*

resim
Ünal Aysal
Görev:Başkan
Takım:-
Yaş:84
Uyruk:Türkiye
  • 8850
    birkaç şeye açıklık getirelim.
    bu adam, kulübün finansal yapısını, bağımsız dış denetçilere denetlettirdi.
    açıklanamayan giderlere gözünü dikti. yapısal reformlar yapmaya çalıştı ve başı yendi.
    bu camia, sıfırdan milyarlarca dolarlık bir holding kuran ünal aysal'a ve projelerine değil de risk grubu şirketlerinde, yalnızca senelik cirosu 500-600 bin tl olan bir şirkette imza yetkisi bulunan dursun özbek'e ve projelerine onay verdi.
    galatasaray adını hiçbir yerde ezdirmedi; yeri geldi, bu uğurda takımı şampiyonluk maçından çekti.

    şimdi bu adamı destekleyip desteklememek ayrı bir şey, akp'lilerin erdoğan'ı körü körüne desteklemesine benziyor ayrı bir şey.
    şu sözlükte herhalde benim kadar bu adamı destekleyen azdır.

    http://rerererarara.net/...nal+aysal%2F%40cladi

    hiçbir yerde bu kadar somut eleştiri de bulamazsınız. alın lazım olur. eleştirirken kullanırsınız.
    gidişine kızgınım. çünkü mücadele etmemeyi tercih etti bu çıkarcı liselilerle.
    kızgınım ama yerinde olsam hele artık o yaşlarda uğraşır mıydım emin değilim açıkçası.
  • 8879
    https://twitter.com/...s/943105369823498241

    burdan yola çıkarsak bizim bu sene şampiyon olmamız lazım, bu durumda bana ünal aysal ismi çok mantıklı gelmiyor çünkü ünal aysal gelirse yabancı bir teknik adam getirir onun da adaptasyonu derken bu iş bu sene olmaz.

    mayıs ayında olsak bende kesinlikle kendisini isterim ama şu durumda bana mantıklı gelmiyor.

    kısa sürede başarı getirebilecek, camiayı bir araya getirecek bir isim lazım.

    6 aylığına faruk süren gelse, td olarak da her ne kadar istemesemde terim'i getirse bu iş olur gibime geliyor
  • 8887
    http://gamaspor.com/...lik-aciklamasi-31689

    --- alıntı ---

    eski galatasaray başkanı ünal aysal, sarı-kırmızılı camiada heyecanla beklenen seçim öncesi gamaspor’a açıklamada bulundu.

    başkan adayı olacağı yönündeki iddialar hakkında konuşan aysal, “kimseyi desteklemiyorum. bu seçimlerde yokum” ifadesini kullandı.

    galatasaray odeabank’a sponsor olacağı iddialarını da yanıtlayan aysal, “basketbol takımına sponsor olacak olsam şimdiye kadar olurdum.” dedi.

    --- alıntı ---

    aday olmayacağını defalarca yazdım zaten gerek burada gerek twitter'da. destek konusuna gelince yasin çakmak "mustafa cengiz" lehine twit atınca "acaba mı?" demiştim ama orada da yanıltmadı beni.

    mustafa cengiz'in seçim ofisi sosyal medyada güzel çalışıyor. tebrikler.
  • 8906
    2 gün önce kiz arkadasima sürpriz yapip akaretlerde efsane bir restauranta gittik. bogaz enfes isil isil, hava acik, bizim tabirimizle saha futbol oynamak icin müthis.

    cam kenari rezervasyonum var ve masam ayrilmis. tam mekana geldik, masaya dogru bizi gecirirken garson birden baska bir masaya yöneldi ve malesef benim rezerve ettigim masa bazi kosullardan dolayi baska birine verildi saniyeler icerisinde.

    icimden küfürler ucusuyor, kim bu amk diyorum. kiz arkadasimada caktirmiyorum ama bir hayal kirikligi var tabi ki.

    neyse oturuyoruz salatamizi sushimizi söylüyoruz ama ben halen bekliyorum kim gelicek.

    bir hareketlilik yasaniyor ve bir bakiyorum, müthis takim elbisesi, mor kravati ile ünal aysal.

    önce esini oturtuyor, daha sonra kendisi tam olarak rezerve ettigim yere oturuyor.

    tabiki ben heyecandan azima sushi yerine kocaman bir wasabi parcasi atiyorum. agzim yaniyor, gözlerim yasli, kalbim küt küt atiyor.

    neyse yemegimizi yiyoruz, tabi ben pusuya yatiyorum.

    yemeklerini yiyorlar, üstüne tiramisu ve soda yapip hesabi ödüyor baskan.

    esinin ceketini giydiriyor ve kalktiklari anda yanina gidiyorum.

