• 1
    eşleşmeleri belli olan organizasyon.

    doğu:
    milwaukee-orlando
    toronto-brooklyn
    boston-philadelphia
    miami-indiana

    batı:
    la lakers-play-in’den gelecek takım
    la clippers-dallas
    denver-utah
    houston-oklahoma city

    play-in için şu an dört takımın daha şansı devam ediyor.

    (bkz: portland trail blazers)
    (bkz: memphis grizzlies)
    (bkz: phoenix suns)
    (bkz: san antonio spurs)

    şöyle bir göz gezdirdiğimizde iki eşleşme özellikle çok çarpıcı duruyor. heat-pacers ve rockets-thunder.

    alev alev gezen tj warren’a 80 kiloluk hayalarını hatırlatan butler eşleşmesini en az dört maç izleyeceğiz ki 7 maç izleme ihtimalimiz de hiç az değil. pacers adebayo’yu nasıl durduracak? oladipo eski gücünde oynayabilecek mi? serinin kaderini bu soruların cevabı belirleyecek.

    chris paul’ün intikamı. harden normal sezon topçusu mu? westbrook iyi oyununu sürdürecek mi? billy donovan adams’ı hücumda kullanacak mı? bütün bir playoffun en zevkli eşleşmesi herhalde bu olacak.

    tahmin yürütmek gerekirse muhtemel konferans yarı finalleri:

    doğu:
    milwaukee-miami
    toronto-boston

    (philadelphia nba’in en büyük hayal kırıklıklarından biris olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.)

    batı:
    lakers-rockets
    clippers-nuggets

    şöyle bir bakınca alt sıranın üst sırayı elemesi olayı gerçekleşecek gibi durmuyor. ancak bunu yapsa şaşırmayacağım ekipler var. pacers, 76ers, jazz ve nuggets üst sıradaki rakiplerini eleyebilecek takımlar. playoff başlamadan önce her seriye ayrıntılı bakarız.
  • 3
    yıllar sonra playofflara kalan takımım dallas mavericks için olabilecek en iyi eşleşmenin olduğu playofflardır. çünkü hem guard hem de pota altı savunmasında büyük sıkıntı yaşıyorlar ve clippers diğer takımlara göre nispeten bu bölgede daha zayıf. montrezl harrell olsaydı eminim her maç 20+ sayı 20+ ribaund ile bitirebilirdi. zubac daha ağır olduğu için pota altında zorluk çıkarsa da porzingis'e karşı büyük zaafiyet gösterir. tabi ki dallas'ın şansları çok az ama luka doncic kristaps porzingis ikilisi'nin gelişimi ve bu sahnede olması açısından çok önemli.

    şu asla unutulmamalı. bu playofflar seyirci önünde oynanmıyor. dolayısıyla havası ve konsantrasyonu alışkın olduğumuzdan çok farklı olacak. farkında mısınız bilmiyorum ama phoenix suns bubble'da tüm maçlarını kazandı. bu playofflarda büyük sürprizler olur mu? kesinlikle olabilir. örneğin sözlüğümüzün nadide takımı los angeles lakers'ın portland ile eşleşmesi durumunda felaket bir senaryo ile karşılaşabileceğini düşünüyorum. hele ki nurkic ağırlığını koyabilirse çok fena şeyler olabilir. aynı şekilde oklahoma city çok dinamik oynayarak houston'a büyük zorluk çıkarabilir, zira chris paul'ün ne kadar winner bir adam olduğunu unutmayalım.

    doğuda ise asıl kıyamet ikinci turda olacak.
  • 4
    lebron james’in yeniden ağırlığını koyarak takımını final oynatacağını düşünüyorum adam öyle alıştırdı ki bizleri, lebron olmadığı zaman federer’in olmadığı bir turnuva gibi tatsız tutsuz kimin kazandığının pek öneminin kalmadığını görüyoruz fakat lebron’un olduğu finaller daha çekişmeli ve daha renkli geçiyor. diğer taraftanda boston celtics’in gelmesi nostalji açısından çok güzel olur, lakers-celtic finalini görmek işe nostalji havası katar.
  • 5
    batıdaki son bilet için oynanacak play-in müsabakasında kozlarını paylaşacak ekipler memphis grizzlies ve portland trail blazers oldu.
    milwaukee bucks isimli terör örgütünün memphis'e yatacağını, brooklyn'in ise rip city'ye adeta kan kusturacağını kimse tahmin edemezdi sanırım. memphis'in bucks'ı yenmesinden sonra portland'ın brooklyn mağlubiyetine mecbur kalan phoenix gecenin üzüleni oldu. yani bu gece herkes yolunu bir şekilde buldu ama olan sezonu 8 maçlık galibiyet serisiyle kapatan gönüllerin sekizincisi phoenix suns'a oldu. gönül isterdi ki play-in karşılaşması portland-phoenix şeklinde olsun ama memphis de sezon durmadan önce yaptıklarıyla burayı hak etmişti, onlara da bir şey diyemeyiz.
    buradan sonra muhtemelen portland, memphis'i mağlup eder ve lakers'ın rakibi olur.
  • 7
    17 ağustos 2020 tarihi itibariyle bildiğimiz formatta başlayacak playofflardır. maçlar seyircisiz ve neredeyse yarısı öğle saatlerine denk gelen saatlerde oynanacağı için her türlü sonuca açık olacaktır ki ben ciddi anlamda sürprizler bekliyorum. milwaukee, toronto ve clippers dışında serisini rahat kazanacak tek bir takım görmüyorum. sözlüğümüzde bolca olan lakers taraftarları çok duygusal bakıyor olabilirler ama ben en büyük sürprizin ciddi şekilde portland'tan gelebileceğini düşünüyorum. houston-oklahoma ve indiana-miami serileri de 7. maça taşınacak gibi geliyor.
  • 8
    play-in maçının da oynanmasıyla beraber eşleşmeler belli oldu. portland, memphis’i eleyerek playoffun son spotuna sahip oldu.

