• madem bu kadar para saçıyorlar, neden şu takımların arkasında kim olduğuna bakmıyorum dedim ve sizleri bu meraktan kurtarmak üzere dünya halkları ile de paylaşmak istedim bulduklarımı. 2016 yılında çin birinci liginde oynayacak takımlar ve arkalarındaki şirketler şunlarmış efendim;
    beijing guoan : citic group, devlete ait bir yatırım şirketi, 2012 yılı karı 5 milyar dolar civarı imiş, toplam varlığı ise 500 milyar dolar civarında.
    changchun yatai: yatai grup, bir çok alanda faaliyet gösteren bir holding.
    chongqing lifan: lifan grup. otomobil ve motosiklet parçaları üreten bir şirket. 2011 yılında 62 milyon kar bildirmişler. hongda markasıyla motosiklet üretiyorlarmış.
    guangzhou evergrande taobao: %60’ı çin’in en büyük ikinci inşaat şirketi evergrande grup’un, %40’ı ise ünlü online alışveriş şirketi alibaba grup’un.
    guangzhou r&f: bunların sahibi de inşaat şirketi ve klüple aynı adı taşıyor.
    hangzhou greentown: bunların da sahibi greentown china adlı inşaat şirketi olmakla beraber, şirketin sahibi olan milyarder song weiping klübün başkanlığını da yapıyormuş.
    hebei china fortune: şu aralar türkiye gündemini en çok meşgul eden klüp. bunların arkasında da bir emlak şirketi olan china fortune land var.
    henan jianye: bunlarda şirketlerinin adını taşıyan klüplerden. aynı adlı emlak şirketi sahipliğini yapmakta.
    jiangsu suning: suning commerce grup adında perakende elektronik mağaza zinciri bir firmaya ait.
    liaoning whowin: iki büyük ortağı var. birisi liaoning spor teknolojileri koleji, diğeri ise emlak ve finans işleri yapan hongyun holdingi.
    shandong luneng taishan: şirketin kontrolü çin’in en büyük elektrik şirketlerinden birisi olan shangdong electric power grupmuş.
    shanghai greenland shenhua: greenland holding şirketler grubuna aitmiş. bunlarda büyük bir inşaat şirketi.
    shijiazhuang ever bright: yine bir inşaat şirketi olan hebei ever bright klübün %70 hissesine sahipmiş.
    shanghai sipg: sipg’nin açılımı shanghai international port group, dünyanın en büyük limanı olan shanghai limanındaki terminallerin işletmesini yapan şirketmiş.
    tianjin teda: bir çok alanda faaliyet gösteren devlet şirketi tianjing economic-technological development area’nın sahip olduğu takım.
    yanbian fude: büyük ortaklarından birisi bir hayat sigortası şirketi olan fude holding’miş.
    görüldüğü üzere çin’de emlak işinde çok para var. onun dışında takım isimleri sahibine göre değişiyor sürekli. bir nevi amerikan profesyonel liglerindeki gibi. tek farkı takım adı yerine şirket adları olması.
  • 2018 sezonu bugün oynanacak 3 maçla başlayacak olan lig. takımların yabancı teknik direktör ve futbolcuları şöyle:

    shanghai sipg (vítor pereira): oscar, hulk, elkeson, odil akhmedov
    jiangsu suning (fabio capello): ramires, alex teixeira, richmond boakye, gabriel paletta
    hebei china fortune (manuel pellegrini): gervinho, javier mascherano, ezequiel lavezzi, hernanes
    dalian yifang: yannick carrasco, nico gaitán, josé fonte, nyasha mushekwi
    beijing guoan (roger schmidt): cédric bakambu, renato augusto, jonathan viera, jonatan soriano
    tianjin quanjian (paulo sousa): anthony modeste, axel witsel, alexandre pato
    guangzhou evergrande (fabio cannavaro): ricardo goulart, alan, nemanja gudelj
    shandong luneng: graziano pellè, gil, diego tardelli, papiss demba cissé
    shanghai shenhua: giovanni moreno, fredy guarín, óscar romero, obafemi martins
    beijing renhe (luis garcía): benjamin moukandjo, augusto fernández, jaime ayoví, ivo
    guangzhou r&f (dragan stojkovic): eran zahavi, júnior urso, renatinho, marko perovic
    changchun yatai: odion ighalo, lasse vibe, marinho, anzur ismailov
    guizhou hengfeng (gregorio manzano): mario suárez, nikica jelavic, tjaronn chery, steve, festus baise
    tianjin teda (uli stielike): frank acheampong, john obi mikel, johnathan, felix bastians
    henan jianye (dragan talajic): christian bassogog, ricardo vaz tê, orlando sá, juan cala
    chongqing lifan (paulo bento): fernandinho*, alan kardec, fernandinho*, nicolás aguirre
  • sweatshop'larda günlük bir tas pirince hayatlarını kaydıran yüz milyonlarca gariban proleter vatandaşının rızkını futbola gömmeye devam eden ülke. her yaptıkları transferden sonra işin bokunu daha fazla çıkarmayacaklarını düşünüyorsun ama çıkarıyorlar. şöyle bir liste yapmışlar:

    - yakubu aiyegbeni: yakın zamanda gayseri semalarından da geçen bu kazmaya ghuangzhou r&f senelik 6 milyon avro gibi pornografik bir para ödemiş 2012-2014 sezonları arasında.

    - lucas barrios: benim çok beyendiğim bir santrfordu. bok varmış gibi genç yaşta terk-i diyar etti evropa'dan. ama sor bi' neden etti? ghaungzhou evergrande'den senelik 6 milyon avroyu kopardı da ondan. dortmund da 8,5 milyon avro kazanmıştı bu transferden.

    - wagner love: bu pornocu dallama spartak moskova'dan shandong luneng'e transfer olmuştu olmasına da senelik 13,7 milyon avroyu da indirmişti cebe.

    - dario conca: akıl almaz bir çin işi daha. adı sanı duyulmamış bu arjantinliye senelik tam 10,6 milyon avro bayılmıştı guangzhou evergrande. hatta o dönemde* dünyanın en çok kazanan futbolcusu konumuna filan da yükselmişti bu herif. üç ohannesle uğurladılar daha sonra.

    - gyan asamoah: bu hırçın ganalı da uzak asya'dan nasiplenenlerden. al-ain'den transfer olduğu shangahai sipg takımından, senelik 16,7 milyon avro gibi tüm gana'yı ihya edebilecek bir mayış kopardı 2015'te. işin komiği şu ki genelde avrupalılara domalmasıyla meşhur al-ain de 9 milyon avro kazandı bu alış verişten. hani şu sow'a 17 milyon avro veren al-ain.

    - fredy guarin: inter 18 milyon avroya shanghai shenhua'ya kaptırdığında üç gün üç gece bayram etmişti. aslında fena topçu değildir ama o paraları da etmez. ha kendisine gelince, yıllık 8 milyon avro gibi elinin kiri bir paraya imza attı çinlilere.

    - ezequiel lavezzi: çin'e gidişine en üzüldüğüm adamlardan biri. on numara futbolcudur. napoli günleri efsanedir. lakin gel gör ki çinlilerin önüne fırlattıkları senelik 24 milyon avro tam bir "an offer that cannot be refused". o da reddedemedi elbette. avrupa'nın marko paşası psg bile 6 milyon avro para kaldırdı bu transferden ki normal şartlar altında 6 ay sonra serbest kalacaktı lavezzi. yalnız gene de o kadar italyan ve ingiliz takımı isterken bu yaşta çin'e gitmesi biz futbolseverler için bir dramdır.