    ünal bey, cok büyük bir hayranininiz olarak bu ani ölümsüzlestirmek istiyorum diyorum.

    tabiki, lafimi olur diyor. o sirada 3 tane nerden ciktigi belli olmayan bodyguardlar bana yaklasirken ünal aysal aynen böyle bir hareketle durduruyor yarmalari.

    https://goo.gl/images/Z1VoJ9

    esi aliyor telefonumu, ünal baskan sirtima atiyor elini, bende sariliyorum tabiki. esi bir iki resim cektikten sonra baskandan bir rica geliyor.

    instagram´da bu resimleri paylasmassan cok sevinirim.

    bende tabiki diyorum ve sözümü veriyorum.

    o sirada esi ünal baskanin türkce ricasini anliyor ve ingilizce dilinde „why can´t he share pictures of 2 handsome men on instagram?” diye patlatiyor soruyu baskana.

    ünal baskan kulagima yaklasip, gülerek ve türkce olarak “bu ates üfleyerek sönmez” tadinda “kadinlar anlamaz, konusarak sadece kendini yorarsin” diyor.

    daha sonrasinda elimi sıkıp simdi ayrilmamiz gerekiyor, size iyi aksamlar diliyorum diyerek restauranttan ayriliyor.

    buda böyle bir animdir.

    evet ünal aysalciyim.
  • 8942
    ünal aysal sanıldığının aksine galatasaray düşmanları tarafından değil kendisini sportif aş'nin kurtarılmasını sağlasın diye getiren gerçek galatasaraylılar tarafından başkanlıktan el çektirilmiştir. hem seçim öncesi algı oluşmasın hem de yazılarımı çok uzun bulduğunuzdan ötürü hakkında yazmak istemiyordum. ancak benim nickim yok ile başlayıp defansin ablasina sarkan golcü ile son bulan bir sürü mesaj aldığım için ve fatih hoca hakkında takımı kötü etkileme ihtimalini bile göz önüne almadığından dolayı işbu girdiyi yazıyorum. merak etmeyin ne çok uzatacağım ne de gündeme getirip polemik çıkaracağım. sadece söylediklerimi 2 haber ve 1 video ile destekleyip takdiri size bırakacağım renktaşlar. zira bu konu camia içinde çok konuşulur ve ünal aysal'ın ibra edilmesi de bu rezilliğin üstünü örtmektir. ki bu haberi yapanlar ya da dillendirenler büyük baskı yediğinden medyada neredeyse hiç gündeme getirilmedi ve konuşulmadı zira galatasaray'a ihanet edenler ile galatasaray'ı kol kırılır yen içinde kalır diye koruduğunu sananlar böyle istediler...

    şimdi şu videoyu 2.00'dakikadan 3.15.saniyeye kadar izleyin, inan kıraç galatasaray lisesinden çıkarken mehmet ali yılmaz'ın kanalına röportaj veriyor, ünal aysalın fikrini alttan çıtlatıyor; https://www.youtube.com/watch?v=2jRdCiDKcLA

    zaten prandellinin anlam verilemeyen açıklamaları da az da olsa yer buldu;

    https://www.haberler.com/...ustu-7430883-haberi/

    http://www.webaslan.com/...ozleri-SXHBQ78464SXQ

    özetle ünal aysal, red bull gibi dünyanın farklı yerinden 4 takım alacağım deyip kıraçların desteğiyle yola çıkıyor, prandelli ikna olmayınca galatasaray'ı çalıştırmak için bu projeden bahsederek kerhen de olsa imza attırıyor. zaten bu yüzden hala endoğan adili'lerden kurtulamadık o zaman 45-50 oyuncuya kadar şişti takım...hep bu oyuncuları diğer takımlara göndermek için yapıldı...

    peki ne oldu da proje yattı. ünal aysal aynen prandelliye dediği gibi basına kapalı adadaki toplantıda amacının gayrimenkul aş ile riva-florya-ada-mecidiyeköy gayrimenkullerini (yani hasnun galip hariç tapusu tamamen bize ait olan tüm gayrimenkulleri) kendisinin bulduğu uluslararası bir emlak konsorsiyumuna devredip şirket ve kulüp borçlarını sıfırladıktan sonra galatasaray basket şubesini de basketbol aş olarak ayırıp unit'e satılmasını öngörüp karşılığında tüm parayı (borçlar ödendikten sonra) derneğe devretmek. böylece derneğin esas sahibi olan lise ve onun bağlı bulunduğu (başında inan kıraçın olduğu) eğitim vakfı bu büyük servet (borç sonrası 2 milyar dolar deniyor) karşılığında galatasaray futbol takımının ünal aysal'ın bülent tulun aracılığıyla %49'una (almanya'da yasa gereği %51'e şirketler sahip olamaz) sahip olduğu kulübe futbol takımımızın markasıyla beraber devrini istedi. aslantepe ise ihtilaflardan dolayı olduğu gibi devlete devredilecekti (zira devletin afet durumundaki toplanma alanlarından biri bizim seyrantepe ki zaten stadın üstünün kapatılmasını devlet onun için istedi-afet zamanı sığınmacılara konak olsun diye)

