• 591
    dün gece en yakın arkadaşımı benden aldılar be sözlük. her gün görüştüğüm, hayallerime ortak ettiğim, hayallerine ortak olduğum boncuk gözlü kardeşimi aldılar benden. gece bire kadar birlikteydik, onlar "sahile inip içicez." dediler ben voltamı alıyorum o zaman dedim. gelmedi aklıma dikkat edin oğlum kendinize demek, iki adım yol zaten sahil. inmişler, içmişler, içmişler, içmişler; piç kurusunun biri (bu piç kurusu da çocukluktan arkadaşım) geçmiş direksiyonun başına dün gece altıntepe civarlarında hatalı sollama yapmışlar. bir tırı sollarken (sollamak dediysem, sağından emniyet şeridine girmişler) yolcu indiren bir minibüs çıkmış önlerine, frene asılmış şoför. araba kaymış, sağ arka kısmı minibüsün sol arka kısmına vurduktan sonra da takla atmış. camdan dışarı savrulmuş kardeşim ve bir başka çocukluk arkadaşım. piç kurusuyla kuzeni ise sağ çıkmış arabadan. bu piç kurusunun ehliyeti yok, hızı 160 km/h, hatalı sollama yapıyor, alkollü... yani ecel falan almadı benim kardeşimi be sözlük, bildiğiniz cinayete kurban gitti, yanında da beraber büyüdüğümüz başka bir kardeşimizi daha da götürdü. yüzü koyun uzanmış yola, boynu kırılmış, kafası kaldırımda bedeni ise yoldaydı. gitti boncuk gözlü kardeşim be sözlük.

    bu piç kurusu da benim kardeşimin ve diğer arkadaşımın da çocukluk arkadaşı benle birlikte, olay gece üçe doğru oluyor; bu kaçıyor, ailesi haberi sabah sekizde alıyor. düşünebiliyor musun be birader, beraber büyüdüğün iki adamı öldürmüşsün, birinin bedeni solunda birinin bedeni sağında yatıyor, kanlarıyla ıslanmış asfalt, bu vicdansız kaçıp gidiyor. hastahaneden kaçırılıyor sonra, şimdi de kayıp. olan kardeşime oldu, levent'e oldu. gittiler be sözlük. öyle buruk bir üzüntü ki bu; allah kimseye vermesin, öyle acıdan durulmaz değil de hani; katlanılabilir en üst düzey acının sürekli hali gibi.

    böyle işte sözlük.
  • 1500
    pek çok şeyden tiksiniyorum sözlük. sevdiklerim olmasa 10 dakika daha durmam, kaçarım.

    geleceğime ümit ile bakamıyorum. oysaki üniversiteyi kazandığımda neler neler düşünmüştüm.

    amk profesörleri çıkmış yol yakınken dönün diyor. bok yakın 6 sene okumuşum piç. biz bırakınca sana kim sağlık hizmeti verecek dedik apıştı kaldı amk öküzü. koca hastanede herkes birbirinden şikayetçi. kimse mi mutlu olmaz?

    niye bu kadar gerginiz? sırf asansörde millet ile uğraşmayayım moralim bozalmasın diye 6 kat merdiven çıkıyorum sabahları.

    yeşil yanmadan o kornaya basanın amk ayrıca. bir sakin olun.

    genel sorun çok gerginiz, tahamülsüzüz. özelimde de sorunlar bayağı.

    mutlu değilim açıkçası. ahanda bunu kimse bilmiyor okuyanlardan başka. dışarda görseniz şen, şakrak, hayat bana güzel, hiç sorun yok dersiniz.

    böyle dertlerim var. bir konuşsam uefa bile çatırdayabilir.
  • 2178
    evet din tehlikelidir, insanları uyuşturmak veya fanatikleştirmek için en uygun araçlardan biridir. ama bu insanın yapısında var, emin olun din olmasaydı insan başka bir şey de bulup kan dökerdi. dökmedi mi tarihte? döktü. 2 dünya savaşında toplam 55 milyon insan öldü, hangi birisi dinden dolayıydı? buna rağmen toptan bir dini veya ideolojiyi karalamak nedir arkadaş. bu nasıl düz mantıktır, bu nasıl düşüncesizliktir. menfaatçi, yavşak, sosyopat tiplere böyle yaparak malzeme vermiş olmuyor musunuz? maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmek anlaşılan.

