• 198
    marca, bu konuda anket yapmış. anketin beşinci sorusu 15 kurucu takım ve beş davetli takım durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz, sevdiniz mi?
    a) evet, bunlar en iyi takımlar
    b) hayır, ajax, porto, sevilla, galatasaray'a ne olacak!

    her şeye rağmen avrupa'da saygı duyulan bir takımız. ayağa kalkmamız lazım, artık.

    https://www.marca.com/...68e3e300f8b45c8.html
  • 202
    haydi oldu da biz de katıldık bu lige.

    biz gidersek tff bizi ligden atmakla mı tehdit edecek?

    buyursunlar atsınlar.

    ondan sonra naklen yayın ihalesini satarlar 20 m euro'ya 5 fener alır 5 de beşiktaş kalanı da dağıtırlar anadolu takımlarına :p

    galatasaray gitse de kalsa da ligin reytingi galatasaray ve sonra da fenerbahçe'dir. biz yokken onlar da hiç.

    ne yapacaklar fener-besiktas rekabetini mi pazarlayacaklar.

    ligden atamazlar yani.

    diğer taraftan da girersek averaj takımı oluruz muhabbeti biraz anlamsız. evet belki ilk yıl sıkıntılı olur, mevcut kadro eksiklerle dolu ama sıcak para gelince porto'nun, benfica'nın, ajax'ın alacağı wonderkid'i sen alacaksın 20 m euro'ya.

    çünkü katılım payı vs 150-250 m euro falan konuşuluyor.

    hem borç öder, hem de hayvan gibi kadro kurarız.

    neyse bunlar güzel hayaller tabii.

    keşke gitsek de bir daha gelmesek, versinler birine 40 öbürüne 30 şampiyonluk...
  • 201
    yarın çıkıp hukuksuzca 59 öncesi şampiyonlukları kabul ediyoruz, fenerbahçe'nin 29 şampiyonluğu var derlerse, 3 şampiyonluk öndeyken seni rüşvet ve kayırma ile 6 şampiyonluk geriye düşürürlerse ne yapacaksın. ülkenin hangi kurumuna gidip de hakkını arayacaksın.

    tahkim mi, federasyon mu, ali koç'un çiçekle formayla ziyaret ettiği yargıtay mı.

    gerekirse gidelim her hafta düzenli 5-6 tane yiyelim. yiye yiye bizde güçlü bir avrupa takımı olmayı öğreniriz zamanla. keza böyle bir havuza girersek maddi olarak bize hiçbir şey olmadığı gibi türk futbolu gelirinin %50'sini kaybeder. hatta böyle bir havuza atabilirsen kendini türkiyede kazandığının en az 2 mislini cebine koyarsın her sene.

    etik bul yada bulma ama avrupa süper ligi kozumuzu her an cebimizde bulundurmalıyız. bu ülkede sorunlar maalesef böyle çözülüyor.
  • 200
    eğer gerçekten böyle bir fırsat olursa kesinlikle katılmamız gereken lig. ne tamamen yozlaşmış durumda olan türk futbolundan gelecek tehditler, ne de olası uefa-fifa yaptırımları bizi düşündürmemeli. gerçekten niyet bu ise kurucu kulüplerin önünde hiçbir güç duramaz. jp morgan 4.8 milyar dolar yatırım yapacağını açıkladı şimdiden. bu işin temeli sağlam olmasa bunlar konuşulmaz.

    türk futbolu uzun bir süre kendine gelemeyecek. fenerbahçe ve taşeronu beşiktaş önderliğinde açılan yaraların iyileşmesi çok uzun yıllar alacak. eskiden çoğu mevzuda tarafsız kalabilen veya herkese eşit mesafede yaklaşmaya çalışan anadolu kulüpleri bile her olaydan prim kasmaya başladı. herkes hiçbir zaman olmadığı kadar para ve rantın peşinde. ahlaki ve sportif değerler hiç olmadığı kadar geri planda. türkiye liginden ayrılmamız gerekecekse bile en uygun zaman budur ki böyle bir şeyin olacağını da mümkün görmüyorum. "5 sene 10 sene sonra ne olur"u düşünmeye hiç gerek yok. açık seçik şike yapan, uluslararası spor tahkim mahkemelerinde şike yaptığı onanan kulüpler hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etti bu ülkede. kimse avrupa süper ligine gitti diye bir camiayı karşısına alamaz, bir şekilde onun da orta yolu bulunur uzun vadede.
  • 124
    bakın buraya biz davet alırsak ve gidersek vatan haini, fenerbahçe davet edilir ve giderse ülkenin gururu olur biliyorsunuz değil mi?