    dahası bu isteği kabul edilemezse istifa restinde bulundu. galatasaray teamüllerine aykırı kürsüye yürüyenler olunca ünal aysal cam salonu terkedip havuza doğru kaçıyor araya inan kıraç girince galatasaray'ı senin vakfına mı peşkeş çektireceğiz diyenleri sakinleştiremeyince toplantıya ara veriliyor. ailece 12 milyar doları olan (sadece kıraçlar koçlar değil) inan kıraç çok rahatsız oluyor ve ünal aysal'dan desteğini çekiyor. bu fikrini bir daha açmaması karşılığında ibra edileceği garantisini veriyor ve malumunuz 1 gün içinde duygun yarsuvat inan kıraç'ın hazırladığı listeye başkan olarak girip seçimi alp yalman'a karşı kazanıyor. zaten dursun özbek de can topsakal da hamdi yasaman da ali dürüst de bu listeyle başımıza musallat oluyor.

    dernek malını kaybetmemek için bu tantanayı çıkardı ve ünal aysal'ı yedi...peki bu olsaydı bizim kaybımız ne olacaktı? elimizde bir tek galatasaray var, renktaşlar...lise vakfa kalacaktı...gayrimenkuller kapitalist konsorsiyumlara...aslantepe hükümete...basketbol takımı ünal aysal başkanın keyfi için holdingine...futbol takımımız da almanya'daki türklere...peki o zaman alman olacak olan galatasaray nasıl bizim kulübümüz olacaktı? nasıl maçlarına gidecektiniz sadece pragmatik düşünenler için söylüyorum? nasıl canımızdan bir parça olan galatasaray nasıl eskisi gibi kalacaktı benim gibi teorik düşünenler için soruyorum?

    amacı türk olmayan takımları yenmek olan galatasaray bir alman takımı olduktan sonra neye yarat? gidin o zaman bayerni tutun adamlar en azından daha köklü olurdu "almancı" yeni galatasarayımızdan...

    bugün başımızda dursun özbek varsa bunun sorumlusu ünal aysal ve borçlarıdır. dahası bu saçma sapan planlarıdır...

    özetle diyorum ki fatih terim bu projeye karşı olacağından fatih terim'i kendisi hükümet ile iş tutup göndertti. ortalık ona kalınca da planına koyuldu. inan kıraç bile böyle uçuk kaçık fikirlerin arkasında duramayınca da kaçıp gitti. o çok bahsedilen basketbol sponsorluğu da bu yani mülkiyetini bana verin. dursun özbek benim örnek başkan profilim değil. benim için en başarılı ve desteklediğim başkanlar da mehmet cansun ve osman alp yalman'dır. borçlar biter bitmez de bu tarz biri dursun özbek'in yerine gelmelidir. mustafa cengiz ise arkasında kimse olmasa da delikanlı bir adamdır ve galatasaray tarihinde yerini alacaktır. bu kadar...ayrıca galatasaray kimsenin babasının malı değildir onu sadece galatasaray'a emek vermiş gündüz kılıç gibi ali tanrıyar gibi fatih terim gibi isimler yönetmelidir sırf evine yakın olsun diye koskoca galatasaray'ı belçika sınırına taşımak isteyenler değil!
  • 8950
    https://m.yenisafak.com/...urulu-listesi-528177

    gerçekten dursun özbek'e karşı galatasarayvı savunması çok güzel. ama keşke bunu kendi yönetim kurulu listesine alarak yapmasaydı?

    ya da tam destekle, elinizden geleni yapınla göstermek istemiş :(

    http://www.fanatik.com.tr/...ke-tam-destek-638508

    gerçekten ünal başkan bizi çok düşünmüş. allah razı olsun. arkadaşlar o yıllarda lastik donla gezdiği için hatırlamıyor sanırım bunları. dursun özbek ne kadar alakasızsa ünal aysal da o kadar. adam yönetim kurulu listesine birini yazdırıyor :) sonra bakıyor ki bu adam denen adam aidatlarını yatırmamış :) bu kadar seçiciler yani. artık o listeyi kim eline verdiyse :)
  • 8970
    çok gereksiz bir zamanda çok gereksiz bir gündem oluşmasına sebep olan eski başkanımız.