    son 500 yıl hariç bilinen 6500 yıllık tarihte ortadoğu bilim ve medeniyet merkeziyken şimdilerde bok çukuru oldu, yani öyle deniliyor. 1000 yıl önce dünyanın en vahşi insanları olan vikinglerin torunları şimdilerde dünyanın en medeni insanları belki de. tezatları görmüyor musunuz? tarih boyunca 20-30 defa haçlı seferi düzenlenmiş, zamanında çoluk çocuk dahil 70 bin insanı kudüs'te katleden batı dünyası, 300 yıl mezhep savaşları yaşayan batı dünyası, cadılıktan-kölecilikten-kapitalizmden-sosyalizmden insan katleden batı dünyası. ben de çıksam batı medeniyeti hakkında kötü konuşsam haksızlık olmaz mı? tabi ki olur. mesele genel olarak insan. ne olur herhangi bir ırkçılık veya nefretçilik yapmayın. din dediğimiz bazı insanların en önemli kutsalına da saçma sapan saldırmayın. kafanızı kullanın, tarafınızı doğru seçin. iyi bir insansanız zaten aynı taraftayız.
  • 1220
    şaka gibi birader,

    sen 2 sene üst üste şampiyon ol, süper kupalara ambargo koy, avrupa'da çeyrek final oyna, inanılmaz oyunculardan bir kadro kur, drogba'sı, sneijder'i elinde olsun, geleceğe yönelik 18 yaşında süper star potansiyeli olan bruma diye bir çocuk alınsın, kalende muslera gibi üst seviye bir kalecin, yerlilerinde burak gibi selçuk gibi aslanlar olsun,

    şampiyonlar ligi finali oynamayı kafasına koymuş bir başkanın olsun, hem milli takımı hem de galatasaray'ı çalıştıracak kadar daşşaklı olduğun bir döneme rastgelsin,

    rakiplerin şikeden, pislikten paçasını kurtaramaz halde çırpınıp avrupa'dan men edilsin,

    sen,

    şikeyi yaptıktan hemen sonra federasyon başkanı olmuş yıldırım demirören federasyonunun hocası olmayı sürdür, galatasaray'ı, yuvanı, aileni terk etme kararı al...

    fatih hoca bunu yaparsa hayatımda yaşadığım en büyük hayal kırıklığı olarak kişisel duygu dünyama kazınacak.
    yapma hoca...

    ağlarım...
    valla bak.
  • 670
    içim çok yanıyor be sözlük.

    çok yakın bir arkadaşımın ailesinde yaşanan bir olay beni derin üzüntülere ve düşüncelere sevketti.

    gazete ve televizyonlara da taşınan bu olay neticesinde, eşinin işyerini silahla basarak rehin alması sonucu gencecik* bir anne mezara, bu olayı gerçekleştiren eş cezaevine girdi. ve en acısı da yaşanan tüm bu çirkinliğe tüm gerçekliğiyle şahit olan 7 yaşında kızları da çocuk esirgeme kurumuna verilmek zorunda kaldı. geride mahvolmuş aileler kaldı.

    siz siz olun, lütfen ama lütfen, eğer eşiniz / sevgiliniz sizden her ne sebeple olursa olsun ayrılmak istiyorsa bırakın ayrılsın. ne şiddet uygulayın ne de başka birşey yapın. bir anlık öfkeniz sizin hayatınızla beraber onlarca hayatı da etkiliyor, bunu unutmayın.
  • 1019
    3 nisan 2013 real madrid galatasaray maçı sonrası moralim çok bozuk. hepimiz üzüldük biliyorum ama benim üzüntüm çok farklı.
    babam tam 19 gündür yoğun bakımda. bu maçı bekliyordu dört gözle ama beyne giden bir pıhtı tüm hayatımızı alt üst etti.
    bilinci şu an açık olmasına rağmen konuşamıyor, yemek yiyemiyor ve sol tarafı tutmuyor.
    yanına girebildiğimiz sınırlı dakikalarda gözümün içine bakıyor ve sağ eliyle elimi tutuyor sadece.
    geçen cuma gittiğimde hadi direnç göster bak maça az kaldı çık beraber izleyelim şu maçı dedim.
    elimi tutan sağ eliyle 2 işareti yaptı. ne demek istedi bilmiyorum ama ben 2 tane atarız gibi algıladım o gün o hareketini. bugün tekrar göreceğim kendisini kısmetse.
    biliyorum ki benden maç ile ilgili detayları isteyecek. onu üzmemek için yalan söyleyebilirim. ama ben galatasaray'ın yenildiğini, bu skoru kesinlikle hak etmediğini, pozisyonlar bulduğunu, hakemin maçı katlettiğini söyleyeceğim.
    78 yıldır gururla taraftarı olduğu takımın yine başımızı öne eğmediğini ve bir avrupa markası olduğunu söyleyeceğim.
    evine döndüğün günü sabırsızlıkla bekliyorum baba. daha kazanılacak nice zaferler ve şampiyonluklar var beraber kutlayacağımız.
    yeni stadımıza beraber gitme sözünü de unutmuş değilim..!
  • 2184
    genc yasta akli olan herkes nasil kacarim diye dusunuyor ulkeden. su duruma geldik herkes acik bir sekilde kacma yolu ariyor bir devlet 1 2 sartla gel dese kosacak durumdayiz yeter ki su bok cukurundan kurtulalim.

    24 yasina geldim okul devam bitse bile yuksek yaparim calisirken parasi neyse gitsin hic bir kuvvet beni askere gonderemez bedelliye kadar yolu var bu isin. hayata 1 kere geliyoruz rant cabasi icin ne savasirim ne elime silah alirim.
  • 2195
    bugün 17 ağustos. 1999 yılında binlerce insanımız için bir son, onlarla birlikte yüz binlercesi için farklı bir başlangıç tarihi. hepsinin mekanı cennet olsun.

    bunun bir de 1991 17 ağustos'u var. yan komşumuz olan imamın eşi bir kız dünyaya getirdikten iki saat sonra henüz yeni gitmiş ebenin gelmesini beklemeden doğmuşum. bakmayın böyle çapkın başladığıma, sonrasında hep geriye gittim. yan komşumuzun kızını hiç görmedim. doktor olmuş. birkaç sene evvel memlekette babasına denk gelip elini öpmüştüm.

    konu kızlardan açılmışken, insan hep mi kaybeder? kaybetmek bu işin özünde var, kabul, ancak bu kadar yenilgi artık insanın canını bile yakmıyor be sözlük. sanırsın 2010-11 sezonu, sanırsın 2015-16 sezonu. ve bunca yenilgiden sonra bir shalke deplasmanı bekliyorsun hayatında, elenecek olsan dahi bir real madrid dirilişi bekliyorsun, buz gibi havada ellerin soğuktan hissedilmez hale gelmişken drogba'nın indirdiği topta sneijder'in vuruşu ile kalbin alevlensin istiyorsun. çıka çıka astana deplasmanı çıkıyor. olmuyor.

    banka kartı şifrelerim ve bazı diğer şifrelerim eski sevgililerimin doğum tarihleridir. aslında şu anda iki tanesi duruyor hala. hiçbiri de bilmez bunu. ne birlikteyken nede ayrıldıktan sonra söylemişimdir. numaralara takıntılıyım. 17 numarasına ise özel zafiyetim var. burak yılmaz fanboyluğumun yarısı bu zafiyetten kaynaklanıyor diyebilirim. sonra 8 numaralı selçuk var. burak yılmaz - selçuk inan ikilisi. getir bakalım yan yana. 17.8. yani 17 ağustos. 17+8 kaç etti? 25. peki ben bugün kaç yaşadım? 25. öyleyse doğum günüm kutlu olsun :(

    hani bir şey beklemiyorum eskilerden, ne bir mesaj ne bir sürpriz ama insan bekliyor be işte. bilmiyorum ne beklediğimi. doğum günlerinden de nefret ederim. 2000 yılında bir pasta almışlardı. onun dışında hiç kutlamadım. dedim ya, benimki rakamsal bir takıntı. herhangi bir ayın 17'inde de heyecanlanırım. 2017'de şampiyon olacağımıza eminim mesela. ayrıca benim için çok önemli bir şey olmasını bekliyorum 2017 yılında. ölebilirim, evlenebilirim, zengin olabilirim. bu üçünden ihtimali en yüksek olan ilk söylediğim gibi görünüyor. ama olsun birinden biri. sorun değil. yeter ki 2017'de olsun. olmalı! ya ben yıllarca 2017'yi bekledim. hiçbir şey olmadan yine böyle aşk acılarıyla, çalışmayla, şampiyon olmadan geçirirsem kahrolurum. bu 17'lerin bir anlamı olmalı!

