• sosyal medya üzerinden sağa sola sallayan ergen kitle kadar, sağın solun sözüyle gaza gelip küsen, kızan kitleyi de anlamıyorum. aga sosyal medya budur, ağzı olanın konuştuğu bir yerdir. binlerce takipçi toplayıp sonra aralarından bir kısmının tutumu yüzünden "bana kötü konuştular" diye ağlayacaksan kullanma hiç. yapılan ergenlikleri, hayvanlıkları normalleştirmek değil derdim ama maalesef bu işin "normal"i bu. her yerde böyle. siz hiç ne bileyim bir lebron'ın instagram paylaşımlarındaki yorumları falan okudunuz mu? bunların kendilerini otel odalarında asmaları lazım o zaman. adamların umrunda değil, umrunda olan da sallamıyor hatta baya baya bunlarla eğleniyor da.

    örnek için: https://youtu.be/ANECKdpaS5I
  • zaten genel olarak mide bulandırıcı bir ortam ama transfer günlerinde daha da fena oluyor. koca koca adamların dikkat çekmek için yapmadığı maymunluk kalmıyor. sikko muhabirin teki gider emoji koyar, biri gider espriyle karışık mesaj vermeye çalışır. futbolcular desen yok şu hesabı takip etti, şu yorumu beğendi.

    https://www.youtube.com/watch?v=70y7l8UPoq8
  • burada olan takım fark etmeksizin tüm taraftar hesaplarının ve takipçilerinin yüzde altmışı(adetten rakam vereyim, şahsi fikrim daha yüksek) bok çukuru seviyesidir. yazılanların neredeyse tamamına yakına kolpadır, bok çukuru içeriktir.

    serdar kuzuloğlu'nun sevdiğim bir tespitini de bırakayım:

    --- alıntı ---

    e biz zihnimizin ve zamanımızın kalanıyla ne yapacağız?

    “teknoloji size zaman kazandıracak, artık daha çok boş vaktiniz olacak” dediler ama biz kalan zamanı yine teknolojinin getirdikleriyle dolduruyoruz. ‘like’ peşinde koşarak ya da profilimize dönüp dönüp bakarak zamanı harcıyoruz. yakın gelecekte yeni bir zümre ve sınıf doğacak. bu sınıf teknolojiyle haşır neşir olmayanlardan oluşacak.

    buna ‘organik insan’ diyebilir miyiz?

    elbette. seçkin sınıf ‘organik insan’lardan oluşacak. yakın zamana kadar pastoral yaşamın unsurlarından olan organik beslenme bugün şehirli seçkinlerin ayrıcalığı oldu. köylüler gdo’lu besin alıyor. köylülerin organik yaşamla bağlantıları kalmadı. aynısı teknolojide de gerçekleşecek. alt sınıf teknolojiyle haşır neşir olacak. üst sınıf bu konuda hiç zaman harcamadan belki de gün boyunca telefonuna bakmadan bir hayat yaşayacak.

    ne zaman olacak bu?

    bizim göreceğimiz bir zamanda olacağı kesin. geleceğin en ayrıcalıklı ortamları internetten kopuk olacak. orta sınıfın seçkinlerini teknolojiyle ne kadar haşır neşir oldukları belirleyecek. tatildeyken instagram fotoğraflarınız için kiralanan fotoğrafçılar türedi örneğin. bunlar daha çok orta sınıfın meselesi olacak.

    ya en üst sınıf? instagram hesabı olmayacak mı?

    çoğunun olmayacak. mahremiyetin ve örtülü yaşamın yeni bir formu gelecek. sosyal medyayla meşgul olmak bir fakir eğlencesine dönüşecek.

    --- alıntı ---

    tamamı için:

    https://www.posta.com.tr/...ne-donusecek-2086055
  • futbol kulüpleri için uçsuz bucaksız mecra.

    son olarak uefa'nın almanya twitter hesabında şapkadan tavşan çıkarabilir/sihirbaz methiyeli paylaşımına konu olmuş kaptanımız selçuk inan.

    https://twitter.com/...773879464841217?s=20

    yabancı hesapların türk sosyal medya kullanıcı kitlesi üzerinden like alma fetişliğinin son halkası.

    ------ uefa kurumsal iletişim departmanında haftalık paylaşım planları toplantısı. ---------------

    ---flashback efekti yer isviçre uefa genel merkezi 2 no'lu toplantı odası.----- (1'de infantino ve alexander ceferin yeni matchfixed işleriyle meşgul.)

    direktör: arkadaşlar planları hazırladınız mı? bakıp hemen onaylayalım.

    uefa offical yöneticisi: efendim biz pazartesi galatasaray'la başlayacağız. falcao kullanalım dedik ama sakat oynamıyor. fatih terim'le ilerleyebiliriz.

    uefa.de yöneticisi: efendim bizde kaptanları selçuk inan'ı tercih ettik. türk arkadaşlarıma sordum kendisini xavi'ye benzettikleri için adını xelçuk diye yazıyorlar. maestro diyende var. şapkalı tavşanlı bir şeyler yaparız.

    uefa europa: çarşamba galatasaray'ın 1934 balkan antantı kupası çeyrek final ilk maç galibiyet yıl dönümü, size de uygunsa did you remember diyelim? (merak edenler olursa böyle bir maç yok. uydurduk bir taraflardan. mevzu galatasaray ve avrupa maçı olunca acaba mı diyor insan haklısınız. * )

    direktör: tamamdır arkadaşlar arta kalan günlere de toplu sonuçları ve özetleri, maç fotoğraflarını paylaşırız. bu haftalık bu kadar yeterli. dağılabiliriz.
    ------
  • https://twitter.com/...773879464841217?s=20

    uefa'nın almanya twitter sayfasında selçuk inan şapka ve tavşanla birlikte paylaşılmış.