    taraftar ve camia kenetlenmiş, herkes bir şekilde fatih terim'in hatalarını da sineye çekerek galatasaray menfaatlerinin etrafında toplanmışken terim'i tekrar gündem yapması çok gereksiz oldu.

    fatih terim konularını pas geçip, dursun aydın özbek ve adnan polat üzerinden konuşsaydı, yaklaşan seçimde mayıs 2018'de seçim yapacağını açıklayan mustafa cengiz'i desteklediğini belirtip, fatih terim hakkında da bir iki yapıcı şey söyleseydi bu taraftar ikisini mayıs 2018'de tekrar buluştururdu.

    söylediklerinin tamamı bile doğru olsa zamanlaması o kadar gereksiz ki... üzülerek izledim söylediklerini.

    ekleme: yalnız terim'le ilgili kısımlar ne kadar zamansız olsa da söylediği kalan her şey dikkatle irdelenmeli.

    konuşmasının linki, https://www.youtube.com/watch?v=Ltm1bTnlRQI
  • 8978
    gerçekten gönülden desteklediğim son başkan ve başkanlık koltuğuna yakıştırdığım hepi topu 3 - 5 kulüp üyesinden birisi, belçika lordu ve mikanos matkabı. *

    şimdi, her dönemde kabul ettim bu adamın da hataları olduğunu öncelikle bunu söyleyelim. evet eğer bir taraflaşma varsa "aysalcı"yım, bundan gocunacak değilim. kara kaşı kara gözü yüzünden değil tabii ki, vizyonu galatasaray'ın kendi vizyonuna en uygun olan isim olduğu için ben aysalcıyım.

    kendisi 9 ocak 2018 tarihinde trt spor kanalına konuk olmuş ve konuşmuştur. trt'nin haber metni linki: http://www.trtspor.com.tr/...klamalar-152301.html

    bazı açıklamalarından parçalar alıp bu programda konuşurken yaptığı yanlışları da konuşalım; cümle cümle alacağım kritik yerleri başlık gibi.

    "seçim kararının alınış şekli, zamanlaması doğru değil."

    hepimizin söylediği şeyi söylüyor aslında ünal aysal. zamanlama yanlış, mayıs'ta seçim varken böyle bir ortamda, devre arasında bir dünya iş yapılması gerekirken takımlar için seçim çok yanlış zamanda. ha şimdi diyeceksiniz ki "kendisi baskın seçim yapmadı mı?" değil mi? yaptı, evet. ama onu da yine tarihi uygun şekilde yaptı, ki bunun en büyük yanlışlarından birisi olduğunu defalarca söyledim.

    "çıktığım kapıdan tekrar içeri girmek aynı suda iki kez yıkanmak gibi olur."

    2. paragrafta yanlış cümle genelde alındığı için bu cümleyi aldım özellikle. aysal başkanlık düşünmüyor, düşünmedi. camia adnan polat'tan sonra başkan olacak kimseyi bulamadı çünkü adnan polat çok büyük bir enkaz bırakmıştı. aysal'ın elini taşın altına koyması için bütün camia seferber oldu ve "gel" dedi. "şartlar öyle gelişti" demesi bundan. doğru, o dönemde şartlar gerçekten de öyle gelişti. ve ben mayıs ayında seçim olsa da olmasa da aysal'ın yine aday olmayacağını düşünüyorum, bir çok sahte duyumcu "aday olacak" yaygarası kopardı dursun özbek'in baskın seçimi öncesinde ama o zamanlarda da demiştim "aday olmayacak" diye ve yine söylüyorum yine aday olmayacak. ha şartları bilemiyoruz, durum değişebilir elbette.

    "baktığım zaman da bir başarı ortada göremiyorum."

    dursun özbek'e destek oldu mu? oldu. son yönetiminde listesinde miydi? listesindeydi. ama aysal'ın ilk listesinin dışındaki tüm listeleri statüko ya da derin galatasaray ya da yüce abiler ne derseniz diyin bunların hazırladığı listelerdi. son listede dursun özbek'in olması da statüko'nun aysal'dan sonraki planını hazırlamasıydı aslında, aysal'la olamadı ama yarsuvat'la oldu. kesinlikle de haklı, baktığımız zaman bir başarı yok. polat döneminde de bir çoğumuz yaşadık bunu, rahmetli canaydın'dan sonra polat'ı isteyen çok kişi vardı ama polat da başarılı olmadı. desteklediğiniz kişinin başarısız olması normal bir durum, kavun değil ki koklayarak seçilsin sonuçta.

