• 128
    bu başlığa 4 ocak 2017 yılında "giden gitti, aklımızdan çıksın, önümüze bakalım" yazmışım. bugün 13 eylül 2019 ana gündemimiz hala bu.

    nasıl bir ızdırap bu?! dünya dertlerini unutup galatasaray ile mutlu olalım istiyoruz. izin verilmiyor. bu ülkede kendi kendine mutlu olabilecek hiç bir topluluğa izin verilmiyor. mutlu olmak yasak mı bu memlekette?! ekonomik, sportif v.b. hakim güçlerin sadece ne kadınla, ne işçiyle, ne öğrenciyle v.b. dertleri var. genel olarak mutlularla dertleri var. bu nasıl bir işkencedir?

    yeter artık, cidden yeter!
  • 129
    galatasaray'ın tarihi boyunca maruz kaldığı en büyük ihanettir. şuna evet oyu verenler kulüpten ihraç edilirse galatasaray, çok değil birkaç yıla kalmaz şaha kalkar. florya'ya karşılık verilen arazide değil antrenman sahası, tesis vs. yapmak eşek bağlasan durmaz. yüksek gerilim hatları olan yerde spor mu yapılır? bu nasıl bir ihanettir arkadaş.
    adnan polat'a, ünal aysal'a verilmeyen onay dursun'a veriliyor, gel de öfkelenme.
  • 130
    9 ekim 2019 galatasaray divan kurulu toplantısından anladığım, dursun aydın özbek isimli şahıs öyle bir sözleşme yapmış ki mevcut durumda hukuki olarak bu araziler elimizden gitmiş, geçmiş olsun.

    bize kalan kemerburgaz'daki ne olduğu belirsiz arazi. kırdırılan çeki de geri ödememizi istiyorlar muhtemelen. yönetim de riva gitsin, florya kalsın bir de çeki ödemesek yeter de artar bile düşüncesinde. ki bu bile çok zor.

    bu arada bir bilgi vereyim. daha erken açılması planlanan ama bir türlü açılamayan ankara point otel bu anlaşma yapıldıktan kısa bir süre sonra açıldı.
  • 131
    eğer iddia edildiği gibi bu araziler kesin olarak elden çıkmış veya eksper incelemesi sonrası kırdırılan 500 küsür milyon karşılığında sayılacaksa galatasarayımız uzun süredir devam eden iflas sürecini çok yakında tamamlamış olur.
    zaten yıllardır zarar eden üzerine de borca batık durumda olan şirket için ölüm fermanı olacaktır kaldı ki iki üç sezon sonra yapılandırmanın ana para geri ödemesi olacak ve kısa vadede tamamlanacak.
    riva yetkisini aysala vermeyip daö'ye sırf liseli diye arazileri teslim edenler, kulübü elleriyle bitirmiş olacaklar.

    bunun sonu mutlaka bir rus veya çinli oligarka devir ile bitecektir. açıkçası taraftar olarak beni pek rahatsız etmeyeceği gibi düşündürmez de. zaten mevcut kongre yapısıyla statta bağırmak dışında bir etkim yok kulüp ha liselilerin olmuş ha bir zenginin ben renklerine bakarım galatasarayın.
  • 133
    --- spoiler ve +18 siddet icerir ---

    2017 remake jigsaw, yani testere’yi izleyenler bilir. (izlemediyseniz okumayabilirsiniz cunku sonunu yazacagim.) neyse, filmin sonunda bir kadin ve bir erkek testere’nin oyunlarindan kurtulur ve finale kalir. erkek onceki oyunlardan birinden kurtulabilmek icin bacagini kesmek zorunda kalmistir ve hala zincirle baglidir. son oyunda testere kadin ve erkege kendilerini kurtaracak anahtarin onlerindeki rulet silahinin (gercek adini bilmiyorum) icinde oldugunu soyler.

    bunu duyan kadin kivrak bir sekilde silaha davranir ve erkege dogru ates eder. ancak bilmedigi birsey vardir, silah terse ayarlanmistir yani kadin kendine ates etmis ve kendini oldurmustur. tabi silah patlayinca icindeki anahtarda yamulmus oldugundan zincirleri acamaz. oysa testere onlara anahtar silahin icinde dediyse de asla birbirinizi vurmak zorundasiniz dememistir. yani aslinda kadin silahi atesleyecegine (yukarida dedim rulet silahi) donen sarjoru acip anahtari alsaydi ikiside kurtulacakti. filmin sonunda kadin olunce yardim alamayan erkek haliyle bacagi da kesik oldugundan kan kaybindan oracikta oluyordu.

    --- spoiler ve +18 siddet icerir —-

    yani dostlar, yukarida bacagi kesilmis adam aslinda biziz. silaha davranan kadin da dursun ozbek. iktidara yalakalik edeyim gucum artsin diye borc icindeki takimimizin elindeki tek cikis yolu olan riva’yi peynir ekmek fiyatina satmis (peskes cekmis de diyebiliriz); hem bizi hem de secimi kaybedip gucten dustugu icin kendini yakmistir.

    haa sorarsan tabii ki de iyi ki secimi kaybetmistir.

    edit: imla
  • 135
    sorumlusu dursun özbek değil ona onay veren genel kurul üyeleridir. yoksa dursun özbek elbette para eden arazileri satacak, futbolcuları satacak. siz o gün izin vermeseydiniz bugün bu hâlde olmazdık. ticaretten zerre anlamayan biri olarak o gün arazilerin değerinin çok çok altında satılacağını görmüştüm. aralarında yüzlerce işadamı olan genel kurul üyeleri benim gördüğüm tehlikeyi görmediyse bu, onların görmek istemediklerini gösterir. bir bakıma onlar da haklı. tesislerde bedava yiyip içmek mi kulübe milyarlık katkı sağlamak mı deseniz elbette bedava yiyip içmek daha önemli!