• biraz yurtdışı gezmesini dilediğim, yorumlarından anladığım kadarıyla beşiktaşa sempati besleyen kişi.
    filipinler-boracay adasında futbol muhabbetine girdim; galatasaray tanınıyor. avrupa kısmına girmiyorum bile. geçen hafta seramik fuarında ispanyol bir tedarikçimizin genel müdürüyle lafladık. ayda bir türkiye yapan ultra bir adam. 50-55 yaşlarında. fenerli bir arkadaşım var ithalatta uzman. fener-galatasaray falan muhabbetlerine girdik. iki takım arasındaki rekabet, bu takımların beşiktaş’la olan rekabetinden büyük bence dedi; öyle bilgili. dedim ki pablo başkanım *, türkiye’ye gelmeden hangi takımı tanıyordunuz. dedi bu da soru mu? galatasaray’ı herkes tanır. diğerleri daha yeni yeni tanınıyor.
    ve inan uğur karakartal kardeşim, yaşın genç, yanlış ata oynuyorsun ve kendini rezil ediyorsun.
    tinerliyken yazma bence. kurusun öyle yazarsın.
    bu arada boracay’a gidersen section 2 eğlencelidir. shangri-la’da da mutlaka en az iki gün geçir derim. üstüne de beşiktaş forması geçir bakalım tanıyan çıkacak mı.

    şunu da “ama iyi yazar ya” diye pompalamış ve pompalayanlara da her ay bir ders veriyor sağolsun.

    cahil olmak suç değil ama cehaletinden bihaber olmak çok kötü.
  • 6 mayıs 2019 tarihinde, demokrasinin rafa kaldırıp, yargı eliyle darbe yapıldığı gün haksızlığa karşı susup dilsiz şeytan olmadığı için bağlı bulunduğu grubun tv kanalına bir daha çıkarılmamış ve gazetesinde bir daha köşe verilmemiştir.

    o gün ysk'ya aldırılan karara sessiz kalmayanların benim nazarımda bir ömür kredisi olacağından, bundan sonra eleştirirken de en azından bu insanların temel bir ahlak seviyesine sahip olduğunu hatırlayacağımdan bahsetmiştim (bkz: #2664634). uğur karakullukçu da bu duruşundan dolayı kovulursa da ayrıca ne yapacağımı belirtmiştim (bkz: #2664735) .

    ben o gün verdiğim sözümü tutuyorum. her gün eve gittiğimde youtube'a ilk yaptığım arama uğur karakullukçu oluyor. hangi videoda çıkıyorsa koşulsuz abone oluyorum. yayınları da zaten beğeniyi fazlasıyla hak ediyor. öyle aman aman bir yorumcu olmadığı kanısındaydım ama artık hem sevgiyle hem de ayrı bir saygıyla takip ediyorum. okan koç, emre bol, turgay demir gibi piyasadaki bilgisiz, terbiyesiz soytarılardansa böyle aklı başında, dürüst, adaletli yorumcuların ne kadar arandığı da bir nevi 23 haziran seçimlerinde de tescillenmiştir.

    umarım bu devran spor ekranlarında da döner de hakettiği yeri daha çabuk bulur.
  • kendisinin avukati degilim hatta burada cok elestirdim ama mevzu bahis yayinda besiktas'in kadro derinligi olarak galatasaray'dan iyi oldugunu, hatta basaksehir'in de kulubesinin galatasaray'dan iyi oldugunu ve dolayisiyla galatasaray'in sampiyonlugunun cok buyuk bir basari oldugunu anlatmis ve fatih terim'in ne kadar onemli bir teknik direktor oldugunun altini cizmistir ki dediklerinin bence hepsinde hakliydi. nihayetinde rakipte oyundan babel cikip lens girerken bizde hamle oyuncusu yasin olunca insan dogal olarak baska bir yorum yapamiyor.
  • öyle twitter'i filan kapatmak degil evdeki interneti bile sökmesi gereken yazar.

    sebebini de söyliyim;

    1)insan kendi taraftarina ilk anlasmazlikta "... sakin gencler" filan diye laf sokamaz, eger düzen seni biraz palazlandirip kendi taraftarina laf sokturuyorsa o düzenin a.k.

    2)sneijder elestirisi elestiri filan degil eger öyle olsa sinan yanlislikla kacirsa demez, cunku bu laf sneijder konusunda hakli cikmak icin gercegi egip bukmek demektir, sirf hakli cikmak icin(üstelik kendi taraftarina karsi) bu yöntemlere basvuracaksan ya ben galatasarayliyim deme ya da benim karakterim bu, ben hakli cikmak icin bu tip seyleri yapabilecek biriyim de.