    - ramires: chelsea'nin kadim yedeği bu sambacı da çinli yolanlardan. normalde rüyasında bile göremeyeceği senelik 13 milyon avroya jiangsu suning'e yar oldu. chelsea de iyi nasiplendi tabii bu işten: 28 milyon avro.

    - alex teixeira: "arsenal'e gidecek, bayern'gitti" derken bir de baktık ki kendisinin 12 milyon, şaktar'ın ise 50 milyon avro kazanacağı akıllara seza bir anlaşmayla henüz 25 yaşındayken jiangsu suning'in yolunu tutmuş. yazık tabii.

    - jackson martinez: "atletico forvetten zarar etmez" kaidesi acaba bozuluyor mu, diye kara kara düşündürten bu abimiz de gene uçarı bir bonservis bedeline (42 milyon avro), senelik 12,5 milyon avro kazanacağı guangzhou evergrande'ye transfer oldu ocak ayında.

    - hulk: bu da son bomba. çin transfer rekorunu kırmakla kalmıyor (58 milyon avro) senelik de 20 milyon avroya imza atıyor. vay babayın kemiğine.

    - burak yılmaz: bunu ben ekliyorum. gidişinin maddi getirisini veya alacağı maaşı falan boş ver. galatasaray taraftarına manevi olarak getirisi rakamlarla anlatılamaz bir transferle beijing guoan'un yolunu tuttu. adamın mottosu, ofsayt çin'de de olsa gidip düşünüz.
  • orta saha transferi için acele etmeden 15 ağustos'u bekleme sebebimiz olmalı.

    alido1905'in de ifade ettiği gibi, 13 kulüp ligden atılma tehlikesi ile karşı karşıya zira astronomik rakamlar teklif ettikleri oyunculara taahhüt ettikleri parayı ödeyemediler. 15 gün içerisinde götlerini satsalar ödeyebileceklerini de sanmıyorum.

    http://www.transfermarkt.co.uk/...korde/wettbewerb/CSL

    paylaştığım linkten de görülebileceği üzere bu lige giden kalburüstü ve aradığımız tip orta saha oyuncuları:

    -axel witsel
    -oscar (orta saha göbek net oynar)
    -paulinho
    -ramires (fenerli tırrek)
    -fredy guarin
    -nemanja gudelj
    -rene junior

    şimdi; papa alioune "badou" ndiaye için 7 m euro gibi bir bonservis rakamı telaffuz ediyoruz. buna minimum dursun fee olan yıllık 2 m euro net (yaklaşık 3.5 m euro) maaşı da katarsak, 3 sene için anlaşsak ndiaye'nin maliyeti bize 17.5 m euro.

    oysa, yukarıda saydığım oyunculara paralar ödenmezse, 18 gün sonra bu adamlar bonservissiz transfer hakkı kazanır. oscar ve witsel bizlere yar olmayacağı belli adamlar; ancak özellikle witsel kritik. zamanında juve istiyordu; alırlarsa orta saha rotasyonuna bir adam daha ekleyecekler ve bu da hem lemina, hem de asamoah'ın bu bölgede forma şanslarının azalacağı anlamına gelir. guarin ise gerçekten yıllık 4 m euro falan verirseniz gelebilecek bir adam; ha ne kadar aradığımız adam olduğunu oturur tartışırız ancak fernando transferinin tamamlandığı varsayımı ile yola çıkarsak selçuk yerine oynarsa fark yaratabilecek, dinamik bir oyuncu.

