• bir kaç densiz, ahlaksız, akılsız, saygısız, aile terbiyesinden ve insanlıktan yoksun terbiyesiz bu sitede şöyle bir habere imza atmıştır:
    http://www.zaytung.com/haberdetay.asp?newsid=7460
    özetle diyor ki, alman ampute milli takımı sakatlıklardan çok çekiyormuş da takımın forvet oyuncusu (kanımı en çok donduran nokta buydu) "bacağım kopsa da oynarım" demiş.

    normalde kendince şaka haberler yapan bir sitenin 1 nisan şakası mı acaba bu? midem bulandı okurken, bu ne allah aşkına? lan siz hiç mi insanlıktan nasibinizi almadınız, insanların hastalıklarıyla ve sakatlıklarıyla dalga geçilmeyeceğini kimse mi öğretmedi size? senin sitene gülmek için gelen bir engellinin bu haberle ne hale geleceğini düşünemeyecek kadar mı gerizekalısın? illa bu insanları rencide etmemek için annenin, kardeşinin ya da bizzat kendinin aynı derde sahip olması / olman mı gerekiyor? adamın hayatının karardığı nokta üzerinden kendince komik olan şakaları yapmak kolay tabii, ben senin dalga geçtiğin insanlarla aynı sıkıntıda olanların ne yaptığını söyleyeyim: bizim engelsiz aslanlarımız alınmadık kupa bırakmayarak bizim ve türkiye'nin gururu oldular. senin kırk yıl geçse de kıçını dayadığın yerden beceremeyeceğin bir şeyi yaptılar. senin gibi alın kiri kırk yıl geçse de çıkmayacakken, bu alnımızın akı insanlar kırk yıl geçse de aklımızda kalacak bir başarıya imza attılar. senin için zor tabii anlaması, aynen devam et. kanser hastaları da nevruz ateşine hastalıklı bölgelerini tutarak 1500 yıllık bir geleneği devam ettirip dertlerine çare aramışlar, ne kadar komik öyle değil mi?

    belalı entryse belalı entry, silinirse düzeltirim.
  • --- alıntı ---

    kasımpaşaspor, sırasıyla güvenç kurtar, samet aybaba, hikmet karaman, ziya doğan ve tekrar yılmaz vural dönemine hazırlanıyor

    http://www.zaytung.com/...simpasaspor-flow.jpg

    ligin başlaması ile beraber üst üste başarısız sonuçlar alan kasımpaşaspor'da teknik heyet ile ilgili spekülasyonlar artmaya devam ederken, kulübe yakın kaynaklardan gelen bilgiler yönetimin büyük bir operasyon hazırlığında olduğunu gösteriyor. yerel bir gazete olan kasımpaşa ekspres'in haberine göre; yılmaz vural ile yollarını ayırmaya hazırlanan kasımpaşaspor'da teknik direktörlük koltuğuna sezon sonuna kadar sırasıyla güvenç kurtar, samet aybaba, hikmet karaman, ziya doğan ve en son tekrar yılmaz vural oturtulacak.

    kulüp üst üste beyaz sayfalar açacak

    yılmaz vural yönetiminde yeni sezona takım içindeki bazı sıkıntılarla başlayan ve ligde henüz galibiyetle tanışamayan kasımpaşaspor'da, yönetimin kötü gidişe dur demek için teknik direktör değişikliğine gideceği bildirildi. kasımpaşa ekspres isimli bir yerel gazetenin spor muhabirliğini yapan öztürk miraç saral'ın imzasını taşıyan haberde, yılmaz vural'ın yerine sezon sonuna kadar çalışacak yeter sayıdaki teknik direktörle ve yılmaz vural'la yönetimin her konuda anlaştığı belirtildi.

    konu ile ilgili olarak ulusal basına da bilgiler veren kasımpaşa ekspres spor muhabiri öztürk miraç saral, lacivert beyazlıların bu sezon sık sık beyaz sayfa açarak ligde kalmayı hedeflediğini açıkladı. gazetecilik etiği gereği bu bilgileri nereden aldığını söyleyemeyeceğini ifade eden genç muhabir, "kulübe en yakın kaynak kimse, onun bizzat verdiği bilgiler bu şekilde. belki kulağa garip gelse de, kasımpaşaspor yönetimi bu konuda çok ciddi. ismi geçen teknik direktörlerin hepsi prensipte evet demiş durumda. ilk etapta, takım ligin tecrübeli hocalarından güvenç kurtar'a emanet edilecek. kulüp, futbolcuların yeni hoca geldi diye gaza gelmesinden çok umutlu. en azından güvenç kurtar'ın oturtmaya çalıştığı sistemin işlemeyeceği anlaşılıncaya kadar puanları böyle böyle, leblebi gibi toplamak niyetindeler. sonrası da malum, teknik direktör sirkülasyonu sayesinde takım içindeki dinamizmin sağlanması, heyecanın hep üst düzeyde tutulması amaçlanmış besbelli ki..."

    kasımpaşa'da kimsenin puan kaybına tahammülü yok

    kendisinin de doğma büyüme kasımpaşa çocuğu olduğunu vurgulayan öztürk miraç saral, yıllardır yaşadığı semti daha önce bu halde görmediğini ve kasımpaşalıların adeta barut fıçısı olduğunu kaydederken, sözlerine "semtte, kulüpte, oyuncularda olsun kimsenin puan kaybına tahammülü yok inanın. herhangi bir puan kaybında neler yaşanabileceğini bilemiyorum fakat feci şeylerin olmasından korkmuyor değilim... çalışacak her teknik direktöre yaklaşık bir aylık bir süre düşüyor; yol haritası çizilmiş durumda. devre arasında sırf ziya doğan için ayman abdulaziz dahi getirtilecek. bundan sonra iş bütün teknik direktörlere ve futbolculara düşüyor." şeklinde devam etti.

    son olarak, yönetimin kurt hoca yılmaz vural'ı unutmadığını da hatırlatan saral, "belki de kasımpaşaspor, ligin sonunda çok az kulübün gerçekleştirebileceği bir şeyi yaparak, sezonu lige başladığı teknik direktör ile bitirecek." dedi ve ekledi: "bize söylenenler, saygıdeğer teknik direktörlerimizle kısa bir süre içerisinde toplu imza töreni yapılacağı ve anlaşmaların 1 ay + 5 yıl opsiyonlu olacağı yönünde. bu tabloya bakınca, kasımpaşaspor yönetiminin teknik direktörlerin başarılı olmaları halinde uzun vadeli planlar yapmak istediği de rahatlıkla söylenebilir..."

    --- alıntı ---
  • --- alıntı ---

    bursaspor'un şampiyonlar ligi'ndeki ilk golünü kimin atacağını bu hafta da bilen çıkmadığı için, büyük ikramiye bir sonraki maça devretti...

    --- alıntı ---

    --- alıntı ---

    beşiktaş taraftarının quaresma aşkı, yerini karşılıklı sevgi saygıya bıraktı...

