• 12
    "baros'u böyle bitirdiler!" başlıklı yazısıyla, "kulüpteki sağlık sorunu"nu gündeme getirmeyi uygun görmüş.

    --- alıntı ---
    g.saray teknik direktörü hagi’nin baros için “her gün daha kötü haberler alıyoruz. takımdan ne kadar ayrı kalacağını ben de bilmiyorum” sözleri kulüpteki sağlık sorununu tekrar gündeme getirdi..

    g.saray’da yaşanan sakatlıkları merak edenler.. baros için “almanya’da ameliyat olmasında sakınca var” raporu verildi mi?

    sadece çek yıldız değil takımın 1 numaralı yıldızı ve kaptanı arda’ya yapılan operasyon gerekli miydi?

    kewell’ın yeni sözleşmesi yapılırken doktorlar devreye girip nasıl bir öneride bulundular?
    --- alıntı ---

    haberin devamı için: http://haber.gazetevatan.com/...rdiler/340485/5/Spor
  • 13
    arda için 15 gün içinde döner lafını bu adama kim etmiş merak ettim doğrusu. ben hep şu kadar ay bu kadar ay sürecek diye duydum sakatlığının. ve öyle de oluyor zaten. ameliyat olan adam bırakın futbol oynamayı zar zor yürür 15 günde. kaldı ki arda gülerken bile dikişlerinin acıdığını söylüyordu. tayfun bayındır ı severdim ama bu saçmalığa nasıl inanmış da bir de ''siz 15 günde gelir demediniz mi kardeşim bak adam hala yok'' diye yazı kaleme alıyor. ilginç. herkes ağız değiştiriyor. hani sağlık ekibimiz kötüydü hani şöyleydi hani böyleydi. şimdi de baros un sakatlığında klüp doktorlarının neden dinlenmediği sorgulanıyor. barosun sakatlığına acaba ne neden oldu. adamı sakat sakat oynamasına vesile olan sağlık ekibimiz olmasın. oynamayacak olan oyuncular hazırlık maçlarında bile oynatılarak skatlıkları nüksetmedi mi? o sağlık ekibinin raporuna mı güveneceklerdi.

    özet: bir şeyler olup bittikten sonra geriye bakıp konuşmak kolaydır tabii.
  • 16
    federasyon başkanı olduğu süreç içerisinde aziz yıldırım'ın emir eri mahmut özgener'in yakınından ayrılmayan, şimdi ise demirören'den maaş alıp, ekranlarda fener ve beşiktaş lehine kamuoyu oluşturmaya ve galatasaray' a çamur atmaya çalışan, rezil vatan yazarı. galatasaray taraftarının şike sürecinde ismini not etmesi gerekenlerden biri aynı zamanda.
  • 18
    --- alıntı ---

    tff’nin çok tartışılan ‘iddianameyi bekleyeceğiz kararı spor hukukçularının geniş bir kesiminden destek görmüş durumda. hukukçular özellikle ‘savunma hakkı’ konusunda neredeyse ortak tavır sergiliyorlar. ayrıldıkları tek nokta ise uefa’nın tavrının ne olacağı. avrupa futbolunu yöneten bu kurumun net tavrını 25 ağustos tarihindeki şampiyonlar ligi kura çekiminde göreceğiz. ve o toplantıda öne çıkan en önemli isim ise hiç kuşkusuz şenes erzik olacaktır.

    az konuşup çok iş yapmasıyla tanıdığımız şenes ağabeyin (erzik) uefa’daki etkili konumuyla aba altından sopa göstermesi mümkün. ama bizim tanıdığımız şenes ağabey, temellerini attığı özerk türk futbolu’nu kurtarmak için kura çekimini beklemeden birilerini uyaracaktır.

    temiz raporu gerekiyor

    çünkü şenes erzik’in de çok iyi bildiği gibi, yerel federasyonların kararlarına karışmayan uefa, tff’nin savunma alınamadığı gerekçesiyle “ötelediği” aynı dosyayı kendi disiplin kurulunda görüşüp karara bağlayabilir. ayrıca her kulüp için ayrı yaptırım uygulayıp, tff’ye de ağır fatura çıkarabilir. ve uefa tüm bu kararları, “şike ve teşvik var ama kanıt yok” diyerek kanaat belirtemeyen bizim etik kurulumuz’un aksine, aynı belgeleri inceleyip kanaatla verebilir. uefa’nın arşivlerinde çok sayıda bu tür karar var. ve bu kararların bir çoğunun altında şenes erzik’in de imzası bulunuyor. kısacası, şampiyonlar ligi kurası çekildiği andan itibaren hem f.bahçe, hem de futbolumuz dönülmez bir yola girmiş olacak.

    hatirlatmakta fayda var, italya’da juventus’un başını çektiği şike skandalı sonrasında uefa “temiz raporu” uygulaması başlattı. 2006-07 sezonundan bu yana avrupa kupalarına katılan her takım maçlarına başlamadan önce uefa’ya şike ve teşvik primi eylemlerine katılmadığına dair yazılı bildirimde bulunuyor. ve her hangi bir takımın maçlar devam ederken şikeye bulaştığı ortaya çıkarsa, o zaman uefa “temiz raporu vererek yalan beyanda bulundun” deyip bir kaç saat içinde 2 ile 3 yıl men cezası veriyor (yunanistan’daki volou örneğinde olduğu gibi). buradaki en can alıcı nokta ise şu:

    eğer yerel federasyon “şike ve teşvik yok” derse ve uefa aynı belgelerle aksi karar verirse o zaman o ülke içinde milli müsabakalara katılmama cezası söz konusu olabiliyor...