    son birkaç haftadır sürekli dinlediğim barış manço abimizin şarkısı ile sonlandırayım. pek bilinmeyen ama en güzel şarkılarından birisidir.

    'bu akşam yine garip bir hüzün çöktü üstüme...'' diye başlar.
    https://www.youtube.com/watch?v=KHbAZ94kP-o

    edit: olum entry'i girdikten sonra bu doktor kız aklıma geldi. dur lan belki facebook'tan bulurum dedim. daha önce hiç bakmamıştım gerçekten. hemen de çıktı. kız beklediğimden güzel görünüyor. gerçi bir tane fotoğrafı var ama saçma salak şeyler beğenmemiş. tus mus tıp sayfaları. şairler, yerli yabancı birkaç dizi, kitap, şarkıcı. en öenmlisi galatasaray sayfasını beğenmiş <3<3<3 tek olumsuz yönü ekşi sözlük sayfasını da beğenmiş. onu geçtim onedio mudur ne boktur o saçmalığı da beğenmiş. umarım galatasaray sözlük'ü takip edecek derecede hasta galatasaraylı değildir :( neyse ekledim gitti. kabul ederse yarın doğum günümüzü kutlarım :)
  • 950
    içim yanıyor be sözlük. önce neşet baba, şimdi de müslüm baba. büyük sanatçılar, çok daha önemlisi güzel yürekli iyi insanlar gidiyor birer birer. hayatında ekmek kazanma derdine düşmemiş, sevdiği birini kaybetmemiş, acı çekmemiş elitist götverenlerin hor gördüğü dışladığı; yoksulun, garibanin, istenmeyen insanlarin tutunduğu, sarıldığı dallar kopuyor. her zamankinden daha yalnız, daha yetim kalıyorlar.
    adaletini sikim ben böyle hayatın. 1917 doğumlu kenan evren'in yaşadığı bu dünya, hayatında bir karıncayı incitmemiş bu koca yürekli insanlara mı çok ulan.

    daha 5 gün önce girdiğim son entry'de hangimiz sevmedik diyorsun baba. iki saattir mal gibi bakıyorum ekrana, tekrar tekrar dinliyorum şarkıyı.
    peki hangimiz gitmicez senin gittiğin yere. sizin olmadığınız bu boktan hayat bu boktan dünya, her zamankinden daha kirli daha çirkin.
    elbet biz de gelicez yanınıza. o zamana kadar iyi bakın kendinize..
  • 803
    anlasildi, yine topluca aglicaz bu gece.
    sozluk, o kadar biktim ki, ve o kadar cok gitmek istiyorum ki, her sey onumde engel. dur diyorlar. duramiyorum. muhtemelen hayatima tecavuz etmis olucam ama bazen gerekir ya boyle seyler. her sey yerine otursun diye sallariz, calkalariz. hatta bozulan televizyona tokat atariz.
    gitmek istiyorum. kimse bilmiyor. dur bakalim hayirlisi. galatasarayima kavusurum belki. olur ya..

    http://www.youtube.com/watch?v=n0dXNvYF3jI
  • 973
    8 mart 2013 galatasaray gençlerbirliği maçı'nı izledikten sonra 2010-2011 sezonunun ikinci haftasındaki bursaspor maçı aklıma geldi. maçı izleyip eve geldikten sonra annemin dalga geçmesine dayanamayıp ağlamıştım sinirden. maçtan sonra eve gelince annem yine dalga geçti. kaç saattir kendimi tuttum, ama şu an dayanamıyorum sözlük aktı bir iki damla. ulan gaassaray be. yaktın dağladın ya yine kalbimi. seninle mutsuzluğa da varım be.
App Store'dan indirin Google Play'den alın