• 2
    bugünkü programda hıncal uluç'un lig tv'ye cok saglam giydirdiği programdır. ayrica diğer kanallardaki adeta şike sorusturmasındaki savunma avukatlarının şov ve meydan okuma programına dönüşen leş programlar düşünüldüğünde zamanında izlenmese bile kanalın sitesinden kesinlikle bulunup tekrarı seyredilesi program. katılımcıları şike sürecine cok net ve eveleyip gevelemeden tepkisini ortaya koymaktadır.
  • 7
    şu an kemal belgin tam da benim dün yazdığım noktadan vurdu aziz'e. (bkz: #1859840)

    hatta stüdyoya çürük raporunu da getirmiş aziz'in. bizim koca yönetimde şunu kimse düşünemiyor, ona yanıyorum. "alex şöyle dedi, böyle dedi...", size ne alex'ten? bir saat sonra açıklama yaptı göt gibi kaldınız işte. "it, iti ısırmaz" lafını hiç mi duymadınız? sana sahtekar diyen aziz'se askerlikten girersin olaya aklı evveller.

    ulan allah cezanızı versin be. bu kadar aciz, akıldan uzak yönetim olamaz. köy bakkalı kafasıyla wal-mart yönetmeye çalışıyorlar.
  • 8
    https://www.youtube.com/watch?v=4p2I9BnZ01U

    bu haftaki (8 şubat 2016) program tek kelimeyle arşivlik olmuş.

    aziz'in antalyaspor maçı sonrasındaki hezeyanlarına kemal belgin çat çat çat geçiriyor programın başında ve diyor ki "kanıtlı, belgeli şike arıyorsan 8 nisan 1951 beşiktaş fenerbahçe maçına bak!"... ve de o maçta yaşananları detaylarıyla çok güzel bir şekilde hatırlatıyor. goca reyiz* de kendisinin o maça kadar fenerli olup o maçtaki şike yüzünden galatasaray'ı tutmaya başladığını anlatıyor.

    izleyin, izlettirin hatta indirip bir köşede saklayın.
  • 9
    6 ağustos 2016 tarihindeki programın tekrarını youtube'dan izledim. dayanamadım içimi dökmek için yorum kısmına yazdım. bir kişi bile okumayacak o yüzden buraya aynısını yazmak istedim.

    "bu adamların görüşlerine çok saygım var ancak şu yabancı sınırlamasına baktıkları açıyı bir türlü anlayamıyorum. arkadaş, bizim milli takımlarımız (basketbol ve futbolu) yabancı sınırlamaları önceleri de kötüydü. alt yapılar o zamanlarda kötüydü. futbolda, yabancı sınırlaması öncesinde (1 veya 2 sene) yapılan bir araştırmada türkiye'de oynayan türk pasaportlu sporcuların %65'i yabancı alt yapıdan çıkmış.

    siz alt yapıları adam edin oynarlar. ülke sporu genç oyuncuyu oynatmaya meyilli olsun oynarlar. bırakın yabancı yerli fark etmeksizin herkesle yarışsınlar. nerede oynayacaklar? yurt dışında oynayacaklar. bakın hiç beğenilmeyen emre öyle veya böyle depor'a gitti. hem de hiç bir zaman düzenli olarak parlak performans vermeyen emre. bakın salih, adam akıllı oynamadan 2 sene roma'ya gitti. oynadı, oynamadı o başka konu. ama roma adam akıllı oynamayan salih'e yatırım yapma riskine girdi. bakın enes ünal'a, sırf alt yapı performansıyla manchester city 10larca yatırım yaptığı gençlerden birine ekledi bu oyuncuyu.

    sizin spor kültürünüz yok, altyapı kültürünüz yok, antreman dizgesi spora uygun değil, antrenman yeterliliğiniz uluslararası çapta geri kalmış. havuzu daraltmak ve paraları şişirmek mi milli takımlara iyi gelecek.

    almanya'ya bakın takımlarda kaç tane alman var. ispanya'ya, portekiz'e, belçika'ya. bu liglerde kaç tane altyapı ürünü oynuyor. sizin spor kültürünüzün ve planınızın üretiminin sonucunda bu oyuncular süre alabiliyorsa bir şey yapıyorsunuz. bunun dışında yabancı sayısı tamamen bir göz boyamadır. başka bir şey değil."
  • 14
    bu programa katılan üç dinazor, orta çağdan kalma üç sıyrık 5 ağustos 2018 galatasaray akhisar maçında cüneyt çakır’ın verdiği sarı kartı doğru buldular. bunlara güler misin ağlar mısın şimdi? peki gerekçeleri neymiş biliyor musunuz?

