• enteresan bir özellikleri var; biz neler biliyoruz da susuyoruz.

    susma lan?

    yabancılar helikopter bakarken biz menemen kaşıklıyorduk diyen kaptan gördü bu gözler. oğlum adam menajerle çalışıyor, sözleşmesi de ona göre. senin gibi bilmemkimin oda arkadaşı veya teyzesinin oğluyla değil. o adam senin hayalini kurduğun avrupadan geliyor bu takıma şartlarını en başta ortaya koyuyor kulüp işine gelirse imzalar. sen boş mukavele imzalarım romantikliğiyle göz boyayıp 3 maç üst üste iyi oynayınca yönetici abilerimden takdir bekliyorum diyorsun. yabancı diye ötekileştirdiğin, bizden farklı bunlar takımı sahiplenmez dediğin adam senden milyon kat daha ahlaklı daha delikanlı lan. adam sözleşmesine ihanet etmemek için çabalıyor, beyni profesyonel düşünüyor. o adam biliyor sakat oynarsa devamında 10 maç oynayamaz. sen fedakarlık yaptım diye sahada sekiyorsun, hem o güne katkın yok hemde geleceği riske atıyorsun.

    bir de karı tribiniz var, evlere şenlik. senden kariyerlisi takıma gelip senden daha fazla katkı yaparsa veya ilgi ona kayarsa 3 yaşında çocuk gibi oluyorsun. sahada neredeyse taklalar atmaya çalışıyorsun. bu numaralar sökmeyince de geleni dolayısıyla da takımı sabote ediyorsun. hem paranın karşılığını vermiyorsun hemde verene izin vermiyorsun. ayarınız bile yok, 3 manken gördüğünde kendini kaybediyorsun gece maçlarından sahada adım atacak halin kalmıyor. gece kulüplerinden esas kulübüne katkı sağlayamıyorsun. yabancı dediğin adam izin gününde çıkıyor efendi gibi antrenmanına çıkıp maç günü sahada dimdik duruyor. 3 kuruş paralanınca etrafına çöreklenen salaklara kanıyorsun, abi bu takımın yıldızı sensin drogba kim sneijder'in ne başarısı var dediklerinde gaza geliyorsun.

    takımın başında terim varken tırsıyorsun, mancini gelince aslan kesiliyorsun. çünkü terim biliyor senin ciğerini, o da senin gibiymiş gençken ama anlamış artık seni adam eder yanına drogba koyarsa çeyrek final oynar. mancini gelir senden profesyonel olmanı bekler, kendine iyi bakmanı antrenmanı layığıyla yapmanı bekler. verilen taktiği uygulamanı hızlı düşünmeni bekler ama sen papazlık yaparsan en fazla mancini'yi de yersin. eninde sonunda sonun senden öncekiler gibi olur; bir bakmışsın eskişehir'de servet'le almanya üçüncü liginde barış özbek'le oynuyorsun. felipe melo ve sneijder senin kadar eğlenmeyi bilmiyor mu? içki içmiyor mu? sevişmiyor mu? rahip mi, papa mı bu adamlar lan? herkes ayarını biliyor, çünkü anında konulurlar kapı önüne kendilerine bakmazlarsa.

