• adını duymamamız son derece normal. adam hepi topu 108 dakika oynamış sivas'ta. bir de kupa maçında oynamış 90 dakika. sonra da sakatlanmış zaten. aydın da aynı durumda: http://i.imgur.com/ZTq8MaN.png

    şu anki kadromuzun yarısını yollasak durum onlar için de farklı olmaz ki.

    tarık, umut, sabri gibi çöpler 17 takımda da oynayamaz. semih, burak, hamit çoğu takımda oynayamaz.

    ama bizim çiftlikte oynarlar.

    hamza babanın bir çiftliği var, çiftliğinde evlatları var... yerliiii, yerliii diye bağırırlar, çiftliğinde hamza babanın...
  • --- alıntı ---
    biz başakşehir'e çelme takmak için değil, kendimiz için kazanmak istiyorduk. ama müsaade etmeyeceklerini biliyorduk.
    doukara'nın pozisyonunda var'a bile gidilmedi. tek taraf için var'a gidilecekse kaldırsınlar veya başka bir sistem getirsinler.

    --- alıntı ---
    18 şubat 2019 antalyaspor başakşehir maçı sonrası yardırmış eski futbolcumuz. konuş baba helal
  • melo-selçuk-hamit-sneijder dörtlüsü varken, 4m euro ödenip alınmamıştır. orta sahamızın kağıt üzerinde bam'a, gerçekte allah'a emanet olduğu günlerde transfer edilmiştir.

    ilk maçında sahaya, ufuk- sabri, cana, servet, hakan balta- yekta, barış, ayhan, emre çolak, culio- kazım 11'i ile çıkmışız. ikinci yarıda da oyuna, stancu, insua ve mustafa sarp girmiş.

    yani, rotasyon oyuncusu olsun diye verilmemiştir 4m euro. direk ilk 11 oyuncusu diye alınmış ancak iki sene içerisinde kadronun değişimi ile rotasyon oyuncusu haline gelmiştir. özetle, 4m euroluk rotasyon oyuncusu mu olur gibi temeli olmayan argümanlarla eleştirilmeyi hak etmemektedir.
  • https://vine.co/v/eXA1qj2aEA7
    https://vine.co/v/eXKh6njtlBg

    kendisini geldiği günden beri destekledim gerek burda gerek arkadaş ortamında.

    ama artık yeter.

    sen bu sene gitmelisin. idare ettik ettik ettik, bir sene daha seni çekemeyiz. sen artık sadece takımın taşaklı yerli oyuncularının yancısı bir adamsın. geldiğinde de yeteneksizdin evet ama artık futbolunun gerileme oranı çok büyük seviyelere ulaştı. biz seninle mi şampiyonlar ligi'nde başarı kovalıycaz yekta? bu videolardaki adamla mı?

    yekta umarım bu yazdıklarım bir şekilde kulağına gider. çok büyük galatasaraylı olduğun söyleniyor, duyduk ettik vesaire de, büyük bir taraftar olduğunu göstermek istiyorsan bu takımdan gitmelisin. "ben artık bu takıma yedek olarak bile yetmiyorum" diyip önüne bakmalısın.

    hadi yekta. birbirimizi üzmeden. hadi.
  • göçmen, mülteci ve sığınmacı kavramlarının ne olduğunu; bu insanların, tüm dünya’da hangi şartlarda yaşamlarını sürdürdüğünü bilen ve bunların farkında olan futbolcu.

    bm verilerine göre*; dünya’da, zorla yerinden edilen insan sayısı 70.000.000 (yetmiş milyon)’dur. eminim ki, tek bir tanesi bile evini, mahallesini, şehrini bırakmak istememiştir. hiçbir tanesi de bu dünya’nın kötü bir yer olmasının birincil nedeni değildir.
  • atatürkçü ve iyi bir galatasaraylı, centilmen sporcu.

    az önceki maçta* denizli kalecisi takım arkadaşının kendi sahalarından kullandığı serbest vuruşu, kullanılmadığını sanarak eliyle tutup, bir kez daha kullanmaya kalkınca, hakem antalya lehine çok tehlikeli bir yerden endirekt vuruş verdi, yekta da arkadaş ve rakipleri ile konuşup topu auta bıraktı.

