• 1676
    insanlarda sanki 6 aydır galatasaray'da futbol oynamış algısı oluşan kardeşimizdir.

    11 yaşından beri sırtında galatasaray formasıyla mücadele etmiş, bu sürenin çoğunda kaptanlık yapmış, şampiyonluklar kazanmış, milli formayı terletmiş hem de bunu yaşıtlarına göre nispeten daha zor eğitim yaşantısının yanında yapmayı becermiş bir kardeşimizdir.

    "altyapının önemi" nutukları çekip sonra da altyapı geçmişini yok saymayalım. bülent gibi, tugay gibi isimler çok özeldir ama ozan'ın da sonradan transfer olup 2-3 senede galatasaray "efsanesi" olmuşlardan çok daha değerli galatasaray geçmişi vardır.

    az biraz da takdir edip, teşekkür etmeyi bilelim, yolu açık olsun.
  • 1678
    biz 2 sey istiyoruz futbolculardan "adam profesyonel olacak kendisine bakacak, isine saygisi olacak", eger altyapidan cikmissa ya da turk ise "kani sari kirmizi aksin, metin-bulent olsun, sen sahadaki biz laylaylay"

    kusura bakmayin da bu ikisi birden olmaz. secim yapmaniz lazim. eger profesyonel, isine saygisi olan biri istiyorsaniz, kendisini gelistirmek icin gidene laf etmeyeceksiniz. ozan stuttgart da buradakinin 10 kati gelisir ve galatasaray in henuz goremeyecegi 40+ m euro bonservisle buyuk bir takima gidebilir (40 m a giderse 1.5m euro yetistirme aliyoruz bu arada), hem galatasaray in hem turk futbolunun prestijini arttirir.

    eger kani sari kirmizi akacaksa, kendisini gelistirmeyebilir iste o zaman da adamcilik baslar, vasatlik baslar(semih, sabri, arda satilmasa arda da boyle olacakti). evet eskiden iyi adamlar vardi ama o adamlar bir altin jenerasyondu bunu anlayin. metin oktay donemini bilmem yasim itibariyle namumkun, lakin o zamanlar endustriyel futbol gelismediginden gidebilmek zordu.

    kisacasi ozan kalsaydi vasat bir adama donusebilirdi. ha donusmeyebilirdi de ama sen ondan maksimum 20m kazanirdin. simdi satis payi olacak diyorlar 10-15%, ozan bir sonraki transferi 50 milyon yaparsa yine 20m kazaniyorsun ama bir sonraki buyuk takima direkt futbolcu sattiginda 25 acabilirsin. cunku prestijin var.

    futbolcu satmadan klup altyapisi prestiji olmaz. biz bu ekonomik durumdan ya 6 7 sene ust uste sampiyon olarak ya da oyuncu satarak cikariz ki ilk opsiyon mumkun degil.

    o zaman satacaksin arkadasim. bunun lami cimi yok. ozan a ayrica yasam standardi yerlerde olmus, ozgurlugun olmadigi despotizm ile yonetilen bir ulkede yasamak istemedigi (ben de gittim 9 sene once) icin kimse kizamaz. hatta ben gitmemis olsam su an bildiklerimin yarisini bilmiyordum. ama gittim cunku her seyden once kendime saygim vardi. ozan da boyle dusundugu icin gidiyor. yoksa stuttgart ile zaten cl de oynamasi zor. ama iste oradan bayern e kapak atmasi icin gereken vizyon ve potansiyel kendisinde var.

    bu yuzden bu cocuga kizmak, bulent korkmaz olmasini beklemek zor. gitsin, potansiyelinin maksimumuna erissin, zamani gelince donsun ve ogrendiklerini aktarsin.

    ama bu prestiji "metin oktay" olarak kazandirmak cok cok zor. bunun icin messi ayarinda bir adamin altyapidan cikmasi ve turkiye ye ragmen kendisini surekli gelistirip dunyada 1 numara olup seni tasimasi lazim. bu da anca fifa oyununda kariyer modda oluyor.