    hıncal (türk futbolundan alıyor hıncını) uluç diyor ki bariz gol şansı yorum işidir bu nedenle hakemin taktirine bırakılmıştır. cücü de böyle taktir etmiştir. ben de ona katılıyorum diyor. ya dedeciğim allahını seversen git yat, gez, viskini iç ama lütfen futbola karışma. insanların kafasını karıştırma. sahanın içine karışma. allahını seversen karışma. bariz gol şansı nedir onu bile bilmiyorsun be adam. bir futbolcu topu kontrol etmişse ve kaleci ile arasında rakip yoksa bariz gol şansı mutlaktır. bunun taktiri olur mu? güldürme insanları.

    tamer güven ile kemal belgin’in gerekçesi daha da komik. neymiş efendim kademede bir futbolcu daha varmış. tüh size diyeceğim de yaşınıza bakarak vaz geçiyorum. cahil dinazorlar, fifa diyor ki rakibin kademede sayılması için düşürülen oyuncu ile aynı hizada olması ya da topa ondan daha yakın olması gerekir. bu pozisyonda vrsajevic en az iki adım geride rodrigues’ten. hadi beyniniz sulandı, gözlerinizde mi kör.

    bunlar gibi koltuk işgalcisi dinazorlar, türk futbolunun içine tükürüyorlar. allak bullak ediyorlar hakemlerin kafalarını ve sonuçta alemi bize güldürüyorlar. sizi de sizi programa çıkaranları da allah’a havale ediyorum.

    ben bu pozisyonun bizim maçımızda olmasına seviniyorum. biz bu pozisyonun ekmeğini yemek için uğraşmayız. eğer kuşların maçlarında olsaydı bir sezon boyunca istismar ederlerdi bu kararı. bütün türkiye duysun ki, bu ve bunun gibi pozisyonlarda bariz gol şansı mutlaktır ve hakemin taktir hakkı yoktur, top kontroldedir ve kademede kimse yoktur. kırmızı karttır nokta...
  • 19
    başından sonuna kadar olumlu bir şey konuşulmaz. zerre kadar ciddiye almadan kulak tırmalasın diye atıştırmalık gömerken açabilirsiniz mesela.

    program açılır ama asıl açılışı hıncal yapar. önce herkesin düşündüğünün aksine nasıl bir "haftanın olayı" bulunabilir sorusuna yanıt verircesine u15 judo milli takımının kiev'de aldığı bronz madalyadan falan bahsedip bunu niye manşetten basmadınız diye gazetelere çakar. devamında kemal belgin voleybol'dan falan girebilir. güven futbol dışında bir şey konuşmaz.

    ikinci sekansta hıncal eline bir gazete çıktısı alıp skor taraftarlığından ve artık 40 yaş üstü birkaç insanın okuduğu gazetelerde oyuncuları puanlamak için verilen yıldızlardan girer. devamında kemal onu onaylar ve biraz fener eleştirisi yapar. "bakın bu dediğimi yazın bir kenara" demeden bitirmez.

    ilerleyen dakikalarda hıncal bizim takımın iyi oynayıp kazandığı bir maç ise bizim takımı eleştirir. kaybetmişsek yine eleştirir. az buçuk oynayıp kaybetmişsek belki över. skor taraftarı olmadığını kanıtlar. fb derbisi varsa fark yiyeceğimizi, eğer yoksa da herkesin zaten bizi 5'lik yapabileceğini söyler. programın moderatörü programdaki diğer herkesi olduğu gibi hıncal'ı da onaylar.

    en sevdiğim bölüm ise vasat anadolu takımı ve oyuncularına övgü. her sezon üç beş maç parlayan bir anadolu takımının yerli-yabancı oyuncusu övülür de övülür. "bu adamı koy 3 büyüklere, banko oynar, transfer yapmayı bilmiyorsunuz" denilir. o oyuncular 3 büyüklere gelir ve hiçbir zaman sandıkları gibi oynayamaz.

    futbola dair konuşulanlar tamamen yüzeyseldir. "bizim 68 yılında oynayan cemil vardı, verdin mi atardı abi, forvet öyle olur" tadında taktik yorumlar döner. fener'e bir kanat lazım abi kanatlar işlemiyor gibi yorumlarla devam edilir.

    hıncal'ın eleştirdiği ve devamında 3 ila 5 saniye arasında sessizlik yaşanan bir konuda diğerleri pek aksi görüş belirtmez, onaylarlar. nadir de olsa tartışma çıkar. kemal ve hıncal hollandalı hocalar üzerinden ve bir de hıncal ile güven şenol'un korkak olup olmadığından tartışırlar.

    programın sonunda herkes konuşulmayanı konuşmuş olmanın gururu ile el sallar ve biter.
  • 20
    24 aralık 2019 tarihinde yayınlanmış bölümü efsane olan spor programı. hıncal uluç ile kemal belgin çift vurup tek saydılar zorlu kardeşliğine. ilk defa bu kadar eğlendiklerini gördüm. güven taner ise yine bildiğiniz gibi "aman ağzımızın tadı kaçmasın ali rıza bey" modunda takıldı.
    https://www.youtube.com/watch?v=emArm6Njkrs

    özellikle burada fena kopuyorlar: https://youtu.be/emArm6Njkrs?t=3813