resim
Roberto Mancini
Görev:Teknik Direktör
Takım:Al-Sadd
Yaş:61
Uyruk:İtalya
  • 4493
    hamzayı savunabilmek adına itin bir tarafına sokulmaya çalışılan adam gibi eski teknik direktörümüz.

    sezon ortasında takıma gelmiş, bizi şampiyon yapamamıştır. aynı sene uzun zamandır alamadığımız türkiye kupasını aldırmış, cl'de juventusu geride bırakarak gruptan çıkarmıştır. aynı juve bir sene sonra cl'de final oynamıştır.

    genel olarak deplasmanlarda çok kapanması ve galibiyet alamamamız nedeniyle şampiyonluğu kaçırmasına karşın aldığı kupa ve cl'deki başarısı nedeniyle iyi bir sezon geçirmiştir. ama bu taraftarın ona asıl sevgisi adam gibi adam olmasından kaynaklanır. giderken hakkı olan tazminatı almamıştır. galatasaray sevgisi ve saygısı olan karakterli biriydi. onu her zaman aşağıdaki resimle hatırlayacağım.

    http://store.donanimhaber.com/...B7D8EF997B7086EF.jpg
  • 1618
    hajrovic ve telles'in alınması, ontivero'nun konuşulmasından anlıyoruz ki mancini kısa vadede başarıya ulaşmaktan ziyade galatasaray'ın geleceğini düşünerek hareket ediyor. ayrıca yabancı sınırında galatasaray'a esneklik kazandırmak için umut ve koray'ın alınması da hocanın uzun vadeli çalışmak istediğinin kanıtı. yani diyeceğim o ki adam "salla başı al maaşı" modunda takılmıyor. sırf benimsediği transfer politikasından dolayı bile saygıyı ve güveni hak ediyor.

    inanıyorum ki kendisiyle büyük başarılar kazanacağız. yanındayız sinyor!
  • 1626
    kendisi gunluk dusunse gecen sene baslayan yok mu lan superstar hemen alalım cılgınlıgımızın devamını isterdi. ancak bakıyorum hayrovic, telles, koray gunter, umut gundogan, salih, ontivero ve hatta son zamanlardaki performansıyla emre colak* derken bir anda takımı hem genclestirdi hem de para konusunda müsrif davrandırmadı.

    makul fiyatlara makul transferler yaptık ve en onemlisi de gelecege yonelik transferler oldu hepsi. simdi ikinci kısma geliyoruz o da bu adamları takıma monte etmek ve bu sene olmasa dahi seneye beklenen donusumu tamamlamıs oturmus bir takım yapmak.

    zaman zaman oyuncu degişikliklerini eleştirdigim oluyor ancak her teknik direktorun bu tarz hataları zaman zaman oluyor. onemli olan bagnazca bakıp hep aynı seyi yapmamak yeni arayıslar icinde olmak. ben bu adamda o yeni arayıs mantalitesini dibine kadar goruyorum. kazanacagımız kupalar yakındır.
  • 4747
    kendisi dönemindeki konya, rize ve gençlerbirliği deplasmanları hala içimde yaradır. ilkini sneijder, ikincisini umut ve sneijder, üçüncüsünü de gençlerbirliği kalecisi yüzünden alamamıştık ve şampiyonluktan olmuştuk. antalya deplasmanında yediğimiz olağanüstü saçma golleri saymıyorum bile. arena'da rakipleri ezdiğimiz son dönem kendisinindi, uzay takımı muamelesi yapılan ersun yanal fenerbahçe'sini de top göstermeden çatır çatır yenmişti. hataları elbet vardır, değişikliklerini ben de çok eleştirdim ama ondan sonra daha iyisi gelmedi kabul edelim.
  • 4096
    şu adama hala takımın anasını belledi deniyor. amk ne yapmasını istiyordun transfer hatası tek bunda değil terim dönemindede oldu bundan eleştiriyorsan. ligde 2.olmuş elinde ki en önemli kozu olan drogba oynamadı ligde hatırlayın yarım sezon oynadı resmen drogba sonra gitti diyebiliriz. cl de ölüm grubundan çıkardı chelsea'ye elendik. 7yıl aradan sonra türkiye kupasını aldık. amk ne istiyorsunuz 1 şampiyon olamadı 65 puan topladı kaldı ki beraberlik sayısı 2-3 aşağıda olsa belki de şampiyon olacaktı. şu adamı kötülemeyin gayet başarılıydı bizdeyken futbola laf edersin ama dandik vs demeyin.
  • 4693
    kendisinin ilk maçı juventus maçıydı. kopenhag deplasmanında şut atamadan geri döndük. juve'yi da kar sayesinde eledik. hatta maç ertelendikten sonra juventus'un hücum edeceği kalenin olduğu yarı sahayı iş makinasıyla bilerek bozduk. inanmayan varsa açsın maçı bir daha izlesin. bilerek bozulduğu da konuşuldu zaten maçtan sonra.

