• 1435
    siyasal islamcılar açısından son günlerde popüler olan bir deyimle özetleyecek olursak; “yaprağı yerken kıtır kıtır, sapına gelince mee”.

    yıllarca hükümet a’dan z’ye her şeye karıştı mı? evet. boy boy kendi fotoğraflarını statlara astılar mı? evet. futbolcuları ve kulüpleri “yetmez ama evet”ten tutun da “ekonomi çoh iyi yau” dedirtmeye kadar kullandılar mı? evet. kapı gibi yayın anlaşmasını “katarlı din kardeşleri”nin menfaatine delik deşik edip, kulüpleri bu uğurda zarara uğrattılar mı? evet. demirören, özdemir gibi futbol yönetiminden bihaber yandaşlarını futbolu kontrol altında tutmak için tff başkanı yaptılar mı? evet. siyasi saiklerle atatürk’ün adını statlardan kaldırıp, çotanak motanak saçma sapan isimler koydurdular mı? evet. izmir marşını, pankartları statlara sokmayan ama rabia’yı tekbiri görmezden gelenler bunlar değil mi?

    daha özele inersek; stadımızı sanki bize ihsan etmiş gibi triplere girdiklerinde protesto edildiler diye yıllarca toplu ulaşım sorunlarını çözmeyen, bağlantı yollarını yapmayan bunlar değil mi?

    daha yazmaya üşendiğim ve unuttuğum nice örnek var. bunlar futbola siyaset bulaştırılırken “yaprağın kıtır kıtır” yendiği kısım.

    şimdi fenerbahçe ve beşiktaş tribünleri 20-30 saniye hükümet istifa tezahüratı yaptı diye bu “aşırı demokratik”, sporda siyaset istemeyen siyasal islamcılar hoplamaya başlamış. işte tam burası “sapına gelince meee” dedikleri kısım.

    sporda siyaset olmazmış… hadi oradan derler adama. bu kadar ilkeli, bu kadar omurgalıydınız da spor bizzat siyasete evrilirken yıllarca neden sesiniz çıkmadı? şimdi neden bir anda ilkelerin bekçisi oluverdiniz?

    futboldan sizin siyasetiniz ve siyasetçileriniz temizlenene kadar karşıt görüşteki siyaset de bulaşacak. buna ister seve seve ister “mee” diye diye katlanacaksınız.
  • 822
    o kadar salak ve demode bir sistemle oynanıyor ki, herkes kopyala yapıştır resmen.

    a planı;
    kapan kapanabildiğin kadar, topu kapmak için uğraş, kapar kapmaz atağa çıkmak için kanatlardan birini kaçır, o ortalamak için hazırlanırken iki, üç kişi ceza sahasına doğru hareketlen, gelen veya seken topa vur gol olsun.
    b planı;
    duran top kazan elbet 90 dakika içinde bir kaos golü bulursun.

    galatasaray ve beşiktaş dışında istisnasız tüm takımlar bu sistemi kullanıyor. beşiktaş'ın bu sistemi kullanmama sebebi göbekten de atak yapacak kalitede oyuncuları var.

    biz mi? aykut gibi bir hoca üç kupa birden alsın yine gönderilir. *
  • 438
    türk futbolunun gelişmemesinin nedeni koşuyoluna pas atamamaktır.

    garibim ahmet pasını vermiş ve koşuya başlamış. istiyor ki top tam koşuyoluna gelsin ve hızımı almışken gideyim dikine istiyor. ama o da ne? duvar pası yaptığı mehmet topu tam istediği koşuyoluna atamıyor. ya çok önüne atıyor yada bir adım gerisine atıyor. sonucunda pozisyona girecekken yok olup gidiyor.

    ne çok öne ne de geriye. tam adımını atacağı 1 adım ilerisine topu atacaksın. geriye atıp adamın hızını kesmeyeceksin. sonra niye geri pas yapıyor diye kızıyoruz.

    türk futbolundaki hız sorununun nedeni budur. dolayısıyla gelişmemesinin nedenlerinden birisi de budur.
  • 1060
    cozum belli, fatih terim turk futboluna yillarca hizmet vermis ve vermekte olan tum hocalari da yanina alip direk cumhurbaskanligina cikmalidir.

    eger siyaset futboldan cekilmeyecekse*, gidip en bastaki kisiye durumu anlatmak en dogrusu.
    ttf'nin direk oradan emir aldigi ve hic bir sey sorgulamadigi cok acik.

    uefa'dan medet ummak hic bir cozum getirmez, daha kotu ceza yeriz en fazla.
    bu isi kendi aramizda cozmemiz sart.
  • 1639
    17 ağustos 2024 göztepe fenerbahçe maçı da gösterdi ki etimle kemiğimle profesyonel futboldan tiksinmeme neden olan ülke futboludur.

