*

resim
Mustafa Denizli
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:76
Uyruk:Türkiye
  • 2276
    mustafa denizli gelip takımın içindeki ruhu alıp üzerine donku kakalayarak kaçıp gitti. ben adamı yedek kulübesinde görünce bile hayatımdan soğuyordum futbolcuların hırslanmasını beklemek abes. bir de budamak gerekiyor deyip yedek oyuncularımızı kadro dışı bıraktığında anlamalıydık ne mal olduğunu.

    takıma tek katkısı podolskinin sakatlığında sinan gümüşü kadroya alması oldu.
  • 2278
    kendisine kızmak isteyip de bir türlü beceremediğim teknik adam. bu adama sözler ve taahhütler vererek getirdik başa. adam daha ilk günden bu sözlerin tutulmayacağını bilir gibi konuştu. "eğer kariyerimi, ismimi riske atacaksam galatasaray için atarım" demişti. baktı ki olmuyor ve bu yönetimle olmayacak ayrıldı takımdan. zaten bu sezon ne yaşadıysak yönetim baş faktör olarak görülüyor...
  • 2279
    1) kendisi müthiş bir pazarlamacıdır. en güzel örneği ise "eğer kariyerimi, ismimi riske atacaksam galatasaray için atarım." cümlesidir. amk kariyerin ne ki senin? tek kariyerin galatasaray, o da 20 sene önce. kimse bana milli takım demesin. milli takım dediğin şey eurovision ile aynıdır. devri geçti. bakınız geçmişin yıldızlarına. pele, eusebio... o dönemler milli takım ulusal liglerden önemliydi. bu gün artık yıldızlar ulusal liglerde iş yapan, şampiyonlar ligi'nde başarıyı getiren isimler. çok teknik direktör hakkında "o kim yea, kaç senedir kulüp takımı çalıştırmamış." lafını duyarsınız yada sarfedersiniz. milli takım hocaları adamdan bile sayılmıyor. o yüzden yerim mustafa denizli'nin kariyerini.

    2) daha anlaştığı gün büyük komisyoncudur demiştim. (bkz: #1852003) bana özgü müthiş bir tespit değil bu. sadece 20 sene sonra size umut bulut'u sorduklarında bu adamı izlemiş herkes gibi ne yapacaksanız, şu an denizli hakkında ben de aynını yapıyorum. çünkü tanıyan herkes mustafa denizli'yi bilir. bir galatasaray yönetimi bilmiyordu. gerçi ben o kadar masum olduklarına da inanmıyorum ya neyse... detayını okumak isterseniz (bkz: #1885331) nitekim futbolcuların maç başı ücretlerinden aldığı komisyonu geçtim, ryan donk transferinde 2,5 milyon eu bonservisin sadece kasımpaşa'ya gittiğine inanan varsa, bilsin ki ilerde kızı bol bol merve'lerde ders çalışmaya da gidecektir.

    3) tehlikeli derecede sinsidir dedik. galatasaray'ın tatlı parasını cebine atıp, başarısızlığı görünce iade edicem diyerek insanları kandırıp istifa etmesi en net örneğidir. şimdi bir köşede önümüzdeki sezon için yaptığı karlı yorumculuk anlaşmasının başlamasını beklerken bir yandan da martinisini yudumluyor olabilir. ha bir diğer örnek şampiyonlar ligi maçının geçmesini bekleyip sözleşmeyi imzalamasıdır. kadro tercihlerinde de irili ufaklı örnekler verilebilir.

    4) kötü taktisyendir, çağdışı kalmıştır dedik. hedefsiz galatasaray'a riekering'in oynattığı futbol ile denizli'nin galatasaray'a oynattığı futbol arasındaki dağlar kadar fark bile bunun kanıtı. amk mustafa denizli döneminde yapılan pres anlayışı, eskinin orta sahasız futboluna uygun. hani ingilizler 5 defans 5 de hücum oyuncusuyla sahaya çıkıp topu ileri şişirir dururmuş ya... bizde de önde 5 kişi topa basarken maşallah orta sahamızda 30 metre boşluk vardı, sonra da defans hattımız geliyordu çizgi halinde. tabi basit bir dikine pasla her atakta rakip, defans hattımızı çizgi halinde yakalıyordu. bu gün aynı sorunu takımın kondisyonu tükenince yaşıyoruz. haliyle oyunun mesafesi açılıyor çünkü.

    son olarak galatasaray'ı çok sevdiği yalandır. mustafa denizli koyu beşiktaşlıdır. kariyeri boyunca galatasaray üzerinden prim yaptığı için o etiketi devam ettirmektedir. hıncal uluç ne güzel düşürmüştü bunun maskesini zamanında... ayrıca şunu da belirtmek isterim ki, bu gün ersun yanal'a nefret kusulmasına neden olan teşvik primi hadisesi var ya, sonuna kadar haklıdır. ancak mustafa denizli ise ersun yanal'a kusulan nefretten fazlasını haketmektedir.