    oynattığı futbol da tam bir kaos futboluydu. drogba'ya şişir, sekerse sneijder vursun. bütün hücum varyasuonumuz buydu. top drogba'ya şişerdi, defans gömülürdü sneijder zımbalardı. 90+ da maç berabere iken drogba'yı çıkarıp ceyhun gülselam'ı oyuna almışlığı, sabri sarıoğlu'nu, dany nounkeu'yu sol bek oynatmışlığı falan vardır.

    ben galatasaray'a bu kadar kötü top oynatıp da bu kadar çok övülen bir tane daha hoca görmedim. 4 ay deplasmanda kazanamadık tam 4 ay.

    inter'de harcadığı bütçe ve inter'in durumu ortada. manchester cityde de ıkına ıkına aldığı bir şampiyonluk dışında hiç bir başarısı yok milyar euro harcatmasına rağmen.

    yakışıklı adamdı, güzel atkı bağlardı ve en önemlisi yabancıydı. bu yüzden değil 4 ay 4 sene de deplasman galibiyeti aldırmasa övülecektir.
  • 5330
    eski teknik direktörümüz. kendisinin döneminde bence defansif zaafiyetler ve yabancı sınırlamasından dolayı başarılı olamadık.

    chedjou bence istenen performansı gösteremedi. o dönem balanta gibi isimler geçiyordu ama başarılı olur muydu bilemem. devre arasında koray günter vs. alındı ama daha net bir isim gerekiyordu bence.

    yabancı sınırlamasından dolayı da mehmet topal veya oğuzhan özyakup'u biz alabilseydik bence çok daha rahat olurdu elimiz.
  • 2685
    yazimin genelinde mancini'yi anlamaktan bahsedecegim ancak öncelikle duzeltilmesini dusundugum bazi gercekler var.

    mancini hakkinda yapilan yorumlarin cogunda mancini'nin futbolculariyla iletisimin kotu oldugu vurgusu yapiliyor ancak bu son derece yanlis bir önyargi. mancini teknik adamligi boyunca inter'de hicbir futbolcusuyla sorun yasamamistir. keza inter'i 4 sene calistirmis, ilk sezon takimi taniyip, gerekli mudehaleleri yaptiktan sonra ikinci sezonundan baslayarak kalan 3 sezonda inter'i sampiyon yapmistir. inter'in 15-16 yil sonra sampiyon olmasi ve akabininde seri a'yi domine etmesine ragmen, simarik baskanlari ve taraftari sampiyonlar ligini istemis ancak mancini önceliklerinin inter kavramini ve mentalitesini oturtmak oldugunu dile getirmistir. nitekim 4 sezonda da gruptan cikarmayi basardigi inter'in liverpool'a elenmesiyle italyan medyasinin buyuk baskisi ve taraftarlarin simarikligi ile istifaya zorlanmistir. sampiyonlugu kazandiktan 4 gun sonra aynen bizim sampiyon lucescu'yu simarikligimizdan dolayi göndermemiz gibi inter ile yollarini ayirmistir. bu dönemde zlatan ibrahimovic ve crespo gibi hircin ve kismen disiplinsiz iki oyuncuyla calismis ve en ufak sorun dahi yasamamistir. zlatan hatta kendisinin bu sonradan kazandigi is disiplinini biraz olsun mancini'ye borclu oldugunu dile getirir. zira, mancini city'e gectiginde de ibra'nin city'e gelmek icin maasinda indirim yapmasi, onun mancini ile calismak icin can attiginin bir göstergesi olmustur. mourinho geldiginde hocasiyla sorunlar yasayip inter'i birakmistir ibra.