    --- alıntı ---

    --- alıntı ---

    mesut özil, futbolculuğunu eleştiren üniversite öğrencisinin okuldaki notlarını basına açıkladı

    http://www.zaytung.com/fotos/ozil.jpg

    ortaya koyduğu futbolla kısa süre içerisinde real madrid'in vazgeçilmezlerinden olan türk asıllı alman futbolcu mesut özil, şampiyonlar ligi'nde milan ile oynayacakları maç öncesinde düzenlediği basın toplantısında oldukça çarpıcı açıklamalarda bulundu. toplantıda "buyrun, beni real madrid'e yakıştıramayanların haline bir bakın" diyen özil, bazı futbolseverler hakkında eline geçen bilgi ve belgeleri basın mensuplarıyla paylaştı.

    milan maçı öncesi basın mensuplarının karşısına geçen çağdaş orta saha oyuncusu mesut özil, sözlerine "eleştiri bizim işimizin bir parçası, tamam, eyvallah ama özellikle türkiye'den kulağıma kadar gelen 'mesut real madrid kalitesinde değil' gibi yakışıksız ifadeleri de sineye çekmem mümkün değil. hele bu ifadelerin sahiplerini biraz araştırınca iyice çileden çıktım; insan önce bir aynaya bakar, 'ben şu hayatta neyi becerdim acaba' diye bir sorar!" şeklinde başladı.

    belgeler konuştu

    türkiye'deki eş, dost, akrabalarının kendisine ilettiği eleştirilerin sahiplerini biraz araştırınca ortaya çok anlamlı bir manzaranın çıktığını kaydeden özil, açıklamalarına şöyle devam etti: "mesela bir üniversiteli. şimdi isim verip rencide... ya da neyse, beter olsun: ismi cenkay tertim. mersin doğumlu. 26 yaşında. sakarya üniversitesi fizik bölümü son sınıf öğrencisi. kendisinin söylediği şey aynen şu: 'ben mesut'un futbolunu hiç beğenmiyorum, real madrid'de ne işi var bu adamın?'. evet, 8 senedir bir okulu bitiremeyen cenkay efendi, kalkmış bana laf söylüyor..."
    özil, bu sözlerinin ardından çantasından çıkardığı bir kağıdı basın mensuplarına göstererek şunları kaydetti: "bakınız elimde tuttuğum bu kağıt, cenkay efendinin transkript belgesidir. sizler de görüyorsunuz, kendisi aldığı derslerin daha yarısını bile geçememiş, geçtiği dersler hep sınırda, kıl payı kurtarmış, ondan sonra mesut'un real madrid'de ne işi var! bak bak, allah aşkına, bütün fakültenin ortalama yükselttiği dersten ff ile kalmış. annesi babası da beyimiz okul okuyor zannediyor..."

    "sadece cenkay'la bitse bu iş yine iyi." diyen özil, çantasından çıkardığı birkaç belgeyi daha basın mensuplarına göstererek sert açıklamalarına devam etti: "refik güneri var mesela. niğdeli. 65 yaşında. 2 sene önce emekli ikramiyesini alır almaz yatırım yapıcam diye gidip bütün parayı saadet zincirine kaptırmış bir insan bu. buyrun işte, geçen ay kendisine bankadan gelen protesto mektubu burada. hala utanmadan benimle uğraşıyor. daha bunun sırf konuşmak için konuşan taksicisi var, işyerinde gün aşırı müdüründen fırça yiyip bana saydıranı var... var oğlu var; ben en güzel cevabı sahada attığım gollerle vereyim dedikçe iyice üzerime geldiler. ama hadi bakalım, bundan sonra konuşsunlar da görsünler ben ne yapıyorum..."

    "elimde dahası da var"

    toplantının sonuna doğru sinirinden dolayı gözlerini belerte belerte açıklamalarına devam eden özil, kimsenin futbolunu beğenmek zorunda olmadığını ancak en azından insanların hadlerini bilmeleri gerektiğini dile getirdi. "ben cristiano ronaldo'dan övgü almış adamım, sana mı kalmış eleştirmek?" derken sesinin tonunu ayarlamakta zorluk çeken özil, "şu dakikadan sonra herkes ayağını denk alsın artık. kahvede, internette, televizyon başında ömür çürüten bir dolu insan hakkında elimde kapı gibi belgeler var. yarın, bir gün bunları açıklamak zorunda kalırsam hiçbirinizin sokağa çıkacak yüzü kalmaz" diyerek, basın mensuplarına veda etti.

    --- alıntı ---
  • --- alıntı ---

    şampiyonlar ligi'nde her maç jeneriklik golleri kalesinde gören bursaspor, uefa ile yayın gelirleri konusunda yeni bir anlaşmaya varmak üzere...

    --- alıntı ---

    --- alıntı ---

    türkiye basketbol federasyonu'ndan, maçların sadece sonlarını izleyen basketbolseverlere veryansın

    http://www.zaytung.com/fotos/TurgayDemirel3.jpg

    dün akşam saatlerinde türkiye basketbol federasyonunun istanbul'daki merkez binasında düzenlenen basın toplantısında, federasyon başkanı turgay demirel'in hedefinde basketbol maçlarının sadece ikinci yarısını seyreden basketbolseverler vardı. maçların daha çok ikinci yarısının, hatta sadece son dakikalarının izlenmesinin sporseverliğe sığmadığını; basketbolcuların en az ikinci yarıda olduğu kadar ilk yarıda da efor sarf ettiklerini vurgulayan demirel, sorunun çözümüyle ilgili düşüncelerini de basın mensuplarıyla paylaştı.

    "çocukların ilk yarıdaki emeklerine yazık"

    federasyondaki kurmaylarıyla beraber basın mensuplarının karşısına çıkan turgay demirel, son dünya şampiyonasında milli takımımızın başarısıyla beraber yeni sezonda bazı şeylerin değişeceğini zannettiklerini ancak liglerin başlamasının ardından yine aynı tatsız durumla karşılaştıklarını üzülerek belirterek şöyle devam etti: “yıllardır biz mi fazla abartıyoruz, sadece bizim çevremizde mi var böyle insanlar diyorduk ama biraz reyting oranlarını takip edince yanılmadığımızı anladık. arkadaş, maç aynı maç ama son 5 dakikasının izlenme oranı, geri kalan süreyi neredeyse altıya katlamış. ayıp yahu, bu çocukların da emeklerine yazık..."

    çözüm arayışları

    ortadaki bu vahim tabloyu değiştirmek için ellerinden geleni yapmaya hazır olduklarının üzerinde duran demirel, geliştirdikleri bazı çözümleri de şu sözlerle aktardı:

    "uzun vadeli olarak maçların puanlama sistemiyle ilgili radikal değişikliklere gitmeyi düşünüyoruz. fiba’yla da bu konuda görüşmelere başladık. sunacağımız sistem şöyle; maçlar yine 4 periyot olarak oynanacak ama her periyotun sonunda skoru sıfırlayacağız. maç sonunda en çok periyot alan galip gelmiş sayılacak. her iki taraf da 2'şer periyot kazanmışsa beraberlik sayılacak. bir tane uzun maçı 4 kısa maça bölmüşüz gibi düşünün. aynı voleybolda olduğu gibi işte. gerçi düşününce onu da pek izleyen yok ama neyse artık...”

    açıklamalarında, basketbol maçlarının ilk yarılarını izletmek için alacakları kısa vadeli önlemlere de değinen demirel, bu konuda da yayıncı kuruluşlarla işbirliğine gideceklerini ifade ederek şunları kaydetti: "maçın hemen sonunda izleyicilere ekrandan ilk yarıyla ilgili bir takım sorular sorulacak. atıyorum mesela 'kerem tunçeri 6. dakikada yerini kime bıraktı', 'ilk periyotun sonunda hangi oyuncu diğerine dirsek attığı için aralarında kısa bir gerginlik yaşandı' gibi; bu tarz ince ayrıntıya dair sorular. cevabı bilen gerçek basketbolseverlere imzalı forma, top falan bir şeyler vereceğiz. bu yöntemle de kısa süre içinde maçların tamamını izleyenlerin sayısında bir patlama yaşanmasını bekliyoruz. neticede basketbolu ne kadar sevdikleri tartışılır ama beleşi seviyor insanımız..."