    milwaukee-orlando: tek taraflı bir eşleşme. orlando’nun sahada varlık göstermesi neredeyse imkansız. milwaukee bubble’da iyi bir performans göstermese de ağır favori. 4-0 bitmemesi sürpriz olacaktır.

    toronto-brooklyn: brooklyn sayıda yanlışım yoksa bubble’a 9 eksikle geldi. two way kontratlarla falan kadroyu doldurabildiler. kalite çok ama çok düşük olda da oyuncuların hepsinin yaz döneminde bir kontrat kapma çabası olduğu için sahaya konulan efor maksimum seviyede. toronto da dört dörtlük gözükmedi ancak arada inanılmaz bir kalite farkı var. brooklyn’in çok çok iyi toronto’nun çok çok kötü olduğu bir maç günü olmazsa toronto da seriyi 4-0 geçecektir. aksi büyük sürpriz olur aynı şekilde.

    boston-philadelphia: konuşacak hiçbir şey olmayan iki seriden sonra konuşacak çok şeyin olduğu bir seri. öncelikle ben simmons sakat. philadelphia bubble’a çok ümit vari bir havayla girmişti ancak sonu hüsran olacak gibi duruyor. simmons 4, shake milton 1 numaradayken nispeten çok az da olsa bir miktar daha akıcı bir takım olmuşlardı ancak bunun devamı gelmeyecek. inanılmaz fizikli bir takım olmalarına rağmen bunun dışındaki hemen her yerde çok defolu bir takım. artık herkesin malumu bir şut sıkıntıları varken simmons’ın da yokluğunda top getirip yarı sahada sorun çözecek bir oyun kurucuları kalmadı. alec burks’ün eline baktıkları bir 6-7 dakika olacak ki, felaket. philly açısından olumlu bir nokta varsa o da boston’ın embiid’le eşleşecek hiçbir oyuncusunun olmaması. çok demode bir çift kule oyunuyla 2-in 3-out oynarsa philly bir miktar boston’a ters gelebilirler çünkü dediğim gibi boston uzun savunması konusunda çok sıkıntılı. ancak philly, boston’a kalite olarak kısa ve kanat oyuncularında cevap veremiyor. hele ki boston’ın kemba, smart, brown, hayward, tatum beşiyle sahada kaldığı dakikalarda nasıl cevap verecek philly pek aklım almıyor.

    neticeye gelirsek, boston’ın favori olduğu, kazanacağı, ancak süpürmesinin çok zor olduğu bir seri bence. embiid ve harris’in çok iyi oynadığı, richardson’ın kemba’yı kilitlediği bir günde bir galibiyet alabilirler. şahsi tahminim 4-1, bir ihtimal 4-2 boston’ın alacağı yönünde.

    miami-indiana: underdog’un kazanmaya en yakın olduğu seri bu olabilir doğu’da. ona da ne kadar yakın dersek işte. tj warren hepimizin malumu olduğu üzere yana yana girmişti bubble’a. butler’la karşılaşana kadar. sabonis’in yokluğu çok çok büyük darbe olacak indiana’nın geleceğine. oladipo’nun da sakatlıkltan hiç eskisi gibi giremediğini belirtmek gerek. buna rağmen bence hala kaliteli bir kadroları var özellikle aynı anda brogdon, warren ve turner’ın sahada olacağını düşünürsek ancak derinlik anlamında miami’nin yarısı bile değiller. öte yandan miami’de dragic çok iyi göründü ve böyle bir eşleşmede getireceği faydayla tek başına turu bile alabilir. butler bu sene çok iyi şut atmıyor, skorerlik olarak kötü bir sene geçiriyor olsa da o’nun skorerliği bu aşamada çok elzem değil. aynı anda hem robinson hem herro hem de dragic sahada olduğunda butler skor yapmasa da olur. bir de ligin en iyi 3-4 pivotundan birisine evrilen adebayo var elbette. 1’den 5’e her pozisyonu savunur, jokic seviyesine yakın oyun kurar, üstüne bir de sayı atar.

    indiana; kadro derinliği, ribaund ve skor sıkıntısını aşamazsa (ki aşmaları oladipo bu halde ve sabonis de yokken imkansıza yakın) seride çok bir varlık gösteremeyecektir. 4-2 miami alır, oladipo çıldırırsa seri 7. maça uzar ancak butler 7. maçta seriyi vermez, indiana şimdiye kadarki gibi devam eder ve miami de playoff atmosferine girerse 4-1 miami kazanır.

    lakers-portland: yerleşmiş olan saçma sapan algıları yıkmaya geldim. evet, lillard çok iyi bir bubble geçirdi. bubble mvp de oldu. alev alev giriyor playoffa. buraya kadar her şey tamam. ancak lillard bu şekilde, portland değil. sene başından beri devam eden kanat savunmasını düzeltemediler ve ariza yokken de düzeltmeleri mümkün değil. üstelik kısa savunmasında da sıkıntıları var ancak bu eşleşmede hayati rol oynayan defo bu değil. nurkic çok iyi döndü sakatlıktan. zach collins de fena sayılmaz. mccollum belinde bir kırıkla oynuyor ve oynayabilmek için herhangi bir tedavi olmayacak. lakers’a dönersek; lakers çok kötü. ancak ne olursa olsun, ligin en iyi 4 oyuncusundan ikisine sahipler. her ne kadar ikisi de formsuz olsa da. ve bu seride şöyle bir şansları var, ikisini de savunabilecek -savunmayı da bıraktım karşısında durabilecek- bir rakip yok. kanat savunmasında niteliği geçtim nicelik olarak bile çok eksik bir takım portland. lakers çift uzun oynadığı sürece davis’in savunmasında zach collins veya carmelo kalacak. davis’in oynadığı herhangi bir post-up’tan sayı, asist veya faul çıkarmaması mümkün değil gibi. davis’in pivot oynadığı senaryoda nurkic davis’in karşısında kalabilir ancak davis dışarda kaldığında nurkic perimetre savunmasını ne kadar iyi yapacak, lebron’u boş kalan pota altına drive etmekten ne alıkoyacak?

