-19'daki sorun, who'yu telaşlandıran kısım tamamen, covid-19'un anormal ötesi bir hızda yayılım göstermesiyle ve özellikle erkeklere aynı şekilde daha kolay tutunmasıyla (istatistiki veri) alakalı. covid-19'la ilgili komplo teorilerinden biri de virüsün nüfus kontrolü amacıyla dizayn edildiği yönünde zaten ki bu iddianın çıkış noktası da covid-19 ile erkekler arasındaki bağlantı. şans dedim; şans çünkü şu anki covid-19 pandemisinin yerinde mers-cov pandemisi olsaydı işte o zaman insanlık ciddi anlamda hapı yutmuştu. mers'in yayılım hızı covid-19'a göre çok daha yavaş ve bulaşma ihtimali daha zor tabii ama benim bahsettiğim konu da hayali bir senaryo örneğinden ibaret.

    covid-19 pandemisi dünyaya şunları gösterdi (gözlem ve yorum):

    - bilim, özellikle ilaç sektörü bu tip bir virüs formuyla baş edebilmek için hazır değil(miş).
    - halkların geneli bu tip bir konuya çok yabancı ve maalesef yeteri kadar bilinçli değil (son derece doğal, bir eleştiri değil bu).
    - asıl can alıcı nokta, ülkeler karantina prosedürleri ve önlemler açısından felaket derecede çuvallamış durumda. birtakım engellemeler için geç kalındı (kalınmaya devam ediyor).
    - dünyanın olası pandemilerle ilgili bir eylem planı yok(muş).

    covid-19 pandemisi yaban hayatının dünyaya bir uyarısıdır.

    insanlar, özellikle çin beslenme kültürü yaban hayatıyla olmaması gerektiği kadar iç içe ne yazık ki. an itibarıyla resmi bir belirteç yok covid-19'un çıkış noktasıyla ilgili fakat yüksek bir olasılıkla kaynak "yarasa"lar (bir diğer yüksek ihtimalli iddia da wuhan'daki balık pazarı). yarasa bir memelidir ve sayısı dünya genelinde müthiş fazladır. aynı zamanda bir yarasada 1000'i aşkın sayıda virüs bulunur. bu demek değildir ki yarasayı elinize alırsanız hasta olursunuz. yaban hayatını tehdit etmemeliyiz. bu şu demek; sinir sistemi ciddi şekilde uyarılan bir yarasa, vücudundaki 100'lerce virüsü savunma mekanizması geliştirerek aktive eder. bunu tamamen kendisi koruma içgüdüsüyle yapar. sinir sistemi uyarılmış bir yarasa gerek kan, gerekse de vücut sıvısı yoluyla çernobil'deki meşhur reaktör misali (tamamen betimleme amaçlı benzetme) virüs saçar. eğer siz böyle bir anda yarasayla bir şekilde temasta bulunursanız (ki buna solunum da dahil) korona virüsünün farklı varyasyonlarını vücudunuza buyur edebilirsiniz. vücudunuzun vereceği tepki ise tamamen sizin bağışıklık sisteminizle, akciğerlerinizdeki ace/2 enzimiyle (proteiniyle) ve cinsiyetinizle alakalı.

    ace/2 enzimi covid-19'un olayıdır. uzakdoğulu erkeklerin akciğerlerinde fazla miktarda bulunur (istatistiki veri). çok basit bir mantıkla düşünürsek, ace/2'yi baskıladığımız ve/veya bloke ettiğimiz anda covid-19'u da bitiririz. tabii maalesef iş pratikte bu kadar basit olamıyor ve zaman gerek(tir)iyor. aşının bir çırpıda tasarlanamaması, dolayısıyla da üretilememesine sebep olan şey bu. 2 gün kadar önce sonuca yaklaşıldı gibi oldu mesela fakat kimyasal formülasyonda mümkün gibi duran, sıçanlarda da etkili olan aşı örneği maymunlarda verimli olmadı, bilimsel ifadeyle aşı maymunlarda antikor üretimini sağlayamadı (fransız bilim insanlarının raporlamaları). covid-19'daki binlerce genetik kurgunun yalnızca bir parçasıyla ilerlemişti örneğin bu çalışma, yalan oldu. denemeye devam tabii. şimdi başka bir genetik kurguyla ace/2'ye savaş açılıyor... diyelim maymunlarda tuttu tasarlanan aşı, insanlarda bunu nasıl test edeceksiniz? faz çalışmaları diye bir şey vardır farmasötikte, esasen bunun için en uygun ortam oluşmuş durumda, deneme için yeteri kadar vaka var; insanlık dışı bir uygulama gibi gelse de tasarlanan aşı bir şekilde insanlar üzerinde denenmeli, bunun başka bir yolu yordamı yok. sorun, dizayn edilen aşının insanlarda ne gibi yan etkiler göstereceğinin kestirilememesi. acele edilmemesinin, işin en ama en ince ayrıntısına kadar didik didik edilmesinin bir nedeni de bu.

    bu nanenin 3 "net" belirtisi var; yüksek ateş, kesilmeyen ve sürekli devam eden balgamsız öksürük ve astım krizi benzeri nefes darlığı. korona tipi virüsler "teorik olarak" (pratikte olmayacak diye bir kesinlik yok) boğaz ağrısı yapmaz, balgam ve sümük artışına sebep olmaz.