    3)bu kisim dalga gecer gibi gencler dedigin bi abinden ne kadar ciddiye alirsin bilmem;

    elmander'i, melo'yu, drogba'yi kisaca ise yarayan herkesi elimizden almadilar mi guzel kardesim, kulup baskanimiz kim bilmiyor musun, riva florya gitmedi mi, kicimizdaki dona kadar almadilar mi, basaridan baska secenegimiz var mi,bunlar olurken sen o sirada tribunde degilmiydin, farki görmedin mi, simdi elimizde 2 tane adam var, dalga gecer gibi kalan 25 kisiyi elestirmek yerine sirf bu ikilden birini zorlama bi sekilde elestiriyosun, ayip degil mi?

    galatasarayli biri medyada basarili olsun isteriz ama milleti salak yerine koyma, burada seni savunan adamlar daha mevzuyu anlamamislar bile zannediyorlar ki sen sneijder'i elestirdin millet de seni elestiriyor, konu bu degil ki, konu senin bizimle tribunde ayni seyleri yasayip, her ne olursa olsun yaptigin yanli elestiriye bak bunu böyle dedin ama o yanlis bir bakis acisi uyarisina karsi verdigin ukelaca cevap.

    burada sana entry giren her yazar galatasaraylisin diye yapiyorlar bunu, burada yazar olmasan galatasarayli olmasan eger, "merhaba ugur abi ben ankaradan selami ronaldo kac sene sonra turkiye'ye gelir" diye soru cevap yapilan bir program yorumcusuna cevap vermez.

    3-5 paragraf ben böyleyim ben vs filan diye veda mesaji yayinlayacagina neden sana tepki gösterilenlere (üstelik tamami galatasarayli)... sakin gencler filan diye gayet ukela cevap verdin onu yazsaydin.

    edit: kendisine küfür edenler serefsizdir.
  • söylediği şeylerin neresi doğru hiç anlamıyorum.

    evet herkes akıllı "ozan'ın mukavelesi yenilenmeli 7.5 milyon euro çıkış maddesi değiştirilmeli" diyor ama bir bizim yöneticiler gerizekalı değil mi?

    yahu başkan teklif ettik, kabul edilmedi, sonra da devre arasına kadar süre istendi diyor. ozan'ın menajeri de bu görüşmeyi doğruladı. daha neyin tantanasını yapıyor bu uğur ve savunanları??

    ozan'ın kafaya silah dayayıp sözleşme mi imzalatacak yönetim?

    ben bu sözleşme uzatamama, yeniliyememe konusunda yönetime takan tipleri anlamıyorum. uğur da bunlardan biri.

    verirsin ozan'a yıllık 3 milyon euro amuda kalkarak imzalar. istediğini vermezsen imzalamaz. ozan da bizim kara kaşımıza kara gözümüze hayran değil merak etmeyin. hepsi para için oynıyor bu boku.
  • kendisine bazi konularda gereksiz tepki verildigini dusunuyordum ama "besiktas'in mukemmel pr calismasi" basligiyla ozetlenebilecek soylemleriyle agir sacmalamis.

    dunya'nin tasak gectigi osuruktan come to besiktas videosunu "mukemmel pr, pazarlama basarisi",

    sifir organizasyonla 2 gun çin'e gidip geri donmeyi "uzak dogu pazarina acilmak" zanneden zat.

    besiktas'in olaganustu cin seyahatinde besiktas takimini havaalaninda bile karsilayan olmamis, takimin hocasi senol gunes bile rahatsiz olmustu bu plansiz yolculuktan. yani afedersiniz besiktas'i ipleyen bile olmadi çin'de.

    son olarak da bir tweet atmis besiktas'in youtube kanali futbol kulupleri arasinda subat ayinda en cok izlenen youtube kanali olmus ve hype'i yakalamis.

    yalniz hype'i yakalayamamakla elestirdigi galatasaray turkiye'de sosyal medya acisindan 1 numarali kulup. twitter, facebook'ta yillardir en cok takipcisi olan, etkilesim alan kulup. bunu da come to besiktas gibi sikko bir slogan, besinci sinif bir bayagilik ve basitlikle yapmadi.

    youtube'da subat ikincisi hype'i yakalarken, yillardan beri tum sosyal medyada en cok etkilesim alan turk kulubu hype'i yakalayamamis demek.

    neyse ben de bi youtube kanali acayim da, come to besiktas'li, a101 posetiyle bim'e gitmeli video cekip hype'i yakalayayim bari.

    ha galatasaray'in reklam konusunda eksikleri olduguna katiliyorum bazi konularda. ornegin drogba forma giyerken afrika'ya yatirim yapilabilirdi, snoop dogg her gun instagram'dan galatasaray postu atarken sampiyonluk kutlamalarina altay getirilmeyebilirdi, ama maalesef turkiye'deki yonetimlerin vizyonuzlugundan kaynaklaniyor bu durum.