    evet son zamanlarda sıkıntılı göründüler ancak playoff farklı. lebron son 4 senenin üçünde de bu şekildeydi ve 2018’de finale çıkardığı cavs takımı az çok hepimizin hatrındadır. şüphe duyacak bir durum yok. lakers 4-1 kazanır, lillard’ın hatrına en fazla 4-2 olur.

    clippers-dallas: gelelim en çok üzüldüğüm eşleşmeye. doncic’i çok seviyorum. sonuna kadar ilerlemesini de çok istiyorum. ancak olabilecek en zor eşleşme clippers eşleşmesiydi ve clippers’la eşleştiler. clippers’ın doncic’in üstüne salabileceği iki azmanı var ve bu iki azman muhtemelen ligin en iyi iki kanat savunmacısı. doncic yine 25-12-10 falan yapacaktır ancak karşısında böyle adamlar varken istatistik kağıdından öteye geçmesi çok zor bu sayıların. yetişir mi bilmiyorum ancak harrell dönüyor. aksi yönden bakınca clippers’ın ,doncic’i savunsalar da, porzingis’i savunacak oyuncysu yok gibi duruyor olabilir. ancak porzingis’in sürekli dışarda oynaması, oyununu şut ve drive üstüne kurmuş olması clippers’ın elini rahatlatıyor. harrell’ı ve hatta gerektiğinde kawhi’ı porzingis’e vererek fizik dezavantajının üstesinden tam olarak olmasa da büyük oranda gelebilirler.

    clippers kazanacaktır. 4-1. doncic çıldırır, porzingis dövüşür ise 4-2 olur. fazlası maalesef çok zor.

    denver-utah: üç ihtimalli maçlar.* utah beklediğimden bir tık iyi olsa da, bu yeterli değil ve olmayacak. bunun üstüne çıkmaları gerekiyor. bogdanovic yokken inanılmaz skor ve şut sıkıntısı çekiyorlar ve bu üstesinden gelebilecekleri bir sorun değil. öte yandan denver da harika değil ancak bu patlamayı ne zaman yapacağını merak ettiğim michael porter jr sonunda o patlamayı yaptı. murray-porter-jokic üçlüsü inanılmaz bir hücum potansiyeliyken craig-grant-millsap üçlüsü de çok iyi bir defans üçlüsü. utah’da maalesef oyunun iki tarafı için üçer oyuncu yazamıyoruz. clarkson iyi bir altıncı adam ancak bir gün 21 sayı atıp ertesi gün %28 isabetle 7 sayı da atabilir. ortası yok.

    denver kazanacak, utah da direnecektir. 6 maçta biter denver 4-2 kazanır diyorum ancak bu denver çok iyi olduğu için değil utah kötü olduğu için böyle olacaktır.

    houston-oklahoma: geldik birinci turun incisine, minik bebeğine, gözümüzün nuruna. sene başında hangi eşleşme ilk turda olsun diye sorsanız lakers-pelicans ve rockets-thunder derdim. ilki olmasa da ikincisi oldu. chris paul’ün intikamı. westbrook v thunder. (gerçi westbrook sakat ve seriyi komple kaçırma ihtimali var, en azından ilk iki maçta garanti yok). harden’ın kendini ispatı. maçtaki hikayelere bakar mısınız. oklahoma gassray’ın 2002’deki şampiyon olduğu kadroya benzer bir kadroyla playofflara girdi. satılıklar kiralıklar.* chris paul, gallinari, adams takımın ilk beşinden üçü ve üçü de kesin takaslanacak gözüyle bakılan oyunculardı. takaslanmadılar ve takımı playoffa taşıdılar. her sabaha acaba bugün mü takımdan ayrılıyorum diye uyanıp, hayvan gibi zevk verip üstüne bir de playoffa girmek akıl karı bir iş değil. 5 kısanın da artık bokunu çıkaran houston’u westbrook’un yokluğu fena vurdu ve bence bir adım öndelerken onları bir adım geri düşürdü. paul-schröder-alexander üçlüsüyle fizik dezavantajı yüzünden sahada kalmakta zorlanıyordu okc ancak houston bu dezavantajı en az hissedecekleri takım çünkü onlar da çok kısa. bu sayede bu üçlüyü sahada 15-20 dakika aynı anda tutabilirler, bu da onlara maçı getirebilir.

    houston westbrook’un yokluğunda savunmada ve bilhassa ribaundlarda çok sıkıntı çekecektir. bir aksilik çıkmazsa okc 4-2 kazanır, ancak maç 7.maça da uzayabilir. westbrook’un erken ve zinde döndüğü bir senaryoda ise houston çok düşük bir ihtimalle 4-3 gibi bir skorla seriyi alabilir.
  • 9
    mike conley çocuğunun doğumu sebebiyle bubble’ı terk etmiş ve muhtemelen ilk üç maçı kaçıracak. denver karşısında şansı çok yüksek olmayan utah’a çok büyük bir darbe olacak bu. serinin bir anda 4-0 bittiğini bile görebiliriz.

    ayrıca playofflarla ilgili şöyle saçma bir anektod var. 1995’ten bu yana steve kerr, tim duncan, kobe bryant ve dwyane wade’den herhangi birisinin bile olmadığı ilk playofflar olacak imiş. bir de spurs 22 yıl sonra ilk kez playofflara kalamadı tabii.

