• zamanında vazgeçip elden çıkardıkları oyuncularla direkt yada dolaylı yoldan ligdeki rakiplerini beslemiş kulüp. bir diğer deyişle ''dün yediğin hurmalar bugün g*tünü tırmalar.'' sözünün canlı kanıtı. o oyuncular:

    1) romelu lukaku - manchester united

    http://i.dailymail.co.uk/...-6_1463859518361.jpg
    https://platform-static-files.s3.amazonaws.com/...s/250x250/p66749.png

    2011'de idolü didier drogba'nın efsaneleştiği takıma çok genç yaşta* anderlecht'ten transfer oldu. ancak o yıl yaşanan teknik direktör değişiklikleri yüzünden fazla süre alamadı. önce 1 yıllığına west brom'a kiralandı. o yılı 17 golle tamamladı. sonra ise 1 yılı kiralık 3 yıl everton'da top koşturdu. burada 133 maçta 71 gol attı. chelsea'nin yaptığı en büyük hata real madrid'in morata'da yaptığını yapmayıp geri alma ücreti koymaması oldu. halbuki 2017-2018 sezonu öncesi yaz transfer sezonunda manu'ya gitmeden önce lukaku mavilerin ilk transfer hedefiydi. ancak her şey pogba'nın bir telefonuyla değişti.

    2) dominic solanke - liverpool

    https://www.thesun.co.uk/...?strip=all&w=640
    https://90l.tribuna.com/...8e5c7ec2646fde86.jpg

    kendisini aslında chelsea satmadı, ancak sözleşmesi bittiğinde yenilemeyi de tercih etmeyince bu genç yetenek liverpool'un yolunu tuttu. solanke bu yaz oynanan 2017 u20 dünya kupasında ingiltere'nin en önemli oyuncularından bir tanesiydi, hatta turnuvanın altın top ödülünü kazandı. bu ödülü önceden kazanan yıldızlar; lionel messi, diego maradona, sergio agüero, paul pogba, seydou keita ve javier saviola.

    chelsea bu oyuncuyu liverpool'a kaptırmasıyla altyapısındaki a takıma çıkmaya aday en önemli oyuncusunu ligdeki direkt rakiplerinden birine kaptırmış oldu.

    3) petr cech - arsenal

    http://a9.vietbao.vn/...anh-sieu-du-bi-1.jpg
    https://www.standard.co.uk/...24/16/petrcech-0.jpg

    kendisi chelsea'deki abramovich devriminin en önemli parçalarındandı. mavilerde 11 sezon geçiren deneyimli kaleci 15 tane de kupa kazandı. ancak 2015 yazında chelsea onu 10 milyon £'a arsenal'e sattı. cech neden takımdan ayrıldığını şu şekilde açıkladı: '' artık kalede birinci seçenek olmadığımı anlamıştım. bu durum ilerleyen zamanda değişecekmiş gibi de görünmüyordu. ben de kariyerimin bu aşamasında yedek kulübede oturmak istemediğim için ayrılmaya karar verdim.'' o dönemde yerini atletico madrid'teki kiralık sözleşmesi bitip chelsea'ye dönen genç kaleci thibaut courtois'ya kaptırmıştı.
    kaderin cilvesi olarak da arsenal forması ile ilk resmi maçında chelsea'yi yenip community shield'ı kazandılar. ilerleyen zamanda arsenal'de bir community shield daha ve bir fa cup kazandı. kendisi hala premier ligde en uzun süre gol yememe rekorunun sahibi ve joe hart ile birlikte en çok altın eldiven kazanan kaleci.

    4) daniel sturridge - liverpool

    https://www.standard.co.uk/...Daniel-Sturridge.jpg
    https://platform-static-files.s3.amazonaws.com/...s/250x250/p40755.png

    sakatlık problemleri yaşamasına rağmen chelsea'nin daniel sturridge'in 2013'te ayrılmasına izin vermesi şaşırtıcı. çünkü o dönem chelsea forvet hattı torres ve sturridge'den oluşuyordu. torres'in mavilerde ortaya koyduğu performans da pek iç açıcı değildi doğrusunu söylemek gerekirse. ona rağmen sturridge düzenli oynama şansı bulamayınca ocak 2013'te 12 milyon £ karşılığında liverpool'a transfer oldu. kırmızılarda ilk 1,5 yılında 49 maçta 35 gol atma başarısını gösterdi. 2013-2014 sezonunda forvette suarez ile o kadar uyumluydu ki luis suarez - daniel sturridge ikilisi* premier lig tarihinin gelmiş geçmiş en iyi forvet ikililerinden biri olarak gösteriliyor. bu başarısı onun 21 gol 3 asistle 2013-2014 sezonu premier lig yılın karmasına girmesini sağladı.

    zaman zaman sakatlıklarla uğraşsa da sağlıklı ve fit olduğu zaman sturridge hala premier ligin en tehlikeli forvetlerinden biri kabul ediliyor.

