resim
Tolga Ciğerci
Takım:-
Mevki:Ön Libero
Yaş:33
Boy:1.85
Uyruk:Türkiye
  • 1976
    oyundaki verimliliğinin azalması oyun tarzımızın ilk haftalardaki gibi olmayışındandır.

    ilk haftalarda galatasaray ne yapıyordu ? rakip topu aldığı anda 3-4 kişi ile anında basıp hızlıca topu alıp, rakip sahaya oyunu yıkıyordu. özellikle osmanlı maçını tekrar izlerseniz maçın 70-80 dk'sını rakip yarı sahada oynamıştık. bu oyunda en önemli şey top rakibe geçince hızlıca geri almaktı ve tolga bunu harika bir şekilde yapıyordu üstüne 5 gollük bir katkı vermişti.

    son haftalarda ise puan farkının 8 olmasından dolayı tudor ve takım bundan etkilenerek, skoru korumaya ve gol yememeye yönelik bir oyunda döndü ister istemez. top çoğu zaman rakipte kalıyordu. bize geçtiğinde ise yavaş paslarla arkada açık vermeden ilerlemeye çalışıyorduk. tolga'nın bu oyuna katkısı olamaz. bu oyun tolga gibi pres sever adamlarla değil daha çok selçuk gibi sakin kalan adamlarla oynanır. tolga'nın yerine şu 2 fener ve ts maçında yasin veya sinan olsa dahi çok daha fazla verim alırdık.

    ben bu oyunumuzun bu hafta gençlerbirliği maçından itibaren yine eskiye döneceğini düşünüyorum tudor da takım da anladı kapanarak risk almadan pres yapmadan oynamanın bir şey getirmediğini. tolga da yine ilk haftalardaki gibi daha verimli oynayacaktır.
  • 1977
    sezon başındaki performansı tamamen karşılaştığımız takımlarla ilgili olan futbolcumuz. kendisinin özel yetenekleri yok. ancak dinamik ve boş alanlara doğru koşular yapıyor. bu kadar. zorluğu yüksek maçlarda ya da topun bizde kalması gereken durumlarda tolga takıma yük oluyor. durum bundan ibaret. kolay ve baskılı oynadığımız, rakibin dirençli olmadığı maçlarda takımı 12 kişi oynatıyor. aksi durumlarda ise 10 kişi.

    ne zaman oynaması gerektiğini tudor belirlemeli. ama tudor'un bu meziyeti yok. o elindeki en formda takımı sahaya sürmek dışında hiçbir şey yapamıyor. maalesef durum bu.
  • 1978
    tolga'nın genel performansını beğeniyorum. hocanın elini rahatlatan bir oyuncu, takıma seviye atlatamasa da zenginlik katıyor.
    özellikleri tam anlamıyla elverişli değil fakat sol kanatta elinden geleni yaptı. bence ideal pozisyonu fernando ve ndiaye ile beraber orta 3'lü. bu pozisyonda belhanda ile birlikte rakibe ve form durumuna göre değerlendirilebilir.

    fakat büyük oranda kendisinin ve rodriguez'in başlıklarının maç günlerindeki hali yüzünden maç günlerinde sözlüğe girmiyorum. sadece başarısız bir pas yüzünden hakaret hatta küfür ediliyor. maçın geri kalanında iyi de oynasalar, maçı çeviren oyuncu bile olsalar en fazla hakaret dolu entry gelecekteki bir maçtaki ilk pas hatasında girilmek üzere siliniyor.

    cevap hakkı olmayan birine küfür veya hakaret etmek zaten başlı başına karakter zayıflığı ama özellikle takım için elinden geleni yapan bir oyuncuya hakaret etmenin mantığını anlayamıyorum. büyük ihtimalle normal bir eleştiri yapmak için gerekli olan donanım eksikliğinden olduğunu düşünüyorum.
  • 1979
    tolga ilk haftalarda sol kanatta nasıl oldu da etkili oldu ve çokça gol attı, işte bunu sorgulamamız lazım. hepinizin malumu ki şimdilerde kimse tolga'nın solda oynamasını istemiyor. ama orada tatmin edici, dominant bir alternatifimiz de yok ne yazık ki. o zaman oyunumuzu sorgulayalım, oyuncuları değil.