    neyse ki denizli'den kurtulduk. getirmek büyük hataydı. dursun özbek'e yakışır işti. umarım dursun özbek'in sonu da denizli gibi olur.
  • 2280
    performansı çok ama çok kötüydü. oynattığı futbol hiç bir şeye benzemiyordu. ama adam devre arası 5 ila 7 arası transfer sözü almıştı. sadece 2 transfer yaptıktan sonra ceza alınca başka transfer yapamadık. sonra adamın keyfi kaçtı. kendini işe veremedi. transfer yok, şampiyon olsan bile avrupa yok. bence bunlar rezil performansında etkili oldu.
  • 2288
    kafasını soktuğu kumdan hiç ama hiç çıkarmayıp kazandığı emekli ikramiyesini afiyetle yemesi en güzeli. hiç irdelemeyin, bırakın orada kalsın.

    allah muhafaza, yine çıkar maç yorumlamaya falan başlar, sonra her cümlesinde başımızda olduğu maçlardan bir karşılık bulur, kafayı yeriz. hiç gerek yok.

    hem evinde avrupa ligi 3. tur ilk maçında standart bir rakibin karşısına 7 stoperle çıkan adamın nesini dinleyeceğiz?
  • 2291
    kendisi futbol anlamında,hırs anlamında zaten ölü idi; basın lobisi ile vizyonu tc sınırlarını aşamayan dursun'un tepki korkusu ile geldi,az biraz realist bizlerin daha gelmeden söylediği gibi malumu cümle aleme ilan ederek gitti.

    ne bekliyordunuz da sövüyorsunuz adama? benim beklentilerimi karşıladı; fazlasını bekleyen var ise kahvede kendine polyanna dedirtsin.
  • 2293
    ffp'den ötürü ceza alınacağı 3 aşağı 5 yukarı ortadayken, yeniden yapılanma adına kendisini takımın başına getirmek büyük bir hataydı.
    zira yeni yapılanmaların en büyük gerekliliği sabır ve süreklilik. kötü geçen sezonun yıpratacağından olmasa bile yaşından ötürü kendisiyle er ya da geç yollar ayrılacaktı. süreklilik sağlayamayacağın bir teknik adamla, hele de böyle yüksek meblalı sözleşme yapmak günü kurtarmak bile olamaz. olsa olsa kendi üstünde olan taraftar baskısını azaltmak olur. başarısızlığın suçunu bölüştürmek olur.

    işte sırf bu yüzden şu anki yönetimden kurtulmak gerekiyor. önceden galatasaray'ın büyüklerinin dursun özbek'i bu kötü günlerde geçiş döneminde kullanmak için getirdiğini, dursun özbek'in ise bunun farkında olmadığını, gerçekten başkanlık için seçildiğine inandığını sanırdım. ama görünen o ki, dursun özbek de bunun farkında ve galatasaray'ın geleceğinden çok kendi yönetimini kurtarmaya çalışıyor. genel kuruldan ve suçu üstlenmekten kaçıyor. mustafa denizli hamlesi de bunun bir örneği.

    mustafa denizli açısından da, gittikçe düşen kariyerinde son bir maceraydı ve hiç de güzel bitmedi. türk futbolu, her ne kadar avrupadaki örneklerin çok gerisinde kalsa da, 10 15 20 yıl öncesine göre gelişme göstermiş halde. hele bu sezon yabancı sınırının kalkmasıyla, anadolu takımlarının dahi yerli ortalamanın üstü yabancıları kadrolarına katması ligin zorluğunu ve kalitesini arttırdı. sanıyorum ki kendisi açısından bu değişime ayak uyduramadığını, galatasaraydaki son döneminde sorunları saptamış olsa bile aksiyon alamadığı yorumunu yapmak yanlış olmaz.
  • 2294
    basin tarafindan destek (edit2: ben guzelleme yapildigini hatirlamiyorum guzelleme yapilacak bir durum da yoktu ortada, neyse goreceli diyelim gecelim) gormemesinin arkasinda birilerinin oldugunu duydugum hoca. simdi isim verirsek sikintili ancak galatasaray camiasindan biri thats the football diyerek basin mensuplarina yemek vermis ve denizli'yi oven yazilar yazmayin demis.

    son iki entarim de daha once bana mustafa denizli ile anlasildi diyen kaynagimdir. ilgili entarim ahanda bu baslikta bulunabilir. yaklasik 1 ay sonra da denizli goreve gelmisti zaten. kaynagin saglamligi acisindan belirtmek istedim.

