alllaaahım bana bu günleri gösterdin ya ne kadar şükretsem az.ulan yarın sınavım olmucak var ya vur patlasın çal oynasın.ulan düşündümde içim biraz buruk sanki.
1981
bir ara gercekten hic gitmeyecek sanmistim.
1982
2011-2012 sezonunda olmayacaktır. yolun açık olsun mustafa sarp.
1983
yüzümde götü kurtarmak için 40 derece sıcaklarda bütün gün ders çalışıp derslerin tamamını vermiş erkek öğrencinin evde cips - kola copa america 2011 keyfi yaparkenki keyif ifadesinin oluşmasını sağlamış oyuncu.
yollarımız ayrılıyor, iyi de oluyor çok güzel iyi oluyor taam mı mustafa ?
1984
yerli oyuncu kalitesini arttırmak için yollarımızı ayırdığımız iyi oldu. şimdi yerli oyuncu kalitesi puan olarak 29 ise, mustafa sarp'ı çıkartıyoruz: 29-(-11)=40 yapıyor ve galatasaray futbol takımının yerli kalitesi artmış oluyor.
uefa kupasını aldığımızda ağlamış birisi. eyvallah gitmesine ben de sevindim ama adam harbi galatasaraylı beyler. kapasitesi buydu, olmadı. onur kırıcı yorumlar yapmayalım derim.
gönderilmesi sözlükte yeterli ilgiyi görmemiş müstakbel eski futbolcumuz** çoğunluğun nutku tutuldu galiba
1990
gün bugündür hepimize kutlu olsun! çok şükür...
1991
kendisine emeklerinden dolayı teşekkür falan etmiyorum. nereye gidiyosa gitsin kimseyi zırnık ilgilendirmez eminim. hala şoktayım ayrıca nasıl oldu da oldu lan bu?
1992
gitmesine sevindiğim eski futbolcumuz, emekleri için teşekkürler. emeği var tabi, her parçalıyı terleten gibi.
1993
adam gibi adamdı. yolu açık olsun.
1994
kalmasını istemesem de, gitmesine içim burkuldu. yolun açık olsun. seni, o kadar yuhlama, protestoya rağmen bir kez bile terbiyesizlik yapmamanla hatırlayacağım.
bu adamı oynatanlara çok kızıyordum ama ona da kızıyordum. onu oynatanlar ve o gençliğimden çaldı ama sonunda gitti. emeği vardır elbet ama yaptığı hatalar emeklerine karşı ağır basıyor onun için verdiği emeğin bende hiç bir anlamı yok. ayrıca yararından çok zararı vardı hem takıma hem taraftara, bu durumda emeğinden bahsetmek saçma olur.
tanım: bir daha rakip takım oyuncusu olarak bile görmek istemediğim eski futbolcumuz.
1997
kusursuz türkçesiyle hatırlayacağim oyuncudur.
1998
gidişini duyunca formamı yırttığım eski futbolcumuz. sonrasında da "pinooo, pinoooo amk senin" diye bağırdım.
1999
hepimizin, başta benim, kendisine gerçekten büyük bir teşekkür borcu vardır. kinaye yapmıyorum, bir tesbit de bulunuyorum. mustafa sarp tek başına, iki şampiyonluğa, reykart'a, hagi'ye ve en önemlisi adnangillere mal olmuştur. gözünüzü yumun bir de bu yönden düşünün. eğer 16 numara olmasaydı, biz her iki sene de şampiyonluk yarışının tepesinde olacaktık. şimdilerde dönen dolap ortaya hiç çıkmayacaktı, en iyimser ihtimalle kıyısından köşesinden biz de bu pisliğe bulaşacaktık. hadi bulaşmadık yine en iyimser tahminle şebekenin tam orta yerinde kalacak, her sene hoca, her sene yığınla futbolcu değiştirecektik. belki de sittin sene şampiyonluk yüzü göremeyecek, bu soytarılığın büyük aktörü olarak kalacaktık. ne malum yukardan bir elin, mustafa sarp'ı göndererek bizim bu hokkabazlığın dışında kalmamızı sağlamadığı. nitekim reykart, hagi akıllı da, terim aptal'mı sarp'ı bir kalemde sildi attı? gökhan zan'ın oynadığı, para aldığı takımda, son iki sene en çok oynayan futbolcu bu kadar kolay harcanır mıydı? 2 senedir yırtındım, bu adamım oynamasında futbol dışı bir bit yeniği var diye. demek hayrımızaymış, telaşımız boşunaymış. güle güle sarp, beni affet diyeceğim ama demiyorum, ikimizi de kullanmışlar. galatasaray'a ikimizin de faydası olmuş ya, asıl olan budur.
2000
amına koyduğu pino ile birlikte takımlan ilişkisi kesilmiştir. kendisi kötü futbolcu, iyi galatasaraylıydı. ama hepimiz iyi galatasaraylıyız ve sırf bu özelliğimizin olması, galatasaray'da oynamamız için yeterli bir sebep değil. futbolu bıraktıktan sonra herhangi bir görevle yeniden kulüpte görev yapmasını isterim, çünkü kendisi gerçekten sağlam bir galatasaray taraftarıdır. yolun açık olsun bam 16.