    bu vizyonun cok ovdugu fikret orman'da da oldugunu dusunmuyorum. su an tam olarak "abi çin'e acilmamiz lazim acayip para var orda" diyen kahvedeki adamdan farkli bir vizyonu oldugunu zannetmiyorum. vizyoner adamin atacagi adim degil cunku come to besiktas ve youtube subat ikinciligi.

    cok uzun oldu ama bence besiktas galatasaray'dan avrupa'da daha basarili falan dememis. besiktas uluslararasi reklama donusturdu galatasaray donusturemedi demis. bence de yuzde yuz yanlis ve tepki gormesi normal.

    ozet: pazarlamayi cok yanlis algilamis zat.
  • medyadan para kazanan kişi. yarın fener'i deskekler. ertesi gün, "başakşehir 0'dan kuruldu bu alanda galatasaray'ı geçti." gibi konuşabilir. "trabzonspor'da trabzon doğumlu futbolcular var, galatasaray'da galatasaray doğumlu kimse yok, trabzon bu alanda geçti." gibi de konuşabilir. yani para için konuşuyor adam. geçiniz. romantiklik iyi para yapıyor ali ece stayla.

    we are the best galatasaray, diye tezahürat yapıyor bu tribünler. manchester geliyor kareografi yapıyor, real geliyor kareografi yapıyor. avrupa'da az çok futbol ile ilgilenen herkes bu markayı biliyor. rooney'in bebesi galatasaray formasıyla geziyor. amacı türk olmayan takımları yenmek olan takımın başarısı neymis uluslararası çabaya dönüşmemiş. heye ya heye.
  • 8 aralık 2018 galatasaray çaykur rizespor maçı sonrası hiçbir şey gazımı alamıyordu. uyku da tutmadı. son sayfa adlı programda evren turhan ile ikisini görünce izledim. bizden birileri konuşacağı için belki rahatlarım dedim.

    çok mantıklı, doğru vurgularla hararetli yorumlar yaptı. nihayet birileri bunu televizyonda söylüyor deyip uykuya daha rahat dalabilirim dedim.

    vurgular şunlardı:

    ozan kabak gibi bir değeri ucuz bonservislere kaptırmayın dedi galatasaray yönetimine. gerçekten önemli bir değer ozan.

    selçuk inan zaten yüklü para kazanıyor. yarısına sözleşme uzatmak bir fedakarlık değil dedi. o paraya yazık etmeyin demek istedi. veteran takım kurulacaksa evren abi de oynar dedi. o an gerçekten alnından öpmek istedim.

    sahada dökülen adamlar yerine terim’in neden gençleri oynatmadığını sorguladı.
    evren de benzer eklemeler yaptı.

    kısacası gerek yönetim, gerekse terim’e yerinde eleştiriler yaptı. teşekkürler uğur.
  • --- alıntı ---

    " 4 buyuklerin taraftarinin hakem uzerinde baski kurdugu soyleniyor ancak hakem nezdinden basaksehir 4 buyuklerden daha guclu "

    " basaksehir lehine yapilan hakem hatalari cok guzel gizleniyor "

    " 4 buyuklerden biri lehine bir hata yapilsa diger 3 takim 2 gun bunu konuşuyor ama basaksehir lehine bugun 3 hata yapildi bu gece itibariyle unutulacak "

    " futbolda hersey siyah beyaz degildir yorum olabilir. ancak emrenin attigi dirsek, robinhonun yaptigi mudahele, verilmesi gereken penalti. bu ucunden bence ikisi net siyah biri de siyaha caliyor. gri pozisyonlarda bile vara gidilmesi gerekirken bu 3 pozisyonun birinde bile vara gitmiyorsan ben bunda art niyet ararim "

    " dun dirsek atan jailson olsaydi, arkadan basan slimani olsaydi, o penalti olmasi gereken pozsiyonu skertel yapsaydi her program gunlerce siddetli sekilde bunu konusurdu. simdi sabaha kadar unutulmus olacak "

    --- alıntı ---
  • hayatımda gördüğüm en gereksiz duyara maruz kalmış kişi.

    ne kadar korkak, ne kadar aç bir millet olduk biz ya?
    birileri siyaset adı altında hayatımızdaki tüm güzelliği çekip alacak, mevki sahibi olanlar da mevkisini kaybetmemek için laf söylemeyecek biz de bunu kabul edecez he mi?

    hayatımda gördüğüm en aşşağılık zihniyet bu. sesini çıkaracaksın arkadaşım. girdiğin ortam ne olursa olsun, para kazandığın kurum ne olursa olsun.

    artık yapılan işten kazanılan parayı "ekmek parası" olarak görme kafasından çıkmamız lazım. veya o parayı "patron veriyor" şeklinde değil, "çalışarak kazanıyor" şeklinde düşünmemiz lazım.