    yabancı kısıtı kadar ömrün var kardeşim, bu sorunlar aşılırsa adın ne olursa olsun böyle devam edersen kapı önünde bulacaksın kendini. sende farkındasın aslında da tepedeki andavallar farkında değil. milli takım falan diyorlar. seni rekabetin içine soksalar görecekler gerçek yeteneklerini nasıl çalıştığını kendini futbola verdiğini ama küçük hesap peşindeler. tıpkı senin gibi. zihniyetiniz yerin dibine batsın.
  • 27 mayıs 2018 tarihinde sözlüğün sol frame’inde teker teker örnekleri hortlatılan, 1996-2000 arasında galatasaray etkisiyle kalburüstü bir çok örneği mevcut ancak günümüzde iyi örnekleri bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda olan futbolcu tipidir.
    piyasada maddi olarak nispeten müsait olan potansiyelli bir kaç örneği (emre akbaba, barış alıcı, umut bozok) ve kulübün maddi durumu yüzünden aksiyon alınamayacak türleri (cengiz ünder, enes ünal, abdülkadir ömür, yusuf yazıcı) dışında kesinlikle para harcanmaması gereken futbolcu tipidir ayrıca.
    bu futbolcu tipine yapılacak yatırım altyapıya kaydırılmalı ve galatasaray kendi futbolcusunu kendisi üretmelidir.
  • bir milyon öyro'ya oynamak zorunda birakilan vatan evlatlaridir. bunlarin kirasi var, havuzlu villasi var, mekan ve sinema kapatmasi var, gaylerle ferrari'de hanimlarinin sürat yapmasi var, sevgilisine bentley hediye etmesi var, tekne turu var, ustu basi var, engin abisiyle para sacip video cekmesi var, sözlesmesine zam almak icin bilerek pas vermeyeni var. bunlarin hepsi masraf. sen bu cocuklari böyle bir milyoncuk euro'ya oynamak zorunda birakirsan olmaz ki? nasil ödeyecek garibanlar bu kadar masrafi? adamlarin acliktan nefesi kokuyor, enerjisi bitiyor, 55'de dili disari cikiyor. hep bunlar bir milyona oynamak zorunda olduklari icin iste.
  • 2 senedir yabancı serbestliği yüzünden ne kadar çapsız oldukları ortaya çıkınca kudurmuşlardır.

    yabancı sınırı varken sadece 2008 avrupa şampiyonasını gören adamlar sınırdan dert yanıyor.

    götünüz yiyorsa çalışın alın formayı. ama bu kansızlara oturdukları yerden para kazanmak daha cazip geliyor. kökünüzün dibine kibrit suyu hain herifler sizi.

    belki de yabancı sınırı tekrar gelsin diye milli takımı sabote ediyorsunuz ne malum ?
  • yabancı oyuncu sınırına karşıyız elbette ama takımda yerli futbolcu başarılı ise hele de bu kendi altyapı topçunuz ise tadından yenmiyor be kardeşim.
    (bkz: ozan kabak), (bkz: emre akbaba)

    1 şubat 2020 trabzonspor fenerbahçe maçında başarılı performans gösteren uğurcan çakır'ı izlerken mutlu oldum, inşallah daha iyi yerlere gelip a milli futbol takımımıza da uzun yıllar hizmet eder.

    trabzonspor son yıllarda türk futboluna oyuncu yetiştirerek hizmet eden bir görünümde.

    (bkz: uğurcan çakır), (bkz: yusuf yazıcı)
    (bkz: abdülkadir ömür), (bkz: abdülkadir parmak)

    darısı atalay babacan, mustafa kapı, emin bayram, berk balaban gibi genç kardeşlerimize inşallah.

    yerli oyunculara da önem vermeliyiz, bu çocuklar özellikle ekonomik ve sportif anlamda bizim en büyük gelecek umudumuzu oluşturuyorlar.
  • kendin üretmediğin sürece sürekli hayal kırıklığına uğratacak futbolcu grubu. kendin üretme ama koskica galatasaray'ı çanakkale dardanel'in, afyon bilmemnespor'un, yozgat falanfilan gücü'nün ürettiklerine mahkum et.

    yani şunu mu diyoruz biz; bir lisemiz var, sanatçılar, iş adamları, siyasetçiler falan yetiştirebiliyoruz ama başka bir lise kurup futbolcu yetiştiremiyoruz. e iyi bayramlar o zaman herkese.
  • futbolcunun yerlisi, yabancısı olmaz. iyisi ya da kötüsü olur. tam bir şark kafası bu işte. tan bir "türk'ün türk'ten başka dostu yoktur" zihniyeti.