    bunu yaparken maç 0-1 lehlerineydi, yani 5-0 ken yapılan bir şov değildi. tebrikler.
  • gs sözlük'e girdim gireli oyuncuları korur gibi bir bakışım olduğunu farkettim. aslında öyle bir adam değilimdir. galatasaray'ın farklı branşlarında bir çok sporcumuzla görüşürüm, konuşurum günlük hayatta. ve bir çoğu da bilir ki kötü oynadıklarında çok defa direk yüzlerine demişimdir. yekta konusunda da çok defa dedim "şu an gs seviyesinde değil" diye. bunu kendisine demedim ama dememe de gerek yok. o da bunun farkında. floryaya antrenmanlara gidemiyor olabilirsiniz ama açın gstv'yi antrenmanları gösterdiğinde en çok kimlerin çalıştığını âyan beyan görürsünüz. sayacağınız 3 adam olsa biri bu çocuktur. bence yekta'yı sözlük vari olarak tanımlarken galatasaray'lı demek ona yapılan en büyük haksızlıktır. tamam doğru, çocuk galatasaray'lı ama bu tek başına yeterli bir tanımlama değil. onun diğer meziyetlerine böylelikle sünger çekilmiş gibi olduğunu hissetmeye başladım.

    şimdi futbol bilgisi ve tarihini benden daha iyi bilen bir çok yazar burada mevcuttur. sorsam "yekta kasımpaşada hangi mevkii de oynuyordu?" diye vereceğiniz yanıtı düşünün. bir de "engin bugün oynamayacağı için gs 11'inde kim oynamalı?" sorusuna vereceğiniz yanıtı? bu bile yekta'nın zaman içinde oyununda ne tarz bir değişikliğe gittiğinin göstergesi. bilmeyenler için söyliyeyim yekta kasımpaşa'da sağ açık oynuyordu. şu anki galatasaray takımında ise ismi hep sağ iç oyuncular arasında anılıyor. şöyle diyim size, gio veya keita'nın sağ iç oynayacağını düşünebiliyormusunuz? hadi olmadı arda 4-3-3de orta üçlüde oynayabiliyor mu? işte yekta kendi içinde bir futbol devinimi yapmakta. eskiden ona top taşırlardı, o da o topu 3. bölgede değerlendirirdi, kaleye inerdi. şimdi ise kaleye inecek adamları arıyor. üstüne, orta sahada pres yapıp, rakiplerin atakları olgunlaşmadan önce defansa zaman kazandırmaya çalışıyor. aradaki futbol mantalitesini anlamanız için basit devingen bir futbol bilginizin olması yeterlidir.

    yekta'nın şu an yapması gereken çok basit işler var. çok koşmasına gerek yok. rakip topu kaptığında rakibin önünde engel oluşturup pas atmasını 1-2 saniye geciktirmesi (ki defansın yerine oturması için önemli), bu arada kendisine forvet hattından da destek gelirse ikili baskı ile top ayağında olan oyuncuyu kenar çizgiye sıkıştırıp oyun açısını kapatmak ve en son olarak top kapmak olmalı. (ama içindeki hırs bazen hemen topu kapmak için mücadele ettiriyor ona). bu arada top onda iken kafası havada olmalı pasını verdiği an pasa kaçmalı arkadaşına pas seçeneği yaratmalı.

    bunları anlatıyorum. peki yekta bunları yapmıyor mu? bal gibi de yapıyor. tek sorunu rakip topu aldığında ilk hamle yapması, bazen rakibin onu kolay geçmesine neden oluyor. bunun dışında ben gs'da oynamaması için bir sorun görmüyorum. yerini şu an için mental anlamda yadırgıyordur. çünkü yılların futbol alışkanlıklarını unutup, yeni bir alışkanlığa yelken açmış birinden bahsediyoruz. sezon sonuna kadar bu yolculuk dalgalı denizde olacaktır. ama sonunda sabredersek gs en az 6-7 senesi kurtaracağı bir orta saha alternatifine sahip olacak.

    işin güzel yanı bu adam yedek kalırsa sorun etmez, oynarsa (şimdi benim sahaya çıksam yapacağım kadar) tüm terini çimlere akıtır, her an için pozitif enerjisini takımına verir. galatasaray'ın bu tarz adamlara ihtiyacı var. biz uefa kupasını arif'in dediği gibi ergünün getirdiği bir cuval çekirdekle kazanmadık belki ama o çekirdeği getirmek yolun başlamasını sağladı. yekta işte o bir çuval çekirdeği getircek, takımdaşlığı sağlayacak adamlardan. bizlerde ona destek olmak zorundayız. z-o-r-u-n-d-a-y-ı-z. destek olmayacaksan köstek olmayacaksın. ama ne yapıyoruz? çocuk "ya sabır" diyor hemen -hocaya dedi-, -sabriye dedi-, -eboue'ye dedi- diyip takımın içine dinamiti önce biz yerleştiriyoruz. ayan beyan kime dediği belli. ama amacı üzümü yemek değil bağcıyı dövmek olan bazı galatasaray'lılar ânında başlıyor üzerine oynamaya. ondan sonra medya galatasaray'ı sevmiyor :))) yahu sen sevmiyorsun galatasaray'ı sen!! medyaya ne gerek var? alemin tek kurnazı sizsiniz anında buldunuz yekta'nın ne demek istediğini.