    "galatasaray'ı batırmış birisi varsa ben değil, benden öncekiler batırmıştır."

    göreve geliyor, borç 328 milyon dolar. bırakıyor, borç 358 milyon dolar. aradaki 30 milyon dolarlık farkı da o dönemdeki kupalara, başarılara sayarsak son derece normal bile. ki kendisinin projesiydi eğer ki mağazacılık sportif'e devredilseydi 40 milyon dolardan fazla artı görünecekti tabloda, bu da ceza riski dahil bir çok sıkıntıyı ortalıktan kaldıracaktı. yapılmadı, sonuçta ceza alındı. ki 328 milyon dolar zaten batmış bir durum değildir, 358 milyon dolar da batmış bir durum değildir. defalarca söylendi, galatasaray büyük bir gemi. bu seviyede bir kulüpte bu rakamlarla uğraşmak zorundasınız.

    "galatasaray'ın gayrimenkullerinin çok ucuza gittiğini düşünüyorum."

    paragrafın içerisinde kendisinin projesi de var, savunduğumuz proje. yani gyo, gayrimenkul yatırım ortaklığı. yaptırmadılar ve bu olayın üzerine aysal ayrıldı. yani bazılarının söylediği gibi bırakma, kaçma durumu değil. "bunların zihniyetiyle bir şey yapılmaz zaten" tepkisi. ucuza gitmedi diyebilecek var mı? varsa eğer riva'da yapılan satışların tutarları elimde var, hatta (bkz: #2092244) numaralı entry'de yazdım. 30.06.2016'daki emlak konut taahhütü o günkü dolar kurundan $176.030.882 etmekteydi. (dolar = 2,89 tl) entry'yi girdiğim 4 ocak 2017'de $142.103.142 etmiş. (dolar = 3,58 tl) bir sene sonra yani bugünü baz alırsak $135.027.404 ediyor. ilk günden bu yana zarar 41 milyon dolar. komisyon raporunda da riva'da arazilerin bedelinin metrekare başına 2013'ten 2016'ya $89 değer kaybettiği yazmakta. bunları çok konuştuk, çok anlattık ama dinleyen çıkmadı, çıkanlar umursamadı, umursayanlar etkili olamadı.

    gelelim en kritik noktaya. fatih terim.

    şimdi, bizim bu konuyu dinlediğimiz iki açı var, olabilecek iki açı doğal olarak. birincisi ünal aysal'ın gözünden, diğeri fatih terim'in gözünden. terim "ben antremanda kovuldum" diyor, aysal "haberi bodrum'da aldım" diyor. aslında bir açı daha var, ama hiç birimiz orasını düşünmüyoruz bence her iki tarafı da eleştirirken.

    yıldırım demirören

    bu "adam" abdullah avcı'yı gönderdikten sonra başka birisini aradı mı hoca'nın dışında? hayır, haber bile çıkmadı. sadece terim. galatasaray'ın başında olan teknik direktörü almak için yönetimle falan görüşme yaptı mı? bildiğim kadarıyla hayır. görüşmeyi yaptı, elindeki basın kuruluşları sayesinde baskı yaptırdı (geçtiğimiz aylarda şenol güneş'in milli takıma gitmemesini köpek gibi savunan ertem şener baştaydı o zamanlar "terim gelmezse biteriz milli takım olarak" diyenlerden hatta hatırlarsınız) ve aralardaki kör noktaları oynadı. "eleman" tartışmasını kullandı, prim muhabbetini basında tetikletti ve sonunda istediğini aldı. ama sadece ben kendisinin olduğunu düşünmüyorum, o dönemde bunların işine yarayacağı en büyük isim demirören değildi.

    aziz yıldırım

    bu "adam" da ersun yanal'ı getirip 2 sene galatasaray şampiyonluğunu izlemiş ve şike yapmışken, kendisi şampiyon olmadan galatasaray bir kez daha şampiyon olduğunda 4. yıldızı kendisinin 18 şampiyonluğu varken kabullenemedi. abdullah avcı'nın kovulmasından sonra terim'i galatasaray'dan koparmak için seferber olduğundan hiç şüphem yok. çünkü aysal + terim = başarı formülünün tuttuğu göründü, bu formülü bozmak için elinden geleni yapmaya çalıştı ve yaptı. terim ayrılıp mancini gelince de basını ona karşı kışkırttı ve şampiyon olarak o da istediğini almış oldu, sayıları 19'da eşitledi. galatasaray şampiyon olamayınca da basını kullanarak terim'i göndertti diyerek aysal'a saldırttı. genel kurulda da bunlar etkisini bulunca aysal bırakıp gitti. bir nevi 2014'te "sizi değiştireceğiz" dediğini sene bitmeden yapmış oldu.