    senin taktik disiplinin, forma adaletin, araştırma kabiliyetin, çalıştırma ciddiyetin olmasın; sonra "vay efendim yabancılar ruhsuz" .

    hayır yıllarca takımın en ruhsuz adamları yerliler değil miydi? bu işin ruhla, hayaletle ilgisi yok. artık bireysel oyuncu devri geçti. messi ya da ronaldo değilsen takım ile hareket etmek zorundasın. takım ile hareket etmen için de önce bir takım olmalısın.
  • (bkz: biz burda yabancıları sevmeyiz yerlileri hiç sevmeyiz)

    yabancı sınırının kalktığı gün azalarak biterler umarım. profesyonellik, yok. disiplin, yok. hoşgörü, yok. kibir, bencillik, denizde kum misali.

    ben mesela hakan şükür'de hiç hatırlamıyorum böyle şeyler. gece hayatıymış şuymuş buymuş. zaten onu kral yapan da bu ya. mesleğine saygısı, dinine ve ailesine bağlılı vs.
  • türk takımlarının başarısı için yerli sınırı getirilmeli. 28 kişilik bir kadroda 6 yerli veya 6+0+2 şeklinde bir yerli sınırı olmalı(sondaki ikiyi takımların elinde çok türk oyuncu var çıkaramazlar hemen ellerinden diye merhametimden koydum) ve bu sınır kademeli olarak düşürülmeli. 5, 4 olarak. ve en son 3'e kadar gelmeli. aynısı alt liglerde de olmalı ve takımlarımızdaki mevcut türk oyuncaların dünyanın çeşitli takımlarına gönderilerek, kendilerinin bir bok olmadığı onlara fiilen gösterilmeli. bunları yap, bak türk futbolu nasıl kalkınıyor.

    not: takımlara ayrıca yerli antrenör yasağı getirilmeli. onlar da yurt dışına çıksın.
  • kendini geliştirmekten uzak,
    tek derdi fazla para kazanmak,
    yandaş yerli hocası, yandaş yorumcusu ile kendini pazarlayan,
    emekli olduktan sonra hiç bir eğitim almadan teknik direktör ya da spor yorumcusu vs. olmaktan öteye gitmeyen,
    paranın olduğu her yerde olan ve sadece kendileri kazanacak şekilde devran sürsün isteyen futbolculardır.

    iyi ki başka ligleri izleme şansımız var ve kalite nedir görüp karşılaştırıyoruz.
  • sözlüğümüzde yazarlarımız tarafından soğuk bakılmasını anlayışla karşıladığım ancak 2018-2019 sezonu yaz transfer döneminde yerli oyuncu almayalım demeyi de inanılmaz derecede saçma bulduğum futbolcu grubu.

    kendimi de dahil ederek selçuk inan ve eren'in normal şartlarda gönderilmesi hepimizin ortak kararı. yasin, tarık, koray, ahmet çalık, eray gibi yeteneksizlerin burda durmaya hiç hakları yok. tolga ciğerci takımın en kritik zamanında fedakarlıktan kaçınarak hoca'nın gözünden düştü hoca'nın bunu affedeceğini sanmıyorum o da gidebilir.

    özetle sözlüğümüzde hemen hemen ortak karar ile gitmesini istediğimiz yerlileri düşünce geniş kadromuzda 2(iki) tane yerli kalıyor; serdar ve sinan. 12 tane daha türk oyuncuya ihtiyacımız var hadi 6 tane altyapıdan genç yaz yine 6 tane türke ihtiyacımız var.

    e hal böyleyken "hamza hamzaoğlu kafası gitmemiş, bıktık bu çöp hevesinden, yerli tetikçi istemiyorum" falan demek son derece gülünç oluyor.

    sevgili arkadaşlar ne kadar istemesek de biz bu transfer döneminde yerli almaya m e c b u r u z. o yüzden mevcut havuzdaki yerliler üzerinde beyin fırtınası yapan arkadaşlarımızı küçümsemeyelim çünkü hepimizin derdi ortak.
  • mert hakan yandaş ve emre kılınç ile anlaşırsak eğer...