    edit: kendisi hakkinda boyle bir toplanti yapilmis olmasi kendisine destek verilmeyecegi anlamina gelmedigi gibi bu satirlarin yazari tarafindan da denizli'nin sevilmemesi gibi bir gercek vardir. is bu entrari yazilirken ne terim ile ne de denizli ile ilgili dusuncelerim belirleyici olamaz. adi uzerinde duyum lan bu. adam gazetecilere bu amacla yemek vermis. gazeteciler sallamis mi sallamamis mi, benim umrumda bile degil. yemek verilmeli mi verilmemeli mi o da umrumda degil. yazarlik yapiyorsam ne duyduysam neyin gercek olduguna inandiysam onu yaziyorum. evet inanilmasi zor olabilir ama ayni kaynak daha baska dogru konularda bilgi verdi. bu sozlukteki bazi yazarlari da adam yerine koymaktan vazgeceli haftalar oluyor. 3-5 kisi ciddiye alip okuyorsa saygim onlara.
  • 2295
    galatasaray'da teknik direktör olarak 2015-16 sezonunda müthiş maçlar çıkarmış, bol gollü galibiyetler almış ama yine de medya tarafından birinin emiriyle destek görmemiş :(

    hain medya!! bütün gerçekleri, muhteşem galibiyetleri bizden saklamış. ulan biz de her maç ölü futbol oynayıp kaybettiğimizi sanarak üzülüyorduk.

    goygoy bir yana, galatasaray'a gelmeden önce de nefret ederdim. şu son gelişinden sonra 10 kat arttı nefretim. bu rezil sezonun birinci sorumlusudur.

    edit: ilk geldigi zamandan son zamanlarina kadar medya hep pohpohladi. arkasinda sansal olan biri medya tarafindan nasil desteklenmez? yok iddia edildi uok sunu diyorlar bunu diyorlar ile insanlari suclamak ne kadar kolay. fatih terim nefreti insanlara neler soyletiyor. isi gucu yok medya ile denizli'yi gonderecek. lol. medya sayesinde o kadar uzun sure gorev yapti beceriksiz denizli. hamzaoglu'nun kovulmasi terim'in dediklerini yapmasiydi, milli takima calismasiydi hu iddialara gore. denizli'nin kovulmasi da yine terim'e baglanmis. gelecegi yok ama insallah imparator doner ve bu soytarilari(iddiacilari) terbiye eder.
  • 2296
    yuh arkadaş! destek görmemiş mi? birilerini alaşağı etmek için çevrilen dümene bakar mısınız? destek göstermedi dediğiniz basın, neredeyse her maçtan sonra mustafa denizli güzellemeleri yaptı yahu. yok kadro kısıtlıydı, yok ffp idi, yok eksiklerdi... sürekli mazeret bulup denizli'nin basiretsizliğini örtmeye çalışan bu basındı.

    ve yine aynı basın, o kastedilen kişiyi her fırsatta yerden yere vurmuş, hakkında karalama kampanyası yapmıştır.

    soran olursa ''kumpas'' dersiniz. bu ülkede ne zaman başarısızlık kabullenildi ki?
  • 2297
    medyadan destek görmedi denilmemiş.

    başarılı maçlar çıkardığı halde kötü gösterildi denmemiş.

    sırf yazarı sevmiyorsunuz diye adamın yazma şevkini baltalamak için gösterdiğiniz çaba takdire şayan.

    okuma bilmeden yazmayı öğrenmek de bir başarıdır. çok fazla üzmeyin kendinizi.

    galatasaray'ın 2015-2016 sezonundaki teknik direktörleri içierisindeki en başarısız olanıdır. geçen sezonun sportif anlamda başarısızlığın aslan payı kendisindedir.
  • 2298
    benim gözümde hamit altıntop'tan zerre farkı kalmayan teknik direktör eskisi. önce kendisine yapılan sözleşmeye aşağıdaki linkten bakalım:

    http://www.galatasaray.org/...s-den-aciklama/30260

    2 yıl için 4.5 milyon dolar! vay babam vay rakamlara bak sen! ayranımız yok içmeye ama paramız bok denizli'ye para saçmaya! ve bu paranın hepsini olmasa da önemli bir kısmını aldı gitti ve şimdi sesi soluğu çıkmıyor. aldı paraları, şimdi 2. emeklilik dönemini yaşıyor. denizli galatasaray'daki geçmişine ihanet etmiştir. en zor zamanımızda adeta kulübü söğüşlemiş, takıma zerre olumlu bir şey katamamış ve bir de bunlar yetmezmiş gibi 2.5 milyon euroluk bir ryan donk kazığı sokmuştur. hamit'in 1 yıl boyunca yattığı yerden 2.75 milyon euro kazanmasından hiç farkı yok bana göre. her ikisi de bu süreçte takıma en ufak pozitif bir katkıda bulunamamıştır.

    çok yazık çok. bizi avrupa'yla tanıştıran isimlerden biriyken denizli, bugün bunları söylüyor olmak gerçekten üzücü. kendisi ne düşünüyor acaba bu konuda? utanıyor mudur mesela? sanmıyorum. ha tabi, böyle psikopatça bir sözleşmeyi de anca dursun özbek gibi adamların olduğu vasıfsız yönetimler yapabilirdi. şimdi denizli'yi eleştirirken onu da anmamak olmaz. dolayısıyla:

    #dursunozbekistifa
App Store'dan indirin Google Play'den alın