    mancini'nin city döneminde sorun yasadigi iki özel oyuncu var. bunlardan biri disiplinsiz tevez ve batuhan karadeniz'in italyan subesi balotelli. tevez ile problem yasamasinin sebebi tevez'in saha icinde disiplinsizliginden kaynaklanmistir. balotelli ile yasananlar ise bir baba-ogul iliskisinden öte degildir. fatih terim'in emre colak'a ettigi kufurler gibi dusunun. simdi emre colak'a sorsan fatih terim ile calismak icin can atar. kariyerini mancini'ye borclu olan balotelli'nin "mancini ile tekrar calismayi cok isterim" demeclerinin arkasinda yatan budur.

    mancini'nin futbolcuyla iliskileri problemli geyiginin bizim yavsak basinimizin ve basin ona ne sunarsa onu yiyen cahil taraftarimizinin uydurmasidir. umarim bu konuda biraz olsun hemfikir olabilmisiz ve bu konuyu rafa kaldirabilmisizdir. mancini'nin isini yapan, sahada %100'unu veren hicbir futbolcu ile sorunu olmamistir.

    mancini'yi anlamak konusuna gelince,

    mancini kariyeri boyunca disiplinli ve isini on numara yapan bir futbolcu kisiliktir. sahaya ciktigi zaman kazanir kaybeder ama %100'unu verir dedigimiz oyuncu profilindedir. elmander gibi isine olan saygisi oldukca yuksek bir oyuncu olmustur. keza yasi 50 olmasina ragmen galatasaray formasi giyen-giymis bazi oyunculardan hala daha fit olmasi, giyim kusamina olan özeni, klasi ve karizmasi biraz olsun karakteri acisindan bize bilgi vermektedir. elinde tesbihi, 2 metre önden giden göbegi ve bozuk agiziyla teknik adamlik yapan hocalara alismis turk futbolcusuna ters gelebilecek özelliktedir. bu kendisine özel olmayan ve her profesyonel futbolcuda görmek istedigi saha ve antrenman disiplini calistirdigi takimlarin mentalitesi olarak asilamaya calismistir. surekli ödev veren, hicbir dersi kacirmayan, ögrencisini devamli takip eden ögretmenler gibidir. kiymetleri yas kemale erip, issiz gucsuz hala annesiyle babasiyla yasan kisiler oldugumuzda daha iyi anlasilmaktadir.

    kurdugu ve biraktigi takimlara bakarsak eger; 1965 yilindan beri sampiyonlar liginde basarisi olmayan inter'i stabil bir lig takimi haline getirmistir. ancak önceden de belirttigim gibi simarik italyan taraftarlari ve ne oldum delisi yöneticileri nedeniyle görevini birakmis akabininde biraktigi takim sampiyonlar ligi sampiyonu olmustur. bu basarida mourinho gercegi olsa da eline tas gibi bir takim gecen elit bir teknik direktör o basariyi saglayabilirdi. zira mourinho da mancini'nin aksine gunu kurtaran bir hoca kafasina sahip oldugu icin, kendisi gittikten sonra inter'in ne hallere dusecegini umursamamistir. kurulan takim bozulmus, sneijder dahil as oyuncular takimdan gönderilmistir. inter'in bugun hali ortadadir.

    "mourinho sampiyonlar ligini kazandi, cunku ben ona cok saglam bir futbol mentalitesine sahip, disiplini yuksek bir takim biraktim. benim sampiyonlar ligini kazanamama sebebini soracak olursaniz, sampiyonlar ligini kazanmak grup elemelerinden sonra biraz da sans isidir. cunku ekim, kasim ve aralik aylarinda kazandiginiz gruplardan bir sonraki maci subat mart ayinda oynuyorsunuz. bu dönem sampiyonlar ligine yatirip yapan takimlar icin ciddi bir toplarlanma dönemi hersey degisebiliyor" diyen mancini inter döneminde devre arasi toparlanma dönemini transfer bakimindan iyi gecirmediklerini vurguluyor. haksiz da sayilmaz.