    okan
    emin bayram
    taylan, mert, emre akbaba, ömer bayram
    emre kılınç
    adem büyük

    bunlara ek olarak yeni sezonda abdussamed karnuçu ile ali yavuz kol'un rotasyonda yer alacağını düşünüyorum.
    savunma rotasyonu için adil demirbağ ve tayyip talha sanuç ile ilgileniliyor.
    hücum rotasyonu için de sözleşmesi sona erecek olan oğulcan çağlayan'ın ismi geçiyor.

    özellikle mert hakan ve emre kılınç'ın transferleri çok mühim. piyasadaki en formda yerli oyuncular bunlar. alındıkları takdirde, gayet yeterli bi rotasyona sahip olacağımızı düşünüyorum. bu durumda yabancı sınırına karşı da elimize bir değil iki koz geçmiş olacak.
  • sorun yerli futbolcularda değil aslında. yerli futbolcu alımına karşı çıkan arkadaşlar tabii ki de kendi kendilerine ırkçılık yapmıyorlar.

    ama onlarda biliyor alacağımız 10 yerli oyuncudan 6'sı 7'si menajerlerin itelemesi veya komisyonun tatlılığından. eğer as takım için oyuncu düşünüyorsan muhtemelen ahmet bulut'un prensi; fatih terim'in as oyuncusu, emre b, arda, selçuk gibi elemanların kankası. kalitesiyle değil de birilerinin önermesiyle, hatır gönül işleriyle adı masaya gelen isimler. yoksa genç ve gelecek vaad eden alt lig oyuncularına yada kalitesi belli olan yerlilerin alınmasına, teknik heyet ve oyuncu komisyonu uygun gördüğü sürece * kimsenin birşey diyeceğini sanmıyorum.
  • 2016-2017 ara transfer doneminde, soylentiler isiginda en az 5 adet kadromuza katilacagi belirtilen (bundan sonrasi agır ironi icermektedir.)
    ----ironi mode on---
    hatta kesinlikle katilmasi gerekendir. satalim podolski'yi oradan gelecek parayla 5 adet yerli futbolcu alalim. mis gibi, yerli mali yurdun mali herkes onu kullanmali hesabi. alin, alin, mehmet ekici, ahmet çalık, kaan ayhan hatta mesela merter yüce, mustafa pektemek. ne guzel olur var ya! gelecegin milli takimi olur. hem neydi? galatasaray=milli takim. hatta 2018 sampiyonada garanti final. cidden, deneyin. tutmazsa nasılsa 2017-2018 yaz transfer doneminde salı günü transfer bombaları patlayacak dersiniz olur biter.
    ---ironi mode off---

    yerli düşmanı degilim. yabanci hayrani da degilim. gidersin afrikadan adi sani duyulmamis adam alir getirirsin, parlatirsin. tff 2. lig'de kiyida kosede kalmis osman adinda birini bulur getirirsin, parlatirsin. hepi topu, 50bin euro'ya mal olur. adama da dersin ki garanti ucret yillik 100bin tl mac basi 30bin tl veriyorum, isine gelirse diye. bak bakalim ne oluyor? her sene, her sene getirilen adamlari gondermek icin 40 takla atiyorsunuz, tonla fesih bedeli oduyorsunuz ondan sonra para yok, para yok. olmaz tabi düdük. kendi takiminda 200bin tl'ye oynayan adama denge dengeoğlu mantigiyla 400bin euro veriyorsun. var ya, su anki yaptığım isin aynisini yapmami karsiliginda yillik maasimin 20 katını verseler ben de ne oldum delisi olurum, ki paraya tamahim yoktur. sapitirsin la. dua etsinler de, toplum olarak dini-ahlaki hassasiyetlerimiz var da kendilerini ilah ilan etmiyorlar.