• 1
    protesto hakkında "oh be birileri gerçeğin farkında" dedirtecek bir açıklama yapmıştır. helal olsun..

    ****
    chp grup başkanvekili muharrem ince, galatasaray’ın yeni stadyumunda başbakan recep tayyip erdoğan’a yönelik protestoyla ilgili soruyu yanıtlarken geçmişte fenerbahçe seyircisinin mesut yılmaz’ı protesto ettiğini, necmettin erbakan’ın da seyirci tarafından protesto edildiğini, bunların stadyumlarda olağan şeyler olduğunu söyledi. ince,
    şunları söyledi:

    "çakmak, bozuk para atmamış, küfür etmemiş, bir tepki göstermişler. stadyumlarda tepki gösterilir, bunu anlamak lazım. bunun cevabını sibel can
    veriyor, bir şarkısı var ya ’kimse şah değil, padişah değil’ diye. başbakan kendisini padişah zannettiği için en son imparatorluğunun haritalarını, ’muhteşem
    recep’ versiyonu olarak açıkladı. bunlar olabilir, anlamak lazım. asıl anlayamadığım; ’bak görürsünüz size ne yapacağız...’ adnan polat da yağcılık
    sınırlarını zorluyor, tek tek tespit edip, stadyuma sokmayacakmış. sen kimsin? insanlar protesto ederler, bizi de edebilirler, biz protesto edilmiyor muyuz
    zannediyorsunuz. biz de zaman zaman bu tür durumlarla karşılaşıyoruz. siyasetçi bu tür durumlara alışık olmalı. ’bir allah kuruş galatasaray’ın parası yokmuş’
    deniliyor. 300 milyon dolar toki’nin kasasına nereden girdi? dolar olunca mı allah kuruşu diye gördü. stadyumlarda kitlesel tepkiler her zaman olabilir, her
    siyasetçinin başına gelebilir. anlayışlı olmak, tehdit etmemek, yağcılık sınırlarını zorlamamak lazım."

    ince, bazı bakanların, "galatasaraylılıklarını askıya aldıklarına" yönelik açıklamalarının sorulmasına, "ben fenerbahçeliyim. galatasaraylı
    olsaydım çok mutlu olurdum" karşılığını verdi.

    muharrem ince, cumhurbaşkanın görev süresine ilişkin tartışmaların sorulmasına, "cumhurbaşkanlığına aday değilim, herhalde erdoğan bu soruyla
    yakından ilgileniyordur" karşılığını verdi

    ***

    http://haber.gazetevatan.com/...rdum/353378/1/Gundem
  • 2
    http://haber.gazetevatan.com/...rdum/353378/1/Gundem
    sakın yaptığı açıklama üstüne, "galatasaray'ı siyasete alet etme" gibilerinden saçma sapan bir açıklama yapılmasın.. adam biz 2 gündür ne düşünüyorsak, takır takır aynısını söylemiş hem de hiç politik konuşmadan, adnan polat'ı da aynen bizim gibi "yağcılıkla" suçlayarak.. (koskoca galatasaray başkanının düştüğü duruma bak, çok üzücü ama maalesef doğru..)
  • 7
    bu düşüncemi yaptığı açıklamalar sonrasında söylediğim düşünülmesin, öncesini bildiğim bir adam olduğu için şunu rahatlıkla söyleyebiliyorum.
    adam gibi adamdır.

    işin garip tarafı, galatasaray sözlükte muharrem ince nin, tayyip erdoğanın, kemal kılıçdaroğlunun ne işi var?

    bizim formica'yı, biglia'yı falan tartışmamız gerekmiyor mu renktaşlar?

    latifesi bir yana, açıklamaları hak göstermiştir.
  • 9
    fenerbahçelidir. ancak çok sevdiğim adamdır. delikanlı adam, dürüst adam her şeyiyle ülkesini seven tertemiz, yürekli bir adam.
    rte de fenerbahçeli ama neyse.

    yani işin özü galatasaraylı olmak demek adam olmak demek değil. fenerli de olsa harranlı da olsa adam adamdır. adamlığın rengi olmaz, yüreği olur.

    https://pbs.twimg.com/media/BmP91sWIIAAkM9Z.jpg

    x gibi cimbomlu dostun olacağına, muharrem ince gibi rakibin olsun.
  • 11
    siyasetçidir. o yüzden türk futbolu hakkında söyledikleri ilk önce siyaseten değerlendirilmelidir. özel yetkili mahkemelerde yargılanmasından ötürü aziz'in yanında durmuştur. derdi birilerini aklamak değil adil yargıdır.

    muharrem ince'ymişim gibi konuştum ama öyle.

    edit: aziz savunuculuğu yapmıyorum. umarım müebbet yer ve fenerbahçesi amatöre düşer ama vaziyet bu. ülke hukuku bu halde.
  • 12
    başıma bir şey gelmeyecekse, kendisi adamdır.
    hatta, başıma bir şey gelecekse de, kendisi adamdır.

    muharrem ince, çürümüş ve kokuşmuş siyaset dünyamızdaki aydınlık insanlardan biridir.
    giydiği forma, tuttuğu takım kendisini bağlar.

    sırf fenerbahçeli diye ters gözle bakılacaksa, bence vicdanen bir sıkıntı var demektir bünyelerde.

    edit: bugüne kadar hepi topu 23 entry girmiş, bir zaman da ceza almış bir cins arkadaş, özel mesaj yoluyla, avam ve bayağı bir şekilde bana sataşıyor şu yazdıklarımdan dolayı.

    adam gibi tartışabilecek zeka ve ahlak olsa, oturup ciddi ciddi tartışacağım, konuşacağım. ama bana atılan mesaj o kadar bayağı, o kadar seviyesiz ki, "kaç yaşındasın güzel kardeşim?" diye cevap yazdım, halen geri dönmedi. sanırım abaküs aldı eline, doğumundan itibaren geçen yılları hesaplamaya çalışyor kendisi.

    ama takdir ettim, okuma yazmayı erken sökmüş. gerçi, imla kurallarından bir haber ama, idare edeceğiz artık.

    edit 2: (bkz: davul tokmağı)
    ben demiyorum, karması öyle.
  • 14
    siyasette başarılı olsa da spor siyasetinde popülariteyi yakalamak için aldığı kararlarla başarısızdır. şike sürecindeki desteğini unutmayız. çıkıp trabzonspor' un çalınan hakkını savunmaktansa, hak çalan fenerbahçe' ye ılımlılık göstermiştir.

    umarım bundan sonra sadece ülke siyasetiyle ilgilenir, spor siyasetini bırakır.
  • 18
    passolig vaadi ile bizler için güzel bir çıkıştır. ben açıkçası passolig'e rant kapısı olduğu için karşı olan bir insanım, yoksa e-bilet bence bizim ülkemiz için gerekli bir durum. stadlardaki medeniyet seviyemizi biz malesef henüz o kadar ilerletemedik. burada yapılması gereken şey kartları ya kulüpler satacak, ya da herkes istediği banka üzerinden bir kart çıkartabilecek. aksi türlüsü her türlü rant kapısıdır.

    ve önemli olan da şudur, blok halinde cezalar yerine kişilerin tespiti ile cezalar verilecekse ve e-bilet buna sebep olacaksa buna kimse itiraz etmez. zaten ilk başta söylenen de buydu ama sonrasında full saha kapamalar, blok kapamalar her türlü cezalara devam etti federasyon.

    muharrem ince'yi düşüncesinden dolayı kutluyorum fakat bunun bir oy kapısı olduğunu da düşünmüyorum, cebindeki parasını, dolar'ı, euro'yu, dış borcu, çiftçiyi, tarımı, ithal et ve temel besin kaynaklarını gören ama halinden memnun olan adam, muhalefetin seçim vaatlerinin iktidar tarafından kaynak yok yapamazlar denip sonra uygulandığını yaşayan insanlar oyunu değiştirmiyorsa kimse gidip de passolig yüzünden muhalefete oy vereyim diye düşünmez.
  • 20
    memleketin de tek derdi buydu değil mi?
    parlamenter sisteme geri döneceğini söylüyorsun. o zaman dengeli tek adam sistemli olmayan, lider sultasından uzak, uzlaşmaya ve dengelenmeye dayalı ve hesap verebilir sistemini anlat.
    tmmm vekil sayısını azalt.
    senato oluştur. dengelemek için.
    süre kısıtı olsun. başbakan cumhurbaşkanı, milletvekili bakan olamasın. kısıtlansın hem süreleri hem de görevleri.
    otomatik olarak görevin bitince (zaten bu belirli tarihlerde ve kısıtlamalarla olacak: abd başkanları gibi) yüce divana gitmeyi kabul edin.
    sadece siz değil diğer adaylarında bunu kabul etmesi gerekir. maaşlarınızı indirin. kıyak emekliliği kaldırın. makam araçlarını kaldırın. tasarruf yapın, israftan kaçının.
    bu popülist vaatlerle 3. dünya ülkesi halinden bir türlü çıkamıyoruz. al birini vur ötekine.

    not: vaatlerinin sözlüğü ilgilendiren kısmı passolig ise, madem sözlüğü ilgilendiren alan diyoruz muharrem ince ya da diğer cumhurbaşkanı adaylarının ne işi var burada?

    sen ancak hayret et. sen ancak duymak istediklerini dinle öbürlerine tahammül etme. zaten bu kafayla ancak hayret edersin.
  • 21
    passolig kaldırma vaadi beni gönlümden vurdu. normalde oyumu reise verecektim ama bu vaadi görünce kendisine yöneldim.*

    şaka bir yana gerçekten çok güzel bir vaadte bulunmuş. ama e bilet sistemi değil passolig kaldırılmalı. bu eziyet artık son bulmalı.

    bilet başına ne kadar alındığı görünmeyen bir hizmet bedeli var. hiç yoksa 5 lira alıyorlardır ama bu rakam tamamen şahsi kanaatim. her sene anadolu takımlarından 18, büyüjlerden 35 lira para aıyorlar yenileme bedeli. ayrıca bu senelik bedel ilk geldiği zaman anadolu takımlarından 14 büyük takımlardan 24 lira idi ve fiyat her sene artıyor. kimse o paradan kulübe pay gidiyor demesein, ben kulübe para vereceksem giderim lisanlı ürün alırım kukübüme para veririm. bu sistemde maç izlemek için birilerine haraç ödüyoruz adi tabirle.

    fişlenme mevzuusuna çok değinmeyeceğim. kimisine göre yanlıştır kinisine göre doğrudur. ben eğer bu tribünlerdeki vandalizmi, gereksiz holiganizmi bitirmek için birtakım müeyyideler şart ancak bu müeyyideler hak edilene uygulanmalıdır. mesela kişi son haftaki derbide şampiyonluk maçında takımını izlemenin hahakini kuruyor bir yıl, o maçtan önceki iç saha maçında bulunduğu blokta kurallara aykırı hareket eden birtakım insanlat yüzünden ceza alıyor ve o değerli hayali gerçekleşemiyor. adalet, hakkaniyet lâzım artık.

    bu ülke insanın hak ettiği güzelliklere ulaşması dileğiyle.(u: şu an çok bir çey hak ettiğimiz söylenemez de ilerisi için.

    edit: şöyle bir mantıkla çalışan e bilet çok mantıklı olur. e bileti olana %5 gibi bir indirim sağlarsın sürekli maça giden e bilet alır, senede birkaç kez giden de normal kağıt bilet alır. yapın şunu amk çok mu zor.
  • 23
    e-bilet denen garabet kaldırılmalı. bu ülkede arada bir hatta sadece senede bir maça giden milyonlar var. adam 1-2 maça geliyor, çoluğunu çocuğunu götürüyor ve e-bilet almaya zorunlu bırakılıyor. soygundur bu.

    ayrıca adamcağıza "memleketin tek derdi de buydu" şeklinde yaklaşmak nedir yahu? gören de işi-gücü bıraktı sadece passolig'i kaldırmaya geliyor sanacak. kendisinin birçok seçim vaadi var ve onlardan biri de bu. son derece mantıklı, son derece doğru bir vaad.

    ülke batarken hiç kimse "sırf passolig kaldırılacak diye" ince'ye oy verecek değil ama oy vermeye giderken bu vaadi de göz önünde bulundurabilir elbette.
  • 24
    e-bilet değil passolig kaldırılmalı. bir de burada "aaa böyleyse hemen reyimi muharreme veriyorum ben de " diyenler kadar samimiyetsizlik görmedim. her kesin oyu daha kaç zamandır belli böyle şekillere girmenin manası yok. ayrıca da siyasallaşmadan uzak tutmak lazım burası bir spor sözlüğü. her görüşten insan var. genel yapıda herkes bütün yazarlar muhalifmiş gibi konuşuluyor. dikkat edelim.
  • 25
    1 ay sonra kime oy vereceğimi hala bilmiyorum. sadece kime vermeyeceğimi biliyorum.

    passolig çıktığından beri maçlara gitmiyorum. passolig oldukça da gitmeyeceğim. bir galatasaray maçını çıplak gözle izlemeyi inanın çok özledim. şu an muharrem ince bana gerçek bir vaatte bulunuyor. tabi ülke adına daha önemli şeyler var. mesela ekonomimiz çok kötü bir dönemden geçiyor. benim galatasaray maçını izlemem bunların yanında çok önemli değil. yine de toplumsal bir sorunu görmesi sevindirici kendisinin. bu bakış açısıyla seçim çalışmalarına devam etsin. eminim her kesimin dertlerini ortaya dökecektir.

    son yıllarda muhalefetin önerilerini ve vaatlerini iktidarın uyguladığına defalarca şahit olduk. asgari ücret zammı, emekliye bayram ikramiyesi gibi. bu açıdan passolig konusunun tekrar gündeme gelmesi çok güzel.