    city döneminde durup dururken görevine son verilmisti mancini'nin. yine bir sampiyonlar ligi bahanesi devredeydi. bu olaydan sonra bir sure takim calistirmamasini " manchester'in yagmurlari yuzunden kendime gelmem zaman aldi" diye gecistiriyordu mancini. cirkin ingiliz medyasinin "pellegrini city'de devrim yapti" yorumlarina gulerek, "ben city'de tarihi degistirdim. ilk iki yil cok zor gecti. takimi kurmak, takima mentaliteyi asilamak zaman aldi. cok calismam gerekti cunku öyle bir takim devraldim ki, icerde disarda kaybetmeyi gelenek haline getirmislerdi. ben bu aliskanliklari degistirim. city icerde disarda kazanan, manchester united'a 6 gol atabilen bir takima dönustu. icerde tek bir beraberlik haric oynadigimiz tum maclari kazandik. kazanan bir takim yarattik. city'deki butun top class oyunculari ben transfer ettim. ben city'i calistirmaya basladigimda city sadece kucuk bir arabaydi. o arabadan ferrari yaptim." diyordu.

    "teknik adam olarak ise basladiginizda ilk isiniz takim ici dengeleri duzenlemek olur." demeciyle bazi futbolcularin kendilerini diger takim arkadaslarindan daha ileri de görmelerinin önune gecmeye calistigini vurguluyordu mancini. "daha sonra takimin eksiklerini giderir, yeni transferler yapar, takimi dengeler ve iyi oyun sergilersiniz. ben city'de yaptiklarimla gurur duyuyorum" diye ekliyordu.

    futbolcu iliskilerinde dile getirdigi; "ben zor birisi asla degilim. bazen futbolcularinizi kötu oynadiklari icin uzebilirsiniz. ama bu kadar cok para kazanan insanlarin antrenmanlarda %100'leri ile calismalari, maca ciktiklari zaman da kosulsuz sartsiz %100'lerini vermeleri gerekir. o kadar parayi oyunculara oynasin diye öduyoruz. %100'unu verirsin, kazanirsin, kaybedersin bu futbolun dogasinda var. ancak her futbolcu antrenman ve sahada %100'unu vermek zorunda" diyen mancini, "futbolcu olarak sahaya ciktiginizda butun gucunuzu ve aklinizi sahaya yansitmalisiniz, eger yapmazsaniz uzulebilir, kizabilir hatta bagirabilirim. bu kaybettigimiz icin degil, ben futbolcunun sahaya butun konsantrasyonunu vermesi gerektigini dusundugum icin bu duygulari yasarim. bu onlarin isi. ama mactan sonra hersey sahada kalir. futbolcularla kisisel sorunum olmaz. benim tek derdim onlarin islerine saygi göstermeleri ve sahada vargucleriyle oynamalari. kazanip, kaybetmeleri önemli degil." diye ekliyordu.

    insani iliskilerinde farkli bir kac noktaya deginirsek eger ; "bu tarz sorunlari olan bir insan olsaydim su an hala inter'de ve city'de calistirdigim oyuncularim bana sms atip, hatrimizi sormazlardi. adebayor'un afrikada takim otobusune yapilan silahli saldiriyi hatirlarsiniz. 3 kisi ölmus ve futbolcular canini zor kurtarmisti. adebayor geldiginde mahvolmus durumdaydi. onun moralini duzeltmek cok zamanimi aldi. zira tevez de oyuncu degisikligi icin isinmaya gönderdigimde beni geri cevirdi. futbolcu olarak buna saygi duymaniz gerekir. bu sekilde davranamazsiniz. ama her ne olursa olsun tevez ile iliskimizi duzelttik ve su an cok guzel bir iliskimiz var. zor bir insan olsaydim, su an hala sir alex ferguson ile o enfes saraplarindan oturup iciyor olamazdik." diyor mancini.

