resim
Roberto Mancini
Görev:Teknik Direktör
Takım:Al-Sadd
Yaş:61
Uyruk:İtalya
  • 5027
    bu adam çok büyük taktisyen. bu konulara da ciddi kafa yoran bir adam. zaten bizde de o yüzden başarılı olamadı. taktiksel konulara o kadar kafa yoruyordu ki adam yönetimini hep ikinci planda tutuyordu. takımın "abi(!)"leri çok at koşturdu onun zamanında. drogba ve sneijder takımı biraz da zorunluluktan istedikleri gibi çekip çevirdiler. o yüzden deplasmanlarda taraftar desteği olmayınca çok da sallamadı oyuncular.

    zaten çok klas bir insandı. tazminatı bırakarak para sevgisinin aklından daha önde olmadığını gösterdi. akıllı bir adamın yapacağını yaptı yani. 12 milyon, mancini'yi olduğundan daha zengin etmez. zaten dünyalığını yapmış. mezarına paradan sırat köprüsü yapılmayacaksa zaten çok olana eklemek yerine çalıştığı kulüple gönül bağını koparmamayı tercih etti. saf akıl örneği.

    yolu açık olsun.
  • 5028
    kendisini çok severim.
    gerçekten cesur bir adamdır.
    avrupa’da başımızı dik tutmuştur, ayrıldıktan sonraki hazırlık maçımızda yaptığı karizma hareketle kuşları da göt etmiştir.
    arena’ya o başımızdayken her gidişimiz çok rahattı, rakibi boğar; paketler gönderirdik.
    ama deplasmanda yaşadığımız kısır ve aciz anlar aklıma geldikçe afakanlar basıyor. bu da bir gerçek ne yazıkki.
  • 5031
    futbolculuğunda, teknik adamlığından çok daha iyi ve akılda kalıcı şeyler yaptı aslında. sampdoria'nın ve lazio'nun efsane oyuncularından birisi oldu. özellikle sampdorialı 35-40 yaşındaki bir taraftara kendisinin ismini sorsanız, bizdeki hagi betimlemesi duyarsınız.

    premier lig şampiyonluğu kazanmak çok önemli ve büyük bir mihenktaşı. bunu becerebilen adam asla boş bir teknik direktör zaten olamaz da; bana göre burada olduğundan çok daha iyi, adeta bir guardiola, bir clough havası estiriliyor. bunun kendisinin sahip olduğu imajından, gittiği her yerde şık ve kaliteli kıyafetler giymesinden, oldukça nazik ve kibar bir insan olmasından ya da italyan bir aileden gelmesiden ötürü olduğunu düşünüyorum. tabi bütün bunların önünde, bıraktığı 12 milyonluk bir tazminat da etkili olabilir. bu gerçekten büyük bir iş, valla ben olsam bırakmazdım, açık ve net konuşayım.

    ancak işin teknik direktörlük meziyeti kısmında sıkıntıları mevcut. kendisine asla boş bir teknik direktördür demiyorum, ancak sanki olduğunun fazlasıymış gibi anlatılıyor. bence 10 üzerinden 6.5'tan 7'lik bir teknik direktör. ancak konuşulanlar en az 8-8.5 gibi.

    mesela igor tudor kendisinden daha kötü bir teknik direktör değil bence. mancini italyansa, tudor da senelerin italyan cevval stoperi. lippi ile, trapattoni ile, capello ile, bilmem kim ile çalışmış. bu işler de biraz şans, kısmet işleri. belki tudor da yarın öbür gün catania'nın başına geçer, oradan bir şekilde fiorentina ya da napoli yapar. milan, juventus, inter, her üçünün de sıçıp batırdığı bir sezonda da ipleri eline alıp şampiyon olabilir. olamaz mı?
  • 5032
    ben eskiden bizimle çalışmış futbolcu ya da teknik direktörlerin başarılı olmalarını çok istiyorum ya. bilmiyorum niye bu böyle, ama içimde garip bir tutku var. tudor buradayken çok salladım, mancini de galatasaray'dayken çok saçma işler yaptığından bahsettim. benzer şeyler riekerink ve rijkaard için de geçerli. ancak hangisi bizden sonra nereye gittiyse, aldığı her galibiyette, kupada ben de mutlu oldum.