    5) juan mata - manchester united

    http://youngjournalistacademy.com/...oads/2016/02/JM1.jpg
    https://i.eurosport.com/...2560-1440.jpg?w=1050

    2011-2012 ve 2012-2013 sezonunda chelsea'de yılın oyuncusu seçilmesine, hatta kulüp o yıllarda şampiyonlar ligi ve uefa avrupa ligini de kazanmasına rağmen, mourinho 2013-2014 sezonunda takımın başına geçtiğinde kendisini oynatmamayı tercih etti. ispanyol oyuncu yarım sezon mavilerle kalsa da sonrasında manu'ya transfer oldu.

    ocak 2014'ten bu yana manu ile bir lig kupası, bir uefa avrupa ligi ve bir fa cup kazandı. işin garibi mourinho 2016 yılında manu teknik direktörü oldu ancak bu kez mata'yı as oyuncusu yaptı. ancak mata da manu ile 3 sezondan fazla süre geçirmesine rağmen hiç chelsea'deki kadar iyi olmadı.

    6) mohamed salah - liverpool

    http://www4.pictures.zimbio.com/...ube+EO7stjUTFBYl.jpg
    https://cdn.images.express.co.uk/...med-Salah-826072.jpg

    salah bu yaz* liverpool'un ikinci transferiydi. üstelik rekor bir ücretle liverpool'un en pahalı afrikalı oyuncusu olarak transfer oldu. ancak bu transferin 3 yıl önce gerçekleşmesi gerekiyordu aslında.

    liverpool salah'ı aslında ocak 2014'te transfer etmek istemiş ama ücret konusunda basel ile anlaşamayınca araya chelsea girip oyuncuyu kapmıştı. salah, chelsea ile sadece 6 lig maçına ilk 11 çıkabildi. bonservisi ile roma'ya gönderilmeden önce de sırasıyla fiorentina ve romaya kiralandı.

    salah 2016-2017 yılında avrupa'nın 5 büyük liginde 10+ gol ve 10+ asist yapan 8 oyuncudan biri oldu ve yaz transfer döneminde 42 milyon € karşılığında roma'dan liverpool'a transfer oldu. bu oyuncuda da aynı şekilde chelsea geri alma ücreti koymayarak hata yaptı.

    7) kevin de bruyne - manchester city

    http://givemesport.azureedge.net/...7006ef74a90d/960.jpg
    https://cdn.images.express.co.uk/...De-Bruyne-728097.jpg

    şimdiye kadar yazdığım oyuncuların hiçbiri kevin de bruyne'yi kaptırmak kadar chelsea'nin canını yakmamıştır.

    de bruyne chelsea'ye 2012'de transfer oldu ancak sadece 9 maçta görev alabildi. daha sonra 2012-2013 sezonunda werder bremen'e kiralandı. werder bremen'deki performansıyla almanya'da başta klopp olmak üzere birçok hocanın dikkatini çekti. klopp 2013'te de bruyne'nin mario götze'nin dortmund'taki yerini doldurabilecek oyuncu olduğu kanaatindeydi. ancak araya chelsea teknik direktörü mourinho girip de bruyne'yi chelsea'de şans bulacağına ikna etti. tarih tekerrür etti ve bu sefer de takımın önemli oyuncularından biri olamadı, ocak 2014'te bonservisi ile wolfsburg'a gitti.

    tek tam sezonu olan bundesliga 2014-2015 sezonunda 10 gol 20 asistle bundesliga yılın oyuncusu ödülünü kazandı. performansından dolayı avrupa büyüklerinin radarına girdi ve wolfsburg'un onu elinde tutma ihtimali kalmadı. sonunda da 55 milyon £'a manchester city onu transfer etti.

    kevin de bruyne tartışmasız chelsea'nin elinden kaçırdığı en büyük yetenek ve geri alma bedeli koymadığına chelsea'yi en çok pişman eden kesinlikle. manchester city'e geldiğinden beri üstüne koyarak ilerliyor, bu sezon* city şampiyon olursa da en büyük pay sahibi de bruyne olacak ve yılın oyuncusu seçilecek büyük ihtimalle.

    sözlük yazısından daha çok bir spor dergisi yazısına benzedi dili bakımından, ama sıkılmayıp buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.*
  • şu anda premier lig'in zirvesinde olmasına pek şaşırılmaması gereken takım. çünkü mourinho bilindiği üzere ilk sene pek başarılı olamaz yeni çalıştırdığı takımlarda. evet chelsea'ye ilk gelişinde şampiyon olmuştu ama onun dışında madrid ve ikinci chelsea döneminde ilk senesinde tökezlemişti. guardiola'nın oynatmaya çalıştığı futbol ise ingiltere'de hemen işleyecek bir taktik değil. klopp bile baya sancılı bir dönemden geçti ilk geldiği zaman. wenger ise yine çılgın şeyler deniyor ki bu sefer yaptığı şeyler tutuyor gibi. buraya not olsun bir gün onun hakkında da uzun bir yazı yazarım.