    kendisini anlamaya calistigimizda aslinda onun ögrencisinin iyi yerlere gelmesini isteyen bir ögretmen gibi oldugunu farkedebiliriz. mancini elit bir teknik adam. yillar sonra inter ve city'i sampiyon yapmis ve geride basarili olacak takimlar birakmis. gunu kurtarmayi degil yavas yavas mentalitesini asilayarak, istedigi duzeni oturtmayi secmis mancini. oyuncusu sahada ve antrenmanda %100'unu vermedigi zaman sinirleniyor. ama kisisel degil kesinlikle. aksine tam bir profesyonel gibi. kendine bakiyor, cok calisiyor ve futbolcusuna tatli bir otorite kurmaya calisiyor.

    su medyanin haline bakin siz. mancini'ye bakis acimizi öyle bir hale getirdiler ki, adama dusman olduk. öyle zor bir ortama geldi ki mancini. bu cesaretinden dolayi takdir etmek lazim. volkan demirel devesinin bile 6 nisan 2014 galatasaray fenerbahce maci sonrasi yaptigi yorumlara bakin. "galatasaray'in hocasi ve yönetimi zaman kazanmis oldu".

    götu boklu volkan bile mancini'ye gidici gözle bakiyor. bakmasa bile onu asilamaya calisiyor. tipki fenerbahce medyasi gibi. cunku kalici ve guclu bir yönetim-teknik adam iliskisi galatasaray'in arayi acmasina neden olacak. o da farkinda. bunu duyan egitimsiz ve cahil futbolcularim da yeni cerilik yapmaya kalkiyor. kafalarinda hep mancini gidecek dusuncesi var. bu dusunce dolayisiyla da hocaya saygi göstermiyorlar. cunku rahatlari bozuldu. eskisi gibi sisirip gazlayan, her spor programina gönderen, sahada serbest birer oyuncu degiller artik. rolleri degisti. simdi onlardan görevlerinin disina cikmamasini tembihleyen bir hocalari var. galatasaray'i dusunen, en azindan aldigi paraya saygisi olan bir hocanin. turk futbolcusuna ters tabi bu olay. askerde son 3 ayin kalir, böluk komutanini kafalamissindir, spordan nöbetten yirtarsin. tayin dönemi bir gelir, yeni böluk komutani bölugun suyunu cikartir. sonra baslarsin cazlamaya, komutanina sövup saymaya. fatih terim'in gidisi ve mancini'nin gelisi bir nevi bu olay gibi.

    mancini kalkan götleri indirdigi icin, formasina saygisizlik yapacak kadar gözleri karardi bazi futbolcularin.

    adam yabanci bir kere... herseyin en iyisini bilen, avrupada basaridan basariya kosan, altyapilari avrupaya emsal olmus beyaz turkler begenmiyor kendisini.

    ondan sonra basbakan emir veriyor, koskoca galatasaray camiasinin imparatorlugu yikiliyor...

    hep söyledim, yine söyluyorum.

    mancini'yi anlamak... iste butun mesele bu...
  • 5166
    muthis bir seri yakalamistir. hem de dibi goren italya milli takimiyla. basarisiyla gurur duymakla birlikte her serinin birnsonu vardir diyorum ve 11 haziran gecesi milli takimimizin o seriyi bozmasini diliyorum.

    ayrica euro 2020 fantasy futbolda turnuva tahminlerim sonucunda turnuva finalinde milli takimimizla bir daha karsilasarak avrupa ikincisi yapiyor italyanlari. umarim gercekte de aynisi olur:)
  • 4873
    galatasaray harbi top oynuyor be dediğimizde takımın başında kendisi vardı en son.

    kopenhag, bursa, eskişehir, juve maçları ilk aklıma gelenler. 3 sene geçmiş.

    kendisinden sonra gelenler; prandelli, hamzaoğlu, denizli, riekerink, tudor.

    bu 5 hocanın oynattığı oyunu topla mancini'nin oynattığının yarısına gelemez.

    o da sneijder gibi parasını bırakıp gitti ama onlar konuşulmadı tabii.

    istese tudor, hamzaoğlu, riekerink gibi kuklalık yapabilirdi eline verilen kadro neyse onla yetinebilirdi ama baktı ki iyi bir kadro kurulmayacak ceketini aldı çekti gitti.

    umarım zenit'te çok başarılı olur.
  • 2584
    hakkinda turk insanimiz tarafindan yanlis bilinen bir-iki önemli konu olan hoca.
    şöyle ki;