    “dünyada hiçbir spor dalına böyle davranılmamıştır”

    konuşması sırasında öfkesini dizginlemekte oldukça zorlanan turgay demirel son olarak, “bakın dünyadaki diğer sporlara, ya seviliyorlar ya da sevilmiyorlar. misal bir insan halteri ya izler ya da izlemez. ya da 1500 metre koşusu için hiç kimse ‘son 500’ü izlerim’ dememiştir. eğer seviyorsanız başından sonuna izleyin ya da sevmiyorsanız hiç izlemeyin kardeşim. biz kimin gerçekten sevdiğini, kimin gerçekten sevmediğini böyle anlayamıyoruz” diyerek, toplantıyı sinirli bir şekilde terk etti.

    --- alıntı ---
  • --- alıntı ---

    çarşı, herhangi bir yaratıcılık emaresi gösteremeyen beşiktaşlı taraftarı tribünden dışladı

    http://www.zaytung.com/fotos/56120.jpg

    söyledikleri marşlar ve açtıkları pankartlarla taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanan beşiktaş'ın ünlü taraftar grubu çarşı, son iki sezondur stadyuma gelen yiğit şandır (23) isimli taraftarı, tribünün yaratım sürecini olumsuz etkilediği gerekçesiyle uyardı. marşlara eşlik ederken dahi zorlanan şandır'ın, inönü stadındaki son lig maçında "futbol lig tv'den izlenir" pankartı açması üzerine bir daha stada uğramaması rica edilirken, mümkünse başka bir takımı tutması konusunda da tavsiyede bulunuldu.

    "taraftarlık işini beceremedim

    beşiktaş çarşı'nın önde gelen simalarından, uzun tolga olarak bilinen tolga görünür'ün kendisine gerekli uyarıları yaptığını belirten yiğit şandır, "kapalı tribünde güzel makara oluyormuş diye geldim ama bu taraftarlık işini pek beceremediğimin ben de farkındaydım" şeklinde özeleştiride bulundu. öyle çok fanatik olmamasına rağmen, bir hevesle iki sezondur kombine aldığını ifade eden şandır, samimi açıklamalarına şu şekilde devam etti:

    "sırf eğlenmek için gittiğim statta bir şeylerin ters gittiğini ta ilk günden anlamıştım aslında. ne yapsam olmuyordu; üçlü çekerken alkışı bir türlü doğru tutturamıyordum, marş söylerken sürekli sözleri karıştırıyordum. daha sonra bir iki beste yapayım, kendimi sevdireyim falan diye düşündüm ama o da olmadı, hepten mimlendim kapalıda. bir keresinde 'beşiktaş'ım, fırtınam, felaketim, hasretim' gibi bir şeyler bağırayım dedim de statta büyük bir sessizlik oldu. ondan sonra da zaten marşlarda sadece ağzımı oynattım ama artık tribünde istenmediğimi de biliyordum. demek ki, o pankart olayı da son damla olmuş."

    genç taraftar yol ayrımında

    konu hakkında kısa bir değerlendirme yapan tribün liderlerinden uzun tolga ise, yiğit'in aslında sevdikleri, iyi niyetli bir kardeşleri olduğunu, ancak bazı şeyleri de fazla zorlamanın anlamı olmadığını kaydetti ve ekledi: "iki yıldır izliyoruz bu çocuğu ama yok yani, daha tribünde bir tane müspet hareketi olmadı. 'beste yapamıyorsun, göndermeli pankart açamıyorsun bari marşları doğru söyle' diyoruz, o da yok. e biz de bir yere kadar dayanabildik; sonuçta tribün olarak hepimiz sancılı üretim süreci içerisindeyiz."

    tüm bu gelişmelerin ardından artık bir yol ayrımına geldiğini, "arkadaşlarım sağolsunlar çok destek oluyorlar ama galiba bir türlü kıvıramıycam ben bu işi. başka bir takıma gönül versem daha iyi olacak" diyerek gözler önüne seren genç taraftar, sözlerini şöyle noktaladı: "hangi takımı tutacağıma henüz karar vermedim. istanbul'dan bir takım düşünüyorum yine, gidip gelmesi kolay olsun. istanbul bb spor olabilir, taraftar grubu olmaması bir avantaj. orada bi işin başından bi köşe tutabilme şansı var. güngören belediyespor da olabilir bi ihtimal, stat eve yürüme mesafesi. şu an için bütün ihtimalleri değerlendiriyorum işte..

    --- alıntı ---
  • --- alıntı ---

    -> bursaspor, şampiyonlar ligi'ndeki ilk puanını bir hayır kurumuna bağışlama kararı aldı...

    --- alıntı ---

    --- alıntı ---

    tesisleşme faaliyetlerine hız veren gerede gençlikspor, bolu dağı'nda "kendin pişir kendin ye" lokantası açtı

    http://www.zaytung.com/fotos/geredegenlik.jpg

    3.ligin iddialı takımlarından gerede gençlikspor'un yeni yönetimiyle birlikte başlattığı tesisleşme atağı bolu dağı'nda açılan "kendin pişir kendin ye" lokantasıyla devam ediyor. lokantanın açılış töreninde günümüz futbolunda kalıcı başarılar elde etmek için tesisleşmenin önemine vurgu yapan kulüp başkanı süleyman gergef "bu bugün lokanta olur, yarın soyunma odası, öbür gün kondisyon salonu. önemli olan bir yerden başlamak..." sözleriyle camiaya umut aşıladı.

    camia tam kadro açılıştaydı

    futbolcularla birlikte, yönetim kurulu üyeleri ve 15 kadar taraftarın da hazır bulunduğu coşkulu bir törenle açılışı yapılan "gerede gençlik kendin pişir kendin ye" lokantasının tüm camiaya hayırlı olmasını dileyen gergef, geçtiğimiz ay açılan canlı alabalık tesisleriyle birlikte atağa kalkan gerede gençlikspor'un şu an herkesin imrenerek baktığı bir kulüp haline geldiğini belirtti.

    göreve geldiğinde kulübün bir tane dikili ağacının bulunmadığını ifade eden gergef, "yönetimde görev aldıktan sonra uzman olduğum alanda kulübüme faydalı olmaya çalıştım. ben lokantacılık kökeninden gelen bir insan olduğumdan şimdilik bunlarla başladık. elbette bu iki tesisimiz yeterince para döndürmeye başladığında sıra sporla biraz daha ilgili tesislere de gelecektir. her şeyin bir sırası var, yeri var..." diyerek tesisleşme atağının önümüzdeki dönemde de süreceğinin sinyallerini verdi.

    başkan süleyman gergef, konuşmasında yönetim içerisindeki muhalif kesimden gelen, "futboldan hiçbir şey anlamadığı ve kulübün kaynaklarını çarçur ettiği" yönündeki eleştirilere de yanıt vererek şunları söyledi:

    başkan muhalefete yüklendi

    "tesisleşme diyince bazılarının akıllarına stattan, tribünden başka bir şey gelmiyor. ben şahsen buna at gözlüğü ile bakmak diyorum, vizyonsuzluk diyorum. bu zihniyetin geçen sezon şanlı gerede gençlikspor'umuzu getirdiği noktayı hepimiz biliyoruz. kulübün kasası tamtakırdı. oyuncularımıza para ödeyemiyorduk. şimdi bu iki tesisin ayda en az 10-15 bin lira bir getirisi olur. düş elektriğini, suyunu, kirasını. nereden baksanız temiz 6-7 bin lira kalır. artı futbolcularımızın gıda ihtiyaçlarını bu şekilde bedavaya getirme durumumuz da var. karnı acıkan oyuncumuz gelir kulüp tesislerinde yer balığını, kebabını, güzelce proteinini de alır. hesap ortada değerli arkadaşlar..."