    peki gelelim conte'ye. conte'nin italya'da oynattığı futbol ingiltere'ye ve mevcut chelsea'nin kadrosuna çok uygundu. hali hazırda 3 hamle ile chelsea'nin kadrosu şaha kalktı. çünkü conte'nin hep istediği klas stoperler chelsea'de mevcuttu. zouma gibi genç ve yüksek potansiyelli bir stoper, cahill, terry gibi tecrübeli kurtlar ve ivanovic gibi bek ve stoper bölgesinde çılgın atabilen bir oyuncuları vardı. conte geldi dedi ki bana yetmez bu kadar stoper, oyunu rahat kurabilen bir oyuncu istiyorum. önce italya'dan conte kendi öğrencisini getirmek istedi; ama bonucci oğlunun sağlık sorunları ve italya'yı bırakmak istememesinden dolayı chelsea'ye gelmedi. onun yerine eski evlat david luiz kulübe geri döndü. conte dedi ki azpilicueta benim jokerim olacak, onun yerine sol ayaklı bek/stoper almalıyız. direk marcos alonso'yu aldılar fiorentina'dan. ve geçen sene chelsea'in en büyük eksiği, dinamo-orta saha bölgesini, şu anda dünyanın en iyisi kante ile doldurdular. kante'yi diğer takımlardan kapmaları büyük işti. ki fabregas yerine eğer gelmek isteseydi roma'nın all-around orta sahası radja naingollan'ı da alacaklardı ki o da gelseydi cidden efsane olurdu. conte her zaman 3-5-2, 3-4-3, 5-2-3 taktiklerini dönüşümlü oynatan bir hoca oldu. italya milli takımından biliyoruz bunu. sert pozisyon alan yani pozisyonunu kolay kolay kaybetmeyen, oyunu geniş oynayan ve hızlı kontratağa çıkan bir futbol anlayışına sahip. pozisyon koruma conte'nin her zaman ilk öğrettiği öğreti olmuştur her takımında. bunun ispatı için bugün chelsea'nin yediği golde, cahill'in kendi kalesine attığı goldeki dizilimine bakın. adamlar gol yerken bile 5-2-3 dizilişinde gol yiyor. ki bu entry'i girdiğim tarih itibari ile son 8 maçta sadece 2 gol yediler. çok büyük iş.

    aldığı 4 adamla kadrosuna müthiş bir derinlik kattı chelsea. kalede; dünyanın en iyi kalecilerinden courtouis ve dünyanın en iyi yedek kalecisi olabilecek asmir begovic var. stoper ve bek mevkilerinde; david luiz, cahill, ivanovic, marcos alonso, terry, kurt zouma, azci gibi isimler var. orta saha'nın ortasında; matic gibi kemik bir oyuncu var, kante gibi tüm dünyayı sırtında taşıyabilecek bir güç, fabregas gibi bir sihirbaz, oscar gibi her an değişik işler yapabilecek isimlerin yanı sıra chalobah ve loftus- cheek gibi 2 tane de wonderkidleri var. kanat bölgesinde; hazard, pedro, willian ve moses gibi hızlı isimler var ki pedro belki de kariyerinin en iyi futbolunu oynuyor. forvet bölgesinde ise diego costa gibi ceza sahası içinde dünyanın en tehlikeli 2-3 isminden biri ve bence lukaku'dan daha yetenekli olan belçikalı bathshuayi var. önümüzdeki sezon fabregas'ın muhtemel gidişiyle orta sahaya ve forvete transfer yapmaları bekleniyor. ki conte oyuncularını çok fazla değiştirmeyi seven bir hoca değil. yola aynı adamlarla çıkma felsefesine sahip, o yüzden fabregas'ın dışında giden olacağını düşünmüyorum. hatta o bile gitmeyebilir.