    ekmek parası diye diye nice niteliksiz adam iş yapıyor bugün ve nice insan hakettiğinin çok daha azına "nereye gidersem gideyim daha iyisini bulamam" kafasıyla katlanıyor. bırakın arkadaşım, bırakın.

    sen ben toplu halde sesimizi çıkardığımızda ortada "uğur'u içinden geçenleri söylediği için ekmeğinden edecek" bir güruh da kalmayacak.

    ama sesini çıkardığı için birilerini suçlayan ahmak arkadaşım, bu kafayla devam edersen sürekli birilerinin kölesi olacaksın.
    götünden donunu alsalar aman ağzımızın tadı kaçmasın diye ses etmeyeceksin.

    merak da etme, uğur kadar kalifiye bir insan bu piyasada boş kalmaz.
  • "belhanda o kadar da kötü oyuncu" değil dedi diye yüzlerce hakarete varacak mesaja maruz kalır. gün aşırı sudan sebeplerle aşağılanır. *

    bir programın satır arasında shevchenko 29 yaşında transfer olduğunu 28 hatırladı diye aşağılama entry'si girilir.

    tüm siyaset, medyanın yüzde 80'ine hakim tff başkanı karşısındayken kariyerini riske edip galatasaraylılar hariç herkesin nefret ettiği fatih terim'i savunur, tarafsız duruşunu kendi açısından riske eder, buralarda tek satır yer almaz. işte galatasaray sözlük...

    https://twitter.com/...375622213799936?s=21
  • mehmet ayan denilen adama ve serdar ali çelikler’e verdiği tepkiyi dün sadece sözlükten okumuştum. videoyu şimdi izleyebildim.

    https://twitter.com/...751845501911040?s=21

    sesini ilk yükselten diğerleri. bir de bilgisizce alışkın oldukları tarzda saçmalıyorlar. uğur da haklı olarak iyi bildiğine inandığı bir konuda, bilgisizce konuşanlara karşı mücadele veriyor. bilen, bilmeyenin sesini bastırmadığı sürece bilmeyene kalır meydan. öyle artistlik olsun, ilgi çekeyim falan diye yapmamış gayet doğal tepki. bazen bakıyorum da birisine kafayı takan yazarlar her konuda o kişiye bir kulp takıyor. fikrine katılmayabiliriz ama artistlikle, ilgi çekmekle, ali ece’ye özenmekle ne ilgisi var allah aşkına? ozan kabak için 7.5 m eur iyi bir madde, nereden bileceksin parlayacağını diyen adamlara az bile yükselmiş. ayrıca galatasaray’ı iyi takip eden bir galatasaraylı.
  • sneijder'i eleştirmiştir. bir eleştirmen için başına gelebilecek en güzel şey gelmiş ve kaale alınmıştır. mesela artık hıncal uluç kaale alınmıyor...

    ve evet fikri kabul görmedi. dolayısıyla aynı sneijder'in futbolculuğunu eleştirdiği gibi o da yaptığı meslekte eleştirildi. galatasaray taraftarının çok sevdiği bir ismi eleştirirken dikkatli olacaksın. argümanların çok sağlam olacak. milyonlarca insanın aklıyla karşı karşıya kalacağını bileceksin. bir gazeteci olarak fikir yaymanın stresini üstlenecek olgunluğa sahip olacaksın.

    bir çok sosyal medya kullanıcısı uğur karakullukçu'nun argümanlarını sağlam bulmadı. bulmadı ve yanıt verme ihtiyacı hissetti. bu eleştiriye tahammülü olmamak değildir. etkiye tepkidir. tez antitez sentez bu şekilde oluşur. ancak sosyal medyanın içinden geldiğini defalarca vurgulayan uğur karakullukçu'nun sosyal medyayı temelli bırakacağına ilerde de sadece dostlarıyla etkileşime gireceğine ilişkin beyanı hem uyamayacağı kadar büyük hem de talihsiz olmuş.

    hayır yazdığına karşılık görebildiği sosya medyayı bırakabiliyor fakat yazdığına karşılık gelen tepkiyi bilfiil hissedemediği gazeteleri, televizyonları bırakamıyor. bu eleştiriye tahammülü olmamak değil de nedir? kusura bakmasın kendisi mühendis değil gazeteci. işinin doğasında eleştirilmek ve hatta sert eleştirilmek var. bu gün bu ülkede gazeteciler sırf yaptıkları ve birilerinin işine gelmeyen haberler dolayısıyla hayatlarının geri kalanını hapiste yatarak geçirmekle yüzyüze... onlar bile gazeteciliği bırakmıyor, koğuştan gazetelerine yazı gönderiyorlar. uğur karakullukçu sosyal medyayı bırakıyormuş... bana göre sadece kendi kaybeder. mesleki anlamda da kaybeder.