    ben yine de ikisine de o dönemde yaşananlardan dolayı çok kızıyorum. terim o dönem federasyonu hiç kabul etmeseydi bugün şenol güneş'in yaptığı gibi hiç bir problem olmayacaktı ortada. ya da aysal kulübün en önemli elemanını hiç bir yere göndermeseydi yine bu problemler yaşanmazdı. basın zaten her adımda bastırıyordu, ciddiye almasalardı yine bir şey olmazdı.

    neticede geçti gitti. ancak galatasaray'ın en önemli 5 başkanını sayacak olursak aysal'ı bu listede kesinlikle saymak gerekir. en önemli 5 teknik adamı sayacaksak da terim ya 1. olur ya 2. olur. terim'e ahım vardı, askıya aldık çünkü şu anda birleşmemiz gerek. hatta öyle askıya aldım ki ancak ilk yarıyı lider bitirirsek bozacağıma yemin ettiğim boykotu bozdum kendisinin atkısı için, 7 tane atkı aldım.

    tartışmak yerine birleşmek lazım. gün birlik günüdür. #başkagsyok
  • 9000
    federasyon başkanı denen adamın, açıklamalarına cevap verdiği eski başkanımız.

    şimdi, fatih terimle davalık olan, fatih terim siyasi güçlerle arasını bozmuşken onların has adamlarından biri neden taraftarı fatih terim etrafında toplayacak bir açıklama yapar?

    şimdi herkes yazıyor ya, federasyon üstümüze oynayacak, siyaset baskı yapacak işi çok zor fatih terim'in diye, bu tüpçü neden hocanın elini güçlendirecek açıklama yapsın?

    taraftarı onun etrafında bir araya getirecek hareketi tüpçü neden yapsın? şimdi çoğu kişi kafasında fatih terim takımla çalışıyor, bu zaman uygun muydu diye sorarken, tüpçü fatih terim'in gücüne güç katıyor. insanların kafasındaki soru işaretlerini kaldıracak ve fatih terim'in konumunu sağlamlaştıracak açıklamayı neden yapsın bizi güçlendireceğini bilmesine rağmen bu tüpçü?

    sadece soruyorum.
    http://i.sozcu.com.tr/...5/ahmethakan8801.jpg
  • 9033
    beşiktaş'ın 25 nisan 2018 tff yönetim kurulu kararları neticesinde taraftarının #sayahaçıkmataraftararkanda şeklinde hasthag açmaları sonucunda aklıma düşen son başkan taneciğimiz.

    nasıl çekmişti takımı 17 haziran duruşumuzda sahadan noblese oblige diyerek, kimse ne tepki vereceğini bilememişti. büyük insan büyük. hakkındaki şu twitimin değeri her gün artıyor, dolar gibi. https://twitter.com/...s/888323510015275008

    bir de fikret orman'a bakıyorum. sıyın cımhırbışkınım diye diye çıkartır takımı sahaya. *
  • 9058
    gerçekler acıdır.

    hadi baştan bir kez daha hatırlayalım neler yapmış.

    ilk iki senesinde çok başarılı olduğunu ben de kabul ediyorum. kulüp 8.likten şampiyonlar ligi çeyrek finaline uzandı.

    ünal aysal ilk geldiğinde yapılan transferler: muslera, eboue, riera, sercan yıldırım, ujfalusi, melo, engin baytar, ceyhun gülselam, selçuk inan, johan elmander.

    yıldızlar karması, helal olsun.

    toplam maliyet: 18.77 milyon euro.

    sonrasında başarısız transferler var. hala fatih terim dönemindeyiz bu arada, buna da kabul.

    sonrasında 2012-2013 devre arası, sneijder ve drogba geliyor. sonraki yaz döneminde bruma alınıyor.

    ------

    mancini dönemi devre arası transferleri: telles, hajrovic, salih dursun, koray günter, oğuzhan kayar, ontivero, veysel sarı, umut gündoğan, burdisso.

    toplam maliyet: 19 milyon euro.

