resim
Mustafa Denizli
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:76
Uyruk:Türkiye
  • 1355
    kendisini değerlendirmem bugünden itibaren başlıyor yaptığı açıklamalarda ki gibi budanması gereken kişiler taraftar nazarında belli dediği gibi bu kişileri kapıya koyar rakibi boğan önde basan takım savunması yapabilen oyuncuları kazandirabilirse bu sezon yapabileceğimiz en iyi şey olur sanırım bu taraftar kupaya şampiyonluğa doymuş zaten bu sene şampiyon olsak ne olacak bizim hedefimiz her sene en büyük kupaya oynayan sistemli bir ekip yaratmak olmalı öyle ligde şampiyon olup kendini dev aynasında gören evlatçı zihniyetlerle arpa boyu yol gidemeyiz bir adım ileri atıp 3 adım geri gideriz bugün olduğu gibi. umarım taraftarın gazını almak için dememistir dedigini yapar kamburları atar sırtımızdan.
  • 1236
    en azından devre arası sonuna kadar sabredilmesi gerektiğini düşündüğüm teknik adam. lucien favre dururken kendisinin gelmesini hatalı bulan biri olarak yazıyorum bunu.

    ortada üstü kapalı da olsa verilmiş bir neşter sözü var. bunun da yerine getirilmesi, en azından kıpırdanmalarının gösterilmesi için devre arası sürecini yaşayıp görmek lazım. öncesinde yapılacak ağır eleştirilerin biraz insafsızlık olduğunu düşünüyorum.

    kısa vadede, maalesef, senin sözlerine ve galatasaray sevgisi samimiyetine güvenmekten başka yapabilecek bir şeyimiz yok hocam.

    vur şu neşteri efsane ol. takımın şu rezil vaziyetinde, daha fazla istediğimiz bir şey yok senden.
  • 929
    uzun vadede başarılı olup olmayacağı konusunu bir tarafa bırakırsak, galatasaray için -özellikle yerli adaylar arasında- en uygun isim kendisiydi. ve görevi de hamzaoğlu'ndan sonra devralarak ateşten gömleği giydi. hocama üstün başarılar ve kolaylıklar dilerken, onun yanında olmamız gerektiğini, ona ve takımını gereken desteği esirgememenin önemini hatırlatmak istiyorum.

    lucien favre'ı da kapsayan, ancak konunun özünün plan&proje dahilinde olduğu bir yazım vardı, orada naçizane fikirlerimi açıkladım.

    (bkz: lucien favre/#1849300)

    mustafa hoca'nın 1.5 sene sonunda ise artık bu işi temelli bırakacağı konusunda hemfikiriz değil mi? hoş, bu süre 1.5 seneden daha evvel de olabilir. zira artık denizli 66 yaşında ve bu topraklarda yaptığı son iki teknik direktörlük görevini 'sağlık problemleri' nedeniyle bırakmak zorunda kalmıştı. hoş, şimdi devralacağı görev, son iki döneminden kat be kat daha zor ve stresli olacağı için pek bir anlam ifade etmiyor aslında ya. ancak bunun için de başkan dursun özbek ile beraber yaptığı basın açıklamasını hatırlatmak isterim.

    https://www.youtube.com/watch?v=eCb79hhW_kw

    açıklamalarda hala ne kadar hırslı, hala ne kadar istekli olduğunu görebilirsiniz. kendisi bile ifade ediyor açık açık; 'hala çocuksu heyecan içerisindeyim' diyerek. fakat her ne kadar hırslı, ne kadar istekli, ne kadar -hiç sanmasak da- uzun süreli bir iş için gelmiş olsa da artık ne buna kendisinin durumu, ne de bizim artık gelenekselleşen 'sabırsızlık' statükomuz izin vermez. o konulara tekrar detaylı değinmek istemiyorum, işin içinden çıkılamaz bir yere geliyor yoksa.

    mustafa denizli akıllı adamdır. pragmatisttir, yaptığı işlere bakarsanız bunu görürsününüz. 3 büyük takımla da şampiyonluk yaşamış tek teknik direktör olması bu zihniyette olmasının bir neticesidir. hatta bazı noktalarda fatih terim'den bile daha mantıklı ve zekice hareket eder. motivasyon ve insan yönetimi konusunda yeterince kabiliyetlidir. sonuca odaklı düşündüğü için onu kısa yoldan bu sonuca götürecek kararı da vermesini bilir. bu noktada aslında galatasaray için doğru olan şeyin ne olduğu konusunda bir tartışma çıkabilir, haklılık payı da var, kabul ediyorum. ancak kısa vadede, hem kendi koordinasyonu altındaki takımı, hem de kendi adını kurtarma adına bunu yapmasından da daha doğal ne olabilir ki? sanki daha öncesinde toz konduramadığımız teknik direktörlerimiz her zaman galatasaray için en doğru kararları mı aldı?