    bu arada clippers-mavs eşleşmesine şöyle bir not da düşmek lazım; mavs 115.9 ofansif ratingle* nba tarihinin en yüksek ratingine ulaştı bu sene. buna rağmen playofflara 7. sıradan girebildiler ki bu savunmada yaşadıkları problemi apaçık ortaya seriyor. ilk turdan da beverley-kawhi-george üçlüsüyle karşılaşmak bu açıdan büyük şanssızlık.
  • 10
    kemal sunal'ın atla gel şaban'da minibüste yaptığı altılı kuponları gibi tahmin yürütüp utah denver'ı eler dedim, şansıma conley orlando'dan ayrıldı. gerçek minibüs veya şiki şiki baba kasedi yoktu, ondan herhalde.*

    benim için en güzel tarafı, 2016'dan beri ilk kez play-off'a kalan dallas'ın doncic-porzingis çekirdeğine tecrübe kazandıracak olması. houston-oklahoma serisinde de sahaya meteor falan düşebilir, her şey mümkün orada.
  • 12
    doğu ve batı’da ikişer maçla ilk günü geçilen organizasyon.

    clippers 1-0 mavs
    denver 1-0 utah
    raptors 1-0 nets
    celtics 1-0 philly

    doncic tarihte ilk playoff maçında en çok sayı atan oyuncu oldu.* porzingis üçüncü çeyreğin başında ikinci teknik faulden atılmasa mavs daha yarışmacı kalabilir ve hatta maçı kazanabilirdi ancak olmadı.

    mitchell da franchise rekorunu kırdı ve playoff tarihinde en yüksek sayı sıralamasında üçüncü sıraya oturdu.*
  • 13
    18 ağustos 2020 sabaha karşı oynanan iki maçı izledim. toronto-brooklyn ve dallas-clippers maçları.

    öncelikle hakemlerin maşallahı var. palyoffları geçtim, normal sezonda bile "ha siktir lan kalk ayağa" diyecekleri pozisyonlara bile faul çaldılar. özellikle hücum fauller tavan yapmış durumda. 2-3 perdeden birinde hücum faul çıkıyor. saçmasapan bir şey.

    dallas-clippers maçında da porzingis 2 teknik faulle atıldı. olayın gelişimi de saçmaydı.

    önce porzingis'e yapılan çok net bir faule "blok temiz" diyip devam kararı verildi, hemen peşinden porzingis'in pg'ye yaptığı tertemiz bir bloğa faul verince hiç abartmıyorum "1 saniyelik" bir tepki verdi porzingis ve tak diye teknik faulü aldı.

    ikinci teknik faulüne bir şey diyemiyorum, morris çirkefinin tuzağına düştü ve attırdı kendini. amatörce bir hata yaptı ve belki de takımını galibiyetten etti. doncic'in 42 sayısı yeterli olmadı.

    toronto eksik nets karşısında bi ara farkı 33 sayıya kadar çıkarmıştı. 3. çeyrekte harika oynadı nets ve 8 sayıya kadar indirdi farkı ama 4. çeyrek nefesleri yetmedi ve fark tekrar açıldı.

    lakers ve lebron da bugün sahne alacak. ilk maç her zaman önemlidir. ya balyozu ilk maçtan indirip, portland'a şansınız yok diyecekler ya da "bir ihtimal var" fikrini rakibin kafasına sokacaklar. keyifli bir maç olacak.
  • 14
    dört maçla ikinci günü geçilen organizasyon.

    bucks 0-1 orlando
    heat 1-0 pacers
    rockets 1-0 thunder
    lakers 0-1 portland

    benim bildiğim ve hatırladığım iki sekizinci sıra takımının da ilk maçı kazandığı herhangi bir sene olmamıştı. portland’ın lakers’ı yenmesi mevcut şartlarda çok sürpriz değil ancak, orlando’nun bucks’ı evire çevire dövmesi çok sürpriz oldu.

    lakers’ın şutörleri* zaten kötülerdi de, ekstra kötü bir şut performansı gösterip koç da benche gereken süreyi vermeyince portland’ın galibiyeti kaçınılmaz oldu. davis de bok gibi oynadı ve lebron’un yavaştan playoff modunu açması bir işe yaramadı. bu kadar kötü bir savunma takımına karşı nasıl oldu da 93 sayıda kaldılar anlayamıyorum.

    öte yandan orlando, vucevic önderliğinde bucks’a fena dayak attı. takımdaki hemen herkesten ekstra katkı aldılar. 0/5 oynayan fournier bile son çeyrekte üç üçlükle maçı kopardı. ne olursa olsun orlando’nun ikinci bir maç kazanması bile hala çok büyük sürpriz olur.

    westbrook’suz rockets’ın ilk maçı kazanması çok önemliydi. schröder ve sga’dan katkı alamayınca thunder’ın da yenilmesi kaçınılmaz oldu.
  • 15
    beklenen oldu ve lakers ilk darbeyi yedi.

    portland karşısında lebron 23 sayı 17 ribaund ve 16 asistle triple double yaptı ama yeterli olmadı. lakers takım halinde 3 sayı çizgisinin gerisinden ortaokul takımı gibiydi. 32'de 5 ! bu yüzdeyle bırak portlandı, galatasaray doğa sigorta'yı bile yenemezsin.

    şimdi biraz istatistikler üzerinden maçı anlamaya çalışalım ki olayın absürdlüğünü farkedelim.

    lakers takımın en büyük problemi olan top kayıplarını sadece 9'da tutmuştu. buna karşın rakip portland'ı 16 top kaybına zorladılar.

    lakers 11 top çalarken, portland sadece 3 kez top çalabildi.