    ------

    şimdi bu duruma bakınca, bana ünal aysal başarılı başkan diyebiliyor musunuz? zira kendisinin transferleri de durumun içine aldığımızda mali olarak başarılı olduğu tek dönem fatih terim dönemi. drogba için, sneijder için dileniyorsunuz ünal aysal'a da, o drogba, sneijder, bruma'yı nasıl alıyor biliyor musunuz? fatih terim'in getirdiği başarıyla alıyor.

    daha açık söyleyeyim, bak şöyle alıyor:

    http://www.uefa.com/...1975297_DOWNLOAD.pdf

    http://www.uefa.com/...2119544_DOWNLOAD.pdf

    bunlar sadece şampiyonlar ligi market pool. fatih hoca takımı şampiyon yaptığı için galatasaray şampiyonlar liginden iki yılda 45 milyon euro para aldı. 45 milyon euro.

    daha galatasaray tarihinde ilk kez o kadar yüksek meblağları görmüş stat gelirlerine, localara, kombinelere girmedik. daha şampiyonluk gelirlerine girmedik. yayıncı kuruluş gelirlerine girmedik.

    neden sadece şampiyonlar ligini söylüyorum. çünkü bu parayı türkiye'de alabilen başka bir kulüp yoktu ünal aysal döneminde.

    galatasaray şampiyonlar ligi'ne tek başına katılmıştı ve bu parayı, 45 milyon euro'yu tek başına aldı.

    peki ne oldu sonrasında?

    ünal aysal egosuna yenik düştü. her şey harika giderken, bu gelirleri birkaç yıl daha aldığımızda, o mancini döneminde saydığım oyuncuların maliyetinin altına girmediğimizde kulüp belki şu an tüm borçlarını bitirmiş, yıldız futbolcularla donanmış, amatör branşlarına çağ atlatmış bir kulüp olabilecekken, ünal başganın egosu sebebiyle fatih terim'den olduk.

    sonrasında ünal aysal'ın serbest düşüşünü izlediniz. mancini fatih terim'in kurduğu kadroyla şampiyonlar ligi gruplarından çıktı. devre arasında kendi yaptırdığı transferlerden sonra gelenden geçenden 4 yemeye başladık. getirdiği adamlar arasında tek işe yarar adam alex telles çıktı, onu da hala beğenen var beğenmeyen var. bu sırada ünal aysal a2 takımındaki eboue'ye milyonlarca euro borç biriktirmekle meşguldü. sezon sonu mancini gitti, sezon başı prandelli geldi. olmadı o gitti hamza hamzaoğlu geldi. basketbolcularımız alacakları ödenmediği için topluca takımı terkettiler. ünal aysal çıkış yolu olmadığını gördüğünde, "galatasaray taraftarının istediği olacak" sözüne rağmen kaçtı.

    o günden sonra duygun yarsuvat gibi aziz sevici bir başkanla sınandık önce, sonra dursun özbek geldi. sonra fatih hoca'nın eli değince her şey biraz daha sütliman olmaya başladı.

    daha çok anlatırım, çok şey var ama gerek yok. gerçekten gerek yok.

    bana göre ünal aysal, galatasaray'ın en efsane başkanı olabilecekken, egosu uğruna gelmiş geçmiş en sıkıntılı başkan olmuştur. yeri gözümde dursun özbek'ten dahi daha aşağıdadır, o derece.
  • 9064
    yaşattığı başarılar için minnettar olmakla birlikte, men cezası almamızın bir numaralı sebebinin de ünal aysal olduğunu unutmayalım. eğer bunları söyleyemezek; vasat, iki transfer ya da iki kupayla kandırılabilecek taraftardan farkımız kalmaz.

    belgesi de şurada; ünal başkan 2014 yılında kendisi imzaladı bu anlaşmayı: http://gss.gs/ivV

    uymamıza imkan olmadığı çok açıkken de ayrıldı ve gitti. cezayı da başkası döneminde yemiş olduk.

    ünal aysal olsaydı iyi savunma yapardı, ceza yemezdik falan demesin lütfen kimse. yapamazdı. yapılabilecek bir savunma yoktu çünkü. şu anki durumlardan çok farklıydı o zaman. şu an protokolümüz yok. onu yapacağız. ünal aysal zaten ffp'ye uymaktan uzak olduğumuz için son bir şans diye protokol yapıp ona da uyamayacak noktaya getirdi sağolsun.
  • 9076
    sen ne güzel adamsın be.

