aynı isimdeki diğer başlıklar:
  • 26
    okan buruk'un başarısındaki gerçek.

    (bkz: 12 aralık 2019 borussia mönchengladbach başakşehir maçı/#2820375)

    kaide de yazmış aynı şeyi, seleznyov, vedat muriqi, crivelli forvet seçimleri tesadüf değil.

    bir oyun planının, bir oyun aklının sonucu.

    fatih terim'in galatasaray'da başarılı olduğu zamanlarda bile,

    hakan şükür, didier drogba, johan elmander gibi isimler vardı.

    fatih terim yarım sezon çalıştığı,

    bafetimbi gomis ve mbaye diagne'ye ise target man nasıl olunur dersi verdi? ve maçlarda onların hava topu indirmesini, arkadaşlarına alan açmasını, duvar olmasını, pres yapmasını vb şeyler istedi.

    az çok bunları yaptıkları yarım sezonlarda da yine şampiyon oldu.

    2019-2020'de adem büyük gibi kısa boyuna rağmen hava toplarında iyi bir isim oyuna girdiğinde bile oyunun rengi değişti bu sezon maçlarda.

    şimdi doğru ve gerçek bu kadar ortadayken fatih terim'in kadro planlamasında düştüğü hatayı anlayamıyorum.

    vedat'ı bu kadar isteyen adam, o alınamadığında neden aynı tipte başka isimleri tercih etmez?

    galatasaray gibi oyunu rakip ceza sahasına yıkmaya çalışan bir takımın olmazsa olmazıdır.

    onu bunu bilmem, hep işaret edilen ocak 2020'de ilk hedef target man olmalı.
  • 27
    ligin en iyi target man'ine sahibiz.

    (bkz: radamel falcao)

    target man denilen adam sadece uzun boylu ve sürekli sağa sola koşan adam değildir. hava topu alma, top tutma ve oyun açma konusunda yetenekli olanlara denir.

    radamel falcao hem üst düzey bir poacher hem fox in the box hem striker hem target man.

    dolayısıyla 19-20 sezonuna target mansiz başlamadık. türkiyenin gördüğü target man oyununu en iyi oynayan adamlardan biri ile başladık.

    zorunlu edit: ben falcao sadece target man'dir demedim. target man oyununu çok iyi oynuyor dedim. golcü özelliği 100 üzerinden 90 ise target man oynama becerisi 85. şimdi bu adama target man değil diyebilir miyiz ? falcao tüm forvet pozisyonlarını en üst düzeyde oynayabilen bir adam. gomis, diagne ve elmander gibi ayağında zar zor top tutup pas atabilen adamlara target man olabilir derken bu işleri çok daha iyi yapan falcao'ya değil demek çok yanlış. böyle üst düzey oyuncuları sadece bir pozisyonda değerlendiremeyiz.
  • 29
    fatih hoca, euro 2008'den beri 4-1-4-1'e takık durumda. a planı her zaman nihat tarzı bir santrfor ile ön alanda hareketli bir takım, b planı ise orta sahadan birini çıkarıp, semih şentürk gibi bir santrforun dahil olduğu 4-4-2 ve mehmet demirkol'un tabiriyle "kaos futbolu".

    vedat muriqi'yi istedi, çünkü b planı için uygundu. vedat muriqi sonrası ille de pivot santrfor diye ısrar etmedi, çünkü b planıydı ve a planının güçlü olduğunu ve çok iyi işleyeceğini düşünürek falcao ve andone ikilisini yeterli gördü. olsaydı bir de b planı için mevlüt erdinç ile adem büyük'ü rotasyona alacaktı. ayrıca, birçok maçta gördüğümüz üzere, kanatta rakip beklere karşı avantajlı olacağından ryan babel'i target man için kullanmayı düşündüğü için de gerek duymamış olabilir.

    ancak, a planı hiç işlemeden çöktü, b planına uygun oyuncu almadığından geçiş yapamadı ve c planına uygun olarak kaideyi taciz eden istisnanın söylediği gibi tudor planına geri döndü ve onda da sakatlıklar, birçok sıkıntı, ağır ve yaşlı oyuncular vs. yalpalaya yalpalaya ilerlemeyi çalışıyor. bu başarısız planlama da yine avrupa'da başarısızlığa sebep oldu.

