resim
Mustafa Denizli
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:76
Uyruk:Türkiye
  • 1653
    galatasaray'da ki miadı 25 yıl önce dolan, benim gözümde eski teknik direktörümüz olan teknik adam. hamzaoğlu kovulduktan sonra ortaya çıkan isimlerden bence en kötüsüydü ve çoğumuzun korkusu maalesef gerçekleşti. zaten kaybettiğimiz 2015-16 sezonunu yabancı bir teknik direktörle gelecek seneye hazırlanmak varken, yönetim kolayı seçerek kendisini göreve getirdi ve beklediğimiz budamayı geçtim takımı daha da geri götürdü. umarım sezon sonuna gelmeden kendisiyle yollarımız bir an önce ayrılır.
  • 1654
    "profesyonel futbol takımımızın teknik direktörlüğü için, şirketimiz ile mustafa denizli arasında 2015-2016 ve 2016-2017 futbol sezonları için toplam 4.500.000 usd,net bedel karşılığı anlaşmaya varılmıştır. ayrıca,teknik direktöre, takım süper lig'de 2015-2016 futbol sezonunda şampiyon olduğu taktirde net 500.000 usd ve 2016-2017 futbol sezonunda şampiyon olduğu taktirde net 400.000 usd prim ödenecektir. teknik direktöre takımın uefa şampiyonlar ligi ve uefa avrupa ligi'nde çeyrek final ve üzerindeki turlarda oynayacağı her sezon için net 250.000 usd prim ödenecektir. kamuoyuna saygıyla duyurulur."

    4.5 milyon dolar. iyi ama, sanırım türkiye kupası ve süper kupa için prim vermemişiz. bravo yönetim!
    mustafa denizli bize ne kattı ? hangi anlamda aşama kaydettik ? neden bu kadar büyük para alıyor ? bu paranın getirisi için uzun vadede beklememiz isteniyorsa, uzun vadeli planlarımız neler ? hangi adımlar atıldı ?

    4.5 milyon dolar. ayıptır.
  • 1655
    aynı renklere gönül veren arkadaşların kendisinden ne katmasını beklediklerini bana da anlatması gereken eski teknik direktör. artık teknik direktör falan değil zira.

    benim gelmeden önce kendisinden tek beklentim gelmesi halinde cebini doldurarak rahat bir emekli hayatı yaşaması idi ki, bu gidişat benim haklı olduğumu gösteriyor. arkadaş olay iyi hocalık kötü hocalık değil. galatasaray'ın mevcut kadrosu ile tek olay floryanın hakimiyetini yeniçerilerden almak. haftanın 3 günü topçulara balık yedirerek bunu yapamazsın. geçmişten kalan tek özelliği konuşmak. mind games adamın bütün olayı ve bir tek onu yapıyor ama onu da basına ve taraftara yapıyor. topçu ciddiye bile almıyordur kendisini.
  • 1657
    burak, umut, selçuk ve olcan'ı takımdan kesemeyen, kestiği zaman çete tarafından dışlanacağını ve emeklilik ikramiyesi yıllık 3m dolardan olacağını bilen, yapacağını söylediği budamanın koca bir yalan olduğu, carole, koray ve jose gibi gençleri oynatıp galatasaray'ın geleceğini kurgulamayı asla düşünmeyen, galatasaray için sezonun bittiği bir ortamda hala 30 yaş ortalamalı takımla oynamaya çalışan, yeni ve bir diğer kan emici. yıl olmuş 2016, hala yardımcısı yok adamın. şaka gibi. yazıklar olsun.
  • 1661
    sezon sonunda ayrilmasi gereken teknik direktor. tek dilegim yonetimi de goturecek aciklamalari yapabilmesi.

    yaslanmis, finansal fair play kiskacindaki takimdan carole'u kesmesi, hala olcan ve umut israri, hakan balta'dan sol bek yaratmaya calismasi, donk transferi, martin benitez israri, isleyen parca bilal'i kesmesi, burak'in satisina engel olmasi, 5 puan farkla aldigi takimi 15 puan farkla geriye dusurmesi...

    2011'den bu yana takimin basindaki en basarisiz teknik adam. hamzaoglu'nun yenilenmis kontratindaki yillik maasini da sadece pesinat olarak aldi, "ugruna kariyerini riske attigi kulup" galatasaray'dan. lafa bak lafa...
  • 1668
    20 kişilik kadroyu budamıyor diye eleştirilen hoca. beyler yönetim uefa ceza verecek diye transferi durdurdu. bak bunu da herkese söylediler. yeni oyuncu gelmeyen takımda kimi budayacak adam?

    yedek oyuncu koyamıyor adam kadroya 11'i de saçma sapan olması normal. carole diyorsunuz o carole zaten hemen hemen her maç şans verdi. ama adam çok kötü oynuyor. berbat oynuyor carole.