    1. "yeaa mancini ne yapmis? arap para babalarina 900 milyon euro harcatmis da city'i sampiyon yapmis."

    gercek: araplar almadan önce manchester city premier ligin orta sira takimiydi. yani bir nevi genclerbirligi idi. hadi tarihinde 3 kez (onu da her 30 yilda bir) sampiyon olduklari icin kiyak geceyim bursaspor diyelim. son 67-68 sezonundan beri sampiyonluk görememis city. o kadrosuyla da görecekmis gibi durmuyordu acikcasi.

    neyse biz bi bakalim kemik olarak kimler varmis kadroda;

    kalede given, defansta kompany, orta sahada bizim elano ve forveti robinho.
    gerisini ordan burdan, serdar özkan, ibrahim akin. simdi bu kemik kadroyu verelim sana transfer sezonu da kapali olsun, al premier ligde sampiyon yap bakalim. hatta komple getir bizim osuruk super ligimiz de yap. yapamazsin. chelsea - totenham - manu - arsenal - liverpool da rakiplerin :)

    peki mancini ne yapmis?

    city'e geldigi ilk sezon kemik kadroyu guclendirip premier lig ayarinda oyuncular transfer etmis. tevez, kolo toure, lescott, adebayor, santa cruz gibi takimin kalitesini yukselten transferler yapmis. yaninda gencleri toplamis. city'i önce pl'nin kurtlariyla carpisacak hale getirmis.

    ikinci sezon; joe hart (23 yas), boateng (22 yas), kolarov (25 yas), david silva(24 yas), yaya toure(26 yas), balotelli (19 yas), dzeko(23 yas), jo(22 yas) gibi o zamanin genc ama simdinin milyon euroluk yildiz futbolcularini takima kazandirmis. mentalitesini takima asilamis.

    ucuncu sezon; kadroyu bozmadan samir nasri ve aguero gibi genc yildizlar ile guclendirerek city'i 30 kusur yil sonra sampiyon yapmis. 100 yil gecse de unutulmayacak bir son dakika sampiyonlugu ile kupa kaldirmis. artik her sezon kafaya oynayabilecek, genc, dinamik ve tas gibi takim kurmus. öyle ki; kadroyu sana versen premier ligde ilk 5'e girersin en azindan.

    kisacasi yapilmasi gerekeni yapmis mancini. genc bir takim kurmus, city'nin hayallerini gerceklestirmis. arkasinda saglam bir takim birakmis.

    2. "yeaa shampiyonlar liqinden cikhartamadi".

    öncelikli hedefi premier ligi almak olan mancini'nin sampiyonlar ligi macerasiyla ilgili daha önce bir entry girmistim. gs'ye geldigi döneme ait yazilarimi okuyuverin bir zahmet. mancini bu konuda herhangi bir söz vermis mi? gruplarda ölum grubuna mi dusmus? rakipleri kimmis bir inceleyin.

    3."qadroyu ben qurmadim diyo ama son iqi senenin shampiyon qadrosunu devraldi :("

    galatasaray'in o iki sezon sampiyonlugunun nedeni, oynadigi guzel futbolun yaninda fedaci besiktas ile şikeci fener'in de buyuk katkisinin olmasidir. keza su an 27nci haftada 63 puan ile lider fenerbahce; gecen sezonun 27nci haftasini 53 puanla gecmis galatasaray'dan 10 puan önde. bununla birlikte iki sezon önceki kadroya 3 puan fark atmis ve averajda bile o takimdan önde. iki sezonun sampiyon kadrosu diye yere göre sigdiramagimiz kadronun karsisinda adam gibi bir rakibi yoktu super ligde. drogba ve sneijder gelmemis olsa, gecen sezon o 53 puani da toplayamaz, kim bilir belki sampiyon bile olamazdik.

    sampiyon kadronun oyuncu profile bakarsaniz 3-5 futbolcu haric cogunun modasinin gecmis, ezilmis veya sorunlu ama yetenekleri olan futbolcular oldugunu görebilirsiniz. keza yas ortalamasi da 30'a dayanmis bir kadro profilimiz vardi. ikinci sampiyonluk sezonunda ve bu sezon basindaki dususun nedenlerinden biridir bu futbolcu profili. cunku sorunlu oyuncuyu bir sezon hadi bilemedin ikinci sezon oynatirsin ama eninde sonunda yine eski haline döner. kolay demoralize olur ve iyi bir motivasyon gereklidir. bu tip ezilmis oyunculari adapte etmek icin profesyonellikten uzaklasirsin. bu noktada "gaz vermek" tabiri devreye girer.