    biz gittiğimizde bir gün dönmek istersek ya almazlar ya da bölgesel amatör ligden falan başlatırlar, fenerbahçe gider ve bir gün dönerse kaldığı yerden devam eder.

    gittiğimiz dakika 28 değil 38 şampiyonluk verilir, ülkedeki futbol iklimi saçma sapan bir hal alır, zaten hiçbir siyasi güç de bizi göndermez. ülke gündemini değiştirmek için bize burada ihtiyaç var.

    keşke fenerbahçe ile birlikte katılsak, galatasaray fenerbahçe rekabetinin ekmeğini de yiyebiliriz, hem biz hem de ligin kurucuları.

    çünkü ülkede futbolu satan şey bu rekabet. beşiktaş 5 yıl maça çıkmasa kimse "nerede bunlar?" diye sormaz.
  • 47
    şike süreci sebebi ile play off oynanan sezonda , iki güne bir derbi maci izlemekten tiksinmistim. son hafta gelen şampiyonluk sebebi ile ayrı bir yeri olsa da , aynı takımların sürekli maç yapması isin tadını kaçırmıştı. avrupa'da da durum böyle. şampiyonlar ligine ilginin düşmesinin sebebi, çeyrek finale sürpriz bir takım, yarı finale ise yıllardır sürpriz takımın çıkmaması ile alakalı. her sene aynı takımlar. futbolun güzelliği küçük takımların, büyük takımları yenmesi romantikligi üzerine kuruludur. avrupa süper ligi kurulursa çok bir işlevi olacağını düşünmüyorum. bir ispanyol takımı, bir ingiliz takımını yenince taraftarı ertesi gün kimle bu konuyu konuşacak. yerellik her zaman kazanır.
  • 50
    butun olayin arsenal, milan, manu, chelsea gibi takimlarin zaman zaman hatta bazilarinin arka arkaya sampiyonlar ligi potasi disinda kalmasindan kaynaklaniyor. ornegin bu sezon westham neredeyse sampiyonlar ligine katilacak. arsenal mi? orta siralarda takiliyor. bunlarin derdi kayitsiz, sartsiz her sene ucl yapabilmek.

    bu 12 takima paranin yarisi ve katilma garantisi verilsin yarin hepsi gogusunde uefa yazili formalarla maca cikarlar. oyle birbirleriyle devamli oynamak gibi bir dertleri yok yani.
  • 190
    dünya ne garip yer , asıl ezilenler yerine zenginler isyan ediyor. uefa kendi büyüttüğü çocuklarının isyanına şaşırıyor. e onlari şımartan sensin zaten. uefa seribaşı ve ülke puanı sistemleri ile küçük ülke ve güçsüz ekonomiye sahip takımları bitirdi. bakın bunlar seribaşı sisteminden önce şampiyon kulüplerde yarı final gören ülkeler

    1955'te iskoçya,
    1956'da sırbistan,
    1957'de macaristan,
    1958'de isviçre,
    1959'da iskoçya,
    1960'da avusturya,
    1961'de belçika,
    1962'de iskoçya,
    1963'de isviçre,
    1964'te macaristan,
    1965'te sırbistan,
    1966'da bulgaristan -çek cumhuriyeti - iskoçya
    1968'de slovakya
    1969'da polonya
    1970'de yunanistan - sırbistan
    1971'de iskoçya
    1973'de macaristan, iskoçya
    1976'da isviçre - ukrayna
    1977'de belçika
    1978'de isveç - avusturya
    1981'de bulgaristan - belçika
    1982'de polonya
    1983'de romanya - iskoçya
    1984'te yunanistan
    1985'te isveç - belçika- romanya
    1986'da ukrayna
    1987'de romanya
    1988'de romanya - türkiye
    1990'da rusya - sırbistan