    ha ozan olmadi mi, o zaman 12m euroya cop kakalamis oldun kotu mu?
  • 1679
    pek mantıklı karar vermemiş olduğunu düşündüğüm futbolcu. tabi burada ona dayatılmamışsa bu karar. şimdi profesyonel hayattan örnek vermek gerekirse bunu şu şekilde ölçeklendirmek hiçde yanlış olmayacak. düşününki türkiyenin en büyük firmasında çalışıyorsunuz hasbelkader ortalamanın biraz üstündede kazanıyorsunuz. ve burada çalışmaya devam ettikçe biliyorsunuz ki başka firmalardan teklifler almanız olası. çünkü potansiyeliniz var. yurt içi/ yurt dışı farketmez. böyle bir firmada çalışırken almanyanın gelsenkirchen şehrinde bir startup firmasından iş teklifi aldınız. adamların yaptıkları projeler sizin şuanda yaptıgınız işin cok altında. ama para olarka türkiyedekinin %20 daha fazlasını veriyorlar. siz olsanız ne yapardınız. eğer lanet olsun türkiyeye, türkiyeden siktir olup gitmek kafasındaysanız tabiki kosa kosa gidersiniz. ama zaten iyi bir profesyonel oldugunuzu dusunuyorsanız ve proje sizi pekde tatmin etmiyorsa %100 fazlasını verse ıhh derseniz. benim için öyle diyebilirim. gercek bir ornektir burada. ben ozanın yerinde olsa galatasarayla bir sene daha kalır en azından tecrube ederim, zamanı gelincede sutugart yerine bayerne dortmunda direkt gecerim.
  • 1680
    kendisinin 18 yaşında verdiği doğru kararı tugay 30 yaşında vermişti.

    neden tugay diyorum? neden doğru karar diyorum?

    kültürel ya da sosyal zekası olan bireyler avrupa’da, ülkemizde olacaklarından ya da olduklarından çok daha başarılı olabilirler. bu insanları başarıya götüren zekalarını kullanabilecekleri düşünce alanları bu ülkede olduğundan daha ferahtır avrupa’da. ona yalnızca işini düşünebilecekleri alanları bırakacaklar.

    ozan’ ın avrupa’ ya gidişini semih kaya ile ya da diğer vasat örneklerle karıştırmayın. safi yetenek başarılı olmaya hiçbir zaman yetmez.
    daha önce de yazmıştım, bu çocuk fen lisesinde okudu ve futbolcu oldu. fazlaca istisnai bir durum. bu ülkede lise seviyesinde bu eğitime sahip üst düzey herhangi bir profesyonel futbolcu yok.

    başarılarını ağzımız açık izlerken “galatasaray’ ın çocuğu” diye övünecek insanlarca eleştirilmeye “çalışılan” eski futbolcumuz. lütfen laf salatası yapmayalım hep birlikte bir ohmmm çekelim ve “forvet” duasına devam edelim.

    yolun açık olsun diyeceğim ama zaten çok açık be adamım...
  • 1683
    sözleşmesinde 7,5 milyon euro serbest kalma bedeli var iken, ve yıl sonunda o fiyata satılacağı çok net iken, 5 ay önden 11-12 milyon euro'ya transfer edilmesi bence büyük bir artı.

    zorla gitmek istediği düşüncesine neye göre kapılıyor bu taraftar anlamadım. hoca kalacaksın dedi kaldı. sonrasındaki süreçte serbest kalma bedelinin %50den fazlası teklif edildi ve çok aşikar bir şekilde fatih hoca ile oturup aradaki kazanç istişare edilerek satıldı.

    bunu anlamamak zor değil.

    alt yapımızın marka ismi olarak piyasaya sürmüş bulunuyoruz. yolu bahtı açık olsun.
  • 1684
    üzerinden arabesk kasmanın gereksiz olduğunu düşündüğüm oyuncu.

    sanki puyol, baresi falan ayrıldı takımdan. 3-4 ay oynatıp 12'ye satıldı. maliyet sıfır. şimdi bir sonrakini de yetiştirip satmak için iştah oluşmalı ve böyle devam edilmeli. hedefi avrupa'ydı ve gitti, aklı başında her oyuncu türkiye'den gitmek ister eğer yetenekliyse. bizim kulüpte -terim dahil- gelecek yıllarda bir sistem oluşturacak kimsenin olduğunu düşünmüyorum. akıllıca bir karar verdi bence.
  • 1685
    aferin cocuk. calisti, didindi, göze girdi, parladi ve en dogru hareketi yapip ilk firsatta atti kendini yurtdisina. hem de almanya gibi derli toplu, duzenli ve sistemli bir ulkeye gitti. ailesini de alir yanina. antin kuntin tiplerle ugrasmadan rahat rahat yasar. hayati kurtuldu cocugun. bitik turkiye’de, tupcunun basinda oldugu kokusmus turk futbolu yerine özgurce yasayip, özgurce top oynayacagi bir futbol ortamini secti. aferin cocuk.
  • 1686
    yazar olduktan sonra ilk entrymi bu genç aslana girmek istedim.