    bunların hiçbiri yar olmasa dahi, bu adamların avrupa'ya dönmeleri faraziyesinde bir takım orta sahalar boşa çıkabilir. beklemek,hatta şimdiden 1-2 tanesi ile görüşüp şansımızı denemek lazım diye düşünüyorum.
  • corona virüsü gibi bir tehlike nedeniyle ligleri süresiz tatil etmeleri yerinde karar olmuş. yazılıp çizilen haberlere göre zaten sokakta hayat durmuş vaziyette sanırım. eğer bu ciddi konuyu biraz laçkalaştırmak gerekirse 2.5 üst oynayan bahisçileri üzecek bir durum. her neyse, umarım bu virüs dünya çapında bir felakete yol açmaz ve her şey normale döner.
  • galatasaraysözlük'de yazarların psikolojisini de bozmuş olan lig. bakıyorum son zamanda ne kadar takımda memnun olmadığımız adam varsa, çin'e iyi paraya satalım diyerek bir hayale kapılınıyor. kim ne yapsın orada semih kaya'yı, yasin öztekin'i, cavanda'yı beyler, gözünüzü seviyim sakin olun. gönül ister zarar etmeyelim, elden çıkaralım işe yaramazları ama bizim gibi parayı çarçur eden kulüp denk getirmek çok zor.
  • futbol federasyonunun kısaltılmışı cfa olarak kodlanan birliğin kuruluş yılı 1924. 1931 yılında ise fifa'ya katılmışlar.

    ikinci dünya savası sonrası çin halk cumhuriyeti olarak isim değiştiren ülkede bu federasyon 1949 yılında yeniden kuruldu. milli takım düzeyindeki ilk maçını ise 1952 yılında ma yönetimini tanıyan ilk ülke olan finlandiya ile yaptılar. ilk kez 1958 dünya kupası elemelerinde boy gösterdiler. ama onu da elemelerde kaybettiler. aslında ülkenin en çok sevilen sporu futbol değil. masa tenisi, badminton en çok sevilen sporlar. 10 milyon metre kareye yaklaşan ve 1.4 milyarlık bir nüfusa sahip olan çin, merkezi organizasyonlu bir takım sporu düzenleyebilmek için bir hayli zorluk çeken bir ülke. futbol sevgisini aşılamak için tv'yi sonuna kadar kullanıyorlar. ma sonrası piyasa ekonomisini benimseyen çin, bu sistem ile endüstriyel futbola da giriş yapmaya başladı. 1994'te a ve b olarak iki lig kuruldu. böylece profesyonel futbola ilk giriş başladı. bu iki ligin a olanı 2004'te süper lig (en üst düzey), b olanı ise 1. lig olarak değiştirildi (first division).

    bugün gündemde olan popüler kulüpler ise asıl olarak 2004 yılında kurulan lig ile oraya çıkmış oldu. cfa süper lig kurulduktan sonra, çok tuhaf bir karar alındı. adidas dışında herhangi bir spor tedarikçisinin ürünlerini giymek yasaklandı. bu marka, 2015 yılında abd'liler tarafından %51'i satın alınınca, başka bir spor tedarikçisinin ürününü kullanmak isteyen futbolcu, yaklaşık 2 milyon yuan (305 bin usd) ödeme koşulu ile bu hakka erişebilir oldu.

    süper lig kurulduktan sonra, 2009 yılında şike skandalı patladı. uzun zamandır, içinde bahis şikesinin de olduğu, bahis baronları skandalı patlak verdi. bahis sonucu müsabaka sonuçlarının elde edildiği bir organizasyon - ki bu birinci ligi oluyor- burada şikeye bulaşınca burada bir tıkanıklık oluştu. ülke federasyonu ve hakem komitesi başkanı, bazı takım yöneticileri, başkanları ve sporcuları da bu işe bulaşınca tutuklama kararları alındı. hatta bu şike bazı maçlarda süper lige de yansıyınca, süper lig'de yer alan iki takım küme düşürüldü. birinci ligde yer alan bir takım ise kapatıldı.

    futbolu yeni yeni seven çinliler bu skandaldan etkilendi, protesto yaparak statlara gitmemeye başlamışlardı. güven zedelenmiş, taraftar kendini kandırılmış hissetmeye başlamışlardı.

    bu duruma el koymaya çalışan siyasiler, ülkedeki futbolun imajını düzeltmeye yönelik çalışmalara başladı. yeni bir sayfa amacıyla yola çıkan liderler, bir daha böyle bir şey olmayacağına dair söz verdi. şike skandalından sonra hedef dünya kupasını düzenlemek ve bu kupayı kazanmaya yönelik bir altyapı çalışması içerisine girmekti. yeni kapitalist anlayış ile bu ülkedeki futbol hem sportif, hem de ticari bir kaynak olarak görülmeye başlandı. bunun için okullardan itibaren çocuklara burs ve diğer kaynaklar yaratılıyor. üniversite yolu kolay açılıyor, büyük paralar kazanma fırsatı doğuyor. ülkede ayrıca onlarca yeni stat yapılmaya başlandı. ancak ülkedeki sportif kişilikler henüz çok kaliteli düzeyde olmadıkları için avrupa'dan eğitimli kişiler yüksek maaşlarla ülkeye çekiliyor. önemli hocalar ve futbolcuları da bunun içine dahil edebiliriz. bununla birlikte amaç, ülke futbolu ve oyuncularının daha üst düzeye gelebilmesi. o yüzden artık çin, futbolun sonbaharındaki oyuncuları değil, aynı zamanda henüz genç ve kariyerinin zirvesindeki oyunculara da yatırım yapmaya başlamış durumda.

    peki bu takımların gelirleri nereden geliyor?

    ilk başta 2004 yılında 12 takımlı lig, 2006-2007 sezonunda tespit edilen şike skandalı sonrası 16 takıma çıkarılmış. bu takımların içinde başarı olarak zirvede olan takım, son beş yılın şampiyonu ve asya şampiyonlar ligi şampiyonluğu da bulunan guangzhou evergrande de var. hocaları da brezilyalı luiz felipe scolari. tabi scolari'den önce de italyan hoca marcello lippi tarafından yönetiliyorlardı. çin takımlarının en büyük özelliği, neredeyse bütün takımların ülkenin doğusunda pasifik okyanusuna yakın bir yerde bulunmaları. guangzhou takımı, 2009 yılında adı şikeye karışınca, bir yıl sonra evergrande isimli bir emlak şirketi tarafından satın alındıktan sonra esas büyük sıçraması gerçekleştirdi. evergrande real estate group grubunun sahibi hui kan yan, yaklaşık yedi milyar dolarlık kişisel serveti ile önemli bir zengin. abd borsasında hisseleri 1.80 dolar'dan işlem görüyor (dow jones). takımın hisselerinin %40'ını bir başka dev şirkete devredince, takım daha da büyük finansal imkana ulaştı. tabi takımın mevcut değeri, fenerbahçe futbol takımının değerinin yaklaşık 1/3'ü kadar. çünkü çinli futbolculara verilen para çok az. bu da demek oluyor ki, maaş ve transfer bedellerinin büyük bir kısmı yabancı oyunculara ayrılmış durumda. örneğin takım içerisinde dört futbolcu, yıllık 50 bin euro'nun altında bir kazanca sahip.

    10,3 trilyon dolara yaklaşan gayri safi yurtiçi hasılasıyla abd'den sonra dünyanın en büyük ikinci ekonomisine sahip asya temsilcisinin futbol ligi piyasa değeri ise yaklaşık 120 milyar dolar (a.c. nielsen group araştırmasına göre). muazzam bir rakam ve daha da büyümesi öngörülüyor. müsabakalar 22 bin ortalama seyirciye oynanıyor. esas gelir kaynağı ise tv yayın gelirleri tarafından sağlanıyor. 2015 yılında yapılan yeni ihale ile bu rakam, bir önceki ihalenin yaklaşık 110 katı artırılarak inanılmaz bir büyümeye gebe olmuş durumda (1.2 milyar dolar)