    şimdi neredeyse hepsi için hayal. bugün isyan etmesi gerekenler bu ülkelerdir.
  • 12
    her ne kadar sky'ın son haberinde projeye liverpool ve manchester united'ın önayak olduğu yazılıp çizilse de bu muhabbet en azından beş altı senelik bir muhabbet ve mimarı da rummenigge ile andrea agnelli. zaten mantıken premier lig'e ait bir takım neden böyle bir avrupa süper ligi istesin ki? açayım ama önce iki infografik:

    https://gss.gs/Hlf.jpg

    görüldüğü üzere yayın haklarında premier lig; bundesliga, serie a ve ligue 1'i neredeyse iki buçuk, üçe katlamış... en yakın rakibi la liga'ya da hemen hemen 1 buçuk milyar avro fark atmış vaziyette. e bunun sonucunda da ne oluyor? ona da şuradan bakalım:

    https://gss.gs/4d4.jpg

    premier lig sonuncusu takım 103,9 milyon avro yayın geliri elde ederken serie a şampiyonu 85,3 milyon avro, bundesliga şampiyonu ise sadece 65,4 milyon avro kazanabiliyor yayın gelirinden. la liga şampiyonu bunlara nazaran çok iyi durumda ama o bile premier lig'de 6'ncı olan takımdan daha az gelir elde ediyor.

    hadi büyük takımların (real, barça, bayern, juve vs.) durumu dengeleyebilecek bin bir tane kapısı var ama asıl mevzu liglerin küçük takımları arasında dönüyor.

    la liga'nın sonuncusu: €40,3m
    bundesliga'nın sonuncusu: €25,4m
    serie a'nın sonuncusu: €36,5m

    yayın geliri elde ederken demin de söylediğim gibi premier lig'de sonuncu olan ekibe 103,9 milyon avro para akmış. hatta premier lig'e yeni çıkanlara da 100 milyon avro civarı bir para veriliyordu yanılmıyorsam.

    tüm bunları alt alta yazdığında şöyle bir şey ortaya çıkıyor... eğer birileri bu duruma çomak sokmazsa premier lig kulüpleri, ellerindeki maddi imkanlarla ve de bütün içeriklerinin ingilizce olması avantajıyla diğer ligleri böcek gibi ezecekler. zaten son yıllarda bunun örneklerini de görüyoruz. misal serie a'nın en iyi oyuncularından ve ligdeki her takımda banko oynayabilecek kalitedeki rodrigo de paul az kalsın leeds'e gidiyordu ki o leeds united ayağının tozuyla tam 106,78 milyon avroluk transfer yapmış bu yaz. veya bakıyorsun everton bir çırpıda james, allan, doucoure orta sahasını kurabilmiş. ha keza ligler arasındaki maaş farkları da inanılmaz. bu da ne büyüklükte olursa olsun diğer liglerden bir takımın herhangi bir premier lig oyuncusunu transfer etmesini çok zorlaştırıyor. ancak oyuncu çok isterse durum değişiyor. mesela united'dan €12m kazanan alexis sanchez'in sırf top oynamak istediği için inter'de €7m maaşı kabul etmesi gibi...

    hepsini geçtim, bize bakalım. almak için uğraştığımız (en azından öyle ümit ediyorum) ve hocanın hayalindeki kurgusunda çok önemli bir yere sahip olan seri şu an premier lig sonuncusu fulham'da kadroya bile giremiyor. ve bu adam henüz iki sene önce 30 milyon avroya alınmıştı. onu da geçtim şu an takımda hayat belirtisi gösteren birkaç isimden biri olan etebo, championship takımından kiralandı. işte ben buna makasın açılması diyorum. (evet, tabir bana ait.)

