• eski sportif direktörleri walter sabatini'nin çok güzel bir röportajı vardı bugün. [sabatini for dummies: (bkz: #1984178)]

    roma'dan bolca bahsetmiş, pallotta'nın sol kulağını da iyi çınlatmış*. "şu anki roma takımını kendi eseriniz olarak görüyor musunuz?" sorusuna "radja'nın ayrılışından sonra artık değil." cevabını vermiş. nainggolan'ın satılmasına dair de iki teorisi var. birincisi elbette maddiyat. ikincisi ve akla daha yatkın teorisiyse şöyle: "roma korktu. onun aşırılıklarını daha fazla kontrol edemediler... ama spalletti bunun çaresine bakabilir. roma'dayken onun trigoria'da* yatıp kalkmasını sağlardı ve derdi ki 'radja, bu gece burada sen ve ben birlikte kalacağız'. ikisinin de oda kapıları açık olurdu. spalletti böyle konularda bir dahidir."

    nainggolan saha içinde harika bir futbolcu ama sabatini'nin ucundan çıtlattığı ve bizim de bolca gördüğümüz taşkınlıklarına katlanmak zorunda değil kimse. 30 yaşına gelmiş adama instagram'da sigara içip alkol alırken video paylaşmanın yanlış olduğunu anlatmaktansa piyasasını kaybetmeden elden çıkarmayı daha makul bir çözüm olarak görmüşler demek ki.

    http://gss.gs/A76.jpg

    giden nainggolan yerine orta sahaya iki adam aldılar. cristante ve pastore. cristante aynı kessie ve gagliardini gibi bir atalanta-gasperini ürünü. milan altyapısı çıkışlı ama tutunamayanlardan. geçen sezon atalanta'nın en dikkat çekenlerinden biriydi. inter ve juventus da isterken roma kaptı. nainggolan kadar agresif değil ama onun kadar dinamik ve skorer. pastore'yi anlatmaya gerek yok. sadece pjanic'ten beri roma'nın böyle bir oyun kurucuya ihtiyacının olduğunu söyleyebilirim. bu arada coric'i ve zaniolo'yu unuttum. coric yıllardır adı dilden dile dolaşan bir başka dinamo zagreb'liydi ama bir türlü patlayamadı. monchi denemek istemiş anlaşılan ki fiyatı sudan ucuz: 6 milyon avro. zaniolo'yu ise dün yazdığım inter entry'sinde anlatmıştım. nainggolan transferinde inter'in para yerine saydırdığı bir oyuncu. (böyle yaparak büyük bir enayiliğe imza attığını söyleyen çok.)

    santon da aynı zaniolo gibi nainggolan transferinde bonservisin bir kısımını düşürmek için geldi ama 9 milyon avro santon için çok para. hangi akla hizmet böyle bir şeyi kabul etti roma anlamak güç. inter'liler iyi maytap geçiyorlar bu konuyla ilgili.

    transferler arasında en heyecan verici olanı ise justin kluivert. yaşına, istatistiklerine ve babasına bakıldığında kendisi için ödenen 18 milyon avro şu transfer piyasasında sudan ucuz. cengiz'den aldıkları tadı bu çocuktan da alabilirlerse ne ala. sağda cengiz, solda kendisi, ortada da schick'ten kurulu bir ileri üçlü nşa'da göz kamaştırıyor. schick demişken form tuttuğu anda asıl transfer bu genco olacak. sampdoria'dan beri hastasıyız. maalesef kendisi de kalp hastası işte.

    yalnız fişek gibi kadroları oldu. geçen sezonu sakat geçiren ama iyileşmişe benzeyen karsdorp 23, bir iki ay önce juve'nin de sulandığı pellegrini 22, cristante 23, coric 21, zaniolo 19, kluivert 19, cengiz 21, schick 22. di francesco hoca bunca potansiyelli genci bir yerlere getirebilecek en doğru hocalardan biri bence. satılmazsa ki umarım satılmaz alisson, manolas, de rossi, strootman, dzeko gibi tecrübelerle aynı potada yoğurup güzel bir takım ortaya çıkarabilir. inşa halindeki yeni statlarına ve ffp sıkıntılarına rağmen şl'deki yarı final ve ligdeki üçüncülük sayesinde şu an için kimseyi satmaya ihtiyaçları da yok. uzun zamandır yaz dönemlerinde kafaları hiç böylesine rahat olmamıştı.

    ha bir de büyük ihtimalle monchi'nin repertuvarında olduğu için alınan on sekizlik stoper william bianda var. soyadıyla ilgili çok pis kelime esprisi yapardım ama yapmam. yapamam. yaparsam şerefsizim.

    http://gss.gs/lFd.jpg
  • eşek kuyruğu gibi ne uzayan ne de kısalan bir kulübe dönüştüler. her sezona şampiyonluk parolasıyla başlıyorlar, belirli dönemlerde iyi de futbol oynuyorlar ama devamı gelmiyor. muhtemelen bu sezon da öyle olacak gibi. juve'ye giden pjanic'in yeri halen doldurulabilmiş değil. geçirdiği çok ağır sakatlıkların ardından geçen sezon sonlarına doğru yavaş yavaş oynamaya -hem de iyi oynamaya- başlayan strootman bu açığı kapayabilir mi? bekleyip göreceğiz. harika bir tandemleri vardı geçen sene ellerinde: manolas-rüdiger. rüdiger, yaz başı maalesef büyük bir sakatlık geçirdi ve 6 ay oynayamayacak. bu sakatlık olmasa bu ikiliden birisi bayağı büyük bir meblağa muhtemelen ingiliz takımlarından birine satılacaktı ama mukadderat. rüdiger'in yokluğu inter'den kiralanan juan jesus'la giderilmeye çalışılacak ki benim beğendiğim bir savunmacıdır. kalede kimin oynayacağı ise şu anlık meçhul. geçen sene arsenal'den kiralanan ve taraftarın hiç sevmediği szczesny'nin tekrar kiralanması gündemde. e taraftar da sevmemek de haklı herifi. kalecilik performansı bir yana, "manitasına böyle kıyafet giydiren adamı istemezük!" diye tesisleri bassalar kim ne diyebilir?

    https://i.hizliresim.com/R37NBn.jpg

    sol beke empoli'den satın alma opsiyonuyla birlikte mario rui getirildi, iyi hamle. sağ bekte kimin oynayacağı muamma, adam transfer edilmezse florenzi'ye teslim ederler artık. defansif orta sahada de rossi'yi oynatırlar mı? roma'nın has evlatlarından olan beyefendi geçen sezon bayağı sıkıntı yaşamış ve yaşatmıştı kulübüne. hatta amerika'ya gideceği konuşuluyordu, kendisi de amerika'yı çok sevdiğini beyan etmişti ama azzurri'de sergilediği euro 2016 performansıyla "ben daha ölmedim!" mesajını da vermiş oldu cümle aleme. kıymetini bilmek lazım zira nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalan son birkaç klasik regista'dan biri. geçen sezon onun yokluğunda vainqueur de denendi ama o seviyelerin oyuncusu değil gibi. bu sezon roma'nın eli biraz daha kuvvetli çünkü geçen sezon empoli'de kiralık olarak oynayan leandro paredes takıma geri döndü. açıkçası takip etmedim 22'lik bu bebeyi ama taraftar da teknik heyette takımda kalmasını istiyor. ilginçtir ki empoli de onu geri istiyor ve işte roma için kötü haber: paredes de empoli'de devam etmek istediğini açıkladı. roma, kiralamaya yanaşmıyor. empoli'nin paredes'i alacak 10 küsur milyon avrosu elbette yok ve geçenlerde empoli başkanı ilginç bir açıklama yaptı. dedi ki: "juventus'la iyi ilişkilerimiz var, onlar paredes'i satın alıp bize kiralasınlar...". evet, italya'da ilginç işler olmaya devam ediyor. neyse, geçelim orta sahanın ortalarına. burada oynayacak iki kişiden birisi kesinlikle nainggolan. kayıtsız şartsız hem de. şu an takımın en değerli oyuncusu kuşkusuz kendisi. chelsea, haftalarca kapısında yatmasına rağmen çok sevdiği şehri ve takımı bırakmadı. on numara da futbolculuğu vardır zaten, kuru hamaset değil yani. diğer mevkide başta da dediğim gibi sağlam bir strootman garanti oynar. kiralık olarak bir yerlere göndermezlerse eşek yüküyle para verip aldıkları brezilyalı wonderkid gerson'un da süre alması muhtemel ama o zaman da sistemde biraz değişikliğe gitmeleri lazım. sağ açıkta salah'ın yeri garanti. geçen sene onu alabilmek için fiorentina'yla kanlı bıçaklı olmuşlardı ama buna değdi doğrusu. acayip bir dripling yeteneği var mısırlının. onu da eğer kiraya vermezlerse iturbe'yle yedekleyecekler ki iturbe bu sezon patlasa iyi olur çünkü az buz değil tam 25 milyon avroya alınmıştı. sol kanatta iki iyi alternatif var ellerinde: perotti ve shaarawy. ikisi de bitik durumdayken roma'da kendilerini buldular. forvet konusu bence sıkıntı. dzeko, artık o eski dzeko değil. zaten hızıyla tanınan bir oyuncu değildi ama iyiden iyiye hantallaşmış.

    o kadar roma dedik, artık işi il capitano'ya bağlamazsak olmaz zira dünya üzerinde sanmıyorum ki bir oyuncu bir kulüp için bu kadar çok anlam ifade etsin ve kulübünün manevi varlığının içini doldursun. evet, maalesef ve maatteessüf ki kaçınılmaz son geldi çattı: bu sezon totti'nin son sezonu. dile kolay, 93'ten beri canından çok sevdiği roma için ter döküyor büyük kaptan. geçenlerde higuain transferinden sonra "futbolcular bugünlerde göçebelere benziyorlar. kalplerinin sesini değil de parayı takip ediyorlar, onlarla benim aramdaki fark belki de budur..." demişti. "eğer sadece parayı düşünsem 10 sene önce bu takımı terk ederdim, roma benim için bir tutku. hayatım boyunca bu renkleri sevdim ve sadece bu formayı giymek istedim." diye de eklemişti. ne kadar güzel adamsın be il capitano. geçen sene kendisine yapılan onca hileye, ayak oyununa ve desiseye rağmen yılmadan savaştı, takımını şl potasına soktu. mevzuyu, şu entry'lerde uzuuunca anlatmıştım aslında:

    (bkz: francesco totti/#1943006)
    (bkz: luciano spalletti/#1949479)

    geçenlerde oynanan hazırlık maçında yaptığı asisti görünce iyi ki de geçen sezon sonu futbolu bırakmamış diyorum. şu güzelliğe bakın: https://streamable.com/3100

    spalletti konusuna girmiyorum, zaten yukarıdaki bkz'larda yeterince yazmıştım kendisi hakkında. bazı takıntılarından kurtulabilirse iyi hoca ama ah o takıntıları işte. totti'yle arayı ya düzeltti ya da yıkama yağlama yapıyor çünkü geçenlerde "totti neden bu sezon futbolu bırakıyor anlamıyorum. istese bir sezon daha oynayabilecek seviyede." açıklamasında bulundu. yola geldiği belli oluyor. gerçi gelmese ne olur ki? totti'yle mi aşık atacak?

    gelelim işin yönetim kısmına. kulübün başkanlığını 2012'den bu yana james pallotta yapıyor. öyle çok aman aman bir başkan değil. kaç senedir yeni stat inşaatını başlatamadı. dün roma belediyesi gene bloke etmiş yeni projeyi. ne yapıp edip yeni stada geçmeleri lazım. hele ki ortada j stadium sonrası uçuşa geçen bir juve örneği varken... ah ulan rahmetli başkan sensi olacaktı ki: http://i.imgur.com/sljdILT.jpg

    roma'nın bence en büyük şansı sportif direktörleri olan walter sabatini. bu muhteremin kim olduğunu şurada uzunca anlatmıştım: (bkz: walter sabatini/#1984178)
    bu yaz pek sesi soluğu çıkmıyor reyizin. aslında pjanic'ten gelen 30 küsur milyon avroluk bir meblağ var ama ffp denen zıkkım, roma'nın başında da demokles'in dildosu gibi sallanıyor. en son bologna'nın hot prospect for the future'ı amadou diawara için bir operasyon yaptılar ama eline tomarla para geçen napoli, üç beş daha fazla vererek bu işi bitirmiş deyolla. ama olsun, yakın vadede eğer roma başarı kazanacaksa bunu illaki sabatini reyizin önderliğinde yapacaklar. roma büyük bir kulüp ama öyle tarihi başarılarla filan dolu değil. hepi topu 3 şampiyonlukları var ki en son scudetto'yı 2001'de kazanmışlardı. yalnız o kadroda kadroydu hani... brezilya'nın yetiştirdiği en büyük sağ beklerden cafu, real'in çuvalla paraya aldığı taş stoper walter samuel, o yıllardaki süper fransız jenerasyonunda da yer alan sol bek candela, neredeyse bütün büyükleri dolaşan çalışkan orta saha cristiano zanetti, japonların medar-ı iftiharı nakata, ciğersiz ön libero emerson ve korkunç forvet hattı. forvet hattına ayrı bir parantez açmak lazım. gencecik bir totti, tüm zamanların en muhteşem forvetlerinden batistuta ve kariyerinin pik noktasındaki montella.... bu üçlü o zamanlar üç silahşörler diye adlandırılmıştı ve o sezon 50'ye yakın gol atmışlardı. şimdilerde ronaldo ve messi tek bir sezonda bu kadar gol atabiliyorlar ama 15 sene öncesinin serie a'sından bahsediyoruz biz. bu üçlüyü de benim fifa kariyerlerimde yanımdan eksik etmediğim delvecchio ve serie a'nın eski hayvan forvetlerinden arjantinli balbo desteklemişti. bu arada, o sezon a takıma gencecik bir oğlan daha yükselmişti... roma'nın geleceği olacak deniliyordu. henüz 17 yaşındaki bu genco, daniele de de rossi'den başkası değildi. tabii, o sezon takımın başında kurt hoca capello'nun olduğunu belirtmekte de fayda var.

    velhasılıkelam, keşke totti emekli olmadan bir scudetto daha kazansalar... bir juventus-perver olarak çok isterim bunu. işleri hiç kolay değil ama yıllardır bunu bekleyen bir il capitano var ortada. artık genç ölmek için çok geç* kaldı ve o da bunun farkında:

    https://i.hizliresim.com/qBNyPV.jpg

    ama başarının ve arma sevdasının yaşı başı olmaz, öyle değil mi?
  • yalanım varsa sevsinler; 5 nisan perşembe günü arkadaşlarla fifa oynuyorduk. arkadaş (beşiktaşlı) roma'yı aldı ben lazio'yu aldım kaybetti. daha sonra diğer arkadaşla bir maç yaptı kazandı ama oynadığı oyundan da pek memnun değildi ve şu sözleri sarf etti: "abi ciddi diyorum bizim beşiktaş'ın kadrosu bu roma'dan filan daha iyi.". :(

    (bkz: 10 nisan 2018 roma barcelona maçı)

    roma'nın yanıtının hakiki barcelona'yı eleyerek olması da ahahahaha.
  • virginia raggi'nin yaptığı açıklamaya göre sonunda roma belediyesi yeni statlarının inşası için onay vermiş. mevzu yılan hikayesine döndükten ve belediye meclisi projeyi defalarca reddettikten sonra kulübün sahibi pallotta'nın dün yaptığı "onay çıkmazsa kulübü sataram ha!" çıkışı işe yaramış belli ki. tabii belediyenin stadın çevresine yapılacak bazı kompleksleri tıraşlama isteğini de kabul etmek zorunda kalmışlar. halbuki pallotta'nın kulübe olukla para akıtabilecek çok deli planları vardı ama kısfmet değilmiş. yeni stadın kapasitesinin 52.000 olması bekleniyor ki ideal. böylelikle takım sonunda dolu tribünlere karşı oynayabilir. ayrıca italya'da kendi stadına sahip 4. takım (juve, udinese, sassuolo) olacaklar. bir de totti'nin sırf bu statta bir kez olsun top tepebilmek için emekliliğini bir sene daha öteleyebileceği söyleniyor*.

    bu arada virginia raggi kimdir derseniz, zat-ı şahaneleri roma belediye başkanı oluyor: https://i.hizliresim.com/DPkWb1.jpg

    bizim başkent belediye başkanı da şu: https://i.hizliresim.com/7q8WGv.jpg

    https://i.hizliresim.com/ALY8jp.gif

    edit: totti'nin emekliliğini erteleyebileceği söyleniyor dedik de stadyumun bitmesinin 3 seneyi bulabileceği söyleniyor. emeklilik erteleme muhabbetinin aslı astarı yok yani.

    edit 2: huaydoaa... inşaat en iyi ihtimalle 2018'de başlayacakmış. totti'ye değil de oğluna nasip olur belki orada top tepmek.
  • şuan belki avrupa'nın en güçlü, en korkulan takımlarından biri olarak sayılmayabilirler, ancak en doğru yolda olanların başında geliyorlar.

    milenyum vakitlerinde fabio capello'nun başında olduğu, batistuta'lı, cafu'lu, emerson'lu, totti'li muazzam kadrosuyla son şampiyonluğu yaşamıştı roma. daha sonra yıldızlarının ayrılmaları ile ne yaptığı, ne hedeflediği belli olmayan, popülaritesi gün geçtikçe azalan başarısız bir kulüp oldular. benim çocukluğumdan beri -renkleri sağolsun- sempati duyduğum bu takımın uyanması için ciddi bir süre geçmesi gerekti...

    2011-2012 sezonu, roma için çok kritik. belki çoğu insan o zaman bunun farkına varmamıştı ancak roma'nın yeniden inşa edilişinin başladığı ve bugün yeniden şaha kalkmaktan bahsedilmesinin sağlandığı sezon. bu projenin arkasındaki beyin kim diye düşündüm, biraz arşatırma yaptım ve karşıma çıkan isim: walter sabatini. başkan james pallotta -kendisi italian american bir yatırımcı- 2011 yazında sabatini'yi sportif direktörlüğe getiriyor ve takımın yeniden inşası için bizzat sorumlu yapıyor. o da ilk aksiyon olarak takımdaki yaşlı ve ortalama altı + maaşı yüksek oyuncuları ayıklamakla işe başlıyor. yeni alınacak oyuncularda ise en kritik unsur genç ve potansiyelli olmaları... bu sezon takıma erik lamela, pablo osvaldo, bojan krkic, miralem pjanic, fabio borini, simon kjaer, maarten stekelenburg gibi isimler katılıyor. takımın başına ise bir kumar olarak luis enrique getiriliyor. sonuç: başarısızlık. luis enrique takımı avrupa kupalarına götürmeyi başaramayınca görevinden istifa ediyor. bir sonraki sezonda walter sabatini, sessiz sedasız bir şekilde gençleri toplamaya devam ediyor. mattia destro, marquinhos, alesesandro florenzi, michael bradley takıma katılan oyunculardan öne çıkanlar. bu sefer takımın başına daha tecrübeli zdenek zeman getiriliyor. sonuç: yine başarısızlık. zeman daha sezon bitmeden görevinden ayrılmak zorunda kalıyor.

    2013 yazı, belki de roma taraftarlarının uzun süre unutmayacağı bir başlangıç olacak. kulüp doğru yola girse de, başarının henüz gelmemiş olması bir sorun. ancak anlaşılabilir bir süreç. genç oyunculara yatırım yaptığınızda meyve almanız için sabretmeniz şart ve doğru takım kimyasını oluşturmak da kolay gerçekleşen bir olay değil. işte bu sezon, walter sabatini hoca tercihinde belki de hayatının en doğru kararlarından birini veriyor ve takımın başına rudi garcia'yı getiriyor. rudi garcia, 2010-2011 sezonunda eden hazard'lı, aurelien chedjou'lu, moussa sow'lu, gervinho'lu genç ve muazzam bir takım kurduğu lille'i tarihinde ilk kez fransa ligi şampiyonu yapmış, daha sonra yıldızlarının birer birer takımdan ayrılmasıyla eli kolu bağlanmış ve tam da bu yaz görevinden ayrılmış bir teknik adam. ancak isim olarak hala çok popüler değil ve sorgulanmaya açık bir tercih gibi gözüküyordu o zaman. hatta roma'nın kaptanlarından daniele de rossi, rudi garcia'nın takımın başına geçişini öğrendiğinde ne yaptığını şöyle anlatıyor;

    "milli takım kampında odamdaydım. rudi garcia'yı tanımıyordum ve yaptığım ilk iş youtube'a girip adını aratmak oldu. karşıma çıkan videoda gitarıyla porompompero çalıyordu. küfür edip bu kim ya diye söylendim ve oda arkadaşım pirlo'ya 'bak kimi almışız' dedim. ancak şimdi o porompompero için her gün şükrediyorum. rudi garcia, roma tarihinin dönüm noktası olabilir. onunla her şeyi kazanabiliriz..."

    walter sabatini daha önceki tercihlerinde başarılı olamasa da tercih ettiği teknik adamların ortak bir noktasını gözardı edemeyiz: hepsinin hücum futbolunu benimsemesi. rudi garcia, lille'de o genç takımıyla şampiyonluk kazanmışsa, benzer bir proje içinde olan roma'da da niye aynısını yapamasın? tek yapılması gereken ona bu takımı kurmasını sağlamak.
    2013-2014 transfer sonu roma için çok hareketli geçti. bana göre de son yılların tüm avrupa'da "business" anlamında en başarılı transfer dönemlerinden birini geçirdi kulüp. daha önceki 2 sezon içinde alınan genç oyuncuların bir kısmı yeni takımın önemli birer parçası haline gelecekken, bir kısmı ise gelen reddedilemeyecek tekliflerin ardından takımdan ayrıldı. daha önce saydığım isimlerden marquinhos psg'ye, erik lamela tottenham'a, pablo osvaldo southampton'a, bojan krkic barcelona'ya, maarten stekelenburg fulham'a satıldı ve bu satışlardan roma'nın kasasına giren miktar: 105 milyon euro. bu çılgın satışların ardından artık sıra alma kısmına gelmişti. yine benzer profilde oyuncular tercih edildi. kevin strootman, mehdi benatia, adem ljajic, tim jedvaj gibi oyuncular takıma katıldı. ancak belki de en kritik hamle rudi garcia ile şampiyonluk yaşayan gervinho'nun, başarısız arsenal macerasının ardından roma'ya transfer edilmesiydi. bu reunion roma'ya çok şey katacaktı...

    2013-2014 sezonunda roma, bir süredir italya ligi'ni süpürmekte olan juventus'a en büyük tehdit olarak öne çıktı. italya ligi'ne ters bir şekilde sürekli hücumu düşünen, yüksek tempoda, dikine paslarla oynayan genç roma takımı, ligin sonuna kadar rakibi juventus'u kovaladı ancak topladığı 85 puana rağmen ligi ikinci bitirmek zorunda kaldı. belki bir burukluktan bahsedilebilir ama heralde oynan futbol ve takımlarının vadettiği gelecek karşısında romalılar son derece mutlu ve heyecanlıydı.

    2014-2015 sezonu ise daha yüksek beklentiler ve uzun bir aradan sonra dönülen şampiyonlar ligi arenası gerçeğini barındırıyor. artık oyuncu satmak yerine kadrosunu koruyup, üzerine koyarak devam etmeyi tercih ettilerse de belki de serie a'nın bir önceki sezonda en başarılı savunmacısı olan mehdi benatia'nın bayern'e gitmek istemesi sonrası 30 milyon euro'luk bir satış daha gerçekleştirdiler. sezona ise ligde 5'te 5 ile başladıktan sonra çok konuşulan ve 3 penaltının çalındığı bir juventus maçını 3-2 kaybederek liderlikten indiler. ancak yarışı sonuna kadar bırakmayacak gibi görünüyorlar. şampiyonlar ligi'nde ise cska moskova ile oynadıkları ilk maçta rakibi 5-1'lik skorla parçaladıktan sonra city deplasmanından beraberlikle dönerek son derece başarılı bir başlanıç yapmış oldular.

    son şampiyonluklarının üzerinden tam 13 sene geçti ve bu sürede çok şey kaybetti roma. ama artık uyandılar ve geliyorlar, hem de gümbür gümbür. bunun arkasında takdiri hakeden bir vizyon var anlattığım gibi. böyle sağlam temeller üzerinde büyüyen bir takım eskisi gibi kolayca yıkılmadan yoluna devam edecek gibi görünüyor. çok geçmeden özledikleri şampiyonluğa kavuşacaklardır. belki de bizim gibi 14 senelik bir bekleyişin ardından olur bu. :)
  • her sezon o kadar büyük satışlar yapıyorlar ki şimdiye kadar tökezlememiş olmaları mucizeydi. nihayet bu sezon kadro istikrarsızlığının nelere yol açabileceğini deneyimliyorlar. ffp ve yeni stat derken yapılan satışlardan dolayı başkan pallotta'yı da suçlayamıyor insan ama taraftar bunları anlamaz. şu an bardak taştı taşacak ve kellesi ilk gidecek kişi de di francesco. ha bana kalırsa kendisinin de hataları olmakla beraber monchi ve palotta'nın günahları kadar büyük değil. aynı yazda üçü de ilk 11 oyuncusu olan alisson, nainggolan ve strootman'ı satıp tüm ihaleyi hocaya yıkmak mantık dairesine sığmıyor.

    alisson sonrası transfer edilen olsen bence underrated bir adam. alisson gibi pas mas atamıyor belki ama son derece iyi bir kaleci. burada sıkıntı yok. nainggolan ve strootman'ın gidişatıyla üç tane adam geldi: n'zonzi, cristante ve pastore. sevilla'da oynarken n'zonzi'nin hastasıydım ama o eski halinden eser yok şu an. aynı şey crsitante için de geçerli. gasperini, kessie sonrası kendisini parlatmıştı geçen sezon atalanta'da ama şu an roma'nın en sırıtan futbolcusu muhtemelen kendisidir. pastore denen kafasız ise psg'de boşa geçen yılların ardından futbolu unutmuş vaziyette. halbuki takımın onun gibi bir trequartista'ya çok ihtiyacı vardı. yani şu an takımın en büyük sıkıntısı orta sahada. düşünün ki 35'lik de rossi'den başka takımda oyun kuracak kimse yok ve maalesef o da iki aydır sakattı.

    orta saha demişken zaniolo'ya değinmeden geçmek olmaz. yazın yazdığım inter entry'sinde nainggolan transferine meze edilen bu genconun ileride inter'i pişman edebileceğini belirtmiştim. (bkz: #2461706) öyle de oldu. elbette ben yazdığım için filan değil ama bu çocuk iki üç senedir italya'nın en iyi altyapısı olarak gösterilen inter altyapısından bağıra bağıra geliyordu ki o takım iki defa şampiyon olmuştu primevera'da. imdi bu delikanlıya juve kafayı takmış ve 30 milyonu gözden çıkarmış diyorlar. böyle iyi oynamaya devam ederse o fiyat 50'ye de çıkar.

    ne olursa olsun di francesco'yu benim beğenme sebeplerimden biri de bu işte. eğer bir gençte potansiyel varsa kendisi bunu en iyi işleyen hocalardan biri. sassuolo'dayken de öyleydi roma'da da öyle. umarım kovulmaz. sırf taraftar istiyor diye bu adamı kovarsa pallotta'nın da kafasına sıçayım*. sanki conte gelse takımı şampiyon yapacak. sattığın oyuncularda dolayı adın porto, ajax, lyon'un yanına konulur olmuş; ne yazın ne de ocak transfer döneminde takıma adamakıllı bir stoper takviyesi yapamamışsın ama sorun di francesco'da he mi?
  • dört dörtlük ultraslar, 1960'ların sonlarında milan, inter, sampdoria, torino ve verona takımlarının taraftarları tarafından oluşturulur. orijinal ultrasların illaki bir siyasi görüşe teşneliği vardır. hatta çoğu sağ görüşü faşizm, sol görüşü komünizm-anarşizm seviyesinde yaşar. günümüzdeki ultrasların siyasi yanı eskisi gibi ağır basmaz. sayısı 500'ü geçen ultraslardan bugünlerde pek azı bir siyasi görüş etrafında kümelenmiştir. siyasi tandanslı bu 100 tane grubun da dörtte üçü aşırı sağcı, dörtte biri aşırı solcu olarak konumlanmış vaziyette. misal çoğu kişi lazio'ya olan düşmanlığından dolayı roma'nın taraftarlarının solcu olduğunu sanır lakin ki durum hiç de öyle değildir. roma'nın fedayn dışındaki bütün ultras grupları aşırı sağcıdır. ultras romani, ultras primavalle, tradizione distinzione gibi romalı ultraslar, en az lazio'nun kafatasçı irriducibili grubu kadar faşizme gönül vermişlerdir.

    (bkz: ultras/@haginin topugu)
  • son 5-6 sene öncesine kadar gerek itibar, gerekse avrupada üstlenilen rol olarak kesinlikle kendilerinden aşağı kalır yanımız olmamıştı 21.yüzyılda. yine bahsettiğim aşağı yukarı 20 sene için konuşursak ben liverpoolu da koyarım bu kategoriye (şampiyonlar ligi finali ve şampiyonluğu hariç tabi ki). gel gelelim bu iki ekip de 2017-2018 avrupa şampiyonlar liginde yarı finalde. biz de ceza alacak mıyız? seneye gidebilecek miyiz acaba? diye uefanın ağzının içine bakıyoruz. insan üzülüyor açıkçası. bu duruma gelmemize sebep her kimlerse gün yüzü görmesinler.
  • şampiyonlar ligi 2017-2018 sezonu final katılımından dolayı şimdiden tebrik ettiğim italyan kulübü. fakat finalde harcanacaklar haberleri yok.
    2000/01 sezonundan beri barcelona'yı şampiyonlar ligi yarı finalinde eleyen her takım aynı sezon şampiyonlar ligi şampiyonu olmuş, çeyrek finalde eleyen her takım ise şampiyonlar ligi finali oynayıp kaybetmiş.

    sezon son durak rakip skor* final
    00/01 grup aşaması bayern 5:4 valencia
    01/02 yarı final real madrid (0-2 / 1-1) - madrid 2:1 leverkusen
    02/03 çeyrek final juventus (1-1 / 1-2) - milan 3:2 juventus
    03/04 katılmadı porto 3:0 monaco
    04/05 son 16 chelsea liverpool 6:5 milan
    05/06 şampiyon barca 2:1 arsenal
    06/07 çeyrek final liverpool (2-1 / 0-1) - milan 2:1 liverpool
    07/08 yarı final manchester united (0-0 / 0-1) - manchester 6:5 chelsea
    08/09 şampiyon barca 2:0 manchester
    09/10 yarı final internazionale (1-3 / 1-0) - inter 2:0 bayern
    10/11 şampiyon barca 3:1 manchester
    11/12 yarı final chelsea (0-1 / 2-2) - chelsea 4:3 bayern
    12/13 yarı final bayern münchen (0-4 / 0-3) - bayern 2:1 dortmund
    13/14 çeyrek final atletico madrid (0-1 / 1-1) - atletico 1:4 real
    14/15 şampiyon juventus 1:3 barca
    15/16 çeyrek final atletico madrid (2-1 / 0-2) - atletico 4:6 real
    16/17 çeyrek final juventus (0-3 / 0-0) - juventus 1:4 real
    17/18 çeyrek final roma (4-1 / 0-3) - ?:?

    17/18 sezonu için üzgünüm as roma.
  • 2017-2018 sezonunda şimdiden şampiyonlar liginin en başarılı takımı olarak kendilerini görüyorum. üzgünüm ama liverpool da real madrid de çeyrek final ve yarı finalde şaibeli maçlar oynadılar.

    roma'nın chelsea ve atletico'yu altlarına alıp gruptan çıkması, shakhtar'a yenildikten sonra rövanşta elemeleri, barcelona'ya ilk maç ezildikten sonra rövanşta mucizevi elemeleri, yine liverpool karşısında berbat bir ilk maçtan sonra rövanşta sonuna kadar turu zorlamaları tarihte unutulmaz performanslar arasına girmiştir. ama ne yazık ki düzenbaz, şerefsiz ve karanlık bir örgüt olan uefa roma'ya daha fazla izin vermedi. yoksa roma'nın bu kararlılığı başka hiçbir takımda yoktu. kupayı alabilirlerdi. sağlık olsun.
  • 75 m euroya allison'u satarak cengiz ünder gibi wonderkid'lerin bonservis bedellerini çıkaracakları bir işe imza attılar. tarihin en pahalı kaleci transferini de yapmış oldular.

    birkaç yıl içinde çok daha büyük satışlar yapmaları yakındır, çünkü monchi ile çok ciddi bir yıldız avı projesine girdiler.
  • alisson becker'in liverpool'a 75 milyon euro gibi bir bedelle transferi sonrası acaba italyan pasaportu, üst düzey kaleciler arasında yer almasıyla ve geçmişte italya liginde yer alan lazio tecrübesinden dolayı kalecimiz fernando muslera'ya yönebilirler diye düşünüyordum ki haber niteliği ne kadar doğru bilmiyorum fakat roma, muslera'yı almak için adım atabilirmiş bahsedilen rakam ise 22 milyon euro kaynak tabi ki de güvenirliği olmayan fotomaç ancak yine de fotomaçtan bağımsız muslera için bize teklif vereceklerini düşünüyorum. https://twitter.com/...993660354166787?s=19
  • roma'nın allison becker'in yerini fernando muslera ile doldurmaları monchi geldikten sonraki iki sezondur izledikleri transfer politikasına ters bir durum. örnek vermek gerekirse model olarak, muslera'yı 32 yaşında almayı değil 26 yaşında bizim lazio'dan aldığımız gibi almak istiyorlar ki ya uzun süre faydalansınlar ya da parlatıp satsınlar. bu sebeple de hollanda ligi'nde 38 maçta 16 gol yiyen 27 yaşındaki jeroen zoet ile ilgileniyorlar.
  • bir galatasaraylı olarak geçmişte yaşananlar yüzünden kendilerini sevmek ne kadar zor olsa da, kadrolarında bulunan futbolculara duyduğum sevgi yüzünden utana sıkıla, ufak kaçamak destekler verdiğim kulüp. bir de formaları çok güzel.

    hele ki cengiz ünder'in bulunduğu bir avrupa takımına destek vermemek mümkün gözükmüyor önümüzdeki yıllarda. 10 nisan 2018 roma barcelona maçında da 3. golü bulduklarında ayağa kalkıp zıplamalı ve yanımdaki arkadaşıma yumruk atmalı bir seivnç yaşadım. gerçi bunun sebebi daha çok barcelona antipatimden kaynaklanıyor ama olsun.

    renk kattılar şampiyonlar ligi 2017/2018 sezonuna, sağolsunlar.
  • şampiyonlar ligi için geçen sezonun (2013-2014 sezonu) galatasaray'ı durumundalar.

    birçok platformda 21 ekim 2014 roma bayern münih maçı sonrası kendilerine edilmeyen laf kalmamış fakat grupta süpürücü takım olan bayern münih'in ardından ikinci olarak bir üst tura kalacaklarını düşünüyorum.

    grubun favorisi bayern münih tıpkı geçen sezon bizim grubumuzdaki real madrid'in görevini üstlenecek,
    cska moskova, fc kopenhag gibi grup sonuncusu olacak,
    manchester city'nin de kaderi juventus gibi olacak görünüyor.

    çünkü kalan maçlara bakıldığında grubun düğümünü çözecek olan maç grubun son haftası roma'da oynanacak olan 10 aralık 2014 as roma manchester city maçı olacak.

    hatırlatma: geçen sezon biz de grubun süpürücüsü real madrid' e içeride 1-6 mağlup olmuştuk.