2026-27 Hazırlık Maçı
21:00 Ali Sami Yen Spor Kompleksi Rams Park
1 - 2
Özeti İzle
  • 172
    takım orta sahaya takviye istiyor, peki neden? çünkü oyun hızlandı. senin orta sahanda torreira da sara da yavaş; tempodan bahsetmiyorum, geçiş savunamıyorlar. biri mutlaka topla da topsuz da süratli olmalı ki ngaha girince gösterdi bazı şeyleri. ngaha’ya kalacaksa bu sezon kalsın. şampiyonluk gitse bile 30-40 milyonluk oyuncu kazanırız.

    ha yok, "amacımız şampiyonluk" diyorsanız hemen reijnders ve 10 numara indirin. bir zahmet çoluk çocuk olmasın; ayoze pérez tadında bir adam dahi olur, yüksekten uçmaya gerek yok.

    birçok kişi kızacak bana biliyorum ama şu barış alper’in bekini takip etmeyişlerinden öylesine bıktım ki bu maçla “gelsin ya leao” dedim. en azından tıkı tıkı bir-iki iş yapar, yapamazsa da şanımız yürüsün… biraz sinirliyim kabul ama takımda "şusu var ama busu yok" gibi defolardan sıkıldım. herkes işini yapacak arkadaş!

    futbol bir takım oyunu, bu takımın 6 ve 8 numaraları belli değil. eldekilerden iyi bir ikili çıkmaz. bence ngaha - lemina oynar son tahlilde ama çok iyi bir 10 numara eklemesi gerekir. barış gidecekse başka bir senaryo gerekir, belki daha farklı 8 ve 10 numara gerekecek.

    futbolda oynanan oyunun tavanını sahadaki oyuncuların seviyesi belirler. bizim takımda ortalama seviye fener'in ve şampiyonlar ligi'nin altında. davinson oynadığında torreira ve sara daha iyi gözüküyor zira davinson hem hızı hem gücü hem agresifliğiyle derinliği müthiş sağlıyor. ancak sadece davinson'un ayağına bakmamalıyız. milli takımı dünyanın öbür ucunda; şampiyonlar ligi, lig ve milli takım derken adamın kasları takır tukur edecek bir yerde...

    açıkçası transfer sezonunun sonunu beklemek saçma değil. atıyorum son gün, pek olası görünmese de bruno ihtimali %1 bile olsa beklerim. u23 sürecini ona göre belirleyeceksek yine sorun yok. lakin; son gün ya da ilk gün fark etmez, bu takımın as kadrosunda sallai, davinson, abdülkerim, eren (jakobs), sané, barış ve osimhen oynar. 6-8-10 numaraları ise bölük pörçük oyunculardan oluşuyor. buraya net transfer düşünürken barış'ın gidip kalacağını da değerlendirmek gerekiyor. ateşten gömlek gibi dursa da bir yandan da çok zor değil. bak fener'e, sağ kanada lönk greenwood indirdi, stopere lönk ake indirdir ve iki transferle takım rahatladı. öyle uzun uzadıya süreye de gerek yok. tekrar belirtiyorum. futbol takım oyunu elindeki oyuncuların seviyesi ve uyumu bir çok şeyi değiştirir. belki bir oyuncu takımı şampiyon yapamaz ancak bazen de bir oyuncu diğer 10 oyuncunun daha iyi oynamasını sağlar. bu nedenle transfer sezonunda "en iyisi olsun" mantığını anlıyorum. lesley tadında adam da istemiyorum. gelecekse üst seviye adam gelsin. zaten elimizde bir sürü ortalama adam var...

    tek ihtimal var: okan buruk'un yine şapkadan tavşan çıkarması. umarım olur ve 5 sene üst üste şampiyonluk serisini yakalarız. ben bugün bu maçla inanmam ama inancımı da yitirmem. transferin son günü ve fenerbahçe'nin şampiyonlar ligi'ne kalıp kalmaması gerçek süreci gösterecektir.

    şu anda durum vahim... :(
  • 173
    ucunda puan olan bir maç olsaydı muhtemelen bir torba gol yiyeceğimiz müsabaka.

    villareal takımı maç boyu her pozisyonda patır kütür girişse de en azından skor olarak bir önde kalıp durma nezaketini göstermeyi başardı.

    çok değil 3 ay önce karaborsada en kıytırık yere 40-50 bin liraların konuşulduğu, milletin 1 hafta full time bilet arayıp da bulamadığı stadın yarısı kapalı halinin de yarısını anca doldurabildik.