    e tabi bu olup bitenleri bayern ve juventus gibi kulüpler de görüyor. müstakil bir kuruluş olan eca yani avrupa kulüpler birliği'nde halef-selef ilişkisi içinde bulunan rummenigge ve agnelli'nin konuyla ilgili tonla açıklaması var. zayıf lig ve rekabetsizlik ikilisinin nasıl bir dezavantaj yarattığının farkındalar. yani şunu demek istiyorum; liverpool'un ya da city'nin hafta sonu oynadığı premier lig sonuncusu kulübün kadro değeri 200 milyon avroyu aşarken juventus 35 milyon avroluk crotone'yle, spezia'yla oynuyor. rolando maran gibi bir davul serie a'da halen hocalık yapabilirken, united ve chelsea bielsa'ya ya da ancelotti'ye karşı tez-antitez üretmek zorunda kalıyor. velhasıl parasızlık kalitesizliğe, kalitesizlik rekabetsizliğe, o da başarısızlığa ve albeni eksikliğine yol açıp bir kısır döngü oluşturuyor. (bu arada bu kısır döngüyle ilgili barça ve real'in herhangi bir rahatsızlığını ya da bunu kırmak için herhangi bir girişimini duymadım. liglerinin öldüğünü ve bunun da küçük takımların kalitesizliğinden kaynaklandığını göremeyecek kadar salaklar galiba.)

    peki premier lig de dahil yerel ligleri öldürecek (amaç o zaten) bu müstakbel avrupa süper ligi'nin zararları yok mu? var elbette. mesela atalanta gibi bir takımı böyle bir ligde asla göremeyiz. bu mevzu agnelli'ye sorulduğunda "atalanta'ya saygım büyük ama iyi bir sezon geçirdiler diye başarılı bir geçmişlerinin olmadığını göz ardı edip avrupa'nın en üst düzey organizasyonunda yer almalarına doğru diyebilir miyiz?" gibi dallamaca bir cevap verebiliyor.

    belki "unpopular opinion" yani türkçesiyle "hıncalizm" olacak biraz -o yüzden okuyanlar kızmasın- ama ben bu lige sırf bizim kalibremizdeki takımları mahvedeceği için karşı çıkan fikirlere katılmıyorum. bu lig kurulsa da kurulmasa da fark açılacak çünkü. ha kurulursa mevzubahis büyük kulüplerin (real, barça, bayern, liverpool, psg vs.) lehine açılacak, kurulmazsa ingiltere premier lig lehine açılacak. bkz: etebo veya seri örneği. son otuz yıla bakarsak trend hep büyük ligler ve büyük takımlar lehine gelişmiş zaten. şampiyonlar ligi formatında gidilen 39532 tane değişiklik de bunun göstergesi. mesela 1995-96 şampiyonlar ligi gruplarını şuraya bırakayım:

    https://gss.gs/1Z4.png

    şu takımların neredeyse yarısının artık turnuvaya katılması mucizevi olurdu. sıra bizim çapımızdaki (şahtar, dinamo kiev, sparta prag, olympiakos vs.) takımlara geldi. bu arada uefa ya da fifa'nın bu organizasyonu engellemesi de zor çünkü rummenigge diyor ki "uefa veyaeca çatısı altında böyle bir lig kurulacak..."

    bu durumda zenginlere "hayırlı olsun", fakirlere "geçmiş olsun" demek düşer bize de...
  • 61
    issiz kalir ya da uzun sureli izne cikarsaniz, tatil anlamsiz gelir.

    oyun bilgisayarinin en iyisini alirsiniz, agzinizi sulandiran oyunlar bir noktadan sonra bayar.

    david beckham'in kadinlardan sikilip homoseksuel egilim gosterebildigi(heheh) dunya aleminde; sezonun 4. barca-liverpool macini telefonunuzda netflix acikken spikerin sesini yukselttigi anlarda ekrana bakarak izlersiniz.

    umarim olmaz bu turnuva. olursa da son 15-20 senede hayatimizdan kayip giden genclik zevklerimizden biri daha diye anariz sampiyonlar ligi'ni. alistik. isvicreliler, nordikler filan dusunsun.
  • 219
    bugün hakem kararıyla kaybettikten sonra rıza çalımbay'ın yapacağı olgunluk, sevimlilik dolu maç sonu açıklaması, yarın yine sadece galatasaray'a çıkan sarılar ve kırmızılarla trabzonspor'a oyuncak edildiğimiz maç ve ertesi gün fenerbahçe verilecek yalandan şampiyonluklar ve fenerbahçe kongre üyesi olmasına rağmen 5 anadolu kulübünde başkan olan 5 kerestenin hadsiz ithamları sonrası şimdi yerel ligler diye romantizm kasanların "perez başkanım yalvarıyorum bizi al, kurtar bizi bu bok çukurundan ne olur" diye buralarda fink atacağı turnuva.