    plajda suya biri geçsin kumsaldan şut atalım, halı sahaya gidelim, football manager 2024 oynayalım, belediye halı sahalarında kaleye şut atalım, evde yeğenle v.s. vazo kırmalı paslaşalım ancak şu rezilliği izlemeyelim.

    yani allah'ın işine bakın istikrarlı şekilde her sezon bir takımın rakiplerinin golü saçma sapan şekilde iptal ediliyor. yine allah'ın işine bakın bu takım haksız penaltılar kazanıyor.

    kısa bir istatistik molası verelim. 2023/2024 sezonu en çok penaltı atan takım fenerbahçe: https://www.transfermarkt.com.tr/...plus/?saison_id=2023 en yakın rakibiyle arasındaki penaltı farkı 3.

    2022/2023 sezonu en çok penaltı atan takım fenerbahçe: https://www.transfermarkt.com.tr/...plus/?saison_id=2022 en yakın rakibiyle arasındaki penaltı farkı 5.

    2021/2022 sezonu en çok penaltı atan iki takımdan birisi fenerbahçe. diğeri de galatasaray: https://www.transfermarkt.com.tr/...plus/?saison_id=2021

    2020/2021 sezonu en çok penaltı atan takım galatasaray.

    2019/2020 sezonu en çok penaltı atan takım galatasaray.

    2018/2019 sezonu en çok penaltı atan takım kasımpaşa.

    yani allah razı olsun, 2021'den beri bir şekilde olan oluyor, istikrar bozulmuyor ve en çok penaltı atan takım bir şekilde değişmiyor. tesadüf olsa gerek. benim spora dair şöyle bir gözlemim var: çok teknik branşlar dışında salak değilseniz gördüğünüz doğrudur. kafası çalışan birisine oturun karara gidecek bir ufc maçı izletin, kimin hakem kararıyla kazanacağını anlar. bu adama bir futbol maçı izletin, ne olabileceğini kestirir. inanın bunlar zor şeyler değil. sahada orta açmak zor olabilir ancak açılacak ortanın faydalı mı manasız mı olduğunu anlamak zor bir şey değil.

    2023/2024 sezonunda benim midem bulandı. her hafta en çok penaltı atan takımın hakkının yendiği iddia ediliyor, taraftarlık ve kampçılık gereği fenerbahçeliler buna inanıyor, adamın teki çıkıp ligden falan çekileceğiz diyor, saçma sapan gündemi işgal ediyor, manasız paralar harcıyor, manasız işler yapıyor. tff başkanı fetöcüymüş. ya al eline belgelerini git savcılığa. çeneni kapat, savcılığa git. aynısını eşime dostuma da yapıyorum. galatasaray fetöcü mü? tamam hadi toplayın elinizdeki belgeleri savcılığa gidiyoruz. he ama elinizde bilgi, belge yoksa açık açık söylüyorum sizi şuraya yatırır severim diye. kimse bu salaklıkla mücadele etmek zorunda değil. ulan oturacağız bir maç izleyeceğiz, maç bitecek, fener kaybedince eşe dosta ne yapayım gaga mı atayım fotoğrafı atacağız, biz kaybedince onlar kedili fotoğraf atacak. her puan kaybında başlıyoruz 1453'te fenerbahçe'ye yapılan sikke ayar bozukluğu haksızlığından.

    2023/2024, 2024/2025, daha önce aziz yıldırım... adamlar sürekli sahada. paranız pulunuz var alın bir amatör takım, koyun adını kanaryabahçe, çıkın sahaya gezin, tozun. topa vurun. oynayın, oynattırın. kendinize geyikten bir lig kurun acun ile, orada oynayın isterseniz. ama şu sahadan bir çıkın. ben ali koç'un itilip, üzerine saçma sapan şeyler atılmasına gülüyorum ama üzülüyorum da. senin o sahada ne işin var? sen kimsin, ne arıyorsun orada?

    en çok penaltıyı alalım, saçma sapan paralar harcayalım, sahaya girelim, rakip golleri iptal edelim... yetmiyor mu? bir tane adam yüzünden bugün yaşayacağımız saçmalığı bekliyoruz. kendini emniyet müdürlüğüne mi bağlar, yeni tff başkanını boko haramcı olmakla mı suçlar, ülke çapında hamsileri çöpe mi döktürür, çiğdem kelimesini kadıköy tarafında mı yasaklatır, ne yapar bilemiyorum. ama ne yapması gerektiğini biliyorum. çekip gitmesi, uzaklaştırılması, el çektirilmesi, "cancellanması", kovulması lazım.