    takım kaptanı: "açlıktan ölmememiz mucize"

    törende söz alan takım kaptanı serkan biltek ise, geçen sezon alınan başarısız sonuçlarda yetersiz beslenmenin önemli rol oynadığına dikkat çekerek, oyun sırasında futbolcuların açlıktan patır patır bayılmaları nedeniyle birçok maçı eksik kadroyla tamamlamak durumunda kaldıklarını hatırlattı. geçtiğimiz sezon kulübün adeta bir toplama kampına benzediğini söyleyen biltek, şöyle devam etti: "hakem geliyor 'noldu evladım, neyin var?' diye soruyor. kulübün şanına zarar vermemek için susuyor, 'sabahtan beri bir şey yemedim hocam' demiyor o arkadaşımız. onun yerine hakemi aldatmaya yönelik hareketten kart görmeyi tercih ediyor. ligde kalmayı başarmamız kadar, sezon sonunda kimsenin ölmemiş olması da büyük bir mucize bana kalırsa..."

    oldukça duygusal bir havada geçen konuşmasında, tesisleşme hamlesi için yeni yönetime ve başkan gergef'e teşekkür etmeyi de ihmal etmeyen biltek "başkanımızdan allah razı olsun, geçtiğimiz 2 aylık sürede canlı alabalık tesisimiz sayesinde çok şükür midemize bir şeyler girdi. tam alabalıktan tiksinmek üzereyken açılan bu yeni tesis sayesinde önümüzdeki haftalarda daha da güçlenip ligdeki ilk puanımızı alacağımıza yürekten inanıyorum. taraftarlarımızın da buna inanmasını ve bize destek olmalarını istiyorum." diyerek 15 kişilik topluluğa anlamlı mesajlar yolladı.

    --- alıntı ---
  • --- alıntı ---

    ea games yetkilileri, oyunlarındaki "loading" ekranlarının 25 kez space, 19 kez enter yada 41 kez esc tuşuna basılarak hızlıca geçilemediğini bir kez daha vurguladı...

    --- alıntı ---

    --- alıntı ---

    yıldırım demirören, yılın yabancı yatırımcısı ödülünü portekiz başbakanı'nın elinden aldı...

    --- alıntı ---

    --- alıntı ---

    transfer konusunda hız kesmeyen yıldırım demirören, papa 16. benedict'i beşiktaş kadrosuna kattı...

    --- alıntı ---

    --- alıntı ---

    kolej havası yakalamak isterken düz lise havası yakalayan bahçelievlerspor'da sular durulmuyor

    http://zaytung.com/fotos/bahcelievlerspor2.JPG

    yeni sezona büyük umutlarla girmesine rağmen istediği sonuçları bir türlü alamayan ve de oyuncularının gösterdiği disiplinsizlikler nedeniyle sık sık yerel basına malzeme olan bahçelievlerspor'da sular durulmak bilmiyor. son olarak, kulüp binasının önünde düzenlenen bayrak töreninin ardından futbolcularına seslenen başkan muzaffer yolbulan, futbolcuların kendilerine çeki düzen vermemeleri halinde disiplin yönetmeliklerini uygulamak zorunda kalacaklarını ifade ederek sert uyarılarda bulundu.

    kulüp eşofmanı giymeyen oyunculara uyarı

    gerek saha içinde, gerekse de saha dışında yaşanan tatsız olaylardan dolayı adı sık sık ankara'nın yerel basınında gündeme gelen 3.lig ekiplerinden bahçelievlerspor'da yönetim sert tedbirler almaya hazırlanıyor. pazartesi günü idmanlara başlamadan önce yapılan bayrak töreninde başkan muzaffer yolbulan, istiklal marşının okunmasının ardından çok kısa bir konuşma yapacağını belirterek mikrofon başına geçti. futbolcuların "kel yine esir alacak beyler" şeklindeki mırıldanmaları arasında konuşmasına başlayan başkan yolbulan, söze ilk olarak antrenmanlarda kulübün eşofmanlarını giymeyen oyuncuları ikaz ederek başladı. "oğlum sessiz biraz..sessizlik ya! bakın ilk devre bitecek, hala bazı arkadaşlarınız kulüp eşofmanlarını giymiyorlar. kaç kere uyarmamız lazım evladım? insan olana bir laf bir kez söylenir" diyerek futbolcularına çıkışan başkan, daha sonra teknik direktör ismet kasaptil'e dönerek "haftaya da böyle yaka bi yanda paça bi yanda, üstü kaval altı şişhane geleni antrenmana sokmayın ismet hocam, isimlerini de bana verin. bizzat disiplin kuruluna sevk edicem. anlayış gösterdikçe tepemize çıkıyorlar" dedi.

    "top oynamak isteyen arkadaşlarınıza engel olmayın bari"

    bahçelievlerspor'un her zaman civar muhitlerdeki en parlak ve çalışkan oyuncuların gözdesi olduğunu ancak bu sezonki gibi top oynamakta gözü olmayan bir kadroyu kulüp tarihinde ilk defa gördüğünü vurgulayan yolbulur, sözlerini şu şekilde sürdürdü.

    "çocuklar bakın hocalarınızdan her gün şikayet alıyoruz. özellikle arka dörtlü; defansa konsantre olacağınıza maçlarda sürekli kendi aranızda konuşuyorsunuz. top oynamakta gözünüz yok, oynamak isteyen arkadaşlarınıza engel olmayın bari. kurunun yanında yaş da yanıyor, her maç üçer dörder tane gol yiyoruz sonra. bunlar tabii işin saha içi kısmı. bunun bir de saha dışı var. tesisin kapısını on kere yaptırdık, on kere kırdınız. soyunma odasına giriyoruz tavanlarda, çok afedersiniz, balgam izleri. ayrıca daha önce de söylemiştim: takım otobüsünün aynasını kim kırdıysa çıksın insan gibi 'başkanım ben kırdım' desin. ben bulursam daha kötü olacak! sözde eşşek kadar adamlar bunlar. sadece bu da değil, kulağımıza geliyor: sağda solda 'sezon bitsin ismet hocanın arabasını çizicem, yardımcı antrenörü dövücem' diyenleriniz varmış... çocuklar, tekrar uyarıyorum. kimsenin lisansını yaktırmak zorunda bırakmayın bizi. yemin ediyorum yaparım bunu!"

    gergin dakikalar

    sezon sonunda bazı futbolcuların sözleşmelerinin biteceğini ve o arkadaşlara karşı anlayışlı olduklarını da dile getiren başkan yolbulan'ın, "tamam, son sezonunuz diye bazı şeylere tolerans gösteriyoruz ama her şeyin bir sınırı var. maalesef bu hoşgörümüz istismar ediliyor. 'hocam ben takımdan ayrı düz koşu yapıcam' diye antrenmandan kaçıp tuvalette gizli gizli sigara içmek de neyin nesi?" dediği sırada, bazı futbolcuların kikirdemeye başlamaları üzerine ortam bir kez daha gerildi. "getirtme beni oraya hayvan evladım!" diyerek elindeki tebeşiri futbolculara doğru fırlatan teknik direktör ismet kasaptil ise, yardımcıları tarafından güçlükle sakinleştirildi.

    konuşmasının geri kalanında yaklaşık 2.5 saat boyunca başkan olmanın zorluklarından, kulübün şanlı mazisinden, yetiştirdiği ünlü futbolculardan ve kulüp tesislerinde yapılacak tadilatlar için gereken paranın futbolcu velilerinden toplanmasında yaşanan sıkıntılardan bahseden başkan yolbulan, sözlerini şöyle noktaladı:

    "bakın, oynamak istemiyorum diyen buyursun. kapı şurası. kimseyi zorla oynatmıyoruz ki? siz kendiniz için oynuyosunuz; benim için, ismet hocam için, fahri hocam için oynamıyosunuz! yarın ikinci lige, birinci lige çıktığınızda, transfer olduğunuzda, 'sen nerede öğrendin böyle oynamayı' derlerse mesuliyet kabul e...efendim? öğle arası mı oldu hocam? tamam bitirelim o zaman..."