    yukarıda saydığım rezaletler bu sene her iki haftadan birinde yaşandı. ligden çekilelim, tff'ye rest çekelim, fenerbahçe'nin nihat abisine, şeytan'ın mhk'sına mahkum kalmayalım, başka lige gidelim diye her maçtan sonra toplaşılıyor ya; ha o başka lig bu lig işte. bundan ötesi yok.

    bu proje uygulamaya konacaksa gelmiş, gelecek tüm başkanlar, tüm efsaneler devreye sokulmalı. bu bok çukurundan tek seferlik çıkış bileti avrupa süper ligidir. buna bugün karşı çıkıp yarın "ama mete kalkavan ühühühü" diye gelmeyelim.
  • 45
    ölü dogan lig. liverpool barcelona maçı güzeldir ancak senede 1 kere olduğu için güzeldir. bazen 5 senede 1 kere olduğu için. her hafta oynanirsa siradanlasir. bir de davet edilmek için ugrasmamiz lazım diyen arkadaşları görüyorum. polyanna görse kardeş saçmalama der. bu sezon epl'in altını üstüne getiren west ham ve leicester bile bahse konu bile olmayıp amerikan sermayeli orta sıra takımı arsenal kurucu uyeyken bizim konumuz bile geçmez.
  • 205
    1. bu projenin başarısız olma olasılığı düşük, tarihte görülmedik para yatırılacak, istedikleri kadar tehdit etsinler maçlar ve üst düzey yayınlar, sosyal medya etkileşimi başladı mı, iş biter, iki üç sene içinde karşı olan büyük takımlar da katılır.
    2. diyelim ki başarısız olundu. kimse barcelona, real madrid, manchester united, liverpool gibi takımları dışlayamaz. en kötü alt liglerden tekrar eski konumlarına gelirler.
    3. normal zamanda tamamen karşı olmalıyız derdim ama ülke futbolundan haz eden varsa söylesin bilelim. galatasaray için bu bir çıkış fırsatıdır.
    4. ünal aysal'ın bugün verdiği mesaj önemli. aysal gidin başvurun diyor, ben de ilk 20 takım arasına rahatlikla gireceğimizden eminim. hatta şartları zorlayıp kurucu üye olmalıyız diye düşünüyorum. herkes projeye tepki verirken endişeli olan kurucu kulüpler en ufak desteğe bile atlayabilir. bizim perez'le eski, yeni yönetimler bazında iyi ilişkilerimiz var. net söylüyorum istersek alınırız. beklersek bir benfica'ya, bir porto'ya, bir cska moskova'ya sorarlar derken fırsatı teperiz.

    5. daha düne kadar ligden çekilsek hepimiz mutlu olacaktık. bu b.. çukurunun içinde debelenmektense iki üç yıl şansımızı deneriz. en kötü bu yapı bozulduğunda sıfırdan baslariz yani ligden çekilmiş gibi oluruz ama maddi olarak büyük ihtimalle daha güçlü döneriz. kaybedecek bir şeyimiz yok. en fazla bunlar süper lige gitti de ne oldu derler. adamlar ırkçılık, şikeden utanmıyor da biz bundan mi utanacagız.
    6. benim bildiğim kompleksli ali koç buraya girmek için kırk takla atar.
    galatasaray, utanmamalıdır, başvurmalıdır, kurucu üye olmak için şartları zorlamalidir. bu kulüp 2019 yılında avrupa tarihin en başarılı 23. kulübü seçildi. uefa tarafından.
    https://www.google.com/...rada-199334.html/amp

    biz basarilarimizla, taraftarımıza arsenalden, tottenham'dan küçük bir kulüp değiliz. galatasaray'ın avrupa'da saygınlığı halen devam ediyor. her kulübün düşüş dönemleri olur. avrupa'da senelerce tottenham t'si yokken biz avrupa'yı titrettik, juventus bizle sahamizda karşılaşmamak için 98'de, 2004'te kırk takla attı, manchester hala 93 ekim ayını unutmadı, kurucu üye dediğin arsenal'den de, real madrid'den de avrupa kupası aldık. o kadar.
  • 208
    avrupa'nın en kalabalık 3 ülkesinden biri bizim ülkemiz. galatasaray ise hem ülkemizin hem orta asya'nın en popüler kulübü. yeni kurulan bir ligde, bizim gibi kitlelere hitap eden kulüplere ihtiyaç var. geçmiş avrupa başarılarımız bir yana katılmak istersek elimiz çok güçlü. türkiye'deki futbol ortamı belli, realist olup topyekun katılmamız lazım.
  • 191
    avrupa süper ligi kurulur.