    oyuncu gelmedi takıma. diyelim 5 yeniçeri as futbolcuyu budadı. poldi, hamit, denayer vs. sakat adamlar da var. kimi oynatacak? alt yapı demesin kimse alt yapıda ki hiç bir çocuğun as takımda oynayacak kapasitesi yok.

    benficadan 11 yiyor o çocuklar. hepsini izliyorum idmanlara gidiyorum u-21 maçlarını izliyorum. çıksa zaten elleriyle koyacaklar oraya. gidin ahmet akcan'la konuşun içiniz kararsın.

    budamamışta bilmem ne. budayıp kimi koyacak acaba? futbolculara iyi oynayın diye ortaya attı o lafı. transfer gelince de budardı büyük bir ihtimal. ama gelmedi büyük bir ihtimal yıl sonuna kadar sizin beğenmediğiniz kadroyla idare edecek.

    denizli fanı değilim. hatta beğenmiyorum denizli'yi. biraz mantıklı düşünün ona göre yorum yapın.

    budamamış ama bunamış iki nokta üst üste parantez çok komik.*
  • 1669
    hangi özelliklerine istinaden umut bulut denilen futbol fakirini 31 ocak 2016 galatasaray gaziantepspor maçında sol açıkta oynatıyor aklım almıyor ya. hamza 3 kupa aldı ama büyük bir kısım nefret ediyor. bu adam da gitsin uefa'yı kazansın isterse umut'u oynattığı sürece nefret edeceğim. lan bir kurtulamadık ya. arkadaş anlatın biz de bilelim.

    sezon sonu defolup gider umarım.
  • 1670
    ben bu takımı çalıştırdığına falan inanmıyorum. elli kişi yayın orada bekliyor, bir tane bindiren adam yok. kanattan adam topu kaptırınca hemen 3'e 3 yakalanıyoruz. hücum organizasyonlarının hepsi doğaçlama ve bireysel başarı. defans diye bir şey yok zaten ki bozduğu hakan-chedjou'ya dönmeyi anca akıl etti. *

    işin kötü tarafı yaza bütçe açamayacağımız için bu adam kovulduğunda hiçbir yabancı teknik direktör bize gelmeyecek.
  • 1674
    31 ocak 2016 galatasaray gaziantepspor maçının kadroları açıklandıktan ve sonrasında maç içinde yaptığı değişikliklerden sonra umudumun son damlasını da tüketmiştir.

    kendisi galatasaray'ın geleceğini planladığını söylüyor ama bu adam galatasaray'ın geleceğini falan planlamıyor bu adamın bir planı yok sadece oynatıyor işte.

    umut - burak nedir ? carole neden oynamaz? jose'nin 11 başlamamasını anladım da sonradan neden girmez? bizim takımda geleceği için daha çok süre almaya ihtiyacı olan kişiler carole, jose, sinan ve linnes'tir ama maça başlayan veya sonradan giren umut, burak, yasin, sabri, bilal. linnes zor girdi valla 11'e yeni transfer olmasa onu da sokmayacak utanmasa. olcan iyi durumda da umut'u sola atacağına onu sola atıp sol beke carole'yi soksana, sonradan bilal'i sokacağına jose'ye süre versene.

    ulan biraz içim soğusun sabah yazarım dedim yine cinlerim tepeme çıktı.
  • 1675
    kendisine karşı hislerim:

    https://m.youtube.com/watch?v=GBSSoGuHR-I

    hamza hocanın teknik taktikten ziyade insan yönetmeyi bilmemesi, iletişim konusundaki zayıflığı taraftar ve kendisi arasındaki ilişkiyi bir hayli yıpratmıştı. kulübün geleceği konusunda da umut verdiği söylenemezdi. hayatının fırsatını bir şekilde değerlendiremeyen hamza hamzaoğlu lig maçından bir gün önce gönderildiğinde ben dahil taraftarın büyük bir kısmı derin bir oh çekti. yönetimin önünde iki seçenek vardı; ya camianın aşina olduğu bir ismi getirip kısa vadede taraftar tepkisini minimuma indirecekti ya da yabancı bir teknik adam getirip kulübün de içinde bulunduğu ekonomik durumu düşünüp uzun vadede başarı planlayacaktı.

    tabi ki dursun özbek yönetimi zamanında adnan polat'ın yaptığı gibi birinci yolu seçti. ben kendi adıma mustafa denizli isminin başarılı olamayacağını düşünsem de zamanında camiayla yaşadığı başarılardan dolayı neler yapabileceğini merak etmiyor da değildim. o dönemlere şahitlik etmiş yaşı büyük abilerimiz kendisine daha olumlu yaklaşıyordu, geriye kalan taraftarın çoğu ise benim gibi zaman vermenin en iyisi olacağını düşünüyordu. zaten ismi ne olursa olsun yeni gelen bir teknik adam iki maçta değerlendirilmez, en azından 1 transfer dönemi geçirmesi beklenir.