    siyasetin çirkin ortamında yanak okşatmaya falan okey değilim ancak kaypak bir şekilde fayda sağlama adına yapılmasını anlarım. tiksinir ama anlarım. size anlayamayacağım bir fevrilik göstereyim: https://iahbr.tmgrup.com.tr/...ti-1532346920979.jpg

    yanağını okşatanı korkuturum, gönderirim, uyarırım da duvara aduket atan adama laf anlatamam.
  • 1248
    herhangi bir kulübümüzün herhangi bir uluslararası maçta başarılı olma şansı yoktur. hiç kimse hiç boş yere 21 temmuz 2021 psv eindhoven galatasaray maçı için galatasaray’a yüklenmesin. hele hele bu maç x’e yazar gibi içi boş, sırf artistlik kokan, cihangir solcusu eleştirisinden hallice laflar da etmeyelim. euro 2020‘de milli takımımızı da gördük. biz buyuz, bu kadarız işte! çağı yakalayamadık, yakalayamayız, çünkü ülke olarak futbolcularımız da antrenörlerimiz de yöneticilerimiz de entellektüelite ve iş ahlakı olarak yetersiz.
  • 1469
    rezil bir ortamdır. takımım puan kaybediyor, hocaya veya oyuncuya gelene kadar 50 tane hakem hatası, yöneticilerin kötü niyetli eylemi eleştiriliyor haklı olarak. rakip puan kaybediyor, adamlar kötü oynasa bile dalga geçemiyorsun, çünkü herkes hakemler tarafından doğrandığına inanıyor doğranmasa da, doğransa da.

    düşünün manu-mcity kapışıyor. city evinde leeds'e karşı 3-1 geri düşüp maçı 3-3 e getiriyor. manu avantaj yakalıyor, rakibi de norwich. norwich'e karşı öne geçen manu, gidip 3-3 ile puan kaybediyor ve avantajı tepiyor. güzel espriler dönerdi, taraflar birbiriyle dalga geçerdi, üzülen de içten üzülür, eleştirisini içi dolu yapardı.

    bu senaryonun aynısı ülkemizde oldu. ne tartışılıyor? ferdi el, hakem doğraması, 2 sayfa açıklama. hakemler de insandır, hata yapabilirler lafı sonrası bu ülkede hakem konuşulması skandaldır, bu bir. hakemler ferdi'nin çarpmalı eliyle feneri doğruyorsa saçma sapan kararlarla galatasaray'ı da doğruyor bu iki. bunlar gerçekler. bir takımın onlarca penaltı atması gibi tartışmaya çok açık durumlar var, oralara hiç girmiyorum ama ben sıkıldım.

    galatasaray buradan şampiyonluğu verirse kaç tane galatasaraylı seneye daha iyi olabilmek için teknik ekibini, yönetimini, futbolcularını, saha içini eleştirebilecek? bir başlayacağız alanya maçından, devam edeceğiz ali şansalan'a kadar. bize bunu yapma hakkınız yok.

    bakın her maç bütçesi olan bir sinema filmi gibidir. takımın gideri, rakibin gideri derken sanırım ligimizdeki her maç bütçesi 5-10 milyon euro arası bir film kadar paraya oynanıyor. oyuncuların bonservisi, tesis giderleri v.s. tüm giderleri katın hesaba. ben 10 milyon dolar bütçeli, efekti az, senaryoya dayanan bok gibi bir film izlesem akşam soluğu imdb'de alır review yazarım. ama türkiye'de film izlerken bile türkiye'deki sinema perdelerinin kirli oluşuyla başlıyoruz eleştiriye. maçta aynı şey. hakem, yöneticiler derken sahaya inemiyoruz.

    ben türk futbolunun türk futbolu olmasını istiyorum. maç önü heyecanı, maç heyecanı, maç sonu kritiği, dostlarımla laf sokma seansları, sonra bitti. hafta içi edit izler, ulan şu maça gitsek mi diye eşe dosta mesaj atarız. yok ama, hak etmiyoruz herhalde biz bunu ki konu futbol konuşurken futbola gelmiyor.
  • 1302
    artık esamesi okunmayan futbol ekolü. eskiden işi bilen ve kariyeri olan teknik direktörleri görev başına getirirken artık sadece büyük hocaların ancak önerdiği hocaları büyük takımların başına getirebiliyoruz. ülkenin güzel bir tezahürünü futbolda da maalesef görüyoruz. önce guardiola’nın bize torrent’i önermesinden sonra şimdide joachim löw’ün fenerbahçe’ye drone ismail’i önermesi işi özetliyor aslında.
    (bkz: benzer işler)
  • 748
    çıkarcı siyasilerin ve bu siyasilerin beslediği torpillilerin, yalakaların söz sahibi olduğu foseptik.

    abdülhamid ziyaeddin ya da bilinen ismiyle ziya paşa zamanında "ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz" gibisinden bir mısra dillendirmiş... devir değişti artık. ziya paşa'nın meşhur mısrası 'ayinesi torpilidir, yalaklığıdır kişinin lafa bakılmaz'a evrildi. maalesef.
App Store'dan indirin Google Play'den alın