    uefa’ ın cezai yaptırım tehditleri hikaye. hepsi cas’tan ve aihm’den döner. ne yerel liglerden atabilirler ne de futbolcuların avrupa ve dünya şampiyonalarında oynamasına engel olabilirler. çünkü bu en temel insan haklarına aykırıdır.

    basketbolda ne olduysa aynısı olur.

    türkiye gibi ülkelerden de birer takım alarak izlenme oranını artırmak isteyeceklerdir. umarım bu takım galatasarayımız olur. çünkü bu şikeci ligden bıktık usandık. zaten ligden çekilmeyi ciddi ciddi istemiyor muyduk? işte fırsat. allah önümüze bir kapı açtı hem de tam zamanında.

    bir dakika bile düşünmeden avrupa süper ligine katılmak için gerekli girişimleri yapmalıyız.
  • 262
    20 nisan 2021 chelsea brighton maçı'nın geç başlamasına sebebiyet veren organizasyon.

    chelsea taraftarı, stadın çevresinde bayağı kalabalık bir halde takım otobüsüne yaptığı protestolar ile stada girilmesine engel olmuş durumda. konu: avrupa süper ligi'ne takımların katılma kararını beğenmemeleri. maç, tr saati ile 22'de başlayacaktı ancak hâlâ chelsea takımı sahaya çıkamadı. sanırım süper lig'den çıkma kararı da almış durumdalar. henüz resmi açıklama yok ama city ve chelsea ilk patlak veren kulüpler..

    taraftar kimmiş? ne yaptırımı varmış? kulüpler kararını verdikten sonra onlar da kimmiş? diyenlere güzel bir cevap verilmiş oldu: taraftar futbolun her şeyi.. sempatizan yoksa ruh da olmaz, efsane de olmaz, kulüp de olmaz..
  • 237
    umarım galatasaray olarak bu ligin içinde yer alabiliriz.

    ben artık bizi geliştirmeyen, hiçbir yaraya merhem olmayan, şaibelerle-haksızlıklara dolu olan bizim yerel ligimizden sıkıldım. çifte standarttan sıkıldım. bu dönemde haksızlıkların önünü alamıyoruz zaten. maçları takip eden herkes bize yapılan çifte standartı görüyor. bu ülkede neler neler yaşandı önceden. çok uzak değil. hiçbir yaptırım uygulanmadı taraflara. sırf bizim önümüzü kesmek için özel kurallar, uygulamalar çıkarıldı. (yabancı oyuncu sınırı, tweetten ceza kesme, basit açıklamaları sportmenliğe aykırı açıklama diyerek birkaç maç men cezası verme, pfdk ve tahkim haksızlıkları, play-off sistemi vb.) maddi olarak zaten tatmin edici hiçbir şey yok, futbol iklimimiz rezalet, rakiplerimizin hâli ve yaptıkları ortada. futbolumuzun ülke olarak ne kadar dibe battığı gerçek.

    bunca neden varken ortada bu yeni lige katılmak için başka bir şeye ihtiyacımız var mı?

    madem biz galatasaray'ız, madem misyonumuz türk olmayan takımları yenmek, madem ülkümüz türk bayrağını avrupa semalarında dalgalandırmak bence bundan daha iyi bir fırsat olamaz. hem daha önce birkaç renktaşın belirttiği gibi yüksek gelirlerden gelen pay ile güçlü bir ekip oluşturup borçlarımızı da zamanla ortadan kaldırabiliriz. şahsen ben böyle bir organizasyonda olmaktan, her hafta büyük maçlar izleyip de futbol sarhoşu olmaktan gayet memnun olurum. yoksa bizim futbol iklimimiz içerisinde ne uzayacağız ne de kısalacağız. aradan 50 yıl geçse bile hâlâ aynı şaibe şüphelerinden, haksızlık söylemlerinden kurtulamayacağız.