• 7
    internet denilen nanenin türk futbol alemine en büyük katkısı nedir diye bir soru gelirse hiç düşünmeden "futbol blogları" şeklinde cevap veririm. bloglar sayesinde düşüncelerini güzel ifade edebilen, kafalarındaki bilgileri bize yansıtan yazarlarla tanıştık. yine bloglar bizleri futbol ile ilgili 2 3 satır okumak için gazete paçavralarına bağlanmaktan kurtarmıştır.

    pclion fc galatasarayla ilgili derin analizleri, objektif olmaktan ziyade daha subjektif görüşleri -ki bence böylesi makbul- , verdiği bilgiler ile benim için acetobalsamico ile birlikte 1 numaralı blog yazarıdır. bugün bilgisayarı açıp internete girdiğimde ilk baktığım blogun sahibidir. umarım uzun yıllar boyu onu okuma şerefine nail oluruz.
  • 11
    gün itibariyle sözlükte girilerini yeniden gördüğüm ikinci nesil yazar. kaleme aldığı naif yazılarıyla futbolu güzelleştiren, özellikle oyuncu analizleri ve ülke/takım puanları ile ilgili yazılarıyla dikkat çeken bloğunu http://pclionfc.blogspot.com sadece galatasaray taraftarının değil, tüm futbol severlerin takip etmesi gerektiğini düşünüyorum. bu arada 2010 dünya kupası boyunca sürecek avrupa'da gerçekleştirmek istediği güzel bir projeleri var, umarım gerçekleştirirler ve yorumlarını bizimle bir an önce paylaşır.
  • 18
    kendisiyle aynı görüşte olmayanlar tarafından ağır ithamlarda bulunulan yazar. yönetimin bazı hamleleri sana doğru gelmiyor ona doğru geliyor diye adamı yönetimin yalakası diye suçlamanın ne anlamı var? ben de onun gibi düşünüyorum yönetim yalakası mu oldum şimdi? ben yönetim yalakası olsam kime ne? evet onu hiç tanımam. yazılarını severek okuyorum ve çoğu görüşüne de katılıyorum. bence hem bu sözlükteki yazarlardan hem de basındaki bir çok isimden daha bilgili. hadi gidin şimdi çocuğunuzu kesin.
  • 19
    arkadaşımdır, iyi de çocuktur.

    daha haftasonu konuştuk. dedim ki, takımda en iyi performansını sağ tarafta verecek üç süper yabancı var, üçünün de gitmesini istemiyorum. dedi ki, bence biri gitmeli. haksızsın diyemedim. birinden vazgeçmek gerekirse ben giovani'den vazgeçerim dedim. genç oyuncu hayranlığı malum uğur'un, dedi ki keita gitse daha iyi. sonra keita üzerinde konuştuk. dedim ki barça ve real hariç her takımda oynar. dedi ki ancak everton'da, tottenham'da oynar; manu'da, chelsea'de değil. yine haksızsın demedim; "dünyanın en yetenekli 15-20 futbolcusundan biri. azıcık taktiksel disiplini olsa valencia'yla kalou'yu toplasan bir keita etmez. şu durumda haklısın, ama oynar hâle sokulabilir" dedim.

    keita gitti, bugün yine konuştuk. istikrarsızdı, bence iyi oldu dedi. geçen hafta da gitmesini istiyordu zaten. galatasaray yönetimi'yle hiçbir bağı yok, eskiden tv kanalında program yaptı, yine bağı yoktu, dışarıdan çalıştı çünkü. galatasaray yönetimi'nden de hiç memnun değil.

    uğur'la futboldan anladığımız bayağı farklıdır. futbola çok başka yerlerden bakarız, bizim için çok farklı şeyler ifade eder bu oyun. bloğunda yazdığı şeylerin çoğuyla da ilgilenmem açıkçası, uğur yazmış diye okurum sadece. ama bu taraflıdır, yönetimin adamıdır safsatasına sessiz kalamadım, komik olmuş. daha önce de buna benzer şeyler oldu. başkalarının da başına geldi, gelmeye de devam ediyor. değişen uğur değil, değişen uğur'a olan bakış. bir görüşüne katılmazsan, vuracağın yer bellidir. ya şımarır, ya yönetimin adamıdır. ama hep böyle olur, mesele yok. yine de yapmayın be abicim, galatasaray yönetimi'nin işi gücü yok, pisiliyon efsi bloğunu, uğur'un twitterını mı bağlayacak? biz uğur'a sürekli takılırız çok büyük yazarsın, blogların kralısın, kanaat önderisin falan diye; meğer hakikaten doğru diyormuşuz. her konuda son derece başarılı bir yönetim gösteren yüce yönetim kurulumuzdan da kaçar mı, farkına vardıkları gibi yapmışlar gerekeni.
  • 21
    yeni bir trende ön ayak olmuş blogger.
    ister gazeteci olsun, ister televizyoncu bizim gözümüzde blogger'dır pclion. çok yakın da arkadaşımdır, kardeşim gibi de kollarım yeri geldiğinde.