    öncelikle satışının hem kendisi hem bizim açımızdan hayırlı olmasını diliyorum.

    a takımda oynadığı bütün maçları izlemiş biri olarak bana göre ki ozanın mevcut özellikleri; yaşına göre doğru fizik kullanımı, birebirde adam geçirmeme yüzdesi, oyun konsantrasyonu, yaptırdığı penaltılara ve baskılara rağmen ayakta kaldığı ve aynı zamanda şampiyonlar ligi arenasına inanılmaz derecede hızlı uyum sağlamasıyla sonradan geliştirilmesi çok zor olan mental kuvveti ve oynamasıyla gelişecek pozisyon alma bilgisinin yaşına göre oturaklı oluşu onu çok ciddi potansiyel barındıran doğru bir tabirle işlenmesi gereken bir cevhere dönüştürdü.

    ozanı en azından bir altı ay daha izlemek isteyenlerdenim fakat burada koskocaman bir 'ama' var ki bu da maalesef türkiye liginin gerçekleri olarak adlandırabileceğimiz oyuncuların performans olarak belli seviyelere ulaştıklarından sonra ki geçen zamanda tıkanmaları, bununla kalmayıp geriye doğru ivmelenmeleriyle son bulan bir süreç. bu yüzden ki ligimizde değerini bulan çok iyi paraları teklif olarak masaya getiren özellikle ve özellikle türk pasaportu olan her oyuncunun satılması gerektiği kanısındayım. bunun en yakın stopersel örneğinin potansiyel olarak ozanın altında olduğunu kabul ettiğimiz fakat son zamanları hariç fatih terimin üçüncü döneminde ki iki senelik şampiyonluk serimizde bana göre iyi işler yapan, adı şu an maalesef tekrardan bizle anılan semih kaya olduğunu düşünüyorum. semihin belli yerlere gelemesinin nedenini yabancı sınırına bağlıyorum ki o koskocaman kara delik bir mevzu. ozanın vitrin olduğu gibi iki senelik şampiyonlar ligi serüvenimizden sonra kalburüstü bir klube satılsaydı şu anki halinden çok daha iyi bir kariyere sahip olabileceğini düşünüyorum. bununla kalmayıp yakın zamanda ki örnekleri hiç sevmesem de arda turan , bir tık daha kendini ileri taşıyacağını düşündüğüm cengiz ünder, okay yokuşlu, henüz potansiyelini büyük liglerde tam kanıtlayamamış bir enes ünal gibi bir elin parmaklarını geçmeyecek futbolcuları sayabiliriz.