    şimdi burası çokomelli;

    portland 79 hücum gerçekleştiirirken, lakers tam 97 hücum gerçekleştirdi. nerdeyse 20 hücum daha fazla. yüzde 35'le oynadılar. bu 20 hücum asgari potansiyel 40 sayı demek. yüzde 35'le atsalar, 14 sayı demek. ama bunu başaramadılar. temel sebebi de 32'de 5 üç sayı isabetleri. bu fazla hücum sayılarını resmen üçlük çizgisinin gerisinde heba ettiler.

    lakers 22 asist yaparken, portland 18 yaptı.
    lakers 55 ribaund alırken, portland 50 ribiaund aldı.
    portland'ın tek üstün olduğu yer bloklardı. portland 8 blok yaparken, lakers 4'de kaldı.

    bu istatiklerle bir takımın maç kaybetmesi gerçekten tuhaf. tek sebebi de en başta söylediğim. facia üçlük yüzdesi. gerçekten akıl alır gibi değil. 32'de 5 nedir be abi ?

    ben şahsen portland'ın lakers'ı oyun olarak daha çok zorlayacağını düşünüyordum ama izlediğim maç bana bunu göstermedi. evet portland kazandı ama üçlük yüzdesi hariç şu istatistiklerle bir maç daha kazanamaz. portland takım olarak daha iyi oynamalı, daha dikkatli olmalı. lakers üçlük yüzdesini toparlarsa, şu maçtaki genel savunma performansı turu geçmeye yeter. tabi bu tamamen bu maç özelinden genele yaptığım yorumlar. bir sonraki maç neler olacak bilemeyiz.
  • 16
    dünün dikkat çeken maçı tabii ki portland-lakers mücadelesiydi. bu maçla ilgili herkes lakers berbat oynadı, çok kötülerdi, rezaletti diyor. tabii ki doğru, bunun dile getirilmesinde hiçbir anormallik yok. lakin genelde dile getirilmeyen nokta da önemli ki o da portland'ın da lakers kadar olmasa da gayet kötü olduğu gerçeği. yani şu son dönem bubble maçlarını izlememiş olan ve sadece play-off maçında portland'ı görenlerin dikkatini çekmemiştir ama gerçek portland bu değil beyler. dün lillard'ın olmadığı bölümlerde sahada bayağı bildiğimiz batı 14.'sü gibi falan bir takım vardı. bunun dışında portland da kötü hücum etti, iyi şut atamadı ve çok hücum ribaundu verdi. normal şartlarda portland'ın 100 sayı attığı bir maçı kazanması im-kan-sız. portland 100 atacak ve o maçı kazanacak deseler "hadi ulan ordan" dersin. ama işte neticede dananın kuyruğunun koptuğu yer lakers'ın o harikulade şutörleri* ve davis'in kafası kopuk tavuk gibi gezmesi oldu. yani dün portland çok kötüydü, lakers ise böyle iğrenç, çirkin, bir değişik bir şeydi.* böyle iki kötü takım olunca sahada, maç da tabi son anlara kadar gidip geliyor. son ana kadar gidip gelen maç diyince akla hemen kimin adı gelir peki? damian fucking lillard son dakikalarda yine çıkardı vurdu masaya ve portland'ı seride öne geçirdi. serinin geleceğiyle ilgili, daha önce de diyordum, lakers şu şekilde şut atmayı geç, 2-3 tık daha iyi atsa bile kaybetmeye mahkum bir takım. dame abimci olduğum için böyle şut atmalarını umuyorum, esenlikler diliyorum.
  • 17
    üçüncü günü geçilen organizasyon.

    raptors 2-0 nets
    boston 2-0 sixers
    clippers 1-1 mavs
    denver 1-1 utah

    en büyük sürpriz dallas’tan geldi. testislerini yaya yaya 127-114 kazandılar maçı. neden böyle diyorum? çünkü doncic sadece 28 dakika oynarken, kawhi 40 dakika oynadı. son çeyreğin de yaklaşık 8 dakikasını bench ağırlıklı kadrolarla oynadılar. ona rağmen çift haneyle mağlup ettiler.

    utah da playofflar başlamadan önce dediğim gibi clarkson’ın 26 attığı ve denver’ın benchten katkı alamadığı bir maç geçirdi ve dolayısıyla kazanmaları sürpriz olmadı.

    not: bu arada george maçtan sonra omzuna buz tedavisi uygulattı. maçta da çok kötü oynamıştı. bubble’a iyi girmişken bu şekilde devam edecekse ya da omzunda ciddi bir şey varsa büyük sıkıntı yaratır clippers’a.

    not2: doncic ilk iki playoff maçında 70 sayı atarak kareem’i geçti.
  • 18
    şu ana kadar oynanan maçlar sonunda toronto nispeten kolay rakibi olan bol eksikli brooklyn'in üzerinden silindir gibi geçiyor. miami ve boston ise çok zor geçmesi beklenen eşleşmelerde rahat gidiyorlar. batıda ise en zor geçmesi beklenen eşleşmede houston oklahoma karşısında 2-0 önde. en büyük favoriler lakers ve clippers ise rakiplerinde maç kaybettiler. eğer bu sabah dallas clippers'ı yine yenmeyi başarırsa o zaman görelim cümbüşü... son olarak da denver büyük bir hayal kırıklığı olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
  • 19
    tüm hızıyla devam eden playofflar.

    serilerde durum şöyle;

    doğuda;

    boston 4-0 phi
    toronto 4-0 brooklyn
    miami 4-0 indiana
    bucks 3-1 orlando

    batıda;

    lakers 3-1 portland
    clippers 2-2 dallas
    houston 2-2 oklahoma
    utah 3-1 denver

    lakers 25 ağustos 2020 sabaha karşı oynanan maçta portland'ı 135-115 ile rahat geçti. kaybedilen iilk maç sonrası yazmıştım, portland'ın bu oyunla bir maç daha kazanması imkansız. o gün kazanan portland olmamış, lakers maçı kaybetmişti. sahada her istatistikte portland'ı domine eden lakers 32'de 5 üçlük atınca yenilgi kaçınılmaz olmuştu. portland beklenenden kötü bir seri geçiriyor. 5. maçta da bu oyun yapısıyla 20'lik olup evlerine dönerler.