    --- alıntı ---
  • --- alıntı ---

    türkiye futbol federasyonu, iyi futbol beklenmesi gereken haftaları belirlemek için düğmeye bastı

    http://www.zaytung.com/fotos/tff_logo.jpg

    süper lig'de oynanan futbolun kalitesini artırmak için yapılan çalışmalardan bugüne kadar kaydadeğer bir sonuç elde edemeyen türkiye futbol federasyonu, en azından ligin tam olarak hangi haftalarında futbolseverlerin iyi futbol bekleyebileceğini net bir şekilde belirleyebilmek için düğmeye bastı. federasyon tarafında bu amaçla oluşturulan özel bir komisyon, süper lig'deki ekiplerle tek tek masaya oturarak, herbirinden iyi futbol için kesin bir tarih almaya çalışıyor.

    avrupa kupalarında ve milli takımlar bazında yaşanan başarısızlıkların ardından türk futbol kulüplerindeki yetkililerin iyi futbol beklenmesi gereken haftalar için sürekli olarak hedef şaşırtması, nihayet tff'nin de dikkatini çekti. bugüne dek "transferler alışma sürecinde", "sistemi oturtmaya çalışıyoruz", "puan kaybına tahammülümüz kalmadı" gibi sebepler öne süren kulüplerden, iyi futbol için net bir tarih almak adına oluşturulan komisyon henüz müspet bir sonuca ulaşamazken, komisyon başkanı hasan dağarcık basına çarpıcı açıklamalarda bulundu.

    "kulüp yetkilileri beni oyalıyor"

    süper lig'deki bütün takımlarla sürekli irtibat halinde olduklarını ancak kulüp yetkililerinin kendisini oyaladığını "söylerken ben utanıyorum ama koca koca adamlar gözümün içine bakarak beni atlatmaya çalışıyorlar" sözleriyle ifade eden dağarcık, iyi futbol adına umutlarının gitgide tükendiğini kaydetti. kapısına gittiği bütün kulüplerden, "hasan ağabey, bu hafta kesinlikle olmaz ama bir ihtimal haftaya belki. sen yine bir uğra tekrar konuşalım..." gibi yuvarlak yanıtlar aldığını belirten dağarcık, komisyon çalışmalarında şu ana kadar katedilen aşamaları şu sözlerle özetledi:

    "sistem bir türlü oturamadı"

    "başlarda çok da üstlerine gitmek istemedik. sonra çıkıp 'baskı altında hiç oynayamıyoruz' demesinler diye ama anlaşılan o ki bizim takımların pek futbol oynamaya niyeti yok. sezon başladı; 'takım daha yeni, sistem oturuyor' dediler. artık o sistem neyse, bir türlü oturamadı zaten. hadi ona eyvallah dedik. 8 hafta geçti; avrupa kupası mupası, yoğun maç trafiği, yok efendim sakatlıklar, cezalar belimizi büktü falan derken koca 17 hafta bitti hala ortada 4 pas üst üste yapabilen takım yok. insan yani en azından şu ligin adındaki 'süper' sıfatından utanır da bir çaba gösterir..."

    şu an, lige verilen aradan faydalanan takımlardan en azından 2. yarı için net bir tarih koparmaya çalıştıklarını ifade eden dağarcık, sitem dolu açıklamalarına şöyle devam etti: "bana şimdiden devre arasındaki yeni transferlerin takıma adapte olmasından dem vuruyorlar. onun yolunu yapıyorlar. zamana ihtiyaç varmış. adım gibi biliyorum bundan sonra da her puanın altın değerinde olduğu o çok kritik son haftalar gelecek. bir de 'biz aslında önümüzdeki sezonun takımını kuruyoruz' diyenler var ki onlardan tamamen umudu kestim zaten, sormuyorum bile artık. seneye yeni komisyon kurulur, kim varsa başında o sorsun o uğraşsın..."

    "oynamayacaksanız açıkca söyleyin"

    türk futbol federasyonu olarak ellerinden geleni yapmalarına rağmen böyle bir manzarayla karşılaşmalarının kendilerini üzdüğünü de dile getiren dağarcık, açıklamalarının sonunda "yani tamam herkes ister güzel, estetik futbol izlemek ama olmayacaksa da bilmek istiyoruz. çıkıp dürüstçe 'bizim öyle bir niyetimiz yok kardeşim' desinler. en azından lüzumsuz bir beklenti oluşmaz. gerçekten şu noktada buna bile razıyım..." diyerek, daha fazla oyalanmaya tahammülünün kalmadığı çok kritik haftalara girdiğini net bir şekilde ortaya koydu.

    --- alıntı ---
  • --- alıntı ---

    kanseri yendikten sonra eski popülerliğinden uzaklaşan ünlü bisikletçi lance armstrong, tekrar kanser olabilmek için hazırlıklara başladı

    http://www.zaytung.com/...pic-rex-83856817.jpg

    bisiklet sporunun efsanevi ismi amerikalı lance armstrong, geçtiğimiz yaz son kez katıldığı tour de france'ın ardından pistlere veda etmesi ile ilgili olarak aylar sonra ilk kez konuştu. kanseri yendikten sonra sırf sağlıklı bir insan olması yüzünden başarılarının yeterince takdir edilmediğinden yakınan emekli pedal, eski popüler günlerine dönebilmek için tekrar kanser olma yönünde girişimlere başladığını açıkladı.

    "illa ölmemiz mi lazım?"

    emeklilik hayatını fransa'nın lyon kentinde geçiren lance armstrong, kendi evinde düzenlediği bir basın toplantısı ile gazetecileri ağırladı. yaşayan bir efsane olarak sporu bırakmasının ardından medyanın ve sporseverlerin kendisine ilgi göstermesini beklediğini ancak aradan geçen süre zarfında kimsenin kapısını bile çalmadığını belirten armstrong, gazetecilere yönelik "kimse şimdi gözünü kaçırmasın benden; her şey ortada. kanser olmayınca bir bisikletçi olarak zerre değerim yokmuş meğer. illa ölelim mi yani?" şeklinde ifadeler kullandı.

    ilgisizlik yıldırdı

    bu durumu sağlıklı olarak katıldığı son yarışlarda fark ettiğini ancak yine de olaya iyi niyetiyle bakmak istediğini söyleyen armstrong "iyi niyet de bir yere kadar. hele tour de france 2010'da bir de başarısız olunca baktım ki kimse yüzüme dahi bakmıyor. meğer yıllardır hep kanserim diye; bir ayağım çukurda diye el üstünde tutulmuşum. 7 kez sarı mayo giymiş bir insanım ben. ayıp diye bir şey var..." diyerek, kamuoyuna sert mesajlar verdi.