    özellikle sen italyan, bizden sonra inter'e gidip, hiçbir şey yapamadın ya, ona çok üzüldüm. ne yap et, italya ile euro 2020'de en az yarı final yap.
  • 5033
    galatasaray’da son dönemlerde gördüğüm en iyi hocaydı, taktiksel bilgisi çok fazlaydı apar topar gelip juventus deplasmanına çıkmak gibi bir cesaret göstermişti o dönem günümüz teknik direktörleri daha spartak trnava maçına bile çıkmıyor bizde de mustafa denizli atletico madrid maçına çıkmamıştı. mancini öyle bir adamdı işte çıktı juvnetus maçına aslanlar gibi oynattı 1 puan alıp gelmişti.

    daha sonra ligde ilk maçında akhisar’a kaybetti onun sonunu hazırlayan olay da buydu zaten deplasman sorunu. oyuncular o dönem çok isim yapmış oyunculardı o oyuncuları bir türlü anadolu maçlarındaki deplasmana motive edemedi. ligin ikinci yarısı başlamış galatasaray deplasmanda gaziantep ile beraberlikle sonuçlanan maçtan sonra önce bursa’ya 6 gol sonra eskişehirspor’a 3 gol atarak inanılmaz bi hava yakalamıştık. fenerbahçe ise karabük ve sivasspor’a yenilince puan farkı sadece 4 kalmıştı ve fenerbahçe son haftalarda bizim sahamıza gelecekti avantajlı duruma yavaş yavaş gelmiştik ki ne yazık ki antalyaspor ile deplasman da oynanan maçı yine kazanmadık sonra evde kazanıp deplasman beraberlik şeklinde bir 6 hafta yaşadık burda koptu sezon zaten. o dönem galatasaray’a kendi sahamızda oynattığı futbolu yıllardır oynatabilen başka bir hoca yok. kopenhag, juventus’u evimizde yenip son 16da chelsea’yi kendi sahasına hapsetmiştik. ligde içerde beşiktaş’ı fenerbahçe’yi yenip bursa ve akhisar’a 6 gol atmıştık yani evde tam bir canavardık oynanan futbol ise tüm galatasaray’lının görmek istediği futboldu.

    hem taktiksel olarak hem oyuncu performansı yükseltme açısından da iyi bir hocaydı. semih kaya’yı sağ bek olarak kullanıp verim almıştır. felipe melo onun döneminde performansı zirveye çıkmıştı gerçi 2014 dünya kupasına gitmek için de olabilir ama onun o dönem gösterdiği performans mancini’ nin aklında kalmış olacak ki inter’e gider gitmez onu takımına kattı. içerde 3 savunma 5’li orta saha ile oynayarak savunmada güven veren bir galatasaray vardı.

    takımda doymuş futbolcu olması, dorgba’nın lay lay lom havasında takılması devre arası transferlerinin telles dışında hiçbir varlık gösterememesi o sezonu kaybetmemize neden oldu.

    sezon bittiğinde ünal aysal’ın önünde 2 yol vardı;

    1. mancini’nin yüksek ücretli transfer isteklerini kabul edecek yola devam diyecekti.
    2. mali tabloya bakıp mancini ile konuşarak durumu anlatması ve yolların ayrılması.