    mancini demoralize olmus, duygusal oyunculardan olusan, yas ortalamasi yuksek, gunu kurtarmak icin kurulmus bir kadro devraldi. bu kadroya sistemini asilamasi zaman alacaktir.

    ben mancini'nin futbolu bilen, iyi bir teknik hoca oldugunu dusunuyorum. kesinlikle kötü degil. referanslari da yuksek. ancak biz ona sevildigini hic hissetirmedik. futbolcular da hissettirmedi. hicbir gol sevincinde hocalarina kosmadilar. tribunler "mancini istifa" diye bagirdi. "kalici" yerine "emanetci" muamelesi gördu. medya her gun bir sorun uydurup, sacma sapan sorular sorarak adamin kafasini sisirdiler. gereginden cok fazla ve hatta hadlerini asarak mancini'nin ustune gittiler. e ulkenin durumu da bombok. hakemler, tff, medya... bildigin kesmekes. en sevdigi "bisiklet ile turlama" keyfini bile yapamiyor trafigin yamyanligindan. cok huzursuz ettik. cok para verince adami da satin aldik sandik.

    neyse ki mancini kurtlar sofrasinda hocalik yapmis bir hoca. rijkaard gibi asiri duygusal ve sessiz olsaydi coktan paketlemisti. ama yine de yiprattik mancini'yi.

    kadro tercihi, sacma oyuncu degisiklikleri, deplasman fobisi...

    evet hatasiz degil...

    evet kusursuz da degil...

    ama huzursuz bu adam...
  • 3252
    https://pbs.twimg.com/media/BnDtKGmIMAAVVbS.jpg

    bu fotoğrafla yarmıştır. ben galatasaray'da oynasam bu adamı çok severdim. fatih terim gibi sert, seni kollayan baba değil de amerikan filmlerinde yalnız kalma diye seninle takılan, senin gibi davranan, sen hata yaptığında üzülen ama biri sana karıştığında sinirlenen ve sert oynayan ağbi gibi :d
    yani otoriteyi daha çok sevgi ve saygıyla sağlamaya çalışıyor bu yüzden arada kendisine atar gider yapıyorlar ama seviyorlar da. balotelli gibi.
  • 5331
    thomas tuchel yerine tercih edilmişti. ancak tuchel daha iyi bir tercih olurdu. çünkü elindeki malzemeyle yetinen, geliştirici bir hocaydı. sanırım kaliteli oyuncu grubundan dolayı, mancini gibi pragmatik bir hocaya gidildi.
    devre arasında andrea ranocchia ile aymeric laporte'u istemişti diye hatırlıyorum.
    mancini'ye sağlam bir oyuncu grubu verirseniz sizi başarıya götürür. italya milli takımının oyuncu havuzu çok geniş. kendi oyununa uygun, kaliteli oyuncuları tercih ediyor. bu sayede de başarıya ulaşıyor.
    bu adamın eline hajrovic'i, umut gündoğan'ı verdiler.
    laporte mümkün olmadığı için, burdisso kiralandı.
    mancini city'i şampiyon yaptığında, elinde sadece hücum hattında aguero, dzeko, tevez ve balotelli vardı.
    ben yine de başarısız olduğunu düşünmüyorum. şampiyonlar ligi'nde gruptan çıkardı, türkiye kupası'nı kazandı. ligi ikinci bitirsek de fenerbahçe'nin cezasından dolayı şampiyonlar ligi'ne direkt katılmıştık.
    zaten takımdan ayrılmayı da kendisi istemişti diye hatırlıyorum. tazminat da kovalamadı. güzel adamdı.

    bir de unutmadan

    avrupa şampiyonasını kazanınca:

    https://gss.gs/npI.jpeg

    türkiye kupasını kazanınca:

    https://gss.gs/Dm2.jpeg
App Store'dan indirin Google Play'den alın