    clippers-dallas serisi harika geçiyor. favori hala clippers ama doncic liderliğinde dallas turu geçmeyi başarırsa sonrasında neler olacağını kimse bilemez!

    oklahoma 2-0 geriye düştüğü seride cp3 ve schröder önderliğinde durumu 2-2'ye getirmeyi başardı. bu seri her sonuca açık ama houston hala tura yakın taraf.

    utah denver'ı çözmüş durumda. seri 4-1 bitmeye çok yakın.

    doğuda işler daha kolay ilerledi. 3 takım 4-0'la turu bitirdi. bucks kaybettiği ilk maç sonrası silkelendi ve tur 4-1 bitmeye çok yakın.

    playofflar 26 ağustos 2020 sabaha karşı 2 maçla devam edecek;

    denver-utah
    clippers-dallas
  • 20
    nba'de beklenen oldu. binbir zorlukla pandemi sonrası devam edilen lige 2.sok geldi. abd'de 2 gün önce beyaz bir polis tarafından vurulan siyahi jacob blake için protesto haberleri dünden beri mevcuttu.

    dün yarı finalde eşleşen toronto ve boston oyuncuları kaldıkları otelde buluşup boykot kararını konuşmuşlardı.
    bugün ise milwaukee-orlando 5.maçı öncesi bucks cephesi maç öncesi ısınmasına çıkmamış. medya mensuplarını uzaklaştırıp karar alacakları konuşuluyordu ve az önce sahaya çıkmayacaklarını açıkladılar. bakalım nba yönetimi neler yapacak. devamında ne gibi kararlar alınacak.
  • 21
    (bkz: #2948034)
    (bkz: #2951119)

    batı'da ve doğu'da iki eşleşme hariç ilk turlar sona erdi. playoff öncesi tahminler(im) şu ana kadar firesiz gidiyor meaşallah.

    iki yerde yanıldım. sabonis'in yokluğunun indiana'yı bu kadar etkileyeceğini tahmin etmiyordum. miami darmadağın etti kendilerini. 4-0 bitti seri.

    bir ikincisi de bogdanovic'in yokluğunda utah'ın seride bu kadar kalabileceğini, ve hatta daha iyi görünen taraf olabileceğini düşünmüyordum. geçtiğimiz gece oynanan maçla denver kazanarak seriyi 7. maça götürdü. çok eğlenceli, çok keyifli bir seri oluyor. mitchell-murray eşleşmesi o kadar rekabetçi ve o kadar keyifli ki ikisi hemen her maç toplam 90 sayı falan atıyor. 7.maçta kan gövdeyi götürür.

    bucks'ın orlando'ya maç vermesi herkes için sürpriz oldu ancak o ilk maç her açıdan çok ekstraydı. milwaukee her şeyi çok kötü yaparken orlando her şeyi çok iyi yaptı ve ilk maç olmasının da avantajıyla bir maç kopardı.

    philadelphia'nın embiid'in şöyle 45 sayı 20 ribaund 5 blok yaptığı bir gününde maç alacağını düşünüyordum ancak ne öyle bir gün oldu ne de philly maç alabildi.

    lakers'ın bu kadar formda gelen bir portland ve lillard'a playoffa bu kadar kötü girmişken maç vermesi çok olasıydı ve öyle de oldu. ancak portland'ın nefesi doğal olarak kalan 4 maçta yetmedi.

    harden hayvan gibi oynuyor. okc harden'ı çok iyi savunuyor ona rağmen adam ilk yarıda yüzdeli bir şekilde 24 sayı falan atıyor. oyunun cheat kodu gibi herif ya, çok sinir bozucu. westbrook kötü de olsa döndü. bir maç daha vereceklerini sanmıyorum. muhtemelen 6.maçta seriyi bitireceklerdir.

    bucks (0) - heat (0)
    celtics (1) - raptors (0)

    doğu'nun eşleşmeleri ilk turda çok taraflıyken ikinci turda inanılmaz rekabetçi olacak gibi duruyor. celtics ilk maçı kazandı ve 1-0 öne geçti. bucks serisi henüz başlamadı. heat, muhtemelen bütün ligde giannis savunmasını en efektif yapabilen takım. kağıt üstünde de böyle, normal sezonda da böyleydi. adebayo geçen sene horford'ın savunduğundan daha iyi savunacaktır. adebayo'nun arkasında da antetokounmpo'yu en azından karşılayabilecek jones jr, crowder ve butler gibi üç ismi var. bunun yanında bucks normal sezonda ligde rakiplerine en çok üçlük şansı veren takım. herro, robinson, dragic, butler, olynyk gibi adamlar varken ya savunma biçimlerini değiştirecekler ya da bunların kötü şut günleri geçirmesini dileyecekler. ve dediğim gibi heat ilk turda pacers'ı paramparça etti, çok formda geliyorlar. bir 1-4 sürprizi gelebilir yani. bucks elbette favori ancak eşleşme sürprizlere çok gebe. en az 6 maç bekliyorum işin aslı.

    diğer eşleşme de aynı şekilde çok zorlu olacak ama bucks'ın zorlanmasını beklediğim kadar celtics'in zorlanmasını beklemiyorum. celtics'in ilk 5 kalitesi raptors'ın çok önünde. buna karşın raptors'ın da bench kalitesi celtics'in çok önünde. ve nick nurse bench kullanma konusunda muhtemelen nba'in en iyi koçu. nba tarihinde de çok yukarılara oynar bu konuda. 5 veya 6 maçta celtics'in doğu finaline çıkacağını düşünüyorum.