    kendisinin takımın başında bulunduğu süre zarfı içerisinde en doğru şekilde hareket etmesini bekliyor ve istiyorum. bu süre zarfında oyuncu kadrosunun da böylesine büyük bir isimden faydalanması gerekiyor. kendisinden sonraysa işte o zaman doğru bir planlama ve mantıklı hareket dahilinde güzel bir proje için kaliteli bir isimle anlaşılması en doğru karar. artık lucien favre olur, marcelo bilesa olur, herve renard olur, jose mourinho olur, pep guardiola olur, hamza hamzaoğlu olur, ahmet olur, mehmet olur, hiç sıkıntı değil. yeter ki artık vizyonu geniş bir isimle ve aynı paralellikte bir proje için adım atalım ve sonunu bekleyelim.

    sözün özü, mustafa denizli şu raddede getirilebilecek en değerli ve doğru seçimdir. başarılı olur ya da olmaz, orası başka bir şey. kağıt üzerinde, teoride yapılması gereken yapılmış, galatasaray önündeki hedeflere ulaşabilmesi adına en doğru ismi tercih etmiştir.

    allah yardımcısı olsun, işini kolaylaştırsın.
  • 948
    -ekşi'den alıntı-
    - sonra ne oldu?
    + ne bileyim işte. mersin deplasmanındayız... ellibeşinci dakka gibi... bütün maç boyunca ilk onbir çıkardığım burak saç baş yoldurmuş. çıkarayım da başkasını sokayım diye kulübeye döndüm.
    - eee
    + ne eeesi amk! ne olacak? kulübede umut'u görünce 3. kalp krizini geçirip ölmüşüm.
    -ekşi'den alıntı-
    allah sonunu hayretsin hocam.. işin zor. önce içimizde ki irlandalıları halletmen gerekecek. umarım başarırsın.
  • 2115
    geldiğinden beri takım ligde ve avrupa'da toplam 14 maça çıktı. bu 14 maçın yalnızca 4 tanesinde sahadan galibiyetle ayrıldık. bu 4 galibiyetin hiçbirisi bize en ufak bir umut vermedi. hani hiçbir şeye bakmadan yalnızca bu istatistiğe baksak bile denizli çoktan gitmeliydi ve şu anki gündemimiz yeni teknik direktör olmalıydı. buna yakın istatistiği en son 2010-11 sezonunda yakalamışızdır muhtemelen ki ortaya koyduğumuz futbol o sezonkinden çok farklı değil. yani aradaki kadro farkını düşünürsek takımı bu kadar kötü oynatmak için ekstra çaba sarfetmek lazım.

    elinde ne kadro var denilmiş. kardeşim bu eleştiri transfer döneminden önce doğruydu. sorunları olan bir kadro almıştı ama 3-4 takviyeyle çok güzel bir takım kurabilecek potansiyel vardı yine takımda. transfer dönemine 1 ay kala takımın başına geçmiş bir hoca 1 ocak'a kadar bu takviyeleri yapabilirdi. budayacağım dediği kadrodan oyuncu gönderebilirdi. maalesef mustafa denizli ise bu süre içerisinde sadece açıklamalar yaparak taraftarı yatıştırmakla yetindi. yoğun gündemden dolayı yakın geçmişi çabuk unutuyoruz maalesef. bu süreçle ilgili 1-2 şey hatırlayalım o zaman.

    transfer döneminin henüz başında rıza çalımbay bizzat umut bulut'u istediğini ancak mustafa hocanın bırakmak istemediğini söyledi.

    burak yılmaz'a çin'den teklif olduğunu sağır sultan duymuştu. denizli transfer döneminin sonuna kadar burak'ı göndermiyoruz dedi.

    ryan donk transferinde çok ısrarcı oldu. sayesinde sözleşmesi bitecek, gelecek planlarımız içerisinde kullanamayacağımız bir oyuncuya 2.5 milyon euro ödedik.

    vasat oyunculara bile sağda solda come to gala yazan taraftarımızın, ilk defa gelmemesi konusunda birleştiği bir oyuncu olan martin benitez için 1 ay boyunca ısrar etti. konuşulan para ise 6 milyondu.

    bunlar geçtiğimiz transfer döneminde mustafa denizli'nin en çok konuştuğumuz hamleleri. çok fazla gündem olmayan başka olaylar da var ama şimdilik bu yeterli. şimdi bunları değerlendirelim.

