• 1876
    sözlükteki birçok yazar arkadaş gibi ben de uğur’un yalan haberinden çok kulübün kendisini ciddiye alıp cevap vermesine şaşırdım.
    https://twitter.com/...102126317842432?s=19

    uğur’un bugüne kadarki kariyerindeki en büyük başarısı galatasaray spor kulübü twitter hesabının kendisine cevap vermesidir herhalde.

    öte yandan sözlükteki bizim gibi rastgele insanların galatasaray kulübünü yöneticilerinin gördüğünden daha büyük görüyor olması çok yazık. siz yakında twitter fenomenlerine de cevap verirsiniz.
  • 1877
    zamanlaması manidar "altyapıda çocuklara peynir ekmek veriyorlar" asparagası ile "marcao tokat atmadıysa ispat edilsin" diyenlerin safına geçmiş olan tipleme. galatasaraylıyım diye kendini parlatacaksın, sahneye çıkacaksın, galatasaray konuşmak için yıllarca para alacaksın. sonra "ben var ya ne objektif adamım" kisvesi altında üç beş satılık kalemle saf tutacaksın...

    yetmeyecek kulüpten a4 boyutunda tekzip yiyince "en azından yanlışları düzeltiyorlar" diyeceksin...

    üzerinden prim yapıp kariyer sahibi olduğun galatasaray adama kamyon gibi çarpar, mazallah o havuç saçların dökülür uğurcum.
    sonra levent yan yoldan ağlaya ağlaya gidersin evine...
  • 1878
    tamam türkiyede genel olarak altyapılara önem verilmiyordur. düzenli ve bilimsel beslenme yöntemleri eminim ki uygulanmıyordur ama peynir ekmek veriyorlar nedir ya? arda turan’da ki bütün huylar uğur karakullukçuda da var. aralarındaki fark uğurun kafa çalışıyor, ardanın ki pek çalışmıyor. şu açıklamanın manşet olma isteğinden başka ne amacı olabilir ?
  • 1879
    medyaya girmeye çalışan arkadaşımız. kendisine bir kac soru sormak istiyorum:
    1. kendisine peynir ekmek bilgisini veren kişi galatasaray altyapı futbolcusu mudur?
    2. bu futbolcu yemek saatlerine riayet ediyor mudur? yoksa yemek saatinde orada olmayıp başka zamanlarda gelip yemek mi istemektedir?
    3. kendisine bilgi veren futbolcu gerçekten galatasaray taraftarı olan birisi midir?
    4. kendisine bu bilgiyi veren kisi hala galatasaray futbolcusu mudur?
    5. kendisine bu bilgiyi veren kisi galatasaray'dan ayrıldı ise hangi koşullarda nasıl ayrılmış?

    kendisi gazeteci ise bu sorulata cevap verebilir. hatta burada yazar idi en son, hala yazar ise özelden mesan da atabilir.
  • 1880
    medya maymunluğuna adım atmış.
    zaten hiç bir zaman yorumculuğunu beğenmiyordum ama saygı duyuyordum farklı fikirlerine. ancak belli ki galatasaray aleyhine kara propoganda çetesine katılmış. bu arkadaşın saygı duyulacak, iyi anılacak bir tarafı kalmadı.

    galatasaray taraftarını kaybetti. bundan sonra fenerbahçe efsanesi olmaya çalışan emre belözoğlu gibi saçmalamayı dozajını arttira arttıra surdürür. emre başardı, muhtemelen bu başaramaz.
  • 1881
    galatasaray düşmanı. kendisini uzun uzun tanımlamaya gerek yok. yaptığı yorumların hemen hepsi galatasaray aleyhine, fenerbahçe ve beşiktaş hatta bilimum diğer takımlar lehine. en dar açıdan ali koç ağabeyini ve beşiktaşını övmekten asla kaçınmıyor. welinton ile bjk altyapısındaki gençlerin takasını bile güzel hamle olarak bulmuştu. biz yapsak neler neler söylerdi mesela. galatasaray'ın geleceğini çaldılar, çocuklar peynir ekmekten kurtuldu vs...

    yazık.
  • 1882
    zamanında alisamiyen.net'de yazan arkadaş.