    lakers - rockets (3) v thunder (2)
    clippers - nuggets (3) v jazz (3)

    lakers'ın rakibi muhtemelen rockets olacak ancak diğer eşleşme hakkında bir şeyler yazıp çizmek mümkün değil. hissiyat ve istek olarak nuggets'ın gelmesini istiyorum. hem grant, murray, craig gibi sevdiğim oyuncular için; hem de clippers'ı eleme ihtimallerini jazz'den daha çok gördüğüm için. o eşleşmelere belli olduklarında bakarız. bir süredir güncelleyemedim burayı. bir aksilik olmazsa aynı tempodan devam edeceğiz.
  • 22
    bucks 104 (0) - 115 heat (1)
    rockets 100 (3) - 104 thunder (3)

    houston-okc eşleşmesi de 7. maça gitti. açıkçası paul nispeten kötü bir playoff geçirip, harden da harika oynadığı için serinin 7.maça gidebileceğini düşünmüyordum birkaç gündür. ancak paul son çeyrekte 5/7 saha içi, %100 üçlük, %100 serbest atış isabetiyle 13 sayı bulurken 2 de top çaldı ve hiç top kaybı yapmadı. ve o kadar clutch iki üçlük soktu ki akıllara zarar. buna karşın harden yine, yeni, yeniden sorumluluktan kaçtı ve topu westbrook'a bıraktı. westbrook da sahanın ortasına katı dışkısını bırakınca mağlubiyet kaçınılmaz oldu.

    steven adams seri boyunca sıçıp sıvamasına rağmen fizik avantajı ve ribaund yeteneğiyle maçı okc'ye getiren etmenlerden oldu. bazley'i de es geçmemek lazım; hem ribaund performansı hem de skor katkısı ve şut tehdidiyle çok fayda sağladı. okc toplam 10 hücum ribaundu aldı ki, bu sayı rockets'da sadece 4. benim hala son maçta favorim houston ancak, 7.maça giden bir diğer eşleşme* kadar ortada, en az o kadar zor bir maç olacak. bu maçta da kan gövdeyi götürür, demedi demeyin.

    heat'in bucks'a çok zorluk çıkartacağını tahmin ediyordum, o'nun da ötesine geçip ilk maçı aldılar. butler hayvanı 40 sayı attı. dragic de iyi formunu sürdürdü ve 27/6/5 yaptı. dün girdiğim entryde bucks'ın savunma yapısının heat'in işine çok yarayabileceğinden bahsetmiştim.

    --- alıntı ---

    bunun yanında bucks normal sezonda ligde rakiplerine en çok üçlük şansı veren takım. herro, robinson, dragic, butler, olynyk gibi adamlar varken ya savunma biçimlerini değiştirecekler ya da bunların kötü şut günleri geçirmesini dileyecekler.

    --- alıntı ---

    (bkz: #2961402)

    dediğim gibi de oldu. herro, crowder ve butler iyi birer şut günü geçirdiler. robinson kötüydü, o da iyi olsa kim bilir ne olacaktı. bunun yanında top kaybından elde edilen sayılarda bucks heat'ten sadece 3 top kaybı daha fazla yapmasına rağmen heat 28-10 gibi bir fark yakaladı ki maçı getirenlerden birisi de bu istatistik oldu.

    hala bucks favori ancak bir favori ne kadar zorlanabilirse o kadar zorlanacaklar, bir underdog bir favoriyi ne kadar zorlayabilirse o kadar zorlayacak. 7 maç hiç sürpriz olmaz.
  • 23
    iki başa baş geçen maçla bir günü daha geçilen organizasyon.

    celtics (2) 102-99 raptors (0)
    nuggets (4) 80-78 jazz (3)

    nuggets turu geçti ve konferans yarı finalinde clippers'ın rakibi oldu. iki takımı da severim ancak nuggets'ın geçmesi beni daha mutlu etti. çünkü clippers denen takımın çakma delikanlılarını daha çok zorlayabilecek, galibiyet şansı daha yüksek olan taraf nuggets'tı. çok heyecanlı bir sonu vardı maçın.

    jokic'in hakeem'i andıran ayak oyunlarının ardından hookla sayıyı yapıp maçı 80-78'e getirmesinden sonraki pozisyonda (yanılmıyorsam bitime 20 sn civarı vardı) mitchell topu kaybetti ve nuggets murray'le bir geçiş hücumu yakaladı. bu hücumda da yanlış hatırlamıyorsam yaklaşık 4 sn varken torrey craig boş turnikeyi kaçırıyor. turnikeye gitmeyip dribbling yapsa ya maçı bitirecek ya da faul alacaktı oysa. kaçan turnikenin ardına conley topla beraber sahayı geçip hareketli bir üçlük deniyor. (içeri girmek için de vakti vardı daha ama uzatmaya götürmektense maçı bitirmeyi tercih etti, çok da kötü bir maç çıkardı) ve nuggets eşleşmeyi kazanıp bir üst tura çıkıyor.