    "kupaysa kupa, birincilikse birincilik..."

    armstrong, sağlığına kavuştuktan sonra da başarılarının aynı şekilde hatta daha da artarak devam ettiğini belirterek şöyle devam etti:

    "yarış aynı yarış, kupa aynı kupa. yine ben kazanıyorum, açıyorum ertesi gün gazetelerde ufacık bir küpür olarak vermişler. televizyon desen 15 saniyelik bir haber ancak: 'fransa turunu amerikalı bisikletçi lance armstrong kazandı. sırada transer gündemi...' bu adamlar, zamanında kazanamadığım yarışlardan sonra bile beni göklere çıkaran, 'azmin zaferi' diye manşetlerle hakkımda tam sayfa haber yapan adamlar. bir yerden sonra insanın ağırına gidiyor. kaldıramıyor bazı şeyleri...

    usta pedal, eski günlerine dönebilmek için şu anda kanser ya da ona benzer ölümcül bir hastalığa yakalanmaktan başka bir çare göremediğini belirterek, ekledi: "kamuoyunun beni takdir etmesini sağlayacak herhangi bir hastalık olabilir ama şimdilik en uygun çözüm kanser gibi görünüyor. hem kanserliyken de elim ayağım tutuyor hem de daha önce yendiğim bir hastalık olduğu için tecrübeliyim. bir iki kupa falan kazanıp ilgiye doyduktan sonra yine bi şekilde yenerim ben bu illeti nasıl olsa."

    elinden geleni yapıyor

    yeniden kanser illetine yakalanmak için elinden geleni yaptığını dile getiren armstrong, bu konudaki kararlığını da "günde üç öğün fast food, sentetik boyalı, geniyle meniyle oynanmış ne varsa hepsinden yiyorum. bir ara kendime sorunlu bir sevgili bulup günde 8 saat cep telefonunda kavga etmeye bile çalıştım. şu an günde 3 paket sigara içiyorum. belki biraz uzun sürecek ama eninde sonunda bir yerlere varacağıma inanıyorum..." diyerek gözler önüne serdi.

    son olarak, sık sık araştırma hastanesindeki hastaları ziyaret ederek onların hastalığa nasıl yakalandıkları konusunda çeşitli bilgiler topladığını da sözlerine ekleyen lance armstrong, açıklamalarını şu sözlerle bitirdi: "artık bundan böyle son çare evi trafoya, baz istasyonuna yakın bir yerde tutcam mecbur. daha bu da olmazsa ne yapabileceğim hakkında hiçbir fikrim yok. pek izin vereceklerini zannetmiyorum ama en son belki fransız hükümetinden nükleer reaktörlere girmeyi dahi rica edebilirim. kendim için değilse bile bisiklet sporunun tekrar ilgi görmesi için bunu yapmam şart..."

    --- alıntı ---

    --- alıntı ---

    lakers koçu phil jackson: "1 puan da başarı!"

    http://www.zaytung.com/fotos/phil.jpg

    önceki gece orlando magic ile deplasmanda yaptığı karşılaşmadan mağlubiyetle ayrılan los angeles lakers'ın koçu phil jackson, maçın ardından "böylesi bir deplasmandan alınan 1 puan da başarı sayılır. bu 1 puanın değeri ilerleyen haftalarda daha iyi anlaşılacak." açıklamasını yaptı.

    "40 kere geldiler, 96 sayı attılar."

    geçtiğimiz yıl finalde karşılaştıkları rakipleri orlando magic'e oldukça heyecanlı bir mücadelenin ardından 96-94 yenilen los angeles lakers'ın başarılı koçu phil jackson, basın toplantısında "ne yazık ki basketbolun adaleti olmadığını bir kez daha gördük. ne kadar iyi oynasanız da, topu potadan geçiremeyince yenilmekten kurtulamıyorsunuz. tam bir atamayana atarlar maçı oldu. adamlar 40 kere geldiler, 96 sayı attılar. elin oğlu acımıyor işte." dedi.

    "ilk basketi atmak önemliydi."

    maça biraz gergin başladıklarını ifade eden jackson "ilk basketi atmak moral açısından önemliydi ancak bütün hafta antrenmanlarda çocukları yan toplar konusunda uyarmama rağmen daha 15. saniyede bir yan toptan basketi yedik." açıklamasıyla üstü kapalı bir biçimde oyuncularını eleştirdi. son olarak bu yenilgiden ders alacaklarını, henüz kaybedilmiş bir şey olmadığını belirten deneyimli koç adam "buraya puan veya puanlar için gelmiştik. gönül iki puan alalım isterdi ancak artık önümüzdeki maçlara bakacağız." diyerek basın toplantısını noktaladı.

    --- alıntı ---
  • buz hokeyi federasyonu başarısızlığın faturasını hakemlere kesti

    http://www.zaytung.com/fotos/buzhokeyi2.jpg

    25. dünya üniversiteler kış oyunları'nın (universiade erzurum-2011) ilk karşılaşmalarında alınan 16-0 ve 10-0'lık farklı mağlubiyetlerin ardından bir basın toplantısı düzenleyen türkiye buz hokeyi fedarasyonu, eleştirileri yanıtladı. toplantıda, türkiye’nin yıllardır hasretini çektiği buz hokeyi başarılarının bir türlü gelmemesini, uluslararası müsabakalarda görev yapan hakemlerin art niyetli ve taraflı yönetimine bağlayan federasyon başkanı, üst üste gelen başarısız sonuçlar nedeniyle milli sporcuların buz hokeyini bırakma noktasına geldiklerini belirtti.

    federasyondan hakemlere veryansın

    25. dünya üniversiteler kış oyunları'nın (universiade erzurum-2011) erkekler müsabakasında milli takımımızın çek cumhuriyeti karşısında aldığı 16-0'lık mağlubiyetin ardından bayan buz hokeyi milli takımımız da ingiltere karşısında sahadan 10-0 yenik ayrıldı. alınan bu sonuçlar kamuoyunun tepkisini çekerken, buz hokeyi federasyonu bu sabah düzenlediği bir basın toplantısıyla eleştirileri yanıtladı.

    suçlamaların hedef noktasındaki isim olan federasyon başkanı fırat karacabey, türkiye’nin buz hokeyinde uzunca bir süredir hasret duyulan başarılara hakemlerin kötü ve art niyetli yönetimi nedeniyle kavuşamadığını belirterek, zehir zemberek açıklamalarda bulundu.

    “kaleleri iyice ufaltmışlar”

    “ne kadar uğraşsanız, didinseniz de bazen olmayınca olmuyor” sözleriyle yaşadıkları çaresizliği ortaya koyan federasyon başkanı, aslında iyi bir hazırlık dönemi geçirdiklerini belirterek şöyle devam etti: "erzurumspor'un sahası buz tutunca çalışmamız için bize tahsis edildi. bu sahada sık sık hazırlık maçı yapma şansı da yakaladık. hatta kendi aramızda yaptığımız bazı maçlarda gol atan oyuncularımız dahi oluyordu. turnuva başladığında kalelerin o kadar ufak olduğunu görmek oyuncularımızın morallerini doğal olarak altüst etti. bir de üstüne hakemlerin sertliğe prim veren yönetimleri eklenince ortaya iyi buz hokeyi koymak imkansız oldu."