    üstelik normal sezonda asla görülmeyecek kadar düşük fiyatlara ve karşıda da şampiyonlar ligi takımı olmasına rağmen...

    bunun sadece bir sebebi yok elbette ama en önemli sebebi yönetimsel beceriksizlikler.

    bu ülkede tüm derbileri fifa kokartsız bir hakem yönetti geçen sezon. kağıt üzerinde ciddi maç diye fifa kokartlı hakem istenmesi bir yere kadar mantıklı ama senin hocanın bile sezon içinde defalarca eleştirdiği hakem mi lazımdı illa ki?

    daha bismillah santranın üstünden dakika geçmeden "eliyle topu durduruyor" yüzeyselliğinde bakarsak net ama güncel kurallara göre destek eli olarak değerlendirilmesi gereken bir pozisyonda penaltı.

    hoca önce alkışlayarak tepki gösterdi, sarı kartı gördü. sonra alkışa devam etti, belki bi'şeyler de söyledi ve kırmızıyı gördü.

    bir hazırlık maçında hocana bu cinnetti geçirtmeye değer miydi gerçekten?

    o penaltı da, hocaya kart göstermeler de kişiseldi zaten. herif inada bindirip rapor tutar pfdk'ya sevk ettirirse uğraşıp durursunuz artık.

    daha kendi stadındaki hazırlık maçında adil yönetim sağlattıramayan bu yönetim, takıma gerekli takviyeleri yapmayan bu yönetim.

    yazmaktan sıkıldık ama iş dönüp dolaşıp sosyal medyadaki "hiç tanışmadığın bir grup zengin adamın hayatını mahvetmesi" goygoyuna dönüyor.

    gerek yok...

    maçın bizim adımıza tek mantıklı hamlesi saçma sapan defans hattıyla başlamaktı. abdülkerim bardakcı davinson sanchez ikilisi bütün sezon dakika kaçırmadan sahada olamayacağı için, eğer elimizde bir tane daha doğru düzgün stoper olmazsa elimizdeki alternatif bu...

    belki de "yönetime siper oluyor" diye eleştirilen hoca böyle bir imdat çığlığı atmaya karar verdi.

    villareal biraz kafaya taksaydı bu çığlık duymayan kulaklarda bile yankılanacak hale gelebilirdi.

    onun dışında sahada 11 adam vardı. ne bir bağlantı, ne bir senkron, ne planlanmış bir aksiyon...

    belli ki sezon başında epey türbülanslı gireceğiz. eylül-kasım arası da yoğun tempodan dolayı, artık klasikleşen aralık-ocak buhranımızı daha erken yaşayacağız.

    ligde şampiyonluk ihtimali olan takımlar da sezonu erken açıp form tuttukları için kasım-aralık gibi düşüşe geçecekler.

    oraya kadar kaç puan farkla geride kalabilirsek, bu sezonun hikayesi de o olacak.

    tabi biz komple dağılmamayı becerirsek...
  • 176
    bu maç, bizim iki temel problemimizi ortaya çıkarması açısından mühimdi: geriden pasla çıkarken rakibin presini kıramıyoruz, biz rakip sahada baskı yaparken rakip presimizi çok kolay kırıyor.
    geriden pasla çıkarken genelde torreira üzerinden ilk topları oynuyoruz. her rakip bunu çözdüğü için top torreire'ya geldiğinde onu döndürmüyor, torreira da topu sağlıklı kullanamıyor. burada tek hata torreira'da değil tabi. diğer oyuncuların da ona yakın olması lazım ve hareketli olmalılar. dün 55. dakikada villarreal oyuncuları adeta 5'e 2 oynayarak çıktılar baskıdan. ispanya milli takımının yaptığı gibi. belki milli takımda hiç oyuncuları yok ama bu kültür tüm ülkeye sirayet etmiş.
    maçı anlatan alp özgen'in iddia ettiği gibi biz pres takımı değiliz bence. bu işin ehli gasperini ise onun yaptırdığı gibi pres yapamıyoruz. ön alanda presi başlatacaksak adam adama eşleşmeyi bulmalıyız. kimin kime hangi anda basacağı belli olmalı. bizde bu işler biraz spontane oluyor maalesef. evet, zaman zaman pres yapıp top kazanıyoruz ama bu çoğu zaman rakibin hatası oluyor. ilerideki presimiz çabuk kırılınca da geride metrelerce boşluk kalıyor. ikinci golde bunu yaşadık dün. torreira'nın presi kırıldı, kendisi geriye koşamadı. o kadar mesafeyi koşamazsınız da hele hazırlık maçında.
    bunun çözümü transfer midir, emin değilim. belki de stratejiyi değiştirmek lazımdır. zaten sporda siz bir tez üretirsiniz, rakibiniz antitez üretir, siz o antiteze karşı bir tez daha üretmelisiniz. yoksa rakip sizi çöze eninde sonunda. bu durum 90 dakikalık bölüm için de geçerlidir, bir sezon için de, bizim gibi 3-4 sezonluk bölüm için de. mesela merkezden torreire ile değil de sola kaydırdığınız sara üzerinden çıkarsınız. gayet iyi oynadığımız kadıköy'de 0-0'lık maçta kerem demirbay'ı sola kaydırıp onun üzerinden oyun kuran da okan hoca idi. mesela adam adama baskı yapamıyorsak, üçüncü bölgede değil ikinci bölgede baskı yaparız. hem geride daha az boşluk bırakırız, hem de rakibin arkasına sane, barış gibi koşucu oyuncularla daha kolay sarkarız.
    demem o ki çözüm sadece transfer değil, okan hoca buralara çalışsa yine başarılı olabiliriz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın