• 1
    osman tanburaci'nin 11.07.2008 tarihindeki yazisiyla tekrar hatirladigim, ve akibetine cok üzüldügüm eski aslan. uefa kupasini kazandigimiz sezon kadromuzdaydi, ve henüz 19 yasinda bir genc yetenek olarak, bologna macinin 89. dakikasi'nda sahaya sürülmüs, ve oyun bitmeden bir carpisma sonucu ayagi kirilmisti. bu sakatliktan sonra da örnegi zor bulunan bir düsüs yasayan eski futbolcumuz.

    http://www.sporx.com/...ar=1&go=5732

  • 6
    rahmetli alpaslan abi *in bu konuyla ilgili yazısı..

    (spoiler: çok duygusalız çook ! bir kaç gündür sabrettim... galatasaray taraftarının nasıl dolduruşa geldiğini ise hayretle izledim. konu, galatasaray’ın sakatlanmış olan futbolcusu alper tezcan kardeşimiz. internet kullanıcıları haricindeki bir çok galatasaraylı belki de konunun bu kadar hakarete varacak düzeye geldiğini fark etmemişlerdir... ama maalesef alper konusunda hem imparator’a hem de yönetime çok ağır sözler söylenmiştir galatasaraylıların forumlarında. ama bu düpedüz haksızlıktır. çünkü; alper’in ayağı 09.12.1999’da istanbul’daki bologna maçında kırıldı. alper doğal olarak galatasaray kulübünün masraflarını karşıladığı başarılı bir ameliyat geçirdi. ve çok daha önce iyileşmesi gerekirken mayıs ayında " eh işte " iyileşti. onore edilmek için ilk 18’e girememiş olsa bile, uefa kupası finali için kopenhag’a götürüldü. sezonun son istanbulspor maçında ise ilk 18’deydi. işte ne olduysa o rehabilitasyon döneminde ve o yaz oldu ! silivrili genç kardeşimiz alper’in rehabilitasyon dönemini ve iyileştikten sonraki yaz aylarını nasıl geçirdiğini sıkı bir ultraslan olan silivri eşrafından bir can dostum anlattı... evet tahmin ettiğiniz gibi " alkol, sigara, gece hayatı vs. " o zamanki teknik direktör lucescu disiplinsizlik ve kötü yaşama elbette tahammül edemedi. bu kardeşimiz çeşitli takımlara kiralandı... kendine hiç bakmadığı için gittiği takımlarda kadroya bile giremedi, geri döndü. o sezon sadece idmanlara çıktı... sonra bir kiralık dönem daha yaşadı ama kendine iyi bakmadığı için yine sakatlandı vs. kısacası alper tezcan konusunda kulübümüze, fatih hoca’ya ya da başkan’a " yazıklar olsun " denecek bir şey yoktur. ama alper için " yazık etti kendine " denmesi en doğrusudur. o dönemlerde kulüp çalışanlarının ve hatta terim’in alper’i uyardığını da yakından biliyoruz. kulüp, yönetim, teknik adamlar tamam ama bunlar da bir yere kadar. futbolcunun içinde de biraz meslek aşkı olmalı. beyoğlu meyhanelerinden sabaha karşı toplanan alper kardeşimiz için şu anda geçmiş olsun demekten başka yapacak bir şeyimiz yok. kulağımıza gelen sağlam bilgilere göre biri orta yaşlı, biri genç iki futbolcumuz daha aynı yolda ilerlemekte. bilsinlerki galatasaray’a hiçbir şey olmaz... ama kendileri için bir an önce bu aşırılıklardan kaçınmaları çok iyi olur. galatasaray taraftarı ikisini de çok seviyor… ama taraftarlar ihaneti asla affetmezler. alpaslan)
  • 8
    (alinti: 1999-2000 sezonu uefa şampiyonu galatasaray'ın kadrosunda yer alan futbolcu alper tezcan'ın uefa madalyası, bir internet sitesinde satışa çıkarıldı. bir internet sitesinde 500 tl'den açık arttırma usulü ile satışa sunulan madalya için şu ana kadar 33 teklif verilirken, şimdiye dek en yüksek değer olarak 790 tl'ye ulaşıldı.
    açık arttırma 23 şubat pazartesi günü sona erecek.
    internet sitesinde, alper tezcan'ın, içinde bulunduğu finansal zorluklardan kurtulmak için madalyasını satışa çıkarttığı belirtildi.)
  • 9
    790 tl olan ilk fiyatı görünce "bu kadar ucuzsa ben alayım hafız, kıymetini bilmiyor kimse" dediğim, ancak siteye girmemle son teklifin 57,000 tl olduğunu görünce üzüldüğüm, bir yandan fiyatının daha da artmasını dilediğim madalyanın sahibi.

    almak isteyen için:
    http://www.hemalhemsat.com/...dalyasi/7034696.html

    ekleme: açık arttırmanın bitmesine 1 gün 16 saat kala son teklif 199,900 tl.
    nacizane yorumum: alper tezcan yerinde değilim tabi ki ama, bu madalyayı elden çıkarırken içim kan ağlardı sanırım.
  • 10
    madalyayı satarken içinin kan ağlamayacağını düşündüğüm oyuncu. klüpten kimsenin içi kan ağlayıp yardım etmediyse helal olsun. hakkettiğini satıyor adam. keşke adama sahip çıksalardı da alın terini sattırmasalardı. satılık başarılar satılık alın teri çabalar gayretler. biraz da klüp yönetimlerinin aynaya bakması lazım.
  • 11
    haklı olup olmadığı tartışılır, hatta çelişkili yorumlar yapmaktadır açık arttırma sitesinde, ancak en azından yorumları kapatarak galatasaray ı baltalamaya çalışanlara engel olmalıdır, kendisi yönetime tavırlı fakat sitede çoğu kişi galatasaray kulübüne laf atıyor o da sadece teşekkürler diye cevap veriyor. eğer söylediği gibi gerçek galatasaraylıysa, madalyayı da satacaksa bari yorum yapmasın.
  • 12
    satiliga cikardigi uefa madalyasina en son baktigimda 200.000 ytl onerilen eski futbolcu.

    bu kadar duygu somurusu, bu kadar tantana degdi mi cok merak ediyorum. neden ameliyati gerceklestiren doktorlardan biri, o donem yonetici olan birileri cikip cevap verip iddialari yalanlamiyor yada dogrulamiyor? boylelikle aglak dirdiri cekecegimize, isin aslini ogrenir gerekirse destek bile olurduk.
    ama cikip her galatasaray yonetimine saydirana tesekkur ederek, her kanalda aglayarak bu isler olmuyor.
    bok at izi kalsinciliktan baska birsey oldugunu sanmiyorum yaptiginin.
  • 14
    bugun seda sayan ın programına çıkarak gozumdeki degerini yitirmis olan oyuncu. tanjuyu da almıs yanına, donemin yonetimine ve kulube verdi veriştirdi. tabi tanju da otel olayında yasadıklarının intikamını alıyor sozum ona. seda ablamızda "adnan baskanı tanırım konusacagım onla" diye kucak actı alpere. o zaman hadi bakalım alper; op ablanın elini!
  • 18
    son gelen haberlere göre madalyasını satamamıştır.

    (alinti: galatasaray'ın uefa kupası'nı aldığı sezon kadrosunda yer alan futbolcu alper tezcan'ın dramı dinmiyor. 200 bin tl'ye alıcı bulan tezcan'ın uefa kupası madalyasının satılamadığı ortaya çıktı.
    1999-2000 sezonunda şampiyonlar ligi'nde grubu 3.sırada tamamlayarak uefa kupası'na devam etme hakkını kazanan galatasaray, ilk maçını italyan bologna takımıyla yapmış, bu maç alper tezcan için sonun başlangıcı olmuştu.
    son dakikada girdiği maçta ayağı kırılan alper tezcan, kısa bir süre sonra futbolu bırakmak zorunda kalmış ve ekonomik çöküntü içine girmişti. zor günler geçiren tezcan, son çare olarak uefa kupası madalyasını satmaya karar vermiş ve madalya bir internet sitesinde 200 bin tl'ye alıcı bulmuştu.
    ancak radyospor'da aydın cingöz'ün programına katılan alper tezcan, madalyasının satılamadığını açıkladı.
    talihsiz futbolcu, "teklif verenler 200 bin tl'ye kadar teklif yapmışlardı ancak aslında paraları yokmuş. bu yüzden madalya satılamadı" diye konuştu. madalyasını satmak zorunda kaldığı için galatasaraylı taraftarlardan tehditler aldığını ve hakarete uğradığını belirten tezcan, "evden çıkamıyorum. kulübüm bana destek olmadığı gibi, taraftarlar da sahip çıkmadı." dedi.
    o dönemde devletin uefa kupası kazanıldığı için futbolculara dağıtılan 250'şer cumhuriyet altınından kendisine verilmediğini savunan alper tezcan, "uefa primimi de alamadım. kulübe altınlar verildi mi bilmiyorum ama diğer futbolcuların aldığından eminim. devlet kayıtlarında böyle bir ize rastlarsak, kulübe dava açacağım. ben sadece hakkımı istiyorum" diyerek veryansın etti.)

    kaynak: hürriyet
  • 19
    2000 uefa kupası için yapılan geceye davet edilmiş ve katılmış eski futbolcudur..

    insanın sorası geliyor kulübe : "ne diye davet edersin bu yüzsüzü geceye?" diye..

    insanın tüküresi geliyor alpertezcan'a : "hangi yüzle katıldın bu geceye ? aldığın plaket para eder de madalyan gibi, geçmişin gibi onu da satarsın diye mi ?" diye..
  • 20
    an itibarı ile kanaltürk'te "neşter" isimli bir programda kendisi ile yapılan bir röportaj yayınlanmaktadır. "galatasaray ile bir davam yok" dedikten iki dakika sonra "kulübüm bana sahip çıkmadı" diyor. bizimle kimse ilgilenmedi diyor babası, bir süre sonra "verilen sözler tutulmadı" diyorlar. doktorun ilk ameliyatta taktığı olması gerekenden uzun vida taktığını, onu çıkarmak isterken ayağının kaba tabirle içine ettiğini anlatıp duruyor. her cümlesinin sonunda da galatasaray'a sallıyor. "doktor röntgene baktı, uzun takmışım vidaları dedi" diyebilecek kadar eminsen gidersin mahkemeye, kanıtlarsın bunu; trilyonla tazminat alırsın. daha önce bunu yapmış futbolcular var. yedi sülaleni televizyona çıkarıp öyle mahvolduk böyle bittik diye ağlatacağına çıkıp bir mahkemeye gitsen tazminatını alır, "benim yüzümden adamın evi gidiyor yani" dediğin babanın evini kurtarır, yanına 10 tane daha alırsın. "uzun vida takmış" dediğin doktor da damgalanır, kariyeri gerçekten biter.
  • 21
    artık kabak tadı vermiş galatasaraylı eski futbolcu. futbol kimleri yemedi ki? daha doğrusu hayat kimsenin istediği doğrultuda cereyan etmeyebiliyor, ne yazık ki çoğu zaman da öyle. geçen seneki galatasaray'ın kadrosunun ligi beşinci sırada bitirebileceğini kim tahmin edebilirdi? ya da bülent korkmaz'ın türkiye'nin önemli teknik direktörlerinden biri olarak galatasaray'ın başında başarılı olmasını kim istemez. galatasaraylılığı bir tarafa bırakırsak benimle aynı okulu bitirmiş o kadar çok siyasetçi var ki, içlerinden bazıları başbakan da olmuş. hıncal'la aynı okulu bitirmişim ama her zaman olmuyor bazı şeyler istediğin gibi. her genç futbolcu kendini göstermeye başladığı zaman heyecanlanan, alper tezcan da dahil tüm gençlerin türk futboluna hatta dünya futboluna kazandırılmasını kim istemez? irfan başaran vardı mesela, aydın yılmaz, cafercan, ve daha niceleri.. ne yazık ki olmuyor alper tezcan.

    titrek ellerinde simitleriyle simit satarak hayatnı idame eden seksen yaşın üstünde bir adam gördükten sonra koskocaman, halen yirmili yaşlarnda bir adamın televizyonlara çıkıp duygu sömürüsü, türk filmi tadında acındırma hallerine bürünmesi inanın sinir bozucu. sevgili alper tezcan bırak bu işleri yahu. michael skibbe'nin genç yaşta uğradığı felaketten haberin var mı? daha yirmili yaşlarının başında sakatlık belası başına bela olmuş ve bu adam teknik adamlığa soyunmuş. bakmayın bizde tutmadı ama şu an itibariyle adam frankfurt'un teknik direktörü. demem o ki hayatta yapılacak şeyler mutlaka vardır. bir yerlerden başlanır, mücadele edilir, ya nasip çekilir; kısmet. inan olsun artık kabak tadı verdin. allah yine de yolunu açık etsin.
  • 25
    bu adam nasıl bir insan ben anlayamadım. buna sen dünyanın en büyük yıldızlarından birisi olacaksın teminatı veren aklı evvel bir yönetici mi var acaba? her sakatlanan bunları yapsa dünyada futbol oynanmazdı herhalde. ayağı kırılan adamlar aklıma geliyor eduardo vardı mesela, ayak kırıldı lan direk. adam şimdi çatır çatır oyunuyor. djibril cisse de öyle. ne biçim adam bu yahu? düşünüyorum da gücü kuvveti olduğu halde sessiz sedasız bir köşede dilencilik yapan insanlar bundan daha haysiyetli, daha şahsiyetli. en azından sağa sola duyurmuyor, fırsat buldukça dileniyoruz biz demiyorlar.

    http://www.milliyet.com.tr/.../1227606/default.htm