felipe melo inter ile anlaştıktan sonra hamza hamzaoğlu transfere ihtiyacımız yok çünkü elimizde bilal var demişti. allahım sen bizi nelerle sınamışsın.
1253
kesinlikle bizim seviyemize ait bir adam değildi. adını görüp duyunca hamzaoğlu'nun melo yoksa bilal var, hamit var , hatta hakan balta da ön libero oynar gibi lafları kafamda çınlıyor.
1254
bizim seviyemizde iyi bir rotasyon oyuncusuydu. oynaması gereken maçlar da belliydi. şutu olduğu için geriye düştüğünüz maçlarda, iyi bir pasör olduğu için de oyunu tutmak istediğiniz maçlarda oyuna sokabilirdiniz.
bilal'in üstün bir fiziksel yapısı yoktu, çok sağlam ciğerleri yoktu ama buna rağmen sahada çok gezinirdi. iyi duran top kullanırdı, iyi bir pasör ve iyi bir şutördü. kendisinin on bir başlayacağı maçlar da belliydi: kupa maçları.
emin olun bilal hiçbir zaman ilk on bir oyuncusu olarak düşünülmese bugün galatasaray seviyesini real madrid seviyesi zanneden dostlar da bilal'i çok güzel hatırlayacaktı.
galatasaray'da bazı saha sorumluları, teknik direktör demeyeceğim, bilal kısa'yı, umut bulut'u, ryan donk'u, hatta dzemaili'yi bitirmeye çalışmıştır. içlerinden bir tek ryan donk kendini kurtardı, hem de ne kurtardı.
yani bilal'i izledik. şutu olan ama çekip vurmaktan ziyade genişte çevresi boşken yakalarsa iyi vuran bir futbolcuydu. üstelik uzun pası da vardı. iyi kısa pas yapabilen biriydi de. kendisini aptal gibi ilk on bir oyuncusu olarak kullanmak yerine ilk pasından sonra daima boş alanlara hareket edecek şekilde yönlendirseydik belki de geçen sene galatasaray'da yüz küsür maça çıkmış bir futbolcu olarak buradan ayrılırdı.
mesele bilal de değil. kendisi de babamın oğlu değil. nötrüm kendisine karşı. yalnız donk, dzemaili, bilal var ya, tam da galatasaray seviyesinde topçular. donk kaç yaşında ingiltere'ye gitmiş, dzemaili nerelerde kaç maç yapmış bir bakmak gerek. şımarıklığın lüzumu yok.
1255
takıma daha fazla şey verebileceğine inandığım bir oyuncuydu.
kendisine muğdat muamelesi yapmanın anlamı yok. geldiği dönemde milli takıma da çağrılmaya başlanmış, futbolunu olgunlaştırmış bir durumdaydı. hele de o dönemdeki kadro yapımız düşünüldüğünde kesinlikle iyi bir rotasyon oyuncusu olabilirdi.
açıkçası yönetim ve teknik direktör bakımından oldukça şanssız olduğumuz dönemde takıma gelmesinin sıkıntısını yaşadığını düşünüyorum. keşke takımdan daha fazla yararlanabildiğimiz, galatasaray formasıyla daha fazla olumlu anı biriktirebilmiş bir oyuncu olarak ayrılabilseydi.
1256
kendisiyle ilgili doğru planlama yapılabilseydi çok iyi bir rotasyon oyuncusu olarak birkaç sene faydalanılabilirdi. ancak dönemin teknik direktörü ve yönetimi süreci çok kötü yönetti, formda zamanlarında kendisinden faydalanılamadı.
1257
kariyerinde çok büyük haksızlıklara uğramış olan eski galatasaray oyuncusu. hamza hamzaoğlu denen futbol uleması(!) tarafından transfer edilmesi üstüne üstlük birde felipe melo'nun yerine gelmiş gibi olması taraftarımızda ciddi bir ön yargı yarattı. bizden sonra da bursaspor'da kötü oynaması üstüne üstlük bir de hamza transferi olması iyice adamı çöp gibi göstertmiştir. halbuki ligimiz düzeyinde gerçekten iyi alternatif olup aynı zamanda oyuna girdiğinde bir şeyleri değiştirebilme potansiyeli olan bir oyuncuyu defansif ön libero olarak kullanarak adamı zaten bitirdik. halbuki bu adam galatasaray'da oynadığı sezonda gayette deep lying play maker olarak iyi bir performans göstermişti. buradaki sıkıntı esas galatasaray'ın kadro kalitesi ve kadro mühendisliğindeydi. bu yüzden galatasaray'da oynayıp da en üzüldüğüm oyunculardan biri kesinlikle bilal kısa'dır. potansiyelinin altında bir kariyer geçirmiştir. rotasyon olarak gayet yeterli bir oyuncuydu kendisi hatta maça girip maçın akıbetini değiştirme potansiyeli olan bir oyuncuydu. sıkıntı olan selçuk ile beraber orta saha ikilimiz olmasıydı. ikisinin beraber oynatılması zamanında nasıl bir futbol aklıyla sınandığımızı gösteren bir durum.