    "artık eskisi gibi yazamıyor" deniliyor, ne bileyim "yaa her yazıda vakit ayiramiyorum diye bikbik ötüyor" deniliyor. şimdi en son moda da adamın kendi görüşünü, kendi düşüncesi üzerinden karakterini tahlil etmeye çalışmak. zaten bakıyorum son 3-4 ayın trendi heralde uğur gibi adamlara sataşmak. onlara "elit blogger" damgası koyup, "bak bu elit blogger, bunun boku da kokuyor" demek.. adamların elit blogger kelimesini kullandığı yok, hem yaftalayıp, hem eleştiriliyor. en kral elit blogger benim manita dolu bakın dünya kupasından.. hepsi de çıtır falan yeminle..

    allahtan benim tanıdığım "elit blogger"lar bunları pek kaale almaz.
  • 22
    süper blogger. bir defa kendi tarzı var, kimseye özenmiyor, onun yazdığı gibi kimse yazmıyor. onun yazdığı gibi yazan çoğu blogger onu örnek almış insanlar. sonra, blogu için çaba harcıyor, mükemmel bir türkçe kullanıyor, noktalama filan aynı şekilde. dolayısıyla okumak çok kolay, kafa yormuyor insan. blogunun şekli şemali çok düzgün. sağ taraftaki her bir fotoğrafta, başlıkta bile emeği var, bir blogger olarak o konuda çok takdir ettiğim bloglardan.

    yazdıkları uzun, evet. e uzunsa okumak zorunda değilsiniz güzel insanlar? o yazıyor, biz okuyoruz, alan razı satan razı. sen o kadar uzun yazıyı okuyamıyorsan okuma, ne diye gerilirsin? benim de başta takip edip sonradan okudukça nefret ettiğim bloglar oldu, baktım yok yere sinirlerim geirliyor, okumaktan vazgeçtim.

    kaldı ki yönetimin yaptığı birkaç şeyi beğenmek yönetim yanlılığı değildir. bunu fark etmek lazım. sonuçta bloglar alternatif medya, hiçbirimiz maddi beklenti içinde yazmıyoruz, buradan bir gelir elde etsek de bu gelir inanın hiçbirimizi ihya etmiyor. biz bu "alternatif" medya içindeyiz diye anlamsızca her şeye muhalif olmak zorunda değiliz.

    dediğim gibi, beğenmiyorsanız; okumayın. bu kadar basit.
  • 25
    allah var blog okuyan biri değilim. okusam da bir iki tanedir ve bunları o adamların bizzat yüzüne söylerim. mesela benim blog okuyasım varsa direkt açar franchi'nin blogunu okurum. ya da captano'nun.. alakalı alakasız farketmez. göz atarım. öylesine bir yazı okurum. değinmek istediğim konu başka aslında. bu arkadasın blogunu takip etmiyordum mesela ama twitter'dan gelen güncellemeler, başkalarının söylediklerini harmanlamalar sonucu bazı şeyleri kavrayabiliyorum.

    gelelim bir başka konuya. ulan 100'ünüzden 95'inizi toplasam bu ülkenin yönetim biçimini sevmezsiniz. be o zaman akıl yoksunu musunuz? niye bu ülkede yaşıyorsunuz. beğenmiyorsanız yaşamayın... böyleeee demeeeek kolaaaayy işteeeeeee. ( ağzımı da yavşata yavşata konusurum ben böyle)
    gel gelelim başka bir noktaya. evet bu pclion arkadasa taraflı davrandığını söyledim. bu demek değildir ki onun yazdıklarını beğenmeyeyim. daha da önemlisi bu demek değildir ki onun yazdıklarını beğenmiyorsam okumayacağım.

    beğenmediğim bir yazıyı, makaleyi okumayacak kadar aciz ve salak değilim. bizzat bunun dersini aldım ve 3 gece aralıksız bir şey okumam gerekiyorsa da okurum. bu işten para kazanıyorum. öyle çocuk muhabbetine girilmesin. top benim. beğenmiyorsan siktirgit sikerim demekle olmaz. sen böyle dersen diğer biri gelir der ki: yaşadığın şehri beğenmiyorsan havasını soluma ırzını sikiyim. geber.