    kozmik rapor uefa’ya gitti

    tff’nin üst düzey yöneticilerinden birisiyle dün konuştum.. daha ‘merhaba’ demeden “doğru bir karar aldık, sonuna kadar da arkasında duracağız” dedi. “dosyada adı geçen kişi ve kulüplere savunma hakkı tanımak amacıyla iddianameyi beklemek” olarak özetleyebileceğimiz karar ile etik kurul’un raporunu uefa’ya gönderip göndermediklerini sordum. “uefa ile irtibat halindeyiz, tabii ki gönderdik” dedi.

    etik kurul’un 150 sayfalık raporunun son 10 sayfasında yer alan sonuç bölümünde aynen şöyle yazıyor: “kurulumuz dosya içeriğiyle sınırlı olarak yaptığı inceleme ve değerlendirmeler sonunda kanaat oluşturmaya yetecek şekilde kanıt bulunan bazı müsabakalarda eylemlerin, ilgili kişiler ve kişilerin eylem ve davranışlarının kulüplere izafesi mümkün olduğu durumlarda spor kulüpleri bakımından şike, şike teşebbüsü, teşvik primi veya teşvik primine teşebbüs oluşturduğu kanaatine ulaşmış, bazı müsabakalar bakımından ya da olaylarda adı geçen kişiler açısından ise kanaat oluşturmaya yetecek kanıt bulunmadığı şeklinde görüş belirtmiştir.

    bu şekilde karar verilen durumlarda şike veya teşvik primi vakalarının gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda bir şüphe mevcuttur. ancak bu şüphe doğrultusunda kanaat oluşmasına yetecek kanıt bulunmamaktadır.”

    meraktan soruyorum; uefa disiplin komitesi bu mütalaa için acaba “biz de öteleyelim” der mi?

    --- alıntı ---
  • 21
    http://haber.gazetevatan.com/...di/525092/4/yazarlar

    normalde bu adamın yazılarını pek okumam, ama daha yazının başlığını görünce faturayı kime kestiğini anlamak zor değil. "semih’in bu gruptan çıkmamızı büyük ölçüde engelleyecek o inanılmaz hatası olmasaydı ay-yıldızlı futbolcular verdiklerini galibiyet sözünü de yerine getirmiş olacaklardı." diyerek de tek başına takımı yaktı olayına getirmiş.

    yazık lan
  • 25
    --- alıntı ---

    ismail kartal, “sözüm ona” türkiye’nin en iyi kanat beki denilen caner erkin’i kenara aldığında maçın 35. dakikası yeni bitmişti. kartal, iyi bir zamanlamayla aslında türkiye’nin “en sorumsuz” ve “en saygısız” unvanlarına sahip oyuncusunu kenara alarak doğru olanı yaptı. o ana kadar caner’in bölgesinden, volkan şen kendine doğal bir koridor yaratmıştı. o bölgede hiç bir müdahaleyle karşılaşmayan volkan şen bir gol attı, iki tane topu kale çizgisine kadar getirip kaçırdı. bir tane de fernandao’ya “al da at pası” gönderdi. tüm bunlar olurken caner beyefendi ya hakeme el kol hareketi yapıyordu ya rakip ceza alanında seyirci pozisyonundaydı ya da hayal alemindeydi!

    caner’in dün oyundan çıkarken ki tepkisi asla kabul edilebilir bir hareket değildir. şimdi fenerbahçe’den beklenen caner’e verilecek cezanın şeklidir.
    benim bir önerim var; para cezası ya da kadro dışı bırakmak caner’e vızgelir tırıs gider... o’na verilecek en ağır ceza kendisini seyrettirmektir... caner’in saha içinde futbolla alakası olmayan tüm görüntülerini bir cd’de toplayıp her antrenman öncesi bir kere izlettirmek ona verilebilecek en ağır cezadır...

    doğrusu şu ki, bu maçın galibi bursaspor olmalıydı. mükemmel oynadılar. sadece ikinci yarıda her iki kanattan gelen toplarla beş gol pozisyonu yarattılar... oyunun ikinci yarısındaki bir 15 dakikalık süre dışında fenerbahçe’yi adeta mahkum kıldılar. ama futbol sonuç oyunu... yakaladınız mı atacaksınız... iyi oyuna değil, attığınız gollere puan veriliyor. şenol hocanın takımı mutlak hakim ama beceriksizdi.

    fenerbahçe büyük bir avantajla dönüyor bursa’dan... bir puan bursa deplasmanından üç puan almış kadar sarı-lacivertli ekibi mutlu etmiştir. ayrıca dünkü bursaspor’a yenilmemek moralleri de yükseltmiştir. ismail kartal, emenike’nin futbol mantalitesine neşter vurduğu an fenerbahçe çok daha farklı bir kimliğe bürünecektir. emenike çok güçlü... o’nu türkiye’de durduracak savunma yok gibi... ama emenike futbolun akıl oyunları noktasında ilkokul mezunu bile değil... kime pas vereceğini bilmiyor... hangi pozisyonda çapraz koşuya gideceğine karar verinceye kadar yıllar geçiyor... şut ve pas tercihlerini hep yanlış yapıyor... böyle olunca da en çok topla buluşan ve en çok top kaybeden oyuncu unvanını da kimseye kaptırmıyor...

    lider zor deplasmanlarını bitirdi, şimdi rakiplerini izlemeye koyulacak...

    --- alıntı ---