    17-18 sezonu ilk haftalarda galatasaray tam saha presle oynuyordu. bu da takım olarak herkesin esnek, mevkisiz ve tamamlayıcı bir pozisyonda oynamasına yol açtı. tolga özeline gelirsek tolga sol kanattan ceza sahasına topu taşımak zorunda değildi, sadece ceza sahasına sol kanattan gelip topla buluşuyordu. bu tolga'nın becerebileceği bir foksiyondu. ama siz geri çekildiğiniz anda tolga'dan kontra atak beklentisine girmiş olursunuz ki tolga'nın en başta fiziksel özellikleri buna müsait değil. yani özellikle deplasmanlarda tolga'nın sol kanatta olmasının bize pratik hiçbir faydası olamaz ne yazık ki. bunu tudor'un anlamaması garip. eğer tolga sol kanatta olacaksa oldukça total, baskın ve yaklaşmacı bir anlayışla sahada olmalısınız. böyle olmayacaksınız tolga orada asla olmamalı.

    bana kalırsa belhanda artık sol kanada atılmalı. tolga fernando'nun yanına. ndiaye forvet arkasına. ve buna uygun bir strateji de önemli tabi. aslında futbolda dizilişin ve isimlerin de bir önemi kalmıyor bir noktadan sonra. galatasaray maalesef oyununu bozdu son haftalarda.
  • 1983
    demek ki gol atmasının nedeni sadece sol kanatta oynaması değilmiş. daha önce de bahsettim, tolga ortada da oynasa sen tolga'ya ceza sahasına gir dersen girer ve atar, demesen de girer. çünkü tolga'nın karakterinde bu boş koşuları yapmak var. top bizdeyken en önemli özelliği de bu zaten. bugün içeriye yaptığı bir koşuyla golü buldu, hatta yine ceza sahası dışından şut çekebileceği dönen toplara da vurdu, gol olmadı. önceki maçlarda attığı gollerin bir benzeri şeklinde... kondisyonu ligimiz için üstte olduğu için git gel yapabiliyor, bu da çokça pozisyona girmesini sağlıyor. tolga'nın nerede oynadığıyla ilgili değil yani.

    umarım bundan sonra çok fazla kanatta izlemeyiz kendisini.
  • 1990
    tudor ile birlikte galatasaray takımının x faktör'ü olmuş oyuncudur. kendisi sayesinde galatasaray sahaya 11,5 kişi ile çıkıyor. oyun zekası ve pozisyon bilgisinin düşük olduğunu düşünmüyorum. topun düşeceği, sahipsiz topun yer alacağı bölgeyi çok iyi takip ediyor ve oraya hareketleniyor. savunmanın dışında attığı 6 gol çok önemli, melo 11/12 sezonunda asli görevi olmamasına rağmen 12 gol atmıştı. bu performansla aynı istatistikleri görmesi çok olası, bir oyuncu grubunu tamamlayacak her şey var kendisinde. tek olumsuz yönü top tekniği, ona da sahip olsa emre can gibi alman milli takımı ve liverpool'da oynayabilirdi.
  • 1991
    geçen yıl sakatlıktan sonra helva kıvamında dönmüştü. son yaşadığı sakatlıktan sonra herkes yine bu durumdan korkuyordu ama şimdilik gayet diri duruyor.tabi bunda fernando'nun da etkisi var,yanında iş bilen bir ön libero ile oynayınca çok daha verimli oluyor. ayak içi vuruşlara da baya çalışmış belli, eskisi gibi dağa taşa atmıyor artık.
  • 1993
    tolga iyi bir yedek. daha da otesi en iyi yerlilerden biri. bizim iyi yedeklere ve iyi yerlilere ihtiyacimiz var. sonucta en iyi ihtimalle 14 yabanci hakkimiz var. kadroda 10 tane falan iyi yerli oyuncu gerekiyor, ulkede de yetenekli oyuncu yetismiyor. dolayisiyla tolga'yi satmak cok buyuk bir hata olur, altyapidan veya ulke icinden yerine gelecek adam bulunmadan tolga galatasaray icin degerlidir. ndiaye'yi satip baska bir yabanci azman orta saha alabilirsin, ndiaye'yi iyi paraya satmak kaydiyla. ama tolga'yi satinca yerine alabilecegin en iyi oyuncu okay yokuslu.
  • 1994
    bir klişe tabir ile söylemek gerekirse, kendisi tolga değil tolgasson olsaydı " 7'ye koy amına say gitsin", "en fazla yedek olur" gibi şeyler denmezdi.