    konuyu çok uzatmadan toparlarsam en önemli konu ozanın da kendisinin ayrılmak istemesidir. bundan öte bir deniz yok maalesef. ayrıca ekonomik şartlarımız, kendisine değil türkiye ligine güvenemediğimden gelişme sürecinin yavaşlama hatta durma ihtimali, kabus olan yabancı sınırının bir süre daha başımıza musallat edilmeyeceğini düşünüyor olmam, en önemlisi 'bir sonraki satıştan pay' koyulması zorunluluğuyla ozanın gidişine sıcak bakmaktayım. ayrıca ozanın bu başarı hikayesinde fatih terimin etkisinin çok büyük bir payı olduğu da aşikar olmaktadır. kazanılan bu para için ona da ayrıca teşekkür ederim.
  • 1687
    gitti diye gereksiz romantizmle kızılmaması ve trip atılmaması gereken futbolcu kardeşimiz. kendi adıma avrupada nereye giderse gitsin hep destekleyeceğim. satışında önce yönetimin sonra fatih terimin sonra kendisinin onayı var. kendisinden önce bu satışı onaylayanlardan bir tanesi onaylamasa bu satış olmazdı. kaldı ki, ülke şartları gereği futbol kulüpleri ayakta kalacaksa bunu kendi öz kaynaklarını kullanarak futbolcu yetiştirip ihraç ederek başarmak zorunda. başka yolu yok. bugün ozan satılır yarın ahmet, mehmet, hasan, hüseyin.
    ayrıca, ligin kalitesi gereği türkiyeden yurtdışına (iyi liglere) ancak genç türk futbolcu satabiliriz, 25 yaşını aşmış futbolcuyu avrupaya yollamamız zor. zira lig kalitesi ortada ve bu ligde 25-26 yaşına kadar kalmış futbolcunun kendini geliştirmesi (en iyi seviyesine gelmesi) çok zor. yani, futbolcu yetiştirip para kazanalım diyorsak bunu ancak genç futbolcular üzerinden yapabiliriz.
    bir başka açıdan bakmak gerekirse, ozan'ın yerine kendimi koyuyorum ve düşünüyorum gidermiydim diye. yönetim ve teknik direktör onay verdiyse dakika düşünmezdim, giderdim. türkiye'deki her insan evladı ozan'ın yerinde kendisi olsa aynısını yapardı. bırakın futbolculuğu, ülkedeki çoğu insan kendi yaptığı ya da yapmayı planladığı iş özelinde almanya gibi bir ülkeden bir fırsat yakalasa valizi toplar gider. ben akademisyenim ve tanıdığım ne kadar akademisyen varsa sağcısı, solcusu, iktidar yanlısı, muhalifi hepsi gitmek istiyor. bunu gerçekleştirme potansiyeli olan var, olamayan var ama herkes gitmek istiyor.
    böyle bir ortamda kariyerinde çok çok iyi yerlere gelme olasılığı olan bir futbolcu kardeşimize gitti diye kızamam ya da darılamam, darılmamalıyız.
    avrupa macerasında gönülden destekleyeceğim kendisini.
  • 1689
    sadece parayı seçmiştir. stuttgart hiç bir şekilde galatasaray'ın dengi bir takım değildir. herşeye rağmen hatırı sayılır bir para kazandırmıştır takımımıza. hani vaktinde tosuncuk gibi davranmamıştır. okan buruk'ta kazandırmamıştır denilebilir fakat tosuncuğa oranla borcunu kulübüne ödemiş yıllarca hizmet etmiştir. yolu açık olsun/olmasın beni ilgilendirmez. aslolan galatasaray'dır. 6 aylık oyun ve bonservis katkısı için kendisine teşekkür eder , bu tip kazançların çoğalmasını temenni ederim.
  • 1690
    kendisine parayı seçti diyebilmek için akıl durgunluğu yaşamış olmak gerekmektedir. ozan galatasarayla sözleşme yenileme görüşmelerinde boş mukaveleye imza atsa bile almanyada vergiler düştükten sonra kazanacağı ücretin çok daha fazlasını kazanacaktı. ayrıca euro ile kazanıp tl olarak harcayacağı için almanyada elde edeceği alım gücünün en az 6 katını elde edecekti. kendisi şampiyonlar liginde oynadığımız maçlar harici izlenmeyen bir takımdan elimizi sallasak premier lig ekiplerinin scoutlarına çarpacağımız bir lige giderek kariyerini seçmiştir.
  • 1691
    transfer olurken kulübümüze kazandırdığı para için kendisine teşekkür ettiğim eski oyuncumuz. gittiği takım belki de sene sonunda ikinci lige düşecek ama bence bu ozan'ın yaşı göz önüne alındığında ufak bir detaydır. önemli olan kendisinin 18 yaşında avrupa havuzuna girmeye cesaret etmesidir. sonuçta adam olacak çocuksa zaten bu gittiği takımda kalmaz, tık tık basamakları atlar. menajerini de ayrıca tebrik ederim. öyle görünüyor ki ozan'ı mantıklı yönlendirmiştir.
  • 1693
    yolu açık olsun. kulübe para kazandırıp ayrıldı. asla kendisine bir kırgınlık söz konusu olmamalı. inşallah hepimizi gururlandıracak güzel bir performans gösterir bundesliga’da. fizik olarak 18 yaşındaki oyunculara göre çok daha iyi durumu. sezonunun ilk yarısında mükemmel performans gösterdi. ozan’da tıpkı cengiz ünder gibi genç oyuncularımıza harika bir örnek oldu. avrupa macerası başarılarla dolu olacak gibi bir his var içimde. tez zamanda daha büyük kulüplerin formasını giymesini umuyorum.
  • 1696
    henüz 18 yaşında avrupa transferi yapmış oyuncumuzun yolu açık olsun. bir kere orada başarılı olması galatasaray alt yapısının markasını yükseltir. "galatasaray'dan yetişmiş oyuncu başarılıdır" etiketi sonraki satışlarımız için bizim adımıza önemli bir cv'dir.