    buraları okuyorsa hatırlar; forum içerisinde "medya yalanları, iftiraları, şaklabanlıkları" diye bir başlık vardı. basında uydurulan saçmasapan haberlere forum üyeleri olarak bu bölümde tepki gösterirdik. uğur da aynı başlık altında selçuk yula, ercan saatçi, rıdvan dilmen, altan tanrıkulu gibi nice adama bizle birlikte tepkisini koymuştu. şimdi onlardan biri oldu. gözü aydın.
  • 1884
    gün geçtikçe kendisini bitiren yorumcu. objektif olacağım diye yıllardır galatasaray'ın üzerine yürüyor. yine yıllardır kanıtsız, belgesiz haberler paylaşıp taraftarı inandırıyor. yanılmıyorsam diagne'nin 13 milyon euro'ya alındığını da ilk kendisi söylemişti. hiçbir kaynağı yok ama herkes inanmıştı yine. böyle peynir ekmek mevzusu gibi olaylar sayesinde artık taraftardaki itibarının gittikçe azalması sevindiriyor.
  • 1885
    hakkında kulübün yaptığı açıklamayı abartılı bulsam da "altyapı oyuncularına peynir ekmek yediriyorlar" haberiyle türkiye'de basının ne hallere düştüğünü gözler önüne seren genç adam. hani konuştuğu çocuk "bize hep kıymalı patates yediriyorlar, içimiz dışımız karbonhidrat oldu" dese ve bunu haber yapsa anlarım. ama araştırmadan peynir ekmek iddiasının üstüne atlıyorsa ya art niyetlidir ya da aptal. çünkü bu iddia gerçek olamayacak kadar saçma. oturup maç yorumlamasına lafım yok, ama haberciliğe soyunmadan rahmetli kemal sunal'ın umudumuz şaban'da sorduğu gibi önce "şimdi ben buraya neden çıktım, niçin çıktım, nasıl çıktım" diye sormalı. sen oraya ağzın laf yaptığı, yeni neslin nabzını iyi tuttuğun ve türkiye standartlarında iyi bir ekran yüzü olduğun için çıktın. ama sanki iyi bir gazeteci olduğun için çıkmışsın gibi gazeteciliğin g'sinden nasiplenmediğin halde haber sıkarsan sunal'ın aynı monologun sonunda dediği gibi prensibinin az iş çok laf olduğunu ifşa edersin.
  • 1886
    iyiden iyiye kendini kaybeden eskinin kaliteli yorumcusu. artık kendisin ciddiye alamıyorum maalesef. kendi kendini bu durumlara soktu. geçenlerde de hala sevsem de kendini bozmaya başladığını yazmıştım. artık kesin olarak diyebilirim ki evet çok bozdu. tv'deyken daha aklı başında yorumlar yapıyorken internete geçince içinden toksik bir persona çıktı.
  • 1893
    yaptığı "peynir-ekmek" haberinin detaylarını hala paylaşmamış olan sosyal medya kişiliği. nerde olmuş, ne zaman olmuş, kim tecrübe etmiş bunu? yani altyapıda genç futbolculara yemek çıkmadığını düşünmek için bir insanın aklını peynir ekmekle yemesi lazım.

    böylesine sansasyonel bir iddiayı detay olmaksızın paylaşıp kenara çekilmek gerçekten aşağılıkça.

    ayrıca, kulübün yaptığı açıklamaya cevap niteliğinde attığı tweeti de anlamış değilim.

    --- alıntı ---

    bu açıklamaya da sevindim çünkü bundan sonra bu konulara dikkat edileceğini gösterir, galatasaray bir milim ileri gittiyse ne mutlu.

    --- alıntı ---

    https://twitter.com/...104737997803521?s=20

    kulüp ne demiş ki uğur buradan kendine pay biçiyor. "evet peynir ekmek veriyorduk, hatta peynir bile vermiyorduk, kilosu kaç para biliyon mu" denmiş herhalde açıklamada. biz anlayamadık.

    ekleme: bu haber tam bir "çamur at izi kalsın" haberidir. algının, gerçeğin önüne geçtiği bu çağda, galatasaray altyapısının ciddi anlamda prestijini aşağı çekmiştir. futbolla az çok alakalı olan herkesin dilinde peynir ekmek var. dilerim, çocuklarını futbola başlatacak veliler bu herife itibar etmez. ve yine dilerim ki biz de bu saçmalıklar yerine, galatasaray altyapısının gerçek sorunlarını konuşmaya başlarız.
  • 1894
    bu çocuk çok enteresan bir noktaya geldi. ilk zamanlar popülizmden uzak içinden geldiği gibi yorumlar yapan henüz meşhur olmamış sempatik bir arkadaştı.

    sonradan hıncal uluç, serdar ali çeliker, serhat ulueren hastalığına yakalandı. iticileşmeye başladı ancak daha konuşulur daha bilinir oldu. sonuçta bu bahsettiğim isimlerde itici ama medyada ve kamuoyunda bilinir isimler.

    belliki işin sırrını zamanla çözdü. bundan sonra 80 yaşına kadar da bu arkadaşı çekeriz. hıncal rahat rahat can verebilir artık.