    "oyuncularımızı durduramıyoruz"

    karacabey, türkiye'nin buz hokeyinde yetişmiş sporcu sıkıntısı çektiğini de belirterek, kadroyu tamamlayabilmek için üniversitelerde diğer spor branşlarında faaliyet gösteren sporculardan da takviye yapmak zorunda kaldıklarından bahsetti. "buzda uzun süre düşmeden yürüyebilen kim varsa apar topar takıma aldık" diyen karacabey, "dikkat ederseniz turnuvadaki her iki maçı da orta sahayı rakibe kaptırdığımız için kaybettik. niye? çünkü hazırlık döneminde oyuncularımıza kaymayı öğrettiysek de, işin en zor kısmı olan durmayı henüz öğretemedik. şu an bir çok oyuncumuz defanstan kayarak çıktıktan sonra saha sonundaki reklam tabelalarına çarpana kadar dümdüz devam ediyor. haliyle orta sahayı kalabalık tutma şansımız olmuyor. hakemlerden rica ettik en azından ilk birkaç maçta hocalarıyla beraber kaysınlar, alışınca kendileri devam ederler diye ama maalesef isteklerimiz hep geri çevrildi " sözleriyle türk buz hokeyi üzerinde oynana oyunlara dikkat çekti.
    “onca yatırım heba oluyor”

    türkiye’nin buz hokeyine yönelik ciddi yatırımları olduğunu ifade eden federasyon başkanı, “ortaokul bahçelerinde, ezdikleri kola kutusuyla buz üstünde maç yapan yavrularımızla olsun, kış mevsiminde aylar boyunca buzla kaplı kaldırımlarımızda yürüyen vatandaşlarımızla olsun, gerçekten güçlü bir altyapımız var. genç, dinamik, soğuğa dayanıklı ve kavgaya yatkın nüfusumuz bizim bu spordaki en büyük avantajımız. ancak buna rağmen uluslararası camianın ayak oyunlarıyla maalesef ki türkiye’de buz hokeyinin önü kesiliyor” sözleriyle yaşanan başarısızlığın nedenlerini ortaya koydu.

    “adamın olacak”

    yaşanan haksızlıklar sonucunda kendilerinin de federasyon olarak girişimlerde bulunduklarını belirten karacabey, ilk akıllarına gelen isim olan uefa asbaşkanı şenes erzik’i aradıklarında kendisinden “valla inan oraya biz de müdahale edemiyoruz, adamlar kesinlikle işlerine karıştırmıyorlar. içeride adamın olacak, seni tutan birileri olacak, anca öyle” şeklinde bir cevap aldıklarını ifade ederek hak arama mücadelelerinin sonuçsuz kaldığını açıkladı.
  • --- alıntı ---

    fifa manager'da sökespor'u süper lig'e çıkarmayı başaran 19 yaşındaki genç, sökelileri sokağa döktü

    http://www.zaytung.com/fotos/soke.jpg

    aydın'ın söke ilçesi, dün tarihi günlerinden birini yaşadı. yaklaşık 3 yıldır fifa manager 2008 oyununda sökespor'un teknik direktörlüğü görevini yürüten gökhan çınar (19) yönetiminde dün deplasmanda balıkesirspor ile karşılaşan kırmızı lacivertliler, aldıkları 1-1'lik sonuç ile ligin bitimine 2 hafta kala şampiyonluğunu ilan etti. yıllardır süper lig hasreti çeken söke halkı, hakemin bitiş düdüğüyle birlikte sokaklara akın ederek kenti bayram yerine çevirdi.

    mucizenin adı gökhan hoca

    bir mucizeye imza atarak fifa manager 2008 oyununda sökespor'u süper lige çıkartmayı başaran gökhan çınar (19), sökelilerin yaklaşık 60 yıldır süren süper lig hasretine son verdi. dün akşam deplasmanda oynadığı balıkesirspor maçında aldığı beraberlikle bank asya 1. lig'in bitimine 2 hafta kala şampiyonluğu garantileyen sökespor seneye süper lig'de mucadele etmeye hak kazanırken, maçın ardından mikrofonlara konuşan teknik direktör gökhan çınar (19) bu tarihi zaferi bütün sökelilere armağan etti.

    3 yıllık serüven mutlu sonla bitti

    sökespor'la olan macerasının bundan 3 yıl önce başladığını söyleyen genç teknik adam, monitöre bakmaktan kızarmış gözleriyle yaptığı açıklamada "ben zaten bu toprakların, söke'nin çocuğuyum. lise 3. sınıfta babam evimize bilgisayar aldıktan sonra, fifa manager 2008 oyununu bilgisayara yükledim. ne yazık ki ben göreve gelmeden evvel sökespor'un hali içler acısıydı. bu durum bir sökeli olarak beni çok rahatsız etti, uzun süre gözüme uyku girmedi. yakın arkadaşlarım ve kurmaylarımla günlerce süren fikir teatileri ve tartışmalar neticesinde, sökespor'da bazı şeylerin değişmesi gerektiğinde mutabık olduk ve ben oyuna başlamaya karar verdim." şeklinde konuştu.

    oyuncusundan malzemecisine tüm camia başarı için kenetlendi

    konuşmasına, "bu işe giriştiğimizde bizi zor bir vazifenin beklediğinin farkındaydık. sökespor için ben olayım, teknik ekipteki arkadaşlarım olsun, oyuncusundan malzemecisine kadar gece gündüz çalıştık, bir kere bile hileye hurdaya ihtiyaç duymadık ve altyapıya özellikle önem verdik. ne mutlu ki bugünleri gördük, bize inananların yüzünü kara çıkarmadık..." sözleriyle devam eden kurt hoca, ilk haftalarda alınan bazı başarısız sonuçların ardından kendilerine inancını kaybetmeyen ve sonuna kadar arkalarında olan sökespor başkanı ali rıza söylemez ve kulüp yönetimine teşekkür etmeyi de ihmal etmedi.

    söke uyumadı

    genç teknik adam, oyunda aldığı başarılı sonuçları sanal ortamda paylaşmaya başlamasının ardından söke halkının da oyuna ilgisinin yavaş yavaş arttığını söyleyerek şöyle devam etti:

    "özellikle sökespor'un üst üste bütün liglerde şampiyon olarak amatör küme'den bank asya 1. lig'e kadar yükselmesinin ardından ilçenin takıma olan inancı daha da arttı. son dönemde fanatik sökespor taraftarlarının isteği ile bilgisayar ortamındaki maçlar söke belediye stadı'nda dev ekrana verilerek yayınlanmaya başlandı. son hafta oynanan balıkesirspor maçını 6 bin biletli taraftarımız takip etti. maça giremeyen bir o kadar hemşerimiz de takımı stadın çevresinden desteklediler. hepsine buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. bu taraftar her şeyin en iyisine layık..."

    deplasmanda alınan balıkesirspor beraberliği ile belki de hayatının en mutlu günlerinden birini yaşadığını belirten çınar, açıklamalarını "belki çok yorulduk, çok uykusuz geceler geçirdik ancak inanın hemşerilerimin söke caddelerindeki coşkulu kutlaması, onların gözlerindeki o gurur bize her şeyi unutturdu" sözleriyle sürdürdü.

    söke belediyesi ve aydın valiliğinden kutlama mesajları

    fifa manager 2008 oyununda bir inanılmazı gerçekleştiren gökhan çınar, ilçede en çok konuşulan isim olurken, gelen şampiyonluğun ardından söke belediye başkanı ve aydın valisi de yayınladıkları mesajlar ve facebook duvarına yazdıkları yorumlarla kendisini bizzat tebrik ettiler. bu arada bursaspor ve beşiktaş başta olmak üzere birçok süper lig ekibi de resmi siteleri aracılığı ile çınar'ı kutlarken, genç teknik adamın taliplilerinin giderek arttığı da gelen bilgiler arasında.

