• 1
    neden sözlükte tartışılmadığını anlamadığım olay, fenerbahçe tarafı medyası ile beraber sürekli bu kozu oynuyor bize karşı. geçmişte arda turan, fatih terim gibi isimler hedefteydi, şimdi melo ve burak yılmaz hedefte. galatasaraya faydalı olan ne kadar insan varsa, onları itibarsızlaştırmak ve yıpratmak için ellerinden geleni yapıyorlar, maalesef başarılı da oluyorlar.

    türkiyenin en iyi futbolcusu arda turan vasat diye kafalara kazındı, türkiyenin gelmiş geçmiş en başarılı spor adamı fatih terim ''gaz veriyor yea'' kafasına indirgendi, şimdide burak yılmaz tiyatrocu, melo çirkef diye veriyorlar gazı.
  • 3
    16 mayıs 2015 galatasaray gençlerbirliği maçı öncesinde televizyon programlarından tutun da, yazılı ve görsel basını, rakip takım taraftarları da dahil olmak üzere bir algı operasyonuna giriştiler. bizi şimdiden şampiyon yaptılar.

    valla istatistikler falan güzel, fikstür avantajımız ve puan avantajımız var ama birazcık gevşeme de her şey tepetaklak olabilir.

    bazı ergen taraftarlarımız da bu goy goyun peşinde şimdiden rakipleri fazlasıyla rencide edecek hareketlere girişmişler. bir soluklanın bakalım, sabredin 2 hafta daha.

    16 mayıs 2015 galatasaray gençlerbirliği maçında çıkacak olumsuz bir sonuç ya da maç esnasında yenik duruma düşmemiz bizi çok bozabilir. herkes konsantre olsun. avantajımızın farkındayız ama fenrbahçe 2006'da denizli'de, 2010'da kadıköy'de avantajlı değil miydi?

    lütfen bu algı operasyonu tuzağına düşmeyin ve oyuncularımızı ve teknik ekibin konsantre olmasında yardımcı olun.

    (bkz: sen şampiyon olacaksın)

    ama önce,

    (bkz: konsantrasyon)
  • 4
    --- alıntı ---

    üzerinden günlerdir algı yönetimi yapılmaya çalışılan kulüp.

    *ilk olarak kasımpaşa maçında başladı herşey. galatasaray'ın üst üste aldığı galibiyetlerden sonra, baktılar ki galatasaray'ı kimse durduramıyor; mahmut uslu denen zat çıkıp "devre arası çok uzun sürdü, şike var" diye iftira attı. daha sonra gördük ki fenerbahçe'nin maçlarının devre arası galatasaray'ın maçlarından daha uzun sürüyor, ve tekrar öğreniyoruz ki o devre aralarında aziz yıldırım hakemleri, rakipleri tehdit ediyor. ama sesini çıkartan yok. sorsan galatasaray kollanıyor, şike yapıyor.

    *daha sonra galatasaray kazanmaya devam ettikçe konya maçında hasan kabze mevzusu çıkıyor. adamın bariz saçını düzelttiği pozisyon "galatasaray'ın kaçan golüne üzüldü" olarak piyasaya sürülüyor. galatasaraylılar pozisyonu açıklıyor ama bakıyoruz sanki ezberden, tek bir metinden çıkmış gibi rakip taraftarlar galatasaray'a çamur atmaya başlıyor. hasan kabze pozisyonu açıklamak zorunda kalıyor, televizyonlar bunu konuşmaya başlıyor. galatasaray'ın eski futbolcuları baskı altında bırakılıyor. halbuki bu ligde eski takımına en çok gol atan futbolcular galatasaray'ın eski futbolcuları. ama kendi eski futbolcularından 1 tane bile gol yememiş takımlar değil, galatasaray baskı altında bırakılıyor.

    *daha sonra baktılar hasan kabze olayı tutmadı durduk yere "galatasaray kırmızı kart görmüyor" haberleri çıkmaya başlıyor. ama aynı anda. çok ilginç bir şekilde birden bire çıkıyor bu konu. galatasaray'ın o güne kadar 1-2 tartışmalı pozisyonu dışında "%100 kırmızı kart" denebilecek pozisyonu da yok. bunu konuşan da yok ama birden bire "galatasaray niye kırmızı görmüyor?" diyerek algı yaratılıyor. takip eden maçta melo sarı kartlık hareket yapınca bunun sonucunda televizyonlar "yahu melo niye kırmızı görmüyor" demeye başlıyor. aynı maçta melo'nun sadece ayağa bastığı harekete avazı çıktığı kadar bağıranlar rakibin görmediği 2 tane kırmızı karta seslerini bile çıkartmıyorlar. çünkü galatasaray 30 hafta kırmızı kart görmemiş, bütün hafta bu konuşulmuş, psikolojik olarak akıl galatasaray'ın pozisyonunu konuşturuyor.