    açıkçası, görünen o ki mutlaka bir target man'e ihtiyaç var. ilk 11 için iyi bir target man bulunursa, falcao ile 4-4-2'den başka bir çaresi olmayacak gibi ama hocanın da kolay kolay 4-1-4-1'den vazgeçeceğini düşünmüyorum. yani, ikinci dönemde de oyun anlamında sıkıntılar ile başlamamız muhtemel.

    son olarak euro 2008 demişken, nihat'ın başladığı 4-1-4-1 ile iyi oynadığımız bir maç bile bence yok. ne zaman semih girdi ve 4-4-2'ye geçtik maçları öyle aldık. 4-1-4-1 ile en iyi maçın başından sonuna en iyi oynadığımız karşılaşma da o kadar eksik olmasına rağmen, yarı finaldeki almanya maçıydı* ki, bu maçta da santrfor olarak nihat değil semih şentürk oynamıştı. kısacası, her zaman target man ile daha güzel oyun oynatmış fatih terim neden a planı değil de b planı olarak düşünüyor anlamak gerçekten zor.
  • 30
    galatasaray'ın dertlerine derman olacak santrfor tiplemesi değildir. tüm bu plansız oyun kurgusundan bağımsız olarak, galatasaray'ın elinde zaten bu rolü oynayacak bir radamel falcao bulunuyor. lakin target man li oyun planında kanat hücumlarınız işlemesi, bek oyuncularının da bu kanat hücumlarına azami destek vermesi gerekir, ki bunların hiçbiri şu an ki mevcut yapıda bulunmuyor. iki hücum kanadı ve bekleri mevcut koşullarda topyekûn değiştirecek bir ekonomik refah olmadığına göre, en azından baskın merkez oyunu oynayabilicek bir deeplyn forward pek çok şeyi olduğundan daha kolaylaştırabilir. size lı bir sırtı dönük santrafor, diğer hücum opsiyonlarını da meseleye dahil ederek çevresindeki oyuncuları da yukarı çekebilir.
  • 31
    sözlükte yine her transfer döneminde popüler olan içi boş kavramlardan bir tanesidir. her sene bir tane böyle bi terim ortaya atılır; abi bize poacher lazım, aynen fox in the box'a ihtiyacımız var, hayır hayır asıl ihtiyacımız trequartista vb. böyle havalı terimler de yazarlarımızın ilgisini çeker ve hemen hemen her entryde söz edilir. seleznyov, vedat muriqi ve crivelli bildiğimiz uzun boylu, fizikli pivot forvettir ve bu tarz forvetlerden galatasaray'da oynayıp da elmander ve hakan şükür dışında başarılı olan forvet yoktur.
  • 32
    nam-ı diğer "pivot santrfor". ideal olanı uzun boylu pivot iken bizde onun yerine, as olarak falcao, yedek olarak ise adem büyük var. ikise hava hakimiyeti olan ve ileride topu tutup servis edebilecek yetenekteki futbolcular. adem tabi ki falcao ya göre daha yetersiz kalıyorken(sonuçta adam yedek), falcao'nun ise sakatlık sonrası dönüşü soru işareti. forvette babel de pivot olarak düşünülebilir tabi ki fakat 3 futbolcunun da ana oyun stili pivot olmadığı için transfer edilecek uzun boylu, gerçek bir pivot santrforun yanında daha verimli olacaklardır.
  • 33
    galatasaray futbol takımının en dominant olduğu sezonlarda mutlaka iyisinden bir tane kadrosunda barındırdığı forvet türü...

    hayır, pivot santrfor dediğinde havalı değil target man dediğinde havalı oluyormuş onuda öğrendik. hatta içi boş kavramlarmış... inanılmaz altan inanılmaz!!

    galatasaray'ın dominant olduğu sezonların tamamında incelendiğinde gerçek görülecektir. hem target man'li hemde yanında bir yardımcı forvet'li bir 4-4-2 ile başarılı olduğu, ligi domine ettiği görülmüştür.

    son iki sezondur kazanılan şampiyonluk dominant bir oyunla değil aksine ite kaka gelmiştir.