    şimdi taktik mevzusunu daha da açarsak chelsea şu an genel olarak 5-2-3 oynuyor. sol açık marcos alonso kadronun değişmezi. geçen sene fiorentina'da kariyer sezonunu oynadı ve dikkatleri çekti. premier lige de çabuk ısındı çünkü marcos zaten premier lig'de oynamış bir oyuncu. bolton ve sunderland geçmişi var. stoperde ise cahill'in yanında david luiz ve azci oynuyor. azci boy ve hız olarak sırıtmadığı için ve zaten defansif bir oyuncu olduğu için şimdilik o bölgede iyi iş çıkarıyor. zaten chelsea "bence" premier ligin en derin kadrosuna sahip olduğu için bu geri 5lide cahill hariç herkes yer değiştirebilir. azci sağa da geçebilir sola da. alonso stoper de oynayabilir. conte euro 2016'da sağ ayaklı darmian'ı sol açıkta oynamıştı. bu tarz bir şeyi alonso'yu sağ'da oynatarak bile yapabilir. orta saha ikilisinde ise genel olarak matic ve kante ikilisiyle başlıyor. maçın gidişatına göre fabregas ya da genç ikiliden biri giriyor. ki loftus-cheek geçen seneye göre fazla şans bulamadı. oscar'ı da unutmamak lazım. genel olarak kanatlara yakın oynuyor ama oscar. fiziken de zaten kante ve matic gibi savaşçı orta saha rolünü üstlenmesi mümkün değil. kanatlarda ise oscar, willian, pedro, hazard ve moses oynuyor. eğer moses 5-2-3'ün 5'lisinde değilse 3'lüsünde oynuyor. ki moses'ın en büyük şansı conte'in cuadrado'yu geri dönmeye ikna edememesiydi. cuadrado hem defansif olarak hem de hücum olarak moses'dan 10 kat daha üst düzey bir oyuncu. ama conte işte taş koysan o bölgeye ona da iş yaptırır. willian ve pedro genel olarak sağ tarafta dönüşümlü forma giyiyor. maç içinde pedro'da sola geçebiliyor tabiiki ama genel olarak sol tarafın hakimi eden hazard. bu sene çok büyük oynuor. şampiyon olduğu seneden de daha iyi ki hazard'ın şampiyon yaptığı seneden daha iyi oynaması demek daha rahat şampiyonluk demek. forvet bölgesinde ise costa tek başına krallığını ilan etmiş durumda. 16 gole direk katkı vermiş ki sanırım bugün yanlış görmediysem bu alanda avrupa'nın en iyisi. costa'yı insanların sevmemesini anlayabiliyorum ama kötü futbolcu demesini anlayamıyorum. bir defa en basitinden adam kötü futbolcu değil. atletico madrid'in tarihini değiştiren adamların başında geliyor. evet rahatsız bir oyuncu ama adam işini iyi yapıyor. aynı bizim melo gibi düşünün. başkasının melo'dan nefret etmesi kadar doğal bir şey yok. çünkü bizde çok iyiydi. costa da öyle. bir de costa'nın en iyi özelliği kanat oyuncuları için müthiş duvar olabiliyor. pas yeteneği de brezilyalı ve ispanya'da futbol oynamış bir oyuncu olarak da fena değil. costa'nın yedeği ise avrupa'nın en potansiyelli genç forvetlerinden biri michy batshuayi.. büyük paralar verdiler ama martial'in 55 milyon ettiği ligde onun için 35 milyon "normal" sayılabilir. ki chelsea buna rağmen sezon başına kadar baya ciddi bir şekilde griezmann'ı istiyordu. ama fransız oyuncu haklı olarak gelmedi. simeone'yi bırakmak istememesi ve yoluna şampiyonlar liginde devam etmek istemesi normal karşılanabilir. alonso yavaş bir kanat oyuncusu değil, stoper çıkışlı olmasına rağmen bu onu premier lig için "seçilmiş kişi" yapıyor. moses, conte ile en çok gelişim kaydeden oyuncu oldu ki adamın savunma verileri 1'den 20'ye fırladı resmen. ki bence conte takımına amerikan futbolu'da izletiyordur. dikkat ederseniz takım hücumdayken ve savunmadayken iki farklı taktikle oynuyor gibi duruyor. hücumdayken 3-4-3, savunmadayken 5-2-3. pas aktarımını savunmadan david luiz bile yapabilir ki mourinho bir ara kendisini cdm olarak oynatmıştı hatırlarsanız. david luiz tarzı bir stoper istenmesinin nedeni buydu. hızlı aktarım, hızlı geri dönüş, kanatlara hızlı çık, topu aktardığında pozisyonunu koru. rakip baskı kurduğunda topu hemen ileriye çıkar ama bunu yaparken pozisyonunu yine korumayı bil. kısaca bu yazdıklarımın hepsi tek adam tek başına yapıyor; kante. şu an lestır'ın bu kadar kötü olmasının nedeni mahrez veya vardy'in kötü oynaması değil. kante'in olmaması. çünkü kante bir orta sahaya göre oldukça hızlı, savunma ve pozisyon bilgisi çok üst düzey bir oyuncu. yanında matic gibi bir canavar da olunca chelsea'nin bu kadar rahat alan kapatması ve çabuk hücuma çıkması tesadüf değil. hatta şöyle açıklayayım chelsea'nin hücüm varyasyonlarını;

    stoper topu kaparsa; stoper-ortasaha'ya-orta saha kanatlara uzun top- kanatlar: içeri girme, ya da costa'ya oynama.
    orta saha topu kaparsa (ki ortasahanın topu kapması bir bakıma kontrada yakaladıkları anlamına geliyor); ortasaha- costa-costa genel olarak kanatları bulmaya çalışıyor ki 5 asisti olduğunu düşünürsek pek yanlış sayılmaz.