    "henüz burada yapacaklarımız bitmedi"

    başarılarla dolu üç sezonun ardından fifa manager 2008 oyununun en gözde teknik adamlarından biri haline gelen gökhan çınar için, bugüne kadar adını kimsenin duymadığı bazı doğu avrupa kulüplerinin yanı sıra, birçok süper lig ekibi de sıraya geçmiş durumda. özellikle ligde sıkıntılı günler geçiren galatasaray'ın genç teknik adam için kesenin ağzını açtığı bildirilirken, gökhan çınar, henüz memleketinin takımı ile işinin bitmediğini söyleyerek transfer dedkodularını kesin bir dille yalanladı.
    sökespor için asıl mücadelenin şimdi başladığını söyleyen çınar, son olarak sökelilere şöyle seslendi: "bilenler bilir, bizim için mesele zirveye çıkmak değil, orada kalmaktır. sökeli hemşerilerim olsun, sökeli iş adamları olsun artık herkes taşın altına eline koymalı. yapacağımız yeni transferlerle ve söke'nin adına yakışır yatırımlarla eminim ki hep beraber, elele sökespor'u layık olduğu yerlere taşıyacağız."

    --- alıntı ---
  • --- alıntı ---

    süper lig'e çıkmaya hazırlanan tavşanlı linyitspor, "bar çıkışında yakalanan futbolcu" transferi için düğmeye bastı...

    --- alıntı ---

    --- alıntı ---

    yedek kulübesinin sırrı belli oldu! futbolcular dürtmekle uğraşıyormuş...

    http://www.zaytung.com/...vodafone_480x360.jpg

    son 6 maçta yedek oyuncularının oyuna girmek istememesi yüzünden maçlarını ilk 11’le tamamlayan izmirspor’da neler olduğu bulundu. yeni çıkan facebook zero adlı bir kampanya sayesinde cep telefonlarından facebook’a beleşe girebilen vodafone’lu futbolcuların maça çıkmaları istendiğinde arkadaşlarını facebook’tan dürtmekle meşgul oldukları ve oyun konsantrasyonundan yoksun oldukları bildirildi. 6 maçtır değişmeyen ve vodafone’un bu kampanyasından haberdar olmayan ilk 11 helak olmuş durumda

    maçta uyudular!

    haftasonu oynanan izmirspor – karşıyakaspor maçında forvet oyuncusunun penaltı noktası üzerine kıvrılıp yatması, kalecinin ise kale direğine yaslanıp uyuması gözlerin teknik heyet ve yedek kulübesine dönmesine sebep oldu.
    “biz de aynısını yapardık!”

    yorum yapmayan yönetim kurulu üyeleri ve teknik heyetin ellerinden cep telefonlarını düşürmediği görüntülendi. yorgunluktan bayılmak üzere olan futbolcular ise maç sonrası verdikleri demeçlerde “bizim günahımız neydi?” diyerek kendi operatörlerine laf sokuştururken vodafone’lu takım arkadaşları için de “onların yerinde olsak biz de aynısını yapardık” dediler.

    --- alıntı ---
  • --- alıntı ---

    adına düzenlenen jübile maçında ilk 18’e giremeyen eyüp mengit, kulübü menemenspor’u şikâyet etmeye hazırlanıyor

    http://www.zaytung.com/fotos/menemenspor.jpg

    oyuna hep sonradan girerek geçirdiği tam 22 senenin ardından kulübü menemenspor'a veda etme kararı alan müzmin yedek eyüp mengit, takımının torbalıspor ile yaptığı jübile maçında da kadroya giremeyince isyan etti. tribünden izlediği menemenspor-torbalıspor müsabakasıyla yeşil sahalara veda eden deneyimli stoper, bitiş düdüğünün ardından yaptığı açıklamalarla kulüp yönetimine ve teknik heyete adeta ateş püskürdü.

    henüz 17 yaşında sırtına geçirdiği 99 numaralı menemenspor formasını bir defa bile ilk 11'de giyememesine rağmen, inatla 22 yıldır futbol oynamakta direten eyüp mengit'in jübile kararı başta kulüp yönetimi olmak üzere, teknik ekip ve menemenspor’a gönül verenler tarafından coşkuyla karşılandı. deneyimli stoperin geri adım atmaması için apar topar düzenlenen jübile maçında menemenspor ve torbalıspor karşı karşıya gelirken, kendisine jest yapılacağı düşüncesiyle 10 numaralı formayı kimseye sormadan sırtına geçiren eyüp mengit, ismi esame listesinde okunmayınca kısa bir süre sinir krizi geçirdi.

    -- mengit: "10-15 dakika topa vuracaktım..." --

    büyük ihtimalle yaşadığı şok yüzünden stadı terk etmeyi de akıl edemeyen mengit, onun yerine tribünden boş gözlerle maçı izlemeyi tercih etti. 1-1 sonuçlanan müsabakanın ardından mikrofonların başına geçen emektar futbolcu, kulübünün ona reva gördüğü bu davranışı tam anlamıyla bir "terbiyesizlik" olarak nitelendirerek “en son 10 numaralı formayı sırtıma geçirdiğimi hatırlıyorum. sonra kendimi tribünde buldum. arası biraz bulanık şu an. niye böyle oldu anlamıyorum. altı üstü 10-15 dakika topa vurup sonra tribünleri selamlayacaktım. kendimden ziyade beni hayatlarında ilk ve son kez ilk 11'de görmek için tribüne gelen aileme üzüldüm" sözleriyle yaşadığı hayal kırıklığını ifade etti.

    -- tribünü omuzlarda terk etti --

    maçın son düdüğüyle birlikte futbolcu ve taraftarlar, hep bir ağızdan 'yar saçların lüle lüle, eyüp sana güle güle' şeklinde 10 dakika boyunca tezahürat yaparlarken, emektar futbolcu, işi iyice inada bindirerek stadı terk etmeyi de reddetti. bir grup taraftar tarafından zorla omuzlara alınarak çıkış kapısına yönlendirilen mengit, menemenspor formasına şu anlamlı sözlerle veda etti: "indirin beni... şikâyet edeceğim... menemenspor’a yıllarca hizmet etmiş adamım ben... yemin ediyorum fifa'ya kadar gideceğim... böyle bir şey olabilir mi ya?... indirin lan beni!"

    -- teknik direktör kulaz: "kimi kesseydim?" --

    olaylı jübile maçıyla ilgili olarak yorum yapmaktan kaçınan menemenspor yönetimi “teknik heyetin kararıdır, saygı duyuyoruz” açıklamasıyla yetinirken, mengit'i ilk 18’e bile almayan menemenspor teknik direktörü tekin kulaz şöyle konuştu:

    "ben eyüp’ü değil, takımı görmek istiyordum. hatta bir tek eyüp'ü görmek istemiyordum takımda. kaç senedir kulübede ne zaman kafamı dönsem bu adam var. bakın, bu kişisel bir şey değil. yani sonuçta bu tür hazırlık maçları kolay ayarlanmıyor. takımım için hafta arasında ciddi bir sınav demek bu. şimdi eyüp'ü oynatsam, ne oynadığı da belli değil ya, kimi kesecektim pardon... sonra maç bölünecek, çiçekti, plaketti...işimiz gücümüz var bizim de yani..."

    son olarak, eyüp'ün 22 yılını verdiği yedek kulübesinde oyunu kenardan okuma konusunda önemli bir tecrübe edinerek antrenörlük için iyi bir birikim yaptığından emin olduğunu kaydeden teknik direktör tekin kulaz, emektar stoperin 99 numaralı formasının müzeye kaldırılacağını ve bir daha kimseye verilmeyeceğini müjdeleyerek sözlerini noktaladı.

    --- alıntı ---