    *sonra geliyoruz gençlerbirliği maçındaki gole. daha önce türkiye liginde hiç kaleci hatasıyla gol yenilmemiş gibi, sanki gençlerbirliği kalecisi dünyanın sayılı kalecilerindenmiş gibi birden bire "maçı sattılar", "şike yapıldı" diye bir çığırtkanlık başlıyor. fenerbahçe balıkesir deplasmanında şut bile çekemezken 30 metreden yapılan ortayı kaleci içeri tokatlıyor, 1 gün zar zor konuşuluyor, ama ters ayakta kalan gençlerbirliği kalecisi için hafta boyunca iftiralar, suç duyuruları havada uçuşuyor. tüm programlar bu mevzuyu konuşuyor, internet sitelerinde bakıyorum herkes tek bir metinden çıkmış gibi "galatasaray şike yaptı" tarzı yazılarla çalkalanıyor. ortada fol yok yumurta yok.

    *gelelim türkiye kupası maçına. burası işte en ilginç bulduğum kısım. bu maçtan sonra olanlar ise benim görüp görebileceğim en yüzsüz serseniş.
    sivasspor maçında galatasaray ucuz bir penatı kazanıyor. galatasaray taraftarının %90'ı pozisyon penaltı değil derken, birden bakıyoruz mevzu "galatasaray kollanıyor"a geliyor. sene başından beri maçlarının çoğunu uyduruk penaltılarla kazanmış fenerbahçe taraftarı tek bir metinden çıkmışçasına "galatasaray sene başından beri kollanıyor" denilerek inanılması güç bir iftiraya maruz bırakılıyor. maçları gözüyle izleyen herkes, buraları takip eden herkes galatasaray'ın sene başından beri hakemleri de yendiğini, galatasaray taraftarının her maç hakem yüzünden çıldırdığını görür. ama sene başından bari hakemlerin ite kaka potada tuttuğu fenerbahçe değil, "galatasaray kollanıyor"a getiriliyor mevzu, algı yaratılmaya çalışılıyor.

    *sonra bakıyorlar aynı hakem, aynı kupada fenerbahçeye karşı aynı uyduruk penaltıdan fenerbahçe lehine de vermiş, bu konu tutmamış; hop "galatasaray aksaray ziyaretinin meyvelerini yiyor"a geliyor mevzu. hapishaneden çıkmak için başbakan'a yapmadığı yalakalık kalmayan aziz yıldırım değil, hükümetin rüşvetçi, tokatçılarıyla el sıkışan fikret orman değil, ama akp ile yakınlığı herkes tarafından bilinen, galatasaray yönetiminin bile haberi olmadan yalakalık yapacağım diye galatasaraylıların bile tepkisini çekecek şekilde galatasaray'ı cumhurbaşkanlığı sarayına götüren abdurrahim albayrak yüzünden galatasaray meyvesini yemiş oluyor bu ziyaretin. o gidilen saraydaki adam da fanatik, gözü kör bir fenerbahçeli. federasyonun başında da beşiktaşlı görünümlü bir fenerbahçe sempatizanı, şikeyi aklamak için maşa olarak gelmiş yıldırım demirören var ama "kollanan", "hükümet tarafından şampiyon yapılmak istenen", "şike yapan" hep ilginç bir şekilde galatasaray.

    sözün özü, son 1-2 aydır galatasaray kazandıkça iftiralar ve saldırılar artıyor.

    şimdi beşiktaş maçında melo en ufak yaptığı harekette hakem tarafından büyük ihtimalle mimlendiği için atılacak, beşiktaş kalecisi hafta içi söylemediği sözleri aklamak zorunda bırakıldığı için bu maçta iyi oynamak ihtiyacı duyacak ve ekstra motive olacak, hakem galatasaray kollanıyor algısı yüzünden galatasaray'a yapılan faulleri 1 kere düşünecekse 10 kere düşünerek, tereddüt ederek verecek. "galatasaray hiç kırmızı kart görmemiş" diyerek galatasaray'a kırmızı kart vermeye meyilli olacak. galatasaray futbolcuları baskı altında kalacak, şike iftiraları yüzünden telaş yapacaklar.