    ünal başkan ikincisini seçti ve mancini son derece beyefendi tavrıyla ceketini aldı ve çıktı hemde son yıllarda görülmemiş, camianın öz evlatlarının bile yapmadığı tam 12.5 milyon € gibi bir rakamı galatasaray zor durumda tazminat almak bana yakışmaz diyerek ayrıldı. ve bu tavrı ve saha içinde ki karizması bizlerin onu hep güzel anılarla hatırlayacağımız bir insan oldu.
  • 5034
    italyan hocadır, italyandır. italyanlar ki dünya futboluna trequartista, regista ve daha aklıma gelmeyen bir kaçı gibi birçok taktik terim kazandırmıştır. ki yanılmıyorsam mancini'nin de futbol ve taktikler üzerine makaleleri olması lazım. italyan futbolunun genelde sıkıcı gelmesi savunma oynamalarına bağlanıyor, ki öyle bir şey de yok. adamlar taktik üzerine kafayı yediği en ince ayrıntıya kadar taktik kasıp rakip çözdüğü için karşı taraf da yine bu taktiksel savaşa aynı oranda cevap verip açık kapadığı için birbirini nötrlüyor taktikler. mancini de o adamlar biri. deli gibi taktik parçalıyor ama bu taktik parçalama olayı o kadar efor, konsantrasyon istiyor ki adam yönetimi gibi daha insani ve psikolojik konularda geri kalmasını sağlıyor. kısaca italyanlar futbolun materyalistleri. galatasaray'da da kısmen başarılı kısmen başarısız olmuştur. eh bu da çok normal zaten.

    son olarak edin dzeko'nun sözleriyle bitirerim;

    "insanlar her zaman italya ve ingiltere arasındaki farkları soruyorlar. ingiltere hıza dayalı. daima, hız, hız, hız. italya ise taktikler üzerine kurulu. italya'da öğrendiğim çok şey oldu. burada, gerçekten her ufak detayı düşünüyorlar."
  • 5035
    tarihini hatırlamıyorum iç sahada oynadığımız bir sivasspor maçında takıma kontraatak futbolu oynatmış ve analizi başarılı olmuştur. sivas kontraataklara karşı zaafı olan bir takımdı.

    tabi o kadroyla sivas takımını ciddi bir analiz yapmadan da yenerdi ama oturmuş maçtan önce sivas'a çalışmış, zaaflarını bulmuş ve maçı bu şekilde kazanmıştı. aynısını juventus deplasmanında da yapmıştı. hatta çok eleştirildi her maça farklı dizilişler ve oyun anlayışıyla çıktığı için.
  • 5036
    son 5-6 senede takımımızdan taktiksel açıdan en zevk aldığım dönemi yaşatan teknik direktördür.

    özellikle 6 attığımız bursa, akhisar maçları, şampiyonlar liginde juventus ve kopenhag maçını ağzım açık izlemiştim.

    o sezon ikinci olmamızdaki sebeplerden birisi de fenerbahçenin şampiyon olsa bile şampiyonlar ligine gidemeyecek olmasıydı. bunun da etkisiyle 2014 dünya kupasında oynayacak bazı topçularımız biraz salmıştı. 2. olmanın şampiyonlar ligine direk katılım olmasının psikolojik rahatlığı vardı.
    .
  • 5039
    iskeleti 2 sene önce kurulmuş, 6 ay önce şampiyonlar ligi’nde çeyrek final oynamış, son 2 sezonun lig şampiyonu takımın başına geçtikten 3 ay sonra yaptırdığı 9 transferin ve yaklaşık 20 milyon euro civarındaki bütçenin ardından, nisan ayında şampiyonluğu kaybedip kıl payı 2. olduğu sezonun sonunda, hedeflerine ulaşabilmek için çok daha yüksek bütçe ile transfer yapmak isteyen fakat kulübün içinde bulunduğu maddi durum nedeniyle aklındaki yapılanmanın gerçekleştirilemeyeği kendisine bildirilen ve akabinde istifa eden teknik direktör.

    sadece futbol camiası değil, herhangi bir oluşumda, kurumda ya da kuruluşta istifa edilince tazminat hakkı doğduğunu duymadım, böyle bir duruma rastlamadım.

    2014’te; kitle iletişim araçlarının hatta internetin bile herkes tarafından ulaşılabilir olduğu bir yılda, kap gibi resmî bir platformda ya da haber sitelerinde geçmişe dair çok basit bir araştırma yapıldığında dahi ulaşabileceğiniz basit bir bilgi, daha üzerinden 5 sene dahi geçmemiş olmasına rağmen (ki bu 5 gün sonrasında bile bu tarz bilgi çarpıklıklarına her yerde rastlamak mümkündü) nasıl böyle pervasızca inanılıp savunulabiliyor gerçekten anlayabilmiş değilim.
  • 5041
    20 milyon harcadığı sezon gelen telles parasını çıkardı. geri kalan çer çöp saçma yabancı kuralı sayesinde oldu hatırlatırım. yabancı da alındı cart curt diyeceklere paranın yerlilere harcanmak zorunda kaldığını hatırlatalım.
    insanların zekasına hakaret etmeyin lütfen.
    cl maçlarında oynattığı futbol için teşekkür ettiğim mükemmel insan iyi hoca.
  • 5043
    benim için her zaman iyi hoca ve mükemmel bir insandır. ancak kendisinin fatih terimden sonra gelmesi , haliyle oluşan ister istemez önyargı ve o dönem ki yabancı kuralından dolayi yapilan yanlis transferler işini zorlayan durumlar oldu diye dusunuyorum.

    hafızam beni yanıltmıyorsa kendisinin ilk geldigi zamanlar da oldukça garibime giden bir karar vermişti.
    hoca mi yapti yoksa birisi mi akıl verdi bilmiyorum ama ;

    (bkz: sabri sarıoğlunun sol bek oynaması)

    gibi bir olaya imza atmistir. yanlis hatirliyor olabilirim oyleyse yesillendirin beyler :(
  • 5045
    türk atasözleri içinde en çok sevdiğim, kör ölür badem gözlü olur olandır. güzel giyinmesi ve italyan yakışıklılığı dışında ne özelliği var anlamış değilim. çok kötü bir hoca değildir ama takımın başında mancini var diyeceğimiz kalitede de bir hoca değil. öyle gümbür gümbür top oynattığı da yoktu. başında olduğu takımda bir önceki sezon çeyrek final oynamış, lige hızlı giren beşiktaş'ı deplasmanda geriden gelerek yenecek güçte olan bir takımdı. o takım ligin ikinci yarısında mayıs'a kadar şampiyonluğu kovalayabilecek bir takimken nisan'da şampiyonluğu verdi. istediği takım olusturulmayacagi için aman zaten kovarlar alırım paramı demeyip gittiği için takdir ediyorum ama o kadar.
  • 5046
    ünal aysal, iki sezon üst üste şampiyon olan galatasaray'ın efsanesi fatih terim'i kovmuştu, yerine getirdiği mancini'nin ligde şampiyon olması gerekiyordu. böylece ünal aysal, fatih terim'i kovduğu için üzerinde baskı hissetmeyecek, ayrıca şampiyonlar ligi gelirleri ile de o sezon devre arasında yaptığı akıl almaz transferlerin maliyetini çıkarabilecekti. şampiyonluk gelmezse, birisini günah keçisi yapması şarttı. zaten bugün bile o dönem yapılan bazı tuhaf transferleri ünal aysal'ın ekibi yerine mancini'ye bağlayanlar var.

    mancini ise, fatih terim'den sonra gelmesine rağmen kulüp içerisinde çok sevilen bir hocaydı. kesinlikle kötü bir teknik direktör değildi, şampiyonlar ligi'nde tur atlamıştık, ligde ise kadıköy deplasmanı dışında mağlubiyeti yoktu. buna rağmen o sezon çok iyi sonuçlar alan fenerbahçe'nin gerisinde kalmıştı.

    mancini'nin istifa/kovulma konusu şampiyonlar ligi'nden elenmeden hemen önce şubat ayında konuşulmaya başlamıştı bile. berabere kaldığı maçlardan sonra bile basın toplantılarında istifa edip etmeyeceği soruluyordu, hatta chelsea maçındaki oturuşu bile eleştirilmişti. bir basın toplantısında daha fazla dayanamayıp açık açık istediğiniz zaman giderim dediğini de hatırlıyorum. daha sonra zaten ligde fenerbahçe'nin çok gerisine düşmüş ve şampiyonlar ligi'nden elenmiş olan takımda puan kayıpları arttı, ama yine de ligi ikinci bitirdik.