    çok basit anlatmışım gibi gözükebilir ama açın izleyin maçlarını. bu kadar basit ve güzel oynatıyor conte takımını. zaten futbolda basit bir spordur demişer hep.

    son olarak bu sene premier lig'de şampiyon olmak bence aşırı önemli bir şey. bu sene lestır city ve tottenham gibi duygusal bir hikayeye sahip takımlar yok premier lig'de. united hariç bütün para babaları gayet formdaki united'ın ölüsü halen united olduğunu düşünürsek resmen savaş var premier ligde. liverpool ve arsenal gibi takımlar keyifli futbollarını finale kadar sürdürüp kazanmak için savaşacaklar. guardiola zorlanıyor ama elbet onun da anı gelecek. chelsea ise bu takımlar içinde en belirsiziydi geçen seneye bakarsak. enkaz, öz güvensiz oyuncular ve bir sürü faktörler. üstelik o kadro'dan neredeyse giden olmadı. conte'in yaptığı şey burada başlıyor aslında nasıl pozisyon korumayı öğretiyorsa takıma kattığı enerji de o kadar kıymetli, o kadar değerli. çökmüş bir takımı bir makineye sadece 4 ay gibi bir sürede dönüştürdü. elbette bu sene şampiyon olamayabilirler ve conte tökezleyebilir ama sonuçta geçen seneki gibi ölü değil chelsea.

    conte'yi daha iyi anlamak için, sözlüğümüzün en iyi yazarlarından haginin topugu'nun bugün conte hakkında yazdığı harika yazıyı bırakıyorum; (bkz: #2073850)
  • efsanevi iskeletinin dağılmasıyla hüzünlendiren takım.

    cech - terry - lampard - drogba dörtlüsünden bir tek terry kaldı. o da uzatmaları oynuyor. harbiden çok sağlam bir omurgaydı şu dörtlü. yanlarında da cole, carvalho, essien, anelka vardı. deco, ballack, malouda, bosingwa, joe cole, shevchenko, zhirkov gibi nice yiğit de geldi geçti.

    ama cech - terry - lampard - drogba dörtlüsü başkaydı be.
  • mohamed salah ghaly'i 15milyona, kevin de bruyne'u 22 milyona satan takım.

    bu iki adam şuan premier ligin en gözde adamları. almaya kalksan ikisini en az 250m çıkar kasandan.

    ulan tarık çamdal'a verilen para beni uyutmuyor iken chelsea taraftarı olsam kafayı yerdim.

    edit: jolenejolene uyardı sağolsun. romelu lukaku da var sattıkları. bu chelsea neyi amaçlamakta, ne yapmak istemektedir.

    edit2: bir hatırlatma da defansin ablasina sarkan golcuden. hepsini mourinho sattı. ey mourinho sen kimsin ya.

    editlere doyamadım editi: mikato1905 hatırlattı 5m e satıp 25e geri aldıkları nemanja matic var bir de. böyle birşey olabilir mi?
  • ------------------------courtois-----------------------------

    ivanoviç------cahill---------terry--------azpilicueta

    --------------------------matic--------------------------------

    --------------willian-----------------fabregas---------------

    --oscar------------------------------------------hazard--

    ---------------------diego costa---------------------------

    gözümüzün önünde öyle bir evrim geçirdiler ki galapagos halt etmiş adamlar 21. yy'da londra'nın göbeğinde evrimleştiler. hiç sevmediğim bir takımdır chelsea ister rengi diyin ister mou ister tore andre flo'nun korkusu ister de milyarder sahibi. dorgba'nın oynadığı zamanlar da aynıydı hislerim drogba'yı da bize gelene kadar hiç sevmezdim çok iyiydi çünkü. ilk hatırladıklarım zola'lı heisselbaink'li flo'lu chelsea sonraları marcel desailly geliyor aklıma. sıkıcı mavi formaları hep aynı gibi.

    toplamda 5. kez premier lig'de ise 4. kez şampiyonluğa koşuyorlar. mou, kendisi gittikten sonra aşama aşama yaşlanan ve dağılan kadroyu 1 yılda toparlayamayacağını bilecek kadar zeki bir adam. bir fazlalık vardı kadroda doluya koysa almıyordu boşa koysa dolmuyordu evet doğru tahmin david luis. stoperde güven vermiyordu orta sahada yetersizdi. eşek yüküyle para kazandılar üstelik mou işini biliyor. futbolun kendini bıraktığın anlayamayan ispanyol qral torres de gidince işlem tamamlandı. geçen sezon savunma formasyonunu özellikle devre arası matiç'in transferi ile oturttu. hücum yönünde golcü sıkıntsını 3 transferle halletti. costa, drogba ve yedek olarak da remy. mevcut bazı oyuncuların performansını arttırdı oscar ve ivanoviç gibi. kale sağlamda zaten courtois ile.

    mou 4-3-3 formasyonu ile sahaya dizdiği on bir oyuncusundan 9'unu belirlemiş durumda. geriye 2 pozisyon kalıyor yani sol bek ve sağ iç. sol bek için filipe luis'in alışma süreci tamamlanmadı henüz galiba tabi bir de pır pır azpilicueta'nın azmi var. sağ iç için ise willian, ramirez, schürrle sol forvet olunca oscar gibi adaylar var. tabi gerektiğinde çift forvete dönülebilir ama bunu pek uygulamadı henüz bu sezon. costa'yı drogba yedekliyor. oscar'ı schürrle. ivanoviç, terry,cahill ve hazard pek seyrek sakatlanıyor. matiç'i mikel yedekliyor. fabregas'ın yedeği yok, o işi o seviyede yürütemez mevcut kadrodaki orta sahalar. mou bir futbol profesörü olduğunu şu kurduğu kadro ile bir kez daha ispatladı. saha içinde de roller çok iyi belirlenmiş, bilinmezliğe tesadüfe yer yok takımın işçileri, kurtarıcıları belli. willian da geçen seneki kadar oynasa filipe luis tamam olursa mou % 99 verim alacak kadrodan helal olsun. işte böyle bir teknik adam bir takımın yarısından fazlasıdır.