    en iyi temsilcileri, hakan şükür, elmander, drogba'dır. ayrıca falcao'nun adem'ın topu tutması onları target man yapmaz... target man demek bu demek değildir, target man neydi? target man emekti...
  • 35
    bir target man muhabbetidir almış başını gitmiş. herkesin ağzında bir target man muhabbeti. bu nedir arkadaş target man aşağı target man yukarı. bizim takımda iki tane hiçbir işe yaramayan bek oyuncusu, iki tane koşmayan, topu ayağında sürekli eveleyip geveleyen, adam geçmeye çalışmayan, doğru düzgün ne orta yapabilen ne de şut atabilen ve defansa yardım etmeyen iki kanat oyuncusu ve sürekli değişen, sakatlanan, hakedenin oynamadığı bir orta sahamız var. ve bu sebeple hücumda yapayalnız kalan, kendisine ne pas ne orta ne de yardımın geldiği bir forvetimiz var. ama bizim asıl ihtiyacımız target man öyle mi? dünyanın en iyi target manı olsa ne olacak bu takımda.
  • 39
    herkes tarafından inanılmaz abartılmıyor ama bazı arkadaşlarımız olanı olduğundan fazlaymış gibi görmek istiyor, hocaya da aradan çakmaya çalışıyor. biz takıma pivot santrafor alınca dertlerin biteceğini söylemiyoruz, söylemiyoruz! öncelikle futbol 11 kişilik oynanan bir oyun ve rotasyonu,osu busu şusu derken 18-19 kişilik bir iskelet kurmanız gerekiyor. bizim takımımızda maalesef ilerde çoğalma sorunu var ve biz 4-1-4-1 oynamaya çalışırken takımın bekleri , dikkat kanat bek değil! , bizim oyun planımıza hiç ama hiç uygun değil. bizim beklerimizin temposu ve kalitesi 70 metreyi kullanmak için hiç ama hiç yeterli değil ve bu da ilerde çoğalmamızı engelliyor. orta sahada kullandığımız oyuncuların da direnci,kondisyonu düşük olunca hiçbir şekilde ilerde çoğalamıyoruz. orta saha oyuncularımız halfspace'e koşu atamadığı için, kanat oyuncularımız çizgiye inemediği için kilitlenmesi çok kolay bir takıma dönüşüyoruz. hücum edemiyoruz, ee nasıl edebilelim ki zaten! bir pivot santrafor alarak sorunların hepsini çözemeyeceğimiz açık ancak bu çözüme giden yolda önemli bir adım olacak. ayrıca biz 442 mi oynayacağız 4141 mi bu bile sanki belli değil. bunu ben de çok merak ediyorum ama bizim 70 metrede oynayabilecek bek oyuncusu bulmamız sanırım pek de kolay olmayacaktır.

    her takımın oyuncu karakterleri farklıdır ve takım kimyasının havası gene aynı şekilde farklıdır. bizim 17-18 beşiktaşı gibi oynamamız beklenmemeli çünkü alacağımızı tahmin ettiğim oyuncu yapısı ile beşiktaş'ın o zaman elinde olan oyuncu topluluğu arasında fark olacaktır. fatih terim bizim teknik direktörümüz olduğu sürece ondan beklentim 2011 seviyesine takımı yükseltebilmesi, hiç inanmıyorum ama umarım takıntılarından vazgeçer hocamız. fazla idealist olmak bazen ters tepebilir hocam, türkiye'de oynuyoruz...
  • 41
    aslında fatih hoca, bu sezon beşiktaş'ın 2017-2018 şampiyonlar ligi başarısına aldanarak kaliteli isimler ile kaliteli bir oyun oynatabileceğini düşündü bence ama düşündüğü gibi olmadı.

    bana kalırsa beşiktaş, 2017-2018'deki şampiyonlar ligi başarısını şenol güneş'in doğru oyun kurgusu ve tüm oyunculardan yüksek verim almasına borçlu. öncelikle 4-2-3-1 tabanlı atiba-oğuzhan-quaresma-talisca-babel gibi defansif açıdan inanılmaz zayıf bir orta sahaya rağmen, topun mümkün olduğunca ileride kalmasını sağlaması ve yaş almış oyuncuları yavaşça geri döndürmek için taktik faul kullanması işe yaramıştı. ayrıca, başta talisca dahil tüm oyunculardan %100 verim aldı, cenk tosun'dan ise everton'a 22 milyon euro'ya satılmasını sağlayacak şekilde %200 verim aldı.

    fatih terim ise 4-1-4-1 tabanlı bir pas oyunu üzerinde durdu ama oyun planı hiç işlemediği gibi ne yeni gelen oyunculardan ne de geçen sezon şampiyon olan oyunculardan hiç mi hiç verim alamadı. üstüne bir de sakatlıklar filan derken hiçbir şey istediği gibi gitmedi ve 2017-2018 sezonu beşiktaş'ı hayali suya düştü.

    bu sebeple de şu anda en iyi bildiği futbola dönmek istiyor ve bu futbol da en çok target man'e ihtiyaç duyuyor. aslında herkesin target man diye tutturması bu yüzden. geriden hızlıca oyun kurmayı başaramıyor ve üçüncü bölgede hiçbir pas istasyonu oluşturamıyorsanız, bunu çözmenin en kolay yolu topu şişirebileceğiniz bir pivota sahip olmak.

    hücumda radamel falcao, ryan babel ve sofiane feghouli gibi yaşı yüksek ve defansif katkıları düşük oyuncularınız varsa, bu tip oyuncuları geriye fazla koşturmamak için topu mümkün olduğunca ileride tutacak bir plan kurgulamanız gerekiyor. örneğin, 2011-2012 sezonundaki gibi. o takımda elmander her anlamda topun ileride kalmasını sağlıyor ve milan baros gibi bir oyuncunun daha az yorulmasını ve daha çok fırsat bulmasını sağlıyordu. bu yüzden, elmander gibi bir oyuncumuz olsa, falcao'nun da verimliliği her anlamda yükselir.
  • 42
    santrfor dediğin zebellah gibi olacak, iyi hava topuna çıkacak, kıçını rakibe dayadığı zaman vermeyecek topu kardeşim.
    rol mol pek anlamam fakat target man bu tip forvetlere deniyor sanırım. 2010'lu yıllara kadar zaten hemen her takım en az 1 adet bu tip oyuncuya sahipti.
    sonra ne olduysa agüero gibi vitaminsiz, kısa boylu, hızlı santrforlar piyasaya çıktı. hiç ısınamadım, sevemedim bu tarz topçuları.

    şimdi en azından ülkemizde target man tipi santrforların kıymeti tekrar anlaşılmaya başlandı. benim seyir zevkim açısından sevindirici bir gelişme. umarım biz de kısa zaman içinde buluruz zebellahımızı. tıpkı fenerbahçe, başakşehir veya trabzonspor gibi.
  • 43
    pivot santrafora para harcamak yerine, adem büyüku bu role devsirmeliyiz. oynadigi maclarda hava toplari ve fiziksel ustunluguyle az cok kendisini kanitladi. boyu posu olan adamin is gorenini getirmek icin, ya maas ya bonservis olarak doyurucu olmamiz gerekiyor ki, boyle bir durumumuz yok.

    butun uzun toplari babele o yoksa falcaoya oynuyoruz. falcaonun boyle bir vasfi olmadigi ortada babel ise topu saklama konusunda ne kadar iyi olsa da, sonuclari goruyoruz.

    falcao-adem ikilisinde uzun toplari kendisine oynayip falcao yu sahte 9 gibi konumlandirirsak, ademin alamadigi toplara bir kisi fazla basabiliriz, aldigi toplari ise yakininda oynayabilecegi bir kisi fazla olur.
    ayrica ademin diger bir ozelligiyse topu alamasa bile ani preslerde iyi olmasi. adem en ucta olmak kaydiyla adem -falcao-omer, adem-falcao-belhanda, adem-falcao-lemina seklinde sok pres yapabilirler. boylece falcaoyu golge preste birakip enerjisini de orantili harcamasina olanak verebiliriz.

    evet bu hucum hattiyla maca ciktik, fakat sorun ademin pivot olarak gorulmemesi o gorevlerde bulunmamasiydi. sahsen top indirme, saklama, dagitma isini diger alternatiflerine oranla daha iyi yapacagini dusunuyorum.