    --- alıntı ---

    ünal aysal: "aziz yıldırım da olsa biz o kupayı orada kaldırırdık. aziz yıldırım'dan izin alacak halimiz yok. yasal hakkımızı kullanmamızı kimse engelleyemezdi. sabaha kadar bekler yine de gitmez, o kupayı kadıköy'de kaldırırdık." (amk spor)

    --- alıntı ---

    https://twitter.com/...538084934373376?s=21

    bu arada, ünal aysal ve fatih terim'i aynı anda babası gibi sevebilen tek insan benim sanırım. çok acayip bir psikoloji, deneyin derim.
  • 9114
    kendisini tarık çamdal transferi üzerinden falan eleştirmek komiktir, orası ayrı.

    kendisinin fatih terim ile birlikte yaptıkları, gerçek bir türk futbol tarihi ütopyasıdır. bir sezon önce 8. olmuş, psikolojik olarak bitmiş bir takımı ve taraftarı alıp göklere çıkarmıştır. muslera, elmander, melo, ujfa, eboue gibi isimler o dönemin transferleridir. kulübün ilk geldiğinde yer aldığı mali açmazdan çıkmasında büyük katkısı olmuştur. bunlar gerçekten başarılması zor işler.

    fakat sonrasında yaptığı hayati hatalar, bugünün mimarıdır maalesef. ne kadar ilk zamanındaki başarılarına meftun olsak da, bunu itiraf edebilmemiz gerekiyor.

    fatih terim'le ipleri koparmak istemesi bir ego sonucudur. bunu çok konuştuk, çok yazdık, evet, hocanın da hataları oldu fakat ilk döneminde tasfiye ettiği yöneticiler, fatih terim'in yerine hoca bakmalar, bülent tulun'lar falan yapılmaması gereken hareketler. sonrasında tek adam olma isteğiyle candan erçetin'i falan aldı yönetime.

    fatih terim gittikten sonra takımı toparlanamaz bir hale getirdi. mancini'yi getirdi, bunu hata sayamam. zira mancini ismini duyduğunuzda başarılı bir hoca getirdiğini düşünüyorsunuz. fakat mancini'nin unutulmaz bir devre arası transferler fiyaskosu var ki, şu entry'de mevcut:

    http://gss.gs/1708912

    arada yaşananlara değinmeyeceğim. başarısızlık, prandelli falan geçiyorum bunları. en son basketbolcularımız maaşları ödenmediği gerekçesiyle toptan takımı terketti.

    adamın fatih terim gittikten sonra yaptıklarını adnan polat'ın, duygun yarsuvat'ın, hele ki dursun özbek'in yaptığını bir düşünün. nasıl tepki verirdiniz acaba...

    bugünkü maddi açmazın içinde olmamızda mustafa cengiz'in söylediği gibi her yönetimin payı vardır. ama kimse kusura bakmasın, en büyük pay ünal aysal'ındır. ünal aysal kulübü bırakıp gittikten sonra başkan adayı bulamadı koca galatasaray farkında mısınız? o enkazı kimse devralmak istemedi çünkü. duygun yarsuvat'ı getirdik idare etsin diye.

    sonrasında da onun öğrencisi dursun özbek geldi. ünal aysal'ın bıraktığı enkazı biraz daha derine itmek için.
  • 9122
    dolar kurunu sabitlediğine inanmak için, ekonomi uzmanı olmaya ya da ilkokuldan sonra matematikle ilgilenmiş olmaya gerek yok. ezbere konuşmadan her kesime hitap eden google adlı siteden basit bir araştırma yeterli olacaktır.
    https://www.futbolmedya.com/...tasarayi-ipten-aldi/
    https://www.google.com.tr/...-bu-yil-transfer-yok
    https://www.google.com.tr/...alara-cevap-40072183
  • 9123
    bu 2014 yılı ödemeleri;
    https://pbs.twimg.com/...zQX4AYdfHY.jpg:large

    bu da 2015 yılı ödemeleri;

    https://pbs.twimg.com/...dlX0AEAI9B.jpg:large

    kur sabitlendiyse yukarıda bankalara ödenen kur farkı ne aydınlatsın beni bilen biri. kuru sabitlemiş olsa şuan kur nedeniyle borçları 2.25 kat artmış olan rakiplerimizden bariz daha az borcumuz olması lazımken nasıl oluyor da bizim beşiktaş'tan daha çok borcumuz oluyor? sizce de bu işte bir terslik yok mu?

    sanki bankalar enayiydi ünal aysal borcu tl olarak sabitleyelim deyince balıklama atladılar. şu hayatta galatasaray taraftarını kandırmak kadar kolay bişey yok. yeterki yağlı suratlı ve çirkin olmayın.

    kendisinin ciddi ciddi borçlarda kur sabitlediğine inanan var. selçuk ve burak'ın sözleşmesi de sabit kurdu değil mi? sonra öğrendik ki her sezonun maaşı o sezon başındaki 31 ağustos tarihinin kuruna göre sabitlenmiş. (u: daha ekonominin e sini bilmeyen selçuk'u burak'ı sabit kura ikna edememiş, zararına hiç bir şekilde iş yapmayacak kan emici bankaları mı etmiş dsdsfdsgdfg)
App Store'dan indirin Google Play'den alın