    kendisini hiç görmedim ama tanıyanlardan veya görenlerden ve takım içi kişilerden duyduğum pozitif enerjisi yüksek, hinliği olmayan biri kendisi. eğer tanım istiyorsanız aha size yekta tanımı. sadece "iyi galatasaray'lı" diyip bırakmayın. galatasary'daki her oyuncuya sahip çıktığım gibi ona da sonuna kadar sahip çıkacağım. çünkü ben taraftarım taraflarındayım...
  • yekta(dan kurtuluş

    önce mustafa sarp'ta bir özür borcum var, onu ödeyeceğim. ismini galatasaray'a transfer olduğu gün öğrenmiş, futbolunu hiç görmeden başlamıştım saldırmaya. işimiz çok zordu, reykart banko oynatıyor, sahada hiç görünmemesine rağmen bir şekilde balık golleri buluyor, zift spor medyasının gazıyla da hemen hemen arda turan'la aynı muameleyi görüyordu. neyse ki büyük galatasaray taraftarının futbol bilgisine de benim imanım tamdı. 2 seneme mal oldu, tezlerimi ispatlamam, sonunda oy birliğiyle karar verip kovduk.

    bir tespit araya sıkıştıralım.

    tanımadığımız, hem fikir olmadığımız bir futbolcu, sakatlık hariç, bir sezonda resmi maçların en az yarısını oynamamışsa, onu alan, aldıran hırsızdır.

    hangi hırsızın sayesinde, kimin basiret bağlanması sonucu kendisini galatasaray'da buldu ise çaldığı paralar çoluğundan çocuğundan çıksın, kendi payım zehir zıkkım olsun. mübarek galatasaray forması içinde gördüğüm ilk maçtan beri baş çelişkimdir. mıymıntı, kasıntı, ruhsuz kansız, ölü bir yaratık.

    gidiş yolu, pek iyi. insan satıcısı kimse yaptığı işi mükemmel yapmış. bir proje çizmiş önce. fenerbahçe stadında'ki ağların ardında galatasaray formasıyla taraftar olmuş. yalan, taraftar olsa biz mutlaka tanırdık. hele kadıköy deplasmanına giden dünyanın en azılı 2000 galatasaraylı içinde olacaksın, üstelik süper lig futbolcususun ve seni hiç kimse tanımayacak. o gün maça gitme sebebi, sahtekarlık, bir plan yazılmış, çizilmiş uygulanmış.

    sarı kırmızı zıbınlı bir resmi de çıktı mı bilmem, ama erkek bebeği olan babalara bir önerim var. hem fener, hem galatasaray zıbınlarıyla resmini çek bebeğinin, hatta sırayla sarı kırmızı, sarı lacivert bezlere sıçırt.(ben yapmıştım, 2 sene boyunca sarı-lacivert beze sıçmıştı bizim oğlan. resmini çekmeyi unutmuşum) 20 sene sonra sikindirik bir takımda futbol oynarsa al sana kapı gibi cv. git kadıköy'deki hırsızlara, benim oğlum sarı kırmızı beze sıçmıştı de, göster resmini, az para mi verdiler yıkılma hemen. al soluğu florya'daki hırsız kravatlı eşkiya bürolarınd. sarı-lacivert beze sıçarken ki resmini göster, bir de o zaman ki devlet, yöneten oligarşik çete kim ise taraf olduğunu beyan et. al sana oğlun galatasaray'lı yekta kurtuluş.

    taraftar sever, taraftar futbolcuyu. sabri'nin aldırdığı 15 sağ bekin sebebinin sabri'nin kötü futbolcu olduğu gerçeğine kafayı yormak yerine çektirdiği 3 lüler hatırına,coşar sempatik bulur,kredi verir.sabri dağlara taşlara orta yapar güler de, aynı ortayı telles yapsa homurdanır. yekta'da kurtuluşu, taraftar şirin görünmekte aramış yıllarca. tahmin ediyorum aldığının yarısını da galatasaraylı medya maymunlarına yedirmiştir. bugün anket yapılsa % 60 melo'dan daha iyi oyuncu çıkartırlar. bir deseleksiyon, bir yutturmacadır gider.

    5 senede 50 maça çıkmış. oyunu öldürmek için sehpayı tekmelediği, topa ayağını bile değmediği maçları da katmış,vikipedya. ne zaman hocalar oyunu idam edecekler, sırayla soktular cellatları. olcan adın girer, futbolu idam sehpasına çıkartır, umut bulut boynuna ilmiği geçirir, maç bitti bitecek yekta oyuna girer, sehpayı tekmeler, maç başı parasını indirir.

    bu tip futbolcular, takımın çetesine yağdanlıkçı olur. tatile birlikte giderler, aleme, bara beraber takılırlar, bilmiyorum ama eminim, 18 e soktukları her maçta oda arkadaşı yeni çeri ağalarından biridir. melo ile, sneijderle yatacak değil ya, koskoca galatasaray'ın koskoca yekta'sı. futbolcu değil, adam bile değilmiş. milyonlarca galatasaraylı nefret ediyor, hala ben takımda kalmaktan mutluyum diyor. ptt liginde sıradan bir takımda bile çöp olduğunu en iyi kendisi biliyor, bu yüzden ne kadar dolandırsam bu kerizleri o kadar kardayım felsefesiyle, yıllardır bizi soyuyor.

    mustafa sarp'ın özrünün sırası geldi, kim bilir kaç maç iyi oynamıştır, sarp. biz takıntılı olduğumuzdan nankörlük ettik, ama elimizi vicdanımıza koyalım, mustafa sarp, yekta'nın yanında ordinaryüs profesördür. daha çok hizmeti geçmiştir, istenmediğinde de alıp başını gitmiştir. bakın göreceksiniz yekta efendi, yarın bir takıma gitsin, hangi hırsız, dolandırıcı alır o ayrı konu, senede bir maç oynar, hele bir de kazayla gol atarsa, sercan'dan bin beter maymunluk yapar.

    her zaman iftiharla söylerim, bizim taraftarımızın dünya'da eşi benzeri yok. başkaları olsa 2 kupa kazanmış, 4 yıldız takmış takımın hocalarını, başkanlarını, çöp futbolcularını bile bağrına basar. biz farklıyız, futboldan en az hocal
    ar kadar anlarız. büyük galatasaray taraftarı sosyal medyası olmasa, aydın yılmaz'la bu şebeke yeniden sözleşme imzalardı, biz olmasak melo'nun yerinde yekta 2 senedir kan kusturuyor olurdu, biz saldırmasak yekta'yı kovmazlardı. sabri arada kaynadı gitti, dedik sabri'nin kredisi var, yekta kim?

    yekta'nın kovulmasına katkıda bulunan herkese bin teşekkür ediyorum, şimdi sıra öteki çöplerde. futbola lanet ettiren, olcan adın, umut bulut, ve sepet eray'da. galatasarayı, aydın yılmaz'dan, yekta kurtluş'tan kurtarmayı başaran taraftarımızın tribünden gelen gücü, takımı leş, çöp futbolculardan er ya da geç temizleyecektir.

    45 yıldır tribünlerdeyim, tribünlerin istemediği futbolcunun oynadığına şahit olmadım.

    yekta kurtuluş, kısmet bu günlermiş, defol git, florya'dan bir daha geçme, sen bizi tanımadın, biz seni, lanet olsun sana futbolcu lisansı veren kuruma.
  • yeterince hakkı verilmeyen futbolcumuz. son zamanlarda gösterdiği performansla, saha içinde duruşu ve karakteriyle takıma çok yarar sağlayan galatasaray aşığı futbolcumuz.

    herkes doğal olarak felipe melo, selçuk veya sneijder'den bahsediyor, ama kendisi son maçlarda orta sahanın ağır işçiliğini üstleniyor, resmen yükünü çekiyor. 15. kupa zaferimizle sonuçlanan 7 mayıs 2014 galatasaray eskişehirspor maçında, en az golü atan wesley sneijder kadar payı vardır kendisinin.

    final maçında durum 0-0 iken, önce chedjou'nun ters vuruşunu çizgiden çıkarmış, sonrada savunmanın gafil avlandığı bir anda, yaklaşık 50 metre depar atıp önünde olan rakip futbolcuyu yakalayıp, çok kritik bir hamle daha yapmıştır. 11 mayıs 2014 trabzonspor galatasaray maçında attığımız birinci golde de yine kendisinin payı vardır.

    iyi oynuyordur, iyi mücadele ediyordur, karakter gösteriyordur, iki kelam edilip hakkı verilmelidir!