    eyyy almanya, bu selçuk sihirbaz olsa çıkarmak için o tavşanı önce bir dürter şapkanın içinde sonra yavaş yavaş önündeki masaya totosunu dayar en sonunda da tam tavşanı çıkaracakken yere düşer iki elini yana açar faul bekler :(

    david copperfield kendini şapkaya sokar orada ters döner, yapmayın aklına sokmayın selçuk'u fatih hocamın kandırmayın gaassaraylıları :(
  • her ne kadar bok çukuru olsa da, bizim gibi ana akım medyası 3 maymunu oynayan ülkeler için varlığı önemlidir.
    öncelikle karamsar bir entry yazacağım, canı sıkılan okumasın.
    kayseri şehir hastanesinde üroloji uzmanıyım, eşim de erciyes üniversitesinde enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji bölümünde doktor. yani eşimden dolayı olayın merkezindeyim.
    yaklaşık 1 hafta önce covid-19 ve ülkemizdeki seyir hakkında bir entry yazmıştım;
    (bkz: #2879887)
    bu zamanlarda hastalığın yönetim seyri avrupa'dan daha iyi görünüyordu, zaten bu entry'de de parantez açmış, yanıltılıyor olma ihtimalimizden bahsetmiştim.
    öncelikle 17.3.2019'da karantinadan kaçırılan kız haberleri düştü sosyal medyaya;

    https://twitter.com/.../1240007895992991744

    sosyal medya olmasa asla haberdar alamayacağımız şeyler. yahu karantinanın torpili mi olur amk. kafalara bak.
    dün, yani 18.3.2020'de ankara üniversitesinden uzm. dr. güle çınar hanımın ekibine yaptığı koordinasyon toplantısının gizli çekimleri düştü sosyal medyaya. artık 1000'leri konuşalım diyordu doktor hanım. paylaşılma tarzı suç olsa da bu suç kesinlikle doktor hanımın değildi. bugün kendisine özür diletildi. utanç verici. mide bulandırıcı olaylar.
    bugün söyle bir haber yayıldı;
    https://twitter.com/.../1240354308882935809
    bir emekli paşamızın covid-19 nedeniyle öldüğü iddiası. daha sonra bu iddia ana akım medya tarafından onaylandı;
    https://www.sozcu.com.tr/...-kesinlesti-5689088/
    sağlık bakanı ülkemizde 2 ölümden bahsediyor, birisi 89 yaşında, diğeri 61 yaşında erkek. herhalde paşanın vefatını sağlık bakanımıza iletmemişler, aşk olsun.
    bir hekim olarak, belki covid-19 hastalarını takip etmem istenecek. fakat bakanlık ne hekimlere ne de halka türkiyedeki salgın hakkında bilgi vermiyor. yayılım hızı, vakaların yaşı, durumu, cinsiyeti, ek sağlık sorunları vb konuların hiçbiri hakkında fikrimiz yok. neyle karşı karşıya olduğumuzu bilmiyoruz bile. şu saatten sonra verilere inanma ihtimalimiz de yok, maalesef sosyal medya sayesinde yalanları ortaya çıkıyor. yine bilime sırtımızı dayamak yerine, sırtımızı döndük. sonumuzun iyi olmayacağı aşikar.
    vakaların patlak noktasında umrecilerin olması ve ekonomik beklentiler saklanmasındaki temel sebep neden. evanjelist bir grup salgının şiddetlenmesine sebep olsaydı emin olun çığlık kopardı müslümanları kırıyorlar diye.*
    bu saatten sonra kimseye güvenmeden işimizi sağlama almak temel stratejimiz olmalı. ve görünen o ki yine en hızlı bilgiyi bu salgın esnasında hep sosyal medyadan alcağız maalesef.
  • türk halkının asla beceremediği ve beceremeyeceği şeydir. muhakkak diğer ülkelerde de muhtelif örnekler vardır, ancak bizim ülkemiz bu fesatlık ile hiçbir zaman bir yerlere gelemez.

    https://twitter.com/...&src=trend_click

    şu linke tıklayın da ülke insanları ne denli zeka seviyesinde bir görün. kusura bakmayın, bu teknoloji bizim insanımızın içindeki gerçek fikirleri, bilinçaltında yatanları rahat rahat anonim ve gerçek dışı hesaplarda yansıtmasına sebep oldu. dünya ile entegrasyon ve hem ekonomik, hem sosyal, hem duygusal ilişki kurmak için geliştirilen bir icadın, bu denli pislik bir amaca hizmet etmesini ben kaldıramıyorum.

    oturun ve bir düşünün, bu kadar ahlaksız insanlarla mı dolu bu ülke?

    tunç üner denen dengesiz adamın kuyuya attığı bir taşın, kırk akıllı tarafından çıkarılamayıp, akabinde bütün ülke salaklarını etrafına toplaması ile yepyeni bir kaosumuz oldu, hayırlı olsun.

    kovid movid bir şekilde halledilir de, beyinlerdeki bu virüsün, irinin akıp kaybolması için nasıl bir çare bulacağız, hiçbir fikrim ve ümidim yok.