    şimdi clippers karşısında ne yapacaklar, ne yapabilirler? clippers'ın savunmasıyla boy ölçüşebilecek bir savunması yok nuggets'ın. jazz standardında iyi, idare eder bir savunmaları vardı ancak clippers düzeyinde tabi ki değil. bunun yanında clippers'ın düzensiz oyun tarzının ve hücumunun üstünde bir hücum kaliteleri var. malumunuz murray alev alev geliyor. jokic gibi bir gerçek zaten orada duruyor. bunun yanında harris döndü ancak hücumda iki maçta da pek iyi görünmedi. onun dönmesi savunma için büyük artı çünkü son maçta mitchell'ı kısıtlayan önemli etmenlerden birisi kendisiydi.

    nuggets'ın iyi bir şekilde eşleşmek zorunda olduğu 4 oyuncu var. lou williams, george, leonard, harrell... bunların karşısına koyabilecekleri savunmacıları da şöyle; craig, harris, grant, millsap. craig ve harris williams'ın karşısında durabilecek oyuncular. ha keza grant dört oyuncuyu da savunur. millsap de harrell ile gayet iyi eşleşebilecek bir oyuncu. size olarak da karşılar yani. ancak bu dört oyuncuyu aynı anda sahaya atamazsınız. en az birinden fedakarlık etmeniz gerekiyor. bu şekilde de george ve kawhi'dan biri boşta kalıyor. herhangi birisinin karşısına porter jr'ı koyamazsınız çünkü çocuk savunmanın s'sinden anlamıyor. işin öbür tarafında ise clippers çok iyi bir savunma takımı ve personel niteliği ve niceliği olarak gayet yeterli durumdalar. tek bir yer hariç, uzun savunması. jokic'i savunabilecekleri tek oyuncuları yok. formunu artırırsa çok sıkıntı çıkarır.

    yine de clippers favori ancak zorlanacaklar, seri uzayacak. en iyi ihtimalle 6 maçta kazanır clippers ancak bu serinin de 7. maça gitme ihtimali çok yüksek. bu da kime yarar? tabi ki lakers'a.* konferans finalindeki rakibi en iyi ihtimalle 13 maç falan yapıp gelecek, 3-4. maçlarda dökülürler artık kim gelecekse.

    celtics-raptors maçına bakamadım, özeti izledim sadece. raptors dediğim gibi zorluyor ancak nefesleri yetmiyor. çünkü kodumun delisi marcus smart çıkıp üst üste 5 üçlük falan atıyor. deli aq. tatum hayvanı da 34 sayı 8 ribaund 6 asistle oynadı. burada da şöyle bir durum var, tatum zaten hızlı ve çok gelişen bir oyuncu. oyun görüşü ve pas yeteneği de diğer özellikleri gibi ilerliyor ve maç başına 2.5-3 asist yapan bir oyuncudan 5-6 asist sayılarına yükselirse inanılmaz bir oyuncuyla karşılaşabiliriz ilerleyen dönemlerde.
  • 25
    çok ilginç iki maç sonuna sahne olan organizasyon.

    rockets (4) 104-102 thunder (3)
    bucks (0) 114-116 heat (2)

    rockets ilk turu geçti ve sonunda ilk turlar sona erdi. maçı ilginç kılan çok detay var. hücumda her maç eksi yazan dort'un 30 sayı atması, harden'ın sıçıp sıvamasıyla birlikte covington'ın harika performans göstermesi, chris paul'ün triple-double'ı vs. vs... gallinari clutch time'da iki serbest atışını kazandı ki gallinari gibi bir adam için bu çok ilginç. ardından son topta paul az kalsın topu kaybediyor. paul????? sonra bir şekilde top dort'un eline gidiyor ve maçın en iyisi dort'a maçın en kötüsü harden blok vuruyor. üçlük esnasında. top dışarı çıkmıyor, dort'un elinde kalıyor ve dort içerde eline geçen topu harden'a çarptırıp dışarı atmaya çalışıyor???????? ahahahahaha bu esnada maçın bitimine 1 saniye falan var. saçmalık amk ahahahahaha. neyse velhasıl kelam rockets kazandı ve lakers'ın rakibi oldu.

    diğer maçta da yine, yeni, yeniden bucks'ın üçlük savunması belirleyici oldu. heat tam 10 (yazıyla on) üçlük fazla attı. ve yine top kaybından bulunan sayılarda da 22-13'lük bir üstünlük kurdular bucks'a. dragic ve adebayo fırtınası kaldığı yerden devam etti. ancak tabi ki maçı ilginç bulan detaylar bunlar değil. nedir? 114-114 son atak, top heat'te. butler'a geliyor ve köşeden şut şansı buluyor. süre bitmeden topu elinden çıkarıyor ve çakma mvp antetokounmpo süre biterken faul yapıyor. atış esnasında. maç berabere amk ahahahahaha. şimdi faul olup olmadığı tartışılır bir pozisyon onu söyleyim. bence faul ama dediğim gibi çok gri olduğu için kimsenin kolay kolay kesin bir yargıya varabileceğini sanmıyorum. ama be amk salağı, süre biterken şutu elinden çıkarmış adamın silindirine girip neden dokunursun adama ya ahahahahaha. sonra butler 2/2 atıp maçı 116-114 miami'ye götürüyor.

    bitirmeden eklemek istediğim bir şey var. houston-okc maçının hakemi kimdi tam hatırlamıyorum şu an ama, bahsettiğim pozisyonda dort blok yiyip topu tekrar eline aldığı anda cp3 mola alıyor. ama hakem görmüyoru mu, görmezden mi geliyor anlamıyorum mola vermiyorlar. sonra dort kakasını üçlük çizgisinin oraya bırakınca kaybediyorlar işte.

    böyle saçma bir gece yaşandı orlando'da sözlük.

    yeni eşleşmeye de bir göz atmak gerekirse, sga'in hiçbir şey oynamadığı, 7. maç hariç hücumda dort yüzünden bir kişi eksik oynayan, adams'ın istisnasız her maç bok gibi oynadığı bir okc'ye karşı seriyi son topta hem de 7 maçta kazanabilen rockets'ın "bence" lakers karşısında bir maçtan daha fazla kazanması ihtimal dahilinde değil. o seri 6. maça giderse çok çok şaşırırım öyle söyleyim. lebron'un karşısında belki covington durur ancak, davis'i bu kadar savunamayacak tek bir takım yok şu an nba'de. bahisçiler için davis'e her maç 28.5 sayı üst 12.5 ribaund üst falan girilebilir yani. yatırım tavsiyesi değildir.