    futbol takımlarının adeta çıldırmış gibi transfer bedelleri ödemelerinin esas nedeni de bu artışa dayanıyor. futbola ilgi arttıkça bu bedel daha da artacak. orta ve uzun vadede ise bu oyuncu satışlarının maksimum değerinin, bir oyuncu için yaklaşık 175 milyon euro'ya kadar uzanması bekleniyor (1 yıllık oyuncu maaşı + bonservis). tabi bu duruma devlet artık bir el koymak zorunda. zira 2017 nisan ayından itibaren çıkan yeni bir karar ile, yeni getirilecek yabancı oyuncunun yıllık kazancı 5.9 milyon euro'ya sınırlandırılacak. bu kararın ise 2018-2019 sezonu öncesi yürürlüğe girmesi bekleniyor.

    çin futbolu, sadece kendi ligi olarak değil, dünyanın dört bir yanı için potansiyel müşteri ve seyirci konumunda. büyük takımlar artık çince sosyal medya hesaplarına giriştiler. sezon öncesi hazırlık kamplarının bazıları ise burada yapılmaya başlandı bile. bu da demek oluyor ki, avrupa'daki dev takımlar da bu pastadan yer almak istiyorlar. artık futbolda herkes çin'i de hesaba katarak iş yapmakta başladı bile.

    galiba bu sektöre girmeyen birkaç ülke varsa, birisi kesinlikle türk futbolu ve ekipleri. burak yılmaz ve ersan adem gülüm dışında herhangi bir şekilde türkiye orijinli hiçbir oyuncu, takım veya bir kuruluş, bu pazarda yer almıyor.
  • son iki yılda, kulüplerinin, inanılmaz yatırımlar yaparak dünya yıldızlarının buluştuğu lig.

    sözlük ahalisinden bir ricam var. lütfen ama lütfen anadolu'nun çöp takımlarının bile yüzüne bakmayacağı adamları bu ligin alacağına kendinizi inandırmayın. bakın bu ligde halen yabancı sınırı var. her takım yalnızca 4 tane avrupa'dan adam getirebiliyor. 16x4 den ancak 64 kişilik yer var. ve bu adamların hedefleri messi, ronaldo gibi isimler. onlar henüz gelmediği için 2-3 tık altındaki adamları topluyorlar. elimizde ise bu lige gidebilecek sadece iki kişi var. sneijder ve podolski. muslera bile değil çünkü yabancı kaleci de yasak. hani bu usta(!) gazeteci serhat ulueren'in muslera'ya çinden teklif var falan dediği lig. her neyse konumuza dönelim. elimizde bulunan selçuk inan gibi yasin öztekin gibi semih kaya gibi çöplerin bu lige gidebileceği inancını ne olur atın kafanızdan. yok öyle bir şey.

    hiç burak yılmaz falan da demeyin. burak yıllarca öyle ya da böyle süper lige damga vurmuş, bir şekilde şampiyonlar liginde bile kendisini en tepelerde tutmuş bir adamdı. piyasası vardı ve en alt seviyeden 8 milyon euroya gitti. son olarak tekrar yazıyorum, kasımpaşaya bile faydası olmayacak topçuların bu lige gitme ihtimali yok beyler.
  • bu ligdeki bir takım arda turan’ı transfer etse de şöyle biraz şakalar komiklikler yapsak.

    “şimdi çin’de antrenman öncesi mutlaka böcek yeriz. sonuçta adamlar futbolcularını düşünüyor. ne kadar protein, ne kadar yağ lazım ölçülüyor burada. sonuçta burası dünyanın en süper ligi.”

    “ selçuk abi gibi bir şutör çin’de olsa adam gibi adam görürdü çin. burada selçuk abinin çakmaları neler neler kazanıyor. “

    “geçtiğimiz ay bir fuara katıldım adamlar benim aynımı yapmışlar hatta daha zayıf daha hızlı koşuyor. hemen bir tane satın aldım ilerde belki işime yarar hı hı.”