    ülkemizde resmi olarak açıklanan vaka yok şu ana kadar; ancak bu buralarda covid-19 olmadığı anlamına gelmiyor. şu an dünya genelinde resmi sayı 82000'lerde. emin olun bu virüsü kapıp da hastalığı ayakta geçirenlerin sayısıyla birlikte asıl değer rahatlıkla 100000'in üzerinde. ayrıca, dört tarafımızda da resmi vaka görülmüşken covid-19'un "ben türkiye'yi seviyorum, burayı pas geçiyorum" deme gibi bir durumu olmadığı çok açık değil mi.

    kişisel önlemler çok basit ve temel şeyler; bağışıklık sisteminizi diri tutun, iyi uyuyun, dengeli beslenin, el hijyenine önem gösterin, şu aralar çok sık tokalaşmayın, sarılmayın, öpüşmeyin. kalabalık şehirlerde, özellikle toplu taşıma alanlarında elinizden geldiğince yakın temasta bulunmayın (biliyorum, çok zor). ve size bir tüyo, %100'lük etanolü covid-19'un (sadece covid-19 için geçerli değil, etanol cansız ortamdaki virüsler için tehdittir) üstüne dökerseniz virüs yüksek olasılıkla ölür ama öldüğü bölgeye yapışır, uçmaz. %78-80'lik (su ihtiva eden) iyi kolonyalar bu açıdan hijyen sağlar. etanol kısmı virüsü öldürür, buharlaşan su ise virüsü bölgeden uçurarak uzaklaştırır. izopropil alkol içerikli el jelleri daha çok antibakteriyel özelliklidir, kolonya ise içeriği gereği antiviral özellik gösterir. ozon da iyi bir çözüm gibi duruyor ama bu kısım kişisel hijyen kısmına dahil değil.

    son olarak; covid-19 pozitif olsanız bile yırtma ihtimaliniz çok ama çok fazla. elbette önemli bir konu fakat bir panik hali olduğu da malum. hayatını kaybeden 2700 kişiye karşılık 30000 kişinin iyileşip hastanelerden taburcu olduğunu, birçok kişinin farkında bile olmadan hastalığı ayakta geçirdiğini (bu tamamen bağışıklık sistemiyle ve vücudun verdiği reaksiyonla alakalı) lütfen unutmayın.

    yeni şeyler deneyimledikçe, aklıma yeni şeyler geldikçe paylaşacağım konuyla ilgili.

    edit: anlatımda birtakım oynamalar ve küçük bir bilgi düzeltmesi
  • 17
    bildiğiniz üzere bu hastalıkla baş etmenin en önemli yolu bağışıklık sistemimizin güçlü olması. bunun için de kefir, ev yapımı yoğurt ve çörek otu yağı şiddetle tavsiye edebileceğim takviyeler. özellikle evde yapılan kefirin faydaları inanılmaz. yaklaşık 1 yıldır düzenli olarak evde yapıyorum ve evdeki herkes düzenli olarak içiyor kefiri.

    kefirin en güzel taraflarından birisi de yaptıkça mayasının sürekli artması. şu anda bende de bir miktar kefir mayası birikti. isteyen yazarlar olursa paylaşmaktan mutlu olurum. nasıl yapılacağı ve nelere dikkat edilmesi gerektiği ile ilgili bütün bilgileri paylaşabilirim.

    herkese sağlıklı günler dilerim.
  • 18
    --- alıntı ---

    iran seferinden döndüğü öğrenilen adem onay, akşam saatlerinde rahatsızlandı. 112 acil çağrı merkezi’ni arayarak yardım isteyen onay, ekiplere öksürük ve yüksek ateş şikayeti olduğunu söyledi.

    sağlık görevlilerince izole edilmiş araçla aksaray eğitim ve araştırma hastanesi’ne kaldırılan onay, burada tedbir amaçlı izolasyonlu odaya alındı. onay’dan gerekli tahliller için numunelerin alındığı ve sonuçlarının beklendiği bildirildi. (iha)

    --- alıntı ---
  • 21
    henuz cok sukur ki ulkemizde kayda deger bir vaka olarak gorulmemis, dunyanin gundemindeki virus. lakin benim en basindan beri garibime giden bir durum var ve beni bu endiselendiriyor ulkem adina. daha virusun cin'de ortaya ciktigi ilk haftalarda, yanlisim yoksa kocaeli'de bir ana bilim dali baskani doktor bu virus hakkinda yorumlarda bulundu, daha sonra ayni minvalde, tecrubeli doktorlardan videolar, aciklamalar gordum duydum. su anda arkadasim olan bir kac doktordan da ayni yorumlari duyuyorum ve hayret ediyorum. bu arkadaslarimiz, turkiye'de bu isin cok abartildigi, hatta yurtdisinda bu kadar takilmadigini buyuruyorlar. cin'i geciyorum tabi ki ama ucundan dunya gundemini takip eden sade bir vatandas olarak iran, italya kaos icinde, japonyada okullar tatil edilmis, isvicre'de toplu organizasyonlar yasaklanmis, cogu ulke ucuslarini sinirlamis, ticaret ciddi manada etkilenmis, metal borsasi kriz icine girmis vaziyette, sayilabilecek tonla daha ornek var. ne akla hizmet, ulkende gorulmemis, herhangi bir vakayla birebir calismada bulunmamis olmana ragmen halka boyle aciklama yapip bir nevi yalan konusabiliyorlar anlamiyorum. tv'deki kelle pacaci soytarilari da kastetmiyorum burada, lakin saygin doktorlarin bu yorumu, acikcasi beni daha da cok endilesendiriyor, zira yetkililere olan guvenilirlik azaliyor bu sekilde.