    peki ne eksik bu takımda bu kadar doğruları varken hala şampiyonlar ligi zaferinden bu kadar uzaklar. mükemmel rakiplerini saymazsak bu kadronun star ışığı eksik bence. tamam oscar gelişim kaydediyor costa, fabregas, courtois süper hazard olağanüstü ama yine de eksik bir şeyler.
  • 2015-2016 sezonu için galatasaray'ın ingiliz versiyonu olan takım. onlar da geçen sezonu bizim gibi şampiyon tamamlamışlardı. bugün de 3-0 yenildiler...
    (bkz: 16 nisan 2016 chelsea manchester city maçı)

    ama arada kocaman bir fark var.
    chelsea önümüzdeki sezonun hocasını belirledi. conte ile anlaştılar. eminim transferleri falan herşeyi de belirlediler. bir planları var yani.

    bizse bu basiretsiz yönetimle ne yapacağız meçhul?...
  • yeni sezona iyi şekilde giremediler zira zaten yaz dönemi takımın teknik direktörü conte gidecek mi kalacak mı, yönetimle tartıştı mı tartışmadı mı haberleriyle geçti. ilave olarak da bir önceki sene şampiyon olan bir takım olunca ki normal bir şampiyonluğun ötesinde çok rahat şekilde gelen bir şampiyonluktu, rehavetin de eklenmesiyle oyuncu grubu psikolojik olarak yaz kampını iyi geçirmedi. matic ve diego costa gibi takımın omurgasından iki ismin kaybı da o güzel oyun kurgusunu sekteye uğrattı. mesela matic yerine gelen bakayoko hala uyum sorunu yaşıyor. 20.08.2017 tottenham chelsea maçında bakayoko doksan dakika oynamasına rağmen topla sadece 33 kez buluştu ki oyunun merkezinde olan bir isim. chelsea'nin merkeze önem veren oyun yapısı da göz önüne alındığında bu sayı conte için korkunçtur. aynı maç içinde doksan dakika oynayanlar arasında topla buluşmada sonuncu oldu bakayoko. courtois bile hatta oyundan 80. dakikada çıkan morata bile kendisinden daha fazla topla buluştu. durum böyle olunca gerek merkezde sıkışan oyunda gerek hücuma ani çıkışlarda chelsea takımı bir önceki sene verdiği görüntüden uzaktı.

    yine moses ve alonso'nun kanat oynadığı oyun kurgusunda asimetriler mevcut. moses kanadı daha aktifken alonso bölgesi biraz daha geride kalıyor. esasında burada da bakayoko'nun sahada yanlış konumlanması ve yeterli top tekniğine sahip olmayışı önemli bir etken gibi duruyor. tabi bu sadece tottenham maçı özelinde geçerli çünkü burnley maçında bölgede farklı isimler oynamıştı.

    https://i.hizliresim.com/7N5kdN.png : bu görüntü chelsea takımının tottenham maçındaki ortalama pozisyonları. görüldüğü üzere moses- alonso ikilisi üzerinde bir dengesizlik söz konusu ve maç oynanırken de bu durum çok net belli oluyor. taktiksel bir oyun planı gibi durmadığını da eklemem gerek çünkü aynı görüntü burnley maçında da oluşmuştu. bakınız burnley maçının ısı haritasına: https://i.hizliresim.com/vprEWm.png (sol taraf chelsea kalesi olarak ele alınmış)

    mesela geçtiğimiz sezon chelsea'nin londra'da 3-0 kazandığı bournemouth maçının ısı haritasına bakacak olursak, https://i.hizliresim.com/bGm5Wn.png ortaya şöyle simetrik bir dağılım çıkıyor ki zaten normal olanı budur.

    yani bu sezon başı için konuşursak takım bu asimetriye engel olamadı iki maçta. ilk maç erken gelen bir kırmızı kart, ikinci maçta da bakayoko'nun henüz takıma alışamamasının getirdiği sorunlar nedeniyle alonso kanadı hücumda ''daha az'' etkin oldu ama ilginçtir tottenham maçında iki golü de alonso attı üstelik ikinci gol bildiğiniz kanat akını, sol koridorun delinerek oluşturulduğu bir pozisyonla gelen gol. conte takımın üzerindeki asimetri bulutunu dağıtmayı başarırsa takım daha da fazla bulacaktır bu kanat akını şeklindeki golleri.