    hoca imzayı atar atmaz taraftara umut veren açıklamalar yapsa da atletico deplasmanına çıkmak istememesi can sıkıcı bir durumdu. imza törenindeki konuşması ve atletico maçına çıkmama kararı adeta göreve başladığı günden bugüne kadar olan olayların özeti gibiydi. kamera karşısında hamza hocanın aksine iletişim yeteneği yüksek olan bir teknik adam görüp, sahada çoğu zaman hayal kırıklığına uğradık.

    yeni gelen teknik adamın takıma kısa vadede olumlu etki yapması futbolda artık klişe haline gelen bir hadise. bu nedenle rakip takım ne zaman bizim maçtan hemen önce teknik direktör değişikliğine gitse tedirgin oluruz. oysa mustafa hoca takımın başında çıktığı ilk maç olan kasımpaşa karşısında maalesef bu etkiyi göstermekten çok uzaktı. deplasmansa zorlu bir ekiple oynuyoruz, hoca belli mevkilerde çok eksiği olan bir takım aldı deyip puan kaybını geçiştirdik. ancak mustafa hoca ekranlarda umut dağıtmaya devam etse de zaten azalmış olan şampiyonluk şansımız iyiden iyiye yok olmaya başlamıştı.

    sonraki haftalarda skorlardan bağımsız olarak konuşursak, maalesef mustafa hoca takıma en ufak ilerleme kaydettirmeyi başaramadı. aksine hamza hoca döneminden daha beter hale geldik. hoca tam da bu dönemde ekran karşısında umut dağıtma işini biraz azaltıp "kuruyan dalları budayacağız" şeklinde bir laf etti. artık derdi şampiyonluk olmayan bizler bu lafı duyduğumuzda takımda kangren haline gelmiş isimlerin gönderileceğini düşünüp, saf saf adam geleceğimizi düşünüyor lan demiştik. hocanın takımın yaş ortalamasına dikkat çekmesi de bu durumu destekler nitelikteydi.

    kayseri deplasmanında 2010-11 sezonundan beri gördüğüm en rezalet futbolu oynayarak sezonun ilk yarısını bitirip, transfer sezonuna geldik. şampiyonluk çok zordu artık. yukarıda da belirttiğim gibi çoğumuzun derdi önümüzdeki sezonları kurtaracak hamleler yapılmasıydı. transferin ilk günlerinde ismi geçen donk bu hamlelere uyan bir isim değildi ama mustafa hocanın alacağımız diğer oyuncular 26 yaşından küçük olacak açıklaması biraz olsun bizi rahatlattı. yine de maliyeti açısından donk transferi tam bir fiyaskoydu.

    sonra linnes geldi. galatasaray taraftarı olmayanlar bu transfere neden bu kadar sevindiğimizi muhtemelen anlamadılar. allah düşmanımızın başına sabri gibi dert vermesin ne deyim. neyse linnes de geldikten sonra mustafa denizli, hamza hamzaoğlu'nun aksine doğru mevkilere transfer yapıyor diye kendimizi avutmaya devam ettik. kanat ve forvet isimleri bizle anıldıkça umutlanmaya başlayıp acaba 17'de 17 yapabilir miyiz derdine düştük. takıma sağbek ve defansif orta saha gelmiş, denayer ve carole iyileşmişti. ön tarafta belki sıkıntı vardı ama bir iki maç idare ederiz dedik.

    sağolsun mustafa denizli bizi bu düşten erken uyandırdı. yanlış kadro tercihleriyle ve kötü bir oyunla kaybettirdiği osmanlı maçıyla kendimize geldik. artık mustafa denizli konusunda kendimizi avutacak bir bahane kalmadı. yanlış kadro tercihleri, geldiğinden beri oynattığı kötü futbol ve budayamadığı kadroyla ikinci mustafa denizli dönemi için başarısız diyebiliriz.

    her şeyi anlarım da budayacağım dediği takımda burak'a gelen teklif için kesinlikle satmıyoruz demesi benim için bardağı taşıran son damlaydı. burak'ı satmamak demek galatasaray'ın ceza almasına razı olmak demek. galatasaray'ın önümüzdeki 3 sezonluk planlarını doğrudan etkilemek demek. uefa cezası gelirse burak-umut forvet rotasyonuyla minimum 2 sezon devam etmek demek.

    ben camianın gerçek evladı olan, kulübün geleceğini düşünen hiçkimsenin burak'ın satılmasına karşı çıkacağını düşünmüyorum. benim için artık teknik direktörlüğe devam ettiği her gün takıma daha fazla zarar vermiş olacak. en kısa zamanda gönderilmesi veya istifa etmesi en büyük temennim.
App Store'dan indirin Google Play'den alın