    2014/15 sezonu öncesinde takımın ne bir takviyeye ne de bir yatırıma ihtiyacı yoktu aslında. zaten ligde yabancı sınırı vardı ve bir önceki sezon birçok transfer yapılmıştı. şampiyon olamamamıza rağmen bir sonraki sezon yine şampiyonlar ligi'nde oynayacaktık. galatasaray'ın daha fazla yatırım yapamayacağı işin bahanesiydi. ünal aysal ve mancini tarzındaki adamlar için bu diplomatik bir istifa talebiydi.

    istifa ettiği için elbette tazminat hakkı yoktu elbette ama istifa etmek zorunda değildi. inat edebilirdi, tazminatını alana kadar takımda kalabilirdi. o, istifa ederek haklarından vazgeçti. istifa ettikten sonra zaten tazminat hakkı yoktu demenin hiçbir anlamı yok.

    galatasaray'ın para harcayamayacağı bahanesini öne süren ünal aysal, mancini gittikten sonra en fazla 1-2 eksiği olan takım için prandelli ile birlikte 14m € harcayıp pandev, dzemaili, tarık, olcan, yasin ve endoğan adili'yi aldı, selçuk ve burak'ın sözleşmelerine zam yaptı.

    teknik direktörlüğe getirilen prandelli ise, mancini'nin takımını alıp tanınamaz hale getirdi, galatasaray'ın bana göre en kötü dönemini yaşattı, basın toplantısında sorulduğunda bile tazminatını istedi, ünal aysal da ikna edemedi ve sonunda kovulduktan sonra bir şekilde 7m € tazminatını aldı.
  • 5047
    saçını yana taradığı ve güzel atkılar taktığı için vizyoner olarak kabul edilen eski teknik direktörümüz. 2013-2014 sezonunda ersun'un fener'ine çok rahat bir şampiyonluk yaşatmış, ligde aylarca deplasmanda maç kazanamamıştır. bazen içerde de kazanamamıştır. elindeki kadroyla vasat bir teknik direktörün de kazanabileceği kadar kazanmıştır.
  • 5048
    kendisinin takdir edilmesi gereken nokta, türkiye'ye gelen niceleri gibi kalıp başarısız da olsa tazminat hakkı elde edebilir durumdayken buna tenezzül etmeyip istifa ederek gitmiştir. çok fazla anlamlar yüklemeye, kahramanlık yaratmaya veya tukaka etmeye gerek yoktur. benim adıma kendisiyle ilgili en güzel anı, galatasaray'dan gidip inter'i çalıştırırken yaşanmıştır.
    https://www.youtube.com/watch?v=M8N5IJ-hRks

    beyefendi adamdı, efendice gitti.
  • 5049
    kovulan hocanın tazminatını sonuna kadar alması bir haktır. takımdan ayrılmak isteyen hocanın istifa etmeyip kovulmak için herşeyi yapması ise bir ahlaksızlıktır.

    kendisine ünal aysal bir meydan okuma sunmuş* kendisi bu meydan okumayı kabul etmemiş ve görevinden kendi isteği ile ayrılmıştır. yani sanki kendi kovulmuş da tazminat kabul etmemiş gibi, galatasaray'a büyük bir maddi kıyak yapmış gibi lanse etmeye gerek yok. mancini yaptığı işe büyük saygı duyan ahlaklı bir adamdı ve ahlaklı bir insanın yapması gereken şeyi yaptı. istese reijkaard gibi de yapabilirdi ama kendisi de rezil olurdu o zaman. reijkaard gibi ekmeksiz kalırdı.
  • 5050
    o mağrur bestenin ''sana git diyemem ama kal demekte gelmiyor'' kısmında vücut bulan eski fiyakalı teknik direktörümüz. 6+0+4 denen garabet yabancı kuralı ve mevcut konjonktürde tablo bu istersen kal dendi ama aysal gibi o da aynanın diğer yüzünü gördükten sonra macera aramadan ceketini alıp çekti gitti. hakkinda "city'ye çarçur ettirdiği paralarla yunanistan kurtulurdu" veya durum ''1-1 iken drogba'yı çıkartıp ceyhun gülselam'ı alan adam'' gibi kötü bir izlenim bırakılsada, bizi avrupa'da son kez başarıyla temsil eden karizmatik teknik direktör olduğu gerçeğini değiştirmeyecek.
App Store'dan indirin Google Play'den alın