    bunların dışında chelsea takımı yeni sezonda(2017-2018) şampiyon olacak takımmış gibi oynamıyor ne yazık ki. yani kimse tottenham galibiyetini başarı gibi göstermemeli bana kalırsa çünkü maçı izleyenlerin de gördüğü üzere chelsea takımının attığı iki gol de ''bu nasıl gol oldu ya'' dedirtecek goller ki zaten maç genelinde hem hücum eden hem pozisyonlara giren taraf tottenham'dı. chelsea oyun olarak tottenham'dan büyük takım olduğunu hissettirecek bir performans sergileyemedi. özellikle morata ve bakayoko şu an için ciddi sıkıntı gibi duruyor, maalesef yerlerine alternatif olacak pek oyuncu da olmadığında performansları düşük de olsa conte oynatmaya devam edecektir. takımın hücumdaki bariz sorunları sonraki 4-5 maçta ciddi puan kayıplarına yol açmazsa ben uyum arttıkça takımın da performansının artacağını düşünüyoruma ama işte bu dört beş hafta çok kritik. burnley gibi düşük bütçeli takım bile deplasmanda chelsea'ye puan kaybettirebiliyorken daha dişli takımların bu sorunlu chelsea takımını affedeceklerini düşünmüyorum.

    conte'nin bir numarası daha elbet vardır. geçen seneki numarası üçlü savunmaydı bakalım bu sene işler kötü giderken şapkadan tavşan çıkartabilecek mi? göreceğiz.
  • kendi çapımda kısaca rakibimizi tanıtacağım size:

    chelsea: 2004'te roman abramovic'in iktidara gelmesiyle avrupa'nın en büyük 5-10 takımı arasına girmeleri uzun sürmedi. jose mourinho önderliğinde didier drogba, frank lampard, john terry, petr cech, fernando torres, nicolas anelka, michael ballack, salomon kalou, bosingwa, ramires, ricardo carvalho, juliano belletti, andriy shevchenko, joe cole gibi oyuncularla 2005'te şampiyon oldular * ve ardından ciddi bir chelsea omurgası oluşturdular. şampiyonlar liginde ise sadece 1 gol ile final biletini 2005'te liverpool'a kaptırdılar.

    abramovic iktidarında hem ligde hem şampiyonlar liginde başarılı bir grafik çizdiler. 2005-2013 arası 3 premier league şampiyonluğu, birkaç fa cup falan filan kazandılar ingiltere'de. genel olarak şampiyonluğa kafadan oynayan takımlar arasında olsa da en son ciddi lig yarışını 2011'de vermiş ve manchester united'ın arkasından ikinci olmuştur. o sezondan bu sezona ligde zirveye oynayamıyorlar. şampiyonlar liginde ise 2005, 2007 ve 2009'da yarı final oynadılar. 2008'de finali kaybettiler. 2012'de ise inanılmaz bir şekilde şampiyonlar ligi şampiyonu oldular. 2013'te de uefa kupasını kazandılar. chelsea bir kaç sezondur transfer sezonunda bilinen görüntüsünden uzaklaştı ve kabuk değiştirdi. 50 milyon verip shevchenko'yu, 50 milyon verip torres'i alan zihniyet yerini demba ba, eden hazard, andre schürrle, juan mata, oscar, david luiz gibi oyunculara bıraktı. ayrıca chelsea uzun yıllardır bilinen omurgasından ihtiyar oyuncuları ayırdı. bunların en dikkat çekeni tabi ki didier drogba.

    teknik direktör öğütücüsü olarak bilinen chelsea efsanesi jose mourinho ile başlıyor. ardından ise avram grant, felipe scolari, guus hiddink, carlo ancelotti, villas boas, roberto di matteo, rafael benitez geldi ve geçti. abramovic çareyi yine chelsea'nin fatih terim'i olan mourinho'da buldu. mourinho'nun ilk yıllarına nazaran kadro daha güçsüz. ancak bu adam mourinho. takımı oynatıyor. şu an ligde ikinciler. lig şampiyonluğunun en büyük favorilerinden. barcelona, bayern'e göre daha mütevazi bir takım olması chelse'yi bizim dişimize göre rakip yapıyor. şu anki kadroda dikkat edilmesi gereken ve muhtemelen bize karşı oynayacak oyuncular: petr cech, branislav ivanović, ashley cole, david luiz, gary cahill, john terry, césar azpilicueta, michael essien, ramires, frank lampard, juan mata, oscar dos santos emboaba junior, andré schürrle, kevin de bruyne, eden hazard, fernando torres, demba ba, samuel eto'o.

    stamford bridge: chelsea'nin mabedi stadyum harika bir atmosfere sahip. içini dışını gezmiş, çimlerine basmış birisi olarak söylemeliyim ki bizi zor bir atmosfer bekliyor. 42 bin kapasite nou camp, allianz arena, westfalenstadion, old trafford gibi stadyum atmosferi yaratmayacak sananlar yanılıyor. stadın dışı ayrı bir güzel. özellikle bizim beton yığınıyla karşılaştırınca bu dünyadan değilmiş gibi geliyor ama dışını siktir et. içi önemli. klasik ingiliz stadyumu. kalenin hemen ardından tribün başlıyor. bildiğim kadarıyla saha izin verilen ölçülerin en minimum seviyesi büyüklüğünde. stadyum kutu gibi. seyirci müthiş etki ediyor. rakip soyunma odası it bağlasan durmayacak cinsten. ev sahibi soyunma odasıyla kıyası gecekondu-villa kıyası gibi olacak. özellikle dizayn edilmiş. askılar yüksekte. kısa boylu oyuncular kolay kolay askı asamıyorlar. rehber burada lionel messi örneği verdi. ben emre çolak, wesley sneijder örneği vereyim. bir duş bir tuvalet var. 30 kişi tuvalet kuyruğuna girecek. iki yada bir tane olsa gerek küçük bir masaj masası var. uzun boylu futbolcular masaj sırasında rahat olamıyor. rehber buna da peter crouch örneği verdi. ben didier drogba diyim. küçük bir taktik tahtası ve büyük bir ayna var. süslü futbolcular aynada vakit harcasın diye. rehber burada cristiano ronaldo örneği verdi. ben artık burak yılmaz mı desem fernando muslera mı desem selçuk inan mı desem bilemiyorum. süslü şirinlerim benim. teknik heyete ve futbolculara uyarım bu kadar. hazırlıklı gitsinler deplasmana. seyyar tuvalet mi götürürler, kakabüs mü götürürler bilmem.

    maça gidecek taraftarlar ise metronun yeşil hattı district ile fulham broadway durağına gidecekler. londra'nın batısına doğru. istasyondan dışarı çıktıktan sonra 50-100 metre ileride stadyum. aynı zamanda heathrow havalimanına da yakın. yine heathrow-fulham broadway arasında metro var. bir iki aktarma ile rahatça gidilir.

    aslanlarıma güveniyorum. chelsea'yi gömüp bayern ile eşleşeceğiz.
  • man city'yi yenmesinden sonra hakkında şu karikatür yapılmış futbol takımı ;
    https://fbcdn-sphotos-f-a.akamaihd.net/...5014_539839226_n.jpg

    karikatürde ilgimi çeken iki detay var. birincisi o dev klüplerle klübümün armasını görmek gerçekten inanılmaz bir duygu bunu yaşatan herkese tekrar minnettarım.

    ikincisi bir dünya devi, bir dünya markası olan fenerbahce klubüne- karikatürde yer verilmeyerek- çok büyük ayıp edilmiştir. *
  • biraz önce oynanan maçta stoke city'e penaltılarla yenilerek capital one cup'a da veda eden takım.*

    aslında maç chelsea'nin bu sezonki performansının resmen özeti niteliğinde bir maç oldu. 1-0 geriye düştüler 90+1'de maça remy ile tutundular. uzatmalarda gol sesi çıkmadı maç penaltılara gitti. ilk 9 penaltı kusursuzca gole çevrildi ve son penaltı için kilit adam hazard topun başına geldi.

    daha hazard'ı gördüğüm an pis pis sırıtmaya başlamıştım bile çünkü bazen insan geleceği görebiliyor. hazard'ın penaltıyı kaçırıp yine olay adam olacağını herkes gibi ben de içimden geçiriyordum. o soğuk kanlı, durarak penaltıya gelip kaleciye bakan hazard resmen başka birine dönüşmüştü. topa bir hışım geldi ve sağ üst köşeye vurdu. tabii ki butland tam olarak o noktayı tercih etmişti ve topa bir yumruk atarak önce topu, ardından da chelsea'yi dışarı yolladı.

    ernest amcanın da dediği gibi artık çanlar jose için çalıyor. haftasonu tamam mı devam mı maçı olacak liverpool karşısında. haftasonu o galibiyet gelse dahi en geç 1 aya mourinho ile yollar ayrılacak gibi görünüyor.
  • yönetimin, futbolcuların oyuncağı haline geldiği iğrenç ötesi kulüp. zamanında jose ve conte hocam varken bunları desteklediğim için kendimi de eleştiriyorum. bir takımın yeniçeri oyuncusu nasıl hazard, kepa, david luis gibi karizmanın k'sini bulundurmayan oyuncular olabilir allah aşkına ya. abrahamovic denen denyo da yıllardır bu çıbanları takımdan temizleyemedi, zaten kulübe yeni sahip arayışında olacak ki hiç iplemiyor. olan da hocaların repütasyonuna oluyor. hoş ben sarri'yi hiçbir zaman winner bir hoca olarak görmedim ki zaten değil ancak dünkü* "kepa"zeliğin * izahı yok. kariyerindeki ilk kupaya bu kadar yaklaşmışken maçın önüne malum olaylar geçti. ligde zaten ilk 4'ü falan unutsunlar tepetaklak gideceklerdir. ellerinde kaldı uefa kupası onu da kazanmak için hazard'a falan sezon sonuna kadar dayı demesi gerekiyor. şu an ingiltere'de ne idüğü en belirsiz kulüp, transfer cezası da almışken hem yaza kadar hem yaz dönemi büyük palyaçoluklar bekliyor kulübü. vallahi rezalet billahi rezalet