    vardır böyle tipler hayatında topa vurmamış ama futbol uleması gibi konuşur. beylik laflar eder. transfer falan yorumlar. çok enteresan ama hakikaten var bu insanlar.

    mesela bu çocuktan ziyade turgay demir niye futbol yorumcusu olsun ki?

    veya gürcan bilgiç neden futbol yorumcusu olsun ki?

    yanı şunu demek istiyorum futbol yorumcularının konuyla alakalı edinimi nedir?

    bunların arkasında çok büyük torpil var sanırım.

    neyse ne işte sonuçta türkiye değil mi şaşırmamak lazım.

    laklak yapanlar bu ülkede el üstünde tutulur. hiç bir iş ehline verilmez. medya dediğiniz yapı tamamen torpil ve ehliyetsizlik yuvasıdır.

    rasim ozan’a siyaset yorumlatan medya bu çocuğa da spor yorumlatıyor iste ne bekliyorsunuz.

    ancak burda galatasaray yönetimine de bir sitemde bulunayım. yav kardeşim siz niye isim verip açıklama yapıyorsunuz. adamın şöhretini katmerlediniz. şuan muhtemelen evinde oley oley çekiyordur.
  • 1895
    ne desem bilemediğim yorumcu. sevgili uğur, halen daha buraları okuyor musun bilmiyorum. ben seni takip etmeye devam ediyorum bir çok futbol izleyicisi gibi. blog zamanlarından beri ilgiyle okuyor ve dinliyorum.tek farkla, son bir senedir ileri sardırarak, parça parça.

    buna benzer bir eleştiriyi daha önce de yaptım ve görüyorum ki çoğu kişi de benzer şeyleri söylemiş. objektif olacağım diye kafana göre bir terazi kurmuşsun ama dengesi biraz şaşmış gibi. galatasaray’ı daha çok eleştir, gördüğünü , gözlemlediğini söyle ki bizden kaçan kısımları sende yakalayalım. ama sen madem artık kendini tarafsız bir gazeteci olarak konumladın, o vakit diğer takımlarda yaşanan saçma sapan olayları da biraz gündeme getir ve araştır sana zahmet.

    peynir ekmek falan çok güzel diyorsun, çok ihtimal vermiyorum ama gerçekten yaşanmıştır belki, bu yönetim altında beni şaşırtabilecek pek az şey kaldı. gazetecisin, içerden almışsın haberi, tabi ki paylaşacaksın. gerçekten skandal haber. kulüp yalanladı sert bir dille gerçi. neyse.

    pekala tarafsız bir gazeteci olarak ali koç’un limit aşımı konusunda kural tanımaz icraatlerine yorumun ne oldu? haklı buldun. kuralın iyiliğinden kötülüğünden bağımsız, tek bir kulübün kural kaide tanımadan yaptığı bunca işe bir eleştiri getirmemeni geçtim, ayağa kalkıp alkışlamadığın kaldı. birileri minareyi kılıfına uydurdu, sen de serdar ali abinle medyada sıvacılığa soyundun, kusura bakma. geçen seneki elif ve bu sene vedat tranferlerindeki fahiş fiyatları da çok güzel akladın, tebrik ederim. dünyada başka futbolcu kalmamış gibi, türkiye süper ligininin, 2 senedir sapır sapır dökülen bir takımının, çoğu maçta vasatı aşamamış bu adamlarınının 20m civarı paralarla gitmesi seni hiç şaşırtmadı gazeteci olarak, aksine gayet normaldi öyle mi?

    biraz o masumiyeti kaybettin sanki? o güvenilir , mantıklı, araştıran çocuk gitmiş, daha politik ve hafif küstah bir adam gelmiş gibi. birileri egonu fazla yükseltmiş gibi. sen üzerine bunu yakıştırıyorsan devam et, güle güle giy. farklı şeyler söyleyen, güzel bir bakış açısı yakalamış gazeteciden, tetikçi sınıfına doğru geçiyorsun süratle.
  • 1897
    bülent timurlenk 20 ekim 2020 tarihli yazısında belhandanın transfer sürecinde sevilla kulübünün kendisi hakkında hiçbir isteği olmadığını açıklamış. o zamanlar uğur efendi çok topçudan anlıyor ya sneijder'i gömerken belhandayı öve öve bitiremiyor, sevilla'nın devrede olduğu adamı ucuza alamazsın tarzı yorumlar yaparak çok sevdiği belhandasını cilalıyordu. o gün bugündür bu uğur efendinin futboldan anlamadığını düşünüyorum. açıkcası sevmiyorum.

    kaynak: https://m.sabah.com.tr/.../18/ne-vereyim-abime
App Store'dan indirin Google Play'den alın