• --- alıntı ---

    üzerinden günlerdir algı yönetimi yapılmaya çalışılan kulüp.

    *ilk olarak kasımpaşa maçında başladı herşey. galatasaray'ın üst üste aldığı galibiyetlerden sonra, baktılar ki galatasaray'ı kimse durduramıyor; mahmut uslu denen zat çıkıp "devre arası çok uzun sürdü, şike var" diye iftira attı. daha sonra gördük ki fenerbahçe'nin maçlarının devre arası galatasaray'ın maçlarından daha uzun sürüyor, ve tekrar öğreniyoruz ki o devre aralarında aziz yıldırım hakemleri, rakipleri tehdit ediyor. ama sesini çıkartan yok. sorsan galatasaray kollanıyor, şike yapıyor.

    *daha sonra galatasaray kazanmaya devam ettikçe konya maçında hasan kabze mevzusu çıkıyor. adamın bariz saçını düzelttiği pozisyon "galatasaray'ın kaçan golüne üzüldü" olarak piyasaya sürülüyor. galatasaraylılar pozisyonu açıklıyor ama bakıyoruz sanki ezberden, tek bir metinden çıkmış gibi rakip taraftarlar galatasaray'a çamur atmaya başlıyor. hasan kabze pozisyonu açıklamak zorunda kalıyor, televizyonlar bunu konuşmaya başlıyor. galatasaray'ın eski futbolcuları baskı altında bırakılıyor. halbuki bu ligde eski takımına en çok gol atan futbolcular galatasaray'ın eski futbolcuları. ama kendi eski futbolcularından 1 tane bile gol yememiş takımlar değil, galatasaray baskı altında bırakılıyor.

    *daha sonra baktılar hasan kabze olayı tutmadı durduk yere "galatasaray kırmızı kart görmüyor" haberleri çıkmaya başlıyor. ama aynı anda. çok ilginç bir şekilde birden bire çıkıyor bu konu. galatasaray'ın o güne kadar 1-2 tartışmalı pozisyonu dışında "%100 kırmızı kart" denebilecek pozisyonu da yok. bunu konuşan da yok ama birden bire "galatasaray niye kırmızı görmüyor?" diyerek algı yaratılıyor. takip eden maçta melo sarı kartlık hareket yapınca bunun sonucunda televizyonlar "yahu melo niye kırmızı görmüyor" demeye başlıyor. aynı maçta melo'nun sadece ayağa bastığı harekete avazı çıktığı kadar bağıranlar rakibin görmediği 2 tane kırmızı karta seslerini bile çıkartmıyorlar. çünkü galatasaray 30 hafta kırmızı kart görmemiş, bütün hafta bu konuşulmuş, psikolojik olarak akıl galatasaray'ın pozisyonunu konuşturuyor.

    *sonra geliyoruz gençlerbirliği maçındaki gole. daha önce türkiye liginde hiç kaleci hatasıyla gol yenilmemiş gibi, sanki gençlerbirliği kalecisi dünyanın sayılı kalecilerindenmiş gibi birden bire "maçı sattılar", "şike yapıldı" diye bir çığırtkanlık başlıyor. fenerbahçe balıkesir deplasmanında şut bile çekemezken 30 metreden yapılan ortayı kaleci içeri tokatlıyor, 1 gün zar zor konuşuluyor, ama ters ayakta kalan gençlerbirliği kalecisi için hafta boyunca iftiralar, suç duyuruları havada uçuşuyor. tüm programlar bu mevzuyu konuşuyor, internet sitelerinde bakıyorum herkes tek bir metinden çıkmış gibi "galatasaray şike yaptı" tarzı yazılarla çalkalanıyor. ortada fol yok yumurta yok.

    *gelelim türkiye kupası maçına. burası işte en ilginç bulduğum kısım. bu maçtan sonra olanlar ise benim görüp görebileceğim en yüzsüz serseniş.
    sivasspor maçında galatasaray ucuz bir penatı kazanıyor. galatasaray taraftarının %90'ı pozisyon penaltı değil derken, birden bakıyoruz mevzu "galatasaray kollanıyor"a geliyor. sene başından beri maçlarının çoğunu uyduruk penaltılarla kazanmış fenerbahçe taraftarı tek bir metinden çıkmışçasına "galatasaray sene başından beri kollanıyor" denilerek inanılması güç bir iftiraya maruz bırakılıyor. maçları gözüyle izleyen herkes, buraları takip eden herkes galatasaray'ın sene başından beri hakemleri de yendiğini, galatasaray taraftarının her maç hakem yüzünden çıldırdığını görür. ama sene başından bari hakemlerin ite kaka potada tuttuğu fenerbahçe değil, "galatasaray kollanıyor"a getiriliyor mevzu, algı yaratılmaya çalışılıyor.

    *sonra bakıyorlar aynı hakem, aynı kupada fenerbahçeye karşı aynı uyduruk penaltıdan fenerbahçe lehine de vermiş, bu konu tutmamış; hop "galatasaray aksaray ziyaretinin meyvelerini yiyor"a geliyor mevzu. hapishaneden çıkmak için başbakan'a yapmadığı yalakalık kalmayan aziz yıldırım değil, hükümetin rüşvetçi, tokatçılarıyla el sıkışan fikret orman değil, ama akp ile yakınlığı herkes tarafından bilinen, galatasaray yönetiminin bile haberi olmadan yalakalık yapacağım diye galatasaraylıların bile tepkisini çekecek şekilde galatasaray'ı cumhurbaşkanlığı sarayına götüren abdurrahim albayrak yüzünden galatasaray meyvesini yemiş oluyor bu ziyaretin. o gidilen saraydaki adam da fanatik, gözü kör bir fenerbahçeli. federasyonun başında da beşiktaşlı görünümlü bir fenerbahçe sempatizanı, şikeyi aklamak için maşa olarak gelmiş yıldırım demirören var ama "kollanan", "hükümet tarafından şampiyon yapılmak istenen", "şike yapan" hep ilginç bir şekilde galatasaray.

    sözün özü, son 1-2 aydır galatasaray kazandıkça iftiralar ve saldırılar artıyor.

    şimdi beşiktaş maçında melo en ufak yaptığı harekette hakem tarafından büyük ihtimalle mimlendiği için atılacak, beşiktaş kalecisi hafta içi söylemediği sözleri aklamak zorunda bırakıldığı için bu maçta iyi oynamak ihtiyacı duyacak ve ekstra motive olacak, hakem galatasaray kollanıyor algısı yüzünden galatasaray'a yapılan faulleri 1 kere düşünecekse 10 kere düşünerek, tereddüt ederek verecek. "galatasaray hiç kırmızı kart görmemiş" diyerek galatasaray'a kırmızı kart vermeye meyilli olacak. galatasaray futbolcuları baskı altında kalacak, şike iftiraları yüzünden telaş yapacaklar.

    yapılmak istenen senaryo bu.

    ve malesef bu yüzsüzce yapılan şeyler galatasaray taraftarını oldukça etkilemiş durumda. herkes takımına konsantre olacağına bu iftiracı şerefsizlere laf anlatmakla uğraşıyor.

    kendinize gelin galatasaraylılar. takımınıza bakın. bu takım nerelerden buraya geldi. kimlerle mücadele ederek bu günleri gördü. herkesin 4 yemesiyle dalga geçtiği takım şampiyonluğa, 4.yıldıza yürüyor. takımınıza bakın, onları destekleyin, gerisini allah'a havale edin. herkesin adaleti şaşar, allah'ın asla.

    https://eksisozluk.com/entry/51515188

    --- alıntı ---