    örneğin linnes'in galatasaray kariyeri son derece vasatken sırf kuzeyli ve sarışın diye milletin göz bebeği. adam 6 gol atmış birader daha ne yedek olur diyorsun. fernando, n'diaye, belhanda toplamda 1 tane sallamış , elbette 3 ü de tolga'dan kötü futbolcu değil ama, bi' onore edelim adamı. 6 gol atmış, her maç sahanın en çok koşanı.

    geçen sene "abi iyi koşuyo, mücadele ediyo" dediğimizde, "boş koşuyor, nolur sut çekmesin, yedek abi" deniyordu. e şimdi bu adam 6 tane taktı, her maç neredeyse 13 km koşacak, insan üstü performans gösteriyor. daha ne yedeği abi !!!
  • 1995
    şaka maka tudor'un parlatıp zirveye taşıdığı oyuncu. adamı merkez ortasahadan alıp rakip kaleye yakın oynatınca skor katkısı vermesini sağladı. biri bana 6 ay önce böyle bir şeyin olacağını söylese onunla muhabbeti keserdim.

    tipik bir "çok koşan kazma önlibero" olduğunu düşünüyordum ama adamda süper lig için muhteşem bir gol koklama özelliği varmış. yüzdeye vursan pozisyonları değerlendirme oranı çok yüksek çıkmaz ama dinamik oyun karakteri sayesinde çok fazla pozisyona girdiği için bir kısmını gole çevirmesi bile 6 gol atmasını sağlıyor.

    umarım tudor aynı şekilde ndiaye'nin patlayıcı enerjisinden de skor katkısı almayı başarır.
  • 1999
    kızmayın ama bana kalırsa ilk fırsatta elden çıkarılması gereken oyuncudur. bu ne yahu? bu nasıl bir sakatlıktır. ne gizemli bir durumdur.

    herif oynuyor oynuyor, durup dururken bir sakatlanıyor çaat 1 ay yok. dönüyor 3 maç oynuyor aynı yerden çaat 1 ay daha. büyük takım oyuncusuna güvenebilmeli. elbette sakatlık dediğin her futbolcunun başına gelebilir, gelir. ama bunun ki başka bir şey.

    şimdi bu adam başakşehir maçında oynayacak mı oynamayacak mı? oynamayacaksa ne zamana döner? oynayacaksa ne zaman dinlendirilme sürecine alınacak? özellikle son sorum ne enteresan değil mi?
  • 2000
    umarım sakatlığı hemen kontrol altına alınabilecek cinstendir. zira geçen sene ilk haftalar yapabileceklerinden işaretler verip, sakatlandıktan sonra ufuk talay performansı göstermişti kendisi. bu sene ise gerçekten yerine göre olmazsa olmaz, yerine göre de saha içindeki jokerimiz olmuştur. umarım bu sakatlık belası bir daha başına musallat olmaz.

    bu arada fm 2012'de kendisinin potential ability'si 166 falandı. hani yeni bi schweinsteiger olması bekleniyordu kendisinden. o daha olmaz ama bu çocuk bize lazım yahu.

    sağlam dön tolga! lütfen be abicim :(
App Store'dan indirin Google Play'den alın