    yapılmak istenen senaryo bu.

    ve malesef bu yüzsüzce yapılan şeyler galatasaray taraftarını oldukça etkilemiş durumda. herkes takımına konsantre olacağına bu iftiracı şerefsizlere laf anlatmakla uğraşıyor.

    kendinize gelin galatasaraylılar. takımınıza bakın. bu takım nerelerden buraya geldi. kimlerle mücadele ederek bu günleri gördü. herkesin 4 yemesiyle dalga geçtiği takım şampiyonluğa, 4.yıldıza yürüyor. takımınıza bakın, onları destekleyin, gerisini allah'a havale edin. herkesin adaleti şaşar, allah'ın asla.

    https://eksisozluk.com/entry/51515188

    --- alıntı ---
  • 5
    galatasaray taraftarının transfer sezonu açıldığında bir kaç isme gösterdiği tepkiyi anlayanların gerçekleştirdiği olaydır. her gün galatasaray'ı karıştırmak için onlarca isim gazete ve internet aracılığıyla piyasaya sürülüyor ve galatasaray taraftarının da bunlara inandığını çok rahat gözlemleyebiliyoruz. en basitinden sözlükte görebilirsiniz bu durumu.

    oyuna gelmeyin her şeyin netleşmesini beklemenizi tavsiye ederim.
  • 9
    hamza hamzaoğlu ve başkana kızıyoruz, kızıyorum ve de haklıyız ama fenerbahçe için deli gibi yapılan algı operasyonunu görmemek için kör olmak lazım.

    ben hiçbir zaman fener şunu aldı biz şunu alamadık demedim çünkü başından beri biliyorum ki fenerbahçe'ye yazılan oyuncuların yüzde 80 i yalan.

    ve son duruma bakıldığında guarin, luiz adriano, tevez, robin van persie transferleri yalan oldu. hala bir nani lafı dolaşıyor ortada. nani'yi alabilirler yalnız verdikleri rakamları görünce keşke alsalar diyorum.

    aziz yıldırım taraftarını çok iyi tanıyor.
  • 11
    hamza hocanın kadroda düşünüyorum dediği adamların birçoğunu satmak için fiyat artırmak amacıyla söylediği açıktır. artık bizim baskımızla mı yoksa başından beri mi böyleydi bilmiyorum ama açıkçası linç edilmekten korksam da ben az önce aslanstatistics'in yazdığı cüneyt tanman'ın sözlerini okuyunca içim rahatladı ve bu algı operasyonu işinin ne kadar kuvvetlice yapıldığına inandım. twitterda bir arkadaş da yazmıştı sanırım biz tepkimizi kuvvetlice gösterdik. artık passat,tüpçü vs bilimu medya kanalının yaptığı algı operasyonuna gelmeyelim. adamlar yalan haberde inanılmaz boyutlara ulaşmış durumdalar. en azından transfer döneminin biraz daha netleşeceği günlere kadar sakin kalıp yönetime istemediğimiz değil istediğimiz şeyler üzerinden baskı yapmanın vaktidir. zira istemediğimizi söylediklerimizin çoğunun yalan olduğu çok bariz. ben herşeye rağmen cüneyt tanman'ın bu kadar kör yada futbol cahili olduğuna inanmıyorum.aziz yıldırım 2 -3 haftadır çifte kupa coşkumuzu bastırmak için var gücüyle çalışıyor,alıştık artık bu oyunlara.
  • 13
    aziz yıldırım'ın var gücüyle çifte kupa coşkumuzu baltalama işlemine çok da alışmadığımızı gösteren durum. 2 haftadır bütün taraftarımız çok gergin ve bu algı operasyonu işe yaradı. hatta çoğu taraftarımız yöneticileri ve hocayı istifaya davet etti. gerçi bunda hocanın açıklamalarının katkısı büyük ama yine de biraz daha sakin ve akil davranmamız gerekiyor. kısacası onların istediğini vermeyelim.
  • 16
    galatasaray taraftarı üzerinde başarıyla uygulanan operasyon. futbolcusunu taraftarına, taraftarını futbolcusuna düşman edebilirler. ve bunu yaparlarken aracı olarak kullandıkları trolleri biraz siyasi görüş ekleyerek, biraz ortama paralel hareket ederek rahatlılıkla kendisine inanan saf taraftarı bulabilir. şayet bir takımdaki en başarılı isimler hedef tahtasına konuyorsa orada algı operasyonunun kralı yapılıyor demektir.
  • 17
    vıcık vıcık bir terim. şimdi yazacaklarım renkdaş kardeşlerime hitaben değil bu kifayetsiz terimi kullanıp dilimize yerleştiren çapsız ve cahil siyasetçiler için.

    ekşi sözlükte bir başlık vardı. türkiye' nin tam bir kezban olması diye, gerçekten öyleyiz. her bir boku derin derin düşüneceğiz. liseli çocuklar masonluğun bütün sırlarını çıkartmış, kahvelerdeki dayılar ise bütün gizli istihbarat örgütlerinin sırlarını biliyor sanıyor kendini. hal böyle olunca başın sıkışınca halka sallayacak kelime bulmak zor değil. itibar suikastı, algı operasyonu, darbe girişimi, büyük resmi görmek, ermeniler bayram yapıyormuş, yahudilerin oyununa geldiniz. başımdan aşağıya kaynar sular dökülüyor yemin ediyorum bu lafları duyunca.

    algı operasyonunun sözlük tanımına göre adım adım gidelim.

    burak yılmaz için medya tarafından yapıldı ve bizde yedik deniliyor. bak şimdi güzel kardeşim. eğer tek forvet oynacaksan ve rakip sahaya yereşmek gibi bir oyun felsefen varsa, forvetinin mutlak suretle arkasında oynayan oyunculara servis yapması, boşluk yaratması ve pas opsiyonu olması gerekir. bunların dışındaki özellikler ise ekstraya girer. bakıyorsun burak yılmaz' a en büyük silahı defans arkasına koşuları. pas opsiyonu olur mu? hayır. arkasındaki oyuncuları besler mi? hayır. bu durumda burak yılmaz' ı istememek nankörlük yada birilerine oyununa gelmişlik değildir. aynı zamanda burak yılmaz' ın kötü olduğu anlamına da gelmez. burak yılmaz net ve kesin olarak bizim sistemimize uygun değil. bunun algı operasyonuyla alakası yok. burak yılmaz yerine podolski alınacaksa yine alınmasın derim. çünkü podolski' de aynı şekilde burak yılmaz gibi bizim en ilerideki oyuncumuz rolünü oynayamaz.

    ikinci olarak gaza gelmiş taraftar yada transfer taraftarı diye bir yafta var. bak güzel kardeşim. sen delikanlı gibi çıkıp şu kadar borcumuz var o yüzden mütevazi bir transfer sezonu geçireceğiz dersin. peşinede yeni sağ bek çok maliyetli olur o yüzden al sabri sana 1 milyon euro, yedekte malesef tarık çamdal olacak dersin. eyvallah deriz ama gidip sabri' ye alakasız bir zam yapıştırırsan kimse senin samimiyetine inanmaz. kadronda adam akıllı sağ açığın, forvetin, sağ bekin, melo' nun alternatifi yokken sen gidip selçuk inan, wesley sneijder, hamit altıntop ve emre çolak' tan oluşan hatta hatta büyük ihtimal seneye yine izlemek zorunda olduğumuz yekta' nın olduğu bölgeye bilal kısa' yı alırsan yine kimse senin param yok edebiyatını siklemez. işte kapı işte sapı! bunun neresi algı operasyonu?

    üçüncü olarak aydın yılmaz meselesi. senede 5 maç oynamayan istisnasız bütün taraftarın gönderilmesi konusunda hem fikir olduğu aydın yılmaz' la sözleşme yenilemeyi düşünüyoruz dersen, hele hele sözleşme yapıp başakşehir' e kiralacağız gibi beyin yakan projelerin varsa insanlar sana komisyoncu yada birilerinin maşası yaftasını yapıştırırlar. bunun için ne çeşit bir algı operasyonuna gerek var ki?

    memleketin özeti budur işte. sene 2011 kpss sınavında çoğu akraba 350 kişi tam puan yapmış. kopya çekildiğini görmek için orta zeka sahibi olmak yeter ama durum öyle değildi. algı operasyonuna kurban gittiniz, resmin büyüğünü göremiyorsunuz, muhafazakarları çekemiyorsunuz diye her allahın günü ekranlarda kafa ütülendi. sene 2015, çıkarlar ters düşünce o 350 kişi için soruşturma başladı. ozaman kopya olduğunu açık açık dile getirenler şimdi paralellle iş yapmakla suçlanıyor ve yine algı operasyonunu yemiş olarak yaftalanıyor. başka sözüm yok hakim bey.