    burak ve umut meselesi taraftara acı verecek boyutlara gelmişken neden takımda kalmalarında bu kadar ısrar etti? ikisinin de eşek yüküyle maaş aldığı, takıma zarar verdiği ortamda gönderip yerine forvet almak yerine takımda kalmalarını sağladı. allah'tan dursun özbek, hamzaoğlu döneminde yaptığı hatayı tekrar etmeyip transfer dönemi bittikten sonra olsa da burak'ı gönderdi. iki forveti de transfer döneminin başında göndersek yönetim çok afedersiniz sike sike forvet akmak zorunda kalacaktı.

    donk meselesi hakkında çok şey yazmak istiyorum ama elimde herhangi bir kanıt olmadığı için bir şey diyemiyorum. benitez transferi için konuşulan paraları ve denizli'nin ısrarı aslında bunları destekler nitelikte ama dediğim gibi elimde denizli'yi suçlayabilecek bir kanıt yok.

    bu iki transferde dönen paralara baktığımızda en azından yönetimin transfer konusunda zorluk çıkarmadığını söyleyebiliriz. benitez için 5 milyon vermeye hazırdık. bir çoğumuz içinde bulunduğumuz maddi durumdan ötürü transfer döneminde 5 milyona 3-4 futbolcu alma hesaplarını yaparken denizli para olmadığı için transfer yapamadı demek yanlış olur.

    sonuç olarak denizli'nin kadroyu belki sil baştan değil ama düzeltecek hamleleri yapacak kadar imkanı vardı. bu şansını kullanamayarak kadro onun değil abi şeklindeki argümanları geçersiz kıldı.

    bak şimdi aklıma geldi, transfer dönemi bittikten sonra "merak etmeyin benitez'i şimdi alamadıysak ağustos'ta alırız demişti bir de. nereden tutsan elinde kalacak bir açıklama. avrupadaki kulüpler gelecek sezonki teknik direktörlerini 2 önce belirlediler ve kadro planlamaları yapmaya başladılar, bizimki transferi ağustos'ta yaparız diyor. haziran değil bak ağustos. hazirana da razıyım ben. benitez'de ısrar ederek de demek istiyor ki ben o parayı... neyse.

    çıkardığı kadrolara, yaptığı değişikliklere, oynattığı futbola bakarsak çağın gerisinde kalmış bir insan. bunu da eldeki kadroya bağlayanlar var. beşiktaş'ı çalıştırdığı dönem sözlükte mustafa denizli hakkında yazılanlara bakarsak beşiktaş'ta da benzer kadrolar çıkarıp, benzer hamleler yaptığını görebiliriz.

    takımda kaldığı her gün bizim için zarar. bir an önce gönderilip sneijder'in aylar öncesinden söylediği gibi yabancı bir teknik adam getirmemiz şart. bundan sonra kaybedilen maçlar için zaten kimse gelecek teknik adamı suçlamaz. bir an önce gelsin ki önümüzdeki sezonun kadro planlamasını yapmaya başlasın.
  • 1038
    üzülerek söyleyeyim ki mustafa denizli'den umutlu değilim. bunu daha denizli ismini duyduğum anda söyledim.

    denizli ile hamzaoğlu arasında mental (kafa yapısı) olarak hiçbir fark yoktur. ikisi de alaturka takıntıları olan, ikisi de güncele uzak, ikisi de 1980'lerde takılı kalmış antrenörlerdir. üstelik hamzaoğlu daha genç ve enerjikti. denizli sahada sadece görüntü vermeye odaklanan bir yapıdadır.

    denizli seçiminin ardında başkan özbek var. bunun sebebi, özbek'in 1988'lerde kalmasıdır. büyük ihtimal o yıllarda futbolla ilgiliydi, sonra bıraktı ve işine odaklandı. şimdi fırsatlar onu hiç de hak etmediği ve beceremeyeceği başkanlık koltuğuna oturtunca eski hatıraları depreşti ve emekliliğini yaşayan adamı yeniden topla buluşturdu.

    a.madrid maçındaki kadroyu denizli'nin kurduğunu düşünüyorum. neden diyeceksiniz? geçen sezon lig tv'de yorum yaparken şöyle diyordu. "telles sol bek değil sol kanat oynamalı" buradan hareketle sol bekte kim oynamalı'nın cevabı h.balta'dır denizli'ye göre. a.madrid maçında hakan balta sol bek oynadığına göre bunu denizli istemiş olmalı. bugün ki kasımpaşa maçında da h.balta sol bek oynarsa madrid kadrosuna ilişkin düşüncem doğrulanmış olacak.