    ozan'ı 16 maçlık periyotta 0'dan 11 milyon euro yapan nedir peki? yeteneği önemli bir faktör olsa da gelişmiş gözlemcilik ağı artık sadece saha içi fiziksel performanstan ibaret değil. hatta mental etkenler çok daha önem kazanmış durumda. alıcı takımlar yeteneği nasılsa yoğurabileceklerinin farkında olduklarından genç oyuncuların futbola bakış açılarının, profesyonel yaşantılarının nasıl olduğuyla daha çok ilgileniyorlar. ozan'ın eğitim durumu ve soğukkanlı tavrı avrupa kulüplerini cezbeden en önemli faktör bu anlamda.

    her ne kadar ozan'ın talep görmesinde gözlemcilik ağı önemli olsa da etiketlerin yeri yadsınamaz. örneğin ozan'ı oynatan antrenörün türkiye'nin en kariyerli ve dünyaca bilinen bir antrenör olması önemli bir etiket. şampiyonlar liginde oynadığı ilk maçtan son maça kadar sükunetli olması, şampiyonlar ligini kaldırabilme etiketi çok önemli. her ne kadar alt yapımızdan oyuncu çıkmıyor desek de bu konuda en büyük değerleri çıkaran kulübün galatasaray olması yine etkili bir faktör.

    yani ozan iyi eğitimli, donanımlı, iyi bir profesyonel çizgi gösteren, fatih terim tarafından oynatılmış, şampiyonlar ligi maçlarında banko 11 oyuncusu, galatasaray alt yapısından yetişmiş olması ile 4 ayda 0'dan 11 milyon euro olabilmiştir. geniş alandaki oyun bilgisi, ayağının iyi olması gibi özellikler gözlem raporlarının alt basamaklarının süslü eklentileridir.

    bu fırsatlar ile kuşanmış kariyer başlangıcında üzerine koyarak maksimumuna ulaşman dileğiyle. başarılı ol ki, başarılı olalım...

    *
  • 1700
    stuttgart ile 5,5 senelik sözleşme imzalayacakmış.
    bana göre sözleşme imzalayacağı takım stuttgart değil galatasaray olmalıydı.

    keşke 7,5 milyona satsaydık...

    artık galatasaray oyuncusu değildir. ancak galatasaray oyuncusu olmayan herhangi bir futbolcudan daha az seviyorum kendisini. müthiş bir potansiyeli var. galatasaray'a çok şeyler kazandırabilirdi. bu arada kendi de kazanabilirdi. bana göre kendisini var eden kulübe vefa borcunu ödememiştir. bu anlaşmayla getireceği ekstra 3,5 milyon eu'yu keşke kulüp kabul etmeseydi. çok daha onurlu olurdu.

    açık söylüyorum kendisi için hiç bir iyi dileğim yok. bana göre kahraman falan da olmamıştır bu paraya giderek. sadece gelecekte adı tekrar galatasaray ile anıldğında kendisine kapıları açık tutmak için stuttgart'a yarattığı bir ek maliyettir. fedakarlık bile değil. menejerinin sanıyorum kulüp üzerinde daha çok ekmek yeme planı var. beni tatmin etmedi yapılan anlaşma. ikna olmadım.

    2 sezon daha burada kalıp 30-40 milyon eu'lu rakamlara a class bir takıma transferi gayet mümkündü.

    bir galatasaray taraftarı olarak sanıyorum hiç bir zaman bir altyapı oyuncusunu bayrak adam ilan edip senelerce sevmem mümkün olmayacak... hiç mi galatasaray'ı seven oyuncu çıkmayacak altyapıdan anlamıyorum ki...

    açıkcası başarısız olursa üzülmem.
    bir daha kendisini galatasaray formasıyla da görmek istemiyorum.