1258
ilk 11 oynasın diye sneijder'in zaman zaman sol kanat veya 8 numarada oynamasına neden olan futbolcu.
1259
gece gece akıllara gelen eski futbolcumuz.
bileklerine çok hakimdi ve uzaktan şutları bug'unu bulmuştu. yanlış zamanda gelen ne yanlış ne doğru adam.*
1260
demin trt' de 1.lig özetlerini izlerken gördüm 36 yaşına girmiş. zamanında haksızlığa uğradığı için üzüldüm açıkçası. sırf ismi bilal olduğu için çok fazla eleştirildi. tabi hamza' ya duyulan nefretten de biraz nasibini aldı. formamızı yere atıp senelik 3 milyon euro' cukkalayan biricik kaptanımızdan daha çok hakediyordu kalmayı.
1261
su an tekrarını izledigim 9 ocak 2016 galatasaray karşıyaka maçında bir kere daha anladım ki bu adamın hakkı yenmistir. düşük maliyetli elindem geleni yapan bir adamdı. sen tutup selcuk sahadayken bilal'i de oynatırsan bilal ne yapsın? bu arada ne guzel gol atmış be bu maçta.
1262
4-2-3-1 sisteminde arkasında iki tane ciğersiz hammal ile başarılı olabilecek bir tarzı vardı. n'diaye, fernando ile oynasaydı belhanda'nın sayılarını rotasyon oyuncusu olarak yakalardı.
1263
yanlış zamanda yanlış takıma katılmış eski futbolcumuz. daha genç yaşta gelse daha faydalı olabilirdi.
net şekilde galatasaray futbol takımında şampiyonluk yaşayamadığı için kewell, keita ve poldi'yle birlikte üzüldüğüm 4. futbolcumuz. hem çok akıllı hem de çok teknik bir futbolcuydu, yerli futbolcu standartlarımızın çok üzerindeydi. hep saygıyla ve iyi şekilde anacağım kendisini.
fenerbahçe altyapısından çıkıp da kendisini bozmayan sayılı futbolculardan biridir bu arada.
1265
çok kısa süren galatasaray serüveninde bir sezona çok fazla jeneriklik gol sığdırmıştır, topa vurmayı bilen futbolcuları oldum olası çok sevmişimdir. yanlış zamanda gelen doğru futbolculardandır kendisi, atanamamış emre belöz diyebiliriz belki de.
1266
fatih terim'in elindeki galatasaray'a gelse aşığı olurduk diye düşünüyorum hep.
galatasaray'ımızın eski orta saha oyuncusu.
1267
kendisini hamza hoca yanlış mevkide değerlendirmiştir 2015-2016 sezonunda. yoksa gayet faydalı olacak bir oyuncuydu galatasaray'a. sen melo gittikten sonra selçuk'un yanına bilal'i koyup; o şekilde bir orta saha kurgularsan doğal olarak bilal'den beklediğin verimi alamazsın. burada bilal'in zerre kadar sorumluluğu yok kanımca.
1268
galatasarayın yusuf şimşek’i olabilirdi. kötü de oynamamıştı. ancak sir hamza hamzaoğlu kendisini verimsiz kullanmakta ısrarcı olunca gelip geçmiş bir anadolu topçusu olarak kaldı.
1269
hamza hocanın sneijder'i kesip onun yerine oynatması gereken oyuncuydu(!) (ironi)
hamza hoca 4-2-3-1 sistemi uyguluyordu. melo ayrılmıştı, bilal zaman zaman selçukla orta ikili de forma buldu. başka nerede bulacaktı? geriye bir tek öndeki sneijder kalıyor.
1270
2016 yazında kadroda kalsa josuehamlesinden daha çok katkı verebilirdi. geldi, sessiz sakin işini yapıp gitti. melo değil de selçuk'un yerinde oynasa galatasaraykariyeri kesinlikle bir yıldan fazla olurdu.
1271
oldukça yetersiz bir oyuncuydu. kör ölür, badem gözlü olur derler. akhisar'ın yıldızıydı. ama o kadar.
1272
doğru kullanılsa çok iyi bir rotasyon oyuncusu olabilirdi.
1273
selçuk’un yanında değil de yerinde oynasaydı takımda daha uzun süre kalacağını düşündüğüm eski oyuncumuz.
1274
şampiyonlar ligi seviyesi değildi ama ayağına oturttu mu hagivari şutlar çıkartabiliyordu bazen. keşke 2011'deki takıma gelseydi, selçuk'un yedeği olarak harika bir rotasyon olurdu 4-5 sene.
1275
çok kaliteli bir ayağı vardı. pas ve şut kalitesi çok yüksek bir oyuncuydu. sneijder'i kesmesi fikri yerine yedeklemesi düşünülseydi (2016-2017 sezonundaki josue gibi) daha uzun bir galatasaray kariyeri olurdu. kesinlikle yazık ettik.