    h.balta'yı sol beke tafferel koymuş olamaz. çünkü öyle düşünseydi antalya maçında da koyardı.

    h. balta'dan solbek olmaz olamaz. çünkü tank gibi ağır ve hızlı kanat oyuncuları karşısında çaresiz kalıyor. nitekim a.madrid maçında yediğimiz iki gol de hakan'ın kanadından geldi. iki golde de hakan'ın ağırlığından yararlandılar.

    sezon başında sağ bek problemimiz vardı, şimdi bir de sol bek problemi çıkarsa vay halimize. ki denizli ile bu cinsliği yaşayacağız gibi geliyor bana. terim de denizli de cinsliği severler. şenol hoca'da 2002 dünya kupasında öyleydi ama şimdi bıraktı o cinslikleri.

    sevgili denizli hoca, bu yazdıklarımda yanılmayı çok isterim. eğer ben yanılırsam, sen takıma yüksek kondisyon kazandırarak, hızlı futbol oynatarak, mevkilerine göre iyi seçimler yaparak, yerli yabancı ayrımı yapmayarak, cinslikten uzak durarak ve de hücum futbolu oynatarak başarılı olursan senden bu sayfalarda kırk gün özür dileyeceğim. ama aksi olursa...
  • 1207
    "tek stoperi chedjou" rize'de 4 gol yedirdi. ortasahada chedjou kadar bile oynayan biri yok. rodriguez durmadan tehlikeli top kayıpları yapıyor, emre çolak fiziksel olarak eziliyor, bilal'de kondüsyon yok. yasin dışında kanat oyuncusu yok, sinan gümüş eskişehir maçında bile sahada kayboldu, bugüne kadar türkiye kupası hariç hiçbir müsabakada hiçbir katkı veremedi. forveti yok, umut bulut ve burak yılmaz gibi iki futbol fakirine muhtaç. podolski karambol golcüsü, topu rakip yarısahaya taşıyamazsan podolski'nin etkinliği sıfıra iner. ha, topu ileri taşıyacak adam da yok tabii.

    bu kadroyla bu maçı fm'de save load yapa yapa oynasan bile en fazla berabere bitirirsin. acı ama gerçek. mustafa denizli iyi midir kötü müdür bilemem, ama dursun özbek'le hamzaoğlu'nun malikane zannettiği bir enkazı eşeleyerek derme çatma bir kulübe yapmaya çalışıyor. daha fazlasını yapması da mümkün değil zaten.

    geçen seneki şampiyonluğumuz 5 yabancı sınırı sebebiyle oynayan kötü yerli defans oyuncuları ve kaleciler sayesindeydi. şimdi en dandik anadolu takımının bile iyi bir kalecisi, orta kalite bir forveti var. beşiktaş ve fenerbahçe'nin ise dünya çapında forvetleri var. kısacası galatasaray, 2015-16 sezonunu 1 eylül'de zaten kaybetmişti. şimdi denizli'ye sövmenin hiçbir anlamı ve faydası yok.

    allah yardımcısı olsun.
  • 724
    --- alıntı ---

    galatasaray'da "alo" günü

    sarı kırmızılı ekibin teknik direktörü mustafa denizli, kadroyu 20'ye indirdi, ancak kiraya gidecek futbolcuları açıklamadı. florya tesislerinde duvara asılan bildiride, futbolculardan bugün kulübü telefonla aramaları ve kiralık olup olmadıklarını öğrenmelerini istendi.

    galatasaray'da ilginç bir yöntem... kiralık futbolcular durumlarını telefonla öğrenecek...sarı kırmızılı takımın teknik direktörü mustafa denizli pazartesi günü futbolcularla yaptığı toplantıda çarşamba günü kadroyu 20 kişiye indireceğini ve takımdan ayırdığı futbolcuların istediği kulübe kiralık gidebileceğini bildirmişti.ancak dün denizli, futbolcuların meraklı beklentilerine rağmen hiç bir futbolcuya "kiralıksın" açıklamasını yapmadı ve takımı yine 20 kişiye indirmedi.

    --- alıntı ---

    *

    https://pbs.twimg.com/media/CQWSrXtWwAALqdZ.png
  • 2101
    bilal, olcan, koray ve linnes'le kötü anılarının olmuş olabileceğini düşündüğüm kurt * hoca. zira ligde linnes'i oynatmamasının, leş donk'a bilal yerine tüm maç katlanmasının, yasin artistine olcan yerine şans vermesinin ve her maç adeta duvar gibi savunma yapan genç koray'ı iyi oynadığının ertesi maçı kesmesinin başka izahını yapamıyorum, açıklayamıyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın